Türkiye'de ve dünyada göç, göçmen ve sığınmacılar konusunda gündemde öne çıkan başlıklar…

 

Macaristan'dan, Bulgaristan'ın Göç Konulu Teklifine Tepki: AB İçin Tehdit

Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto, Avrupa Birliği'nin (AB) dönem başkanlığını yürüten Bulgaristan'ın göç konusunda sunduğu teklifin ''tehlikeli ve endişe verici'' olduğunu ileri sürdü. Brüksel'de AB Dışişleri Bakanları toplantısına katılan Bakan Szijjarto basına yaptığı açıklamada, Bulgaristan'ın sunduğu göç teklifinin sığınmacıların AB üyesi ülkeler arasında zorunlu kota uygulamasına göre dağıtılmasını öngördüğünü, bunun Avrupa için tehdit anlamına geldiğini savundu. Szijjarto, ''Bu, sığınmacılara davet mesajı demek ve Avrupa'nın güvenlik çıkarlarına ters bir durum'' diye konuştu. Bulgaristan'ın teklifinin kabul edilmesi durumunda sığınmacıların dağıtılmasına hemen başlanacağını ve sığınmacıların ilk olarak Orta Avrupa ülkelerine gönderileceğini iddia eden Szijjarto, söz konusu teklifin "mantığa ve Avrupalıların güvenliğine ters" olduğunu söyledi. Szijjarto, ''Bulgaristan'ın göç konusunda sunduğu teklif tehlikeli ve endişe verici'' dedi.

(Sputnik Türkiye, 29 Mayıs 2018)

 

Avusturya'da Almanca Bilmeyen Mültecilere Yardım Kesintisi

Avusturya'da Almanca bilmeyen mülteciler, 300 avro eksik sosyal yardım alacak. Avusturya'da sosyal yardımdan faydalanmak isteyen mültecilere Almanca bilme şartı getiriliyor. Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz, basına yaptığı açıklamada, Bakanlar Kurulunda "asgari yardım" olarak bilinen sosyal yardımda düzenleme yapılması konusunda uzlaşı sağlandığını, konuya ilişkin yasa tasarısının haziran ayında meclis hukuk komisyonuna gönderileceğini söyledi. Kurz, yardımlardan faydalanmak için Almancanın kilit rol oynadığını belirterek, asgari yardımın 863 avroya sabitleneceğini ve ülkedeki bütün eyaletlerde aynı sistemin hayata geçirileceğini ifade etti. Yeni düzenlemeye göre, mülteci statüsü elde etmiş ancak yeterli Almanca bilgisi bulunmayan sığınmacılara 300 avro kesinti uygulanacak ve 863 avro yerine 563 avro ödenecek. Ayrıca Avrupa Birliği ya da üçüncü ülke vatandaşları ise yeni düzenleme kapsamında yardımdan faydalanabilmek için en az 5 yıl Avusturya'da ikamet ettiğini ispat etmek zorunda. Tasarının sonbaharda meclise gelmesi planlanıyor. Avusturya'da işsiz ve çalışamayanlara yönelik aylık geçimlerini sağlamaları için yapılan düzenli yardıma "asgari yardım" deniyor. Mülteci statüsü elde etmiş sığınmacılar da ülkede çalışma izinleri olmadığı için bu haktan faydalanabiliyorlar. Ayrıca AB vatandaşları ve çalışma izni bulunan yabancılar da bu imkandan yararlanabiliyor.

