Türkiye’de ve dünyada göç, göçmen ve sığınmacılar konusunda gündemde öne çıkan başlıklar…

 

Mültecilere Hangi Ülke Ne Kadar Yardım Yapıyor?

Almanya’da mültecilere yapılan yardımlar ayda 354 euroya kadar çıkabiliyor. Ön sıralarda yer alan Almanya’dan daha fazla yardım yapan ülkeler de var. AB ülkelerindeki mültecilere yapılan yardımların karşılaştırması. Avrupa iltica hukuku, korunma arayan herkesin iltica işlemlerinin adil bir şekilde yapılması kadar bakım ve barındırılmalarında asgari insani ve sosyal standartlara uyulmasını da öngörüyor. Mülteci adaylarının hayatlarını idame ettirebilmeleri ile beden ve ruh sağlıklarının korunması da bu ilkeler arasında yer alıyor. Ancak asgari geçim düzeyini sağlayacak makul düzeydeki yardımlar ülkelere göre farklı değerlendiriliyor ve yapılıyor. Göçmene ya para ödeniyor, ya da karneyle alışveriş yapabilmesi sağlanıyor. Tek tip uygulama olmadığından, mültecilere yapılan yardımlar tam anlamıyla birbiriyle kıyaslanamıyor. Geçim masrafları da bulundukları ülkelere göre farklılık gösteriyor. En fazla mülteci alan ülkelerde tek başına yaşayan yetişkinleri temel alarak bir kıyaslama yaptık ve başvurusu kabul edilenlere yapılan yardımlar farklılık gösterdiğinden, sadece mülteci adaylarını karşılaştırdık.

Almanya

Yasalar uyarınca Almanya’daki mülteci adaylarına ayda 354 euro ödeniyor. Bu meblağ sosyal yardım aylığından 70 euro daha az. Yardımın bir bölümü ayni olarak yapılıyor. Toplu halde yurtlarda yaşayanlara ayda nakit ya da kupon şeklinde azami 135 euro ödeniyor. Normal sosyal yardımlardan sadece başvurusu kabul edilen mülteciler yararlandırılıyor.

İtalya

İtalya, iltica başvurusu karara bağlanana kadar mülteci adayını barındırmakla yükümlü. Giyecek, temizlik maddesi ve beslenme ihtiyaçları karşılanıyor. Mültecilerin İtalya’daki hayat şartları uzun süredir eleştiriliyor. Mülteciler iltica başvurusu yaptıktan iki ay sonra çalışabiliyor, devletin barındırdığı işsizlere ayda 75 euro ödeniyor. Para yardımı yurtta kalma şartına bağlı olarak yapılıyor.

İsveç

İsveç’te geçimini sağlayabilecek durumdaki mülteci adayı kalacağı yeri de kendi bulmak zorunda. Para kazanamayanlar devletin yurtlarında bedava kalıyor. Her türlü ihtiyaçları karşılanıyor ve ayda 70 euro yardım alıyorlar. Çocuk başına da 55 euro ek ödeme yapılıyor. Özel evlerde kalanlara İsveç ayda 225 euroluk geçim yardımı yapıyor. Kira dışındaki bütün harcamaları mülteci adayı bu parayla karşılıyor. İltica hakkını kazanan ve çalışma izni olan mülteci kirasını da kendi ödüyor. Sosyal yardıma muhtaç durumdaki İsveçlilere devlet ayda 394 euro ödüyor.

Fransa

2015 yılından beri mülteci adayı ayda 204 euro, aile ferdi başına da 102 euro ek yardım alıyor. 4 kişilik bir aileye ayda 408 euro ödeniyor. Fransa’da enflasyon da hesaba katıldığı için ödenen yardım her yıl değişiyor. Devletin seçtiği yerde ikamet etmeyenlere yardım yapılmıyor. Yardım özel kredi kartı şeklinde yapılıyor. Mülteci adayı banka hesabı açtırmak zorunda kalmıyor.

İngiltere

İngiltere’deki mülteci adayı kalacağı yeri belirleme hakkına sahip değil. Devletin tahsis ettiği yerde kalanlara ayda 170 euro ödeniyor. Üç yaşından küçük çocuklu annelerle hamilelere ayda 13 euro ek yardım yapılıyor. İngiltere’deki mülteci adaylarına çalışma izni verilmiyor. Devletin sağlık hizmetlerinden ve kamu okullarından bedava yararlanabiliyorlar.

İspanya

İspanya’da mülteci adaylarının entegrasyonu 6’şar aylık üç aşamada tamamlanıyor. İlk aşamada ihtiyaçlarının da karşılandığı yurtlarda kalıyor ve ayda 50 euro alıyorlar. Çocuk başına 19 euro ek yardım yapılıyor. Ulaşım, sağlık, dil kursu ve tercüme masrafları makbuz karşılığında devlet tarafından karşılanıyor. İkinci aşamada yurtlardan özel ikamet yerlerine geçiyorlar. Kira masrafını devlet üstlendiği gibi, ailevi durumlarına göre devletten 300 ila 500 euro geçim yardımı da alıyorlar. Üçüncü aşamada mülteci adaylarına çalışma izni veriliyor ve sosyal yardımlardan sadece yoksunluk durumunda yararlanabiliyorlar.

Avusturya

Mülteci adayları devletin gösterdiği geçici konaklama yerlerinde kalabiliyorlar. Burada ihtiyaçları karşılanıyor ve ayda 40 euro harçlık alıyorlar. Alışveriş ve yemek pişirmeyi üstlendikleri yurtlarda kalanlara 150 ile 200 euro ödeniyor. Bazı Avusturya eyaletlerinde çocuklara ödenen harçlık 100 euroya düşürüldü. Mülteci adayına belli dükkânlardan almak kaydıyla yılda 150 euroluk giyecek kuponu veriliyor. Öğrencilere her yıl okul malzemesi alabilmeleri için 200 euroluk kupon dağıtılıyor. Kendine kalacak yer arayan ve beslenme, giyinme ve günlük ihtiyaç masrafını üstlenenlere kira hariç olmak üzere ayda 320 ile 365 euro arasında ödeme yapılıyor.

Yunanistan

Yunanistan’daki mülteci adaylarına yardım sorumluluğunu Ulusal Sosyal Yardım Kurumu ile Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği paylaşıyor. Bu ülkeye sığınanların temel ihtiyaçları ve sağlık giderleri iki kuruluş tarafından karşılanıyor. Devletin tahsis ettiği yurtlarda kalanlara ayda kısmen kupon olmak üzere 90 euro harçlık ödeniyor. Çoğu zaman para yardımı adalarda kalan mülteci adaylarına ulaşmıyor. Kalacağı yeri kendi temin eden ailelere, fert sayısı 7’yi aşmamak şartıyla ayda 550 euroya kadar sosyal yardım yapılıyor.

