Türkiye’de ve dünyada son günlerde göç, göçmen, mülteciler ve sığınmacılar hakkında gündemde öne çıkan başlıklar…

 

36 Bin Suriyeli Bayram İçin Ülkesine Döndü

Hatay’ın Reyhanlı ilçesindeki Cilvegözü Gümrük Kapısı’ndan 36 bin Suriyeli Ramazan Bayramı için ülkelerine gitti.

Bu yıl Ramazan Bayramı’nı ülkelerinde geçirmek isteyen Suriyeliler, barkotlu randevu belgesi aldıktan sonra Cilvegözü Gümrük Kapısı’ndan ülkelerine gitti.

20 Mayıs’ta başlayan ve dün sona eren bayram ziyareti çıkışlarında toplam 36 bin Suriyeli ülkesine geçiş yaptı. Dönüşler bayramdan sonra 10 Haziran’da başlayacak.

(DHA, 1 Haziran 2019)

 

4 Yılda 400 Bin Suriyeli Ülkesine Gitti

Kilis’in Öncüpınar Sınır Kapısı üzerinden 2014-2019 arasında 400 bin Suriyeli, bayram için ülkelerine gitti.

Edinilen bilgiye göre, Suriye’deki iç kargaşa, Esad rejimi baskısı ve saldırısı ile DEAŞ ile PYD saldırıları sonucu ülkelerinden kaçarak Türkiye’ye yerleşen Suriyeliler, 2014 yılından bu yana bayramlaşmak için ülkelerine gidiyor. Son 8 bayramda Kilis’in Öncüpınar Sınır Kapısı üzerinden 400 bin 541 Suriyeli bayramlaşmak için ülkesine gitti. Bu Ramazan Bayramı’nı da ülkesinde geçirmek isteyen 20 bin 576 Suriyeli, ülkelerine döndü. Ramazan Bayramı için ülkesine giden Suriyeliler, 10 Haziran ile 1 Kasım tarihleri arasında dönüş yapacak.

(İHA, 2 Haziran 2019)

 

‘Kafa Keseceğim’ Diyen Suriyeli, Sınır Dışı Edilecek

Bursa’da, internetten yayın yapan yerel kanalın muhabirine verdiği röportajda ”Kafa keseceğim” dediği gerekçesiyle gözaltına alınan ve mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Suriyeli A.A.F. (24), yarın sınır dışı edilecek. Yeniden evinde gözaltına alınan A.A.F., Bursa İl Göç İdaresi’ne teslim edildi.

Merkez Osmangazi ilçesinde, internet üzerinden yayın yapan yerel kanalın muhabirine verdiği röportajda, Suriye uyruklu A.A.F.’nin ”Kafa keseceğim” demesi, tepki toplamıştı. Görüntünün sosyal medyada yayılması ve tepkilerin artması üzerine Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca A.A.F. için yakalama kararı çıkarıldı.

Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince Çarşamba Mahallesi’nde yakalanan A.A.F., gözaltına alındı. Suriyeli A.A.F., emniyetteki sorgusunun ardından 29 Mayıs’ta adliyeye sevk edildi. A.A.F., çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

‘Sözlerim Çarpıtıldı’

A.A.F.’nin, savcılık sorgusunda, ”Arkadaşlarımla sokakta gezerken, adamla kadın kavga ediyordu. Adamın, kadına vurduğu gördüm. Yanlarına giderek, kavgayı ayırdım. Daha sonra o adamla ben kavga etmeye başladım. Çevredekiler kavgayı ayırdı. O sırada elinde kamera ve mikrofon olan kişiler geldi. Ne olduğunu sordu.

Ben de ‘Kadına vuruyor. O adamın kafasını keserim’ dedim. Kadına vuran adam için o cümleyi söyledim. Benim sözlerim çarptırıldı. Suçsuzum” dediği öğrenildi.