(Anadolu Ajansı, 28 Mayıs 2018)

 

Romanya İş Gücünün Altıda Biri Ülkeyi Terk Etti

Rumenlerin AB içinde en büyük göçmen nüfusu olduğu, Romanya iş gücünün altıda birinin ülkeyi terk ettiği bildirildi. Avrupa İstatistik Ofisinin (Eurostat) verilerine göre, başka bir AB ülkesinde ikamet eden Rumenler, Romanya'da çalışan yaşıtlarının beşte birini (yüzde 19,7) oluşturuyor. Bunun, 20 ila 64 yaşlarındaki 5 Rumen'in ülkesinde, birinin yurt dışında istihdam edildiği anlamına geldiği belirtildi. Veriler, Rumenleri, sırasıyla Litvanyalılar (yüzde 15), Hırvatlar (yüzde 14), Portekizliler (yüzde 13,9), Letonyalılar (yüzde 12,9) ve Bulgarların (yüzde 12,5) izlediğini gösterdi. Almanya (yüzde 1), İngiltere (yüzde 1,1), İsveç ve Fransa'nın (yüzde 1,3) diğer AB ülkelerinde çalışan en az vatandaşa sahip üyeler olduğu kaydedildi. Eurostat verileri ayrıca AB ülkelerinde Rumenlerin istihdam oranının yüzde 71,2, Romanya'da ise yüzde 68,8 olduğunu ortaya koydu. BM Uluslararası Göç Raporu'na göre, 2007-2015 yıllarında 3,4 milyon Rumen, yolsuzluk ve yoksulluk nedeniyle ülkelerini terk etti.

(Bloomberg HT, 28 Mayıs 2018)

 

Rusya'da Çalışma İzni Almak Zorlaşacak

Rusya Çalışma Bakanlığı, vize muafiyeti olan ülkelerden gelen göçmen işçilere yeni kısıtlamalar getiren bir yasa tasarısı hazırladı. Rossiyskaya Gazetesinde yer alan haberde, yasa tasarısının Normatif Yasallar Federal Portalı’nda kamuoyunda tartışılması için yayınlandığı bildirildi. Şu anda bir göçmen işçinin Rusya'da patent alarak çalışması için tek kısıtlama patentin fiyatı. Eğer ülke içindeki bölgelerde göçmen işçilere ihtiyaç duyulmuyorsa, bu fiyat ödenemeyecek miktarlara ulaşıyor. Ama işgücüne ihtiyaç varsa patent fiyatı en aza indiriliyor.

Ancak, Çalışma Bakanlığı böyle bir “engelleme” mekanizmasının yeterli olmadığını düşünerek yeni bir teklif sunmaya hazırlanıyor. Rusya bölgelerine göçmenlerin çalışabileceği mesleklere göre patent verme hakkı verilecektir. Bir yabancının listelenen uzmanlık alanlarından birine sahip olmaması durumunda, onun bu bölgede patent alması ve çalışması mümkün olmayacaktır.

(Dünya Bülteni, 28 Mayıs 2018)

 

Akdeniz’in Ortasında Bir 'Mucize' Doğdu

Avrupa’ya ulaşmak hayaliyle gittiği ve bir yıla yakın süredir tutulduğu Libya’daki “insanlık dışı” hapishaneden kaçan bir kadın, Akdeniz’in uluslararası sularında doğum yaptı ve bebeğe “Miracle (Mucize)” ismi verildi. İtalya Donanması ile SOS Mediterranee ve Sınır Tanımayan Doktorlara (MSF) ait gemilerle yapılan sekiz ayrı operasyon sonucunda 48 saat içinde iki bine yakın göçmen, Akdeniz’in ortasında teknelerden kurtarılarak, İtalya’ya ulaştırıldı. Bu tekneler arasında en dikkat çekeni ise, bu iki sivil toplum kuruluşunun, Akdeniz’deki faaliyetlerinde kullandığı ortak gemisi Aquarius’ta dün dünyaya gözlerini açan bebek oldu.

