Türkiye’de ve dünyada son günlerde göç, göçmen, mülteciler ve sığınmacılar konularında 27 Şubat 2019 tarihinde gündemde öne çıkan başlıklar…

 

Milli Eğitim Bakanlığı’yla Mülteciler İçin AB Fonu İmzalandı

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger, mülteciler için sağlanan yeni 3 milyar Euro’luk fonun bir kısmı için Mili Eğitim Bakanlığı ile anlaşma imzaladıklarını söyledi. Büyükelçi Christian Berger, Avrupa Birliği- Türkiye Anadolu Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü Projesi’nin açılışına katıldı ve Gaziantep Bölgesel Endüstriyel Tasarım ve Modelleme Merkezi’ni ziyaret etti. Berger, Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Haluk Dursun, Gaziantep Valisi Davut Gül ve Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ile birlikte arkeoloji enstitünün hizmet vereceği alanda incelemelerde bulundu.

Amaç Fonların Kullanımını İncelemek

Program sonunda ziyaretiyle ilgili VOA Türkçe’ye açıklamalarda bulunan AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger, son yıllarda bölgeyi sık sık ziyaret etmesinin nedenlerini şu şekilde sıraladı: ”Gaziantep, Avrupa Birliği tarafından desteklenen projelerin en yoğun olduğu şehirlerden biri. Burada işler nasıl yürüyor, nasıl devam ediyor. Kullanıcılar memnun mu, projeleri nasıl kullanıyorlar, bunları görmek için gelmek iyi oluyor. Tabi bu sırada kentin yöneticileri ile bir araya gelip yeni projeler üzerine düşünme şansımız oluyor. Ziyaretlerimizin bir diğer önemli nedeni ise, burada çok yoğun bir şekilde mülteci nüfusumuz var. Bu mültecilere sağlanan hizmetlerin, okulların, kliniklerin, halk merkezlerinin bir kısmı AB tarafından destekleniyor. Bunlar da aynı şekilde kullanıcılar tarafından nasıl karşılanıyor, nasıl algılanıyor ve fayda sağlıyor mu onlara bakmaya çalışıyoruz. Bunların yanında Gaziantep’te birçok insani yardım kuruluşu da bulunuyor. Onlar bizim farklı bazı projelerdeki ortaklarımız. Onlara nasıl yardımcı olacağımızı konuşuyoruz. Çünkü desteklerimizi burada sadece mülteci topluluğuna değil, onları karşılayan ev sahibi topluluklara da sunmaya çalışıyoruz.”

Berger: ”3 Milyar Euro’luk Dilimin Bir Kısmı İçin Mili Eğitim Bakanlığı İle Anlaşmayı İmzaladık”

“2016 yılında biz bu 3 milyar Euro’luk anlaşmayı imzaladığımız zaman, daha sonra tekrar ihtiyaç olursa bunu ikiye katlayacağımızı ve 6 milyar Euro daha sağlamaya çalışacağız demiştik” hatırlatmasında da bulunan Büyükelçi, “ Şu anda da Türk hükümetiyle bu fonu nasıl, hangi alanlarda kullanabiliriz konusunda görüşmelerimiz devam ediyor. Bu anlamda mültecilerin eğitim ve sağlık ihtiyaçlarının karşılanmasının yanı sıra yeni becerilerin geliştirilmesi de olacak. Yeni 3 milyar Euro’luk dilimin bir kısmı için Mili Eğitim Bakanlığı ile anlaşmayı imzaladık bile. Diğer bakanlıklarla da görüşüyoruz. Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler’le ve uluslararası finans kuruluşları ile projelere destek vermeleri konusunda görüşmelerimiz devam ediyor” şeklinde konuştu.

