Türkiye’de ve dünyada son günlerde göç, göçmen, mülteciler ve sığınmacılar konularında 6 Şubat 2019 tarihinde gündemde öne çıkan başlıklar…

 

AK Partili Belediye Başkan Adayı Köken: Suriyelilerin İstanbul’a Gelmesine İzin Verilmemeliydi

AK Parti Eyüpsultan Belediye Başkan Adayı Deniz Köken, göçten kentleşme ve kültüre pek çok sorununa eğileceklerine işaret ederek “Suriyeliler İstanbul’a hiç getirilmemeliydi. Buna izin verilmemeliydi. Biz Gaziantep’e ‘500 binin üzerindeki nüfusu kabul etmiyoruz’ dedik ve durdurduk. Aslında bunun formülleri var ama refleksimiz gecikti” dedi.

AK Parti Eyüpsultan Belediye Başkan Adayı Deniz Köken, İstanbul Eyüp’ün göçten kentleşmeye pek çok sorununa eğileceklerine işaret etti. İstanbul Eyüp’te gazetecilerle bir araya gelen Köken “Yaşanabilir şehrin maddeleri aslında bellidir. Bizim sürdürülebilir çevre, eğitim, ulaşım için yol gösteriyor olmamız lazım. Bunun için de önce şehrin röntgenini çekerek bu şehir ne ile kalkınır, nüfusu azalır mı artar mı ya da artmalı mı azalmalı mı, ona karar verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Şehirler, insan vücudu gibidir. Nasıl ki insan hasta olduğunda doktora gider, şehir hasta olduğunda ise belediyeye gelir. O yüzden bizim ‘şehir doktorluğunu’ iyi yapmamız gerek. Yoksa teşhis koyulamadığında durumu kötüye giden hastalar gibi şehir de yaşanmaz hale gelir” dedi.

‘Suriyelilerin İstanbul’a Gelmesi Engellenmeliydi, Gaziantep’te 500 Binin Üzerinde Nüfus Kabul Etmedik’

2014 yılında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri olarak görev yapmış olan Köken, Sputnik’in Eyüp ilçesinin Suriye’den aldığı göç durumuna ilişki sorusunu “Halk tarafından çok şikayet var. Gaziantep’te bu denli bir şikayet yok. Bu sorunu, Gaziantep’te okulları karma yaparak ve ciddi bir altyapı oluşturarak çözdük. Suriyelilerin suç oranı Gaziantep’te yüzde 0.1 civarında. Biz müthiş bir müdahalede bulunduk. Hem okulları karma yaptık hem de Suriyelileri 70 küsür mahalleye dağıttık. Böylece komşuluk ilişkileri gelişti. Türkçe öğrenmeleri için de yaygın kampanya gerçekleştirdik. İstihdam sağlandıkça da sorunlar azaldı. Başka ülkeden Almanya’ya giden herkese uyum dersi veriliyor. Bu uyumu, entegrasyonu sağlamak önemli. Bence (Suriyelileri) İstanbul’a hiç getirmemiz lazımdı. Yerleştirilmemeleri lazımdı. Suriyelilerin en son İstanbul’a gelmesi lazımdı. İzin vermeyeceksiniz” dedi. Bu sözlerinin üzerine bir katılımcının “Çok kaçak göçek gelen var. Devletin isteği doğrultusunda buraya yerleşen çok Suriyeli olmadı. Durumu iyi olanlar zaten İstanbul’a gelmeyi ilk başta tercih ettiler, iş yapanlar yatırım bulmak için” sözlerinin ardından Köken “Engel olunabilirdi. Biz ‘Gaziantep’e 500 binin üzerindeki nüfusu kabul etmiyoruz’ dedik ve (nüfus akışını) durdurduk. Onların bütün sağlık tesislerinden yararlanmasını yasakladık. ‘Adıyaman’da doktora gideceksiniz” dedik. Aslında formülleri var ama bizim refleksimiz gecikti” dedi.