Sağlık Durumları İyi

Sınır Tanımayan Doktorlar’dan (MSF) yapılan açıklamada, 70 göçmenle birlikte Katanya Limanı’na ulaştırılan bebek ve milliyeti açıklanmayan annenin sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi. MSF’de görevli hemşire Aoife Ni Mhurchu, annenin Libya’dan 48 saat önce hareket ettiğine işaret ederek, “Libya’daki durum, mülteci ve göçmenler için aşırı tehlikeli. Bu doğum, 48 saat önce gerçekleşseydi bebek, Libya sahillerinde gizli bir barınakta, herhangi bir tıbbi yardım olmadan dünyaya gözlerini açacaktı.” diye konuştu.  

Libya’da İşkence Gördüler

Miracle’ın, annenin ilk çocuğu olduğu ve doğumun çok kolay gerçekleştiği bildirildi. MSF yetkililerine Libya’daki hapishanede bir yıla yakın süre geçirdiğini anlatan annenin, burada tutsak edildiklerini, dövüldüklerini, kendilerine az yiyecek verildiğini ve para vermeleri karşılığında serbest kalmaları için baskı gördüklerini belirttiği söylendi. Çocuğunun babası ile birlikte birkaç ay önce bu hapishaneden kaçmayı başardıklarını da anlatan annenin, iki gün önce Libya’dan ayrılmalarına kadar yılbaşından beri bu ülkedeki bir arkadaşlarının evinde saklandıklarını da dile getirdiği belirtildi. 

36'ıncı Bebek

İtalya, Akdeniz’den Avrupa’ya ulaşmaya çalışan sığınmacılara denizde yardım eden ve karaya ulaştıran sivil toplum kuruluşlarına, “davranış kodeksi” imzalatmıştı. Bazı kuruluşlar büyük oranda faaliyetlerini engelleyen bu kodekse karşı çıkmıştı. MSF’ten yapılan açıklamada, bu kadın ve bebeğinin hikâyesinin, sivil toplum kuruluşlarının Akdeniz’deki faaliyetlerini sürdürmesinin gerekliliğinin göstergesi olduğu belirtildi. Miracle, aileleri daha iyi bir yaşam için Afrika’dan Avrupa’ya ulaşmaya çalışırken kurtarma gemilerinde ya da teknelerde doğan 36’ncı bebek oldu. Yılbaşından bu yana İtalya’ya deniz yoluyla ulaşan sığınmacıların sayısının 10 bin 800’ü bulduğu belirtiliyor.

(Posta, 28 Mayıs 2018)

 

