NE ARAMIŞTINIZ ?

* Bu alan zorunludur
* Bu alana en az 3 karakter girmelisiniz
TÜRKSAM Uzman Yardımcısı/Araştırmacı İş İlanı

Ankara’da yerleşik Stratejik Araştırmalar Merkezimizde yetiştirmek ve görevlendirilmek üzere Uzman Yardımcıları arıyoruz. Genel Nitelikler Üniversitelerin lisans, düzeyinde eğitim veren ilgili bölümlerinden mezun, tercihen Yüksek Lisans ve/veya Doktora yapmış veya yapmakta olan; Tercihen benzer pozisyonda deneyimli, En az bir yabancı dile hakim, tercihen ikinci bir bölge dili bilen, Makale, rapor, bülten vb. çalışmaları yazma ve araştırma yapma yeteneklerine sahip, Türk vatandaşları ve/veya Türkiye’de ikametleri bulunan bu niteliklere sahip yabancı ülke vatandaşları, Türkçeyi etkin kullanan, yazım ve imla kurallarına hakim, Öğrenmeye açık ve istekli, detaylara önem veren Sorumluluk sahibi ve iş takibine dikkat eden, Ankara’da ikamet eden veya ikamet imkanı bulunan, sonuç odaklı, hızlı, pratik ve çözüm üreten, Ekip çalışmasına uyumlu, iletişim becerileri gelişmiş 'Uzman Yardımcısı/Araştırmacı Yardımcısı" aramaktayız. Başvurular TÜRKSAM’ın internet sitesindeki Staj ve Kariyer bölümünde bulunan https://www.turksam.org/staj.php “İş Başvuru Formu” eksiksiz doldurularak Cv@turksam.org adresine göndermeleri gerekmektedir. NOT: Bu niteliklere sahip kişilerin kendi bireysel tüm sosyal medya hesaplarının ve daha önce yazmış oldukları makaleleri (varsa kitapları) yazmaları mecburidir. Başvuru formunda bu bilgileri olmayan ve fotoğraf bulunmayan başvurular dikkate alınmayacaktır.

06.06.2022 11:01

TÜRKSAM Burslu Stajyer İlanıdır

TÜRKSAM’da Güz Dönemi Staj ve Eğitim Programı Başvuruları Başladı‬ Kurumumuz üniversitelerin bölümlerinde lisans/yüksek lisans/doktora düzeyinde öğrenimlerine devam eden öğrencilerin ve mezunların başvurabileceği Eylül – Ekim - Kasım 2021 tarihleri arasında düzenlenecek Güz dönemi staj ve eğitim programı için stajyerlerini aramaktadır. GENEL NİTELİKLER * Photoshop, Illustrator, After effects/Premier gibi programların en az bir tanesine hakim * Video düzenlemesi yapabilen, * Kendi insiyatifinde tasarım yapabilen, * Türkçeyi etkin kullanan, yazım ve imla kurallarına hakim, * Sosyal medyayı etkin bir biçimde kullanabilen, * İngilizce bilen, * Öğrenmeye açık ve istekli, * Detaylara önem veren, * Sorumluluk sahibi ve iş takibine dikkat eden, * Takım çalışmasına yatkın ve iletişimi kuvvetli, * Haftanın minimum 2 günü staja devam edebilecek, * Ankara'da ikamet eden. *Adayların sitemizde yer alan “Staj Başvuru Formu”nu eksiksiz bir şekilde doldurarak e-posta yoluyla “ staj@turksam.org ” adresine göndererek başvurularını yapmaları rica olunur. *Başvurular sadece e-posta yoluyla yapılmakta olup elden evrak alınmamaktadır.  *Eksik doldurulan başvuru formları değerlendirmeye alınmayacaktır. Değerlendirmede etkili olacak sosyal medya adresleri kısmı özellikle boş bırakılmamalıdır. NOT: 1- Üniversitelerin yukarıdaki niteliklere sahip tüm bölümlerinden stajyer kabul edilmektedir. Bu niteliklere sahip kabul alan stajyerlere ayrıca TÜRKSAM Bursu verilecektir. 3- Staj sürecini başarıyla tamamlayanlara daha sonra iş teklifi imkanı sunulacaktır. TÜRKSAM Staj Koordinatörlüğü