Berger: ”İnsani İhtiyaç Halen Devam Ediyor”

Mültecilere ayrılan fonların yeterliliği ile ilgili, insani ihtiyacın halen sürdüğüne dikkat çeken Büyükelçi Berger, ”Nereden fon bulabilirsek mutlaka kullanılacak bir yer olacaktır. Bu fonlar sadece Avrupa Birliği tarafından değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından, Birleşmiş Milletler’den ve uluslararası örgütlerden de geliyor. Biz de katkı sağlıyoruz. Katkımız sadece mültecilere değil onlara kucak açan topluma da. Hatırlarsanız 2011 yılında Gaziantep’e bir anda çok büyük bir mülteci akını olduğu zaman bu insanlar yanlarında çocuklarıyla gelmişti. O zaman bu çocuklar için okul ihtiyacı meydana gelmişti. O noktada belediyeler ve diğer kurumlarla bir araya gelip okullar inşa etmeye başladık. Şu anda da Türkiye’nin farklı yerlerinde o çocuklar için 200 kadar okulun inşaatı devam ediyor. Bir taraftan da sağlık merkezleri ve klinikler yapılıyor. Yakında Hatay’a ve Kilis’e de hastane inşa edeceğiz” diye konuştu.

Arkeolojik ve Endüstriyel Alanlarda İşbirliği Arayışı

Gaziantep’te bugün iki önemli ziyarette bulunduğunu, bunlardan ilkinin Avrupa Birliği- Türkiye Anadolu Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü, ikincisinin de Endüstriyel Tasarım ve Modelleme Merkezi olduğunu belirtti. “Bunlardan ilki yeni bir proje. Bu enstitüde neler yapılabilir, AB ve Türkiye kültürel konularda nasıl iş birliği yapabilir, arkeologları Gaziantep’e getirmeyi ve bu merkezi kullanmalarını nasıl sağlarız, bunları konuştuk. Bu proje umuyorum çok yakın zamanda hayata geçecek. Bugün sadece başlangıçtı” diyen Berger, Endüstriyel Tasarım ve Modelleme Merkezi’yle ilgili de, ‘’Burada bambaşka bir alanda AB ve Türkiye’nin iş birliği yaptığı yelpazenin tamamını görme şansımız oldu. Burada amaçlanan, şirketlerin ve girişimcilerin başlangıçta desteği olmak. Ürünlerini piyasaya sürmeleri için gerekli desteği sağlamak. Zaten birçok sayıda farklı proje gördük bile. Bilimsel ve yenilikçi projeler. Bence sadece yerel değil uluslararası piyasalarda başarılı olabilir” ifadelerini kullandı

(Amerika’nın Sesi, 26 Şubat 2019)

 

Mültecilere Yardım İçin Arapça Öğreniyorlar

Manisa’da 25 yardım gönüllüsü mültecilere daha iyi yardımcı olabilmek için pratik Arapça dersi almaya başladı. Manisa’da 25 yardım gönüllüsü mültecilere daha iyi yardımcı olabilmek için pratik Arapça dersi almaya başladı. Manisa’da 25 kadın gönüllü Arapça dersi almaya başladı. Manisa İl Vaizi Dr. Ahmet Erdinçli tarafından verilen eğitimler toplamda 4 ay sürecek. Özellikle mültecilere daha sağlıklı yardımcı olabilmek için gerçekleştirilen derslerin sonunda gönüllü yardımseverler mültecilerin ihtiyaçlarını tespit edebilecek. Derslerin çok faydalı olduğunu söyleyen gönüllü yardımseverlerden Kübra Ay Çakaloğlu, “Beşikten mezara ilim öğrenmemizi isteyen dinimizin emrini düstur edinerek, bir dil bir insan, iki dil iki insan anlayışıyla bize sığınan mülteci kardeşlerimizle daha iyi anlaşıp kaynaşma amacındayız. Bu projeyi mülteci kardeşlerimizi daha iyi anlayıp dertlerine ortak olabilmek için hayata geçirdik. Bu vesileyle Dr. Ahmet Erdinçli hocama da emek ve gayretlerinden dolayı teşekkür ediyoruz” dedi.

