Türkiye'de ve dünyada göç, göçmen ve sığınmacılar konusunda gündemde öne çıkan başlıklar…

 

BM Açıkladı: 46 Kaçak Göçmen Yemen Açıklarında Boğuldu

Birleşmiş Milletler Göçmenlik Ajansı aralarında 9 kadının bulunduğu 46 göçmenin Aden Denizi'nde boğulduğunu açıkladı. Boğulan 46 göçmenden 16'sının bedenlerinin kayıp olduğu bildirildi. Afrikalı göçmenlerin Yemen'e ve iş bulma amaçlı petrol zengini Arap devletlerine ulaşmaya çalıştıkları biliniyor. Somali'nin Bossaso limanından yüzle yakın mültecinin insan kaçakçılarına ait bot ile ayrıldığı bilgisi paylaşıldı. Kaçak göçmenlerin çoğunun Etiyopyalı olduğu aktarıldı. Kurtulan göçmenlerin ifadelerine göre, can yeleği olmayan göçmenlerin çoğu yüksek dalgaların gelmesi üzerine panikleyerek boğuldu. Yetkililer her ay sayıları 7 bini bulan göçmenin bu tehlikeli yolculuğa giriştiğini açıkladı. Geçen bu şekilde 100 bin kişinin ayrıldığı tahmin ediliyor.

(Haber Türk, 7 Haziran 2018)

 

Lübnan’dan BM’ye Çağrı: Suriyeliler Güvenli Yerlere Gitsin

Lübnan Dışişleri Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne (UNHCR) Suriyeli mülteciler konusunda yaklaşımını değiştirme ve mültecilerin Suriye’deki güvenli bölgelere geri dönüşlerini başlatmak için çağrıda bulundu. Çağrı, Dışişleri Bakanlığı’ndaki Siyasi ve Konsolosluk İşleri Müdürü Büyükelçi Ğadi el-Huri tarafından UNHCR Lübnan Temsilci Miri Gerard ve ekibine teslim edilen bir mektup aracılığıyla yapıldı. Mektupta, Lübnan’daki Suriyeli mülteci krizine dair UNHCR’nin yürüttüğü politikaya karşı Lübnan’ın çekincelerine de yer verildi.

Suriyelilerin Güvenli Bölgelere Gönderilmesi Çağrısı

Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan bir bildiride ise, “Büyükelçi el-Huri, Lübnan’daki Suriyeli mülteci meselesine yaklaşımlarını değiştirmesi hususunda Dışişleri ve Göçmenler Bakanı Cibran Basil’in talimatıyla UNHCR’ye bir mektup teslim etti. Mültecilerin Suriye’deki birçok alanda durumlarının iyileştirilmesi ve yerlerinden edilen Suriyelilerin güvenli ve onurlu bir şekilde geri dönmelerine izin verilmesi talep edildi” ifadelerine yer verildi.

Bakanlıktan BM’ye Talep

Mektupta ayrıca, bakanlığın, mültecilerin Suriye’deki güvenli bölgelere geri dönüşünü sağlamak için atılacak adımları ortaya koyacak bir plan hazırlamasını talep ettiği ifade edildi.

Öte yandan UNHCR Lübnan Temsilci Gerard, kuruluşun çalışmalarının sadece insani zorluklarla sınırlı olduğunu, mültecilerin geri dönüş şartlarının kuruluşun vizyonuyla örtüşmesi halinde insani açıdan uygun koşulları sağlamak için Suriye tarafıyla müzakere yönlerinin gözden geçirileceğini vurguladı.

“Lübnan’dan Çıkışlar Fiilen Başladı”

Büyükelçi el-Huri ise mültecilerin geri dönüşlerinin fiilen başlamış olduğunu belirtirken, gönüllü olarak ve onurlu bir şekilde Şeba’dan Beyt el-Jin’e giden ilk Suriyeli mülteci gruba dikkati çekti. Yetkili, UNHCR’ye göç konusuna ilişkin bu yeni aşamaya ayak uydurma çağrısı yaptı. Ekonomik ve sosyal açıdan Lübnan’a yüklenmiş büyük sığınma yüküne atıfta bulunan el-Huri, mültecilerin geri dönüşünün örgütlenmesine ilişkin bazı tehditlerin oluştuğunu vurguladı.

