Türkiye'de ve dünyada göç, göçmen ve sığınmacılar konusunda gündemde öne çıkan başlıklar…

 

İngiltere İçişleri Bakanı Rudd, Göçmen Skandalının Ardından İstifa Etti

Göçmenlerle ilgili sınır dışı uygulamalar konusunda parlamentoyu yanlış bilgilendirdiği ortaya çıkan İngiltere İçişleri Bakanı Amber Rudd, istifasını verdi. İngiltere İçişleri Bakanı Amber Rudd'ın, göçmenlerle ilgili sınır dışı uygulamaları konusunda yaşanan skandalın ardından istifa ettiğine dikkat çekiliyor. 1948-71 yılları arasında ülkedeki iş gücü açığını kapatmak için Karayipler'den davet edilen ve yasal olarak ülkede olanlar "kaçak göçmen" olarak nitelendirildi. Rudd, bu göçmenlerin zorla sınır dışı edilmesi uygulamaları nedeniyle muhalefetin hedefi durumundaydı. Amber Rudd, sınır dışı uygulamasında bakanlık içinde sayısal hedefler koyulduğu iddialarıyla ilgili, parlamentonun araştırma komisyonu önünde bilgisi olmadığını söyleyerek, kendisini savundu. Ancak uygulamanın Rudd’ın talimatı ve bilgisi çerçevesinde hayata geçirildiği ortaya çıktı. Rudd’ın sınır dışı uygulamasındaki sayısal hedefleri Başbakan Theresa May’e bahsettiği bir mektup basına sızdı. Rudd’ın adı İngiltere’de iktidardaki Muhafazakar Parti’nin potansiyel lider adayları arasında da geçiyordu. Amber Rudd, Kasım ayından bu yana May hükümetinden istifa eden 4. bakan oldu. Daha önce Savunma Bakanı Michael Fallon, Başbakan Yardımcısı Damian Green ve Eğitim Bakanı Justine Greening istifalarını vermişti.

(TRT Haber, 30 Nisan 2018)

 

Sığınmacı Konvoyu ABD Sınırına Ulaştı

ABD Başkanı Donald Trump’ın dağıtılmasını istediği, Meksikalı göçmen konvoyu, ABD Meksika sınırına ulaştı. ABD Başkanı Donald Trump’ın dağıtılmasını istediği, Meksikalı göçmenlerden oluşan yaklaşık 400 kişilik konvoy, bugün ABD-Meksika sınırına ulaştı. Nisan başında orta Amerika’daki Honduras, Guatemala, El Salvador ülkelerinden yola çıkan konvoydaki sığınmacılar, ABD’nin Meksika sınırındaki San Diego şehrine kaçak olarak giriş yapmaya çalışması üzerine San Diego’lu yetkililer harekete geçti.

(İhlas Haber Ajansı, 29 Nisan 2018)

 

Göç Uzmanları Almanya ve Avrupa’yı Uyardı: “Göç Yasasını Değiştir Vize Kolaylığı Sağla””

Almanya Uyum ve Göç Vakfı Konseyi, ülkede düşen doğum oranlarına karşı uyardı. Konsey, Türklere vize kolaylığı sağlanmasını ve göç yasasının değiştirilmesini istedi. Almanya'da düşen doğum oranlarına karşı Alman Uyum ve Göç Vakfı Konseyi, Almanya ile Avrupa Birliği'ni uyardı. Konsey, göçmene ihtiyacı olduğuna dikkat çekip "Özellikle Göç Yasası iyileştirilmeli" dedi. Almanya'ya 2015 yılında gelen 1 milyonun üzerinde mültecinin su an sadece yüzde 25'inin çalışan konumuna geçtiğini ifade eden konsey, bu oranın genele göre çok düşük olduğuna işaret etti.

