Türkiye’de ve dünyada son günlerde göç, göçmen, mülteciler ve sığınmacılar konularında 5 Şubat 2019 tarihinde gündemde öne çıkan başlıklar…

 

Yunanistan Başbakanı Çipras’ın Türkiye Ziyareti: Masada İkili Ticaret ve Yasa Dışı Göç Var

Yunanistan Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Aleksis Çipras 5-6 Şubat tarihlerinde çalışma ziyareti için Türkiye’de bulunacak. Çipras, ekonomik iş birliği üzerine yapacağı görüşmelerin yanı sıra Fener Rum Ortodoks Patriği ile de görüşecek.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’yi ziyaret eden Çipras’a Ekonomi Bakan Vekili Stergios Pitsiorlas da eşlik edecek.

Hedef Ticareti 2 Katına Çıkarmak

Çalışma ziyaretinin ana konusu iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesi ve 2018’de elde edilen 4,2 milyar dolar değerindeki ticaret hacminin iki katına çıkarılması olacak. Türkiye ile Yunanistan arasında ticaret en yüksek seviyesine 2014 yılında 5,6 milyar dolar ile ulaşmıştı.

Yunanistan’a ihraç edilen ürünler arasında otomotiv ve yan sanayi, beyaz eşya, televizyon, sağlık ekipmanları, yenilenebilir enerji, tekstil ve konfeksiyon, deri, mobilya, otel ekipmanları, seramik bulunuyor.

Ziyaret çerçevesinde TAP ve TANAP projeleriyle enerji alanındaki ikili iş birliğinin yanı sıra TürkAkım’ın uzatılmasına ilişkin görüşmeler gündemde olacak. Ayrıca, İzmir-Selanik gemi seferleri ile İstanbul-Selanik demir yolu hattı projesinde de ilerleme kaydedilmesi bekleniyor.

Mülteciler ve Fener Rum Patrikhanesi

Görüşmelerde ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve uluslararası gelişmelere ilişkin görüş alışverişi yapılacak.

Bu kapsamda Türkiye’den yasa dışı yollarla Yunanistan’a geçen göçmenler konusunun da değerlendirilmesi bekleniyor.

Yunanistan Başbakanı son olarak çarşamba günü İstanbul’da Ortodoksların Ruhani Lideri Fener Rum Patriği Bartholomeos ile görüşecek.

(Euronews, 4 Şubat 2019)

 

El Salvador’a Filistinli Başkan

Orta Amerika ülkesi El Salvador’da devlet başkanlığı seçimini Filistin kökenli 37 yaşındaki Nayib Bukele ezici bir farkla kazandı.

Yolsuzluk karşıtı politikaları ve ülkedeki suç oranının düşürülmesini vaat eden Bukele’nin zaferi, 1992’deki iç savaşın akabinde ülkeyi son 25 yıldır yöneten iki merkez partinin hâkimiyetini kaybettiğinin işareti olarak görülüyor. Yüzde 54 oyla ilk turda seçilen San Salvador kentinin eski belediye başkanına seçimi kazandıran slogan ise “Kimse çalmazsa yeteri kadar para var” oldu. Seçimde merkez sağ Ulusal Cumhuriyetçi İttifakı’nın adayı Carlos Callejas yaklaşık yüzde 32 oyla ikinci, iktidardaki merkez sol eğilimli Farabundo Marti Ulusal Özgürlük Cephesi adına yarışan Dışişleri Bakanı Hugo Martinez yaklaşık yüzde 14 oyla üçüncü sırada yer aldı.

Salvadorlular Kaçıyor

‘Kırlangıç’ lakaplı Bukele’nin kökleri Osmanlı egemenliğindeki Filistin’e dayanıyor. Bukele, 20’nci yüzyılın başında Filistin’den göç etmiş bir aileden geliyor. Babası tanınmış bir Müslüman iş adamı. İşsizlik ve yüksek suç oranından kaçan El Salvadorlular yasadışı yollarla ABD’ye girmeye çalışıyor.

(Hürriyet, 5 Şubat 2019)

 

Türkiye İle Özgürleşen Suriye Kentlerinde 300 Binden Fazla Eve Dönüş Yaşandı

Fırat Kalkanı’yla DEAŞ’tan temizlenen Cerablus, Türkiye’nin hizmetleriyle bölgeye can suyu oldu. Artık göç veren değil, göç alan Cerablus, iç savaş nedeniyle kaçan Suriyelilerin güvenli limanı haline geldi.

