Türkiye'de ve dünyada göç, göçmen ve sığınmacılar konusunda gündemde öne çıkan başlıklar…

 

Europol 65 Bin Göçmen Kaçakçısının Peşinde

Avrupa’nın polis teşkilatı olan Europol, 2017 sonu itibariyle veri tabanlarında olup takip ettikleri 65 bin göçmen kaçakçısının olduğunu söyledi. Europol’e göre bu kaçakçılar en fazla Avrupalı ülkelerden geliyor. Avrupa polis teşkilatı Europol, 2017 sonu itibariyle göçmen kaçıran 65 bin insan kaçakçısını takip ettiklerini açıkladı. Bu rakam, 2015'teki Avrupa'ya giden rekor seviyedeki mülteci akını zamanındaki insan kaçakçısı sayısından iki kattan daha fazla. Europol'ün Avrupa'daki göçmen kaçakçılığı ile mücadele için 2016’nın başında açtığı merkezin yöneticisi Robert Crepinko, 2017 yılı sonu itibariyle Europol'ün veri tabanında yaklaşık 65 bin insan kaçakçısı olduğunu aktardı. Europol'ün veri tabanında bulunan insan kaçakçıları sayısı göçmen akınının en yoğun olarak yaşandığı günler olan Eylül 2015'te 30 binken bu sayı 2016 sonu itibariyle 55 bine çıktı ve bir sonraki yıl da 65 bin oldu. Avrupa'ya 2015'te giden bir milyondan fazla göçmen sayısında geçen seneler içerisinde ciddi bir düşüş olsa da Crepinko, göçmen kaçakçılığı yapan insanlara talebin hala "çok yüksek” olduğunu söyledi. Crepinko, göçmen kaçakçılığının milyarlarca euro değerinde ve "halen daha büyüyen bir iş” olduğunu belirtti. Uluslararası Göç Örgütü'nün (IOM) verilerine göre 2015 senesinde Avrupa'ya giden göçmen ve mülteci sayısı bir milyonu aşarken bu sayı 2016 yılında yaklaşık 390 bin, 2017'de de 187 bin olarak kaydedildi.

İnsan Kaçakçıları En Fazla Avrupa'dan

Europol ayrıca birçok yeni şüphelinin kimliğinin belirlendiğini aktardı. Her ne kadar Europol kimliklerini tespit ettiği insan kaçakçılarının sayısını veya oranını paylaşmasa da milliyetlerini tespit ettiği insan kaçakçılarının yüzde 63’ünün Avrupalı olduğunu belirtti. Europol, Avrupalıların yüzde 45'inin de Balkan ülkelerinden olduklarını açıkladı. Kimliği tespit edilen insan kaçakçılarının yüzde 14’ü Ortadoğu'daki ülkelerden, yüzde 13'ü Afrika kıtasındaki ülkelerden, yüzde 9'u Doğu Asya ülkelerinden ve yüzde 1'i de Kuzey ve Güney Amerika'dan geliyor.

(Deutsche Welle Türkçe, 5 Nisan 2018)

 

Binlerce Mülteci Geri Gönderilecek

İsviçre İltica Dairesi, ülkeye mülteci olarak gelen binlerce Eritreli'ye sınır dışı yolunu gösterdi. İltica başvurusunda bulunanlara mektup gönderen daire, "Ülkenize geri dönmeniz durumunda herhangi baskı görüp cezalandırılmayacağınıza dair kanaat oluştu" dedi. Karardan başvuruda bulunmuş 9 bin 400 Eritreli'den 3 bin 200'ünün etkileneceği belirtildi.

(Sabah Avrupa, 6 Nisan 2018)

 

İKV: Kaçak Göçteki Artışın Önlenmesi AB İle Yapısal İşbirliğini Gerektiriyor

İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, son günlerde hız kazanan Afgan göçüne dikkat çekerek, artışın önlenmesi için Türkiye ile AB arasında "daha kapsamlı ve yapısal işbirliğine" gerek duyulduğu uyarısı yaptı. Türkiye’nin doğusundan son 3 aylık dönemde ülkeye düzensiz göç akınlarının artış gösterdiği dikkat çekiyor. Son göç akınıyla Türkiye’ye düzensiz yollarla giriş yapan göçmenlerin başında ise 17 bin 847 kişiyle Afganlar geliyor. Afganları; Pakistan, Bangladeş ve Afrika uyruklular izliyor. Göçmenler ise kısa vadede İstanbul’a ulaşmayı amaçlıyor olsa da birçoğu için asıl hedef, Suriyeli göçmenlerde olduğu gibi Almanya, Hollanda, İsveç gibi AB ülkeleri. Türkiye’nin Doğu-Batı göç yolları üzerindeki stratejik konumunun ve kültürel, tarihsel bağlamda insaniyete dayalı kucaklayıcı tutumunun göçü Türkiye için her zaman kritik önemde bir politika alanı haline getirdiğini belirten Zeytinoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

"Son olarak açıklanan verilere göre, 26 Mart – 1 Nisan tarihleri arasında Türkiye’nin doğu illerinde toplam 2713 göçmenin yakalandığını öğrendik. Başta Afganistan, Pakistan ve Bangladeş gibi ülkelerden Türkiye’ye düzensiz göçün yeniden hız kazandığı görülüyor. Bu sefer Güneydoğu değil, Doğudaki İran ile olan sınırlarımızdan geçişler yapılıyor. Bu durum gösteriyor ki, göç konusu, sadece Suriye’deki durum gibi belirli bir krizle ilişkili olmanın ötesinde daha sürekli bir nitelik kazandı. Önümüzdeki yıllarda da göç akınları devam edecek. Göçü tetikleyen birçok neden var. Siyasi baskı ve çatışmanın dışında ekonomik sıkıntılar ve hatta küresel ısınma gibi yeni faktörler de özellikle gençleri göç yoluyla daha gelişmiş Batı ülkelerine gitmeye itiyor."

