Türkiye’de ve dünyada son günlerde göç, göçmen, mülteciler ve sığınmacılar konularında gündemde öne çıkan başlıklar…

 

Arap Birliği Zirvesinde Suriyeli Mülteciler İçin Geri Dönüş Çağrısı!

Arap Birliği’nin Beyrut’ta düzenlenen ekonomi zirvesinde bir konuşma yapan dönem başkanı Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, Suriyeli mültecilerin dönüşü için çağrı yaptı.Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, dönem başkanlığını yaptığı Arap Birliği’nin Beyrut’taki zirvesinde konuştu.

Avn, Suriyeli mülteciler için ülkelerine dönüş çağrısı yaptı. Lübnanlı lider ayrıca, kalkınma ve yeniden inşa için bir Arap bankası kurulmasını önerdi.

Avn, Arap Ekonomi Zirvesi sonuç bildirgesinde Suriyeli mültecilerle ilgili çözüm önerilerinin bulunacağını söyledi.

(Haber Türk, 20 Ocak 2018)

 

Suriyeli Kadın, Kendisini Kurtaran Kişiyi Hırsızlıkla Suçladı

Fatih’te denize atlayan Suriyeli genç kadını tekne çalışanı kurtardı. Genç kadın, kendisini kurtaran kişiyi cep telefonunu çalmakla suçladı. Suriyeli kadın ambulans ile hastaneye kaldırılırken kadını kurtaran kişi ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü.

Balat sahilde meydana gelen olayda, Suriyeli genç bir kadın, taksiden inerek denize atladı. Denizde çırpınan kadını gören tekne çalışanı, hemen denize atlayıp onu kurtardı. Tekne çalışanı, kadını sahile çıkarttıktan sonra durumu polis ekiplerine bildirdi. Olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, kadına ilk müdahaleyi olay yerinde yaptı.

Polis Teknede Arama Yaptı

Suriyeli kadın, olay yerinde bulunan polislere kendisini kurtaran kişinin cep telefonunu çaldığını iddia etti. Genç kadın, kendisini sudan çıkaran kişiden şikayetçi olunca polis ekipleri, tekne çalışanının üzerinde ve teknede arama yaptı. Tüm aramalara rağmen kadının cep telefonu bulunamadı. Suriyeli kadın, ambulans ile hastaneye kaldırılırken kendisini kurtaran tekne çalışanı ise ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü.

‘Polisi De Ambulansı da Ben Çağırdım’

Suriyeli kadının canını kurtaran tekne çalışanı, “Denize atlarken görmüşler, biz de sudan aldık kenara çıkarttık. Şimdi de ‘telefonumu aldınız’ diyor. Polisi de ambulansı da ben çağırdım” diye konuştu.

Olaya şahit olan Mehmet Uzun da, “Taksiden indi direkt denize atladı. Bizim teknedeki arkadaşlar denizden çıkarttılar. Kendisini kurtaran kişiyi hırsızlıkla itham etti. Onu çıkartan adam sadece sudan çıkarttı, teknesine bile almadı” diye konuştu.

(Sputnik Türkiye, 21 Ocak 2019)

 

D-100’de Patenli Suriyeli 3 Gencin Tehlikeli Yolculuğu

Kadıköy’de Suriyeli 3 genç şehir trafiğinin ana akslarından biri olan D-100 Karayolu’na patenle çıkarak tehlikeli bir yolculuk yaptı. Patenli gençlerin tehlikeli yolculuğu kameraya yansıdı.

Hem kendi canlarını hem de trafiğin güvenliğini tehlikeye atan 3 genç, karayolunda yaptıkları yolculuk sırasında zaman zaman şerit bile değiştirdi. Zaman zaman araçların önlerinden geçip orta şeritte bile ilerleyen gençler akrobatik hareketler de yaptı.  Kadıköy Kozyatağı D-100 Karayolu Ankara istikametinde ilerleyen sürücüler trafikte şerit değiştiren gençleri görünce gözlerine inanamadı. Yolda ilerlerken DHA kameralarına yakalanan gençler, 2 yıldır paten kullandıklarını belirtti.