Sınır Dışı Edilecek

Suriyeli A.A.F.’nin, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı ve İl Göç İdaresi’nce Türkiye’den sınır dışı edilmesine karar verildi. Bugün yeniden evinde gözaltına alınan A.A.F., Bursa İl Göç İdaresi’ne teslim edildi. A.A.F., yarın sınır dışı edilecek.

(DHA, 30 Mayıs 2019)

 

Suriyeli Sayısı 7 İlde Yüzde 10’u Geçti

İçişleri Bakanlığı’nın son göç verilerine göre Suriyeli sığınmacılar 81 ilin yedisinde nüfusun yüzde 10’unu geçti.

Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün son kayıtlarına göre Türkiye’deki Suriyelilerin sayısı 3 milyon 608 bin 49’a çıktı. Avrupa’yla yapılan geri kabul anlaşması ve El Bab, Azez, Afrin gibi bölgelerdeki tersine göç projeleriyle 2011’den beri Türkiye’deki Suriyeli sayısı ilk kez azaldı.

2012’de 14 bin 237 olan Suriyeli sığınmacıların sayısı 2018 sonunda 3 milyon 623 bin 192 kişiye çıkmıştı. 23 Mayıs 2019 itibarıyla Türkiye’deki Suriyelilerin nüfusu 15 bin 143 kişi azaldı. 2014-2019 arasında birebir anlaşması kapsamında Türkiye’den çıkış yapan toplam Suriyeli sayısı ise 21 bin 597 oldu.

Adrese kayıt sistemine göre 23 Mayıs itibarıyla 82 milyon 3 bin 882 kişi olan Türkiye nüfusunda Suriyelilerin oranı yüzde 4.4’e çıktı. Barınma merkezlerindeki Suriyeli sayısı düştü. Suriyelilerin sadece 116 bin 989’u barınma merkezlerinde kalıyor.

Türkiye’de ayrıca 975 bin 472 yabancı, ikâmet izinleriyle bulunuyor. Bunlar arasında 104 bin 44 kişiyle Irak vatandaşları ilk sıradayken, Iraklıları 99 bin 643 kişiyle Suriye, 67 bin 52 kişiyle Türkmenistan, 65 bin 27 kişiyle Azerbaycan, 44 bin 313 kişiyle İran ve 39 bin 283 kişiyle Afganistan uyruklular izliyor.

600 Bini Türkiye Doğumlu

Suriyelilerin 1 milyon 953 bin 575’i erkek, 1 milyon 654 bin 474’ü kadın. Suriyelilerin 600 bine yakını Türkiye’de doğdu. ‘Geçici koruma’ statüsündeki sığınmacılardan 515 bin 304’ü 0-4 yaş arası bebek ve çocuk; 494 bin 481’i ise 5-9 yaş arası çocuk. Tüm Suriyelilerin 1 milyon 665 bin 151’i 18 yaş altında, yani eğitim çağındaki genç ve çocuklardan oluşuyor.

60 yaş üstündeki Suriyeli sayısı 17 bin 292 kişi. 90 yaş üstünde ise 1733 Suriyeli bulunuyor.

İstanbul’da 546 bin 182 Suriyeli yaşıyor. İstanbul’un 15 milyon 67 bin 724 kişilik nüfusu içindeki oranı ise yüzde 3.6.

Ankara’da 91 bin 636 Suriyeli (oranı yüzde 1.6), İzmir’de 143 bin 192 (oranı yüzde 3.3) Suriyeli yaşıyor.

Son yıllarda sığınmacı göçünde en hızlı artış gösteren illerden biri Konya oldu. Bu ilde daha önce görece düşük olan Suriyeli sayısı 106 bin 377’ye çıktı. 2 milyon 205 bin kişilik Konya nüfusu içinde Suriyelilerin oranı yüzde 4.8’e yükseldi. Konya, İç Anadolu’da en fazla Suriyeliyi misafir eden şehir oldu.

81 il arasında Suriyeli sığınmacının bulunmadığı şehir kalmadı. En az Suriyeli’nin yaşadığı iller 23 kişiyle Bayburt, 35 kişiyle Artvin, 61 kişiyle Tunceli olarak kayıtlara geçti.

