ABD Dışişleri Bakanı John Kerry 30 Mart 2014 tarihinde Paris’te Rus mevkidaşı Sergey Lavrov’la bir araya geldi. Rusya’nın Fransa Büyükelçiliği’nin konutunda gerçekleşen görüşmede, Ukrayna’ya bağlıyken referandum sonucu Rusya’ya katılma kararı alan Kırım’ın durumu görüşüldü. Lavrov, Kırım içerisinde Ukrayna’ya ait asker üslerinin ele geçirilmesine ve Ukrayna-Rusya sınırı boyunca Rus ordusunun tetikte beklemesine rağmen, Moskova’nın ‘kesinlikle Ukrayna sınırı geçmeye niyeti olmadığını’ vurguladı. Ancak Lavrov, Ukrayna’da bulunan Rusların nüfusunun yoğun olduğu bölgeler için özerklik önersinin desteklenmesini istediğini belirtti. Dışişleri Bakanı Lavrov, Rusya devlet televizyonuna yaptığı açıklamada “federal ve tarafsız” Ukrayna’yı önerirken “Eğer Batılı müttefiklerimiz hazırsa Rusya, ABD ve AB Ukrayna’ya destek grubu oluşturabilir” diye “söyledi.

 

Rusya'nın Ukrayna'da yaşayan Ruslar için federasyon kurulmasını talep etmesini bölgedeki güç dengeleri açısından Erciyes Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi ve Post-Sovyet Ülkelerde Milliyetçilik ve Dış-politika Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Halit MAMMADOV, TÜRKSAM için değerlendirmede bulundu:

 

Rusya, Ukrayna’da iki resmi dili olan bir federasyon fikrini ortaya atmaktadır. Ukrayna’nın federasyon olarak yönetilmesi düşüncesi yeni değildir. Ukrayna bağımsızlığını ilan edince yeni devletin yönetim şeklinin ne olacağı tartışılmıştır. Ukrayna’nın tarihsel olarak ortak bir bilince sahip olmaması ve 700 yılı aşkın sürede devletsiz kalması federasyon savunucularının temel argümanı olmuştur. Üniter bir devleti savunanlar ise “Ukrainets” kimliğine önem vermiş ve yeni bir ulus inşa etmeye çalışmışlardır. Söz konusu tartışmalar kimlik krizinin boyutunu görmek açısından önemlidir. Kendilerini Ukraynalı olarak tanımlayanların (Batı Ukrayna) temel argümanı ve dayanağı “Ukrainets” kimliğinin Rus kimliğinden daha eski olduğudur. Batı Ukrayna diye adlandırdığımız bölge kendini Türk ve Slav unsurlardan arınmış olarak görmektedir. Bölge Katolik ve Avrupalı kimliğine daha fazla vurgu yapmaktadır.

 

Rusya Kırım’ı ilhak ettikten sonra statükoyu korumak istemektedir. Rusya Batı’nın uygulamaya çalıştığı yaptırımları “etnik Rusların yoğun olarak yaşadığı merkezi ve doğu bölgelerin Ukrayna sınırları içerisinde kalacağına teminat vererek” gidermek niyetindedir.  Yani yaptırımların geri çekilmesine karşılık Kırım dışındaki toprakların federatif bir yapılanma çerçevesinde Kiev egemenliğinde kalmasını önermektedir. Ukrayna’nın federatif bir geleneği yoktur ve imparatorluk geçmişine, halkları yönetecek siyasi ve iktisadi kapasiteye ve birikime sahip değildir. Bu bağlamda federatif temelli bir oluşum Ukrayna’nın parçalanma sürecini daha da hızlandırabilir. Diğer taraftan, federatif bir yapı için siyasal uzlaşma ve nihayetinde anayasal bir değişiklik her halükarda temel şarttır. Söz konusu uzlaşma iç dinamikler arasındaki etkileşimden daha çok Moskova, Washington ve Berlin arasındaki “uzlaşıya” bağlıdır. Ukrayna sorunu “Avrupa güç dengesini yeniden tanımlayan” jeopolitik bir denklemdir. Dolayısıyla, federatif bir yapılanmanın başarı elde etmesi ve Ukrayna’nın daha fazla teretoryal kayba maruz kalmaması uluslararası konsensüsün oluşması ile birebir bağlantılıdır.