(Haberler.com, 26 Şubat 2019)

 

İlmek İlmek İyilik

İstanbul Müftülüğü, mülteci kamplarında yaşayan 0-12 yaş arasındaki çocukları ısıtmak için yardım kampanyası başlattı. TDV gönüllülerinin kendi elleriyle ördüğü atkı ve bereler, bölgedeki çocukları ısıtacak. İstanbul Müftülüğü Gençlik Koordinatörlüğü, “Bir çocuğun gözlerinde saklıdır iyilik” sloganıyla Suriyeli çocukların yaşadığı mülteci kamplarına yönelik yardım kampanyası başlattı. Kampanya kapsamında, mülteci kamplarında yaşayan 0-12 yaş arasındaki çocukları ısıtmak için kullanılmamış ya da az kullanılmış kıyafet ve battaniyeler ile İstanbul’un 39 ilçesinde Türkiye Diyanet Vakfı gönüllüleri tarafından örülecek atkılar, bereler toplanacak. Suriyeli çocukların yaşadığı mülteci kamplarına yönelik yardım kampanyası, 31 Mart’a kadar sürecek.

El Emeğiyle Olması Daha Değerli

Eyüpsultan Merkez Kız Kur’an Kursu’nda toplanan yardımları inceleyen ve örgü ören gönüllüleri ziyaret eden İstanbul Müftüsü Hasan Kamil Yılmaz, kampanyayı çok değerli bulduğunu söyledi. Müftü Yılmaz, kampanyayla ilgili şunları kaydetti: “Bu kampanyanın şöyle değerli bir yanı var, ürünler el emeği, göz nuru. Belki fabrikalardan, atölyelerden, iş adamlarından bunları parayla satın alıp daha çok götürmek mümkün. El emeğiyle olmasının daha değerli olduğunu ve daha iç ısıtıcı, daha gönüllere dokunucu olduğunu düşünerek bu kampanyayı başlattık. İstanbul genelindeki Kur’an kurslarımızdaki hanım kardeşlerimiz gerçekten buna büyük destek verdi. Normalde 1 Mart’ta bitirecektik kampanyayı ama ‘Örgülerimiz daha devam ediyor’ diye talep gelince 31 Mart’a kadar süreyi uzattık. 31 Mart’ta İstanbul’daki yardımlarımızı toplayarak mülteci kamplarına ulaştırmış olacağız”

(Yeni Şafak, 27 Şubat 2019)

 

BM Güvenlik Konseyi Suriye ve Venezuela İçin Toplandı

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Salı günü Ortadoğu’daki gelişmeleri ele almak üzere toplandı. Konseyin sabahki oturumunda Ürdün sınırındaki Rukban kampında yaşayan 41 bin sivilin durumu görüşüldü. Birleşmiş Milletler İnsanı Yardımlardan Sorumlu Koordinatörü Mark Lowcock adına Güvenlik Konseyi’ne bu bölgede yapılan çalışmalar sonrasında elde edilen verileri sunan Reena Ghalani kamptaki zorlu koşullara dikkat çekti. “İç savaştan kaçan 41 bin sivil, Ürdün’e sığınmak için geldikleri çöl bölgesindeki kampta, soğuk hava, gıda ve ilaç eksikliği nedeniyle zor günler geçiriyor,” diyen Ghalani, 16 Şubat’ta bölgeye gönderilen ve BM ile Suriye Kızılay’ının birlikte dağıttığı insani yardımın şu ana kadar gönderilen en kapsamlı yardım olduğunu vurguladı ama yeterli olmadığının altını çizdi. Ghalani, Deyrizor’da hala aktif olan İŞİD’den kaçmaya çalışan binlerce sivilin Türkiye sınırına sığındığını ve bu kişilerin sayısının da artmasından endişe ettiklerini vurguladı. Ghalani, sunduğu raporda ayrıca Suriye’de 2 milyon 700 bin sivilin insanı yardıma ihtiyacı olduğunu, çocuk nüfusunun %40’ının okula gitmediğini, 2 milyon kişinin içme suyuna ulaşamadığını ve her ay 1 milyon 700 bin Suriyeli’nin yardıma ulaşmak için Türkiye sınırına gittiğini belirtti.