15.09.2021 15:13

DUYURULAR

Kıbrıs’ta Alternatifleri Konuşma Zamanı Gelmiştir

27 Nisan 2018

Kıbrıs konusuna çözüm bulunabilmesi amacıyla ‘federasyon’ modelini Türk tarafı önermişti! Aradan geçen süre zarfında federasyon konusunda ne yazık ki ortak bir zemin ve ortak bir anlayış birlikteliği sağlanamamıştır.

 

Federasyon en az iki devletin bir araya gelerek kurdukları üst yapıya denmektedir. Federasyonlar Katolik evliliği değildir. İşlerin yolunda gitmemesi durumunda taraflardan birisi kurucusu olduğu federasyondan devletini alarak ayrılabilir! Avrupa Birliği de bu bağlamda büyük bir federasyondur. Eğer İngiltere AB’ne toplum olarak katılmış olsaydı üyelikten çıkma kararını bu kadar rahat alabilir miydi?

 

1960’da kurulan Ortak Kıbrıs Cumhuriyeti Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum ‘toplumları’ tarafından kurulmuştu! İki toplum bir araya gelerek devlet kurabilirler. Ancak bunun adına federasyon denemez. 

 

Ortak Kıbrıs Cumhuriyeti her ne kadar da ‘federal’ fonksiyonlara sahip olsa da netice itibarı ile federasyon değildi! Rum Yönetimi bilindiği gibi 1960’da kurulan Ortak Kıbrıs Cumhuriyeti’ni 1963’de silah zoru ile gasp ederek üniter Rum devletine dönüştürmüştür.

 

Rum tarafı müzakere tarihi boyunca federasyon görüşmelerinde iki devletin bir araya gelmesi neticesinde kurulacak bir anlaşmayı istememiştir! Rum tarafı bunun yerine 1963’de gasp ederek üniter Rum devletine çevirdikleri yapıyı federal görünümlü bir devlete dönüştürmek istemiştir.

 

Rum tarafı federasyon derken eyaleti, Türk tarafı ise iki devletin oluşturacağı yeni devleti kastetmektedir. Federasyon konusunda en temel fark burada ortaya çıkmaktadır! Güvenlik, garantiler ve siyasi eşitlik konularında da bir mutabakat yoktur! Olması da mümkün görünmemektedir.

 

Rum tarafının görüşleri Kıbrıs Türklerinin yıllardır kabul ettiği ‘iki kesimli, iki toplumlu federasyon’ modeline ters ve var olan gerçekleri ret eden bir durumdur. Rum Yönetiminin önerdiği yapı federasyon olarak kabul edilemez. Yukarda da kısaca izah etmeye çalıştığım gibi federasyon iki devlet tarafından kurulabilir. İki toplum veya iki eyaletin bir araya gelmesiyle federasyon kurulamaz.

 

Rum üniter devletinin dönüşmesi neticesinde federasyon oluşmaz. İlerde bir gün velev ki anlaşma yürümezse iki devlet dostça ayrılabilmelidir. Federasyon eşitliğe dayalı bir sistemdir! Rum tarafının dayattığı anlaşma modelinde Kıbrıs Türkleri sayısal anlamda ‘azınlık’ olarak Rum üniter devletinin içerisine bir oldubittiyle katılmak istenmektedir. Rum tarafı federasyon görüntüsü altında Rum üniter devletine Kıbrıs Türklerinin yama olmasını bekliyor.

 

Rum liderliği azınlıkla çoğunluk eşitlenemez tarzı söylemlerle Kıbrıs Türk tarafının eşitliğini kabul etmeyeceğini ortaya koyarak federasyon modelini federasyon olmaktan çıkarmıştır. Rum tarafı kerhen siyasi eşitlik benzeri bir şey versek bile bu Kıbrıs Türkünün sayısal anlamda azınlık olduğu gerçeğini değiştirmez diyor.

