Mısır’da 14-15 Ocak 2014 tarihlerinde gerçekleşen anayasa referandumu sonuçlarından yüksek oranda evet oyu çıktı. Yeni anayasa Mısırlılar tarafından yüzde 98,1 oy oranı ile kabul gördü. Mısır Ordusu, referandumdan evet oyu çıkmasını halkın Muhammed Mursi’nin devrilmesini desteklemesi olarak savundu.  Mısır’da daha önce 3 Temmuz’da yaşanan askeri darbenin ardından 2012 yılında halka sunulan anayasa kabul görmeyince yeni bir siyasi yol haritası olarak referanduma gitme kararı alınmıştı.  

 

Mısır’da gerçekleşen anayasa referandumunu alanında uzman isimlere sorduk.

 

Dokuz Eylül Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Araştırma Görevlisi Dr. İrem Aşkar Karakır, TÜRKSAM için değerlendirdi:

“Mısır’da yeni anayasa taslağının halk referandumu ile kabulü, askeri darbe sonrası siyasi yol haritası açısından henüz başlangıç sayılabilecek bir adımdır. Yeni anayasada yer alan; ordunun siyaset üzerindeki etkisini güçlendirmeye yönelik maddeler, ülkede demokratik bir siyasi düzene geçişi açısından önemli bir engeldir. Mısır halkının geleceğini belirlemede, cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleri de kritiktir. Seçimler sonrasında kurulacak siyasi rejimin kalıcılığı; ülkede siyasi ve ekonomik istikrarın sağlanması ve karar alma süreçlerinden toplumun hiçbir kesiminin dışlanmaması ile yakından ilişkilidir” görüşünde bulundu.

 

Karadeniz Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünden Araştırma Görevlisi Vahit Güntay ise;

“Mısır'daki anayasa referandumu halkın değil ordunun yasalarını getirmiştir. Ordunun mali denetimden muaf tutulması da manidardır. Referanduma katılımın çok düşük gerçekleşmesi de bölgedeki siyasal kültürün bir yansıması olarak üzücüdür. Referandum kısa vadede Mısır için olumlu bir süreci getirmeyecektir.” şeklinde değerlendirdi. 

 

Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Görevlilerinden Dr. A. Ömür Atmaca’nın konuya ilişkin değerlendirmesi;

 

“Cumhurbaşkanı Mursi döneminde yapılan anayasa referandumunda da seçmen katılımı çok yüksek olmamıştı. Bu referandumda da katılım benzer şekilde çok yüksek değil. Referandum öncesinde muhalefetin tamamen susturulduğu da göz önünde bulundurulursa yeni anayasa kabul edilse bile maalesef ulusal ve uluslararası meşruiyeti hala oldukça tartışmalıdır.”şeklinde olmuştur.