(Deutsche Welle Türkçe, 20 Haziran 2018)

 

Amerika, Neden Daha Çok Göçmene İhtiyaç Duyuyor?

Beyaz nüfus yaşlandıkça ve küçüldükçe, azınlıklar ve göçmenler boşluğu dolduruyor. ABD Başkanı Donald Trump, Amerika’ya yapılan göçü azaltmaya çalıştığı strateji üzerine yapılan yeni araştırmalara göre, bu stratejinin destekçilerinin çoğu dezavantajlı. 2016 yılında, Amerika’nın Latin olmayan beyaz nüfus içinde ölümler doğumlardan fazlaydı. Nüfustaki bu yaşlanmanın gelecekteki yaşam kalitesi ve giderek azalan nüfus iki faktöre bağlıdır, ülkedeki hali hazırda bulunan azınlık grupları arasında sürekli yüksek doğurganlık ve devam eden göç. Azınlıklar ve göçmenler boşluğu doldurmaktadır. Amerika genelinde, bu demografik grupta her ölüm için 4.9 Latin doğum ve her ölüm için 1,7 Amerikan kökenli doğum vardı. Sayım bürosunun azınlık gruplarını üzerine yaptığı tahminlere göre, göçebe ve yabancı anneler doğum yapmadığında, Amerikan nüfusu bir bütün olarak 2014 – 2060 yılları arasında yaklaşık 6 milyon azalacak. Göçmenler, özellikle Amerika’nın işgücünün büyüklüğünü sürdürmede önemli bir faktördür. 2014 yılında, yabancı doğumlu nüfusun yüzde 80’i, doğuştan gelenlerin yüzde 60’ına kıyasla 18 ila 64 yaşlarındaydı. Beyaz Amerikalılar bu sonuçlara itimat etmeli. Mevcut sayım bürosu araştırmasına göre, Beyaz Amerikalılar önümüzdeki 30 yıl içinde toplam nüfusun yarısından azını oluşturacaklar.  Yaşlıların çalışma oranı oldukça düşük, sağlık ve refah ödemelerine yönelik kamu desteğine olan ihtiyaçları ise yüksek oranlarda. Ekonomi, azalan işgücü ile ilişkili olarak ekonomik durgunluk ve bütçe kısıtlamalarından dolayı risk altında olacaktır.

(The Economist, 25 Haziran 2018)

 

Suriye Sınırında Erdoğan’a Destek Sevinci

Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yüksek oy çıkmasının sevinci yaşanıyor. Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yüksek oy çıkmasının sevinci yaşanıyor. Kesin olmayan sonuçlara göre, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Akçakale ilçesinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yüzde 94 civarında oy çıktı. Akçakale Belediye Başkanı Abdulhakim Ayhan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, her dönem ilçede AK Parti’ye büyük destek verildiğini kaydetti. Türkiye birinciliği hedefine ulaşamadıkları için buruk sevinç yaşadıklarını söyleyen Ayhan, “Sınır ilçesiyiz. 90 kilometre sınırımız var. Yaklaşık 120 bin de Suriyeli sığınmacı misafir ediyoruz. Halkımız vatansızlığın ve bayraksızlığın ne olduğunu sınırın hemen karşısında gördüğü için çok iyi biliyor. Halkımızın çok büyük bir Recep Tayyip Erdoğan sevgisi var. Onun için seçilmesine katkı sunduğumuz için çok mutluyuz.” diye konuştu.

“Suriye Tarafında Yaşananlar Etkili Oldu”

AK Parti Akçakale İlçe Başkanı İbrahim Yıldık da partisine desteklerinden dolayı hemşerilerine teşekkür etti. Seçimlerin huzurlu bir şekilde geçirilmesinden duyduğu memnuniyeti ifade eden Yıldık, vatandaşların tebrik ziyaretlerini kabul ettiklerini dile getirdi.

Akçakale olarak bu orana ulaştıkları için mutlu olduklarını vurgulayan Yıldık, şunları kaydetti: “Recep Tayyip Erdoğan’ı bu süreçte yalnız bırakmadık. Cumhurbaşkanımızın sürekli desteğini alan bir ilçemizdir. 24 Haziran seçimleri bizim için çok önemliydi, gereğini yaptığımıza da inanıyoruz. Buradan bariz gözle sınırın karşısında yaşananlar görülüyor. Karşıda 6 ayda bir bayrağın nasıl değiştiğini, vatansızlığın ne demek olduğunu çok iyi çıplak gözle bile görüyoruz. Biz Akçakaleliler olarak sürekli Cumhurbaşkanımızın yanındayız. Biz Akçakale’de yoğun bir seçim çalışması yürüttük, bugün de bu sonucu aldık.”

“Canımızın Bir Parçası”

Akçakaleli Ömer Elet de inandıkları bir liderin Türkiye’nin yeni döneminde hükümet başkanı olmasını büyük bir sevinçle karşıladıklarını belirtti. Elet, “Cumhurbaşkanımız bir dünya lideridir, İslam aleminin son lideridir. Kendisi canımızın bir parçasıdır. Ölümüne kadar kendine desteğimiz her zaman sürecektir. Her zaman ve her yerde bu desteğimizi sürdüreceğiz.” diye konuştu. Ömer Batmaz da ilçe halkı olarak üzerilerine düşen görevi yerine getirdiklerini söyledi. Sonuçların Türkiye için hayırlı olması temennisinde bulunan Batmaz, “Bundan sonra önümüzün açık olduğunu düşünüyorum. Cumhurbaşkanımıza bu konuda sevgimizi bir kez daha gösterdiğimizi düşünüyorum. Rabb’imiz gönlümüze göre verdi.” dedi.

74 yaşındaki İbrahim Narin de Akçakalelilerin vatanına ve milletine bağlı olduğunu ifade ederek, “Türkiye’deki ciddi sıkıntıları yaşatanlara karşı tek mücadele eden bir Cumhurbaşkanı olduğuna inanıyoruz. Kendisine oy verdik, hem Türkiye açısından hem de vatandaşlarımız açısından bu sürecin devam etmesini istedik. Vatandaş inandı, oyunu verdi.” şeklinde konuştu.