Vize Kolaylığı Sağlanmalı

Konsey, ülkeye gelen diğer göçmenlerin ya aile birleşimi kapsamında gelen mülteciler ya da üniversite eğitimi için gelen öğrenciler olduğunu vurgulayıp vize kolaylığı istedi. Vize kolaylığının ise özellikle Türk, Rus, Mısırlı, Tunuslu ve Ukraynalı yüksek vasıflı göçmenleri çekeceği belirtildi. Almanya'daki inşaat ve ulaşım sektörünün her yıl Avrupa Birliğinden 300 bin çalışana ihtiyaç duyduğu ve bunların genelde Romanya, Bulgaristan ve Polonya'dan sağlandığı bilgisi aktarıldı.

Uzman Göçü İstiyorlar

Akademik eğitim almış yüksek vasıflı göçmenler için Alman yasalarının geçmişe göre nispeten iyileştiğini aktaran Alman Uyum ve Göç Vakfı Konseyi, bu tür göçmenler için oluşturulacak vize kolaylığının üniversite mezunu olmayan diğer kalifiye elemanların önünü açacağını belirtti. Ülkeye 2016'da mülteciler ile 30 bin civarında yüksek vasıflı, araştırmacı ve girişimci geldiği bilgisi de verildi.

(Sabah Avrupa, 28 Nisan 2018)

 

Myanmar'da Çatışmalar Yeniden Başladı; 3 Haftada 4 Bin Kişi Komşu Ülkelere Sığındı

Myanmar’da çatışmaların tekrar alevlenmesi nedeniyle yeni bir göç dalgası daha başladı. Üç hafta içinde yaklaşık 4 bin kişi komşu ülkelere sığındı. Cumhuriyet'te yer alan habere göre Myanmar’ın kuzeyindeki Kaçin eyaletinde ordu güçleriyle etnik isyancı gruplar arasındaki çatışmalar yeniden tırmanırken son üç haftada 4 binden fazla kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldığı bildirildi. AFP’ye konuşan Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Bürosu Başkanı Mark Cutts, buna yılın başından beri çatışmalardan dolayı kaçan 15 bin kişinin dahil olmadığını belirterek, “yerel kuruluşlardan çatışma bölgelerinde hâlâ çok sayıda sivilin olduğu” yönünde bilgiler aldıklarını söyledi. Myanmar hükümeti ile Kaçin Bağımsızlık Ordusu arasında 2011’de bozulan ateşkesten bu yana Kaçin ve Şan eyaletlerindeki kamplarda 90 binden fazla kişi yaşıyor. Myanmar’da Arakan eyaletinde geçen ağustos ayında İslamcı militanların karakollara saldırmasının ardından sivilleri de hedef almakla suçlanan hükümet güçlerinin sert yanıtı ile yaklaşık 700 bin Arakanlı Müslüman, komşu Bangladeş’e sığındı.

(T24, 29 Nisan 2018)

 

Filistinlilerin Özgürlük Umudu 'Büyük Dönüş Yürüyüşü'

Filistinliler, Gazze'deki İsrail ablukasının kaldırılmasını ve 5 milyondan fazla Filistinli mültecinin topraklarına geri dönüşüne izin verilmesini talep ediyor. On binlerce Filistinli, Gazze Şeridi'ne uygulanan gayri meşru ablukanın kaldırılması ve topraklarından zorla sürülen 5 milyondan fazla Filistinli mültecinin yurtlarına dönüşüne izin verilmesi talebiyle 30 Mart'tan bu yana Gazze-İsrail sınırında beş farklı noktada barışçıl gösteriler düzenliyor. "Büyük Dönüş Yürüyüşü" gösterilerinin başlangıç tarihi olarak 30 Mart seçildi. Bu tarihin seçilmesinin nedeni 30 Mart 1976'da İsraillilerin Celile bölgesinde yaşayan Filistinlilere ait binlerce dönüm araziye el koyduğu ve Filistinliler tarafından "Toprak Günü" olarak ilan edilen olayın yıl dönümü olması. Binlerce Filistinli, 65 kilometrelik İsrail-Gazze sınırındaki, Gazze'nin kuzeyi, Gazze şehri, Gazze'nin ortası, Han Yunus ve Refah olmak üzere 5 ayrı bölgede gösteriler düzenleniyor. Filistinliler, gösterilerini İsrail'in kuruluş yıl dönümü ve "Büyük Felaket" adını verdikleri "Nekbe"nin tarihi olan 15 Mayıs'a kadar sürdürmeyi planlıyor. Gösterilerin mayıs ayı ortasına kadar devam ettirilmesinin bir diğer nedeni de ABD'nin 14 Mayıs'ta Tel Aviv'deki büyükelçiliğini Kudüs'e taşıma planına tepki göstermek.

