2013 yılını geride bırakmaya yaklaştığımız şu günlerde, medyada sıklıkla görmeye alıştığımız yılın enleri seçilmeye çoktan başlanmıştır. Dünyanın tanınmış haber ve politika dergilerinden biri olan Time dergisi 1927 yılından beri, her yılın son sayısında, icraatlarıyla iyi ya da kötü yönde o yıl dünyada en etkili insanlardan biri olarak yılın kişisini ilan etmektedir. Bu seçim derginin her yıl internet üzerinden yaptığı anket ve nihai aşamada dergi editörlerinin kararı ile belirlenmektedir. Geçtiğimiz Kasım ayında yapılan ve 11 Aralık’ta duyurulan internet üzerinden yapılan anket sonucunda Abdülfetteah Sisi birinci olmasına rağmen dergi editörlerinin tercihi ile Time dergisinin geleneksel "yılın kişisi" unvanının bu yılki sahibi Katoliklerin lideri ve Vatikan Devleti’nin Devlet Başkanı Papa Francis olmuştur. Bu çalışmada Vatikan’ın değişen imajı ve bu imajın değişiminde medyanın etkisi değerlendirilecektir.

 

Uluslararası Sistemde Medyanın Etkin Rolü

 

Küreselleşmenin etkisiyle bilgi çağı olarak adandırılan bu dönemde dünya çapında bilgiyi yayan en önemli kurum medyadır. Medya bireylerin dünyada ne olup bittiğini öğrenmek için başvurduğu ilk kaynaktır. Bu bağlamda medya bireylerin bilgi, kanaat, tutum, duygu ve davranışları üzerinde büyük oranda bir etkileme gücüne sahiptir.[1] Yalnızca bireyler değil, onların yanı sıra toplumsal gruplar, organizasyonlar, toplumsal kurumlar, kısacası bütün toplum ve kültür medyanın gücünün etkileme alanının sınırları içindedir.[2] Küreselleşen uluslararası sistemde bilginin hızla yayılmasını sağlayan medya, kamuoyu oluşturma gücü ile birlikte toplumu değiştirme ve toplumun düşüncelerini yönlendirme potansiyelini de içinde barındırmaktadır. Bu noktada uluslararası sistemde medya, gündemi belirleme, dünyada olup bitenleri değerlendirme ve bu değerlendirmeleri kamuoyuna aktarma açısından önemli bir güçtür. Diğer yandan gündemin kimin tarafından belirlendiği ve medyanın hitap ettiği kitleye etkisi ve bu kitleyi nasıl yönlendirdiği medya- siyaset arasındaki ilişkiyi kurmak bağlamında oldukça önemli bir husustur.[3] Medyada gündemin belirlenmesi belirli toplumsal güçlerin ve ideolojilerin etkisi altında şekillenmektedir.

 

Bu bağlamda Papa’nın Time dergisinde yılın adamı olarak seçilmesi “Yeni Dünya’nın Papa’sı” “Halkın Papa’sı” olarak nitelendirilmesi, Vatikan’ın imajın değişmesinde rol oynamaktadır. Time dergisinin baş editörü Nancy Gibbs Papa Francis'i seçmelerinin nedeni olarak; Görev aldığı dokuz ay süre içerisinde toplumsal eşitsizlikler, yoksulluk, adalet, şeffaflık, modernlik, küreselleşme, çevre ve kadınların dünya üzerindeki rolü gibi merkezi konuların her zaman ortasında bulunduğu için kendilerini seçtiklerini açıklamıştır.[4] Dolayısıyla Papa Francisco’nun Time tarafından yılın kişisi ilan edilmesi, medya siyaset ilişkisi bağlamında, uluslararası sistemde bir aktör olarak Vatikan Devleti’nin değişen imajının pekiştirilmesi açısından önemli bir noktadır.

 

 Vatikan’ın Değişen İmajı Ve Medyanın Bu İmaja Etkisi

 

Kilise'nin başına geçişinden bu yana Papa Francis, selefi 16. Benedict’e kıyasla pek çok noktada net biçimde ortaya koyduğu tavır farkıyla dikkat çekmektedir.[5] Uluslararası sisteme bakış, toplumsal hayatı algılayış bakımından iki Papa’nın arasında önemli ayrımlar mevcuttur. Papa Francis ve Papa 16. Benedict arasındaki ayrımlar Vatikan’ın değişen imajına da işaret işaret etmektedir.

