Almanya’da koalisyon hükümeti, uzun bir sürecin ardından çifte vatandaşlık için gerekli şartlar konusunda anlaşmaya vardı. Almanya Adalet Bakanı Heiko Maas ve İçişleri Bakanı Thomas de Maizière, çifte vatandaşlığa ilişkin yasal düzenlemeler konusunda yapılan görüşmeler sonrasında koalisyon ortakları ile birlikte anlaşma sağladıklarını belirtti. Koalisyon’un iki kanadı tarafından yapılan açıklamada, Almanya’da doğan göçmen kökenli çocukların hem Alman pasaportu sahibi olup hem de ebeveynlerinin ülkesinin vatandaşlığını koruyabilmesini sağlayacak koşullar üzerinde görüş birliğine varıldığı belirtildi.

 

Çifte vatandaşlık almak için 21 yaşını doldurmuş olmak ve Almanya'da doğma ya da 8 yıl Almanya'da yaşaması yahut 6 yıl Almanya'da bir okulda eğitim almış olması şartı getiriliyor. Almanya'da alınmış bir okul diploması ya da meslek eğitimi diploması sunabilmek de çifte vatandaşlık için yeterli sayılacak şartlar arasındadır. Yeni düzenlemeden özellikle Almanya'da yaşayan Türklerin faydalanabileceği dikkat çekmektedir. Yeni düzenlemenin 2014 yılı içinde yürürlüğe girmesi bekleniyor.

 

Almanya'da Koalisyon hükümetinin anlaşmaya vardığı yeni çifte vatandaşlık düzenlemelerini Almanya ve Türkiye arasındaki ikili ilişkiler ve Almanya'nın göç politikaları bağlamında Beykent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Armağan GÖZKAMAN, TÜRKSAM için değerlendirdi:

 

“Vatandaşlık hakkını geleneksel olarak soybağına dayandıran Almanya'da kısa bir süre önce ortaya konan bir yasa tasarısı, büyük bir zihniyet değişimine işaret ediyor. 1 Ocak 2000 tarihinde yürürlüğe giren mevcut yasaya göre, Almanya’da yabancı anne ve babadan doğan çocuklar, doğdukları anda iki vatandaşlığa birden sahip olabilmekle birlikte, 23 yaşına geldiklerinde bu iki vatandaşlıktan birini seçmek zorundalar. Ancak, 2013 seçimlerinden sonra kurulan sosyal demokrat ve (Hristiyan) Birlik Partileri koalisyonu, seçim zorunluluğu ilkesine son veren bir uzlaşıya varmış bulunuyor. Kaynağını koalisyon anlaşmasında bulan yeni yasa tasarısı, yabancıların Almanya’da doğan çocuklarına bu ülkede en az sekiz yıl yaşamaları, en az altı yıl tahsil görmeleri veyabir meslek diploması edinmeleri durumunda çifte vatandaşlık hakkı vermekte. 

 

İktidar ortakları arasında sağlanan mutabakatın Almanya’da yaşayan Türkleri hedeflediğini savunmak hatalı olmaz. Zira Sosyal Demokrat Parti (SPD) tarafından seçim kampanyasında verilen çifte vatandaşlık sözü,  Türk seçmenlerin sempatisini kazanmıştı. Sağ partilerise bu tür bir öneriye sıcak bakmamaktaydı. Nitekim Merkel’in 2013 yılının Şubat ayında Türkiye’yi ziyaret etmeden önce yaptığı açıklama çifte vatandaşlığa yönelik bir düzenlemenin iktidarın gündeminde yer almadığını kesin bir şekilde ortaya koymaktaydı. Alman Başbakanı’nın mesafeli tutumu, seçim sonrasında ortaya çıkan tablo sonucundadeğişti.

 

Mart ayının sonunda hazırlanan yasa tasarısı, değişen koşulların siyasal kararlar üzerinde yarattığı etkiler açısından ilginç bir örnek oluşturuyor. Merkel, tek parti iktidarı döneminde tabanına kabul ettirmekte zorlanacağı bu değişikliği koalisyon kurulduktan sonra onayladı. Hristiyan demokrat lider, çifte vatandaşlık konusundaki uzlaşı sonrasında yabancı gençleri Almanya toplumunun bir parçası olarak tanımlaması, söz konusu onayın sadece iktidar pazarlıklarında verilen bir tavizin ötesinde olduğu izlenimini uyandırıyor.

 

Bu düzenlemenin Almanya’da yaşayan üç milyon civarındaki Türk vatandaşı için tatmin edici olmadığına dair tartışmalar sürse de, Ankara tarafından olumlu değerlendirildiğini savunmak mümkün. Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Alman mevkidaşı Steinmeier ile yaptığı görüşmede kendisine bu "açılım” nedeniyle teşekkür ederek Türk hükümetinin duyduğu memnuniyeti ortaya koymuş oldu. Davutoğlu’nun da ifade ettiği gibi, Türk ve Alman toplumları arasında eşine az rastlanır yoğunlukta bir ilişki mevcut. Bu nedenle, Almanya’daki Türklerin lehine olan gelişmelerin iki başkent arasındaki ilişkiler üzerinde rahatlatıcı bir etkisi olacağı unutulmamalı” olarak değerlendirdi.