Filistinlilerin İki Önemli Talebi Var        

"Büyük Dönüş Yürüyüşü" gösterilerine katılan Filistinlilerin birinci talebi, Hamas'ın 2006'daki seçimi kazanmasının ardından bu yana devam eden İsrail'in Gazze Şeridi'ne uyguladığı gayri meşru ablukanın kaldırılması. İsrail'in hava, kara ve denizden uyguladığı gayri insani abluka sebebiyle Gazze'de yaşayan yaklaşık 2 milyon kişi zor şartlar altında hayatlarını sürdürmeye çalışıyor. Abluka nedeniyle Gazze ekonomisi zor günlerden geçiyor. İşsizliğin yüzde 44'e ulaştığı Gazze'de halkın yarısından fazlası da yoksul. Günün sadece dörtte birinde şehre elektrik verilebiliyor. Enerji krizi nedeniyle fabrikaların bazıları kapanırken, bazı fabrikalarda kapasitesinin çok altında üretim yapıyor. Göstericilerin dile getirdiği bir diğer talep ise İsrail'in kuruluş yılı olan 1948'den bu yana zorla yerlerinden edilen 5 milyondan fazla Filistinli mültecinin topraklarına geri dönüşüne izin verilmesi. İsrail yönetimi, 1948'den bu yana milyonca Filistinliyi zorla topraklarından çıkardı. Bugün itibarıyla yarısından fazlası ülke dışında olan 5 milyondan fazla Filistinli mülteci bulunuyor. Bu mültecilerin, 1,3 milyona yakını Gazze'de, 800 bine yakını ise işgal altındaki Batı Şeria'da yaşarken, geri kalan Filistinli mülteciler ise komşu ülkeler Suriye, Lübnan ve Ürdün'de bulunuyor.  Filistinli mülteciler, İsrail işgali nedeniyle uzun yıllar önce zorla çıkarıldıkları topraklarına geri dönemiyor.

Özgürlük İçin Ölümü Göze Alıyorlar

İsrail askerlerinin göstericilere karşı gerçek mermiyle ateş açma da dahil olmak üzere uyguladığı orantısız güç kullanımına rağmen binlerce Filistinli özgürlüklerini kazanmak ve seslerini dünyaya duyurmak umuduyla başlattıkları barışçıl gösterilerinden vazgeçmiyor. Göstericilerin özgürlükleri için ölümü bile göze alması İsrail askerlerinin daha da saldırganlaşmasına sebep oluyor. Gazze'deki Sağlık Bakanlığının verilerine göre, 30 Mart'tan bu yana devam eden gösterilerde aralarında 2 gazeteci ve 18 yaş altındaki 5 kişinin de bulunduğu 46 Filistinli İsrail askerlerinin saldırıları sonucu şehit oldu. İsrail askerlerinin orantısız güç kullanımı yüzünden 6 binden fazla Filistinli de yaralandı. Yaralılardan bin 700'e yakını İsrail askerlerinin gerçek mermilerinin hedefi oldu.  Gazze'deki hastanelerden alınan bilgiye göre, İsrail askerlerinin gerçek mermiyle vurduğu 17 Filistinlinin kolu veya bacağı kesildi. Gösterilerin "İsrail'in güvenliğine tehdit oluşturduğunu" ileri süren Tel Aviv yönetimi, Gazze Şeridi'nin karşısında yaşayan İsraillilerin "güvenliğini sağlamak" amacıyla sınıra yaklaşan Filistinlilere yönelik gerçek mermi kullanıldığını iddia ediyor. Ancak Filistin tarafı, gösterilerde İsrail askerleri tarafından vurulan bazı Filistinlilerin sınırdan İsrail'in belirlediği mesafeden çok daha uzakta olmalarına rağmen keskin nişancılar tarafından vurulduğunu dile getiriyor.

