Fars Haber Ajansı tarafından yapılan habere göre, son bir haftada Ürdün’de eğitim gören bin kadar teröristin Suriye’ye gönderilmek üzere Türkiye’ye giriş yaptığı belirtildi. Haberde, teröristlerin havayolu ile Hatay’a geldikleri, buradan da Lazkiye’ye sevkedildikleri ve Türkiye’de Yayladağı bölgesinde kaldıkları yönünde bilgiler yer aldı.  Haberin devamında, Batılı devletlerin Suriye ordusunun Özgür Suriye Ordusuna karşı art arda zafer kazanmasının ardından bu planı hayata geçirdikleri ve hem Türkiye’yi hem de Suriye’yi zor durumda bıraktıkları belirtildi.

 

Suriye ve bölgede yaşananlara ilişkin olarak yabancı basında yer bulan bu ve benzeri haber ve iddiaların etkilerini Karadeniz Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Araştırma Görevlisi Vahit GÜNTAY, TÜRKSAM için değerlendirmelerde bulundu:

 

“Bu tür bir gelişme iddiadan daha çok özellikle dış basında kesinleşmiş bir bilgi olarak dünya kamuoyuyla paylaşılmaktadır. Ermeni haber kaynakları da Mart sonunda Ermenilerin yaşadığı Kesab şehrine Türkiye’den sınırı geçen teröristler tarafından saldırılarda bulunulduğunu paylaşmıştır.

 

Seçim süreciyle ağırlaşan dış politika, Suriye’nin kuzeyindeki hareketlenmeyle tekrar ısınmış gözükmektedir. Birçok resmi dış kaynağa göre de Ürdün’den Suriye’ye güneyden saldıran teröristler, uçaklarla birlikte Hatay’a taşınmaktadır. Özellikle muhalif kaynaklar Lazkiye’de terörist saldırıların yoğunlaştığını, Türkiye’nin bu saldırılarda aktif rolü olduğunu, binlerce teröristin de Yayladağı bölgesine getirildiğini belirtmektedir. Cihatçı kaynaklara göre teröristlerin “Enfal” adını verdikleri operasyona destek vermek için çok sayıda ülkeden gelerek toplandıkları belirtilmektedir.

 

Bu türden bir gelişme Türkiye’yi elbette zora sokacaktır. Uzun bir sınır koridoruna sahip iki ülkenin bu tür gelişmelerden faydayla ayrılması en azından kısa vadede düşünülemez. Reyhanlı’daki saldırılardan da ders çıkarılmalıdır. Suriye’deki karışıklıkta dikkatlerin toplandığı yer önemlidir. Bu dikkatin Türkiye olarak belirlenmesi ve rotanın bu yöne çevrilmesi benzer saldırıların ve faciaların yaşanması açısından önemli göstergelerdir. Suriye’deki olaylarda ilginin toplandığı yer ve söylemler, iddialar saldırıların ve şiddetin yönünün belirlendiği yer olarak karşımıza çıkmaktadır. Çünkü iç karışıklık anlamında tarafların kazanacağı ve kaybedeceği bir durumun olmadığı süreç çoktan başlamıştır.

 

Diğer taraftan dış basın özellikle Batılı devletlerin yönlendirmesiyle Türkiye’nin bu türden adımlar attığını vurgulayarak Türkiye’yi uluslararası anlamda da zorda bırakmaktadır. Halkın da teröristlerin Yayladağ’da konuşlanmasına tepkili olduğu ve bu doğrultuda bir yönetim zaafiyeti olduğu vurgulanmaktadır. Türkiye hem iç politika anlamında ve sınıra yakın bölgelerdeki yerleşimler açısından, hem de sınır güvenliği anlamında atacağı adımları sonuçları açısından iyi belirlemelidir. Bu iddiaların veya gerçeklerin geri dönüşü olacaktır” olarak değerlendirdi.