Bir “24 Nisan” tarihinde daha asılsız soykırım iddiaları ile ilgili tartışmalar başlamış ve Ermeni diasporasının uluslararası alanda etkinliklerini hızlandırmaya başladığı tekrar görülmüştür. Dolayısıyla, genel hatlarıyla her yıl tekrarlanan klasikleşmiş bir sürecin tekrar yaşandığı fark edilmiş; Ermenilerin sözde soykırımın 100. yıldönümü olarak anacakları 2015 yılına konsantre olarak çalışmalarını sürdürdükleri görülmüştür. 1915 yılındaki tehcirin, tarihsel alanda çözülmesi çerçevesinde ilerleyen Türkiye’nin politikasının karşısında Ermenilerin siyasi bağlamda kullandıkları asılsız soykırım iddiaları, iki ülke arasındaki sınırın kapatılmasının ana faktörü olan Dağlık Karabağ bölgesinin Ermenistan işgali altında bulunması söz konusu süreci çıkmaza sokmuş durumdadır. Fransa’da sözde soykırımın olmadığının ifade edilmesinin cezalandırılmasına ilişkin yasa tasarısının Fransız Parlamentosu tarafından kabul edilmesinden Fransa Anayasa Konseyi’nin yasayı iptaline kadar geçen süreçte 2012 yılında gündeme oturan sözde soykırım tartışmaları 24 Nisan tarihinin yaklaşmasıyla beraber “Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve diğer ülke parlamentolarında ne olacak?” sorusuna davetiye çıkartmıştır.

 

2012 yılındaki 24 Nisan sürecine yaklaşıldığında bu yıl ABD’de 1915 yılında yaşananların “soykırım” olarak tanınmayacağı yönündeki tahminler doğru çıkmıştır. ABD Başkanı Barack Hussein Obama, yaptığı açıklamada geçen yıla benzer şekilde “Meds Yeghern” yani “Büyük Felaket” ifadelerini kullanmıştır. Burada önemli olan nokta ise, Türkiye genelinde tek kelime üzerinden yapılan değerlendirmelerden farklı olarak açıklamanın daha geniş bir perspektifle analiz edilmesi gerektiğidir. Obama’nın yazılı açıklaması okunduğunda “Bu önemli anma gününde, Meds Yeghern’in (Büyük Felaket) karanlığını hatırlama ve Ermeni halkına daha parlak bir gelecek sunulmasına bağlılık göstermede tüm Ermenilerle yan yana duruyoruz.”[1] sözleri görülecektir. Buradan hareketle, bu yıl geçtiğimiz yıllara göre daha tartışmasız bir sürecin geçmesi, ABD’deki tartışmaların söndüğü anlamına gelmemelidir. Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada da “bu sene de Ermeni görüşlerini yansıtan mesnetsiz bir yaklaşım ortaya koymuştur”[2] ifadeleriyle tepki gösterilmiştir. Bu yılın Mart ayı içerisinde Ermeni lobisinin güçlü destekçilerinden Demokrat Parti New Jersey Senatörü Robert Menendez ve Cumhuriyetçi Parti Illinois Senatörü Mark Kirk tarafından sunulan 399 sayılı tasarıda, ABD yönetimine 1915 olaylarını "soykırım" olarak tanıması çağrısında bulunulmuştur.[3]

 

Fransa’da da Sarkozy’nin gitmesiyle sözde Ermeni soykırımına yönelik asılsız iddiaların hiçbir şekilde karşımıza çıkmayacağını düşünmek yine manzaranın belli bir kısmını görmekle eş anlamlıdır. Sadece Fransa’da değil, Avrupa genelinde Ermeni diasporası tarafından yapılan çalışmalar söz konusudur. Örneğin, Slovakya Yüksek Mahkemesi Başkanı Stefan Harabin’in “Slovakya’da Ermeni soykırımını inkar eden biri 5 yıl hapse mahkum edilecektir” şeklindeki açıklaması Türkiye ve Slovakya arasında bir diplomatik krize neden olmuştur.[4]

 

Bunların dışında, Ermenistan’ın içerisinde Türkiye karşıtı eylemlerin de 2009 yılının Ekim ayında İsviçre’nin Zürih kentinde Türkiye ile Ermenistan arasında imzalanan protokollerin ve Bursa’daki futbol diplomasisinin getirdiği suni yumuşama atmosferinin aksine devam ettiği de görülmektedir. Ermenistan'ın başkenti Erivan'da 24 Nisan 2012 tarihinde gece yarısından sonra yapılan sözde soykırımı anma törenlerinde Türk bayrağı yakılmıştır.[5]

 

Citizens United Kararı ve Ermeni Diasporası

 

24 Nisan günü hakkında uluslararası alandaki tepkileri değerlendirirken özellikle de ABD incelenirken unutulmaması gereken bir diğer nokta da ülkelerin iç dinamiklerine ve seçim süreçlerine ek olarak küresel gelişmelerdir.