‘Suriye’de Türkçe Bilen Bir Nesil Olacak, Bu Önemli’

Bir gazetecinin ‘toplumların birbirini kabullenmesinin zaman aldığı’ yorumu üzerine Köken “Bir gün Suriyeli çocuklara yönelik bir spor etkinliği için resmi bir grup, Gaziantep’e geldi. Suriyeli çocuklar için spor etkinliği yapacaklarmış. ‘İzin vermiyorum’ dedim. ‘Neden sadece Suriyeli çocuklara yapacaksınız?’ diye sordum. ‘Eğer bu etkinliği yapacaksanız karma bir şekilde hem Suriyeli hem de Türk çocuklarına yapacaksınız’ dedim Şimdi ben bu etkinliğin sadece Suriyeli çocuklara yapılmasını kabul etsem diğer çocuklar da bana bir sürü şey söyleyecekler. Daha sonra bu etkinlik, binlerce Suriyeli ve Türk çocukların toplandığı müthiş bir etkinlik oldu. Onlar da çok memnun oldular. Bizim bu meseleye bakma ölçeğimiz önemli. Antep’teki çocuklara, oradaki çocuklarla kavga etmemelerini söyledim. Neticede oraya döndüklerinde Türkçe bilen 1 milyon Suriyeli, bir nesil olacak. Suriye’ye dönmeseler bile gidecek, gelecekler, ticaret yapacaklar. bunun ileride faydası olur. Ama her halükarda Suriyeliler İstanbul’a hiç getirilmemeliydi, ket vurulmalıydı. İstanbul’un kendi nüfusu kendine yetiyor. Ama Anadolu’ya dağıtılabilirdi. İstanbul’a gelecekleri illere dağıtsak, hiç gözükmezdi, sıkıntı olmazdı. Efsaneler dolaşıyor. Bu durum ileride, Allah korusun, başka sorunlar doğurur. Bizim günübirlik değil daha uzun vadeli şehircilik projecilerimizin olması lazım” ifadelerini kullandı.

‘Belediyeciliğe Tayyip Bey’in Belediye Başkanlığı Döneminde Başladım’

1983 yılından beri Eyüp’te ikamet ettiğini ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın belediye başkanlığı döneminde belediyecilik hayatına başladığına değinen Köken “Yaklaşık 25 yıldır belediyecilik yaptım. Anadolu’nun her köşesinde ufak dokunuşlarla da olsa, bir şeyler yapmaya çalıştık. ‘Şunları da yapsaydık’ dediğimiz çok şey var. Ekonomik nedenlerden veya vakit yetmezliğinden yapamadığımız. Ancak elimizdeki imkanlarla en güzelini yapmaya çalıştık. Şehirlerde en önemli faktör insan faktörüdür. İnsan olmadan, şehir de olmaz, şehir çürür. İnsanlar şehirlerin ruhudur. Biz de insana yatırım yapmayı amaçlıyoruz ki, insan şehre hayat versin. Bu yasayla konutla olabilecek bir şey değil” dedi.

‘İdeolojiye Kurban Edilmemiş Kültür Sanat, Şehirlere Renk Getirecek’

Köken “Kültür ve sanat meselesine ideolojik bakmaktan vazgeçmediğimiz sürece bizim büyük bir sıkıntımız olmaya devam edecektir. Ben müzikten anlamayabilirim fakat anlayanlarla uğraşmak istiyorum. Ben ‘şehir plancısı’ mıyım ki şehirleri doğru planlayalım diyorum? Biz bazı şeyleri ideolojiye kurban ediyoruz. Matematikçilerle çocuklara matematiği sevdirmek için uğraşıyoruz. Tüm bilimlerin ve sanatın alt yapısı matematik. Ama matematiği sevmeyen bir toplumuz, sevdirmedikleri için. Matematiği ve sanatı çocuklara korkutmadan sevdirmeyi başarabilirsek bana göre gelecekte daha iyi başarılar elde edebiliriz. Betonlaşma yerine yeşilliği daha çok seven bir adamım ama mücadelemizin ne kadar başarılı olmadığını zaman gösterecek. Bu yüzden bu konu benim için önemli. İdeolojiye kurban edilmemiş bir kültür sanatın şehirlere renk vereceğine inanıyorum. Çalışmalarımız bu bağlamda devam edecek.” dedi.

