Türkiye'de ve dünyada göç, göçmen ve sığınmacılar konusunda gündemde öne çıkan başlıklar…

 

Göçmen ve Mülteci Sayısında Büyük Düşüş

Uluslararası Göç Örgütü (IOM) tarafından bu ay yayınlanan bir raporda, yılın ilk dört ayında toplam 22 bin göçmen ve mültecinin deniz yoluyla Avrupa'ya ulaştığı, bu sayıda iki yıldır büyük düşüş görüldüğü belirtildi. 22 bin göçmen ve mültecinin yüzde 43'ü İtalya'ya, yüzde 37'si Yunanistan'a, yüzde 20'si İspanya'ya ulaştı, toplam 606 kişi yolda yaşamını yitirdi veya kayboldu. Geçen yılın aynı döneminde deniz yoluyla Avrupa'ya gidenlerin sayısı 45 bine yaklaşmıştı, bu yıl bu sayıda yarıya yakın bir azalma gözlendi. Mülteci krizinin çok yoğun olduğu önceki yılın aynı dönemindeyse bu sayı 200 bini buluyordu. IOM tarafından yapılan açıklamada, Nisan ayında Akdeniz'in batısı, doğusu ve orta kesimini izleyen üç ayrı hatta 7 bin 87 göçmen ve mülteci kayıt yaptırdı. 2015 yılındaki yoğun mülteci akını sırasında günlük 5 bini aşkın göçmen ve mülteci Ege Denizi'nden karaya çıkarken, yüzlerce kişinin İtalya ve İspanya'ya gittiği bildirildi.

(CRI Türk, 3 Mayıs 2018)

 

Ukrayna’da Mülteci Sayısı Arttı

Ukrayna Sosyal Politika Bakanlığı, Rusya tarafından işgal edilen Kırım ve Donbas’ta ikamet kaydı olan ve Ukrayna’nın diğer bölgelerinde mülteci olarak kayda geçirilen Ukrayna vatandaşları ile ilgili yeni bilgileri açıkladı. Ukrayna Sosyal Politika Bakanlığı Basın Servisinin bölgelerdeki sosyal savunma kurumları ve Kiev devlet idarelerinin verilerine atıfla yaptığı açıklamada, Ukrayna’da Kırımlı ve Donbaslı mülteci sayısının 1 milyon 500 bin 186 kişi veya 1 milyon 225 bin 470 aile olduğu belirtildi.

Mülteci Sayısı 3473’e Yükseldi

Bununla birlikte Sosyal Politika Bakanlığı, 23 Nisan 2018 tarihi itibarıyla Donbas ve Kırım’dan 1 milyon 496 bin 713 mülteci ve 1 milyon 222 bin 289 ailenin mülteci olarak kayda geçirildiğini açıklamıştı. Dolayısıyla, son 10 gün içinde mülteci olarak kayda geçirilen vatandaş sayısının 3473’e yükseldiği görüldü.

Mültecilere Verilen Yardım Artırıldı

Daha önce Ukrayna Bakanlar Kurulu, Ukrayna’da kayıtlı olan Kırım ve Donbaslı mültecilere yardım verilmesi düzenini değiştirmişti. Yeni düzenleme, mültecilere konut giderlerinin karşılanması için sağlanan yardımın arttırılmasını öngörüyor. Ukrayna Sosyal Politika Bakanı Andrey Reva, yardım hacminin emeklilik maaşı alan aileler ve çocuklu aileler için arttırıldığını belirtmişti.

(Kırım Haber Ajansı, 2 Mayıs 2018)

 