Düzensiz Göçmenler

Önlemlere karşın kaçak geçişlerde yakalanan yabancıların sayısı da düşmüyor. ‘Düzensiz göçmen’lerin sayısı 2016’da 174 bin 752 kişiyken, 2017’de 175 bin 732, 2018’de 268 bin 3 oldu. 2019’un ilk beş ayında 103 bin 881 kaçak göçmen yakalandı. Bu yıl düzensiz göçte yakalananlar arasında 41 bin 192 kişiyle Afganistanlılar ilk sırada yer alıyor. Bu ülkeyi 16 bin 208 kişiyle Pakistanlılar, 9 bin 26 kişiyle Suriyeliler izliyor.

(Hürriyet, 2 Haziran 2019)

 

Suriyeli, Türk Kıza Saldırdı… İlçe Ayağa Kalktı!

Bursa’nın İnegöl ilçesinde, hoşlandığı Buse E. ve annesi Zehra E.’ye saldıran Suriyeli Abdulhadi A. (25), mahalleli tarafından darbedildi.

Olay, akşam saatlerinde Yenice Mahallesi Kasımefendi Caddesi üzerinde meydana geldi. Suriye uyruklu Abdulhadi A. (25), iddiaya göre hoşlandığı ancak karşılık alamadığı Buse E.’yi (19) takip etti. Buse E. annesinin iş yerine girince,  Abdulhadi A. da peşinden gitti. Abdulhadi A. iş yerinde Buse E.’nin annesi Zehra E. (38) ile konuşup durumu anlattı.

Zehra E. ise kızının istemediğini söyleyerek gitmesini istedi. Bunun üzerine Abdulhadi A., Zehra E.’ye saldırdı. Durumu gören çevredekilerin müdahalesi ile Zehra E. ve Buse E. kurtarıldı. Bu sırada toplanan mahalleli Abdulhadi A.’yi darbetti.

İhbar üzerine olay yerine gelen polis tarafından öfkeli kalabalığın elinden kurtarılan Abdulhadi A., İnegöl Devlet Hasatanesi Acil Servisi’ne kaldırılarak tedaviye alındı.

Anne Zehra E. ve kızı Buse E., saldırgan Abdulhadi A. hakkında şikayetçi olurken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

(DHA, 31 Mayıs 2019)

 

İsveç Hükümeti Araştırdı: Artan Tecavüz Vakaları İle Mülteci Sayısının Artışı Arasında Bağlantı Yok

İsveç hükümeti tarafından düzenlenen bir araştırma mülteci sayısındaki artış yüzünden, “tecavüz vakalarının ülkede arttığı” yolunda kamuoyunda ortaya çıkan inancın yanlış olduğunu ortaya koydu.

Mültecilerin ülkeye girişinin 2015 yılından sonra artmasının ardından tecavüz vakalarının da arttığı yolunda özellikle aşırı sağ siyasetçiler ve medya haberleri üzerine İsveç hükümeti, Ulusal Suç Önleme Merkezi’nden geçen yıl konu ile ilgili bir araştırma yapmasını talep etmişti.

Emniyet Müdürlüğü’nden 2005 ila 2017 yılları arasında verilen istatistikleri değerlendiren ve kendi düzenlediği kapsamlı anketi tamamlayan Ulusal Suç Önleme Merkezi, ülkedeki tecavüz ve cinsel taciz vakalarıyla ilgili ayrıntılı bir rapor yayınladı.

Buna göre 15 yaş üzeri cinsel taciz uğrayanların sayısı son 10 yılda 3 bin 400’den 7 bin 400’e çıkarken, tecavüz vakaları ise 3 binden 5 bin 300’e yükseldi.

İsveç’te Kadınlar Artık Daha Duyarlı

Araştırmayı yürüten ekibin başkanı Stockholm Üniversitesi Profesörü Jerzy Sarnecki, yapılan incelemenin, mülteci artışıyla, tecavüz vakalarının artışı arasında bir ilişki olmadığını açıkça ortaya koyduğunu söyledi.