(Haber Türk, 25 Haziran 2018)

 

Türkiye’deki Suriyeli Mülteciler Erdoğan’ın Zaferiyle Rahatladı

Suriye sınırındaki savaş devam ederken, son seçim kampanyaları sırasında muhalif partilerin sınır dışı edilmesi ile tehdit edilen yaklaşık 3,5 milyon Suriyeli mülteci var. Aslen Türk olan, ancak bir Suriyeli ile evlenen ve savaşa kadar Cerablus’taki Suriye sınır kasabasında yaşayan Cevidan İnzi, artık torunları ve hayatta kalan oğlu ile birlikte Gaziantep’te yaşıyor. Diğer oğlunu ise DEAŞ’ın ellerinde kurban verdi. Hayatta kalan oğlu Mustafa el Hamad Ebu Marouf iki yıl önce ikametgâh kazandı ve hafta sonu seçimlerde oy kullandı. “AK Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a oy verdik, çünkü ihtiyaç duyduğumuzda bir ev alabildik. Kampanyada muhalefet partilerinden bazıları çok olumsuz mesajlar kullandı ve Suriyeliler bu seçimlerden korktu ”dedi.

(TRT World, 26 Haziran 2018)

 

Ürdün: Suriyeli Mülteciler Terk Edilmemeli

Uluslararası Af Örgütü Mülteci ve Göçmen Hakları Danışmanı Mouna Elkekhia, Ürdün hükümetinin Suriye’nin güneyindeki yeni bir saldırıdan kaçan daha fazla mülteciyi kabul etmeyeceğini söylediği haberlere yanıt olarak: Suriye’de savaştan kaçan insanlar, umutsuz bir ölüm kalım durumundadır ve Ürdün hükümeti onları terk etmemelidir. Ürdün’ün, çatışma ve zulümden kaçan Suriyeli mültecilerin ülkeye girmelerine izin vermek görevidir. Sınırın korumaya ihtiyacı olan insanlara kapatılması, Ürdün’ün uluslararası yükümlülüklerini ihlal ediyor, dedi. Elkekhia, sınırın korumaya ihtiyacı olan insanlara kapatılmasının, Ürdün’ün uluslararası yükümlülüklerini ihlal ettiğini söyledi. On binlerce insanın hâlâ acımasız koşullarda, sınırda mahsur kaldığını ve Ürdün makamlarının yardım, tıbbi tedavi ve anlamlı bir insani yardım için erişimi engellediğinden mültecilerin acı çekmeye başladığını vurguladı. Ürdün hükümetinin Suriye’den kaçanlara sınırını açması gerektiğini ve uluslararası toplumun, Suriye’den kaçan çok sayıda mülteciye ev sahipliği yapan bölgedeki diğer ülkelere de tam ve anlamlı bir destek sağlaması gerektiğine olan inancını dile getirdi.

(Amnesty International, 25 Haziran 2018)

 

Trump’tan Göçmenlere ‘İşgalci’ Yakıştırması

ABD Başkanı Donald Trump, Twitter üzerinden bir dizi mesaj yayınlayarak ülkesinin göç politikası eleştirdi ve göçmenleri ABD’ye “zorla girmekle” suçladı. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, Pazar ve Pazartesi günleri Twitter üzerinden bir dizi mesaj yayınlayarak göçmenleri “işgalci” olmakla nitelendirdi ve mahkemeye çıkarılmadan sınırdışı edilmeleri gerektiğini söyledi. Yayınladığı mesajlarda ülkesinin göç politikalarına “tüm dünyanın güldüğünü” savunan Başkan, ayrıca mevcut sistemde ABD’ye yasal yollardan göç etmeye çalışan ve yıllarca bekleyen kişilere de haksızlık yapıldığını savundu. Trump, “Bu insanların ülkemizi işgal etmesine izin veremeyiz. Birisi geldiği zaman hakim ya da dava dosyaları ile uğraşmadan derhal geldikleri yere geri göndermeliyiz. Sistemimiz iyi göç politikaları, yasa ve düzenle alay eder gibi. Birçok çocuk ebeveynleri olmadan geliyor…” ifadelerini kullandı. Twitter’dan yayınladığı mesaj serisine bugün de devam eden Trump, birçok hakimin görevlendirildiği ve uzun hukuki süreçlerin yaşandığı göçmenlik işlemlerinin her zaman işlevsiz olacağını savundu ve ABD’ye yasadışı yollardan girmek isteyen kişilerin sınırda durdurulup geri gönderilmesi gerektiğini söyledi. Trump, “Eğer bu yapılırsa, yasadışı göç daha baştan engellenir ve nispeten çok daha az masraflı olur. Gerçek çözüm bu ve duvarı yapmaya devam etmeliyiz” açıklamasında bulundu.

Hak Örgütleri Tepki

Trump’ın dünkü mesajları sonrası ülkedeki hak ihlallerine karşı mücadele eden Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) Twitter üzerinden bir açıklama yaparak ABD Başkanı’nın sözlerini anayasaya aykırı olarak değerlendirdi. ACLU’nun Trump’a yanıt vererek yayınladığı mesajında “Başkan Trump’ın söyledikleri hem yasadışı hem de anayasaya aykırıdır. Anayasaya bağlılık yemini eden herhangi bir devlet görevlisi bu sözleri kesin surette reddetmelidir” ifadesi yer aldı.

“Sıfır Tolerans” Politikası

Seçim kampanyasından bu yana ABD’nin aldığı göçü siyasi söyleminde üst sıralara yerleştiren Trump, ABD’nin güneyindeki Meksika sınırına bir duvar inşa ederek ve göç politikalarını sıkılaştırarak yasadışı olduğunu savunduğu göçü durdurmayı hedefliyor. Bu doğrultuda geçtiğimiz haftalarda ülkeye yasadışı bir şekilde giren herkesin “sıfır tolerans” politikası uyarınca tutuklanması emrini veren ABD Başkanı, ebeveynlerinden zorla ayırılan çocukların toplama kamplarında bekletildiği görüntülerin basına yansımasından sonra geri adım atmış ve çocukların tekrar aileleri ile buluşturulmasına yönelik bir Başkanlık kararnamesi imzalamıştı. Ancak Trump’ın Twitter üzerinden yayınladığı mesajlar, ABD İç Güvenlik Bakanlığı’nın (DHS) tekrar aileleri ile bir araya gelen çocukların sayısını açıklaması sonrası yaşandı. DHS verilerine göre “sıfır tolerans” politikası uyarınca ebeveynlerinden ayrılan 522 çocuk aileleri ile tekrar bir araya gelirken, 2 bin 53 çocuk halen ailesinden alıkonuyor.