Fas'tan Yasa Dışı Göçle Mücadelede Uluslararası İşbirliği Çağrısı

Fas Dışişleri Bakanı Nasır Burita, insan kaçakçılığı şebekeleri ve yasa dışı göçle mücadelede uluslararası iş birliği çağrısında bulundu. Burita, Fas'ın Marakeş kentinde düzenlenen Avrupa-Afrika Bakanlar Diyalog Konferansı'nda yaptığı konuşmada, insan kaçakçılığı şebekeleri ve yasa dışı göçle mücadelede uluslararası düzeyde iş birliği gerektiğini belirtti. Afrikalı göçmen sayısının dünya genelindeki toplam göçmenlerin yüzde 14'ünü teşkil ettiğini kaydeden Burita, "Dünyada 2017 yılı verilerine göre yaklaşık 258 milyon göçmen bulunuyor. Afrikalı göçmen sayısı ise 36 milyon." dedi. Burita, ayrıca Fas'ın aralık ayında "2018 Uluslararası Göç Konferansı"na ev sahipliği yapacağını ifade etti. Afrika ülkelerinden Avrupa'ya geçiş yolu olarak kullanılan Fas'ta yaklaşık 40 bin civarında kaçak göçmen bulunduğu tahmin ediliyor. Marakeş'te bugün başlayan ve yaklaşık 60 ülkeden bakanların katıldığı konferansta yasa dışı göç ve kalkınma konuları ele alınıyor. Uluslararası konferans pazar gününe kadar sürecek.

(Haberler.com, 2 Mayıs 2018)

 

Suriye Rejimi 60 Filistinliyi Gözaltına Aldı

Suriye’deki Filistinliler Çalışma Grubu tarafından yapılan açıklamaya göre, Suriye rejim güçleri, Yermük mülteci kampı ile Yilda ve Beit Sahm kasabaları arasındaki Oroba kontrol noktasını geçmeye çalıştıkları için çoğunluğu kadın ve çocuk 60 Filistinli mülteciyi gözaltına aldı. Öte yandan, Suriye’deki Filistinliler Çalışma Grubu, Suriye rejiminin Yermük kampına hava saldırılarının devam ettiğini belirtti.

(Karar, 3 Mayıs 2018)

 

İki Fransız Pilot Akdeniz'deki Göçmenleri Kurtarmak İçin Uçak Satın Aldı

Benoit Micolon ve Jose Benavente adlı iki Fransız pilot, zor şartlarda satın aldıkları küçük bir uçakla Akdeniz’de ölüm riskini göze alarak yola çıkan mültecileri kurtarmaya çalışıyor. Libya’nın başkenti Trablus’un 50 km kuzeyindeki alanda göçmen botlarının en çok battığı ve ölümlerin çok sık yaşandığı bölgeye uçacak olan pilotların ilk hedefi bu bölgedeki mültecileri kurtarmak. Pilotlardan 49 yaşındaki Jose Benavente aynı zamanda, bazı gönüllü insan hakları kuruluşlarının Akdeniz’e gemi göndererek göçmenleri kurtarma projesinin kurucusu. Diğer pilot ise 'denizlerin gözü' olmak isteyen 35 yaşındaki Benoit Micolon. İki Fransız pilot 2006’da birlikte pilotluk eğitimi aldıktan sonra bütün bütçelerini birleştirerek 130 bin Euro değerindeki 'Le Colibri' adlı uçağı satın aldı. Mültecilerin çoğu zaman denizin ortasında botlarının devrilmesiyle yaşamlarını yitirdiğini göz önünde bulunduran iki pilot, bu tür durumlarda mültecilere yakın olmak amacıyla uçak alma fikrini hayata geçirdi. Jose Benavente, arkadaşı Benoit Micolon’u arayıp denizde ölüm riskiyle yüz yüze olan göçmenleri kurtarma fikrinden bahsettiğinde “daha cümlemi bitirmeden evet yanıtını duydum” diyerek arkadaşının bu projeyi çok sıcak karşıladığını belirtti. Pilot Benavente, “Elimizdeki tüm parayı ortaya koyduk, sonrasında da projemize destek olmak isteyenlerin küçük bağışlarda bulunabilmeleri için bir kampanya başlattık.” dedi. Uçak yakıtı ve diğer masraflar için hala bağışlara ihtiyaçlarının olduğunu belirten pilotlar, 1 Euro ile bile kendilerine destek olunabileceğini açıkladı. İki pilotun uçakla göçmenleri kurtarma projesi birçok insan hakları savunucusu ve dernekleri tarafından ilgiyle karşılanmaya devam ediyor. Geçtiğimiz hafta aşırı sağcı bir grubun Alp Dağları’nda İtalya-Fransa sınırı üzerinde göçmenlerin geçtiği yolları kapatarak eylem yapmasının ardından, insan hakları savunucuları “güzel şeyler de oluyor” diyerek göçmenlerin gelişinin engellenmesi yerine onlara yardım edilmesi gerektiğini açıkladı.

