Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Roketsan’ı ziyareti sırasında Ege’deki adalarla ilgili açıklamalarda bulundu. Savunma Bakanı Akar, Yunanistan’ın, Ege’de gayri askeri statüsü uluslararası anlaşmalarla belirlenen 23 adadan 16’sını, bu anlaşmaların getirdiği düzenlemelere aykırı olarak silahlandırdığını ifade etti. Akar, burada yaptığı açıklamada “Gayri askeri statüde ada olmasına rağmen bunlardan 16’sı anlaşmalara aykırı olarak silahlandırılmıştır. Yunanistan’dan uluslararası hukuka, imzaladığı anlaşmalara ve iyi komşuluk ilişkilerine göre davranmasını bekliyoruz” diye konuştu.

Milli Savunma Bakanlığı Eski Genel Sekreteri Ümit Yalım, anlaşmalara aykırı olarak silahlandırılan 16 adanın durumunu TÜRKSAM için değerlendirdi.

Yunanistan gayri askeri statüdeki 23 adanın 16’sını anlaşmalara rağmen silahlandırdı. Bu adalar ne zaman silahlandırıldı? Türkiye bu konuda şimdiye kadar neden bir adım atmadı? Bu kriz ne ölçüde derinleşir?

Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın bahsetmiş olduğu bu adalar kuzey Ege bölgesinden 9 ada ile 12 ada bölgesinden 14 ada toplam 23 adadır. Türkiye bu konuda daha önceden adım attı. Yunanistan bu adalarda ilk defa 1960 yılların başında silahlandırmaya başladı ve Türkiye 1964 yılında Yunanistan’ı bu konuda protesto etti. Sonrasında 1975 yılında Türkiye Yunanistan’ı bu adaları silahlandırdığı için Birleşmiş Milletler’e şikayet etti, nota verdi ve bu silahlandırmanın Türkiye’yi tehdit ettiğini vurguladı. 1976 yılından itibaren de bu silahlandırma daha da artarak devam etti ve bugünkü duruma geldi. Bugün mevcut durum itibariyle mesela kuzeyde bulunan Midilli Adası, güneyde Rodos Adası gibi adalarda birer Yunan tümeni var., Ayrıca daha aşağı doğru indiğimiz zaman Limni, biraz daha aşağıda Sakız, Sisam ve bir de aşağıda İstanköy adalarında birer tugay var. Ayrıca diğer adalarda da tabur ve alay seviyesinde değişik büyüklükte Yunan birlikleri bulunuyor. Tabi burada bahsedilen 23 adadan 16’sı denildi ama 23 adadan 21 tanesi silahlandırılmış durumda, daha fazla bir durum var.

Bu açıklamalarda adaların statüsü belli olmadığı ifade ediliyor, siz de daha önceki bir yazınızda bu adaların 18’inin Türkiye’ye ait olduğunu söylemiştiniz. Peki gerçekte bu adalardaki statü durumu nedir?

 O 18 ada durumu farklı. 18 ada bahsetmiş olduğumuz 23 ada dışındaki adalar. Onlar Türkiye Cumhuriyeti’ne ait ve 2004 yılından itibaren fiilen işgal edildi.

Peki sizce Türkiye bu oldubitti karşısında yeterli bir pozisyon alabildi mi? Hangi adımlar atılmalı?

Türkiye’nin o işgal edilen 18 ada ve bir kayalık üzerinde durması lazım bu adaları geri almak için öncelikle diplomatik yolların denenmesinde fayda bulunuyor çünkü elimizde Lozan Anlaşması ve Paris Anlaşması var. Bu anlaşmalar belli ve burada Yunanistan’a verilen ada sayısı 14’tür fakat şu anda 18 adayı da alarak 32’ye çıkardı. Bu anlaşmaları ortaya koyduğumuz zaman Yunanistan bu adaları terk etmek durumunda.

Belirttiğiniz anlaşmalar dahilinde Yunanistan’ın adaları nasıl işgal etti?

Lozan Anlaşması ve Paris Anlaşması’na göre Türkiye’ye ait olan adalar bunlar. Zaten daha önce 2015’te Savunma Eski Bakanı İsmet Yılmaz 2015 yılında yaptığı bir meclis konuşmasında 1923 Lozan Anlaşması ile 1947 Paris Anlaşmasına göre bu adaların Türkiye’ye ait olduğunu ve üzerinde Yunan işgali olduğunu söyledi.