‘Yapay Zekaya Geçilen Bu Dönemde Çocuklara Daha Çok Yatırım Yapmalıyız’

Köken “İnsanlar evinin penceresinden nasıl görüyorsa şehri öyle algılıyor. Çocuklar ne görürse o şekilde büyüyorlar. Çocuklarımızı okula ‘yok yazılmasın’ diye değil, her gün dağarcığına bir şey katmak için göndermemiz lazım. Endüstri 4.0 nasıl yakalayacağız? Şu anda dünya dijital çağa, yapay zekaya geçti. Yapay zeka yeni kuşakla elde edilebilecek bir şey. Genç kuşağa yatırım yapmamız lazım. Güney Koreli çocuklar her gün yeni bir şeyler geliştiriyor. Bizde çocuklara ‘icat çıkarma’ diye fırça atılırdı. Çocuklara, daha ileri gitmek için, yatırım yapmalıyız. Ben de bu amaç için, Eyüp’te çocukların bilimsel deneyler yapacağı merkezler oluşturacağım. Türkiye’de futbolun ötesinde spora eğilmek şart. Türkiye, futboldan kurtulmadan diğer branşlarda gelişmez. Ülkede sporun gelişmesi için spor salonlarına eğilmek lazım” diye konuştu.

(Sputnik, 6 Şubat 2019)

 

Müzede Bir ‘Hasretlik’ Hikâyesi

Bursa Göç Tarihi Müzesi’nde açılan ‘Anadolu’dan Avrupa’ya bir göç hikâyesi’ fotoğraf sergisi ziyaretçilerini 60’lı yıllarda dramatik bir yolculuğa çıkarıyor. Dünya Göçmenler Günü dolayısıyla 21 Aralık 2018 tarihinde açılışı yapılan ‘Anadolu’dan Avrupa’ya; bir göç hikâyesi’ isimli fotoğraf sergisi, dramatik senaryosu ile müze dostlarından tam not aldı. Avrupa’ya işçi olarak giden gurbetçilerin hikâyelerinin fotoğraflarla anlatıldığı sergi, yurtdışındaki Türklerin göç serüvenine ışık tutuyor. Sergide gurbetçi işlerin 1960’lı yıllarda başlayan Avrupa’ya göçü, bu göç sırasında ve sonrasında yaşanan hasret, hüzün ve umudun harmanlandığı hayat kurgusu çarpıcı fotoğraflarla gözler önüne seriliyor. Sergide teşhir edilen fotoğrafların hikâyelerine de yer veriliyor. Belçika, Avusturya, Hollanda, Fransa ve daha birçok Avrupa ülkesindeki işçi Türklerin yaşadığı zorlukların ve umutlarının duygulu bir dille anlatıldığı sergide fotoğraf ve hikâyelerin yanı sıra dönemin şartlarını gösteren gazete kupürleri de mevcut. Göç Tarihi Müzesi galeri alanında açılan sergi 28 Şubat 2019 tarihine kadar görülebilir.

(Haber Türk, 6 Şubat 2019)

 

Londra’da Göçmen, Sığınmacı ve Mültecilerden Aşçılık Dersleri

İngiltere’de bir dernek, ülkeye gelen göçmen, sığınmacı ve mültecilerin adapte olmalarına yardımcı olabilmek için onlara aşçılık dersleri verdiriyor. 2017 yılında kurulan ‘Migrateful’, Londra genelinde dolaşarak Orta Doğu, Asya ve Güney Amerika mutfaklarını İngilizlerle buluşturuyor. Yabancı aşçılar, önce İngilizce dersleri, ardından da atölyeleri yönlendirmek için gerekli eğitimleri alıyorlar. Ardından verdikleri aşçılık dersleri sayesinde öz güven ve sosyallik kazanırken, kendilerine fazladan bir gelir kaynağı da elde etmiş oluyorlar. Derneğin düzenlediği atölyelere katılmak kişi başı 37,90 sterlin (yaklaşık 255 TL) tutuyor. Aşçılar da çalıştıkları her saat için 10 sterlin (yaklaşık 67 TL) maaş alıyor. Artan ücretler, İngilizce kurslarının ödenmesi için ve lojistik amaçlarla kullanılıyor.