(Euronews Türkçe, 2 Mayıs 2018)

 

Midilli Adası'ndaki Mülteci Krizi Giderek Büyüyor

Yunanistan'ın Midilli Adası'nda Suriyeliler başta olmak üzere sayıları giderek artan mülteciler bazı sorunları da beraberinde getiriyor. Bölgede bulunan Lesvos Mülteci Kampı barındırdığı yedi bin kişiyle kapasitesinin iki katını aşmış durumda. Yunanistan Sağlık Bakanı Andreas TSANTOS Xanthos, kampta artan nüfusun bazı sorunları beraberinde getirdiğini söyledi. Andreas Xanthos, Yunanistan Sağlık Bakanı: "En büyük sorunumuz bu insanların yaşam ve sağlık koşullarını daha iyi hale getirmek. Mülteci kampı kapasitesini aştı. Bu sebeple tehlike oranı yüksek. Bunun yanında kampın ihtiyaçları da giderek artıyor." Midilli'de yaşayan yerli halksa hükümetin mülteci sorununa eğilmediğini iddia ederek perşembe günü adada büyük bir gösteri düzenlemeyi planlıyor. Michalis Periferakis, Midilli Esnafı: "Gördüğüm şu ki, bir nesil süresince ada karşı kıyıya demir attı. Ben böyle düşünüyorum ve bu durum beni üzüyor. Çünkü bu adayı seviyorum." Panos Kitsikopoulos, Euronews: "Midilli Adası sakinleri, hükümeti bölgeyi başıboş bırakmakla suçluyor ve mülteci krizinin getirdiği sorunlara dayanmaya çalışıyor. Bunun yanında, Midilli ve Ege'nin doğusundaki diğer adalarda mülteci sayısı da giderek artıyor."

(Euronews Türkçe, 2 Mayıs 2018)

 

Yunanistan Göç Bakanı'ndan Türkiye Açıklaması

Yunanistan Göç Politikaları Bakanı Dimitris Vitsas, Midilli'de düzenlenen 14'üncü Kuzey Ege Kalkınma Konferansı kapsamında bir panelde, Yunan adalarındaki sığınmacı sorununa ilişkin açıklamalarda bulundu. Göç politikasının sadece sığınmacıların tutulduğu Ege Adaları'ndaki halkın sabrına dayandırılamayacağını belirten Vitsas, aşırı kalabalık kamplardaki sığınmacı sayısının Eylül 2018'e kadar kapasitelerine göre düşürüleceğini açıkladı. Vitsas, sığınmacılara ilişkin faaliyetlerinde Cenevre Sözleşmesi'ne göre hareket ettiklerine işaret ederek, "Öte yandan, Avrupa ülkelerinin kapalı sınır politikasının panzehiri Avrupa Birliği ve Türkiye arasındaki (göçmen) mutabakattır." değerlendirmesinde bulundu.  Sığınmacı kamplarındaki durumun oldukça kötü olduğunu kaydeden Vitsas, Avrupa'da bazılarının bu sorunu görmezden geldiğini aktardı. Vitsas ayrıca, sığınmacı kamplarındaki aşırı kalabalığın yarattığı sorunlara da değinerek, "Adalardaki problemleri çözmenin önemli koşullarından bir tanesi Türkiye ile açık bir iletişim ve diyalogtur. Türk mevkidaşımla iyi seviyede bir iş birliğimiz var." ifadelerini kullandı.  Yunanistan'ın sığınmacı kampı bulunan Midilli, Sakız ve Sisam gibi adalarında toplam kamp kapasitelerinin çok üstünde 15 bine yakın sığınmacı barınıyor. Yunan hükümet, yerel halktan gelen tepkilere karşı sığınmacıları adalardan ana karaya taşıyarak sorunları hafifletmeyi hedefliyor.