 

Bilindiği gibi, seçim süreçlerini yaşayan ülkeler genel olarak iç politikaya çekilmektedir. ABD’deki “Citizens United” ismiyle bilinen karar, büyük şirketlerin ve çıkar gruplarının, siyasi amaçlarla seçim kampanyalarına yatırım yapmasını mümkün kılmıştır.[6] Hukuki çerçeveye alınan bu düzenleme ile Ermeni lobi gruplarının da direk olarak faaliyet göstermesinin önü açılmış ve 2015 yılına yaklaşılırken ABD seçimlerinde çıkar grupların etkisini bir üst noktaya getirmiştir.

 

“Sözde Bahar” ve “Sözde Soykırım”

 

Suriye’de Arap saçına dönen Arap Baharı çerçevesinde birçok konuda inisiyatif almak isteyen Türkiye’nin dış politikasında en fazla sorun yaşadığı alanlardan biri olan sözde soykırım söylemleri de bu alanda birbiriyle ilişkili olduğu söylenebilir.

 

ABD gibi Orta Doğu ve Avrasya’da hegemonyasını pekiştirmek isteyen ve Arap Baharı süresince kendisiyle samimi ilişkileri olabilecek rejimleri yaratmak için protestocuların arkasında olduğu net olan bir devlet, kritik gelişmelerin yaşandığı bölgedeki müttefiki Türkiye ile ilişkilerini günümüzde gerginleştirmek istememektedir. Böylece, seçim propagandası süresince sözde Ermeni soykırımının ABD tarafından tanınacağına yönelik sözlerini tutmayan Obama, ABD’deki bazı Ermeni kısımlar tarafından eleştirilir bir noktaya gelmiştir. Beyaz Saray önünde Ermeni Gençlik Federasyonu Ani Bölümü isimli grubun Büyük Washington Ermeni Soykırımını Anma Komitesi’ne bağlı Amerikalı Ermenilerinden oluşan gruplarla birlikte gerçekleştirdikleri gösteride Obama’yı “Sayın Başkan, sırtını dönme. Ermeni Soykırımını tanı!”[7] pankartıyla eleştirmişlerdir.

 

Ermenistan’ın Soğuk Savaş sonrası dış politika anlayışı incelendiği zaman üzerinde Rusya’nın ciddi bir etkisi olduğu gözlenmiştir; diğer yandan Suriye konusunda kilit ülkelerden birisi olan İran ile Ermenistan arasındaki ilişkiler de hesaba katıldığında Ermenistan devleti Suriye konusunda Rusya-Çin-İran bloğu içerisinde yer almaya yakındır. Hatta California’da bulunan Chapman Üniversitesi’nden James J. Coyle’a göre İran, yaşanacak bir çatışmada Ermenistan’ın çatışmaya dahil olmasını isteyebilecektir.[8] Böyle bir durum oluşsa bile Ermenistan’ın gerek stratejik gerekse askeri imkanları göz önüne alındığı zaman etkisinin son derece sınırlı olduğu görülmektedir. Erivan’da ekonomik zorluklar nedeniyle halkın ayaklandığı bir süre için görülmüş; fakat bu durum Avrupa’da başlayan ayaklanmalar gibi ekonomi ekseninde gelişmiş, kısa sürede geçiştirilmiştir. İslami rejimlerin revize edilmesinin tasarlandığı Arap Baharı’nın Ermenistan’da görülme olasılığı ise düşük bir ihtimaldir.