(Şarku'l Avsat Türkçe, 7 Haziran 2018)

 

Rasmussen: Avrupa’nın Ortak Bir Sığınmacı Kampına İhtiyacı Var

Danimarka Başbakanı Lars Lokke Rasmussen, iltica talepleri reddedilen sığınmacılar için, AB üyesi olmayan bir Avrupa ülkesinde özel kamp kurulması konusunu diğer Avrupalı liderlerle görüşmekte olduğunu söyledi. Rasmussen Anayasa Günü nedeniyle yaptığı konuşmada, "Ben iyimserim; Avrupalı liderlerle görüşmelerime ve resmi düzeyde devam eden diyaloga dayanarak, beklentim bu yıl içinde ilk adımı atabileceğimiz yönünde. Bu ülke, göçmenlerin ve insan kaçakçılarının tercih etmedikleri bir ülke olmalı" dedi.  Rasmussen, sığınmacı sayısının son dokuz yılın en düşük rakamlarında olmasına rağmen, mevcut sistemin sağlıklı işlemediğini söyledi ve çeşitli uygulamalar, ekonomik ve yasal konuların çözilemediğini ekledi. Rasmussen, bu yeni girişimle, sığınmacıların, iltica talepleri reddedildiğinde hemen sınırdışı edileceklerini bilmelerinin, sığınmacıların cesaretini kırılacağını söyledi.

Daha önce benzer bir teklif Sosyal Demokratlar Partisi’nden gelmiş ve sığınma başvurusu yapmayan sığınmacıların bir kabul merkezine gönderilmelerini teklif etmişti. Bu teklif eleştirilerle karşılansa da Entegrasyon Bakanı Inger Støjberg, Danimarka’nın 15 Avrupa ülkesiyle, yeni bir kabul merkezi üzerinde görüşmelere başladığını duyurdu. 5.7 milyonluk bir nüfusa sahip olan Danimarka 2015 yılında 21 bin sığınmacıyı kabul etmişti.

(Hürriyet, 6 Haziran 2018)

 

Bosna Hersek Sığınmacılara Karşı Sınır Denetimini Güçlendirecek

Bosna Hersek sığınmacılara karşı sınır denetimini güçlendirecek – Bosna Hersek'e geçen hafta sonu yasa dışı yollardan 350 sığınmacının girmesi üzerine, mevcut sınır polisi birliklerine takviye yapılması kararı alındı. Batı Balkan rotasının kapatılmasının ardından alternatif güzergah arayan sığınmacıların son dönemde en yoğun görüldüğü ülkelerden Bosna Hersek, yasa dışı sığınmacı geçişlerini engellemek için sınırlarındaki denetimi artıracak. Bosna Hersek Güvenlik Bakanı Dragan Mektic, düzenlediği basın toplantısında, artan sığınmacı akınına tedbir amacıyla mevcut sınır polisi birliklerine takviye yapılması kararı aldıklarını açıkladı. Mektic, ülkeye yasa dışı yollardan giren sığınmacı sayısında son bir hafta içinde ciddi bir artış kaydedildiğine işaret ederek, bu nedenle mevcut sınır polisi birliklerine destek amacıyla 75 kişilik takviye yapılacağını söyledi. Bosna Hersek'e yılbaşından beri 5 bin 664 sığınmacının girdiğini aktaran Mektic, "Bunların 5 bin 65'i sığınma talebinde bulunma niyetinde olduğunu belirtirken, 437 kişi ise resmen sığınma talebinde bulundu. Bu zamana kadar hiçbir sığınmacının talebi onaylanmadı." diye konuştu. Mektic, sadece geçen hafta sonu ülkeye 350 sığınmacının yeni bir yasa dışı hat üzerinden girdiğini belirterek, sığınmacı akınına karşı mücadele noktasında sınır polisi ve diğer ilgili makamlarla koordineli olarak yürüttükleri çalışmaların sürdüğünü anlattı. Güvenlik Bakanı Mektic, ülkedeki iki entiteden biri olan Sırp Cumhuriyeti'nde (RS) mevcut sınır polisine 60, Brcko Özerk Bölgesi'nde de 15 kişilik takviye yapılacağını ifade etti. Batı Balkan rotası olarak da bilinen Yunanistan-Makedonya-Sırbistan-Hırvatistan hattının 9 Mart 2016 tarihinde kapatılmasının ardından yasa dışı yollardan Batı Avrupa ülkelerine ilerlemenin yollarını arayan sığınmacılar, son dönemde Bosna Hersek'e yönelmişti. Bosna Hersek'te "kalıcı" olmayan sığınmacılar, buradan Avrupa Birliği (AB) üyesi Hırvatistan'a yasa dışı geçerek yollarına devam etmeyi hedefliyor. Bosna Hersek'te halen bin 800 civarında sığınmacı olduğu tahmin ediliyor. Batı Balkan rotasının kapatılmasının ardından alternatif güzergah arayan sığınmacıların son dönemde en yoğun görüldüğü ülkelerden Bosna Hersek, yasa dışı sığınmacı geçişlerini engellemek için sınırlarındaki denetimi artıracak. Bosna Hersek Güvenlik Bakanı Dragan Mektic (fotoğrafta) konu hakkında basın toplantısı düzenledi.