(NTV, 25 Haziran 2018)

 

CHP’li Tanal’dan Seçim Sonuçlarına Tepki: “Suriyelilerden İllallah Eden Urfa, Antep, Kilis Yüzde 51 Oy Veriyorsa Bir Sorun Var”

24 Haziran seçimlerinde bazı bölgelerin tepki gösterdikleri uygulamalara ve politikalara rağmen AK Parti’ye oy verdiğini söyleyen CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, seçim sonuçlarını eleştirdi. CHP’li Tanal, vatandaşların turizm, tarım, sığınmacılar gibi şikayetleri olduğu halde AK Parti’ye oy vermelerine tepki gösterdi. Twitter hesabından açıklama yapan Tanal, seçmenin Giresun ve Ordu’da fındık fiyatlarından, Antalya’da turizmden, Urfa, Antep ve Kilis gibi sınır bölgesinde Suriye’den gelen göçmenlerden yakındığını ama yine de AK Parti’ye yüksek oy verdiğini vurgulayarak, “Burada bir sorun var” dedi.

‘Millete Müstahaktır’

Tanal, “Turizmin bitmesinden yakınan Antalya yüzde 43 oy veriyorsa, Suriyelilerden illallah eden Şanlıurfa, Gaziantep ve Kilis yüzde 51 oy veriyorsa, şeker fabrikaları satıldığı için sitem eden Çorum, Yozgat ve Kırşehir açık ara birinci çıkartıyorsa, millete müstahaktır” diye yazdı.

‘Yol Ve Köprüleri Kemirerek Beslensinler’

‘Asıl kaybeden onlar’ diyen Tanal, “Bırakın sevinsinler. Yapılan yol ve köprüleri kemirerek, buzdolabı yalayarak beslenir, dünya liderleriyle övünürler. Asıl sürünenler halinden memnun. Onlar haklı, bizler haksızız” ifadesini kullandı.

(Sputnik Türkiye, 25 Haziran 2018)

 

Prens William, Ortadoğu Turunda! Mülteci Çocukları Ziyaret Etti

İngiltere Kraliyet Ailesi’nin en gözde üyelerinden biri olan Prens William, Ortadoğu turuna çıktı. İlk durağı Ürdün’de mülteci çocuklarla bir araya geldi. İngiltere tahtının ikinci sıradaki veliahtı, Prens William, Ürdün’deydi. Suriyeli sığınmacı çocuklarla bir araya geldi. Ortadoğu turuna çıkan Prens William’ın beş gün sürecek gezisinin ilk durağı Ürdün oldu. Ceraş Antik Kenti’ni ziyaret eden Prens William’a, Ürdün Veliaht Prensi Hüseyin eşlik etti. Prensin ziyaret ettiği Ceraş’ın bir anlamı daha var. Zira eşi Kate Middleton dört yaşındayken ailesiyle buraya gelmişti. Onun babası ve kız kardeşiyle çektirdiği bir fotoğraf, İngiliz basınında gündem oldu. Prens William Ceraş’ta Suriyeli çocuklarla da buluştu. Önce hatıra fotoğrafı çektirdi, sonra da onlarla sohbet etti. Bir çadıra konuk olan Prens, mülteci çocuklarla yakından ilgilendi. Prens William’ın Ürdün’den sonraki durağı İsrail ve Filistin… İsrail’de resmi törenle karşılanan Prens, İsrail ve Filistin’i ziyaret eden ilk İngiltere Kraliyet Ailesi üyesi olarak tarihe geçti.

(Haber Türk, 26 Haziran 2018)

 

Trump Kaçak Göçmenlerin Yargılanmadan Sınırdışı Edilmesinde Israrlı

Başkan Donald Trump, Amerika’ya giriş yapan kaçak göçmenlerin mahkemeye bile çıkarılmadan derhal sınırdışı edilmesi gerektiğini savundu. Trump’ın Twitter üzerinden yaptığı son açıklama, bir insan hakları grubunun dün kendisine yönelik eleştirisine tepki olarak geldi. Amerikan Medeni Özgürlükler Birliği, dün Trump’ın benzer bir çağrısının anayasayı ihlal ettiğini savunmuştu. Başkan Trump Twitter’a yazdığı mesajlarında çok daha fazla yargıç istihdam etmenin ve uzun, karmaşık bir hukuki süreç yürütmenin fonksiyonel olmadığını savundu, “insanlar sınırda durdurulup bu ülkeye yasadışı giremeyecekleri kendilerine söylenmeli” diye devam etti. Trump çocuklar ve ailelerinin geri gönderilmesinin kaçak göçmen akışını yerinde ve zamanında, aynı zamanda daha az masraflı biçimde engelleyeceğini savundu. Mesajına “Bu tek gerçek yanıt olabilir” diye devam eden Trump, ardından büyük harflerle “sınıra duvar inşa etmeye devam etmeliyiz” diye yazdı. Trump bu düşünceyi ilk olarak dünkü bir çağrısında dile getirdi ve “bu ülkeye biri geldiğinde, yargıç ya da davalara ihtiyaç duymadan onları derhal geldikleri yere geri göndermeliyiz” dedi. “Bu insanların ülkemizi işgal etmesine izin veremeyiz” diye konuşan Trump, dünyanın Amerika’daki göçmenlik sistemini alaya aldığını söyledi ve yasal yoldan ülkeye göçmen olmak için başvuranlara haksızlık edildiğini kaydetti. Ardından açıklama yayınlayan Amerikan Medeni Özgürlükler Birliği, Trump’ın tavsiyelerinin hem yasa dışı olduğunu hem de anayasayı ihlal edeceğinin altını çizdi. Açıklamada “Anayasa’ya ve yasalara bağlılık yemini etmiş tüm yetkililer açık bir şekilde bu çağrıyı reddetmelidir” deniliyor. Amerika, Meksika ve Orta Amerika ya da başka ülkelerden gelen kaçak göçmenleri yıllardır mahkemelere çıkarıp yargılıyor ve çoğunlukla da sınır dışı ediyor. Bu kişilerin büyük bir bölümü kendilerine Amerika’da daha iyi bir ekonomik gelecek bulmaya çalışıyor. Trump’ın kaçak göçmenlere hukuki süreç işletilmesine son verilmesine yönelik çağrısına Kongre’den de yoğun muhalefet gelmesi bekleniyor. Bununla birlikte Kongre yıllardır, güncelleşmiş ve kapsamlı bir göçmenlik yasası çıkaramadı. Cumhuriyetçi Parti’nin kontrolündeki Temsilciler Meclisi’nin bu hafta kapsamlı bir göçmenlik reformunu oylaması bekleniyor. Temsilciler Meclisi çok daha sert içeriklere sahip bir tasarıyı oylamaktan vazgeçmişti. Geçen hafta ayrıca Başkan Trump, kaçak göçmenlere yönelik “sıfır tolerans” politikasının devamına yönelik bir başkanlık kararnamesine imza attı. Kararname bununla birlikte yoğun eleştiri alan ve kaçak göçmen aileleri çocuklarından ayıran uygulamaya tamamen son verdi. Çocuklar sınıra varışlarından itibaren ailelerinden alınıp başka gözetim tesislerine veriliyordu. Ancak gözetim tesisindeki çocukların ses kaydının yayınlanması ve her kesimden yoğun tepkilere yol açmasının ardından Trump yönetimi geri adım atarak uygulamaya son verdi. Çocukları  ayırma uygulamasına tepki gösterenler arasında Trump’ın kendi eşi Melania Trump’ın yanı sıra diğer eski başkan eşleri de katıldı. Trump’ın kararnamesi, mevcut sorunlara nasıl çözüm getirileceğine açıklık getirmese de çok sayıda federal güvenlik dairesi, kaçak göçmenlerin tutulacağı yeni tesislerle ilgili çözüm arayışlarına girişmiş durumda. Çin yolunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Amerika Savunma Bakanı Jim Mattis, Pentagon’un iki askeri üste geçici kamp inşası konusunda İç Güvenlik Bakanlığı’yla yakın temasta olduğunu açıkladı. Mattis bu üslerle ilgili ayrıntıları bugün açıklayacağını söyledi. Savunma Bakanı Mattis, kaçak göçmenlere yönelik politikaların uygulanması görevinin İç Güvenlik Bakanlığı’na ait olduğunun altını çizdi ve ordunun tek deneyiminin mültecilere ve doğal afet mağdurlarına yardımlarla sınırlı olduğunu söyledi. Nisan ayında başlayan çocukları ayırma politikasıyla birlikte 2 binin üzerinde çocuk Meksika sınırından kaçak giriş yapan ailelerinden koparılmış ve ayrı tesislere götürülmüştü. Amerikalı yetkililer halen çocukların ailelerine yeniden kavuşturulması yönünde girişimlerin sürdüğünü bildirdi. İç Güvenlik Bakanlığı 500’ün üzerinde çocuğun ayrı yerde gözaltında tutulan ailelerine teslim edildiğini belirtti.