Suriye’nin Eğitim Savaşçıları

15 Mart 2011 tarihinden bu yana içsavaş yaşayan Suriye’nin Cerablus kentinde neler yaşanıyor. Akşam’ın haberine göre Türkiye’nin 24 Ağustos 2016’da gerçekleştirdiği Fırat Kalkanı Harekatı’yla DEAŞ teröründen temizlenen Cerablus’ta şimdi istikrar hâkim. Türkiye’nin eğitim, sağlık, alt yapı ve güvenlik gibi alanlarda bölgeye götürdüğü hizmetler sayesinde Suriye halkı geleceğe daha da bir umutla bakıyor… Türkiye, Cerablus’un sadece güvenlik sorununu çözmekle kalmadı aynı zamanda eğitim alanında da bölgede devrim niteliğinde gelişmeler sağladı. Gaziantep Üniversitesi’ne bağlı Cerablus Meslek Yüksekokulu Türkiye açısından ise bir ilk. Bakanlar Kurulu kararıyla ve YÖK’ün desteğiyle Türkiye’nin yurtdışında açtığı tek meslek yüksekokulu olma özelliğini taşıyor.

Eğitimde Büyük Hamle

Yardım kuruluşlarında görev alan Hasta Bakım öğrencisi Muaz Elkeno bölgedeki gelişmeleri şöyle anlattı: “Rakka Telabyat’lıyım. Meslek Yüksekokulunun Cerablus’ta açılmış olması çökmüş bir yapı içinde kalkınmaya yönelik büyük bir hamledir. Benim kardeşim Türk ordusuyla birlikte Zeytin Dalı Harekatı’na katıldı. Açıkça söylüyorum Türkiye’nin yaptığını hiçbir kuruluş bugüne kadar yapmadı. Batı dünyasının ırk eksininde bizi ayrıştırdı.”

Varlığınız Eğitime Güç Verdi

Deyrizor’da yaşarken PKK ve DEAŞ teröründen kaçarak Cerablus’a sığınan 18 yaşındaki İman Cacan, okulda Hasta Bakım Bölümü’nde okuyor. Başarılı bir öğrenci olan Cacan şunları anlattı: “Ben sağlık alanında topluma hizmet etmek istiyorum. Savaş nedeniyle lise eğitimime 4 yıl ara vermek zorunda kaldım. Önce DEAŞ ardından PKK’dan kaçarak Cerablus’a gelmek zorunda kaldık. İlk dönem bitti. Türkiye’nin eğitimdeki varlığı bizim açımızdan önemli.”

Ufkumuzu Açtınız! Var Olun

Deyrizor’dan Cerablus’a göç etmek zorunda kalan bir başka öğrenci ise Osman ve ailesi olmuş. Osman, “Bu okulun açılması bizim açımızdan harika oldu. Arkadaşlarımızdan bazıları okulu yarım kalmıştı devam ettiler. Türkiye camileri, okulları onardı, toplumsal hayata dair çok büyük izler oluşturdu. Biz gençlerin Türkiye ufkunu açtı. Savaşın karamsarlığını ve ümitsizliğini kaldırdı” dedi.

İstikrar Geldi

İlahiyat öğrencisi Sadık Afatlı ise “Bölgedeki güvenlik ortamı ve eğitim hakim olduğu müddetçe biz ayrılmayı düşünmüyoruz. Türkiye bölgemize istikrar getirdi. Çevremizde bunu yakından gözlemliyoruz” diye konuştu.

Münbiç Temizlenirse Evimize Döneceğiz

Neda Muhimit (22) “Çevremde gördüğüm yaralı insanlar oluyordu. O insanlara yardımcı olacak bilgiye sahip değildim. Bu okul sayesinde akademik olarak da eğitim alıyorum” diyerek şunları kaydetti: “Ben ayrılmayı hiç düşünmedim. Biz 8 yıldır korkudan başka bir şey görmedik. Üniversitenin açılmasına çok sevindik. Rüyalarımız gerçekleşiyor. Fırat’ın doğusunda oturan bir aile olduğumuz için özellikle PYD bize çok ağır baskıda bulundu. Türkiye’nin Münbiç sorunun çözmesi halinde biz evlerimize dönmek istiyoruz.”