(Star, 6 Haziran 2018)

 

İspanya'ya Girmeye Çalışan 400 Mülteci Durduruldu

İspanya’nın Ceuta şehrine kaçak yollardan girmeye çalışan 400 Afrikalı göçmen engellendi. İspanya’nın Fas sınırında bulunan Ceuta şehrine girmek isteyen mülteciler, çoğu zaman riskli yöntemlere başvuruyor. Fas üzerinden kaçak yöntemlerle İspanya’ya ulaşmaya çalışan 400 mülteci, aynı anda hareket ederek iki ülke arasında bulunan çit duvarları geçmeye çalıştı. Fas ve İspanyol jandarmalarının müdahale ettiği mülteciler engellendi. İki ülkenin sınırını çizen 6 metre yükseklikteki çitten düşen 2 mülteci yaralandı. Yalnızca 6 mülteci İspanya topraklarına adım atabildi. Mülteciler sıklıkla İspanya’nın Kuzey Afrika’daki Ceuta ve Melilla şehirlerine girmeye teşebbüs ediyor. Göçmenler genelde telleri keserek veya üzerinden atlayarak sınırın öbür tarafına ulaşmaya çalışıyor. Bazı mülteciler ise hayatlarını tehlikeye atarak İspanya’ya yüzüyorlar.

(Posta,  6 Haziran 2018)

 

Guterres'ten Myanmar Hükümetine Arakan Çağrısı

BM Genel Sekreteri Guterres, "Myanmar hükümetine Arakanlı mültecilerin gönüllü, güvenli ve onurlu bir şekilde evlerine dönmeleri için imzalanan anlaşmanın uygulanması için kararlı adımlar atması çağrısı yapıyor." dedi. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, yerlerinden edilen Arakanlı mültecilerin gönüllü, güvenli ve onurlu bir şekilde evlerine dönmeleri için Myanmar hükümetine, "imzalanan anlaşmanın uygulanmasında kararlı adımlar atması" çağrısında bulundu. BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, günlük basın brifinginde Myanmar güvenlik güçlerinin şiddet olaylarından kaçarak Bangladeş'e sığınan Arakanlı Müslümanların evlerine dönebilmeleri için Myanmar hükümeti ve BM arasında bir protokol imzalandığını söyledi. Guterres'in Myanmar hükümeti ile varılan bu anlaşmadan memnuniyet duyduğunu ancak Arakanlı mültecilerin geri dönmesi için gereken koşulların henüz mevcut olmadığını belirten Dujarric, ''Genel Sekreter, Myanmar hükümetine Arakanlı mültecilerin gönüllü, güvenli ve onurlu bir şekilde evlerine dönmeleri için imzalanan anlaşmanın uygulanması için kararlı adımlar atması çağrısı yapıyor.'' dedi. Dujarric, BM Genel Sekreteri'nin ayrıca Arakan'daki şiddet olaylarının son bulması, sorumluların cezalandırılması ve Arakan'daki tüm bölgelere insani erişime izin verilmesi çağrısını yinelediğini vurguladı.

Etnik Temizlik

Myanmar ordusu, ülkenin farklı bölgelerinde etnik azınlıklara yönelik insan hakları ihlalleri nedeniyle eleştirilere hedef oluyor. Birleşmiş Milletler, ordu güçlerinin ülkenin güney batısındaki Arakan eyaletinde 700 binden fazla Müslüman'ın komşu Bangladeş'e sığınmasına yol açan operasyonlarını "etnik temizlik" olarak tanımlıyor. Öte yandan kuzeydeki Kaçin eyaletinde de ordu güçleri ile ayrılıkçı isyancılar arasındaki çatışmalar nedeniyle yerli Hristiyan Kaçin etnik topluluğuna mensup binlerce kişi yurtlarını terk etmek zorunda kalmıştı.

(Anadolu Ajansı, 6 Haziran 2018)

 

Kurz-Juncker Toplasında Gündemde Göç ve Dış Sınır Güvenliği Vardı

Avrupa Komiyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, Avusturya hükümeti ve Başbakanı Sebastian Kurz’a, Brüksel ziyareti sırasında övgülerde bulundu. Çok farklı siyasi geçmişlerine rağmen, Juncker ve Kurz, hem AB'nin dış sınırlarını güvence altına almanın öncelikli bir konu olduğunu hem de Frontex – Avrupa Sınır ve Sahil Koruma Ajansı'nın geleceğini tartışırken tüm tarafların aynı fikirde olabileceği bir başlangıç ​​noktası olduğunu kabul eder nitelikte konuştular. Juncker, ‘‘Göç konusunda, bir çözüm bulmamız gerekiyor, bunun mümkün olup olmadığını bilmiyorum’’, dedi.  Bu konulara haziran ayının sonunda yoğunlaşacağını söyleyen Juncker, Avrupa'nın dış sınırlarının korunmasının, kendisi için, diğer konulardan daha öncelikli olduğunu ifade etti.