(Amerika’nın Sesi, 25 Haziran 2018)

 

ABD Göçmen Çocukları Askeri Üslerde Tutacak

Ailelerinden zorla ayrılan çocuklar ülkede depreme yol açarken, Savunma Bakanı Mattis çocukların Teksas’taki askeri üslere yerleştireleceğini açıkladı. ABD Savunma Bakanı Jim Mattis, ülkeye yasa dışı yollarla girerken yakalanan göçmenlerin alıkonulan çocuklarını, Texas eyaletinde iki askeri üste tutacaklarını söyledi. Mattis, Alaska’daki Fort Greely füze savunma üssünü ziyareti sırasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. ABD’de tartışmalara neden olan yasa dışı göçmenlerin alıkonulan çocuklarına ilişkin Mattis, çocukların Teksas’taki Fort Bliss Kara Kuvvetleri Üssü ile Goodfellow Hava Kuvvetleri Üssü’ne yerleştireceklerini bildirdi. ABD ordusunun her zaman doğal afet ve insani krizlerden kaçan insanlara lojistik destek verdiğini savunan Mattis, “Burada, biz sadece lojistik destek sağlayacağız ve konunun politik boyutlarına girmeyeceğiz. İhtiyacı olanlara konaklama ve sığınma yerleri sağlamak hükümetin meşru bir işlevidir.”  dedi. Bakan Mattis, söz konusu iki üste kaç çocuğun kalacağına ilişkin detaylara girmezken, geçen hafta ABD Sağlık ve İnsani Hizmetler Bakanlığı,  Savunma Bakanlığından, yasa dışı göçmen çocukları için 20 bin yatak hazırlamasını talep etmişti.

6 Haftada 2 Bin 500 Çocuk Alıkonuldu

Trump yönetimi, geçen ay ülkenin güney sınırılarından yasa dışı yollarla içeri girerken yakalanan göçmenlerin çocuklarını yargılama sürecinde alıkoyma uygulamasını başlatmıştı. Mart-nisan aylarında 6 hafta boyunca devam eden uygulama kapsamında toplam 2 bin 500 çocuğun ailelerinden alınarak Teksas eyaletinde McAllen bölgesindeki tesislere yerleştirildiği belirtiliyor. Çoğunluğu Latin Amerika ülkelerinden gelen göçmen çocuklar, geçen hafta sonu ilk kez Teksas’ın McAllen bölgesindeki bir tesiste görüntülenmişti. Teksas eyaletinin güneyinde yer alan tesislerden birine giren kameralar, yüzlerce çocuğun yaş ve cinsiyetlerine göre tel örgüden yapılmış ayrı  “kafesler” içinde tutulduğunu tespit etmişti.

Trump, Uygulamayı Durdurmuştu

Görüntüler ülkede ve dünyada sert tepkilere neden olurken, Trump söz konusu uygulamayı durduran Başkanlık Kararnamesini imzalamış ve Kongre’ye kapsamlı bir göçmenlik yasası çıkarması çağrısında bulunmuştu. ABD İç Güvenlik Bakanı Kirstjen Nielsen ise basına yansıyan görüntülerin aksine bu çocuklara iyi bakıldığını, sağlık durumlarının yerinde olduğunu öne sürerek, şartları uygun olanların iltica başvurusunda bulunabileceğini dile getirmişti. ABD İç Güvenlik Bakanlığı, “yasa dışı olarak ülkeye girmeye çalışan  göçmenlerin yargı sürecinde çocuklarından ayrılmalarının yasal bir zorunluluk  olduğu” açıklamasında bulunmuştu. Bakanlık, çocukların ebeveynleri gibi yargılanmadığını, bu süreçte  onlardan ayrı değerlendirildiğini, birçok çocuğun da iddia ettikleri  ebeveynleriyle aralarında ispat edilebilir bir bağ bulunmadığını iddia etmişti.