 

Rum tarafı Guterres Çerçevesi’ni de reddetmiştir. Guterres Çerçevesi yeniden ısıtılarak aynı yol, yöntem ve parametrelerle önümüze konulmaya çalışılıyor. Kıbrıs konusunun son 50 yıldır denen aynı yol, yöntem ve parametrelerle çözülemeyeceği artık iyice anlaşılmıştır. Artık ciddi bir değişime ihtiyaç duyulmaktadır. Kıbrıs Türkü alternatifsiz değildir! Hiç kimse Kıbrıs Türkünü çözümsüzlüğe ve Rum tarafının keyfi yaklaşımlarına mahkûm edemez! Bir sorunu çözebilmek için iyi niyete sahip en az iki taraf gerekmektedir. Rum tarafının Kıbrıs konusunu federasyon kriterlerleri temelinde iyi niyetle çözmek istemediği ortadadır.

 

Rumlar hala Crans Montana'da kalınan yerden başlayalım diyor! Kalınan yer diye bir şey yoktur. Kalınan yer çöken noktadır. Oradan devam etmek çözümsüzlük istemek, zamana oynamaktır. Süreyi uzatarak Kıbrıs konusunu bir elli yıl daha sürüncemede bırakma girişimidir. 

 

Kaldı ki, Rum liderliği de son 1 yıldır federasyon modelinin olmayacağını görerek iki devletli çözüm modelini konuşmaya başlamıştır. Rum liderliğinin iki devletli bir çözüm modelini konuştuğu bir dönemde bizim hala federasyon modelinde diretmemiz akıl alacak iş değil.

 

Böyle bir ortamda Kıbrıs Türk tarafı olarak(!) federasyon dışında hiçbir alternatifi konuşmaz ve tartışmayız diyerek diplomasi süreci yürütülebilir mi? KKTC’yi savunan partiler de ‘biz de KKTC’nin devamından başka hiçbir şeyi konuşmayız’ deseler acaba ne olurdu? Federasyon modelinde diretmek statüko değil de nedir?

 

BM, en son olarak Crans Montana’da Rumların çözüme hazır olmadığını açıkça vurguladı. AB Kıbrıs konusuna müdahil olduktan sonra konu içinden çıkılmaz bir hale döndü! AB’nin günümüzde enerji ihtiyacını karşıladığı kaynakların gelecekteki talebini karşılamada yetersiz kalacağı, bu nedenle daha fazla petrol ve doğal gaz ithal etme yoluna gitmesi kaçınılmazdır.

 

Son dönemde Doğu Akdeniz’de (Kıbrıs) keşfedilen doğal gaz rezervleri bölge ülkeleri yanında en çokta AB ülkelerinin enerji arz güvenliğini yakından ilgilendirmeye başlamıştır. (Eastmed) Son dönemde Orta Doğu’da yaşanan kaos ortamı ile birlikte Kıbrıs’ın stratejik önemi kat be kat artmıştır. 

 

İşte böylesine önemli bir ortamda Kıbrıs Türk Halkının sorumluluğunu yüklenmiş olan yöneticilerin ‘ortak akıl’ yürütmeyi reddeder nitelikte tavır takınmalarını anlayabilmek mümkün değildir! Kıbrıs Türk Halkının sorumluluğunu yüklenmiş olanların sorumluluklarının gereğini reddetme lüksü olabilir mi? 

 

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı 16 Nisan Liderler Yemeği öncesi ve sonrasında yaptığı açıklamalar ile Kıbrıs konusunda bir yol ayrımına gelindiğini açıklamadı mı? Yol ayrımına gelindiği tespit edildiğine göre alternatif yol ve yöntemleri de konuşma zamanı gelmiştir. Kıbrıs Türk Halkının sorumluluğu her şeyin üzerindedir. Hiç kimsenin Kıbrıs Türkünün önünü tıkamaya hakkı yoktur! Gün, Kıbrıs Türk halkının geleceğini düşünerek bir bütün halinde hareket etme ve ‘ortak akıl’ yürütme günüdür.