(Anadolu Ajansı, 29 Nisan 2018)

 

UNRWA'nın Hizmetlerinin Durması Gazzeli Çocukları Endişelendiriyor

BM Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu'na (UNRWA) bağlı okullarda eğitim gören Gazzeli öğrenciler, kurumun çalışmalarını durdurması halinde gelecek hayallerini kaybetme endişesi taşıyor. UNRWA'ya bağlı Gazze Kız Ortaokulu'nun en başarılı öğrencisi İman Hubub, İsrail ablukasının neden olduğu sınırlı imkanlara rağmen hayallerini gerçekleştirmek için büyük çaba sarf ediyor. UNRWA'nın oluşturduğu çocuk parlamentosunun bu yıl başkanlığını da yapan Hubub, ilk kez 9 yaşında katıldığı bu mecliste diplomasiyi öğrendi. Hubub, Gazze'deki diğer okullardan da katılımların olduğu parlamentoda öğrencilerde öz güven gibi olumlu özellikleri artırma konularını öğretmenlerle müzakere ediyor. Daha önce Almanya ve Norveç'ten gelen yabancı heyetlerin misafir olduğu oturumları da yöneten 14 yaşındaki Hubub, bu oturumlarda öğrencilerin problemlerini tartışmaya açtı. UNRWA'nın, faaliyetlerini desteklediğini, kendileri için umut olduğunu belirten Hubub, "Bu okullarda 9 sene geçirdim. Her şey için UNRWA'ya teşekkür etmek istiyorum." ifadelerini kullandı. Söz konusu okullarda yapılan radyo program sunuculuğu yarışmasında birinci olduğunu aktaran Hubub, okulda küçük bir gazeteci gibi de çalıştığını, öğrencilerin düşüncelerini öğrenmeye çalıştığını söyledi. Hubub, halihazırda UNRWA'nın düzenlediği "Hakkımı koruyorum" projesiyle kendi hakları ve diğer çocukların haklarını korumayı öğrendiklerini aktardı.

"ABD Eğitim Hakkımızı Bizden Alamaz"

UNRWA'nın 'İnsanlık onuruna paha biçilemez’ adlı uluslararası bir kampanyasına da destek olan Hubub, "Eğitim, Gazze'de bir çocuğun temel hakkıdır. ABD onu bizden alamaz. Toplumun temel taşıdır. Eğitim dünyayı değiştirebileceğimiz en güçlü silahtır." diye konuştu. Gazzeli çocuklar için UNRWA'yı destekleme çağrısında bulunan Hubub, ajansın hizmetleri azalırsa çok üzüleceğini, bu konuda endişeli olduğunu dile getirdi.

Bazı Harcamalar Azaltıldı

UNRWA Eğitim Koordinatörü Ferid Ebu Azira, ajansa bağlı Gazze'deki okullarda eğitim gören öğrenci sayısının 272 bin olduğunu söyledi. Yüksek kriterlerde ve kaliteli bir eğitim sunduklarını vurgulayan Ebu Azira, önceki yıllar yapılan sınav ve araştırmaların bunu doğrular nitelikte olduğunu belirtti. Ebu Azira, UNRWA'nın geçen yıl eğitim için 180 milyon dolarlık harcama yaptığını kaydetti. UNRWA'nın, içinde bulunduğu mali kriz nedeniyle çocukların becerilerini geliştirmek için uyguladığı bazı programları azaltmak zorunda kaldığını ifade eden Ebu Azira, önceki yıllardaki yeterliliğe sahip olamadıklarını, bu yılı, mümkün olan en az harcama ve yüksek kaliteyle bitirmeye çalıştıklarını anlattı. Ebu Azira, temel hizmetleri verebilmek için bazı harcamaları azalttıklarını, çocuklar ve velileri rahatlatmak amacıyla gerçekleştirdikleri bazı kutlamaları yapmadıklarını söyledi. UNRWA'nın fakir öğrencilere destek de sağladığını aktaran Ebu Azira, kurumun, beslenmesi, ayakkabısı, okul çantası ve kırtasiye malzemesi olmayan çocukların ihtiyaçlarını karşıladığını belirtti.