 

Bölgede, NATO üyesi olan Türkiye’nin Batı ile birlikte hareket ettiği ve hatta Suriye konusunda da Türkiye Batı’nın önemli üslerinden biri olarak politikalarını yürütmektedir. Özellikle, Malatya Kürecik’te kurulacak olan Füze Kalkanı ile Türkiye, uzun süreli politikalarda kimin yanında olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Diğer yandan, Batı tarafından izole edilmiş İran ve Türkiye ile Azerbaycan tarafından izole edilmiş Ermenistan kısırdöngüleri kırmak için ortak hedefi paylaşmaktadır.[9] İran’ın Ermenistan’a bir müttefik olarak ihtiyacı olmadığı açıktır. Bu ilişki, ekonomi ve enerji konularında bir kolaylaştırıcı yol olmaktadır. Ermenistan ise İran’a hayatın her alanında hissedilen Rusya etkisine alternatif olarak ihtiyaç duymaktadır.[10]

 

Ermenistan ve Türkiye’nin bölgede bağlı olduğu ittifaklar düzeyinde ayrı bloklarda yer almaktadır. Asıl sorunun ise Ermenistan’ın Türkiye’ye birçok farklı noktada da diaspora aracılığıyla baskıdan kaynaklandığı görülmektedir. Dolayısıyla, Ermenistan’a tek bir parça olarak bakmak yerine hem diaspora hem de devlet olarak değerlendirmek yani bir diğer deyişle Ermeni politikalarını “2D” (devlet ve diaspora) olarak ayrı ayrı okumak gerekmektedir. Orta Doğu’da gelişmeler ekseninde ve Türk – Amerikan ilişkileri içerisinde sözde soykırım iddialarının kullanılmasına yeni bir durum değildir. Ermeni lobisi, yoğun bir şekilde gerek Birinci ABD – Irak Savaşı gerekse İkinci ABD – Irak Savaşı sırasında Ankara – Washington pazarlığında, Ankara’nın lehine sonuçlanabilecek anlaşmayı bozma gayreti içerisine girmiştir.[11]

 

Değerlendirme

 

Erivan’da ve Beyrut’ta yakılan Türk bayrağı, Gürcistan Parlamentosu’nda sözde soykırım iddiaları yüzünden çıkan kavga, ABD’de büyük bir üne sahip Ermeni asıllı manken Kim Kardashian’ın Twitter’daki sözde soykırıma ilgili olarak yayınladığı “#NeverForget” (Asla Unutma) mesajı, Fransa’da seçimlerin iki güçlü adayı Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve Sosyalist Parti Lideri Francois Hollande’ın yaptıkları konuşmada anayasa mahkemesinin reddettiği “inkar yasası”nı yeniden gündeme getirme sözü vermesi[12] gibi konuların konuşulduğu ve Obama’nın 1915’te yaşananları “Büyük Felaket” olarak değerlendirdiği bir 24 Nisan sürecini daha geride bırakmış bulunmaktayız.

 

Bu olaylara ek olarak, Ermeni diasporasının 2015’e yaklaştıkça yöntemlerini çeşitlendireceğinin ileriki süreç için altı çizilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, California Meclis Üyesi Ermeni asıllı Katcho Achadjian’ın, Türkiye’de dini özgürlüklere saygı duyulması ve kiliselerin mülkiyet haklarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini savunan bir tasarıyı meclise sunduğu bildirilmiştir.[13] Buradan hareketle, artık Ermeni diasporasının dini etmenleri de Türkiye’yi köşeye sıkıştırmak için daha sık kullanacağı söylenebilir.

 

Bunların yanı sıra, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılış tarihi olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının coşkusunun 24 Nisan günü hangi parlamentoda ne gibi gelişmelerin yaşanacağına ilişkin kuşkuya bırakmaması için yeni çalışmaların başladığı sevindiricidir.

 