(NTV, 2 Mayıs 2018)

 

Almanya'da Uluslararası Arakan Konferansı

Arakan Rohingya Ulusal Örgütü (ARNO) Başkanı Nurul İslam, Arakanlı Müslümanlara yönelik etnik, dini ve siyasal zulmün sürdüğünü belirterek, "Amaç, Arakan Müslüman toplumunu ortadan kaldırmak." dedi. ARNO Başkanı İslam, Almanya'nın Köln kentinde İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) teşkilatına bağlı uluslararası insani yardım kuruluşu Hasene tarafından düzenlenen Uluslararası Arakan Konferansı'nda yaptığı konuşmada, dünyanın gözü önünde yaşanan bu zulmü hükümet, ordu ve bazı aşırı grupların komplosu olarak nitelendirdi. Rohingyalılar olarak buranın (Arakan) yerli halkı olduklarını ifade eden İslam, yerlilik statülerinin İngiliz sömürge hükümeti tarafından 1840 yılında yayımlanan bir raporla da tanındığını, yapılan bütün anlaşmaların da bunu teyit ettiğini söyledi. İslam, Fanatik Budistlerden Bamar etnisitesine mensup insanların arazilerini işgal ettiğini kaydederek, "Arakan’da halkları birbirine düşman ettiler, şu an bizim halkımızı ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. Yasaları kendi lehlerine yorumluyorlar. İnsanlık bunun karşısında büyük bir şok içerisinde. Bu etnik, dini, siyasal bir zulüm. Amaç, Arakan Müslüman toplumunu ortadan kaldırmak." dedi. Arakanlı Müslümanların 60 yıldır kendi özgürlük haklarından mahrum olduğunu kaydeden İslam, "Bir hayvanın bir meradan başka bir meraya gitme hakkı var ama bizim aynı arazi içerisinde bir yerden bir yere gitme hakkımız yok. Hayatta kalma hakkımız bile elimizden alınıyor. Myanmar'daki bütün yurttaşlar, ordu, hükümet ve aşırılık yanlısı yabancı düşmanı siyasetçiler, bizim var olma hakkımızı tanımıyorlar." diye konuştu. İslam, Myanmar'da yasa dışı Bangladeşli göçmen olarak görüldüklerini kaydederek, "Halkımızı buradan kovmaya çalışıyorlar. Rohingya krizi, yasa dışı göç krizi değil, ortak bir komplo. Ordunun, hükümetin, aynı zamanda bazı aşırılık yanlısı grupların bir komplosu." ifadelerini kullandı. Komplo sonucunda Arakanlı Müslümanların diğer ülkelere kaçmak zorunda kaldıklarını ifade eden İslam, pek çok kişinin, insan kaçakçılarının eline düştüğünü vurguladı. İslam, Arakanlı Müslümanların yapılacak bir anlaşma ile evlerine dönmesinin mümkün olup olmadığını ilişkin bir soruya, "İnsanların geride bıraktıkları evlerini dümdüz ettiler. Geri dönecek olsalar gözaltı kamplarında kalacaklar. Bizim halkımız Arakan’da yaşayabilmeli ve diğer yurttaşlarla eşit haklara sahip olabilmeli. Bu bizim toplum olarak bir hakkımız. Ülkedeki diğer etnik grupların sahip olduğu haklara biz de sahip olabilmeliyiz." yanıtını verdi.

Utanç Vesikası Olarak Tarihe Geçti

IGMG Genel Başkanı Kemal Ergün, insan onurunu aşağılayan her türlü eylemin karşısında yer aldıklarını, bugün de yine aynı motivasyonla Arakanlı Müslümanların uğradığı zulme, onların en temel haklardan mahrum oluşlarına karşı çözüm yolları üretmek amacıyla bir araya geldiklerini söyledi. Ergün, Arakanlı Müslümanların on yıllardır yaşadığı zulmün sona ermesi için, vatandaşlık politikalarından, bölgedeki topluluklar arasındaki iletişime, Myanmar hükümetinin azınlıklara yönelik siyasetinden, uluslararası toplumun tepkisine varana kadar birçok alanda atılması gereken onlarca adım olduğuna işaret etti. Ergün, "Bölgede yüz binlerce insanı evinden eden, çocuk, kadın, ihtiyar demeden şiddetin en ilkel biçimini bu çağın utanç vesikası olarak tarihe geçiren bu krizi doğuran etmenleri hep birlikte ortadan kaldırmak için canla başla çalışmalıyız." dedi. Arakan'dan şiddetten, zulümden ve ölümden kaçmış 700 bin kişi karşısında üzülmek ve kınamak dışında bir şeyler yapılması gerektiğini vurgulayan Ergün, "İnsanların toplu mezarlara gömüldüğü, kurşuna dizildiği, vahşice öldürüldüğü haberini aldığımızda, sadece tepki vermeyi aşan bir şeyler yapmak zorundayız. Bu, bir insani vazife olmanın yanı sıra aynı zamanda bizim dinimizin bize yüklediği bir vazifedir. Umarım bu konferans, Avrupa’da yaşayan Müslümanlar olarak bizlerin, bölgedeki insani krizin çözümüne katkı sağlamak adına atacağımız adımların işaret fişeği olur." diye konuştu.

