4 Nisan 2014 tarihinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Azerbaycan’a günübirlik bir ziyaret gerçekleştirdi. Başbakan Erdoğan’ın seçimlerden sonra ilk yurtdışı ziyareti olan Azerbaycan’da Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile görüştü, Türkiye-Azerbaycan arasındaki ikili ilişkilerin ve işbirliğinin yanı sıra, iki ülkenin ortak ilgi alanına giren uluslararası ve bölgesel gelişmeler ele alındı.

 

Başbakan Erdoğan, Azerbaycan ziyaretinin, iki ülke arasında gücünü derin tarihi ve insani bağlardan alan, iki ülke halklarının ortak çıkarları doğrultusunda her alanda hızla gelişmekte olan örnek nitelikteki ilişkilerin daha da ileriye taşınması için önemli bir fırsat teşkil ettiğini belirtti.

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Azerbaycan'a gerçekleştirdiği ziyareti Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin geleceği açısından Azerbaycan Devlet İktisat Üniversitesi Türk Dünyası İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Nazim CAFERSOY, TÜRKSAM için değerlendirdi:

 

“Öncelikle, Başbakan Erdoğan`ın Bakü ziyareti iki ülke arasında seçim sonrası ilk ziyareti bir birine yapmaya ilişkin olumlu geleneğin sürdürülmesi bağlamında sembolik bir mesaj içeriyor. İkinci, bu ziyaret bölgedeki uluslararası gelişmeler zorladığı bir olay olarak da görülmeli. Keza ziyaret Kırım`ın Rusya`ya ilhakı ve bunun devamında Kremlin yönetiminin Azerbaycan`a artması muhtemel baskıları karşısında Bakü`ye destek anlamını taşıyor. Nitekim bu baskının ilk unsuru olarak Kırım`a ilişkin BM-de yapılan oylamada Bakü`nün Rusya aleyhte tavır koymasının hemen ardından Ermenilerin yoğun biçimde ateşkesi bozması Moskova`nın Karabağ üzerinden mesajı olarak yorumlanabilir. Tarafların Kırımın ilhakı sonucu bölgede oluşan koşulları ve bu çerçevede Karabağ soruna ilişkin önümüzdeki süreci değerlendirmiş olmaları muhtemel. İki ülke arasında başta TANAP olmak üzere enerji işbirliğinin devam ettirilmesine dair mesajları da, Rusya`nın Azerbaycan`a bu alandaki baskısına Bakü`nün karşı koymasını kolaylaştırıcı bir husus olarak görmek mümkündür.

 

Bunun dışında tarafların yaklaşan 24 Nisan öncesi birlikte hareket etme noktasında işbirliğini daha detaylı ele aldıkları da muhtemeldir. Bölgede artan Rus baskısına karşın hem ikili düzeyde, hem de yaklaşan Türk Konseyi (TDİK) zirve toplantısı çerçevesinde ortak hareketin koordine edilmesi konusunda da fikir teatisinin yapıldığını tahmin edebiliriz. Keza bölgesel gelişmeler çerçevesinde Türkiye-Azerbaycan ikili ilişkilerinde ve TDİK çerçevesinde işbirliğini derinleştirici yeni adımlar atılabilir. Ayrıca, Karabağ konusunda Türkiye`nin yeniden aktifleşmesi ve belki de Rusya-Türkiye-Azerbaycan-Ermenistan formatlı bir girişimin gündeme gelmesi şaşırtıcı olmaz bence.           

 

Bazı iddialara göre, Erdoğan-Aliyev görüşmesinde Azerbaycan`daki Gülen cemaati konusu da konuşulmuş. Başbakan Erdoğan`ın bu konudaki genel tutumu ve Azerbaycan yönetiminin son dönemde cemaate ilişkin artan hassasiyeti dikkate alındığında bu husususun da konuşulması muhtemel. Ancak şahsen ben artan Rusya baskısı, İran etkeni ve Azerbaycan basında ülkede güçlendiği sürekli yazılıp-çizilen Vahabi tehlikesi dikkate alındığında her iki liderin daha itidalli bir yaklaşım gösterdiklerini ve göstereceklerini sanıyorum.”