Kolombiya’nın 24 Nisan sürecinde 26 Şubat 1992 tarihinde Hocalı’da yaşananları soykırım kabul etmesi kayda değer bir gelişme olarak karşımıza çıkmaktadır. Diğer yandan bir Güney Amerika ülkesi olan Kolombiya'ya kadar yayılması tüm dünyaya duyurulması Hocalı’da ve Azerbaycan’ın çeşitli bölgelerinde meydana gelen insanlık dışı olayların dile getirmesi için umut verici olmakla birlikte Ermenistan diasporasının çalışmalarının karşısında artık Azerbaycan diasporasının gittikçe geliştiğinin sinyallerini vermektedir. Öte taraftan, yurtdışında yaşayan Türklerin de artık bilinçlenmeye başladığı görülmektedir. Sözde soykırımla ilgili olarak ABD’nin başkenti Washington’daki Türk öğrenciler, Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği’ne gelerek eylem yapacak Ermenilerin büyükelçilik önündeki kaldırımı “işgal etmelerini” önlemek için, bir gece öncesinden nöbet tutmuştur.[14] Diğer Türk cumhuriyetlerine mensup öğrencilerin de alana gelmesi, hem asılsız soykırım iddialarına hem de Hocalı Soykırımına ilişkin çalışmaların diğer Türk cumhuriyetlerinde aktif şekilde yürütülmesi konusunda da olumlu ipuçları olarak karşımıza çıkmaktadır. Böylesine küçük taktiksel bir adımla, dünya basınında sayfalarca yer alacak bir eylemin önüne geçilmiştir. Bu yaşananlar çerçevesinde, özellikle önümüzdeki 3 yıllık süreçte Türkiye’nin, yurtdışındaki varlığını daha aktif olarak kullanması gerekmesi ve bu doğrultuda çalışmaların başlatılması gereği bir kez daha karşımıza çıkmıştır.

 

Dipnotlar

 

[1] 'Soykırım' Demedi Ama…, http://dunya.milliyet.com.tr/-soykirim-demedi-ama-/dunya/dunyadetay/24.04.2012/1532185/default.htm, Erişim Tarihi: 24 Nisan 2012.

[2] No: 116, 24 Nisan 2012, ABD Başkanı Obama Tarafından 24 Nisan Vesilesiyle Yapılan Beyan Hk, http://www.mfa.gov.tr/no_-116_-24-nisan-2012_-abd-baskani-obama-tarafindan-24-nisan-vesilesiyle-yapilan-beyan-hk_.tr.mfa, Erişim Tarihi: 25 Nisan 2012.

[3] Ermeni Tasarısı ABD Senatosu'nda, http://dunya.milliyet.com.tr/ermeni-tasarisi-abd-senatosu-nda/dunya/dunyadetay/21.03.2012/1518099/default.htm, Erişim Tarihi: 24 Nisan 2012.

[4] Crisis In Turkey-Slovakia Relations Over Armenian Genocide Denial Law, http://massispost.com/2012/04/09/crisis-in-turkey-slovakia-relations-over-armenian-genocide-denial-law/, Erişim Tarihi: 24 Nisan 2012.

[5] “Erivan'da Türk Bayrağını Yaktılar”, http://www.sabah.com.tr/Dunya/2012/04/24/erivanda-turk-bayragini-yaktilar, Erişim Tarihi: 24 Nisan 2012.

[6] Afşin Yurdakul, Parayı Veren Seçimi Alır, Newsweek Türkiye, Sayı: 106, S. 48.

[7] “Armenian Americans Hold White House Protest Urging President Obama To Recognize Armenian Genocide”, http://armenpress.am/eng/news/689097/armenian-americans-hold-white-house-protest-urging-president-obama-to-recognize-armenian-genocide.html, Erişim Tarihi: 24 Nisan 2012.

[8] 'Iran May Call Its Ally Armenia To Get İnvolved In The Conflict'; http://www.news.az/articles/politics/58463, Erişim Tarihi: 24 Nisan 2012.

[9] Zeynep Kaya, Iran and Armenia: a Symbiotic Relationship,Review of Armenian Studies, Sayı: 24, S. 168.

[10] A.g.e

[11] Şenol Kantarcı, ABD – Irak Savaşları Sırasında Türk – Amerikan İlişkileri ve ABD Kongresi’nde Türkiye’ye Yönelik Ermeni Lobi Faaliyetleri, Ermeni Çalışmaları, Sayı: 9, S. 90.

[12] Sarkozy ve Hollande 'Soykırım'da Birleşti, http://www.ntvmsnbc.com/id/25343097/, Erişim Tarihi: 25 Nisan 2012.

[13] California’daki Ermeni Diasporasından Türkiye Aleyhine Yeni Tasarı, http://www.turkishny.com/special-news/56-special-news/85683-californiada-diasporadan-yeni-tasari, Erişim Tarihi: 24 Nisan 2012.

[14] Azerbaycan ve Türkiye Türklerinden Ortak "24 Nisan" Nöbeti, http://cp.1news.com.tr/azerbaycan/siyaset/20120424122400398.html, Erişim Tarihi: 25 Nisan 2015.