ABD'nin Yardımları Kısıtlama Kararı

İsrail ablukasında zor şartlarda yaşayan Gazze halkı için UNRWA'nın yardımları büyük önem taşıyor. Ancak ABD yönetiminin bu yılın başında aldığı karar UNRWA'yı da büyük sıkıntıya soktu. ABD Başkanı Donald Trump'ın geçen yıl aralık ayında Kudüs'ü "İsrail'in başkenti" olarak tanıdığını duyurmasının ardından ABD Dışişleri Bakanlığı 16 Ocak'ta yaptığı açıklamada, UNRWA'ya verilecek 125 milyon dolarlık yardımın 65 milyon dolarlık bölümünün "tekrar gözden geçirilmek üzere" askıya alındığını bildirmişti. UNRWA'ya kayıtlı 5,9 milyon Filistinli mülteciden 2,1 milyonu Ürdün'de, 1 milyon 445 bini Gazze'de yaşıyor, bunu sırasıyla Batı Şeria, Suriye ve Lübnan takip ediyor.

(Anadolu Ajansı, 28 Nisan 2018)

 

BM Heyeti Bangladeş'teki Rohingya Kamplarını Ziyaret Etti

BM Güvenlik Konseyi temsilcileri Myanmar'da gördükleri şiddet nedeniyle Bangladeş'e kaçan Rohingyaların kaldığı mülteci kamplarını ziyaret etti. Heyetin Myanmar lideri ile görüşmesi de bekleniyor. Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi temsilcileri Myanmar'dan kaçarak Bangladeş'e sığınan Rohingyaların yaşadıkları mülteci kamplarını ziyaret etti. Beş daimi üye de dahil olmak üzere 15 üyeli Güvenlik Konseyi'ni oluşturan ülkelerin temsilcilerinden oluşan heyet, Pazar günü Bangladeş'e giderek Myanmar'ın Arakan bölgesinde ordunun şiddetine maruz kalarak komşu ülke Bangladeş'e sığınan Rohingyaların kaldığı iki mülteci kampını gezdi. Kamplardaki mültecilerin temsilcileri BM Güvenlik Konseyi heyetine isteklerinin yazılı olduğu 13 maddelik bir bildiri verdi. İstekler arasında Arakan'da güvenliğin sağlanması için uluslararası güvenlik birimlerinin bölgede görev alması, Rohingyaların Myanmar'a BM gözetiminde geri dönmesi ve Rohingyaların Myanmar'da vatandaşlıklarının geri verilmesi yer alıyor. Heyeti karşılayanlar arasında ellerinde "Adalet istiyoruz" ve "BM Güvenlik Konseyi hoş geldiniz" yazılı pankartlar taşıyan mülteciler yer alırken, mültecilerden bazıları da heyetteki temsilcilere Arakan'da uğradıkları ve aralarında taciz, tecavüz ile insan öldürmenin de yer aldığı şiddeti anlattı.

Heyet Myanmar Lideri ile Görüşecek

BM Güvenlik Konseyi heyetinin Pazartesi günü Bangladeş Başbakanı Hasina Vecid ile görüştükten sonra Myanmar'a geçerek orada da Myanmar lideri Aung San Suu Kyi ile buluşması bekleniyor. Heyetin ayrıca helikopter ile Arakan bölgesi üzerinde uçup Rohingyalara ait köylerden geriye ne kaldığını göreceği bir uçuş yapması da planlanıyor.

Myanmar'da yaklaşık 700 bin Rohingya Müslümanı, halkının çoğunluğu Budist olan Myanmar'dan karşı karşıya kaldıkları şiddet nedeniyle komşu Bangladeş'e kaçmıştı. Myanmar lideri ve aynı zamanda Nobel Barış Ödülü sahibi Aung San Suu Kyi yıllardır kötü muameleye tabi tutulan Rohingyaların sorunlarına eğilmemesi nedeniyle Batılı devletler tarafından eleştiriliyor.