Zeytinoğlu sürekli bir sorun haline gelen göç yönetiminin, Türkiye’nin gelecek yıllarda da en önde gelen meseleleri arasında yer alacağını ve bu konuda AB ile işbirliğinin gerekli olduğunu belirtti ve ekledi:

"Türkiye, Doğu-Batı göç yolunda transit ülke olmanın yanı sıra, bir hedef ülke niteliği de taşıyor. Ancak, Türkiye’ye kaçak yollarla giriş yapan göçmenlerin en azından bir kısmının AB ülkelerine geçiş yapmak için yine düzensiz göç yöntemlerine başvuracağını öngörmek zor olmaz. Bu da özellikle Yunanistan ve Bulgaristan gibi Türkiye’nin sınırdaş olduğu AB ülkelerinin göç akınlarından payını almaya devam edeceğini ortaya koyuyor. Sınır aşan bir konu olan göçün düzenlenmesinde ülkeler arasında etkin işbirliği şart. AB ve Türkiye arasında da Suriyeli mülteciler üzerinden geliştirilen işbirliğinin adil ve yük paylaşımı içerecek şekilde kurumsal ve kapsamlı bir hal alması gerekiyor. Sadece, '3 milyarı al, göçmenleri tut' şeklinde basitçe özetlenecek bir yaklaşım, 21’inci yüzyılın temel konularından göçün düzenlenmesi için yeterli olmaktan çok uzak Göçmenleri geri göndermek için geri gönderme merkezleri kurmak çözüm değil. AB’nin Sınırları Göç Açısından Ancak Türkiye’yi İçine Alarak Tamamlanabilir Zeytinoğlu, krize ilişkin çözüm önerilerini de ortaya koydu:

"Çözüm için, tüm ilgili ülkelerin, kaynak, hedef ve transit ülkeler dâhil bir arada politika üretmesi şart. AB’nin yasal göç imkânlarını artırması, alınması gereken önlemlerden sadece biri. Jeostratejik bir perspektiften bakıldığında Avrupa’nın doğuya açılan kapısı olduğundan, Türkiye’yi dışarıda bırakacak hiçbir çözüm sürekli olmayacaktır. AB’nin sınırları, göç açısından da ancak Türkiye’yi içine alarak tamamlanabilir. Dolayısıyla, taraflar kısa vadeli ve geçici projelere odaklanmak yerine, kalıcı çözümü ve özellikle de kaynak ülkelerde krizlerin temel nedenlerini ortadan kaldırmaya yönelik ortak stratejileri öne çıkarmalıdır.

İKV Başkanı Zeytinoğlu, ilişkilerin her boyutunda olduğu gibi göç yönetimi alanında da karşılıklı iyi niyetin gerekliliğine dikkat çekti ve ekledi:

"Türkiye-AB ilişkilerinin gerildiği dönemlerde AB kurumlarından, özellikle fonlarla ilgili olarak tehditkâr demeçler gelebiliyor. Göç alanındaki işbirliğinin iyi niyet ve insaniyete dayalı bir süreç olduğu unutulmamalı ve taraflar, birlikte çalışma/işbirliği atmosferini korumalıdır. Bu olumlu atmosferin korunması ve güçlendirilmesi için ise Türkiye-AB vize serbestliği diyaloğunun olumlu şekilde sonlanması en büyük fırsat."

(Doğan Haber Ajansı, 5 Nisan 2018)

 

Avrupa Komisyonu: “Ankara’nın, Sığınmacılar İçin Verilen Parayı Kötüye Kullandığı Bilgisine Sahip Değiliz”

Avrupa Komisyonu, Ankara’nın Avrupa Birliği’nin (AB) Türkiye’deki sığınmacılar için gönderdiği yardım parasını askeri teçhizat amacıyla harcadığı yönünde bilgiye sahip olmadıklarını açıkladı. Fransız Mediapart gazetesi, AB’nin Türkiye’deki sığınmacılar için gönderdiği paranın Ankara tarafından, Zeytin Dalı operasyonunda kullanılan askeri teçhizat alımında kullanıldığını iddia etmişti. İddiaları değerlendiren AB Yönetim Kurulu üyesi Carlos Martin Ruiz de Gordejuela,  “Şahsen benim, bu tür soruşturmayla ilgili bilgim yok” dedi. Yetkili, “Bizim servislerimiz, bu paranın nasıl harcandığını büyük bir dikkatle takip ediyor” diye ekledi.

(Sputnik Türkiye, 5 Nisan 2018)

 

587 Yabancı Uyruklu Kazak Göç Mevzuatını İhlal Etti

Kazakistan İçişleri Bakanlığı Emniyet Müdürlüğü Göç Hizmeti Müdürü Gani Şımırbayev, yılbaşından bu yana Kazak göç mevzuatını 587 yabancının ihlal ettiğini bildirdi. Bunun 532’si ülkede bulunma kurallarını ihlal etmiş olup, 499’u BDT ülkeleri vatandaşları, 33’ü de uzak ülkelerden gelen yabancı uyruklu vatandaşlardır. Üzerinde pasaportu bulunmayan 66 yabancı tutuklanırken, 88 yabancı sınır dışı edildi. Üç ay içinde mahkemelerin sınır dışı etme kararlarının ihlal edildiği 8, Kazakistan’ın devlet sınırlarının yasa dışı geçildiği 6 vakanın ortaya çıkarıldığı açıklandı.