(Euronews, 6 Şubat 2019)

 

Suriyeli Öğrenciler Şanlıurfa’da Ekonomiye Katkıda Bulunuyor

Harran Üniversitesinde tarım ve hayvancılık alanında açılan kurslar ile Suriyeli gençler ve öğrenciler, meslek ediniyor, üretim yapıyor, ekonomiye katkıda bulunuyor. Merkezi Katar’da bulunan Spark Vakfı Hollanda Şubesi ile Harran Üniversitesi işbirliğinde 860 Suriyeli gencin eğitim aldığı 5 farklı kurs Eyyübiye Kampüsü’nde açıldı. Tarım ve hayvancılık alanında açılan kurslar kapsamında eğitim alan öğrenciler, hem meslek ediniyor hem de ürettikleri ürünlerle ekonomiye destek oluyor.

Uygulamalı Eğitim İle Üretim Yapıyorlar

Harran Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şerafettin Çelik, “Proje kapsamında öğrenciler iki farklı grupta eğitim alıyor. Her grupta 2 ay boyunca teorik eğitimler veriliyor. Öğrenciler 20 kişilik gruplar halinde buraya getirilerek eğitimleri veriliyor. Süt ve süt ürünleri üretiminde yaklaşık 400 Suriyeli öğrenci, sütün peynir, ayran ve yoğurt yapımına kadar eğitimler alıyor. Kurslar zevkli bir şekilde devam ediyor. Proje kapsamında kursu bitiren öğrenciler, partime olarak bir fabrikada kalifiyeli eleman olarak iş imkanı elde edebiliyor ya da kendisinin kurabileceği bir işyeri ile ekonomiye destek oluyor” dedi.

Bölgenin İhtiyaçlarına Göre Eğitimler Veriliyor

Spark Vakfı İletişim Sorumlusu Öykü Hazan Tural, “Projemiz bölgenin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde düzenleniyor. Buradaki kurslarda eğitim gören 860 öğrenci, hem ekonomik destek alıyor hem de bölgenin ekonomisine dahil olacak eğitimleri alıyor. Öğrenciler bu kurslarda 2, 4 ve 6 aylık eğitim süreçlerinden sonra hazırlayacakları projeleriyle SPARK Vakfı’na başvurabilecekler. Biz vakıf olarak öğrencilerin projelerini değerlendirdikten sonra onlara ekonomik destek sağlayacağız. Bu şekilde öğrenciler kendi işlerini kurarak iş sahibi olabilecekler” şeklinde konuştu.

Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyesi ve proje koordinatörü Recep Gündoğdu, “Suriyeli gençlere tarımsal konularda meslek edindirme eğitimleri veriyoruz. Meslek eğitimlerimiz üretim içinde eğitim ve eğitim içinde üretim şeklinde sürüyor. Öğrencilerimiz üretimin her safhası ile ilgili eğitim alıyor. Ayrıca öğrenciler burada iş sağlığı güvenliği, girişimcilik gibi konularda da eğitim alarak, ürünün pazara kadar olan yolculuğu hakkında bilgi sahibi oluyorlar” diye konuştu.

(Haber Türk, 6 Şubat 2019)

 

Afganlı ve Suriyeli Çocuklar Buz Pateni Öğreniyor

Ülkelerinde ki iç savaştan kaçıp Türkiye’ye sığınan Afganlı ve Suriyeli çocuklara Erzurum’da buz pateni eğitimi veriliyor. Afganistan ve Suriye’de ki iç savaştan kaçan çocuklara Erzurum Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı eğitmenler tarafından Havuzbaşı kent meydanında yer alan süs havuzunda buz pateni eğitimi veriliyor. Aralık ayının başlarında dondurulan süs havuzunda gerekli önlemler alınarak yerli ve yabancı öğrencilere Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen ekipmanlar sayesinde buz pateni öğretiliyor. Yaklaşık 50 Suriyeli ve 100 Afganlı öğrenci eğitmen Eren İltir tarafından haftanın belirli günlerine dağıtılarak eğitiliyor. Öğrenciler ise kendilerine yılsonunda lisans çıkartılmasını istiyor. Eğitmen Eren İltir Afganlı ve Suriyeli öğrencilerin buz patenine oldukça yoğun ilgi gösterdiklerini ifade ederek “Suriyeli ve Afganlı çocuklar buraya gruplar halinde geliyorlar. Dersten çıkan öğrenciler buraya geliyorlar bizde onlara öğretmeye çalışıyoruz. Afganlı öğrencilerimiz oldukça kabiliyetli oluyor. Amacımız öğrencilerin kötü alışkanlıklara alışmamaları uzak durmaları için elimizden geleni yapıyoruz” dedi. Afganlı ve Suriyeli çocuklar için buz pateni eğitimi kış mevsiminin sonuna kadar devam edecek.