Güvenliğimiz Tamam! Artık Göç Alıyoruz

Meslek Yüksekokulu’nun öğretim üyelerinden İngilizce öğretmeni Muhittin Ahmet bölgedeki gelişmeleri şöyle anlattı: “Cerablus’a dışarıdan çok sayıda insan geliyor. Gelmelerinin tek sebebi ise burasının Türkiye sayesinde daha güvenli bir yer olması. O yüzden yoğun göç almaya başladık. Türkiye’nin Münbiç’te bir operasyon yapması halinde Münbiç’e geçişler olacak. Münbiç Türkiye’nin yolunu gözlüyor. Bu noktada Cumhurbaşkanı Erdoğan’a olan desteğimiz tamdır.”

PYD Münbiç’e Girişte Kefil İstiyor

Hasta Bakım Bölümü Öğretim Üyesi Vail Seyit, “Münbiç çok büyük bir problem olarak karşımızda duruyor” diyerek şunları anlattı: “PYD, Münbiç’e girişi her türlü araçla yasakladı. PYD, kente bir kişinin girebilmesi için bir PYD mensubunun kefil olmasını istiyor. Günlük yaklaşık bin 500 TL Suriye lirası ise ikamet parası alıyor.”

İşte PYD Mevzileri

PYD mevzilerinin görüntülenmesi… Cerablus ile Münbiç sınırındaki PYD mevzilerinden zaman zaman teröristler taciz ateşi açıyor.

DEAŞ Sporun Her Türlüsünü Yasakladı

Beden eğitimi öğretim görevlisi Şehabettin Ebubekir: “Gençlerimizin uzun zamandır sporla ilişkisi kesilmişti. DEAŞ sporun her türlüsünü yasaklamıştı. Özellikle top oyunları yasaktı. Başlangıçta gençlerimiz spora karşı biraz mesafeliydi. Ben de bizzat oyunlara katılarak öğrencileri teşvik etmeye çalıştım. Şimdi, erkeklerde futbol ve voleybol takımları kurduk. Kadınlarda ise masa tenisi ve Badminton takımımız var.”

Muhabirimiz Bülent Şanlıkan, PYD’nin kontrolündeki bölgeye 2 km. mesafedeki okulun sahasında çocuklarla futbol oynadı.

Ülkeler İcraatla Kendini Belli Etti

Cerablus Yerel Meclisi Eğitim Sorumlusu Abdüllatif El Muhammed: “Binaların onarımı eğitimin devam etmesi, belediye hizmetlerinin verilmesi aldığımız yardımlar bize yol gösterilmesi burada Türkiye’nin niyetini gösteriyor. Birtakım ülkeler Suriye’ye sözde yardımda bulunmaya geliyor ama ikinci bir hedef noktaları oluyor. Türkiye Cerablus’ta bölgenin istikrarı için bulunuyor.”

PKK’dan temizlenen Afrin Bülbül’de dün 150 öğrencilik ‘Eren Bülbül İlkokulu’ açıldı.

İşte Cerablus’u Kalkındıran Yatırımlar

EĞİTİM: Cerablus 117, El-Bab 43, Bezaa 38, Kabasın 47, Toplam: 245 Azez 67, Ahtarin 74, Soran: 47, Mare 23, Çobanbey 45; toplam: 256 Afrin: 45, Bülbül 33, Cinderesi: 43, Mabatlı 28, Şeyh Hadid 9, Şeran 31, Raco 39; toplam 228.

SAĞLIK: Sağlık Bakanlığı, Bab ve Mare ile Çobanbey’e, 3 hastane kurdu. Bab ve Çobanbey hastaneleri 200’er, Mare Hastanesi ise 75 yatak kapasitesine sahip.

(Sabah, 5 Şubat 2019)

 

Pentagon’dan Meksika Sınırına İlave 3 Bin 750 Asker

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), yasa dışı göçmenlerin ülkeye girişini engellemek için Meksika sınırına 3 bin 750 asker daha göndereceğini açıkladı.

Pentagon Sözcülüğü’nden yapılan yazılı açıklamada, söz konusu ilave askerlerin 90 günlük görev süresiyle sınırlı oldukları belirtildi.

Pentagon, Gümrük ve Sınır Muhafaza Birimi’ne (CBP) destek amacıyla daha önce tahsis ettiği askerlerle son rakamın 4 bin 350’ye yükseldiğini kaydetti.

Latin Amerika ülkelerinden yola çıkarak Meksika sınırından ABD’ye girmek isteyen yasa dışı göçmenleri engellemek için CBP’ye destek olacağı ifade edilen askerler, aynı zamanda mobil gözetleme görevi de yapacak.