Ghalani ayrıca 2018 yılında 5 milyar dolara ulaşan yardımı veren ve mültecileri kabul eden ülkelere de teşekkür etti. Toplantıda söz olan ABD’nin Daimi Büyükelçiliği’nin vekaleten yürüten Jonathan Cohen ise 16 Şubat’ta gönderilen konvoyun sadece bir ay yetecek yardım taşıdığını belirtti; Şam rejiminden ve Rusya’dan Mart ayında Rukban’a bir insanı yardım konvoyuna geçiş izni vermelerini istedi. Cohen, BM güçlerinden de kamptaki durumun iyileştirilmesi, insanı yardım girişlerine izin verilmesi ve herhangi bir tahliyenin isteğe bağlı ve güvenli biçimde yapılması için destek beklediklerini, Esat rejimini insanı yardım geçişlerine izin vermediği için kınadıklarını da ekledi. “Bir ülkede siviller yönetimden hayatlarını sürdürecek gerekli hizmetleri alamaz ve hatta dışarıdan gelen insanı yardımdan da umudu keserse, mülteci kamplarını bırakıp evlerine dönmelerini bekleyemezsiniz,” diyen Cohen ayrıca bu durumu fırsat bilen İŞİD güçlerinin de Fırat’ın orta kesimine doğru ilerlemesinden endişe ettiklerini ekledi. Cohen konuşmasında ayrıca Türkiye sınırında gerilimin artmasından da endişe duyduklarını, ve bir “NATO üyesi olan Türkiye’nin sınır güvenliğinin sağlanması gerektiğini,” de sözlerine ekledi. Rusya Daimi Temsilcisi Vasily Nebenzya ise Rusya’nın yardımı sayesinde kamplarda yaşayan 300 bin kişinin evlerine dönebildiğini, 12 güvenlik kapısı kurulduğunu, sivillerin evlerine dönebilmeleri için çalıştıklarını belirtti ve Şam rejiminin bir çok bölgede hayatı normale döndürecek adımları attığını ekledi. “Suriyelileri düşünenler gerçekleri konuşmalı. Rukban kampının %90’ı evlerine, %80’i Suriye’nin kontrol ettiği bölgelere dönmek istiyorlar, biz boşuna yardım konvoyları göndermekle uğraşmak yerine sivillerin kamptan ayrılıp evlerine dönmelerine fırsat verilmesini istiyoruz,” şeklinde konuştu. Ancak bölgedeki BM araştırmasına göre Esat rejiminin “iyi muamele” konusunda güvence vermediği siviller, Rusya’nın tahliye girişimine karşı çıkararak rejim bölgesine dönmek istemiyor.

(Amerika’nın Sesi, 26 Şubat 2019)

 

NSU’dan Önce ‘Olmayan’ Aşırı Sağcı Teröristlere 12 Ayrı Terör Davası

Almanya’da sekizi Türk, biri Yunan ve bir de polis memuru olmak üzere en az 10 kişiyi katleden NSU terör çetesinden sonra aşırı sağcılar mercek altına alındı. Sol Parti’nin soru önergesini cevaplandıran federal hükümet, NSU’dan önce hiç bir dava açılmayan aşırı sağ teröre NSU’dan sonra 12 ayrı terör dava açıldığını açıkladı. FEDERAL Meclis Başkanvekili ve Sol Parti milletvekili Petra Pau’nun meclise sunduğu soru önergesini cevaplandıran federal hükümet, 2012 ile 2018 arasında aşırı sağcı teröristlere 12 ayrı terör davasının açıldığını açıkladı. NSU’nun cinayet ve eylemlerinin ortaya çıkmasından sonra aşırı sağ terörle ilgili araştırmalar yapmakla tanınan Pau “NSU ortaya çıkmadan 10 ay önce federal savcılık, aşırı sağ terör ile ilgili hiçbir soruşturma olmadığı bilgisini paylaşmıştı” hatırlatmasında bulundu.