(Haberler.com, 6 Şubat 2019)

 

Sığınmacıların Sınır Dışı Edilmesini Protesto Etmek İçin Videolar Çeken İsveçli Öğrenciye 14 Gün Hapis Cezası

Uçakta bulunan bir sığınmacının Afganistan’a iade edilmesini protesto etmek amacıyla uçakta yer almayı reddeden İsveçli öğrenci, hava trafik düzenlemelerini ihlal ettiği gerekçesiyle iki hafta hapis cezasına çarptırıldı. 21 yaşındaki Elin Ersson, Göteborg’daki Landvetter Havaalanından kalkışa hazırlanan Türk Hava Yolları uçuşunda, oturmayı reddettiği için İsveç Havacılık Yasasını ihlal etmekle suçlanıyor. Ersson’un avukatı Thomas Fridh ABC News’e verdiği demeçte “Elin’in uçaktaki eylemleri herhangi bir yasayı ihlal etmedi” dedi. “Pilot tarafından değil mürettebat tarafından oturması söylendi. Tüm eylem boyunca, uçağın kaptanının söylemleri doğrultusunda hareket etmeye razıydı ve zaten pilot Elin’in uçaktan ayrılması gerektiğine karar verir vermez Elin oradan ayrıldı. ”dedi. Ayrıca, “İsveç Havacılık Kanunu uçak yalnızca havadaysa veya yüzeydeyse ancak hareket halindeyse uygulanabilir” dedi. Olay günü Ersson bu uçakta savaşın olduğu Afganistan’a sürülecek ve öldürülecek bir kişi olduğunu söylemişti. “Bir insanın hayatını kurtarmak için elimden geleni yapıyorum” diye eklemişti. Pilot, Ersson ve Afgan mültecinin uçaktan ayrılmasına karar vermişti. Fakat daha sonra, Ersson’un savunduğu mültecinin, düşündüğü kişi olmadığı ortaya çıktı. Ersson’ın, uçakta çektiği 14 dakikalık video dünya çapında hızla yayıldı.

(ABD News, 5 Şubat 2019)

 

Rus Gençlerin Yarıya Yakını Ülkeden Kalıcı Olarak Ayrılmak İstiyor

Rusya’da yapılan bir araştırma, 18 -24 yaş arası genç nüfusun yüzde 41’inin ülkeyi kalıcı olarak terk etmeyi istediğini ortaya koydu.

Levada Center isimli Rus bağımsız kamuoyu araştırma firması tarafından yapılan mülakatta, ankete katılan orta yaş üstü (55 yaş üzeri) Rusların sadece yüzde 5’i ülkeden ayrılmak istediği yönünde görüş beyan etti.

Araştırmaya göre, ankete katılan 18 yaş üstü Rusların yüzde 17’si ülkeden tamamen ayrılmayı istiyor. Bu da Rus nüfusunun 5’te 1’i anlamına geliyor.

Diğer yandan Rusların yüzde 61’i Rusya’dan ayrılma düşüncesini hiç aklına getirmediğini belirtti.

Levada Center sosyo-politik araştırma birimi şefi Natalya Zorkaya, “Nüfusun çoğunluğu yurt dışına göç etme fikrini imkansız bir rüya olarak görüyor” değerlendirmesinde bulundu.

Levada Center, anketin 13-19 Aralık tarihleri arasında, Rusya Federasyonu’nun 136 yerel ve kentsel nüfusunun yaşadığı alanlarda 18 yaş ve üzeri 1600 kişiye sorularak gerçekleştirildiğini bildirdi.