(Milliyet, 26 Haziran 2018)

 

13 Bin Göçmen Cezayir Çöllerinde Ölüme Terk Edildi

Afrika’dan Avrupa’ya ulaşmak için yola çıkan ancak Cezayir’de yakalanan yaklaşık 13 bin göçmen çölde ölüme terk edildi. Kuzey Afrika ülkesi Cezayir’in sınırları içinde göçmen akınını durdurmak için aldığı acımasız tedbirler tepki çekiyor. AP’nin haberine göre Sahra altı Afrika ülkelerinden Avrupa’ya ulaşmak için yola çıkan ancak Cezayir’de yakalanan yaklaşık 13 bin kaçak göçmen, çölde ölüme terk ediliyor. Aralarında çok sayıda hamile kadın ve çocuğun da olduğu göçmenler 48 derece sıcaklıkta silah zoruyla yürümeye zorlanıyor. Göçmenlere su ve yiyecek de verilmiyor. Şanslı olanlar güneydeki Nijer sınırını bulup geçebiliyor. Diğerlerinin ise tek şansı, Birleşmiş Milletler görevlilerinin onları bulup yardım ulaştırması. Gazete Habertürk’ün haberine göre BM’nin kurtardığı göçmenler yanlarındaki çok sayıdaki göçmenin Sahra Çölü’nde yolunu kaybettiğini anlattı. Hamile olan ve yolda bir oğlunu yitiren Liberyalı Janet Kamara, “Onlarca kadın ve erkek cesedi gördüm. Çoğu kimse doğru yolu bilmiyor” dedi. Cezayir, Avrupa Birliği’nin yasadışı göçmen akınının durdurulması yönündeki baskılardan ötürü geçen yıldan beri göçmenlere karşı tedbirlerini katılaştırdı.

(Haber Türk, 26 Haziran 2018)

 

Banksy Bu Kez Paris’te Ortaya Çıktı… Göçmen Politikasını Eleştirdi

Ünlü sokak sanatçısı Banksy, bu kez Fransa’da, başkent Paris’teydi… Sokaklara, artan göçmen karşıtlığına tepkisini gösterdiği duvar resimleri çizdi. İngiliz sanatçı Banksy, bu kez Fransa’nın başkenti Paris’teydi… Ülkenin kuzeyinde, özellikle de göçmenlerin bulunduğu bölgelerde duvarlara grafitiler çizdi. Banksy imzalı bir duvar resminde, bir çocuk duvara çizilmiş gamalı haç üzerine pembe renkte süslemeler çizerken resmedildi. Bir başka grafiti ise ilhamı, Fransa İmparatoru Napolyon Bonapart’ın bir resminden almış. Ancak Napolyon’un aksine, o, İtalya’yı fethetmeye giden bir komutan değil, Avrupa’ya ulaşmaya çalışan bir göçmen… Banksy’nin son Paris çıkarmasında şehrin duvarlarına kazıdığı toplam yedi eseri var… Hepsinin teması da göçmenler.

En Büyük Sığınmacı Kampı Boşaltılmıştı

Fransa’da göçmenlere yönelik söylem giderek artıyor. Son olarak göçmenlere karşı katı bir yasanın geçmesi gündeme geldi. Geçen ay ise Paris’in en büyük sığınmacı kampı zorla boşaltılmıştı. Ancak bu durum Fransa’ya özgü değil, Avrupa genelindeki göçmen karşıtlığı artıyor. Bunun son örneği İtalya’da yaşanmıştı. Roma yönetimi göçmen kurtarma gemilerine kapıyı kapatmıştı.

(Habertürk, 25 Haziran 2018)

 

Biz Umursuyoruz

ABD Başkanı Donald Trump’ın eşi Melania Trump göçmen çocukların kaldığı bir tesisi ziyaret ederken giydiği cekete yönelik tepkiler gelmeye devam ediyor. Melanie Trump’ın ziyaret sırasında giydiği ceketin sırt kısmında “Gerçekten umursamıyorum. Ya sen?” yazması tepki çekmiş, mesajın göçmen çocuklarına dönük olduğu iddia edilmişti.

‘Sen De Umursamalısın’

Bu olayın ardından ABD’de çok sayıda ünlü tamamen farklı mesajlar yazan giysilerle kamera karşısına geçiyor. Melania Trump’ın ceketine gönderme yapan genç oyuncu Jenna Ortega, kırmızı halıda giydiği ceketle dikkat çekti. Ortega’nın ceketinin üzerinde ‘Ben umursuyorum. Sen de umursamalısın” yazıyordu.

(Milliyet, 26 Haziran 2018)

 

Libya Açıklarında 657 Göçmen Kurtarıldı

Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne bağlı Libya donanmasından yapılan yazılı açıklamaya göre, ülkenin kuzeybatısında yer alan Guneyme bölgesi açıklarında bugün çeşitli Afrika ülkelerinden 167 göçmen kurtarıldı. Son iki günde 657 göçmen kurtarıldı. Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne bağlı Libya donanmasından yapılan yazılı açıklamaya göre, ülkenin kuzeybatısında yer alan Guneyme bölgesi açıklarında bugün çeşitli Afrika ülkelerinden 167 göçmen kurtarıldı. Açıklamada, şiddetli dalgalar nedeniyle batmaya başlayan dört şişme bottan kurtarılanlardan 4’ünün çocuk, 24’ünün kadın olduğu ifade edildi. Açıklamada ayrıca aynı bölgede dün de 21’i çocuk, 75’i kadın olmak üzere 490 göçmenin kurtarıldığı aktarıldı. Kurtarılan göçmenlerin 3’ünün Libya, diğerlerinin de Afrika ülkeleri vatandaşı olduğu kaydedildi. Yerel ve uluslararası resmi kaynaklara göre, Libya’da 24 ülkeden göçmen bulunuyor. Bunların yüzde 95’ini Akdeniz üzerinden Avrupa’ya ulaşmaya çalışan Afrikalılar oluşturuyor.