Arabulucu Avusturya

Juncker, Kurz ile beraber, Batı Balkanlar, AB bütçesi, mülteci meseleleri, sosyal ilişkiler ve Rusya ile ilişkiler gibi bir dizi konu hakkında konuştuğunu belirtti. Göç politikasında, Kurz, AB'nin mültecileri kabul etmek için zorunlu kotaları içermeyen yeni bir politika benimsemesini önerdi ve “diğer seçeneklerin çokluğu” olduğunu öne sürdü. Reddedilen bir sığınmacı/mülteci kampı kurmak için bir teklifi sunacağını belirtti.

Kurz; “Bu, ulusal bir inisiyatifin bir parçası olarak tartışılması gereken ve Konsey başkanlığına bağlı olmayan bir sorudur’’ dedi. Uzun zaman önce, Avrupa Birliği dışında, göçmenlerin gerekli olduğu yerlerde koruma sağladıkları, ancak Avrupa'daki en iyi sistemi seçme fırsatına sahip olmadıklarını, Avrupa Birliği dışında koruma sağlamanın mantıklı olacağını düşündüklerini belirtti.

(New Europe, 7 Haziran 2018)

 

Norveçli Mülteci Konseyi: Lübnan'daki Mülteciler İçin 'Olumlu Dönüş'

Norveç Mülteci Konseyi (NRC – Norwegian Refugee Council), Lübnan'daki Suriyeli mülteciler için 2018'de “olumlu bir dönüş” olduğunu söyledi. Açıklamada, 2017'nin sonlarında olumsuz söylem ve yasadışı tahliyelerin artmasına rağmen, daha fazla mülteciye yasal ikamet izni verme politikasının "iyimserlik nedenleri" olduğunu belirtti. Lübnan, dünyadaki kişi başına en fazla mülteci sayısına sahip ve yaklaşık 1.5 milyon mülteciye ev sahipliği yapıyor. Eylül 2017'de BM Genel Kurulu'nda Lübnan Cumhurbaşkanı Michel Aoun, geri dönüşlerin gönüllü olmasına gerek kalmadan Suriye'den gelen mültecilerin geri dönüşünü başlatmayı istedi. NRC'nin Lübnan'daki bilgi danışmanı Mike Bruce, “Biz ve uluslararası toplumdaki hemen hemen herkes, geri dönüşlerin gönüllü olması gerektiğini savunuyor” dedi. Buna ek olarak, örgüt Lübnan hükümetinin resmi mülteci kamplarına izin vermediğinden, Suriyeli mültecilerin gayri resmi yerleşimlere yerleştiklerini ya da özel bir yer bulduklarını söyledi. NRC, "Suriyelilerin yüzde 76'sından fazlası ulusal yoksulluk sınırının altında yaşıyor." dedi. 2017 yılında Lübnan şehirlerinde yaşayan Suriyelilerin yasadışı tahliyelerinde bir artış yaşaması, NRC’nin "etkilenen Suriyeli mültecilerin yaşamları üzerinde şiddetli bir etkisi oldu" ifadesi yer aldı. NRC "Bu yıl, siyasi diyalog mültecilere ve geri dönüşlere karşı çok daha ılımlıydı." dedi. Mülteciler için yasal ikamet izni alma mücadeleleri devam etse de NRC, Lübnan hükümetinin kısa süre önce yeni doğmuş Suriyeliler ve Suriyeli gençler için hukuki durumun iyileştirilmesi için çaba sarf etmesinin olumlu bir gelişme olduğunu söyledi. Buna ek olarak, hükümet geçtiğimiz günlerde 15 ile 18 yaşlarındaki bazı Suriyeli gençlerin yasal kimlik belgelerine sahip olmayan gençler de dahil olmak üzere geçici ikamet izni almalarına izin verecek düzenlemeleri değiştirdi. Bruce “Bu değişimlerin hepsi Lübnan hükümeti tarafından son derece olumlu ve çok cesur hamleler” dedi.