(Deutsche Welle Türkçe, 29 Nisan 2018)

 

Frontex: Zengin Sığınmacı-Göçmenler Avrupa’ya Jet Ski ile Geçiyor

Avrupa Birliği Üye Ülkelerinin Dış Sınırlarının Yönetimi için Operasyonel İşbirliği Ajansı Frontex’in yaptığı açıklamaya göre Avrupa’ya jet ski ile geçen sığınmacı-göçmenlerin sayısı günden güne artıyor. Özellikle Cebelitarık Boğazından 14 kilometrelik bir mesafede bulunan Avrupa sahillerine geçmek için jet skiyi tercih eden sığınmacı göçmenler kişi başına dört bin euro veriyorlar. Europol’un açıklamasına göre insan tüccarları karşı sahillere uyuşturucu da taşımayı kabul eden göçmenlere 500 euroluk indirim yapılıyor. Sürücüden başka üç göçmen taşıyabilen hız motorları bu yolculuğu yarım saatte tamamlayıp büyük bir süratle Fas’a döndüklerinden yaz aylarında deniz kazalarına neden olmalarından endişe ediliyor. Frontex, 2017 yılında Faz ve Cezayir’den İspanya’ya geçen sığınmacı göçmen sayısının 21 bin 632'yi bulduğunu ve zengin sığınmacı-göçmenlerin Türkiye ve Yunanistan’dan da altı bin euro karşılığında Avrupa sahillerine geçtikleri açıkladı.

(Doğan Haber Ajansı, 27 Nisan 2018)

 

Suriye'de Yermuk Kampı İçin Anlaşma Sağlandı

Suriye'de silahlı örgütlerin Yermuk Kampı'ndan tahliye edilmesi konusunda anlaşmaya varıldığı bildirildi. Suriye'nin resmi haber ajansı SANA'nın bildirdiğine göre, Suriye ordusu ile Şam'a bağlı Yermuk Kampı'nda bulunan silahlı örgütler arasında tahliye anlaşması yapıldı.

Anlaşmaya göre bölgede bulunan silahlı gruplar İdlib kentine aktarılacak. Anlaşmada silahlı grupların kuşatması altında bulunan Fua ve Kefraya kasabalarında bulunan yaklaşık beş bin kişinin tahliye edilmesi de öngörülüyor. Anlaşmanın yarından itibaren yürürlüğe gireceği ifade edilirken Ramazan ayı başlamadan önce tahliyelerin bitirileceği bildirildi.

(Dünya.com, 29 Nisan 2018)

 

15 Göçmen Hayatını Kaybetti

Cezayir'de yasa dışı yollarla İspanya'ya gitmek isteyen Afrikalı göçmenlerden 15'inin cesedinin bulunduğu, 19'unun kurtarıldığı, kaybolan 5 kişinin ise arandığı bildirildi. Cezayir devlet radyosunun Sahil Güvenlik Komutanlığı'na dayandırdığı habere göre, sahil güvenlik ekipleri denizde devriye gezdikleri sırada şişme bot üzerinde yasa dışı göçmenlerden 15 kişinin cesedine ulaştı, 19'unu kurtardı. AA'nın aktardığına göre; devriye ekiplerinin ise İspanya makamlarının, 27 Nisan'da Afrika uyruklu 39 yasa dışı göçmenin İspanya sahillerine geçmek üzere denize açıldığı yönünde verdiği bilginin ardından arama yaptığı kaydedildi. Sivil savunma ekipleri ise son günlerde bölgedeki hava şartları nedeniyle böyle bir trajedinin yaşanmış olabileceğini ifade etti. Kurtarılan 19 kişinin hastaneye kaldırıldığını ve sağlık durumlarının kötü olduğunu aktaran ekipler, denizde kaybolan 5 kişinin ise dalgıçlar tarafından arandığını söyledi. İspanya makamları, 2017 yılında yasa dışı yollarla Avrupa'ya gitmek isteyen en az 200 kişinin hayatını kaybettiğini açıklamıştı.