Almanya’da İlk Sanal Göç Müzesi Kuruldu

Almanya’nın Köln kentinde göç tarihini anlatmak için sanal müze kuruldu. Almanya Göç ve Bilgi Merkezi Müzesi (DOMID) bünyesinde kurulan sanal müzede, göç tarihinde önemli araç, gereçler ve belgeler sergileniyor. Böyle uzakta olanlar da Almanya’ya işçi göçünün tarihini anlatan müzeyi kolayca dolaşmalarına imkan tanıyor. Eyalet ve federal bakanlıklar tarafından maddi olarak desteklenen Sanal Göç Müzesi, bugün Köln’de düzenlenen bir basın toplantısıyla kamuoyuna tanıtıldı. Uzun bir süredir çalışmalar yürüttüklerini söyleyen DOMID Müdürü Robert Fuchs gazetemize yaptığı açıklamada, “Göç artık Almanya’nın vazgeçilmez parçası. Bundan sonra Almanya tarihi artık göçmensiz yazılamaz. Müze asıl olarak halen var olan müzemizi dolaşma imkanı bulamayan insanların kolay şekilde bilgi almasını hedefliyor. Üç boyutlu gösterilen göç materyalleri de yakından incelenebilecek. Göç müzesi asıl olarak göçmenlerin sesi olacak” dedi. Amaçlarının mümkün olduğu kadar çok fazla insana ulaşmak olduğunu da söyleyen Fuchs, “Özellikle öğrencilere ve gençlere hitap etmek istiyoruz. Okullarla yapacağımız işbirliği çerçevesinde gençlerin müzeyi sanal ortamda gezip tanımalarını kolaylaştıracağız. Hedefimiz gelecekte Köln’de büyük bir göç müzesi kurmak. Şu anda var olan müzemizde binlerce materyal mevcut ve bunlar büyük bir müzenin ihtiyacını karşılayacak düzeyde” dedi. Fuchs gazetemize yaptığı açıklamada, Almanya’da en büyük göçmen grubunun Türkiye kökenliler olduğunu da hatırlatarak, “DOMID Türkiye kökenli göçmenler tarafından temelleri atılan bir müze. Bu nedenle de müzede Türkiye’den gelen işçilere ait çok malzeme ve hikaye var. Bu nedenle diyebilirim ki özel olarak Türkiye kökenlilere ait çok fazla malzememiz var. Bu nedenle müzeyi ister sanal isterse gerçek ortamda ziyaret edenler Türkiye kökenlilerin Almanya’ya göçüne dair çok şey görecekler” dedi. Sanal Müze sorumlusu Fatma Uzun ise basın toplantısında yaptığı konuşmada, 17 ay içinde binden fazla malzemeyi sanal ortama aktardıklarını, bunların geniş bir imkan sunduğunu ifade ederek, müzenin dünyanın her yerinden ücretsiz olarak www.virtuelles-migrationsmuseum.org adresinden izlenebileceğini vurguladı. Uzun, müzenin yeni malzemelerle zenginleşmeye devam edeceğini de sözlerine ekledi. Müzede göçmen işçilerin, Almanya’da geldikleri sırada kullandıkları bavullar, işçi yurtlarında kullandıkları araç gereçlerin yanı sıra çok sayıda fotoğraf ve belge de bulunuyor. Ayrıca göç hikayesini anlatan dönemin tanıklarından oluşan 40 söyleşi de sanal ortamda dinlenebiliyor. Uzun, sanal müzede Almanya’ya göç tarihini üç bölüme ayırdıklarını da sözlerine ekledi. Alt yapı hazırlıkları tamamlanan müze 14 gün içinde internet ortamında gezilebilecek.1990 yılında ilk temelleri atılan DOMID’de göç tarihine dair toplam 150 bin materyalin bulunduğu ifade edildi.

(Yeni Hayat, 28 Mayıs 2018)

 

Türk Kökenliler Eğitim ve İstihdamda Dezavantajlı

OECD tarafından yapılan bir araştırma, Almanya’da eğitim ve istihdam alanında Türklerle Almanlar arasındaki uçurumun sürdüğünü ortaya koydu. AB ülkelerinde göçmen kökenlilerin çocuklarının nüfusa oranı giderek artmasına rağmen eğitim ve istihdamdaki uçurum sürüyor. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ve AB Komisyonu'nun ortak araştırması, göçmen kökenlilerin çocuklarının dezavantajlı konumunun sürdüğünü bir kez daha gözler önüne serdi. Araştırmanın Almanya bölümünde Türkiye'den ve eski Yugoslavya coğrafyasından gelen göçmenlerin çocuklarının eğitim ve istihdam durumları incelendi. Ebeveynleri çoğunlukla "misafir işçi" olarak bu ülkeye gelen çocukların eğitim seviyelerinde anne-babalarına göre bir iyileşme gözlemlense de, genel tablo özellikle Türk kökenlilerin eğitim konusunda hala diğer Alman vatandaşlarının gerisinde kaldığına işaret ediyor.

Beş Gençten Biri Liseyi Bitirebildi

Araştırmaya göre Almanya'da yaşayan Türkiyeli annelerin yüzde 50'si ve babaların yüzde 30'unun herhangi bir diploması bulunmazken; 2012 yılında okulu terk eden Türk kökenli çocuk ve gençlerin oranı yüzde 10 olarak kaydedildi. Aynı yıl, liseyi bitirerek üniversiteye başvurmaya hak kazanan Türklerin oranının ise Almanların hayli gerisinde olduğu görüldü. 2012'de her dört Yugoslavya göçmeni ve her beş Türkiyeli göçmenden yalnızca birinin çocukları liseyi bitirebildi.