(Info Migrants, 6 Haziran 2018)

 

Mülteciler Dünya Nüfusunun Yüzde 1’ini Oluşturuyor

Bir yıllık rapora göre, mülteci sayısı şu anda kayıtlı tarihte şu anda yerinden edilmiş yaklaşık 68 milyon kişi ile en yüksek seviyede. Küresel Barış Endeksi, mülteciler artık küresel nüfusun yaklaşık yüzde 1'ini oluşturuyor. Bu rakam Birleşik Krallık ve Fransa'nın nüfusunun büyük kısmı demek… Rapora göre, mülteci sayısı ve ülke içinde yerlerinden edilmiş insanlar, 1970'lerden beri istikrarlı bir şekilde artıyor, ancak 2000'lerin başlarında “dramatik bir şekilde yükselmeye” başladı ve şu anda “herhangi bir mücadele işareti” göstermiyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), 2005'te altı kişinin dünyanın her yerinde bir yerde yer değiştirdiğini tahmin ediyordu. Bu rakam on yıl sonra hızla 24'e çıkmıştı. Orta Doğu, Kuzey Afrika, Suriye, Irak, Libya ve Yemen gibi ülkelerdeki “uzun süreli çatışmalarla uzun süren anlaşmazlıklar” sonucunda son on yıl içinde en çok mültecilerin olduğu bölgelerdir. Ekonomi ve Barış Enstitüsü (IEP) tarafından hazırlanan ve “küresel barışçıllığın öncü ölçüsü” olarak tanımlanan raporda, aynı zamanda, mülteci sayısının artmasının Avrupa ve ABD'de nasıl bir etki yarattığına da dikkat çekiliyor. Raporda, "Orta Doğu'daki huzursuzluk ve çatışmalar, 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'da en yüksek mülteci akını seviyesine yol açarak önemli bir sosyal karışıklığa neden oldu" dedi.

(Newsweek, 6 Haziran 2018)

 

Mülteciden CEO’ya: “Bir Arabayı Aklınızla Kontrol Etmenizi Sağlayan Teknolojiyi Geliştirdi”

Tan Le, dört yaşındayken, annesi, büyükannesi ve kız kardeşi Avustralya'da daha iyi bir yaşam arayışı içinde anavatanları Vietnam’dan kaçtı. Güney Çin Denizi'ni 150'den fazla başka biriyle tekneyle beş gün geçirdiler, bir İngiliz petrol tankeri tarafından kurtarıldılar ve üç ay boyunca Malezya'daki bir mülteci kampında yaşadılar. Avusturya’ya ulaştıklarında hissettiklerini Le, burada sadece coğrafi bir açıdan değil, aynı zamanda düşünmek, ufkunuzu genişletmek, tekrar başlamak için gerçekten geniş bir alan olduğunu ifade ediyor. Şimdi 41 yaşında olan Le, insanların aklını kullanarak bir otomobilin kontrolünü sağlayan teknolojiyi geliştiren bir beyin araştırma şirketi olan Emotiv'in başarılı bir yönetici ve kurucusudur. Melbourne Üniversitesi, Monash Üniversitesi'nin ardından avukat ve yazılım girişimcisi olarak görev yaptıktan sonra, 2011 yılında şirketi kurdu. Le bu teknolojinin çalışması hakkında, ‘‘Beyin milyarlarca nörondan oluşuyor. Nöronlar birbirleriyle etkileştiğinde, kimyasal reaksiyon elektriksel bir dürtü veriyor. Kafanıza koyduğunuz bir kulaklık kullanarak bu elektriksel dürtüleri ölçüyoruz’’ dedi. Bunların yanı sıra, teknoloji uzuvlarını kullanamayan insanlara da yardımcı oluyor. Geçtiğimiz sene Quadriplegic (kuadripleji- 4 Ekstremite’nin felç dolayısıyla hareket etmemesi durumu) hastalığına sahip Rodrigo Mendes Enstitüsü'nün kurucusu olan Rodrigo Hubner Mendes, düşüncelerini araçtaki komutlara dönüştüren bir araç bilgisayarı kullanarak, Formula 1 aracını sürmek için Emotiv'de gelişen teknolojiyi kullandı. Mendes, arabanın içinde otururken, ekibin beynin elektriğini haritalamak için bir bilgisayar aygıtı kullandığını, yani düşüncelerin veya beyin kalıplarının farklı komutlarla ilişkilendirilebileceğini söyledi.

(CNBC, 7 Haziran 2018)

 

Genç Suriyeli Aday, TBMM'de Mültecileri Temsil Etmeyi Umuyor

Milyonlarca Suriyeli mülteci 24 Haziran'da seçimlerinde oy kullanamayacak, ancak meclis için çalışan Suriye doğumlu genç bir işadamı bir koltuk kazanırsa, en azından onların bir sesi olacak. Muhammed al-Sheikhouni, 10 yıl önce Suriye'nin Hama kentinden Türkiye'ye göç etti. Şimdi sanayi kenti Bursa'da bir seyahat ve inşaat firmasının müdürü… Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın yerinden edilmiş Suriyelileri karşılama politikası nedeniyle ciddi bir hayranı. Muhammed al-Sheikhouni, iktidardaki AK Parti’den adaylığını sürdürüyor. Ayrıca ismini Erdoğan olarak değiştirdi ve bundan gurur duyduğunu bir röportajında dile getirdi.