(TÜKİB Resmi Sayfası, 5 Nisan 2018)

 

Afganlar, Pakistanlılar, Bangladeşliler, Afrika Uyruklular; Türkiye'ye Göç Ediyor…

Emniyet verilerinden edinilen bilgiye göre sadece 26 Mart ile 1 Nisan arası 1 haftalık dilimde, doğu sınırlarımıza yakın bölgelerde yakalanan kaçak göçmen sayısı 2 bin 713. Bunların 2 bin 530’u Afgan, 146’sı Pakistan, 34’ü Bangladeş ve 3’ü Afrika uyruklu. Son 3 ayda Türkiye’ye kaçak giriş yapan Afgan göçmen sayısı 20 bine yakın.

MHP eski milletvekili Sinan Oğan Twitter hesabından; "Son dönemde Doğu sınırımızdan Türkiye'ye giriş yapan Afgan ve Pakistanlı yurda kaçak girenlerin sayısında endişe verici artış var. Doğuda yollar kaçaklarla dolu ve ellerini kollarını sallayarak Erzurum'a doğru yürüyorlar. Tedbir alınmıyor, Türkiye kaçaklar memleketine dönüşüyor!" ifadelerini kullanarak şu grafiği paylaştı:

Günde 500 civarı Afgan göçmenin tüm operasyonlara rağmen sınırlarımızdan kaçak giriş yaptığı tespit ediliyor. Emniyet birimleri son günlerde yaşanan Afgan hareketliliğiyle ilgili çalışma başlatırken, insan kaçakçılarının grupları uluslararası şebekelerin yönlendirmesiyle Türkiye’ye özellikle kalabalıklar halinde soktukları tespitler arasında. Yoğun Afgan göçüyle mücadele için Erzurum’a Göçmen Kaçakçılığı ile Mücadele Şube Müdürlüğü kuruldu. Emniyet güçlerinin tespitlerine göre insan kaçakçıları Afgan göçmen göçmenlerden her bir sınır geçişinden 500 dolar civarı alıyor. İşleyiş şu şekilde gelişiyor:

Afganlar Türkiye’ye İran’dan; Van, Iğdır, Ağrı, Hakkari’nin doğu kesimlerinden giriyor.

Göçmen kaçakçıları Afgan ve onların yanında diğer ülke insanlarını çoluk çocuk demeden doğu sınırlarımızdaki dağlara bırakıyor. Özellikle Van ve Iğdır arasında kalan sınır bölgesinden Afgan ve Pakistanlılar sınırdan kilometrelerce yürüyerek geçiyor. Hepsinin ortak gitme hedefi olan İstanbul’a aktarma yeri Erzurum’a geliyor. Erzurum'dan İstanbul’a kaçakçılarca minibüs, kamyon gibi araçlara konularak gönderiliyor. Buradan da ya Yunanistan ya Bulgaristan hattından Avrupa’ya kaçıyor ya da İstanbul’da hırsızlık, fuhuş, inşaat, amelelik gibi kayıt dışı işlerde çalıştırılıyor.

Kaçak İşlerde Çalıştırılıyor

Emniyet raporlarına göre Afganlar İstanbul’da yoğunluk olarak Kocamustafapaşa semtinde “Safe house” (güvenli ev) denilen evlerde barındırılıyor. 1200 lira civarı kira ödenen bu evlerde günlük 80 lira civarı ödeyerek ortalama 30 göçmen barındırılıyor. Safe house’lar çark gibi çalışıyor. Burada kalan göçmenler çoğunlukla kaçakçılarla çalışıyor, kadınlar fuhuşa yönlendiriliyor, bazıları da hırsızlık dilencilik gibi yasa dışı kazançlara teşvik edilip çalıştırılıyor. Çoğunluğu para biriktirdikten sonra Yunanistan ya da Bulgaristan üzerinden Avrupa’ya kaçıyor. Bazıları da (parası olanlar) birkaç gün bu evlerde kaldıktan sonra yasa dışı yollardan Avrupa’ya kaçıyor.

9 Gün Yürüdük

Umut yolculuğuna çıkmak için ailesiyle Dikili’ye gelen Maryam kardeşinin eşi ve çocuklarıyla çıktıkları yolculuğu anlatıyor: “Tam 9 gün yürüdük. İran’ı geçip Van’ın arkasından karlı dağlardan geldik. İnsan kaçakçıları yolda sınıra kadar bıraktı. Çok yorgunuz. Küçük çocuklar hasta. Ancak Taliban vahşetinden bıktık. Kendimize bakamaz hale geldik.“

Sığınma Hakkı Ve Yasal Düzenlemeler Afganları Kapsamıyor

Son dönemlerde artan Afganlar kadar Iraklı ve Pakistanlı akımı dikkat çekiyor. Özellikle Afganların Türkiye’ye yolculuğu da burada kalıp yaşamaları da çok daha zor. Suriyeliler için yapılan yasal düzenlemeler onları kapsamıyor. Afganları ülkelerini terk etmeye zorlayan başlıca neden Taliban terörü, ikinci sebep ise ekonomi. Yetkililer risk değerlendirmelerinde Afgan sayısında artış olacağını tahmin ettiklerini belirtiyor.