(Dünya Bülteni, 2 Mayıs 2018)

 

Kral Selman Vakfı ve İHH'dan Suriye ve Arakan'a Yardım

İHH İnsani Yardım Vakfı ile Suudi Arabistan Kral Selman Vakfı arasında savaştan büyük zarar gören Suriye halkı, Bangladeş ve Myanmar'daki (Arakan) Müslümanlara yapılacak yardımlara yönelik 4 milyon 390 bin 829 dolar tutarında anlaşma imzalandı. Kral Selman Vakfı Acil Yardımlar Müdür Yardımcısı Nasir El Subey'i, Gaziantep'teki bir otelde düzenlenen imza töreninde yaptığı konuşmada, zor durumdaki Müslüman halk için ellerinden gelen yardımı yapmaya çalıştıklarını söyledi. Bu kapsamda Suriyeliler için barınma, eğitim ve gıda yardımlarını ve Arakanlı Müslümanlar için ramazan ve iftar yardımlarını içeren anlaşmalara imza atmak için Gaziantep'e geldiğini ifade eden Subey'i "Toplam 4 milyon 390 bin 829 dolar tutarındaki bu yardım anlaşması zor durumdaki insanların acil ihtiyaçlarını karşılamak için harcanacak. Biz, Türk halkına ve Türk hükümetine Suriyeliler için insani anlamda verdikleri desteklerden dolayı teşekkür ediyoruz. Aynı zamanda Suudi Arabistan halkına ve devletine de yardımları için teşekkür ediyorum. Yüce Allah'tan bu insanların çektikleri sıkıntıların bir an önce sona ermesini niyaz ediyorum." diye konuştu.  İHH Projeler Sorumlusu Maruf Samua da Suriye, Myanmar ve Bangladeş'teki zor durumdaki insanlara yardım amacıyla 6 anlaşmanın imzalanacağını söyledi. Bu anlaşmaların kırtasiye yardımlarından iş alanı oluşturmaya, ramazan yardımlarından yetim ailelere sahip çıkılmasına kadar pek çok alanı kapsadığını anlatan Samua, anlaşmalarla ilgili şu bilgileri verdi: "Suriye'de savaş nedeniyle 3 milyon çocuk eğitimden mahrum. Bugün imzalayacağımız bir milyon 500 bin dolar tutarındaki yardımla Suriye'deki okulların zorunlu kırtasiye giderleri karşılanacak. Bu projeden 71 bin 251 öğrenci faydalanacak. Suriye'deki savaş nedeniyle 500 bin insanın hayatını kaybettiği belirtiliyor. Binlerce çocuk yetim kaldı. Bunların barınma ve gıda ihtiyaçları büyük. Suriyeli yetim çocuklara sponsorluk içeren 266 bin 666 dolarlık anlaşmayla da 44 Suriyeli yetimin bir yıllık ihtiyaçları karşılanacak. Savaş nedeniyle 6 milyon insan evinden barkından oldu. 3 milyon insan Türkiye'de barınıyor şu an. Bütün mallarını kaybetmiş mültecilerin büyük sorunlarından biri de işsizlik. Bugün imzalanan bu anlaşmalardan biri de 724 bin 163 dolar tutarındaki kalkınma projesiyle Türkiye'de ve Suriye'de yaşayan Suriyeliler için 245 küçük projeyle iş alanları oluşturulacak. Bu projeden de bin 470 kişi faydalanacak." Samua, yaklaşan ramazan için Suriye, Bangladeş ve Myanmar'daki ihtiyaç sahiplerine iftar yemeği, "ramazan kolisi" dağıtacaklarını, 700 bin dolar tutarındaki anlaşmayla Suriye'nin Halep, Hama, Lazkiye, Kuzey Humus kırsalında toplam 22 bin 421 gıda ve "ramazan kolisi" dağıtılacağını, bu yardımlardan 114 bin 947 kişinin faydalanacağını kaydetti. Myanmar'da yaşanan olaylar nedeniyle zor durumda olan çok sayıda Müslüman bulunduğunu anımsatan Samua, 500 ve 700 bin dolar tutarındaki iki anlaşma kapsamında Arakan'da ve Bangladeş'in Coxs Pazar bölgesindeki mülteci kamplarında barınan insanlara ramazan kolileri dağıtılacağını, iftar yemeği verileceğini, bu yardımlardan 215 bin 923 kişinin yararlanacağını bildirdi. Konuşmaların ardından, İHH Genel Sekreteri Yavuz Dede ve Kral Selman Vakfı Acil Yardımlar Müdür Yardımcısı Nasir El Subey'i tarafından anlaşmalar imzalandı.