Şu an 34 yaşında olan Muhammed al-Sheikhouni, yeni ismi ile Muhammed Erdoğan, Türkiye’nin kapılarını Suriye’ye açtığını ve onları karşıladığını, Suriyelilerin de Türklerin kardeşi olduğunu söyledi. Konuşmasına ‘‘Burası sizin ülkesiniz’’ ifadesini de ekledi.  Diğer taraftan AK Parti’nin rakipleri, bu mülteci akınının ekonomik maliyetine ve artan toplumsal gerilimlere işaret ederek endişelerini dile getiriyor. Muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) cumhurbaşkanlığı adayı Muharrem İnce, geçen ay Erdoğan'ı, on binlerce mültecinin bayram tatili için Suriye 'ye geri gönderilmeleri ve daha sonra Türkiye'ye dönmelerinden dolayı eleştirdi.

İnce CNN Türk'teki konuşmasında, “Bak, bu yanlış – 72.000 kişi tatile gidiyor, bir hafta ya da geri döndüklerinde 10 gün kalıyorlar” anlattı. “Eğer oraya gidebilir ve geri dönebilirsen, orada kalmalısın… Bu pervasız yönetimdir” dedi. Erdoğan ise, parlamento adayının eleştiri ve gerginlikleri bastırdığını ve Suriyelilerin Türk siyasetinde daha resmi bir sese sahip olma zamanının geldiğini söylüyor. “Sadece etrafınıza bakın, Türk halkı bunu istiyorsa Türkiye'deki tüm Suriyelileri temsil edecek biri olmalı ” dedi.

(Middle East Affairs, 5 Haziran 2018)

 

Dünyadaki Mülteci Sayısı Türkiye Nüfusuna Ulaştı

Ekonomi ve Barış Enstitüsü'nün raporuna göre savaşlar nedeniyle yerlerinden edilen mültecilerin sayısı 7,6 milyarlık dünya nüfusunun yüzde 1'ini oluşturuyor. Çatışma ve savaşlardan kaçan mültecilerin sayısı, modern tarihin zirvesine çıkarak, dünya nüfusunun yüzde birine ulaştı. Yani 7,6 milyar kişilik küresel nüfusun 76 milyonu, daha da somut bir rakamla Türkiye nüfusuna yakın bir kısmı, savaşlar nedeniyle evini terk etmek zorunda bırakıldı. ABD merkezli Ekonomi ve Barış Enstitüsü'nün, son 10 yılın en huzursuz dönemine girildiğini vurguladığı raporuna göre 2016'da mülteci sayısı 65,6 milyondu. Bu kişilerin yüzde 55'inden fazlası ise Suriye, Afganistan ve Güney Sudanlı mültecilerdi. Küresel Barış Endeksi'nde dört yıldır yaşanan gerilemenin bu yıl ki nedeni yine terörizm ve iç savaşlar oldu. İzlanda dünyanın en güvenli ülkesi seçilirken, bu ada ülkesini Yeni Zelanda, Avusturya, Portekiz ve Danimarka takip etti. Puanı gerileyen 92 ve iyileşme gösteren 71 ülkeden oluşan listenin sonundaki isimler ise değişmedi: Suriye, Afganistan, Güney Sudan, Irak ve Somali.  Önüne geçilemeyen şiddetin dünya ekonomisine etkisi 2017'de 14,8 trilyon dolarken, bu miktar 2018'de yüzde 2 arttı. Söz konusu maliyet, küresel üretimin yüzde 12,4'üne eşit. "Mülteciler tek başına, dünyanın en büyük ülkelerinden birini oluşturabilir" diyen Enstitü Kurucusu Steve Killelea, "Barış, yalnızca insanların acı çekmesini durdurmak değil, aynı zamanda ekonomik fırsat yaratmaktır. Listenin sonundaki ülkeler korkunç bir düşüş döngüsüne girmiş durumda" ifadelerini kullandı.