Savunma Bakanlığına vekalet eden Patrick Shanahan, geçen hafta yaptığı açıklamada, güney sınırına “binlerce” asker gönderebileceklerini duyurmuştu.

ABD Savunma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı John Rood, Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesinde geçen hafta katıldığı oturumda İç Güvenlik Bakanlığının, 12 binden fazla göçmenin bulunduğu tahmin edilen iki göç kervanının ABD’ye doğru geldiğini tespit ettiğini açıklamıştı.

Pentagon, kasım ayında Orta Amerika’dan ABD’ye doğru gelen göçmen kervanına karşı Meksika sınırında 5 bin 900 asker konuşlandırmıştı. Görev süreleri 15 Aralık’tan 31 Ocak’a kadar uzatılan askerlerin bir kısmı daha sonra geri çekilmişti.

(Euronews, 4 Şubat 2019)

 

En Büyük İç Göç Hareketi Başladı

Çin’de, milyonlarca kişinin yollara düştüğü Bahar Bayramı öncesi “dünyanın en büyük iç göç hareketi” olarak ifade edilen yolculuk telaşı yaşanıyor.

Çin’in en önemli geleneksel bayramlarından “Çunçie” (Bahar Bayramı) öncesi dünyanın en büyük iç göç hareketi başladı. Miladi takvimin yanı sıra 12 hayvanlı takvimin kullanıldığı ülkede 5 Şubat’ta “Köpek Yılı”nın bitişiyle “Domuz Yılı”na girilecek.

Bilet Bulunamıyor

Yeni yıl nedeniyle ülkede 5 Şubat’tan itibaren bir haftalık tatil ilan edilecek. Ancak halkın tatil öncesi ve sonrası aldığı izinle 40 günü bulan yılın en uzun tatil döneminde yaklaşık 3 milyar kişi seyahat ediyor. Bu nedenle ülkede her yıl “Çunyün” (Bahar Bayramı Trafiği) olarak adlandırılan büyük bir trafik telaşı yaşanıyor. Nüfusu 22 milyonu bulan ülkede başka şehirlerden gelen öğrenci ve göçmen işçilerin yaşadığı başkent Pekin’de de Bahar Bayramı trafiği şimdiden başladı. Tatili evinde ailesiyle birlikte geçirmek isteyen Çinliler, otobüs, tren, uçak gibi ulaşım araçlarında bilet bulmaya çalışıyor. Aşırı yoğunluk nedeniyle bilet bulamayan yolcular ise çoklu aktarma yaparak evlerine gidiyor. Çin Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu Başkan Yardımcısı Lien Veyliang yaptığı açıklamada, bu yıl 21 Ocak-1 Mart arasında 2 milyar 990 milyon seyahat yapılmasını tahmin ettiklerini bildirdi.

(Sabah, 4 Şubat 2019)

 

Kerkük’te Mülteci Kampında Yangın: 4 Çocuk Öldü

Irak’ın Kerkük şehrinin 25 kilometre dışında bulunana Leylan kasabası Nezrava mülteci kampında çıkan yangında 4 çocuk hayatını kaybetti, anne baba ise ağır yaralandı. Irak’ın Kerkük şehrinin 25 kilometre dışında bulunan Leylan kasabası Nezrava mülteci kampında dün akşam bir çadırda yangın çıktı. Çadırda yaşayan 4 çocuk hayatını kaybederken, anne ve baba ağır yaralandı. Yaralıları tedavi için Kerkük Devlet Hastanesine kaldırıldı ölen çocuklar da aynı hastanenin adli tıp morguna koyuldu. Olay yerine çok sayıda itfaiye ve güvenlik gücü sevk edilirken yangının, soba sebebiyle çıktığı öğrenildi. Polis olayla ilgili inceleme başlatıldığını açıkladı.

(İHA, 5 Şubat 2019)

 

Bahamalar Yakınında Göçmen Teknesi Battı: 28 Ölü

Haitili göçmenleri taşıyan bir teknenin Bahamalar kıyısına yakın bir yerde batması sonucunda 28 kişi hayatını kaybetti. ABD Büyükelçilinden yapılan açıklamada bir grup Haitili göçmeni taşıyan tekne Bahamalar yakınlarında battı. Teknenin batması sonucunda göçmenlerden en az 28’inin hayatını kaybettiği, 17’sinin de kurtarıldığı öğrenildi.1 ayda 300 göçmen yaşamını yitirdi. Bahamalar Savunma Gücü tarafından yapılan açıklamada ise geçen ay tekne yolculukları sırasında ölen Haitili göçmenlerin sayısının 300’ü geçtiği vurgulandı.

