Afganistan’daki Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyaları 2 Şubat 2014 tarihinde resmen başladı. Başkent Kabil’de başlayan seçim çalışmaları için mitinginler düzenlendi. 5 Nisan 2014 tarihinde gerçekleşecek cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Hamid Karzai’nin koltuğu için 11 aday yarışıyor. Taliban’ın seçimleri hedef almaya yönelik tehditlerde bulunması, seçimlerin ana gündem maddesini güvenlik olarak belirledi.  Batılı güçlerin 2014 yılı sonunda çekileceği belirtilse de adayların, seçim kampanyalarında ele aldığı konulardan biri de ülkedeki Amerikan askerlerinin varlığı olacak. ABD ile varılan güvenlik anlaşmasına istinaden binlerce Amerikan askeri, yerel güçleri eğitmek için ülkede kalmaya devam edecek. Afganistan Cumhurbaşkanı Hamid Karzai, kendisinden sonra cumhurbaşkanlığı görevini devir alan kişinin de bu anlaşmayı yerine getirilmesi gerektiğini ifade etti.

 

Afganistan’daki Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesinden Uluslararası İlişkiler bölümü öğretim üyesi ve Afganistan uzmanı Doç. Dr. Haldun Yalçınkaya, TÜRKSAM için değerlendirmelerde bulundu:

 

“5 Nisan 2014 tarihinde Afganistan’da Başkanlık seçimleri gerçekleşecek. Taliban’ın iktidardan indirildiği 2001 yılından beri üçüncüsü gerçekleşecek başkanlık seçimleri ülke için kritik öneme sahip bulunuyor. Başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere ülkede bulunan yabancı askeri birliklerin ülkeden 2014 yılında çıkmayı planlaması bu seçimleri güvenlik açısından önemli kılıyor. Dahası ilk iki başkanlık seçiminin galibi Afganistan’ın mevcut Başkanı Hamid Karzai, Afganistan Anayasası gereği bir defa daha aday olamıyor. Bunun da anlamı ülkede bu seçimler sonrası lider değişiminin yaşanacağı. Yirminci yüzyılın başından itibaren Afganistan siyasi tarihi incelendiğinde ülkede lider değişiminin demokratik yolarla gerçekleşme geleneği bulunmadığı rahatlıkla görülebilir. Bu tarihi gerçek ise 2014 başkanlık seçimleri sonrası ülkede istikrar konusunda soru işaretleri oluşturmaktadır.

 

Afganistan Anayasası gereği başkanlık seçimleri beş yılda bir düzenleniyor. Seçimlerin mevcut başkanın görev süresi dolmadan 30 ila 60 gün kadar öncesinde tamamlanması gerekiyor. Seçimlerde adaylardan herhangi biri yüzde elli oydan fazlasını alamazsa en fazla oy alan iki aday arasında ikinci tur oylama yapılıyor. Başkanlık seçimlerinin anayasal düzenlemesinde en kritik husus seçim tarihinden (ikinci tur dâhil) sonuçların açıklanmasına kadar geçen sürede adaylardan herhangi biri ölürse seçimlerin tekrarlanması gerekmesi kuralıdır. Söz konusu düzenleme ise başkan adaylarını (özellikle seçimleri baltalamak isteyen Taliban için) potansiyel hedefi haline getirmektedir. Dolayısıyla Afganistan’da adayların kişisel güvenliği ile seçimlerin güvenliği arasında doğrudan bir ilişki bulunmakta. Bunun da ötesinde ABD ve NATO’nun askeri görevlerini Afgan Güvenlik Güçlerine devretme sürecinde olunması seçimlerde güvenlik açısından tereddütleri artırıyor. Gerçi Afgan Güvenlik Güçlerinin polis ve asker dâhil olmak üzere mevcudunun 352.000’e ulaştığı ve eğitimlerinin üst seviyede olması bu açıdan sevindirici bir nokta. Ancak, 2009 yılındaki başkanlık seçimlerinde Taliban sonrası dönemin en çok sivil kayıp verilen periyodu olduğunu ve sadece seçim gününde 31 sivil ve 18 güvenlik görevlisinin ölümüyle sonuçlanan olayların yaşandığını belirtmek gerekir. Ayrıca Afganistan’da güvenlik durumunun günümüzde 2009’dan daha kötü seviyede olduğunu hatırlatmakta fayda var.

 

Öte yandan seçimlerdeki siyasi yapıya da baktığımızda eski Mücahit komutanlardan Batıda eğitim almış siyasetçilere kadar adayların çeşitliliği göze çarpmakta. 2014 Başkanlık seçimlerinde geçen seçimlerde ikinci tura kalan Dışişleri eski Bakanlarından Abdullah Abdullah da dâhil olmak üzere toplam on bir aday bulunmakta. Diğer adaylar ise Davud Sultansoy, Abdul Rahim Wardak, Abdul Kayyum Karzai, Eşref Gani Ahmadzai, Serdar Muhammed Nadir Naim, Zalmay Rasul, Kutbuddin Hilal, Muhammed Şafik Gul Aga Şerzai, Abdul Rab Rasul Sayyaf ve Hidayet Amin Arsale’dir.