(Business Haber Türk, 6 Haziran 2018)

 

Saklamak İçin Alüminyum Folyoya Sardılar

Pendik Ro-Ro limanında Gümrük Muhafaza ekipleri, yakalanmamak için alüminyum folyoya sarılarak yurt dışına kaçırılmaya çalışılan Irak uyruklu 7 kaçak göçmeni gözaltına aldı.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bağlı gümrük muhafaza ekipleri, göçmenleri yurt dışına kaçak yöntemlerle çıkarmak için ilginç yöntemler deneyen insan kaçakçılarına fırsat vermedi. Pendik Ro-Ro Limanında bir TIR’ın dorsesinde alüminyum folyoya sarılarak kaçırılmaya çalışılan Irak uyruklu 7 kaçak göçmen yakalandı. Bakanlığın rutin denetimleri sırasında, Türkiye’den İtalya’ya gitmek üzere Pendik Limanı Ro-Ro sahasına gelen ve gümrüğe plastik oto parçası yüklü olduğu bildirilen TIR, İstanbul Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekiplerince şüphe üzerine x-ray’e sevk edildi. Yapılan tarama sonucunda x-ray operatörlerinin yükle uygun olmayan şüpheli yoğunluk tespit etmesi üzerine araç detaylı olarak aranmak üzere arama hangarına yönlendirildi. Gümrük muhafaza personelince yapılan ilk incelemede dorseye uygulanan mührün sağlam olduğu ancak güvenlik halatında kesik olduğu görüldü. Bunun üzerine dorse açıldığında yükün arka tarafına gizlenmiş vaziyette x-ray taramasından kaçabilmek amacıyla alüminyum folyo ile kaplanmış insanlar olduğu görüldü. Göçmen kaçakçılığında her yöntemi deneyen kaçakçıların bu yöntemi de işe yaramadı ve kaçak yollarla yurt dışına çıkmak isteyen Irak uyruklu 7 erkek şahıs dorseden indirilerek İstanbul gümrük muhafaza ekiplerince gözaltına alındı. Olay hakkında TIR sürücüsü E.M. ve yakalanan 7 kaçak göçmen hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde başlatılan soruşturma devam etmektedir.

(İhlas Haber Ajansı, 06 Haziran 2018)

 

Türkiye'deki Suriyelilerin 5'te 1'i İstanbul'da Yaşıyor

2018 yılı haziran ayı itibarıyla Türkiye'de geçici koruma kapsamıyla 3 milyon 583 bin 434 Suriyeli sığınmacı bulunurken, Suriyeli sığınmacıların en fazla yaşadığı il İstanbul olarak belirlendi. Ajans Press'in İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü verilerinin yanı sıra medya yansımalarından derlediği bilgilere göre, Türkiye'de 2018 yılı dahil olmak üzere 3 milyon 583 bin 434 Suriyeli sığınmacı bulunduğu tespit edildi. Suriyeli sığınmacıların en fazla yaşadığı il ise 561 bin 159 kişiyle İstanbul olarak görüldü. İstanbul'u 475 bin 782 kişiyle Şanlıurfa takip ederken, 445 bin 95 kişi ile de Hatay izledi.

Son 6 Yılda 276 Bin 158 Suriyeli Bebek Dünyaya Geldi

ITS Medya ve Ajans Press'in konuyla ilgili gerçekleştirdiği araştırmada, Suriyelilerle ilgili medyaya yansıyan haber adetleri de belli oldu. Yapılan incelemede 2011 yılından itibaren Suriyeli sığınmacıları konu alan 2 milyona yakın haber çıkışı tespit edildi. Medyaya yansıyan haber başlıklarında, son 6 yıl içerisinde 276 bin 158 Suriyeli bebeğin Türkiye'de gözlerini açtığı bilgisi ise ön plana çıktı. Suriyeli sığınmacılar konusu, son 6 yıl içerisinde medyanın en çok konuştuğu başlıklar arasında bulunurken, resmi rakamların yanı sıra gayri resmi Suriyeli nüfusun da göz ardı edilemeyecek kadar fazla olduğu bilgisi medyada ön plana çıkan başlıklar arasında yer aldı.

En Çok Suriyeli Sığınmacı Barındıran İller

Elde edilen verilerde, Türkiye'de en çok Suriyeli sığınmacıyı barındıran diğer iller; Bursa, Konya, İzmir, Adana, Gaziantep, Mersin ve Kilis olarak görüldü. Söz konusu bütün illerde Suriyeli sığınmacı sayısı 100 binin üzerinde görülürken, 2017 sonu itibarıyla nüfusu 136 bin 319 olan Kilis'in 131 bin 109 Suriyeli sığınmacı barındırması dikkat çekti. Suriyeli sığınmacı sayısı cinsiyet bakımından ele alındığında; 1 milyon 943 bin 374 kişinin erkek, 1 milyon 640 bin 60 kişinin de kadın olduğu belirlendi. Böylelikle toplamda 3 milyon 583 bin 434 kişi olan sığınmacı sayısının 2011 yılından bu yana düzenli olarak artması gözlerden kaçmadı. Son üç yıl içindeki toplam rakamlar incelendiğinde; 2016 yılındaki Suriyeli sığınmacı sayısının 2 milyon 834 bin 441, 2017 yılındaki Suriyeli sığınmacı sayısının ise 3 milyon 426 bin 786 olduğu saptandı.