Sarnecki, tecavüz ve cinsel tacizle ilgili ihbar ve şikayetler konusunda İsveç’te kadınların son yıllarda artık duyarlı olduğunu belirtti ve bu faktörün söz konusu suçlarla ilgili sayısal artışta önemli rol oynadığını söyledi.

İsveç’te 2015 yılında bütün Avrupa’yı etkileyen göç dalgası sırasında 163 bin mülteci gelmişti.

(Euronews, 31 Mayıs 2019)

 

Almanya Başbakanı Angela Merkel’den Uyarı: Avrupa’da Karanlık Güçler Yükselişte, Çok İşimiz Var

Almanya Başbakanı Angela Merkel, ülkesinde ve dünyanın diğer yerlerinde “karanlık güçlerin” ana akımın içinden destek bularak yükseldiğini söyleyerek, “Çok işimiz var” dedi.

CNN Televizyonu’nda Christiane Amanpour’un sorularını yanıtlayan Merkel, “Almanya’da doğal olarak bu akımlar her zaman belli bir bağlam içinde, kendi geçmişimizin bağlamı içinde anlam taşıyacaktır. Bu da bizim başkalarından çok daha uyanık olmamız gerektiği anlamına geliyor” diye konuştu.

Milliyetçi ve aşırı sağ partilerin güç kazandığı ancak kimilerinin tahmin ettiği kadar büyük boyutlarda bir yükseliş yaşamadığı Avrupa Parlamentosu seçimleri ertesinde CNN’e kapsamlı bir mülakat veren Merkel, “Geçmişin hayaletleriyle yüzleşmemiz lazım. Gençlerimize tarihin bize ve başkalarına yaşattıklarını anlatmamız gerekiyor” dedi.

Son zamanlarda Almanya’da Yahudilere yönelik saldırılarda artış görülmesi üzerine bir hükümet yetkilisi birkaç gün önce Yahudileri kamusal alanlarda ibadet takkeleriyle dolaşmamaları konusunda uyarmıştı.

Korunmaya Alınmayan Sinagog Yok

Almanya’da Yahudi düşmanlığının yükselişiyle ilgili soruyu yanıtlarken Merkel, “Maalesef her zaman belli bir oranda Yahudi düşmanlığı var” diye konuştu ve “Bugüne kadar Alman polisi tarafından koruma altına alınması gerekmeyen tek bir Sinagog, Musevi okulu, anaokulu olmadı” dedi.

Aşırı sağın yükselişiyle ilgili bir başka faktör de mülteci politikası. 13 yıldır iktidardaki Merkel bazı çevreler tarafından mülteci krizi konusunda izlediği esnek tutum ile Almanya’daki aşırı sağcı, Müslüman karşıtı AfD partisinin ve onunla bağlantılı olarak Avrupa genelindeki sağ popülist dalganın yükselişine sebep olmakla suçlanıyor.

CNN’deki programda Merkel, Almanya’ya yaklaşık 1 milyon mültecinin ülkeye girişine izin verme kararını bir kez daha savundu ve Suriye ve Irak’ta yaşananlar gibi insani krizlerden doğan mülteci akınlarıyla başetmenin yolunun “kendini tecrit etmek” değil, bu ülkelerden kaçan mültecilere “yeterince sahip çıkılmasını” sağlamak olduğunu söyledi.

Popülizme Karşı Merkez

Merkel başbakanlığı iki yıl sonra bırakmaya hazırlanırken, merkez sağ ve merkez sol politikaları destekleyen bir çok kesim sağ ve sol popülist akımların Avrupa siyasetindeki merkez güçleri giderek erittiği kaygısını taşıyor.

Kendi partisi Hristiyan Demokratların da mensup olduğu merkez sağ Avrupa Halk Partisi grubunun önemli kayıplara uğradığı Avrupa Parlamentosu seçimlerinden sonra verdiği bu ilk kapsamlı mülakatında Merkel, popülist siyasetlere meydanı bırakmamak gerektiğini savundu.