(Habertürk, 25 Haziran 2018)

 

Sürat Botunda 15 Sığınmacı Yakalandı

Muğla’nın Fethiye ilçesinden yasa dışı yollarla Yunanistan’ın Rodos Adası’na sürat botu ile kaçmaya çalışan 15 sığınmacı, Sahil Güvenlik 65 Bot Komutanlığı tarafından yakalanırken, 1 kişi gözaltına alındı. Muğla’nın Fethiye ilçesinden yasa dışı yollarla Yunanistan’ın Rodos Adası’na sürat botu ile kaçmaya çalışan 15 sığınmacı, Sahil Güvenlik 65 Bot Komutanlığı tarafından yakalanırken, 1 kişi gözaltına alındı. Edinilen bilgilere göre, Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, Fethiye Körfezi Şahin burnu mevkisinde yaklaşık 5 metre boyunda sürat botunda şüpheli bir grup fark etti. Sahil Güvenlik ekipleri tarafından durdurulan botta, 5’i çocuk 15 Suriyeli sığınmacı yakalandı. Botu kullanan G.B. ise gözaltına alındı. Ekipler tarafından yapılan incelemede, botun bir motorunun çalışmadığı ve batma ihtimalinin bulunduğu kaydedildi. Fethiye Sahil Güvenlik Bot Komutanlığı’na getirilen Suriyelilerin, işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edileceği öğrenildi. Ekipler tarafından bota el konulurken, şüphelinin ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edileceği kaydedildi.

(Habertürk, 25 Haziran 2018)

 

Hollanda’dan Ürdün, Lübnan ve Türkiye’ye 400 Milyon Euro

Hollanda hükümetinin Suriyeli sığınmacılar konusunda destek için Ürdün, Lübnan ve Türkiye’ye 400 milyon Euro değerinde yardım programını onayladığı açıklandı. Ürdün Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, başkent Amman’a resmi bir ziyaret gerçekleştiren Hollanda Dış Ticaret ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Sigrid Kaag, Ürdün Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Mary Kavar ile bir araya geldi. Görüşme sırasında Hollanda hükümetinin Suriyeli sığınmacı krizinden etkilenen Ürdün, Lübnan ve Türkiye’ye 2019-2022 yılları arasında 400 milyon euro değerinde kalkınma yardımı programını onayladığını belirten Kaag, yardımların, ekonomik kalkınmaya destek verme konusuna yoğunlaşacağını kaydetti. Kaag, 3 ülkeye ayrı ayrı ne kadar yardım yapılacağına ilişkin bilgi vermedi. Ürdün halihazırda, yarısı Birleşmiş Milletler (BM) kayıtlarına sığınmacı olarak geçen yaklaşık 1.3 milyon Suriyeliye ev sahipliği yapıyor.

(Hürriyet, 25 Haziran 2018)

 

Barselona Turist Değil Mülteci İstiyor

Avrupa’nın en çok turist çeken şehirleri arasında yer alan İspanya’nın Barselona kenti son yıllarda Avrupa’da yaşanan mülteci akınından dolayı şikâyetçi değil. Hatta durum tam tersi… Katalanlar yaşadıkları şehirlere daha fazla mülteci alınmasını istiyor. Avrupa’da mültecileri kabul etmek istemeyen devlet ve hükümetlerin aksine geçen sene şehirde 150 bini aşkın vatandaş, İspanya hükümetinin ülkeye daha fazla mülteciyi kabul etmesi için gösteri düzenledi. Şehrin birçok yerinde ‘Turistler eve dönün, mülteciler hoş geldiniz’ tarzı sloganlar dikkat çekti.

Afrikalı Mültecilere İspanyollar Kucak Açtı

Geçtiğimiz haftalarda Malta ve İtalya’nın kabul etmediği, Fransa ile İtalya arasında siyasi krize neden olan 629 mülteciye İspanya’nın yeni sosyalist hükümeti sahip çıkmıştı. Mültecileri taşıyan Aquarius adlı gemi krizden birkaç gün sonra Valencia Limanı’na yanaştı. Libya açıklarında kurtarılan çoğunluğu Afrika kökenli göçmenlere kapılarını ilk açan kişi Barselona Belediye Başkanı Ada Colau oldu. Peki Barselonalılar mültecileri, şehre her yıl yaklaşık 30 milyar Euro para bırakan turistlere tercih mi ediyor? Bu sorunun cevabına artık ‘evet’ diyenler çoğunlukta… Çünkü şehrin, hatta Katalan halkının büyük bir çoğunluğu son 10-15 yılda sayıları katlanarak artan turistleri bir tehdit olarak görüyor. Barselona halkı turistlerin şehrin kimliğine, karakteristik yapısına artık zarar verdiğini düşünüyor. 2000’li yılların başında Barcelona şehir nüfusunun sadece yüzde 2’si göçmen ya da mültecilerden oluşuyordu. Beş sene sonra bu rakam 266 bine, oran olarak yüzde 15’e yükseldi. 2018 yılında gelindiğinde 1.6 milyon nüfuslu şehrin yüzde 18’i yabancılardan oluşuyor. Göç ve Uyumdan Sorumlu Komisyon Üyesi Lola Lopez gerçek oranın yüzde 30’ları bulduğunu söylüyor. 90’lı yıllarda şehre 1.7 milyon turist gelirken, geçen sene bu rakam 32 milyona çıktı. Yani şehrin nüfusunun neredeyse 20 katı.

Yabancı Nüfusa Karşı Tepki Yok

Ancak Barselona’da artan yabancı nüfusu Avrupa’nın diğer şehirlerinde olduğu gibi tepkilere yol açmadı. Ayrıca göçmen artışı hiçbir seçimde propaganda unsuru olarak kullanılmadı. Avrupa’da Venedik, Roma, Amsterdam, Floransa, Berlin, Lizbon, Mallorca gibi şehirlerde turist karşıtı gösteriler düzenlendi ve bu bölgelerde özellikle yaz aylarında gerçekleşen turist akını için önlem alındı. Katalonya’nın başkentine gelen turistlerin şehir merkezinde kiraları artırdığı yadsınamaz bir gerçek. Bazı şehir sakinleri kalabalıktan kaçmak için merkezden uzak mahallelere taşındı. Barcelona’da ise bu durum protesto yerine şehirde bazı sloganlarla barışçıl bir şekilde eleştiriliyor. Şehrin en turistik mahallelerinden Ciutat Vella’nın Belediye Meclisi üyesi Natalia Martinez bu durumu şöyle açıklıyor “Biz, şehre göçü olumlu bir olgu olarak görüyoruz. Çünkü yeni gelenler iyi entegre oluyor. Bizden bir şeyler götürmekten daha çok bize yeni değerler katıyor.”

Okullarda Helal Yemek Zorunluluğu

Barselona’da yabancıların şehre uyum sorunu yok. Ancak en büyük problemlerden biri Katalanca eğitim veren okulların müfredatı. Göçmen çocukların çoğu Katalanca bilmiyor. Öğrencilerinin yarısından çoğu yabancı olan bir ilkokulun öğretmeni olan Magda Marti dilin yanı sıra bazen yemeklerin bile sorun olabildiğini söylüyor. Barselona Şehir Konseyi, okullarda tek bir aile bile helal yemek talep ederse, menüde helal yemek bulundurma zorunluluğu getiriyor. Bu konu Avrupa’nın diğer birçok şehrinde tabu olarak görünüypn ve Müslüman ailelerin talebi kabul edilmiyor.