İlk Üç Uyruk

Göç İdaresi verilerine göre 2018’in 29 Mart’a kadar olan diliminde 17 bin 847 Afgan uyruklu kaçak göçmen yakalandı. Yakalanan Suriyeli kaçak göçmen sayısı 9 bin 426, Pakistanlı sayısı 5311, Iraklı sayısı 4 bin 270 olarak kayıtlara girdi. Toplam yakalanan kaçak göçmen sayısı ise 47 bin 198.

(Yurt Gazetesi, 6 Nisan 2018)

 

Türkiye ile Moğolistan Arasında 7 Anlaşma İmzalandı

Başbakan Binali Yıldırım'ın resmi ziyarette bulunduğu Moğolistan ile Türkiye arasında, tarım, ulaştırma ve iletişim teknolojileri, acil durum yönetimi, göç, yurt dışı Türkler ve akraba topluluklar, kütüphanecilik ve ekonomi alanlarında anlaşmalara imza atıldı. Yıldırım ile Moğolistan Başbakanı Khurelsukh Ukhnaa huzurunda iki ülke yetkilileri tarafından ikili anlaşmalar imzalandı. Buna göre, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Moğolistan Gıda, Tarım ve Hafif Sanayi Bakanlığı Arasında Tarım Alanında İşbirliği Konulu Mutabakat Zaptı'na, Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu ile Moğolistan Gıda Tarım ve Hafif Sanayi Bakanı Batzorig Batjargal imza attı. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ile Moğolistan Yol ve Ulaşım Kalkınma Bakanı Bat-Erdene Jadamba ise Ulaştırma ve İletişim Teknolojileri Alanında Araştırma ve Geliştirme Faaliyetleri İşbirliği Mutabakat Zaptı'nı imzaladı. Moğolistan ile imzalanan diğer anlaşmalar şöyle:

Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığı ile Moğolistan Ulusal Acil Durum Yönetimi Kurumu Arasında Acil Durum Yönetimi Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı,

Göç İdaresi Genel Müdürlüğü ile Moğolistan Göç İdaresi Ajansı Arasında Ortak Niyet Beyanı,

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ile Moğolistan Devlet Ulusal Yönetim Akademisi Arasında Mutabakat Zaptı,

Milli Kütüphane Başkanlığı ile Moğolistan Milli Kütüphanesi Arasındaki Mutabakat Zaptı,

Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) İle Moğolistan KOBİ Geliştirme Fonu Arasındaki Mutabakat Zaptı.

(Anadolu Ajansı, 6 Nisan 2018)

 

İHH'dan Doğu Gutalı Aileler İçin Yeni Kamp

Suriye’nin Şam kenti kırsalındaki Doğu Guta’dan gelen aileler için İHH İnsani Yardım Vakfınca, İdlib’e bağlı Der Hassan köyünde 350 adet çadır kuruldu. İHH Suriye Çalışmaları Medya Sorumlusu Selim Tosun, yaptığı açıklamada, Doğu Guta’nın çeşitli bölgelerinden İdlib’e tahliyelerin devam ettiğini söyledi. Tahliyelerin art arda gelmesi nedeniyle Doğu Gutalı ailelerin barınma alanlarına ihtiyaç duyduklarını ifade eden Tosun, "Doğu Guta’dan tahliye edilen aileler için İdlib kırsalındaki Der Hassan köyüne 350 adet çadır kurduk. Bu çadırlara aileleri yerleştirdik. Mobil sağlık kliniğimiz, kuşatmadan çıkan ve uzun bir yolculuktan sonra İdlib’e ulaşan aileleri sağlık taramasından geçirdi.''dedi. En kısa sürede kamp alanı içerisinde bir çadır okulu da açacaklarını bildiren Tosun, ''Temiz içme suyu ihtiyacını da kamp alanı içerisinde kurduğumuz su deposu ile gidereceğiz. Bu alana 150 çadır daha kurarak toplamda 500 Doğu Gutalı ailenin barınacağı bir alan oluşturmuş olacağız.'' diye konuştu.

(Anadolu Ajansı, 5 Nisan 2018)

 

Umuda Yolculuğun Nedeni: “Terör ve İşsizlik”

Afganistanlı ve Pakistanlılar başta olmak üzere ülkelerindeki işsizlik ve terör olayları sebebiyle umut olarak gördükleri Türkiye'ye gelen ve son günlerde yoğunlaştıkları Erzurum'da yakalanan kaçak göçmen sayısı bu yıl 13 bin 400'e ulaşarak geçen yıl yakalanan kaçak göçmen sayının neredeyse 3 katına yaklaştı. Terör ve işsizlik asıl sebep olmak üzere ülkelerindeki çeşitli sorunlar nedeniyle İran sınırındaki Ağrı, Iğdır, Van ve Hakkari'den yasa dışı yollarla "umut" ve "iş kapısı" olarak gördükleri Türkiye'ye giriş yapan kaçak göçmenler, Erzurum üzerinden batıdaki farklı kentler ile Avrupa ülkelerine ulaşmayı amaçlıyor. Genellikle Afganistan, Pakistan'dan başlayan "umuda yolculuk"ları sırasında insan tacirlerine yüklü miktarda para ödeyen kaçak göçmenler, ülkelerinden ayrıldıktan sonra İran'ın farklı kentleri ile Türkiye sınırını yaya olarak geçiyor. Zaman zaman yüklü miktarda para ödedikleri insan tacirlerince bindirildikleri kamyon kasası, otobüs, minibüs, taksi ve otomobillerden yolculuklarını tamamlayamadan indirilerek Doğu Anadolu'nun çeşitli şehirlerinde otoyol kenarlarına terk edilen kaçak göçmenler, bu andan itibaren yolculuklarını otoyol kenarlarında veya dağlık arazilerde ölüm riskine karşı yüzlerce kilometre yürüyerek sürdürmeye çalışıyor.

