6 – 8 Haziran 2005 tarihleri arasında Türkiye’ye resmi ziyarette bulunacak olan Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Andreyeviç Yuşenko, Avrasya Bir Vakfı, Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi'nin (ASAM) düzenlediği konferansa katılarak bir konuşma yapacaktır. Yuşenko'nun 7 Haziran 2005 tarihinde Ankara Hilton Oteli’nde yapılacak konferansta Türkiye’nin bilimsel, siyasi, ekonomik ve askeri elitlerinin hazır bulunduğu seçkin bir kesime hitap etmesi planlanmaktadır.

 

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in resmi davetlisi olarak 6 Haziran 2005 akşamı  Türkiye'ye gelecek olan Yuşenko, ABD’ye gidecek olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile de bir görüşme yapacaktır.

 

Ukrayna Devlet Başkanı'nın ziyareti sırasında toplam 6 anlaşmaya imza atılması beklenmektedir. Anlaşmalar enerji, demiryolu ulaşımı, bilim ve teknoloji gibi alanların yanı sıra, suça karşı işbirliğini de öngörmektedir. Ukrayna ile nükleer tesislerin güvenliği için de bir anlaşma da imzalanması beklenmektedir. Enerji anlaşması, elektrik enerjisi üretimi, transferi ve dağıtımı, enerji santralleri yapımı, bilimsel araştırma ve inşaat, personel eğitimi, doğalgaz transit hatları ve depolama olanakları alanlarını kapsamaktadır. İki ülke arasında zaman zaman sorun teşkil eden, Türk ve Ukraynalı balıkçılar arasında yaşanan kalkan balığı sorunu görüşmeler sırasında ele alınacaktır.

 

Türkiye'nin 2003'te 'ilişkilerde öncelikli ülke' statüsünü verdiği Ukrayna'ya, bölgedeki istikrarın korunması adına Rusya ile “köprüleri atmaması” yönünde telkinlerde bulunması da diplomatik kaynaklardan sızan bilgiler arasındadır.

 

Zaman zaman “üçüncü” tarafların bazı provokasyonları olsa da, iki ülke arasında siyasi alanda ciddi bir sorun bulunmamaktadır. Ekonomik ilişkilerde ise hızla gelişen dinamiğe rağmen Türkiye aleyhine ciddi bir dış ticaret açığı sözkonusudur.  Türkiye, Ukrayna’nın beşinci büyük ticaret ortağıdır. İki ülke arasındaki dış ticaret hacmi, 3,31 milyar Dolar civarındadır. 2004 yılı itibariyle Türkiye’nin Ukrayna’dan gerçekleştirdiği 2,467 milyar Dolarlık ithalata karşın bu ülkeye ihracatımız sadece 564 milyon Dolar olarak gerçekleşmiş ve dış ticarette Ukrayna lehine 1,903 milyar Dolarlık bir açık söz konusu olmuştur. Her ne kadar bu büyük fark Türkiye’nin hurda demir ithalatından kaynaklanıyor olsa da, görüşmelerde dış ticaret açığının azaltılmasına yönelik tedbirlerin de ele alınması beklenmektedir.

 

Yukarıda bahsedilen “üçüncü” tarafların provokasyonuna en önemli örnek, Kırım Özerk Cumhuriyeti Parlamentosu’nun “sözde ermeni soykırımını tanıma kararı” olmuştur. Kırım Tatar Türkleri’nin özerk cumhuriyette giderek güçlenmesi ve daha fazla haklar talep etmesi üzerine yönetimle yaşadıkları sorunlar, özerk cumhuriyet yönetiminin tepki vermesine sebep olmuştur. Her ne kadar Parlamento Başkanı’nın bu kararı imzalamamak için direndiği ileri sürülse de, hadiselerin bu seviyeye getirilmesi bile önemlidir.

 

Stalin’in anavatanlarından sürgün ettiği Kırım Tatar Türklerinin bugün yaklaşık 265 bini kendi anavatanı Kırım Özerk Cumhuriyeti’ne dönmesine rağmen oldukça zor şartlar altında yaşamaktadır. Kırım Tatar Türkleri, Turuncu Devrim'de büyük destek verdikleri Yuşenko’dan bazı haklar talep etmektedir. Bilindiği gibi Kırım Tatar Türkleri, Rusça konuşan ve Rus etnik kökene mensup Ukrayna vatandaşlarının nüfusun çoğunluğunu oluşturduğu ve siyasi etkide bulunduğu Kırım Özerk Cumhuriyeti’nin Ukrayna’ya bağlı  kalması konusunda anahtar rol oynamaktadır. Son günlerde özerk cumhuriyette oldukça zor şartlar altında yaşayan ve büyük çoğunluğu evsiz olan Kırım Tatar Türklerinin ev yapmak amacıyla Kırım’da arazi talep etmeleri, özerk cumhuriyet yönetimi ile aralarında bazı sorunların yaşanmasına sebep olmuştur. Devlet Başkanı’nın Türkiye ziyaretine Kırım Tatar Meclis Başkanı Mustafa Cemil Kırımlı’nın da katılması ve Kırım sorununun masaya yatırılması beklenmektedir.