(Euronews, 25 Haziran 2018)

 

Akdeniz’de Göçmen Krizinde Yeni Perde: İtalyan İçişleri Bakanı Salvini Libya’da

Avrupa Birliği’nde İtalya’nın Akdeniz’de kurtarılan göçmenlere kapılarını kapatmasının ardından patlak veren kriz derinleşiyor. İtalyan İçişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini Libya’ya giderek mevkidaşı Abdulsalam Ashour ile görüşmelerde bulundu. İki lider düzenledikleri basın toplantısında başta göçmen sorunu olmak üzere tüm alanlardaki çalışmalarının kuvvetlendirileceğini belirtti. Salvini ayrıca Trablus yönetimi ile Libya’nın güney sınırında bir kimlik tespit ve barınma merkezi oluşturma kararını bu perşembe Brüksel’de savunacaklarının altını çizdi.

İtalya Göçmenlere Kapılarını Kapattı

Roma yönetimi göçmen dalgalarının Akdeniz’e ulaşmadan durdurulmasını istiyor. Aşırı sağcı ve popülist yeni hükümetin göreve gelmesiyle uygulanmaya başlanan bu politika 13 Haziran’da Akdeniz’de mahsur kalan kaçak göçmenlerin bulunduğu Aquarius gemisinin İtalya tarafından reddedilmesi ile somutlaşmıştı. Bu durum Avrupa Birliği’nde de diplomatik krize yol açmıştı. Fransa’nın liderliğindeki üye ülkeler, göçmenlere kapılarını kapatan üyelere ‘ekonomik yaptırım’ uygulanması çağrısında bulundu. Son olarak Roma yönetimi kaçak göçmenleri kurtaran Lifeline adlı bir gemiye de giriş izni vermeyerek krizin derinleşmesine neden olmuştu.

BM’nin Son Verileri

Birleşmiş Milletler’in son verilerine göre 2018 başından beri Avrupa’ya giderken Akdeniz’de can veren göçmenlerin sayısı 850’ye ulaştı. 2017’nin aynı döneminde bu rakam 2 bin 100 kişi olmuştu. BM ayrıca Avrupa Birliği’ne 20 binden fazla göçmenin gittiğini, bu sayının 2017’nin aynı dönemine oranla yarı yarıya azaldığını kaydetti.

(Euronews, 25 Haziran 2018)

 

İtalya Mülteci Gemisine İzin Verdi

İtalya açıklarında kurtardığı mültecilerle birlikte bekletilen konteyner gemisi Alexander Maersk’in limana yanaşmasına izin verildi. Ancak hükümet mültecileri kurtaran yardım gemilerinin İtalya’ya gelmesini reddediyor. İtalya açıklarında üç gündür bekleyen Danimarka bandıralı konteyner gemisi Alexander Maersk’in kurtardığı 100’den fazla mülteci ile birlikte Sicilya’nın Pozzalo limanına yanaşmasına izin verildi. Alexander Maersk, geçen haftanın sonunda Libya açıklarında batma tehlikesi ile karşı karşıya olan teknedeki 113 mülteciyi kurtarmıştı. Aralarında çocuk ve hamile bir kadının bulunduğu beş mültecinin Sicilya’dan karaya çıkmasına izin verilmişti. Gemi, İtalyan makamlarından limana yanaşma izni bekliyordu. İtalyan haber ajansına konuşan Pozzallo Belediye Başkanı Roberto Ammatuna, İçişleri Bakanı Matteo Salvini’nin Danimarka bandıralı geminin limana yanaşmasına izin verdiğini belirtti. Geminin limana yanaşması öncesinde Danimarka Göç Bakanı Ingar Stöjberg’in Salvini’ye mektup yazarak, mültecilerin karaya çıkmasına izin vermesini talep ettiği bildirildi.

Lifeline Gemisine İzin Yok

Mülteci taşıyan Danimarka bandıralı konteyner gemisi Alexander Maersk’in limana yanaşmasına izin verilmesine rağmen, İtalya açıklarında 234 mülteci ile bekleyen yardım gemisi Lifeline’ın durumu belirsizliğini koruyor. İtalya’da yeni kurulan popülist koalisyon hükümetinin ortaklarından aşırı sağcı Lig Partisi’nin lideri ve İçişleri Bakanı Salvini, mültecileri kurtaran yardım gemilerinin İtalyan limanlarına yanaşmasına kesinlikle karşı çıkıyor. Salvini, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Libya açıklarında mültecileri kurtaran yardım organizasyonlarına ait gemilerin İtalyan limanlarına yanaşmasına artık izin verilmeyeceğinin altını çizdi. Salvini, yardım organizasyonlarını kaçakçılara destek vermekle suçluyor. Salvini, Lifeline’ın da limana yanaşmasına izin verilmeyeceğini tekrarladı. Salvini, ancak İtalyan sahil güvenlik birimleri tarafından kurtarılan mültecilerin kara çıkmasına daha önceden olduğu gibi izin verileceğini sözlerine ekledi.

Libya Mülteci Kabul Merkezlerine Karşı

Yeni İtalyan hükümeti, mülteci sorununa çözüm için mültecilerin Avrupa’ya gelmeden önce kabul edileceği merkezlerin kurulmasını öneriyor. İçişleri Bakanı Salvini, Pazartesi günü Libya’yı ziyareti sırasında ülke ismi vermeden Avrupa Birliği (AB) dışında mülteci kabul ve kimlik tespit merkezlerinin kurulması gerektiğini dile getirdi. Salvini, Libya ziyaretinin ardından da bu önerini yineleyerek, Libya, Mali, Çad, Sudan ve Nijer’de mülteci kabul merkezlerinin kurulabileceğini söyledi. Ancak Libya, Avrupa’ya gitmek isteyen mültecilerin kabul edileceği merkezlerin kendi topraklarında kurulmasını reddetti. Libya Başbakan Yardımcısı Ahmed Meitik, İtalya İçişleri Bakanı Matteo Salvini ile Trablus’ta düzenlediği basın toplantısında yasa dışı göç ile mücadelede AB ile işbirliğine hazır olduklarını söyledi. Meitik, ancak Libya’da mülteci kabul merkezleri kurulmasına kesinlikle karşı çıktıklarını vurguladı.

(Deutsche Welle, 26 Haziran 2018)