Merkel “Neden demokrasiyi savunduğumuzu, neden çözümler bulmaya çalıştığımızı, neden kendimizi her zaman başkalarının yerine koyduğumuzu, neden hoşgörüsüzlüğe karşı olduğumuzu, neden insan hakları ihlallerine müsamaha göstermediğimizi anlatmak zorundayız” diye konuştu.

Çevre Konusunda İtiraf

Geçen hafta yapılan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde aşırı sağ ve milliyetçi partiler sandalyelerini artırırken, Avrupa Birliği’nin güçlenmesinden yana liberal ve yeşil partiler de ciddi kazanımlar elde etti.

Almanya’da Yeşiller, Avrupa Parlamentosu seçimlerinden Merkel’in partisi Hristiyan Demokratlardan sonra ikinci parti konumunda yükseldi.

Merkel Almanya’daki Avrupa Parlamentosu seçimlerinde katılımın son seçime kıyasla artmasından memnun olduğunu vurguladı.

Yeşil Parti’nin bu kadar destek bulmasını “insanların günümüzde iklim değişikliği gibi konulara çok ilgili olması” ile açıklayan Merkel, bunun kendi partisi açısından da daha çok üzerinde durulması gereken bir mesele olduğunu kabul etti.

Başbakan Merkel çevre kaygılarını öncelemek yerine Alman sanayicilerinin taleplerine boyun eğerek kömüre bağımlılığı sürdürdüğü gerekçesiyle sert eleştiriler almıştı.

Ama aynı zamanda daha önce yeşil ve temiz enerji girişimlerine destek verdiği için “iklimci başbakan” diye anıldığı bir dönem de vardı.

Merkel’in ayrıca ABD Başkanı Donald Trump’ın Paris İklim Anlaşması’ndan geri çekilme kararını en sert eleştiren dünya liderlerinden biri olduğu da biliniyor.

Feminist mi?

Neredeyse 15 yıldır dünyanın en güçlü ekonomilerinden birini yönetmekte olan Angela Merkel şu anda başbakanlıkta dördüncü ve son döneminin ortalarında.

Bu güçlü konumunun kadınların toplumdaki yerini etkilediğini düşünüyor mu? Kendisini feminist diye tanımlıyor mu?

Merkel, Christiane Amanpour’un bu yöndeki sorusunu yanıtlarken kadınların politikadan medyaya, iş dünyasına kadar hayatın her alanında eşit haklara sahip olduğu bir dünyadan yana olduğunu ancak henüz bu noktaya gelinmediğini ifade etti.

Merkel, “Başbakanlığım süresince gerçekten birçok genç kadın için örnek gibi görüldüğüm bir gerçek. Daha çok kadının daha önemli yerlere gelmesine ihtiyacımız var bu da erkeklerin yaşam biçimlerini değiştirmesi gerektiği anlamına geliyor” diye konuştu.

(BBC Türkçe, 28 Mayıs 2019)

 

İzmir’de 100 Kaçak Göçmen Yakalandı

İzmir’de Sahil Güvenlik ekipleri yasa dışı göçle müdadeleye devam ediyor. Sahil Güvenlik ekipleri, Menderes ilçesi Gümüldür açıklarında ve Seferihisar ilçesi Sığacık Körfezi’nde yasa dışı yollarla yurt dışına kaçmaya çalışan göçmenler olduğunu belirledi. Bunun üzerine 2 ayrı operasyon başlatan Sahil Güvenlik ekipleri, iki ayrı ilçede lastik bota binen toplamda 20’si çocuk olmak üzere 100 göçmeni yakaladı. Kıyıya çıkartılan göçmenler işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi yetkililerine teslim edildi.