Ülkelerinden çıkışlarından itibaren binlerce kilometre yol katederek Ağrı, Kars ve Iğdır'a gelip yakalanan kaçak göçmenlerin, bu kentleri geçen büyük bölümü ise Erzurum'daki çeşitli noktalarda güvenlik güçlerinden kaçamıyor.

Binlerce Kilometrelik Umuda Yolculuk

Yakalananların yüzde 95'ini oluşturan Afganistanlı göçmenler ülkelerinden Erzurum'a ulaşmak için yaklaşık bir ay süren 3 bin 226 kilometrelik, Pakistanlılar ise 2 bin 748 kilometrelik yol katediyor. Erzurum'da, yasa dışı geçişin önlenmesine yönelik çalışmalarını sürdüren İl Emniyet Müdürlüğü ve jandarma ekiplerince yakalanan göçmenler, haklarında gerekli sınır dışı ya da kayıt işlemlerin yapılması için Erzurum İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim ediliyor. Güvenlik güçlerince bu kentte geçen yıl yakalanan 5 bin 8 kişi Erzurum İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edilirken bu sayı 2018 yılında ise şu ana kadar 13 bin 400'e çıktı. Erzurum'da yakalanan bu kaçak göçmenler dışında Ağrı, Kars, Erzincan, Ardahan ve Iğdır'da yine bu yıl yaklaşık 2 bin 500 kişi yakalanıp aynı kuruma teslim ediliyor. İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü bünyesindeki Türkiye'nin en büyük geri gönderme merkezi olan Aşkale ilçesindeki Geri Gönderme Merkezi, son aylarda yakalanan kaçak göçmen sayısının artması sebebiyle tamamen doldu. Bu kişilerin işlemleri, İl Göç İdaresi Müdürlüğü personelince genellikle Aşkale ilçesindeki Geri Gönderme Merkezinde yapılıyor.

Ancak bu yıl günde ortalama 145 kaçak göçmenin yakalandığı Erzurum'daki bu merkezde kapasitenin tamamen dolması üzerine kaçak göçmenlerin işlemleri bu merkezin yanı sıra yine İl Göç İdaresi görevlileri nezaretinde tutuldukları kent merkezindeki polis merkezleri ve spor salonları ile Pasinler ilçesindeki belirlenen noktalarda yapılıyor.

İnsan Kaçakçılarına Kanıp Maceraya Giriyorlar

Erzurum Göç İdaresi Müdürü Haşim Özcan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kente 2018'in son üç ayında yurda ciddi bir yasa dışı girişin söz konusu olduğunu belirtti. Bu yılın ilk 3 ayında 13 bini aşkın kaçak göçmene işlem yaptıklarını anlatan Özcan, şöyle devam etti:

"Bu yıl 13 binin üzerinde kaçak göçmene işlem yapılmış durumda. Bu da geçtiğimiz yıla oranla oldukça fazla bir sayı. İnsan kaçakçıları Afganistan'da daha fazla artmış durumda. Oradaki birtakım terör faaliyetlerinin artmış olması, işsizlik ve ekonominin de zayıf olması ülkemizin de artık cazip ülke haline gelmesi onlar için umut olarak görülmekte. Yani çalışma izni olmadan burada çalışamayacaklarını bilmeyen bu insanlar insan kaçakçılarına kanıp maceraya girmekteler." Özcan, Afganistanlı gruplar içerisinde aynı zamanda Pakistan, Bangladeş ve diğer Afrika ülkelerinden de insanların olabildiğini, bunların farklı nedenlerle ülkelerinden ayrıldıklarını aktararak, "Afganistan'da yaşayan insanların yokluk içinde yaşamaları ve oradaki birtakım terör örgütlerinin göçe zorlamasıyla insanlar bir ümit olsun diye daha çok çalışma maksadıyla geliyor. Onlara 'niye geldiniz' diye sorduğumuzda, insan kaçakçılarının 'Türkiye'de sizin işiniz hazır, çalışmanızda herhangi bir zorluk yok, rahatlıkla çalışabilirsiniz diyerek' kandırdığını, daha sonra da buralarda terk ettiğini anlatıyorlar." diye konuştu. Yakalanan kişilere kendilerine bildirilen sayıya göre en kısa zamanda kumanya ulaştırıldığını dile getiren Özcan, yaşanan yoğunluk nedeniyle geri gönderme merkezlerinde yer kalmadığını, yakalanan göçmenlere kentte belirlenen belli noktalarda konaklama imkanı sağlandığını ifade etti.