 

Adaylar arasında bulunan Dr. Abdullah Afganistan’da önemli bir siyasi figür. 2009 başkanlık seçimleri esnasında Hamid Karzai’den sonra en fazla oy alan ikinci adaydı ve yaklaşık üç ay süren oy tasnifleri sonucunda Karzai’nin yüzde elliden az oy alması nedeniyle ikinci turda onunla yarışacaktı. Ancak ikinci tura çok az bir zaman kala seçimlerle ilgili istediği yasal düzenlemelerin yapılmaması nedeniyle adaylıktan çekilmişti. 2009 seçimlerine hile karıştırılması ile ilgili birçok tartışmanın olduğu bir ortamda yapmış olduğu bu hamle siyaseten kendisinin ne kadar önemli olduğunu ortaya koydu. Ve tabii teknik olarak 2009 seçimlerini kazanmamasına rağmen “kaybedeni” de olmadı. Bu nedenle 2014 seçimleri ile ilgili yapılan değerlendirme ve anketlerde en önde olması şaşırtıcı olmasa gerek.

 

Diğer başkan adaylarına baktığımızda ilginç hususlarla karşılaşıyoruz. Başkan Hamit Karzai’nin kardeşi Kayyum Karzai’de başkan adaylarından. Afganistan’ın altın çağı (1933-1973) diye tabir edilen döneminde ülkenin başında bulunan Zahir Şah’ın torunu Nadir Naim de adaylardan biri. Dr. Abdullah, 11 Eylül 2001’den birkaç gün önce öldürülen Ahmet Şah Mesut’un çok yakınındaydı. Bununla birlikte adaylar arasında Osama Bin Laden’i ülkeye davet etmiş bulunan Abdul Rasul Sayyaf’da bulunuyor. Gul Aga’nın lakabı “Buldozer” ve hakkında ciddi yolsuzluk iddiaları var. Eşraf Gani’nin başkan yardımcılarından birisi de General Raşit Dostum. Bu noktada belirtmekte fayda var ki Afganistan Anayasasına göre başkan adayları iki başkan yardımcısını da seçimlerde ismen belirlemek zorunda. Başkan yardımcılarının da başkan olma özelliklerine sahip olması gerekmekte ve istifa, ölüm, görevden çekilme, yurt dışı seyahat vb. gibi durumlarda da başkanlık yetkileri birinci ve ikinci yardımcıya geçiyor. Bir diğer aday Kutbuddin Hilal ise Gulbeddin Hikmetyar’ın doksanlı yıllardaki kabinesinde yer almış bir politikacı. Ekim 2013’de adaylık müracaatında bulunan diğer on altı adayın elendiği göz önüne alındığında tüm başkan adaylarının yasal gereklilikleri yerine getirdiği düşünülebilir. Her ne kadar Dr.Abdullah en güçlü aday olarak görülse de Afganistan’da yüzyıldır ilk defa ülkenin liderinin barışçıl bir şekilde el değiştireceği bu seçimlerde beklenmeyen bir adayın seçilme olasılığını düşük görmemek gerekir. Ayrıca seçilecek aday kadar, seçimlerin 2009 yılındaki tartışmaların ışığında geçeceğini öngörmek için kâhin olmaya da gerek yok!

 

Yasal olarak Afganistan’da seçimlerden Bağımsız Seçim Komisyonu sorumludur. Bağımsız Seçim Komisyonunun kamuoyunda tartışma yaratan 2009 Başkanlık seçimleri sonrasındaki bu ilk seçimlerde işi oldukça zor. İlk zorluk Kış aylarının hemen ertesinde Nisan ayında gerçekleşecek seçimler için çetin iklim ve coğrafi koşullarda hazırlık yapmayı kapsıyor. Her ne kadar bu sene kış mevsiminde yağışlar çok olmasa da yaklaşık 12 milyon seçmenin 6845 farklı oy verme merkezinde oylarını kullanmalarını sağlamak on yıllardır çatışmalardan yıpranmış bir ülke için kolay değil. Seçimlerde seçmenleri tanımak için kullanılan nüfus cüzdanları bir başka sorunu teşkil ediyor. 30 milyon nüfusa sahip ülkede hala 20 milyon civarında geçici nüfus cüzdanı olduğu düşünülüyor. Bunun da ötesinde Afganistan’da kadınların “mahremiyet” nedeniyle nüfus cüzdanlarında fotoğraf bulundurma zorunluluğuna tabi olmadığını belirtirsek bir başka zorluğu ifade etmiş oluruz. Öte yandan 11 adayın olduğu seçimlerde seçimlere kadar bazı adayların seçimlerden çekilmesi anayasal olarak mümkün. Ama gelişmeler ne olursa olsun bir adayın seçimlerde ilk turda yüzde elliden fazla oya ulaşması beklenmemekte ve bu nedenle ikinci turun gerçekleşmesi olasılığı çok yüksek görülmektedir. Bağımsız Seçim Komisyonunun takvimine göre muhtemel ikinci tur tarihi ise 28 Mayıs 2014 civarı (kesin tarih değil) olarak belirlenmiştir. Her turda resmi sonuçların açıklanması altı haftayı bulabilmektedir. Bu kapsamda Kış mevsiminde başlayan seçim sürecinin Yaz mevsiminde sona ereceğini gösterir. Kısacası Afganistan’ın bu “Baharı” seçim tartışmaları ile geçecek gibi gözüküyor” değerlendirmesinde bulundu.