İstihdamda Almanlarla Fark Açılıyor

Türkiyeli göçmenlerin çocuklarında istihdamda da ilerleme kaydedilemedi. 2012 yılı itibarıyla Türk kökenli gençlerin yüzde 35 ila yüzde 40'ı meslek eğitimi görürken istihdam oranları erkeklerde yüzde 45 ve kadınlarda yüzde 35 olarak kaydedildi. Öte yandan diploma sahibi olmayan Türkiyeli göçmen kadınların sayısında artış gözlendi. 2000 yılında Almanya'da yaşayan Türk kökenli kadınların yüzde 33'ünün diploması bulunmazken, bu oran 2012'de yüzde 49'a çıktı. Bunun nedeninin evlilik yoluyla Almanya'ya gelenlerin sayısında gözlenen artış olabileceği belirtilirken bu yolla ülkeye gelen kadınların çoğunun düşük eğitim seviyesine sahip olduğuna araştırmada dikkat çekiliyor.

(Deutsche Welle Türkçe, 28 Mayıs 2018)

 

Fransa’dan Kaçırıldıktan Sonra, İngiltere’de 120’den Fazla Çocuk Mülteci Kayboldu

Yeni bir rapor, Kuzey Fransa’dan İngiltere’de kaçırıldığına inanılan 120’den fazla çocuk mültecinin kayıp olduğunu ortaya koydu. Çocuklara İşkenceyi Önleme Derneği (National Society For The Prevention Of Cruelty To Children – NSPCC) çocuk ticareti, cinsel tacize uğramış ve İngiltere’ye gidebilme umuduyla ilaç almaya zorlanan gençler için sınır ötesi düzenlemeleri güçlendirmek için hükümete çağrıda bulundu. Fransa’dan kaçırıldığına inanılan çocukların şimdiye kadar 68’i, bulunmuşken 128’i hala kayıp. Ağustos ve Kasım ayları arası vakfın Çocuk Ticareti Önerileri Merkezi’ne (CTAC) gönderdiği vaka dosyaları küçük çocukların ebeveynleri olmadan sınırlar boyunca binlerce mil taşındığını ve yetkililerin onları bulmak için sınırlı sayıda girişimi olan kamplarda kaybolduğunu gösteriyor. Dava dosyaları, çocukların cinsel istismara uğradığını, kaçakçılardan veya insan tacirleri ve polis tarafından şiddete maruz kaldıklarını ya da sulu çadırlarda uyumak zorunda bırakıldıklarını ortaya koydu.

(Independent, 28 Mayıs 2018)

 

Almanya’nın Dresden Kentinde Polis ile Onlarca Mülteci Çatıştı

Almanya’nın doğusundaki Dresden kentindeki göçmen kabul merkezinde patlak veren kavgalar sırasında iki polis memuru ve bir güvenlik görevlisi yaralandı. Bu, bir ay içinde sığınmacılar ve yetkililer arasındaki ikinci gerilim. Almanya'nın doğu şehri Dresden'de yetkililerin Pazartesi günü yaptığı açıklamaya göre, etraftaki yaklaşık 50 mülteci kendi aralarındaki kavga durduktan sonra polise saldırdı. Cuma akşamı Gürcistan'dan iki göçmen arasındaki gıdayla ilgili bir anlaşmazlık yüzünden münakaşa ettikten sonra polis çağrıldı. Yetkililer, durumun kontrol altına alınmasına yardımcı olmak için ilave polis birimlerini çağırdı. Dört şüpheli -hepsi 17, 20, 27 ve 42 yaşındaki Gürcistan vatandaşları- Cuma günü barışın ihlali nedeniyle gözaltına alındı. Polis, birisinin tutuklanmasının ardından sınır dışı edileceğini, diğer üçünün de hapse atılacağını söyledi.