Sonuçlanan Davalar

Federal savcılığın sürdürdüğü soruşturma sonunda açılan terör davalarından biri 2018 yılında sonuçlandı. Hükümetin verdiği bilgiye göre Freital Grubu adlı aşırı sağcı terör örgütü üyesi sekiz terörist Dresden ve Freital’da mültecilere saldırılar gerçekleştirmekten hapis cezası aldı. Teröristler dört ile 10 yıl arasında cezalara çarptırıldı. Hükümetin soru önergesine verdiği cevaba göre Münih’te görülen başka bir davada Oldschool Socity adlı aşırı sağ terör grubu üyeleri hapis cezası aldı. Borna’da mültecilerin barınma yurtlarına yönelik saldırı hazırlığı içindeyken yakalanan teröristler, 2017 yılında tamamlanan yargılanma sonunda üç ile beş yıl arasında hapis cezasına çarptırıldı.

Heiko Maas’a Suikast

Ayrıca hala devam eden davalar da var. Bunlardan biri olan ordu mensubu Franco A.’nın davası henüz başlamadı. Federal savcılığın hazırladığı iddianameye göre orduda subay olan Franco A, şimdilerde Dışişleri Bakanı olan dönemin Adalet Bakanı Heiko Maas’a suikast planladı. Kendisini mülteci olarak tanıttığı için suikastı da mültecilerin üzerine yıkmayı hesaplayan Franco A. 2017 yılında yakalandı. Ancak federal savcılığın hazırladığı iddianame henüz kabul edilmedi.

(Hürriyet, 26 Şubat 2019)

 

Akıl Almaz Olay! Taksinin Bagajından Göçmen Çıktı

Elazığ’dan Tunceli’ye hareket ederken trafik kontrolü sırasında durdurulan taksinin bagajında, Afganistan uyruklu kaçak göçmen yakalandı. Elazığ’da, jandarmanın yol kontrolü sırasında sürücüsü durdurulan taksinin bagajında, Afganistan uyruklu kaçak göçmen yakalandı. Taksiciye 2 bin 830, kaçak göçmene ise 700 liralık para cezası uygulandı. Afgan kaçak, sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresi’ne götürüldü. Elazığ- Tunceli yolundaki İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı Meşeli Jandarma Karakolu önünde kontrol yapan ekipler, sürücüsünün ismi ve plakası öğrenilemeyen taksiyi durdurdu.

Taksiye Ve Kaçak Göçmene Para Cezası

Jandarma ekipleri, bagaj kapağının açılmadığını söyleyen taksiciden şüphelendi. Bagaja bakan ekipler, kimliği, ikamet ve yol izin belgesi bulunmayan Afganistan uyruklu kaçak göçmeni yakaladı. Taksi sürücüsüne, 2 bin 830 liralık para cezası kesildi. Afgan kaçak ise 700 liralık ceza kesilerek, sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresi’ne götürüldü.

(DHA, 26 Şubat 2019)

 

Tüm Gelirini Suriyelilere Harcayacak

Trabzon’da ev hanımı amatör fotoğrafçı Elmas Cumcu açacağı serginin gelirini Suriyeliler için harcayacak. Trabzon’da yaşayan Elmas Cumcu, kültür ve doğa gezisi kapsamında gittiği mahallede yaşayan Suriyelilerin, Türkiye’de verdiği yaşam mücadelesini fotoğraflayarak, özellikle çocukların günlük yaşantılarını, mutluluklarını ve hüzünlerini ortaya koymaya çalıştı.

