NE ARAMIŞTINIZ ?

* Bu alan zorunludur
* Bu alana en az 3 karakter girmelisiniz
TÜRKSAM Burslu Stajyer İlanıdır

TÜRKSAM’da Güz Dönemi Staj ve Eğitim Programı Başvuruları Başladı‬ Kurumumuz üniversitelerin bölümlerinde lisans/yüksek lisans/doktora düzeyinde öğrenimlerine devam eden öğrencilerin ve mezunların başvurabileceği Eylül – Ekim - Kasım 2021 tarihleri arasında düzenlenecek Güz dönemi staj ve eğitim programı için stajyerlerini aramaktadır. GENEL NİTELİKLER * Photoshop, Illustrator, After effects/Premier gibi programların en az bir tanesine hakim * Video düzenlemesi yapabilen, * Kendi insiyatifinde tasarım yapabilen, * Türkçeyi etkin kullanan, yazım ve imla kurallarına hakim, * Sosyal medyayı etkin bir biçimde kullanabilen, * İngilizce bilen, * Öğrenmeye açık ve istekli, * Detaylara önem veren, * Sorumluluk sahibi ve iş takibine dikkat eden, * Takım çalışmasına yatkın ve iletişimi kuvvetli, * Haftanın minimum 2 günü staja devam edebilecek, * Ankara'da ikamet eden. *Adayların sitemizde yer alan “Staj Başvuru Formu”nu eksiksiz bir şekilde doldurarak e-posta yoluyla “ staj@turksam.org ” adresine göndererek başvurularını yapmaları rica olunur. *Başvurular sadece e-posta yoluyla yapılmakta olup elden evrak alınmamaktadır.  *Eksik doldurulan başvuru formları değerlendirmeye alınmayacaktır. Değerlendirmede etkili olacak sosyal medya adresleri kısmı özellikle boş bırakılmamalıdır. NOT: 1- Üniversitelerin yukarıdaki niteliklere sahip tüm bölümlerinden stajyer kabul edilmektedir. Bu niteliklere sahip kabul alan stajyerlere ayrıca TÜRKSAM Bursu verilecektir. 3- Staj sürecini başarıyla tamamlayanlara daha sonra iş teklifi imkanı sunulacaktır. TÜRKSAM Staj Koordinatörlüğü

15.09.2021 15:13

DUYURULAR

Çevreleme Politikasında Yeni Perde: Karadağ NATO’nun 29.Üyesi Oldu

10 Aralık 2020

İki gün önce Karadağ’ın da resmen NATO’ya katılmasıyla beraber ittifakın üye sayısı 29’a çıkmış olmuştur. Balkan ülkelerinin AB’ye üyelik süreçleri genel anlamda “milli bir konsensüs” odağında ilerlese de NATO üyeliği söz konusu olunca ülke içerisindeki muhalif seslerin çok daha yüksek sesle çıktığına tanık olmaktayız. Hal böyle olunca aslında Karadağ’ın da ittifaka üyelik süreci son derece çetin bir iç muhalefete rağmen gerçekleşmiştir. Lakin, belki de iç muhalefetten çok daha fazla göz önünde bulundurulması gereken dinamik Rusya’nın, Karadağ’ın NATO’ya üyeliğine karşı olduğunu defalarca dillendirmiş olmasıydı. Hatta geçtiğimiz gün Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan gelen yazılı bir açıklamada, NATO’nun Karadağ hamlesinin Balkanlar’da istikrara zarar vereceği belirtilmiştir.

 

Hiç şüphe yok ki Arnavutluk, Hırvatistan, Slovenya, Bulgaristan ve Romanya gibi ülkelerin yanına Karadağ’ın da en genç üye sıfatıyla NATO’ya katılması, ittifakın Balkanlar’daki varlığını iyiden iyiye güçlendirmesini sağlamış olmuştur. Bir diğer ifadeyle 2014’te Kırım’ın ilhak edilmesiyle beraber gizli olmaktan çıkan ve aleni bir hale dönüşen ABD-Rusya stratejik savaşında, hamlelerin yapıldığı en önemli alanlardan birisi olan Balkanlar’da, NATO yeni bir üye daha kazanmıştır.

 

Bu durum aslında ABD’nin Soğuk Savaş dönemindeki dış politikasının sac ayağını oluşturan “çevreleme politikası”nın halen devam ettiğini ispatlar niteliktedir. Nasıl ki, Soğuk Savaş döneminde SSCB başta olmak üzere sosyalist blok karşı blok tarafından çevrelenerek hareket sahası asgari düzeye indirgenmek istendiyse; bugün de başta Balkanlar üzerinden olmak üzere, Rusya’nın Doğu Avrupa ve Balkanlar’daki hareket sahası yine asgari düzeye çekilmek istenmektedir.

 

Halihazırda Rusya’nın Karadağ’ın NATO üyeliğine vereceği tepki elbette ki, yazılı bir basın açıklamasının ötesinde olacaktır. Karadağ’ın da “kaybedilmesiyle” birlikte Rusya için Balkanlar’da güvenebileceği tek müttefik Sırbistan kalmıştır. Son tahlilde, ilerleyen süreçte Sırp milliyetçiliğinin Rusya tarafından provoke edilmesi muhtemel bir hamle olarak karşımıza çıkmaktadır. Böyle bir durumdan da en çok etkilenme potansiyeline sahip olan iki ülke olarak karşımıza Bosna-Hersek ve Kosova çıkmaktadır. Bunun yanında her zaman belirtmiş olduğumuz, ABD’nin “Sırp milliyetçiliğini Arnavut milliyetçiliğiyle dengeleme politikasına” Rusya, son dönemlerde gittikçe istikrarsızlaşan Makedonya üzerinden reaksiyon gösterirse o takdirde Rus Dışişleri Bakanlığı’nın yazılı açıklaması gerçeğe dönüşebilir.