 

Örneğin, Papa 16. Benedict, papa seçilmesinin ardından yaptığı ilk konuşmada Hıristiyanlar arası birlik çalışmalarının kendisi için "öncelikli konu" olacağını belirtmesi, ardından “Dinler Arası Diyalog” yerine “Kültürler Arası Diyalog” terimini seçmesi, ayrıca 12 Mart 2006 tarihinde Almanya'nın Reegensburg Üniversitesi'nde verdiği konferansta İslam ve şiddet arasındaki ilişkiye vurgu yapması Müslüman devletler ve devlet başkanlarınca tepki çekmiştir.[6] Ancak Papa Francis, göreve geldiği günden itibaren Müslüman Dünyası ile diyaloğun gelişmesi gerektiği fikrinden yola çıkarak pek çok somut adım atmıştır. Geçtiğimiz aylarda Papa Francis’in çağrısı ile Suriye, Ortadoğu ve Dünya barışı için düzenlenen yüz bin kişinin katıldığı ayinde Papa Francis savaşın, şiddetin ve ölümün dili olduğunu vurgulamıştır. Ayrıca geçtiğimiz günlerde Papa Francis’in İslam İşbirliği Teşkilat Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu ile Türkiye’nin Vatikan Büyükelçiliği’nde yaptığı görüşme dinler arası diyaloğun gelişmesi için önemli bir adımdır. Görüşmede iki taraf da dinler arası diyaloğun ehemmiyeti yerine mecburiyetini vurgulamış, günümüzde yaşanan pek çok uluslararası sorunun dinler arasıymış gibi göründüğünü ancak sorunun siyasi olduğunu ve bu siyasi sebepleri iyi kavramak gerektiğini belirtmişlerdir.[7] Papa’nın Vatikan Devlet Başkanı ve Katolik Dünyası’nın ruhani lideri olarak uluslararası ilişkilere yön veren bir boyutu vardır. Yirmi birinci yüzyılda dünyada meydana gelen gelişmeler ışığında medeniyetler arası, kültürler arası ve dinler arası diyaloglar, uluslararası ilişkilerin önemli bir boyutu haline gelmiştir. [8] Bu nedenle Papa’nın dış politika algısı ve bu algının medyaya yansıması, diğer devletlerle kurduğu sıcak ya da mesafeli ilişkiler, Batılı toplumların dış politika algısını değiştirebilmektedir. Uluslararası sistemde diyaloğa vurgu yapan ve somut adımlar atan Papa Francis’in bu tutumu toplumsal hayata da yansımaktadır.

 

Papa Francis’ten önceki Papa, 16. Benedict liderliğindeki Katolik Kilisesi ve Vatikan Devleti’nin geleneksel tutuculuğu, özellikle ötenazi, gey evlilikler, kürtaj gibi konulardaki sert ve net tutumu liberaller ve katı Katolikler arasında keskin ayrılıklar yaratmıştır.[9]Bu durum Vatikan’ı ve Katolik Kilise’sini toplumsal yaşamdan uzaklaştırırken toplumsal kesimler arasında ayrılıklar oluşturmuş bu süre boyunca mevcut ayrılıkları gidermeye yönelik adım atılmamıştır.[10] 16. Benedict’in görece katı tutumunun aksine geçtiğimiz Mart ayında Katolik Kilisesi’nin başına geçmesinden bu yana mütevazı ve ılımlı tarzıyla Vatikan’ın imajını yenileyen Papa Francis,[11] gelenek dışı söylemleri ile medyada pek çok kez gündeme gelmiştir. Papa Francis ise yaptığı açıklamalara göre eşcinselleri ve kürtaj yaptıranları yargılama hakkı olmadığını belirterek, geçmişteki Papalara göre Katolik Dünyası’nda kırılma yaratmıştır.