Beyazıt’ta bir çanta imalathanesinde çalıştıklarını söyleyen Suriyeliler, Beyazıt’tan Kadıköy’e vapurla geldikleri daha sonra da D-100’ü kullanarak Bostancı’ya paten aksesuarı almaya gittiklerini ifade ederek, “Biraz tehlikeli ama biz alıştık. Çok uzun zamandır patenle kayıyoruz. O yüzden artık alıştık. 2 senedir sürüyoruz. Beyazıt’tan Bostancıya gidiyoruz. Düşebiliriz ama her zaman değil. Artık öğrendik. Eskiden düşüyorduk. Ama artık düşmüyoruz. Alıştık artık. 2 saattir yolculuk yapıyoruz. Hala devam, 3 saat sürebilir” dedi.

(DHA, 21 Ocak 2019)

 

Yerel Seçimde 53 Bin 99 Suriyeli Oy Kullanabilecek

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Mardin’de düzenlenen ‘Seçim Bölge Güvenlik Toplantısı’na katıldı. Toplantıda Adıyaman, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Malatya, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak ve Tunceli valileri ile jandarma ve emniyet müdürleri de yer aldı. Bu yıl 7 bölgede ‘Seçim Bölge Güvenlik Toplantısı’ düzenleyeceklerini belirten Soylu, toplantılarda, seçimin her alandaki güvenliğini ve esas itibarıyla sağlıklı bir seçim ortamı oluşturmak için alınacak tedbirleri gözden geçireceklerini anlattı.

Seçimlerde yurt genelinde 547 bin kolluk kuvveti görevlisinin vazife başında olacağını belirten Soylu, Suriyelilerin oy kullanmasıyla ilgili tartışmalara da açıklık getirdi. Soylu, şunları söyledi: “Klişe haline gelmiş bir tartışma konusu da Suriyelilerin oy kullanma meselesidir. Türkiye’de 3 milyon 632 bin 622 Suriyeli, uluslararası korunma statüsüyle ülkemizde bulunmaktadır. Sokakta gördüğünüz her Suriyelinin oy kullanma hakkı yoktur, böyle bir şey mümkün de değildir. Oy kullanma hakkı ancak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına hak kazanmış Suriyeliler için mümkündür. Bunun da toplam sayısı şu an itibarıyla çocuklar da dahil olmak üzere Türkiye’de 79 bin 820 kişidir. Reşit olmayanları çıkardığımızda, seçimde oy kullanabilecek olanların sayısı 53 bin 99’dur. Rakamlar ortadadır. Seçim için manipülasyon yapan, birtakım kamu görevi titrini de üzerine almış kişilerin sorumsuz açıklamalarını da şiddetle telin ediyorum, ayıplıyorum ve kınıyorum.”

(Sabah, 20 Ocak 2019)

 

DSÖ: Mültecilere Daha İyi Sağlık Hizmeti Sunulmalı

Dünya Sağlık Örgütü, Türkiye’nin de bulunduğu ülkeleri kapsayan raporunda mültecilere sunulan sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesini talep etti. Raporda mültecilerin hastalıklara yakalanma riskinin arttığı belirtildi.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Avrupa’daki göçmen ve mültecilerin sağlık durumuna ilişkin bir rapor yayınladı. Raporda, göçmen ve mültecilerin genel olarak sağlık durumunun iyi olduğu ancak göç, kabul edildikleri ülkelerdeki olumsuz yaşam koşulları veya alışkanlıklarının değişmesi nedeniyle hastalıklara yakalanma risklerinin arttığı vurgulandı.

