Türkiye’de Twitter ve Youtube gibi sosyal medya sitelerine erişimin engellenmesi sebebiyle büyük tartışmalara yol açtı, değişik kesimler bu yasaklara farklı tepkiler verdi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) mensupları, bu sosyal medya sitelerinin ulusal güvenliğe tehdit olduğunu belirtirken muhalefet partileri ise ifade özgürlüğünün kısıtlandığını söyledi.

 

Twitter’a giriş yasağı Türkiye’de geçtiğimiz günlerde kalktı, ama Twitter Türkiye’de iki hesaba erişimi engelledi. Bunun yanında, 15 günlük Twitter’a erişim yasağının ardından geçtiğimiz günlerde Twitter yöneticileri Türkiye’ye gelerek üst düzey birçok yetkiliyle görüşmeler gerçekleştirdi.

 

Twitter heyetinin Türkiye ziyaretinde, sitenin yetkilileriyle bir araya gelen İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Erkan Saka, sosyal medya sitelerine getirilen yasakları TÜRKSAM için değerlendirdi. Erkan Saka, “Twitter ve Youtube yasağı yarardan çok zarar getirecek” görüşünde. Saka, sosyal medyaya getirilen kısıtlamalar hakkındaki görüşleri şöyle;

 

“Twitter ve Youtube gibi dev sosyal medya sitelerini engellemek öyle ya da böyle bir demokrasi geleneği olan Türkiye için kabul edilmesi güç bir durumdur. Bu konuda yasağı savunan argümanlar ne olursa olsun, bu iki siteyi yasaklamış ülkelerin listesine bakıldığında bu güç durum daha da iyi anlaşılacaktır.

 

Ne yazık ki, burada asıl sorun görece şeffaf bir yapıya sahip olan internetle ilgili olarak alınan kararlardaki kapalılıktır. Twitter’ın yasaklanmasıyla ilgili nedenlere bakıldığında, otoritelerin bu konuda sürekli fikir değiştirdiği görülmektedir. Konu kişisel hakların korunması mıdır, yoksa vergi meselesi midir, yoksa başka bir neden mi vardır, ne yazık ki bu konuda kamuoyu bilgilenememektedir. Twitter ekibiyle yapılan toplantıya katıldığımda şahit olduğum nokta Twitter yetkililerin bu konuda düştüğü şaşkınlıktır.

 

Öncelikle yasaklamaya giden süreç şeffaf olmalıdır. Sonra da yasaklama dışında seçeneklerin olup olamayacağına bakılmalıdır. Bu bağlamda altı doldurulmamış milliyetçi argümanlar haklıyken haksız duruma da düşürebilir yasağı savunan otoriterleri.

 

Görebildiğim kadarıyla, Twitter Türkiye mahkemelerinin kararlarını dinlemem şeklinde bir açıklama yapmamıştır. 2-3 yıldır dünya genelinde yaptığı bir uygulamayla ülkeye göre “buzlama” yapmaktadır. Şirketin kendi bünyesinde yerel mahkemelere uyma prensibi böyledir. Aynı şekilde özellikle kişisel hakların savunulması noktası büyük sosyal medya şirketleri gayet hassastır ve mahkeme kararı olmadan da kendi içindeki şikayet mekanizmasıyla bunu da çözmektedir. Böyle bir çözüm olmamış, üstüne de mahkeme kararı dinlenmemişse topyekün bir yasaktan bahsedilebilir ama ne yazık ki böyle bir durum olmamıştır.

 

Twitter ekibinin Türkiye’den ayrılmasından sonra buzlanan iki hesabın da politik olduğu düşünüldüğünde meselenin başka boyutları olduğu görülebilir.

 

Çok sözü edilen vergi meselesinde de adı geçen sosyal medya şirketleri Türkiye’de temsilcilerle çalışmaktadır ve bunlar da vergilerini ödemektedir.

 

Yasağı savunan argümanlar ve bunlara karşı açıklamalar daha da uzayabilir. Ama önemli olan belki de enerjiyi bambaşka bir alana kaydırmak ve engellemelerle değil de teşviklerle Türkiye’de yükselen dijital sektörleri güçlendirmektir. Bu teşvik süreci ki, yalnızca ekonomik anlamda değil sosyal psikolojik anlamda da belki de dünya çapında iş yapabilecek girişimleri doğuracaktır. Bu süreçte yine yasaklamalar yerine sosyal medya okuryazarlığını artırarak kullanıcıların bilinçli kullanımı sağlanmalıdır. Yasak yerine pro-aktif bir yaklaşım toplumsal kalkınmaya hizmet edecektir.”