(Deutsche Welle, 28 Mayıs 2018)

 

Düzce Göç İdaresi'nde 'Rüşvet' Operasyonu: 5 Gözaltı

Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında, Düzce İl Göç İdaresi'nde görevli 1 polis, 2 tercüman ve aracılık şirketinde çalışan 2 kişi, rüşvet alarak, usulsüz evrak düzenledikleri gerekçesiyle gözaltına alındı. Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Düzce Göç İdaresi İl Müdürlüğü'nde görevli polis memuru B.U., tercümanlar F.S. ile G.K. ve aracılık şirketinde çalışan S.S. ile A.K. teknik ve fiziki takibe alındı. İl Göç İdaresi'nde görevli 5 kişinin, yabancı uyruklu kişilere rüşvet karşılığı usulsüz evrak düzenledikleri tespit edildi. Yapılan operasyonla 5 kişi gözaltına alınarak, Düzce İl Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. 5 kişi hakkında başlatılan soruşturmanın sürdürüldüğü belirtildi.

(Haber Türk, 29 Mayıs 2018)

 

Bakan Soylu'dan CHP'li Tekin'nin İddialarına Yalanlama

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, CHP'li Gürsel Tekin'in Suriyeli ve Afgan mültecilere 150 bin kimlik kartı dağıtılacağı yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün Tekin hakkında suç duyurusunda bulunacağını açıkladı. Bakan Soylu, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Gürsel Tekin'in Twitter hesabından paylaştığı görsele yer vererek, iddialarının gerçeği yansıtmadığını bildirdi. Soylu, "Siyaseti yalan ve kirlilik üzerine kurmuş anlayışın temsilcisi Gürsel Tekin! Seçimi ifsad etmek için kendi sosyal medya hesabından paylaştığı yalanla ilgili Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğümüz suç duyurusunda bulunacaktır." ifadelerini kullandı. Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Twitter hesabından bir video paylaşarak, "Bu görüntüler, Gaziosmanpaşa İlçe Nüfus Müdürlüğü önünde çekildi. 150 bin Suriyeli ve Afgan'a ait yeni kimlik kartları gelmiş. Gaziosmanpaşa’ya 150 bin kimlik kartı geliyorsa, gerisini siz düşünün!" değerlendirmesini yapmıştı.

(Anadolu Ajansı, 28 Mayıs 2018)

 

Türkiye'nin 152'nci Göçmen Sağlığı Merkezi Kayseri'de Açıldı

Göçmen sağlığı merkezlerinin 152’ncisi Kayseri’de açıldı. Böylece doktor ve sağlık çalışanlarının Suriyeli olduğu Hunat Güçlendirilmiş Göçmen Sağlığı Merkezinde, Suriyeli vatandaşlar daha kolay biçimde birinci basamak sağlık hizmeti alabilecek. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Göç Sağlığı Hizmetleri Daire Başkanlığı tarafından, 2016 yılından bu yana Avrupa Birliği hibe fonları ile oluşturulan göçmen sağlığı merkezlerinin 152’ncisi olan Hunat Güçlendirilmiş Göçmen Sağlığı Merkezinin açılışı yapıldı. Açılış töreni Vali Süleyman Kamçı, AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Tamer, 12. Hava Ulaştırma Hava Üs Komutanı Hava Pilot Tuğgeneral Selçuk Aygün, İl Sağlık Müdürü Ali Ramazan Benli, Göç Sağlığı Daire Başkanı Kanuni Keklik, Melikgazi Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, İl Müftüsü Şahin Güven, İl Sağlık Müdürlüğü ve Göç Sağlığı Daire Başkanlığı katıldı. “Dünyada En Fazla Sayıda Sığınmacıya Ev Sahipliği Yapan Ülkeyiz”