Türkiye'yi Kurtarıcı Olarak Görüyorlar

Türkiye'de oturma izni alan Afganistanlı tercüman Javid Hamidi de bu göçmenlerin ülkelerindeki işsizlik, yoksulluk ve savaş dolayısıyla İran üzerinden Türkiye'ye geçtiklerini söyledi. Bu kişilerin Ankara, İstanbul ve diğer büyükşehirlerde çalışmak istediğini belirten Hamidi, "Bu göçmenler ailelerine yardımcı olmak ve çalışmak üzere buradalar. Yakalanan tüm kaçaklar hep İran güzergahını kullanıyor. 200-300'er kişilik gruplar halinde ülkeye giriş yapıyorlar. Türkiye'yi kurtarıcı olarak görüyorlar, 'bize sahip çıkar' diyorlar. Burada rahat edeceklerini düşünüyorlar. Burada şimdi Afganistan, Pakistan, Hindistan, Bangladeşliler mevcut. Türkiye'ye geldikten sonra geri gitmek istemiyorlar." şeklinde konuştu. Hamidi, yakalanan göçmenlerin çok zorlu yolculukların ardından Türkiye'ye ulaştığını, gelenlerin tamamına yakınının 24 ile 30 yaş arasında olduğunu anlattı.

20 ile 40 Saat Arasında Yaya Yürüdük

Afganistanlı kaçak göçmen Seddikullah Stanikzy ise Afganistan'da terör örgütü DEAŞ ve Taliban tarafından sürekli tehdit edildiklerini aktardı. Bu nedenle bir miktar para vererek önce İran'a oradan da gruplar halinde Türkiye'ye geçtiklerini dile getiren Stanikzy, şunları kaydetti:

"Yollarda çok sıkıntılar çektik. Sınırın diğer tarafında ölen ve hastalanan çok kişi oldu. Biz Türkiye'ye çalışmak ve para kazanmak için geldik. Büyükşehirlerde çalışmak, ailelerimize yardımcı olmak istiyoruz. Buradaki arkadaşlarımızın tamamı Türkiye'ye yaya olarak geçti. Kaçakçılar bize 'bir veya iki saat yaya olarak gideceksiniz, ondan sonra biz sizi araçlara alacağız' dediler. 20 ile 40 saat arasında yaya yürüdük. Yemek ve su yoktu. Çok sıkıntılar çektik."

(Anadolu Ajansı, 5 Nisan 2018)

 

Türkiye’deki Suriyeli Mülteci Sayısı Açıklandı

İç savaştan kaçarak Türkiye’ye gelen Suriyeli mülteci sayısı 3 milyon 567 bin 130’a ulaştı. İstanbul’da ise, 554 bin 655 Suriyeli var. Bu sayı Türkiye’deki 43 ilin nüfusundan daha fazla. Sığınmacılardan 225 bin 557'si geçici barınma merkezlerinde, 3 milyon 341 bin 573'ü de 81 ilde yaşıyor. Kilis'te kayıtlı 130 bin 57 mülteci var ve bu sayı şehir nüfusunun yüzde 95’ine ulaştı. İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü'nün hazırladığı rapora göre, geçici koruma altında bulunan Suriyelilerin yoğun olduğu ilk 10 il arasında; İstanbul, Bursa, İzmir, Konya, Adana, Mersin, Hatay, Gaziantep, Kilis ve Şanlıurfa var.

En Çok İstanbul’da

Rapora göre, İstanbul'da 554 bin 655, İzmir'de 135 bin 769, Bursa'da 143 bin 387, Konya'da 104 bin 565, Adana'da 192 bin 542, Hatay'da 445 bin 460, Gaziantep'te 377 bin 506, Şanlıurfa'da 477 bin 161, Mersin'de 205 bin 784, Kilis'te ise 130 bin 57 Suriyeli yaşıyor. Başkent Ankara'da ise 96 bin 169 mülteci bulunuyor. Suriyeli sayısı Adana nüfusunun yüzde 8.69'una, Gaziantep nüfusunun yüzde 18.82'sine, Hatay nüfusunun yüzde 28.28'ine, İzmir nüfusunun yüzde 3.17'sine ulaştı. En az Suriyelilerin yaşadığı illerin başında ise Bayburt, Artvin, Bartın, Gümüşhane, Erzincan, Giresun, Iğdır, Sinop, Rize, Kütahya, Kars, Karabük, Karaman, Amasya ve Tunceli bulunuyor. Artvin'de 61, Bartın'da 78, Bayburt'ta 43, Gümüşhane'de 92, Tunceli'de ise 91 Suriyeli bulunuyor. 3 milyon 567 bin 130 Suriyelinin 1 milyon 934 bin 622'si erkeklerden, 1 milyon 632 bin 508'i kadınlardan oluşuyor.

(Sözcü, 5 Nisan 2018)

 

İran Üzerinden Türkiye'ye Geçen Afgan Göçmenlerin Sayısı Neden Arttı?

İran üzerinden Türkiye'ye ulaşan Afgan göçmen sayısı son 2-3 ayda arttı. Göçmenler çoğu zaman yürüyerek, Iğdır, Ağrı, Van üzerinden Türkiye'ye geçiyor. Yüzlerce göçmen de Erzurum'daki geri gönderme ve geçici barınma merkezlerinde kayıtlarını yaptırıyor. İltica ve Göç Araştırma Merkezi Başkanı Metin Çorabatır son 3 ayda İran üzerinden Türkiye'ye giriş yapan Afganların sayısının 20 bini bulduğunu ve göçmenlerin çoğunun İran'da yaşayanlardan çok doğrudan Afganistan üzerinden geçen yeni göçmen dalgası olduğunu söylüyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) verilerine göre Mart ayı sonuna dek Türkiye'de UNHCR'a kayıt yaptıran Afgan sığınmacı ve mültecilerin sayısı 169,919. Türkiye'de kayıtlı Suriyelilerin sayısı 3,5 milyon, diğer ülkelerden Türkiye'ye sığınanların toplam sayısı da 365 bin. Afganlar, Türkiye'de Suriyelilerden sonra kayıtlı resmi sayı olarak en büyük ikinci göçmen grubu. Dünya genelinde UNHCR'a kayıtlı Afgan mülteci sayısı da 2,5 milyon. Erzurum'da Afganlarla ilgilenen bazı sivil toplum kuruluşları ve yetkililer, İran sınırında 1,5 milyon Afgan uyruklu göçmenin de Türkiye'ye girmeyi beklediğini iddia ediyor. UNHCR Türkiye Sözcüsü Selin Ünal ise bu iddiayı teyit edemediklerini söylüyor.