(Sabah, 3 Haziran 2019)

 

MİT Ve Emniyet’ten Avrupa’nın En Büyük Göçmen Çetesine Darbe

İstanbul Polisi ve MİT’in yaptığı çalışmayla Avrupa’nın en büyük göçmen kaçakçılığı çetesi çökertildi. Kuzey Iraklı Akbar Omar Tawfeeq’in elebaşılığını yaptığı çetenin terör örgüt PKK ile işbirliği yaptığı belirtildi. Çalışma sürecinde 569 göçmen yakalanırken, 6 araç ve tekneye de el konuldu. Ataköy’de lüks bir rezidansta yakalanan Tawfeeq ile birlikte 25 şüpheli gözaltına alındı. Avrupa ülkelerinin de aradığı şebeke elebaşının lüks içince yaşadığı ve kendisine harem kurduğu öğrenildi.

Ülkemizde gerçekleştirilen en önemli göçmen kaçakçılığı operasyonlarından biri olan çalışma, İstanbul Emniyeti’ne bağlı İnsan Ticareti ve Göçmen Kaçakçılığı Şube Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) İstanbul Bölge Başkanlığı koordinasyonuyla gerçekleştirildi. Avrupa’da bir çok yayında hakkında makaleler yazılan göçmen kaçakçısı Akbar Omar Tawfeeq’in Türkiye üzerlerinden Avrupa’ya kaçak göçmen götürüldüğünün belirlenmesi üzerine çalışma başlatıldı. İl Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan’ın talimatıyla kurulan özel ekip şebekenin ortaya çıkarılması için günlerce çalıştı.

AVRUPALI YETKİLİLERLE İŞ Birliği

MİT ve Polisin koordineli çalışmasında şebekenin özellikle, Afganistan ve Kuzey Irak’tan gelen göçmenleri, yüksek ücretler alarak Avrupa’ya götürdüğü anlaşıldı. Şebekenin Yunanistan’dan temin ettiği göçmenleri de İtalya ve diğer Avrupa ülkelerine transfer ettiği ortaya çıkarıldı. Emniyet birimleri şebekenin tüm yapısını çözmek için İtalya, İngiltere ve Ukraynalı yetkililerle de zaman zaman görüşme yaptı.

Haval Adıyla Biliniyor

Araştırmada örgütün çalışma sistemi ve bugüne kadar çökertilememesinin sebebi de ortaya çıktı. Çetenin, taşeron kullanarak alt taşeronlar bulduğu ve aradaki farklı gruplar sebebiyle kendisini gizlediği anlaşıldı. Şebeke elebaşının Ukrayna, Yunanistan gibi ülkelerin göçmen baronlarıyla irtibatlı olduğu, İtalya ve Polonya’da “Haval” adıyla bilindiği belirtildi.

Az Kullanılan Lehçe İle Konuştular

Araştırmalar, Kuzey Iraklı elebaşı Tawfeeq’in kendi tanıdığı kişilerle hiyararşik bir yapı oluşturduğunu da ortaya koydu. Ayrıca şebekenin Kürtçe’nin Kuzey Irak’ta çok az bilinen bir lehçesiyle konuştukları belirtildi. Bu sayede teknik takiplerden kurtulmayı amaçladıkları öğrenildi.

Yıllık 2 Milyon Euro

Çalışmalarda şebekenin göçmenler için 3 bin ila 5 bin euro arasında para aldığı, yıllık haksız gelirin ise 2 milyon euroyu bulduğu öğrenildi. Avrupalı yetkililerin en çok aradığı şebeke elebaşı Tawfeeq’in Amerika’ya göçmen kaçakçılığı yapmak için de hazırlık yaptığı öne sürüldü.

PKK Bağlantısı

Şebekenin PKK-YPG’nin Kuzey Irak ve Suriye yapılanmasıyla koordineli olduğu anlaşıldı. Kaçakçıların teröristleri Yunanistan ve İtalya’ya kaçırdıkları da yapılan çalışmalarda ortaya çıkarıldı.