(Haber Türk, 29 Nisan 2018)

 

Türkiye Mülteci Çocuklar Konusunda Avrupa'ya Fark Attı

Türkiye mülteci çocuklara ev sahipliğinde Avrupa'ya fark attı. Avrupa bu konuda sınıfta kalırken, Türkiye yüz binlerce çocuğun tüm ihtiyaçlarını eksiksiz karşılıyor. Suriye iç savaşından sonra en çok mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye, mülteci çocuklara en çok sahip çıkan ülke oldu. Bu konuda Avrupa sınıfta kalırken, Türkiye ülkesindeki tüm mülteci çocukların her türlü ihtiyacını karşılıyor.

İhtiyaçlar Eksiksiz Bir Şekilde Karşılanıyor

Suriyeli mülteci çocukların eğitim ve sağlık ihtiyacı eksiksiz bir şekilde karşılanıyor. 2018 verilerine göre Türkiye'de eğitim gören mülteci çocuk sayısı 163.000 iken son bir yılda eğitim gören çocuk sayısı ise 120.000'i buldu. Fırat Kalkanı Harekatı'yla Türkiye, teröristlerden temizlenen bölgelerde 472 okul tamir etti. Bu okullarda 5 binden fazla öğretmen ve 150.000'den fazla öğrenci eğitim hayatına başladı. Yapılan araştırmalara göre Avrupa'da kaybolan mülteci çocuk sayısı 2015 yılında 277; 2016'da 284 ve 2017'de 618 olarak her geçen yıl arttığı görüldü.

(Sabah, 28 Nisan 2018)

 

Avustralyalı Milletvekillerinden Ankara Toplum Merkezine Ziyaret

Çanakkale Kara Savaşları'nın 103. yılı etkinlikleri için Türkiye'ye gelen Avustralyalı milletvekilleri, Türk Kızılayı Ankara Toplum Merkezi'ni ziyaret etti. Avustralyalı 9 milletvekili, Türkiye'nin Suriyeli sığınmacılara yönelik insani yardım çalışmalarını yerinde gözlemlemek amacıyla Türk Kızılayı Ankara Toplum Merkezinde incelemelerde bulundu. Türk Kızılayı Genel Müdür Yardımcısı Alper Küçük ve kurum yetkilileri, merkezdeki çocuk ve yetişkinlere yönelik eğitim faaliyetleri hakkında milletvekillerine bilgi verdi. Suriyeli çocukların yaptığı resimlere dikkatle inceleyen milletvekilleri, sığınmacı kadınların mesleki eğitim aldığı derslikleri de gezdi. Ziyaretin sonunda Türk Kızılayı yetkilileri, milletvekillerinin Türkiye'deki Suriyeli sığınmacıların genel durumuyla ilgili sorularını yanıtladı.

"Türkler, Suriyelileri Sığınmacı Değil Misafir Olarak Görüyor"

Programın ardından AA muhabirine konuşan Avustralya'nın Türk kökenli ilk kadın milletvekili Natalie Suleyman, Türkiye'yi her sene ziyaret ettiğini ve buraya ilk defa gelen milletvekili arkadaşlarının Türk misafirperverliğine hayran kaldıklarını belirtti. Türkiye'nin Suriyeli sığınmacılara yönelik faaliyetlerinin önemine değinen Suleyman, "Türkiye'nin Suriyelilere yaptığı yardımı başka bir Batı ülkesi yapmadı. Bu yardımları birinci elden görmek hepimizi çok memnun etti. Türkler, Suriyelileri sığınmacı değil misafir olarak görüyor. Bu oldukça önemli.” diye konuştu. Milletvekili Mark Gepp de Türkiye'nin Suriyeli sığınmacılara insani yaklaşımının çok etkileyici olduğunu vurgulayarak, "Avustralya olarak Türkiye'den öğreneceğimiz çok şey var. Bu ülkenin mültecileri kucaklaması ve sağladığı fırsatlar bize gerçekten çok şey öğretiyor. " dedi. Avustralya hükümetinin Türkiye'deki Suriyeli sığınmacılara yönelik yaptığı yardımlardan bahseden Gepp, "Elimizden geldiği kadar yardımları sürdürmeliyiz. Dünya genelinde uluslararası destek bekleyen başka meseleler de var ama bu kriz ayrı bir önem taşıyor. Bence herkes daha fazlasını yapmalı." ifadelerini kullandı.

