Avrupa Birliği liderleri Ukrayna’daki son gelişmeler üzerine, Rusya’nın Kırım’daki askeri unsurları devreye sokması ile tırmanan gerilimin durulması için 6 Mart 2014 tarihinde “olağanüstü” nitelikli bir zirvede bir araya geldi. Brüksel’deki zirve, Paris’te Rusya ile gerçekleştirilen diplomatik temaslarda herhangi bir sonuç alınmadığı için gerçekleştirildi. Ukrayna’nın yeni Başbakanı Arseniy Yatsenyuk da Brüksel’deki bu zirvede yer aldı. Yatsenyuk, zirve öncesi açıklamalarda bulundu. Yatsenyuk açıklamasında “Bu Ukrayna ile Rusya arasındaki bir çatışma değil. Bu Avrupa’da bir çatışma. Bizim de çok acil bir şekilde bu sorunun üstesinden gelmemiz gerekiyor. Biz çözüm için hazırız. Bu amaçla Rusya’nın, AB’nin ve Ukrayna’nın katılımı ile bir çözüm haritası çizmeye hazırız” diye konuştu. Zirvede, AB üyesi Doğu Avrupa ülkeleri Rusya’ya yönelik sert yaptırımlar için baskıda bulunurken, Almanya’nın liderliğindeki bazı ülkelerse arabuluculuk yapılmasını önerdi.

 

Avrupa Birliği'nin Ukrayna'da yaşanan gelişmeler üzerine Kırım ve Rusya’ya yönelik politikalarını Gediz Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi ve AB Güvenliği konusunda uzman Yrd. Doç. Dr. Gaye GÜNGÖR, TÜRKSAM için değerlendirdi:

 

“6 Mart 2014 Perşembe günü Avrupa Birliği (AB üye devletlerin devlet ve/veya hükümet başkanları Ukrayna’da yaşanan gelişmeleri değerlendirmek üzere olağanüstü toplandı.  AB zirvesinden Ukrayna’ya koşulsuz tam destek ve Rusya’ya yaptırımlar çıktı. Avrupa, Rusya’nın Ukrayna’nın bağımsızlığını, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü tanımayarak uluslararası hukuku ihlal etmesinin bedelini Rusya’ya ödetmeye kararlı.  Olağanüstü toplantı öncesi farklı sesler yükselirken, Avrupalılar zirvede ortak bir sonuç bildirisi üzerinde anlaştı. Buna gore Rusya ile devam etmekte olan ikili vize muafiyeti ve enerji alanındaki anlaşmaların askıya alınması ile Ukrayna’nın Rus yanlısı devrik lideri Viktor Yanukoviç’in AB’deki malvarlığının dondurulması kararlaştırıldı.

 

Avrupalı liderler Kırım’ın bölgesel parlamentosunun Rusya'ya katılım konusunda yaptığı referandumdan çıkan evet kararının yasa dışı olduğunu belirterek bu kararı kınadı. Bütün bu gelişmelerin Avrupa Birliği’ne yansımaları nasıl olur? İlk önce, AB’nin Rusya konusunda tek bir sesle ortak hareket edebilmesini ortak dış politika oluşturabilmesi konusunda bir başarı olarak nitelendirmeliyiz. AB’nin Rusya’ya verdiği mesaj nettir fakat öngörülen yaptırımların etkisi Rusya için olduğu kadar Avrupa için de olumsuz olacaktır. Konuyu enerji güvenliği açısından değerlendirdiğimiz takdirde, Avrupa’nın doğalgaz konusunda Rusya’ya bağımlılığını düşünmemiz gerekir. Ukrayna üzerinden Avrupa’ya aktarılan Rus doğalgazı, Avrupa’nın doğalgaz ihtiyacının dörtte birini karşılamaktadır. Öte yandan, Rusya’nın da Avrupa pazarına ihtiyacı vardır. Sorunun diplomatik yollarla çözülememesi Avrupa Rusya ilişkilerinin kesilmesi noktasına gelecek ve Avrupa’yı enerji ihtiyacını karşılamak için alternatife enerji kaynakları ve yolları aramaya itecektir. Böyle bir durumda, Azeri doğalgazını Avrupa’ya aktaracak Türkiye’nin jeopolitik konumu artacaktır” olarak değerlendirdi.