 

Papa Francis yenilikçi görüşleriyle toplumun benimsemekte zorlandığı kesimleri de kapsayacak bir tutum sergilemektedir. Ayrıca, Papa Francis’in dünya çapında Katoliklerin evlilik ve aile yaşamı konusunda gerçekten ne düşündüğünü tespit etmek için yürüttüğü anketlerle değişen dünyanın ve toplumsal yaşamın gerektirdiklerini anlamaya yönelik somut adımlar attığı çıkarımında bulunmak mümkün olacaktır. Dünyanın değişik yerlerindeki cemaatlere gönderilen anketlerde eşcinsel evlilik, bekar annelik ve boşanma gibi konularda sorular yer almaktadır. PapaFrancis'in son yıllarda imajı bozulan Katolik Kilisesi'nin imajını düzeltmek için bu anketleri yapmaya karar verdiği belirtilmiştir.[12]

 

Değerlendirme

 

Bugün Vatikan Avrupalı siyasetçiler ve Batılı toplumlar nezdinde belirli bir prestij ve ağırlığa sahiptir. Bu nedenle uluslararası bir aktör olarak Vatikan Devleti’nin Başkanı ve Katolik Kilisesinin liderinin toplumsal kabullere uymayan kesimleri dışlayıcı bir söylem yerine bütünleştirici bir söylem benimsemesinin diğer devletlerle olan ilişkilerine de olumlu yansıyacağı ön görülmektedir.

 

Time Dergi’si Papa’nın söylemleri ve eylemleri ile Vatikan’ın değişen yüzünü öne çıkarmaktadır. Ayrıca dergi, Papa’nın Kilise örgütlenmesi içinde yer alan toplumsal kesimle bu örgütlenme dışındaki toplumsal kesim arasında dengeleyici bir unsur olduğunu belirtmektedir. Tüm bu gelişmeler ile birlikte medyanın etkisiyle Papanın yüzü Vatikan’ın yüzü ile özdeşleştirilmektedir. Bu özdeşleştirme sonucunda, Vatikan’ın, toplumun bazı kesimlerinden soyutlanmış eski imajının, Papa Francis’in toplumun her kesimini önemseyen ve yargılayıcı olmayan tutumu ile değiştirilmeye çalışıldığı gözlemlenmektedir.

 

Sıkı bir twitter kullanıcısı olan Papa’nın değişen toplumda özellikle inançsızlara ve gençlere yönelmesi, Kilise’nin ilerleyen dönemlerde kurumsal olarak bu kesimleri benimseyebilecek değişime yönelebileceğinin olası somut adımlarının habercisi olarak nitelendirilebilir.

 

Tüm bu gelişmeler Papa Francis özelinde kalmaz Papa Francis sonrasında da benimsenirse Vatikan Devleti’nin ve Katolik Kilise’nin gelecekte imaj değişimi ile sınırlı kalmayıp kurumsal açıdan da değişeceği ön görülmektedir.

 

Dipnotlar

 

[1] Ali Arslan, “Medyanın Birey Toplum ve Kültür Üzerine Etkileri” Uluslar arası İnsan Bilimleri Dergisi” ISSN: 1303-5134, www.InsanBilimleri.com

 

[2] Ali Arslan, “Medyanın Birey Toplum ve Kültür Üzerine Etkileri” Uluslar arası İnsan Bilimleri Dergisi” ISSN: 1303-5134, www.InsanBilimleri.com

 

[3] Özgür Gönenç “Siyasal Yaşamın Belirlenmesinde Kitle İletişim Araçlarının Rolü” İletişim Fakültesi Dergisi

 

[4] http://www.internethaber.com/time-yilin-kisisini-acikladi-erdogan-kacinci-617460h.htm Erişim Tarihi:18.12.13

[5] http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2013/11/131126_papa_kilise_francis.shtml Erişim Tarihi:18.12.13

 

[6] http://www.dunyabulteni.net/servisler/haberYazdir/250012/haber Erişim Tarihi:18.12.13

 

[7] http://www.haber3.com/ekmeleddin-ihsanoglundan-papaya-tarihi-ziyaret-haberi-2367727h.htm Erişim Tarihi:18.12.13

 

[8] http://vatikan.be.mfa.gov.tr/AmbassadorsMessage.aspx Erişim tarihi: 17.12.13

 

[9] Hanife Çetin, “ Papa 16. Benedict’in İstifa Kararının Yankıları” http://turksam.org/tr/a2834.html Erişim Tarihi:18.12.13

 

[10] Hanife Çetin, “ Papa 16. Benedict’in İstifa Kararının Yankıları” http://turksam.org/tr/a2834.html Erişim Tarihi:18.12.13

 

[11] http://www.internethaber.com/Italya,-papanin-ateist-acilimini-tartisiyor-584397h.htm Erişim Tarihi:18.12.13

 

[12] http://www.gazeteport.com.tr/haber/150347/vatikandan-caga-ayak-uydurma-adimi  Erişim Tarihi:18.12.13