(Time Türk, 4 Şubat 2019)

 

Çin’den Özbekistan’a Yasa Dışı Göç Kanalı Tasfiye Edildi

Kazakistan İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi ve Almatı Polis Teşkilatı yardımıyla, Çin ve Özbekistan vatandaşlarının karşılıklı yasadışı göçünü organize etmeye çalışan bir suç grubu tasfiye edildi. 31 Ocak tarihinde gerçekleşen özel bir operasyonda, Çimkent şehrinde 73 Çin ve 137 Özbek vatandaşı gözaltına alındı. Açıklamayı Kazakistan İçişleri Bakanlığı dış ilişkiler yetkilisi Almas Sudabaev yaptı. Sadubaev, “Tutuklanan Çin vatandaşları Kazakistan Cumhuriyeti topraklarına transit uçuşlarla geldiler ve sonrasında onların yasaları ihlal ederek ülkede yasadışı olarak kaldığı tespit edildi. Şu anda, ülkemizden sınır dışı edilmeleri gündemdedir” dedi. Soruşturmaya göre, yasadışı göç kanalı iki Çinli bir Kazakistan vatandaşı tarafından organize edildi. Sadubaev, “Yasadışı göçü organize edenler tutuklandılar. Kazakistan Cumhuriyeti Ceza Kanunu’nun 2. bölümü 394. Maddesi uyarınca yargılama öncesi soruşturma yürütülmektedir. Almatı şehrinde de Çin’den Kazakistan’a yasadışı yollar ile giriş yapan 9 Çin vatandaşı ve onlara yardım eden Kazakistan vatandaşları tutuklandılar” dedi.

(Dünya Bülteni, 4 Şubat 2019)

 

Suriye Sorununu Romanya’da Tartıştılar

İskenderun ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün koordinesinde başvurusu yapılan ve Türkiye Ulusal Ajansı tarafından kabul edilen “Haydi Suriye’yi Konuşalım” isimli Erasmus+ KA347 Gençler ve Politika Yapıcılar Arasında Diyalog projesi kapsamında, Türkiye, Litvanya ve Romanya’dan 40 kişinin oluşturduğu öğretmen ve öğrenci grubu, 26 Ocak-1 Şubat 2019 tarihleri arasında Romanya’nın Braşov şehrinde çalışmalar yaparak Suriye sorunu hakkında tartışmalarda bulundu. Projenin aktivitelerinde birinin de Romanya’da Suriyeli çocukların Suriye’deki savaşı ve Türkiye’deki yaşamlarını içeren resimlerden oluşan resim sergisi açmak olduğunu belirten Zobar, sergiyle Suriye’de ki durumu ve ülkemizin Suriyeliler için yaptığı çalışmaları Avrupa’daki gençlere aktardıklarını söyledi. Benzer etkinliklerin Litvanya’da da yapılacağını söyleyen Zobar, “Litvanya’da bulunan ortağımızı Litvanya Millet Meclisi Başkanı okullarında ziyaret ederek, projemiz hakkında bilgi aldılar. Litvanya’da yapılacak toplantı için, mecliste randevu ayarlayacaklarını ve milletvekilleri ile bu meseleyi görüşebileceğimizi söylediler.” dedi.

(Haberler.com, 5 Şubat 2019)

 