(Haber Türk, 27 Nisan 2018)

 

AB'den Galatasaray'a Teşekkür Mektubu

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger, Suriyeli çocuklar için yapmış olduğu organizasyon nedeniyle Galatasaray Başkanı Mutafa Cengiz'e teşekkür mektubu gönderdi. Galatasaray Kulübü Başkanı Mustafa Cengiz'e, Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger'den, Suriyeli çocuklar için yapılan organizasyon nedeniyle teşekkür mektubu geldi. Sarı-kırmızılı kulüpten yapılan açıklamaya göre, Berger'in mektubunda Galatasaray'ın misafirperverliğine teşekkür ederek, şu ifadeleri kullandığı belirtildi:

"Suriyeli çocuklar için 16-18 Nisan tarihlerinde düzenlenen etkinliklerdeki emeğiniz ve doğrudan ilginiz için size teşekkür etmek istiyorum. İş birliğiniz ve olağanüstü çabalarınız sayesinde sığınmacılar için dayanışma oluşturduk. Galatasaray Kulübü tarafından gösterilen misafirperverlik ve profesyonellik için müteşekkirim. Size katkılarınızdan dolayı en içten teşekkürlerimi sunuyor, yeni iş birliklerimizin gelecekte de devam etmesini diliyorum." Galatasaray Kulübü, AB Türkiye Delegasyonu ve Türk Kızılayı, 16 ve 18 Nisan'da düzenlenen etkinliklerle Türk ve Suriyeli çocuklara sürpriz hazırlamıştı. Düzenlenen ilk organizasyonda, 12 sığınmacı çocuk, Galatasaray'ın antrenmanında futbolcularla bir araya gelmişti. Sığınmacı çocuklar, Galatasaray-Teleset Mobilya Akhisarspor maçını da statta izlemişti.

(Sabah, 27 Nisan 2018)

 

Çanakkale'de Bir Haftada 312 Kaçak Göçmen Yakalandı

Çanakkale’de son bir haftada, Yunanistan'ın Midilli Adası'na geçiş yapmak isteyen toplam 312 kaçak göçmen yakalandı, 10 organizatör de gözaltına alındı. Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Ayvacık'ta son bir hafta içinde düzenledikleri operasyonlarda, Yunanistan'ın Midilli Adası'na geçmek isteyen Afganistan ve Suriye uyruklu toplam 312 kaçak göçmeni yakaladı. Operasyonlarda 10 organizatör de gözaltına alındı. Operasyonlarda, 4 şişme bot, 3 bot motoru ve 6 araç ele geçirildi. Kaçak göçmenler, jandarmadaki işlemlerinin ardından Ayvacık Yabancılar Geri Gönderme Merkezi'ne teslim edildi. Gözaltına alınan organizatörlerin ise jandarmadaki işlemlerinin devam ettiği belirtildi.

(CNN Türk, 28 Nisan 2018)

 

Erzurum'da 2 Günde 360 Göçmen Yakalandı

Erzurum'da son iki günde yasal olmayan yollardan yurda giren Afganistan ve Pakistan uyruklu 360 göçmen yakalandı. Erzurum İl Emniyet Müdürlüğü, Horasan ve Pasinler ilçe emniyet müdürlükleri ile jandarma ekipleri, Erzurum-Ağrı karayolu ve kent merkezinde kaçak göçmenlerin gruplar halinde yürüdüğü ihbarı üzerine çalışma başlattı. Ekipler, bu alanlarda yaptıkları aramalarda kaçak olarak yurda giren Afganistan ve Pakistan uyruklu 160 göçmeni yakaladı. Otobüslerle polis merkezlerine götürülen yabancı uyruklular, işlemlerinin ardından Geri Gönderme Merkezine teslim edildi. Ayrıca kentte 26 Nisan'da da yasa dışı yollarla yurda giren 200 kişi yakalandı. Erzurum'da son 2 gün içinde yakalanan yabancı uyruklu sayısı 360'a ulaştı. İran'dan gelen göçmenlerin batıya gidecekleri belirtildi.

(TRT Haber, 27 Nisan 2018)