(Anadolu Ajansı, 2 Mayıs 2018)

 

Arakanlı Mültecilere 'Sadakataşı Köyü'

2017 yılının Ağustos ayında başlayan olaylarda Myanmar ordusu ve Budist fanatiklerin saldırıları sonrasında binlerce Arakanlı hayatını kaybederken, yaklaşık 800 bin kişi de komşu ülke Bangladeş’e göç etmek zorunda kalmıştı. Yaşanan katliamdan kaçıp Bangladeş’e sığınan Arakanlı Müslümanlar, mülteci kamplarında kötü şartlar altında ve derme çatma barakalarda yaşamlarını sürdürürken, Sadakataşı Derneği zor şartlar altında yaşayan aileler için 135 konuttan oluşan yerleşim biriminin yapım çalışmalarını başlattı.

Arakan Halkı Kalıcı Evlere Kavuşuyor

Dernek tarafından inşa ettirilen konutlar ile beraber ülkelerini terk edip mülteci kamplarında ve boş arazilerde sağlıksız ve hijyenik olmayan koşullarda yaşamlarını sürdüren Arakanlı mülteci aileler, çift kat branda, etrafı örme bambu kaplama, güneş enerjisi ile elektrik imkanına sahip, yemek pişirmek için özel ocak bulunan evlerin sahibi olacak. Olayların başladığı günden itibaren bölgede acil yardım çalışmalarına ara vermeden devam eden Sadakataşı Derneği, sıcak yemek, kurban kesim ve dağıtımları, yıl içerisinde 176 su kuyusu açılışı, ev, banyo, tuvalet yapımları, hijyen paketi, mutfak ve yaşam malzemesi dağıtımı, binlerce aileye gıda kolisi dağıtımı ve mülteciler için nakdi yardımlar gerçekleştirdi. 

(İhlas Haber Ajansı, 2 Mayıs 2018)

 

Suriyeli Sığınmacılar Sertifikalarıyla Tekstilde Çalışabilecek

İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (İESOB), İzmir Gömlek Triko ve Benzerleri Odası, İzmir Valiliği ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinin (UNHCR) Suriyeli mültecilerin tekstil alanında istihdam edilmesi için geçtiğimiz haftalarda açtığı Mesleki Eğitim Merkezi ilk mezunlarını verdi. Eğitimlerini başarıyla tamamlayan kursiyerler için sertifika töreni düzenlendi. Törende konuşan İESOB Başkanı Zekeriya Mutlu, Suriyelilerin istihdamını sağlama çabası içinde olduklarını belirterek, “Daha iyi bir gelecek için daha fazla ve daha kaliteli üretmeliyiz. Bunu hepimiz birlikte başaracağız” dedi. Mutlu, meslek liselerinde verilen eğitimde zaman zaman yetersizlikler gördüklerini vurgulayarak, nasıl bir mesleki eğitim yapılması konusunda fikir birliğine varılması ve kime ne görev düştüğü konusunda mutabık kalınması gerektiğini sözlerine ekledi. 30 bin Suriyeli sığınmacıya ev sahipliği yapan bir ilçenin kaymakamı olduğunu belirten Karabağlar Kaymakamı Mehmet Sadık Tunç ise, devletin nitelikli üretimin sağlanması noktasında birçok planlama yaptığını dile getirdi.