BM’den Mülteci Övgüsü

BM Genel Sekreter Yardımcısı ve BM Kalkınma Programı (UNDP) Avrasya Direktörü Mirjana Spoljaric Egger, Türkiye ziyareti sırasında Hürriyet’e “Türkiye’nin mültecilere yaptığı katkıların eşi benzeri yok. Mülteciler altyapıya ve yerel yönetim sistemlerine yönelik çok baskı oluşturuyor ve yetkililer madalyonun iki tarafıyla da başa çıkmak zorunda.” şeklinde konuştu. Mirjana Spoljaric Egger, hükümet yetkilileriyle görüşmek ve Güneydoğu Anadolu’da Suriyeli mültecilerin yoğun olduğu bölgelerdeki BM projelerini yerinde görmek amacıyla geçen hafta Türkiye’ye geldi. Türkiye ziyareti sırasında Hürriyet’e konuşan Egger, şu mesajları verdi: “2011’den bu yana Türkiye’yle ortaklık anlaşmamız var. Türkiye, UNDP’nin bağışçı ülkelerinden biri. Ayrıca Türkiye, BM programlarımızın da olduğu bir ülke. Son 15 yıldır hem devlete hem de yerel yönetimlere kalkınma politikalarında yardım ediyoruz. Ziyaretim sırasında Şanlıurfa, Gaziantep ve Kilis’e gittim. Şunu gördüm; Türkiye’nin mültecileri bünyesinde barındıran bir ülke olarak mültecilere yaptığı katkıların eşi benzeri yok. Türkiye, dünyada en çok mülteci barındıran ülke ve Türkiye’nin bu mülteci kriziyle başa çıkma yolu emsal niteliğinde. Çünkü mültecilerin çoğu topluma entegre edilmiş durumda ve bu entegrasyon, mümkün olan yerlerde mülteci kamplarının kapatılmasıyla gitgide daha da çok artıyor. Türklerde de Suriyeli mültecilere yönelik farklı algılardan kaynaklanan stres var. Biz bunu azaltmak için özellikle Türk ve Suriyeli kadınlar arasında diyaloğu geliştirecek çalışmalar yapıyoruz.”

Türkiye Son 50 Yılda Çok Yol Aldı

Türkiye çok güçlü bir şekilde büyüdü. Bugün Türkiye, BM İnsani Gelişme Endeksi’nde 1990’ların başında olduğundan yüzde 37 oranında daha iyi durumda. Bugün Türkiye, insani gelişimde bölgede ortalamanın üzerinde. Türkiye, son 50 yılda yoksulluğun azaltılmasında çok yol kat etti. Bu yüzden de zaten BM’den bağış alan ülke konumundan BM’ye bağışta bulunan ülke konumuna geçti.

(Hürriyet, 5 Şubat 2019)

 

Meksika’da Sığınmacılar ABD’den Sınır Dışı Edilmeye Başlanırken Tehlikeyle Yüzleşiyorlar

Reuters’a göre, çoğu kişi “katil ve kartellerle sarılmış” sınır şehirlerine gönderilecek. Trump yönetimi, Göç Koruma Protokolleri olarak adlandırılan bir programla Meksika’ya sığınmacı göçmen gönderme politikası kapsamında göçmenleri risk almaya zorluyor. Reuters’ta yer alan bir rapora göre, bazı göçmenler Meksika sınır kentlerine sürüldükten sonra “kaçırılma veya ölüm” riski taşıyorlar. Trump yönetimi bu yeni sınır politikasını ilk olarak Aralık 2018’de ilan etti. Sığınmacıların Meksika’ya ilk transferi Meksika’nın batı kıyısında ve sınırın diğer ucunda bulunan Tijuana’ya gerçekleşti. Amerika Birleşik Devletleri İç Güvenlik Bakanlığı Sözcüsü Katie Waldman Reuters’e verdiği demeçte, “Onları geldikleri yere iade ediyoruz” dedi. Waldman ayrıca göçmen sınır kasabasında göçmenlerin yaşayabileceği tehditleri de küçümseyerek “Sınır, Şikago gibi ABD’nin şiddetli kısımlarından daha tehlikeli değil” dedi. Sınırdaki zorluk, orada gerçekleşen ölümcül suçların seviyesini ölçmenin zor olmasıdır. Çünkü bölgede geçen yıl suçların yaklaşık yüzde 90’ı rapor edilmemiştir. Meksika’da bulunan Reynosa şehrinin belediye başkanı Maki Ortiz, Reuters’e yaptığı açıklamada, göçmenleri kentinde korumanın neredeyse imkânsız olacağını söyledi. “Kapasitemiz yok. Kaynaklarımız, altyapımız veya onlar için bütçemiz yok” dedi.

(Reuters, 4 Şubat 2019)

 

İzmir Dikili’de 38 Düzensiz Göçmen Yakalandı

İzmir’in Dikili ilçesinde, yasa dışı yollarla yurt dışına çıkmaya çalışan 38 göçmen yakalandı.

Edinilen bilgiye göre, Dikili ilçesi Madra Çayı açıklarında, Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, lastik bot içerisinde düzensiz göçmenleri tespit etti.

Durdurulan bot içerisinden, yasa dışı yollarla yurt dışına çıkmaya çalışan aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu Afgan uyruklu 38 düzensiz göçmen yakalandı. Yakalanan göçmenler, işlemlerinin ardından İzmir İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne sevk edildi.

(Sabah, 5 Şubat 2019)