Almanya'nın Ardından En Çok Tercih Edilen Ülke Hollanda ve Fransa

Türkiye'de yaşayan milyonlarca Suriyeli sığınmacı olmasına karşın, ülkeden çıkış yapan Suriyelilerin de olduğu görüldü. Toplamda 13 bin 791 Suriyeli 'Birebir Formülü' kapmasında Türkiye'den çıkış yaparken, 5.188 kişinin Almanya'ya gittiği belirlendi. Almanya'nın ardından en çok tercih edilen ülke 2 bin 609 kişiyle Hollanda, bin 837 kişiyle de Fransa olarak saptandı.

(Sputnik Türkiye, 7 Haziran 2018)

 

Ege'de Göçmen Operasyonu: 135 Kişi Yakalandı

Akdeniz'de, göç yolundaki 7'si çocuk 9 kişinin ölümünün üzerinden daha bir iki gün geçmeden, bu kez Ege'den kaçış başladı. Son 3 günde Yunanistan'a gitmeye çalışan 135 göçmen yakalandı.

(CNN Türk, 06 Haziran 2018)

 

Kırklareli’nde 14 Kaçak Göçmen Yakalandı

Kırklareli’nde, yasa dışı yollardan yurt dışına kaçmak isteyen 14 kaçak göçmen yakalandı. Edinilen bilgiye göre, Kırklareli İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Demirköy ilçesi ile Bulgaristan’a ulaşımın sağlandığı Dereköy Sınır Kapısı yolunda yasa dışı yollardan yurt dışına gitme hazırlığı yapan iki grup tespit etti. Yapılan operasyonda, Pakistan uyruklu 14 kişi yakalandı. 14 kaçak göçmen, jandarmadaki işlemlerinin ardından, Kırklareli Göç İdaresi Müdürlüğüne  teslim edildi.

(İhlas Haber Ajansı, 06 Haziran 2018)

 

Edremit'te Botları Sürüklenen 51 Kaçak Göçmen Kurtarıldı

Balıkesir'de, yasa dışı yollarla Yunanistan'ın Midilli Adası'na geçiş yapmak için denize açılan ve botları arıza nedeniyle sürüklenen 51 kaçak göçmen, Sahil Güvenlik Komutanlığı'na bağlı ekipler tarafından kurtarıldı. Edremit ilçesi Altınoluk Mahallesi Mıhlı mevkiinden Yunanistan'ın Midilli Adasına gitmek isteyen 21'i çocuk, 10'u kadın, 20'si erkek toplam 51 kaçak göçmen lastik bot ile denize açıldı. Kaçakların denizden 1 mil açıldıktan sonra motoru bozulan bot sürüklenmeye başladı. Kaçaklar bölgede devriye görevi yapan Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı 'TCSG 6' Bot Komutanlığı ekipleri gece yarısı saat 02.00 sıralarında tespit edilip, kurtarıldı. Küçükkuyu'daki Sahil Güvenlik Karakolu'na getirilen kaçaklara burada eşofman, ayakkabı, gıda paketi ve su verildi. Kaçaklar, işlemlerinin ardından Ayvacık Yabancılar Geri Gönderme Merkezi'ne teslim edildi.

(Hürriyet Gazetesi, 06 Haziran 2018)

 

Yunanistan'dan Türkiye'ye Kaçak Giren Suriyeli Yakalandı

Yunanistan'ın Samos adasından kanoyla Türkiye'ye kaçak giriş yapan Suriye uyruklu göçmen, Kuşadası ilçesindeki milli parkta yakalandı. Yunanistan'ın Samos adasından kanoyla Türkiye'ye kaçak giriş yapan Suriye uyruklu göçmen, Kuşadası ilçesindeki milli parkta yakalandı. Alınan bilgiye göre, Aydın İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Dilek Yarımadası Büyük Menderes Deltası Milli Parkı'nda şüpheli bir şahsın bulunduğu yönünde ihbar aldı. Bölgeye hareket eden ekipler, Suriye uyruklu olduğu tespit edilen R.O'yu gözaltına alındı. Zanlının yakalandığı koyda, bir kano bulundu. Karakola götürülen şüphelinin ifadesinde, kaçak gittiği Yunanistan'ın Samos adasında yaklaşık 2 aydır kampta kaldığını, Gaziantep'te bulunan ailesinin yanına dönmek için kanoyla denize açıldığı söylediği öğrenildi. Suriyeli R.O, işlemlerinin ardından Aydın İl Göç İdaresi Müdürlüğüne gönderildi.

(Anadolu Ajansı, 06 Haziran 2018)