Ev hanımı olan 51 yaşındaki Cumcu, bir dernek tarafından yaklaşık iki yıl önce düzenlenen gezide Ortahisar ilçesi Esentepe Mahallesinde yaşayan Suriyeli ailelerle tanıştı. Cumcu, ailelerin yaşadığı sıkıntıları yakından takip ederek, mahalle sakinleriyle tanışıp, dost olmaya başladı. Amatör fotoğrafçılık sanatıyla da ilgilenen 4 çocuk annesi Cumcu, aradan geçen 2 yılda Suriyelilere yardım ederken, onların Türkiye’deki yaşamlarını da fotoğraflamaya karar verdi.

Cumcu, yaptığı açıklamada, mahallede yaşayan Suriyelilerin yaşam koşullarından etkilendiğini anlattı.

O yıllarda 12 yaşında olan Fatma isimli Suriyeli bir kız çocuğuyla tanıştığını ifade eden Cumcu, “Bana ailesinin ve kendisinin yaşadığı sorunlardan bahsetti. Etkilendim ve merak ettim. Mahalleye yeniden gittim ve böylelikle 2 yıl boyunca mahallede hemen hemen herkesle bir dostluk bağı kurdum.” dedi.

Cumcu, mahalledeki Suriyelilerle de görüşerek, onların fotoğraflarını çektiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

“Dostlukların yanı sıra aramızda güvende oluştu. Birbirimizle dertleştik. Yabancılığın vermiş olduğu sorunlar, geçim sıkıntısı, bu şekilde sorunları yaşıyorlardı ve bende bu sorunların içerisinde buldum kendimi. ‘Nasıl yardımcı olurum?’ diye düşünürken çektiğim fotoğrafları çeşitli fotoğraf sanatçılarına gösterdim. O da bana fotoğraf sergisi açmam konusunda fikir verdi. Sergiden elde ettiğim gelirle de onlara yardım edebileceğimi düşündüm.”

Çocukların küçük yaşlarda dilencilik yapmalarına ve çalışmalarına çok üzüldüğünü ifade eden Cumcu, “Dilenirken beni görenler utanıp, saklanıyorlardı. Bir kaç sene sonra onları nerede, nasıl göreceğimi düşündüm ve açmayı planladığım sergiyle onlara destek olmaya karar verdim.” diye konuştu.

“İçlerine Girdiğiniz Zaman Onlarda Bizim Gibiler”

Cumcu, mahallede yaşayan aileleri doğal yaşam ortamlarında fotoğrafladıklarını belirterek, “Fotoğraflarda onların günlük yaşantıları, mutlulukları ve hüzünlerini çekmeye çalıştım. Bu çocukların korunmasını ve okumasını istiyorum. Bu sergiyle de Suriyelilere karşı bakış açısını değiştirmek istiyorum. Çünkü içlerine girdiğiniz zaman onlarda bizim gibiler. Onlarında hayalleri, düşünceleri, acıları ve istekleri var. Aynı şekilde gülüp ağlıyoruz, bu olumsuz yargıyı kırmak istiyorum.” ifadelerini kullandı.

Çocukların doğru yönlendirildiğinde istenilen şekilde yetiştirilebileceğine vurgu yapan Cumcu, bu konuda önyargılı olunmaması gerektiğini düşündüğünü söyledi. Ailelerin ve özellikle de çocukların kendi istekleri ile Türkiye’ye gelmediğini, Suriye’de yaşanan savaştan dolayı buraya gelmek zorunda olduklarını belirten Cumcu, özellikle çocuklara karşı bakış açısının bunu düşünerek ortaya konulması gerektiğini kaydetti. Çocukların masum olduğunu ifade eden Cumcu, “Bu amaçla bir sergi açmayı ve elde edilen gelirle de onların okul masraflarına katkıda bulunmayı amaçlıyorum.” şeklinde konuştu. Cumcu, kadınlarında okuma yazma bilmediğini söyleyerek, açmayı planladığı fotoğraf sergisine “Eğreti Hayatlar” ismini vermeyi düşündüğünü sergide 60 fotoğrafın yer alacağını belirtti.

(Haber 61, 27 Şubat 2019)