Sokaklarda Yatanlar Var

Afgan göçmenlerin bir kısmı sınırı geçtikten sonra Erzurum'daki 1500 kişilik geri gönderme merkezinde kalıyor. Ancak merkezde boş yer kalmayınca göçmenler de son haftalarda sokaklarda yatmak zorunda kaldı.

"200-300 km' lik Yolu Çıplak Ayakla Yürüyorlar"

Erzurum Kalkınma Vakfı (ER-VAK) Başkanı eczacı Erdal Güzel, göçmen dalgasının Erzurum'a ulaştığı 2011'den bu yana yardım çalışmalarına katılıyor ve göçmenlerin ihtiyaçlarını karşılamak için faaliyetler yürütüyor.Erdal Güzel, "Son 2-3 ay içinden sağanak halinde göçmen akını oldu. Şu anda Erzurum'da sığınmacı pozisyonunda 400 ailemiz var. Ama son dönemde 200-300 km'lik yolu yürüyerek çıplak ayakla kat edip Türkiye'ye geliyorlar" diyor.ER-VAK Başkanı yeni bir göçmen akını ihtimalinin de kaygı verici olduğunu söylüyor:"İran sınırında 1,5 milyon göç potansiyeli olduğunu duyduk. O çok tehlikeli bir boyut bizim onu karşılayacak yapımız yok." Bölge halkı, Iğdır, Ağrı yolundan yürüyerek geçen Afganların arabalara alınmaması konusunda da uyarılıyor, zira arabalarında göçmen bulunduranların 'insan kaçakçılığı' yapma suçlamasıyla karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor. Erzurum halkı ise kendi imkânlarıyla yardımcı olmaya çalışıyor.

"Ayakkabıları, Çorapları Yok"

Erzurum'a bağlı Pasinler ilçesi Belediye Başkanı Ünsal Sertoğlu, göçmenlerin geçiş yolundaki ilçede bir yardım çadırı kurmuş. Halkın katkılarıyla yoldan geçen göçmenlerin ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyorlar. Sertoğlu çalışmalarını anlatıyor: "Geçen seneye göre çok ciddi bir yoğunluk var. Günde 500-600 göçmen geçiyor benim ilçeden hepsine sıcak aş veriyoruz. Kadınlar evlerinde pasta börek pişirip çadıra getiriyor. Resmi bir statümüz olmadığı için kalmıyorlar, yemek giysi veriyoruz sonra geçip gidiyorlar. Ayakkabıları, çorapları yok, acil ihtiyaçlarını temin edip gönderiyoruz." Son aylarda göç dalgasının artmasının sebeplerinden biri, geçişi zorlaştıran yoğun kış şartlarının sona eriyor olması. Ama geçen yıllara oranla Afganistan'daki güvenlik ve ekonominin de giderek kötüye gitmesi göçü tetikliyor.

Göçün Nedenleri

İltica ve Göç Araştırma Merkezi Başkanı Çorabatır, "Afganistan'da insanlar işsiz, fakirleşme artıyor, temel ihtiyaçların karşılanmasında güçlük çekiyorlar. Halkın da mevcut Afgan hükümetine karşı güveni azalıyor. İnsanların ümidi hem siyasi olarak hem de ekonomik olarak azalıyor" diyor. Asya ülkelerinde toplumsal kalkınmayla ilgili araştırmalar yapan sivil toplu kuruluşu The Asia Foundation'ın (Asya Vakfı) 2017 verileri, ülkedeki memnuniyetsizliği ve göçün sebeplerini ortaya koyuyor. Vakfın yaptığı ankete göre 2017 yılında fırsat bulunması durumunda ülkeyi terk edebileceklerini söyleyenlerin oranı bir önceki yıla oranla yaklaşık yüzde 9 artarak yüzde 38,8 oldu. Bu oran, Afgan tarihinde en yüksek ikinci oran olarak kayda geçti. Araştırmaya göre ülkeyi terk edenlerin birinci sebebi ülke içindeki güvensizlik, IŞİD ile Taliban'ın saldırıyla oluşan şiddet ortamı. Araştırmaya katılanların yüzde 54.5'i de ülkeyi terk etme istekleri olarak işsizliği gösteriyor. Türkiye'ye göç eden Afganların bir kısmı 2014'te yürürlüğe giren Yabancılar ve Uluslararası Koruma Yasası uyarınca geçici koruma kapsamına alınabiliyor. Ama göç uzmanlarına göre çoğu, kaçakçıların da teşvikiyle Avrupa'ya yasa dışı yollarla geçme arayışında. Uzmanlar, bahar ve yaz aylarının da gelmesiyle Türkiye'den Avrupa'ya göçün artabileceği görüşünde.