Anket, Levada Center’ın sorularını yanıtlamayı kabul edenlerin evinde yüz yüze görüşme yöntemi kullanılarak yapıldı.

Bu arada sonuçları değerlendiren hükümet yanlısı bir analist, sonuçların Rusların, Ukrayna ve Beyaz Rusya vatandaşlarına göre daha az oranda yurt dışına çıkma isteğinde olduğunu ortaya koyduğunu dile getirdi.

(Euronews, 4 Şubat 2019)

 

Lastik Botta 45 Kaçak Göçmen Yakalandı

Aydın’ın Didim ilçesi açıklarında, fiber tekne arkasına bağlı lastik botla ve yasa dışı yollarla yurt dışına kaçmaya çalışan 45 kaçak göçmen, Sahil Güvenlik ekiplerince yakalandı. Ayrıca teknede yakalanan 3 organizatör, gözaltına alındı. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne 5 Şubat günü saat 06.00 sıralarında gelen bir ihbarda, Didim’in Altınbank Mevkisi açıklarındaki bir teknenin çektiği lastik botta kaçak göçmenlerin bulunduğu ve yasa dışı yollarla Yunan adalarına geçirilmeye çalışıldıkları bildirildi. İhbar üzerine bölgede görevli Sahil Güvenlik uçağı, çevreyi taradı. ‘Yorgun Denizci-1’ isimli eski bir teknenin çektiği lastik botta, kaçak göçmenler tespit edildi. Bölgeye yönlendirilen Sahil Güvenlik ekipleri, lastik bottaki 24’ü Filistin, 18’i Irak, 2’si Fas ve 1’i Lübnan uyruklu olmak üzere 45 kaçak göçmeni yakaladı. Ayrıca teknedeki 3 organizatör gözaltına alındı. Aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu kaçak göçmenler, yasal işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi’ne teslim edildi. Jandarma karakoluna teslim edilen organizatörlerin ise işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.

(CNN Türk, 5 Şubat 2019)

 

Balıkesir’de 34 Düzensiz Göçmen Yakalandı

Balıkesir’in Edremit ilçesinde jandarma tarafından yapılan yol kontrollerinde durdurulan 3 otomobil içerisinde 34 düzensiz göçmen yakalandı. Kaçmaya çalışan 3 araç sürücüsü ise gözaltına alındı. Balıkesir İl Jandarma Komutanlığınca göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti olaylarına yönelik yapılan çalışmalarda, Edremit ilçesi istikametinden Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Küçükkuyu beldesine göçmen sevkiyatı yapılacağına istihbaratı alındı. Sivil ekiplerce yapılan takip sonrasında jandarma ekipleri tarafından E-87 karayolu Altınoluk Mahallesi Antandros mevki yol kontrol noktası oluşturularak kimlik kontrolüne başlandı. Takip edilen 3 araç kontrol noktasına geldiklerinde durduruldu. İ.H.P., M.E. ve M.K.’nin kullandığı 3 otomobilde Afganistan uyruklu 7 erkek, 8 kadın ve 19 çocuk olmak üzere 34 düzensiz göçmen yakalandı. Şüpheliler, İ.H.P., M.E. ve M.K. jandarma tarafından gözaltına alındı. Kaçaklar işlemlerinin ardından Balıkesir Göç İdaresine gönderildi.

(Sabah, 5 Şubat 2019)

 

Enez’de, Lastik Botta 30 Kaçak Göçmen Yakalandı

Edirne’nin Enez ilçesi sahilinde, lastik botla yasa dışı yollardan Yunanistan’a geçmeye çalışan, yabancı uyruklu 30 kaçak göçmen yakalandı. Enez Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, Sultaniçe mevkisi açıklarında lastik botta, bir grup kaçak göçmen olduğunu tespit etti. Lastik botu durduran ekipler, yasa dışı yollardan Yunanistan’a gitmeye çalışan Afganistan, İran ve Bangladeş uyruklu, 4’ü çocuk, 4’ü de kadın 30 kaçak göçmeni yakaladı. Kıyıya çıkarılan kaçak göçmenler, İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi.

(CNN Türk, 5 Şubat 2019)