Tekne Durduruldu

Çalışmaların ardından şebekeye yönelik olarak düzenlenen birinci dalga operasyon Özel Harekat Şube Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik ekiplerinin de desteğiyle 25 Mayıs’ta gerçekleştirildi. Sahil Güvenlik ekipleri yurtdışına kaçmaya çalışan bir tekneye el koydu.

25 Şüpheli 569 Göçmen

İstanbul, Çanakkale, İzmir, Muğla, Balıkesir ve Didim’de yapılan operasyonlarda şebeke elebaşının da aralarında bulunduğu 25 şüpheli gözaltına alındı. Son bir yılda şebekeye yönelik çalışmada 569 göçmen yakalandı. Ayrıca 7 tekne, 6 araç ve onbinlerce dolar para ele geçirildi.

Lüks Yaşam

Şebeke elebaşı Tawfeeq, Ataköy’de lüks bir rezidansta yakalandı. Şüphelinin göçmenlerden elde ettikleri paraları gece hayatında harcadığı ve lüks içerisinde yaşadığı belirtildi. Şüphelinin evinde çok sayıda uyuşturucu hap ele geçirildiği öğrenildi. Şebeke elebaşının hemen her gün evine 6 eskort çağırdığı öne sürüldü. Evini hareme çevirdiği belirtilen şüphelinin 20 yıldır yakalanmadığı dile getirildi.

(Sözcü, 29 Mayıs 2019)

 

Meksika’da Göçmen Kampından Firar: 62 Göçmen Kayıplara Karıştı

ABD’ye ulaşmak için geldikleri Meksika’da Ciudad Juarez şehrindeki bir kampta tutulan 62 göçmen kayıplara karıştı.

Orta Amerikalı göçmen kervanından 800-1000 kişilik bir grup, Meksika’nın ABD sınırındaki Tijuana’ya ulaştı. Göçmenler, kentte ABD ile sınırı belirleyen duvarı adeta kuşatmaya aldı.

Meksika Ulusal Göç Enstitüsü’nden yapılan açıklamada, Ciudad Juarez şehrindeki bir göçmen gözetim merkezinde tutulan 62 göçmenin firar ettiği duyuruldu.

Bir grup Kübalının, söz konusu merkezde yangın çıkardığı ve çalışanları tehdit ettiğinin aktarıldığı açıklamada, alevlerin kısa sürede kontrol altına alındığı ve kimsenin olaydan zarar görmediği bildirildi.

Chiapas eyaletinin Tapachula şehrindeki Siglo XXI göçmen gözaltı merkezinden, nisan ayı sonunda 600’den fazla göçmen firar ederken, bu ayın başında da 90 Kübalı göçmen kaçmıştı.

Trump’tan Gümrük Vergisi

ABD yönetimi, Latin Amerikalı yasadışı göçmenlerin Meksika üzerinden ABD’ye girişini engelleyebilmek amacıyla bu ülkeye yüzde 5 gümrük vergisi koydu.

Trump, açıklamasında, “10 Haziran’da ABD, Meksika’dan gelen tüm ürünlere yüzde 5 gümrük vergisi uygulamaya başlayacak ve bu, Meksika üzerinden ülkemize akan yasa dışı göçmenler durana kadar devam edecek. Bu gümrük vergisi, yasa dışı göçmen sorunu çözülene kadar kademeli olarak artacak, çözüldüğünde ise kaldırılacak” ifadelerini kullandı.

Latin Amerika ülkelerinden gelen yasa dışı göçmenleri durdurmak için Meksika’nın hiçbir şey yapmadığını ileri süren Trump, her ay söz konusu gümrük vergisinin yüzde 5 daha artırılacağını ve 1 Ekim’de yüzde 25’e ulaşana kadar süreceğini bildirdi.

Çarşamba günü Teksas’ın El Paso bölgesinde bin civarında yasa dışı göçmen gözaltına alınmış, Trump yönetimi bu tür sınır geçişlerine müsamaha göstermeyeceğini açıklamıştı.

(Sputnik Türkiye, 31 Mayıs 2019)