(BBC Türkçe, 06 Nisan 2018)

 

Kaçak Göçmenlerin Charter Uçakla Gönderilmesi Sorunu Çözüldü

Doğu Anadolu'da yakalanan Afganistanlı kaçak göçmenler, charter uçakla sınır dışı işlemine sıcak bakmayan Afganistan ile yaşanan sorunun çözülmesiyle, hafta sonu ülkelerine gönderilecek. Doğu Anadolu'da yakalanan Afganistanlı kaçak göçmenler, charter uçakla sınır dışı işlemine sıcak bakmayan Afganistan ile yaşanan sorunun çözülmesiyle, hafta sonu ülkelerine gönderilecek. Ülkelerindeki terör ve işsizlik başka olmak üzere çeşitli nedenlerle İran üzerinden umut olarak gördükleri Türkiye'ye yasa dışı girip Erzurum başka olmak üzere bölge illerinde yakalanan kaçak göçmenlerin geri gönderme işlemleri hızlandırıldı. Bu çerçevede Türk ve Afganistanlı makamlar arasında yapılan görüşmeler sonucu, Afganistan'dan yurda giren kaçak göçmenlerin charter uçak ile ülkelerine gönderilmesi kararlaştırıldı. Karar üzerine Erzurum başta olmak üzere Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan ve Erzincan'da son 3 ayda yakalanan ve Erzurum'un Aşkale ilçesindeki geri gönderme merkezinde işlemleri tamamlanan çok sayıda Afganistanlı kaçak göçmen charter uçakla Kabil'e götürülüp sınır dışı edilecek. Kaçak göçmenlerin ilk bölümünü oluşturan 700'ü, 7 Nisan Cumartesi günü charter uçakla ülkelerine götürülecek. Erzurum Göç İdaresi Müdürü Haşim Özcan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kaçak göçmenlerin ülkelerine gönderilmesinde uzun zamandır Afganistan ile sorun yaşandığını belirtti. Bu sorunun Erzurum Valisi Seyfettin Azizoğlu'nun girişimlerinin ardından Türk ve Afganistan makamları arasındaki görüşmelerle çözüldüğünü aktaran Özcan, "Bu sorun uzun zamandır vardı. Afganistan, geri gönderme konusunda charter uçak seferlerine sıcak bakmıyordu. Her iki devletin üst düzey yetkilileri sorunu çözdü. İlk charter seferimiz yakında olacak. İlk etapta 700 kişilik grup Afganistan'a sınır dışı edilecek." dedi.

(Haberler.com, 5 Nisan 2018 )

 

Ege'de Son 24 Saatte 203 Kaçak Göçmen Yakalandı

Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı ekiplerin Ege Denizi’nde son 24 saat içerisinde yaptığı operasyonlarda, İzmir, Aydın, Çanakkale ve Muğla kıyılarında 7 ayrı olayda Suriye uyruklu toplam 203 kaçak göçmen ve 5 göçmen kaçakçısı yakalandı. Yasa dışı yollardan Türkiye’ye giriş yapan Suriyeli göçmenlerin, Yunanistan adalarına doğru umut yolculuğu havaların ısınmaya başlamasıyla tekrar yoğunlaştı. Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı ekipler, Ege kıyılarında aldığı tedbirler sayesinde hem kaçak geçişleri önlemeye hem de hayatlarını riske atan göçmenlerin can güvenliğini sağlamaya çalışıyor. Edinilen bilgiye göre, İzmir’in Çeşme ve Urla ilçelerinde gerçekleşen 3 olayda, denizde alınan tedbirler neticesinde 111 düzensiz göçmen ile 2 göçmen kaçakçısı ilçe Jandarma Karakol Komutanlığı ve ilçe Emniyet Müdürlükleri tarafından karada yakalanması sağlandı. Yine İzmir’in Seferihisar ilçesi Doğanbey önlerinde içerisinde 3 şahsın bulunduğu şüpheli bir balıkçı teknesi olduğu ihbarı alındı. Görevlendirilen Sahil Güvenlik Botu tarafından, söz konusu tekne içerisindeki 3 göçmen kaçaksı yakalandı. Aydın’ın Didim ilçesi Taşburun açıklarında 36, Çanakkale’nin Ayvacık ilçesi Deveboynu Burnu güneyinde 17, Muğla’nın Bodrum ilçesi Karaada kuzeyinde ise 39 kaçak göçmen yakalandı. Toplam 7 ayrı olayda yakalanan Suriyeli 203 kaçak göçmen ile 5 göçmen kaçaksı, haklarında işlem yapılmak üzere ilgili makamlara sevk edildi.

(Milliyet, 5 Nisan 2018)

 

Erzurum'da 366 Kaçak Göçmen Yakalandı

Erzurum kent merkezi ile Pasinler ilçesinde 366 kaçak göçmen yakalandı. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ile Pasinler İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Pasinler ilçesi, kent merkezindeki kuzey çevre yolu ve Nenehatun rampası mevkiinde kaçak göçmenlerin gruplar halinde yürüdüğü ihbarı üzerine harekete geçti. Ekipler, bu alanlarda yaptıkları aramalarda kaçak olarak yurda giren Afganistan ve Pakistan uyruklu 366 göçmeni yakaladı. Kaçak göçmenler, otobüslerle Pasinler İlçe Emniyet Müdürlüğü ile kent merkezindeki Gölbaşı ve Gürcükapı polis merkezlerine götürüldü. İran üzerinden kaçak olarak Ağrı'ya, ardından da Erzurum'a geldikleri belirlenen göçmenlerin, batı illerine gitmeyi amaçladıkları öğrenildi.

(Milliyet, 5 Nisan 2018)