Açılış konuşmasını yapan Vali Süleyman Kamçı, Göç Sağlığı Merkezinin Suriyeli vatandaşlara hayırlı olması temennisinde bulunarak, “Milletimiz ve devletimiz inancımızın ve tarih boyunca üstlendiğimiz sorumluluğun gereği olarak, hangi milletten olursa olsun zor durumda kalmış insanlara sahip çıkmaya ve onlara destek olmaya devam etmektedir. Bu bilinçle, Suriye’deki iç karışıklık neticesinde yerinden, yurdundan olan ve her türlü yardıma muhtaç hale gelmiş olan yaklaşık 3 milyon 600 bin Suriyeliye büyük bir konukseverlik ve cömertlikle kucak açmış durumdayız. Dünyada, en fazla sayıda sığınmacıya ev sahipliği yapan ülke konumunda olan ülkemiz, bu sığınmacı kardeşlerimize her türlü maddi ve manevi fedakarlığı göstermekten kaçınmamaktadır. Bu anlamda yapılan önemli çalışmalardan biri de, Suriyelilerin sağlık hizmetlerinin koordinasyon ve takibini sağlayan Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Göç Sağlığı Hizmetleri Daire Başkanlığınca yapımına başlanan, bugün de birinin açılışını gerçekleştirdiğimiz göçmen sağlığı merkezleridir. Hayırlı olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

“Dünyaya Örnek Davranış Sergiliyoruz”

AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Tamer ise “Türk milleti şefkatli ellerini dünyanın her yerinde mazlum milletlere karşı uzatmıştır. Bunun örnekleri tarihte çoktur, bugün de aynı şekilde devam ediyoruz. Avrupa’nın köhneleşmiş demokrasi anlayışına karşı bizler tüm dünyaya örnek davranışlar sergiliyoruz. Yaklaşık 3 buçuk milyon Suriyeli kardeşimizi 6 yıldan bu yana ülkemizde misafir ediyoruz. Büyük devlet olmanın gereklerinden birini yapmaya çalışıyoruz” dedi.

Kayseri’de 3 Merkezde Göçmen Sağlığı Hizmeti Veriliyor

İl Sağlık Müdürü Ali Ramazan Benli de, Türkiye’de yaklaşık 3 buçuk milyon, Kayseri’de ise 75 bin 98 Suriyeli ikamet ettiğini ifade etti. Göç sağlığı merkezi projelerinin, personel ve doktorların Suriyelilerden oluşması ve söz konusu hizmetlerin Avrupa Birliği projesi kapsamında gerçekleşmesi bakımından önemli olduğuna değinen Benli, “Kurulan Göçmen Sağlığı Merkezlerinden birinci basamak sağlık hizmetlerinin verilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca Hunat Göçmen Sağlığı Merkezinin de içinde bulunduğu, Güçlendirilmiş Göçmen Sağlığı Merkezlerinde bu hizmetlere ilave olarak, dahiliye, çocuk, kadın doğum, ağız ve diş sağlığı hizmetleri, psikolog ve görüntüleme hizmetleri bulunacaktır. Kayseri’de Argıncık ve Eskişehir Göçmen Sağlığı Merkezlerinde 1. basamak sağlık hizmetleri verilmektedir” şeklinde konuştu.