“Türkiye, Sığınmacılara Verdiği Destekle Örnek Bir Ülke”

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Kıdemli Program Müdürü Iraj Imomberdier, Türkiye’nin sığınmacılara verilen destek konusunda örnek bir ülke olduğunu söyleyerek, “Sığınmacılar içerisinde yaşadığı toplumla uyum sağlıyor. Bugün burada açılan merkez, uyum konusu için de önemli. Avrupa Birliği’ne sağladığı finansal destekten ötürü teşekkür ediyorum” dedi. İzmir Gömlek, Triko ve Benzerleri Odası Başkanı Olgun Aktaş da, iktisadi teşebbüsle buradaki kursiyerlerin istihdamının sağlanacağını söyledi. Konuşmaların ardından eğitimlerini tamamlayan kursiyerlerin sertifikaları verilerek, merkezin açılışı yapıldı. Törene, İESOB Başkanı Zekeriya Mutlu, İzmir Gömlek, Triko ve Benzerleri Odası Başkanı Olgun Aktaş, Vali Yardımcısı Uğur Kolsuz, Karabağlar Kaymakamı Mehmet Sadık Tunç, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Kıdemli Program Müdürü Iraj Imomberdier ve diğer proje paydaşları katıldı. 

(İhlas Haber Ajansı, 2 Mayıs 2018)

 

İzmir'de 316 Göçmen Yakalandı

İzmir'de jandarmanın son bir hafta içerisinde düzenlediği operasyonlarda, yasadışı yollardan Yunanistan'a geçmeye çalışan 316 göçmen yakalandı. Göçmenler üzerinden insan tacirliği yapan 5 şüpheli de tutuklandı. İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin, kent genelinde göçmen kaçakçılığının önlenmesine yönelik çalışması kapsamında son bir haftada düzenlenen 6 ayrı operasyonda 316 göçmen yakalandı. Operasyon kapsamında 5 organizatör de gözaltına alınırken, 2 otomobil, 1 minibüs ile 35 can yeleği ele geçirildi. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 5 şüpheli tutuklandı. Aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu çoğunluğu Suriye uyruklu göçmenler, sınır dışı edilmek üzere Göç İdaresi İl Müdürlüğü'ne teslim edildi.

(Hürriyet, 2 Mayıs 2018)

 

Kırklareli'nde 25 Kaçak ve Sığınmacı Yakalandı

Kırklareli'nde, yasa dışı yollardan yurt dışına çıkmak isteyen 25 kaçak ve sığınmacı yakalandı. Alınan bilgiye göre, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Babaeski ilçesi Karamesutlu köyünde iki ticari takside Afganistan ve Pakistan uyruklu 8 kişiyi yakaladı. Otomobillerde yapılan aramalarda ise bir bot ele geçirildi. Öte yandan jandarma ekipleri, Dereköy Sınır Kapısı yolunda da Suriye uyruklu 17 sığınmacıyı yakaladı. Yakalanan 25 kaçak ve sığınmacı Kırklareli Göç İdaresi Müdürlüğü'ne teslim edilirken, organizatörlük yaptığı iddiasıyla H.B. ve K.M. gözaltına alındı.

(Haber Türk, 3 Mayıs 2018)

 

Aydın'da Göçmen Kaçakçılığı Operasyonu

Aydın'ın Kuşadası ilçesinde, yasa dışı yollardan Yunanistan'a geçme hazırlığındaki 18 yabancı uyruklu yakalandı, bir organizatör tutuklandı. Kuşadası İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, bir grup yabancı uyruklunun yurt dışına kaçma hazırlığında olduğu ihbarı üzerine Değirmendere Mahallesi'ndeki adrese operasyon düzenledi. Operasyonda, 10 Afganistan, 2 Pakistan ve 6 Suriye uyruklu yakalandı. Olay yerinden otomobiliyle kaçmaya çalışan organizatör M.C. gözaltına alındı. Yabancı uyruklular, işlemlerin ardından Aydın İl Göç İdaresi Müdürlüğüne gönderildi. Yasa dışı geçişi organize ettiği iddiasıyla mahkemeye çıkarılan M.C. tutuklandı.

(Haber Türk, 3 Mayıs 2018)