Türkiye’de Bin 500 Civarında Göç Etmiş Suriyeli Doktor Var

Göç Sağlığı Daire Başkanı Kanuni Keklik de, belli illerde kapasite sorunu ortaya çıkması, sağlık hizmetlerinin verilmesinde tercüman desteğinin yetersiz kalması, göç olgusunda koruyucu sağlık hizmetlerinin öneminden dolayı 2016 yılından itibaren Sağlık Bakanlığı tarafından göçmen sağlığı merkezlerinin, Türkiye’deki aile uygulamasına benzer şekilde oluşturulmaya başlandığını dile getirdi. Türkiye’de 14 ilde yoğun olarak bulunan Suriyelilere, göç ettikleri zaman diliminden bu yana, 35 milyonun üzerinde poliklinik hizmeti verildiğini kaydeden Keklik, sözlerini şöyle tamamladı: “1 buçuk milyon insanı hastanelerimizde yatırarak tedavi ettik. 1 milyon 300 binden fazla ameliyat gerçekleştirdik. Hastanelerimizde 325 binin üzerinde doğum yapıldı. Türkiye’de bin 500 civarında Suriyeli hekim bulunmaktadır. Söz konusu merkezlerle Suriyeli hekim ve sağlık çalışanlarının da istihdamı sağlanmaktadır” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından katılımcılar açılış kurdelesini kesti ve 5 katlı sağlık merkezi binasını gezdi.

(Milliyet, 28 Mayıs 2018)

 

Kars'ta 98 Kaçak Göçmen Yakalandı

Kars Emniyet Müdürlüğü’nden kentte bulunan ve kaçak oldukları tespit edilen yabancı uyrukluların kaldıkları mekanlara operasyon düzenlendi. Gece yarısı düzenlenen operasyon 98 kaçak göçmen gözaltına alındı. Kars Emniyet Müdürlüğü, Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı ekiplerce, yabancı uyruklu kişilerin kalmış olduğu yerlere yönelik operasyon düzenlendi. Gece yarısı asayiş ekiplerince düzenlenen operasyonda Kars’ta kaçak olarak yaşadıkları tespit edilen 98 Afganistanlı yakalanarak Asayiş Şube Müdürlüğü’ne getirildi. Asayiş Şube Müdürlüğünde işlemleri tamamlanan Afganistanlıların sınır dışı edileceği öğrenildi. Öte yandan Kars’ta polisin kaçak göçmenlerin temizlenmesine yönelik operasyonların devam edeceği öğrenildi.

(Milliyet, 29 Mayıs 2018)

 

Van'da 12 Yabancı Uyruklu Yakalandı

Van'ın Çaldıran ilçesinde yurda yasa dışı yollarla girdiği belirlenen 12 yabancı uyruklu yakalandı. İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, Soğuksu Mahallesi yakınlarında yürütülen çalışmalar sırasında, yaya olarak ilerleyen 12 kişiyi tespit etti. Afganistan uyruklu oldukları ve yurda kaçak olarak giriş yaptıkları belirlenen grup gözaltına alındı. Kaçak göçmenler, Çaldıran Devlet Hastanesindeki sağlık kontrolünün ardından İlçe Jandarma Komutanlığına götürüldü. Jandarma Komutanlığında yiyecek ve içecek ikram edilen kaçakların, işlemlerinin tamamlanmasının ardından sınır dışı edilmek üzere İl Emniyet Müdürlüğü Yabancılar Şubesine gönderileceği öğrenildi.

(Milliyet, 28 Mayıs 2018)

 

Didim'de Yakalanan 67 Kaçak Göçmenin 30'U Çocuk Çıktı

Didim’de yasa dışı yollardan yurt dışına kaçmaya çalışan 30’u çocuk toplam 67 kaçak göçmen yakalandı. Edinilen bilgiye göre, Ege Denizi’nde rutin devriye görevi yapan Sahil Güvenlik ekipleri, Didim’in Taşburun açıklarında lastik bot içerisinde yasa dışı yollardan Yunan adalarına kaçmaya çalışan kaçak göçmenleri tespit etti. Yapılan operasyonda lastik bot durdurularak, içerisinde 62’si Suriye, 3’i Irak uyruklu olmak üzere toplam 67 kaçak göçmen ele geçirildi. Yapılan incelemede, 67 kaçak göçmenin 30’unun çocuk, 12’sinin ise kadın olması dikkat çekti. Kaçak göçmenler ifadelerinin alınmasının ardından, il göçmen bürosuna teslim edildi.

(Milliyet, 28 Mayıs 2018)