Raporda, göçmen ve mültecilerin sağlık hizmetlerinden yararlanmasının kabul edildikleri ülke ve oturum statülerine göre değişiklik gösterdiğine dikkat çekildi. DSÖ bünyesindeki “Göç ve Sağlık” programının sorumlusu Santino Severino, Fransız Haber Ajansı’na (AFP) yaptığı açıklamada, özellikle sağlık hizmetlerinden yararlanma konusundaki farklılıkların giderilmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye’de Sığınmacılar Sağlık Hizmetlerinden Yararlanabiliyor

Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu, Avrupa’nın 53 ülkesinin değerlendirildiği rapora göre, göçmen ve mülteciler nüfusun yaklaşık yüzde 10’unu oluşturuyor. Buna göre, bu ülkelerdeki toplam 920 milyon kişinin yaklaşık 90 milyon 700 bini göçmen ve mülteci. Ancak göçmen ve mültecilerin oranı bulundukları ülkeye göre değişiyor. Malta’da mülteciler nüfusun yüzde 45’ini, Arnavutluk’ta ise yüzde 2’sini oluşturuyor.

DSÖ raporuna göre, 15 ülkede sığınmacılar ile o ülke vatandaşlarının sağlık hizmetlerine erişimi konusunda farklılık bulunmuyor. Bu ülkeler arasında Türkiye, Avusturya ve İngiltere bulunuyor. Almanya ve Macaristan gibi ülkelerde ise sığınmacı statüsünde olanlar sadece acil durumlarda sağlık hizmetinden yararlanabiliyor.

Raporda, göçmen ve mültecilerin hastalıklara yakalanma riskinin artmasına neden olarak, yaşam tarzları, yetersiz hareket, kötü beslenme ve yoksulluk gösterildi. Raporda, göçmen ve mülteciler arasında kanser riskinin yüksek olmadığı, ancak kanserin çoğunlukla ileri aşamalarda teşhis edildiği belirtildi. Göçmen ve mültecilerin çocukları arasında, bulundukları ülkelerdeki çocuklara kıyasla aşırı kilo ve psikolojik rahatsızlıkların daha sık gözlemlendiği ifade edildi.

(Deutsche Welle, 21 Ocak 2019)

 

İstanbul’da Durdurulan Minibüste 24 Mülteci Yakalandı

İstanbul’da şüphe üzerine durdurulan bir minibüste Yunanistan’a gitmeleri için Zeytinburnu’ndan alınarak Pendik’e götürüldüğü öğrenilen Afganistan uyruklu 7’si çocuk 24 mülteci yakalandı. Mülteci taşıma suçundan cezaevinde bulunan minibüs sürücüsünün 1 hafta önce tahliye edildiği öğrenilirken, mülteciler polis merkezine götürüldü.

Olay, akşam saatlerinde Kağıthane Hasdal Kavşağında yaşandı. Edinilen bilgiye göre, polis ekipleri Hasdal Kavşağına doğru ilerleyen Adem Ö. idaresindeki 34 BFG 389 plakalı minibüsü şüphe üzerine durdurdu. Minibüste bulunanların aşağıya inmesini söyleyen polis ekipleri, araçta arama yaptı. Yapılan aramalarda Yunanistan’a gitmeleri için Zeytinburnu’ndan alınarak Pendik’e götürüldüğü öğrenilen Afganistan uyruklu 7’si çocuk 24 mülteci yakalandı. Minibüs sürücüsü Adem Ö. ekipler tarafından gözaltına alınırken, mülteciler polis merkezine götürüldü. Yapılan sorgularda minibüsün sigorta ve muayenesinin olmadığı belirlenirken, ekipler olayla ilgili soruşturma başlattı. Yapılan sorgularının ardından sağlık kontrolünden geçirilen mülteciler, İl Göç İdaresine götürüleceği öğrenildi.

1 Hafta Önce Cezaevinden Çıktı Yine Aynı Suçtan Yakalandı

Hasdal Kavşağında minibüste 24 tane mülteciyi taşıdığı sırada yakalanan Adem Ö. İsimli sürücünün daha önceden aynı suçtan cezaevine girdiği tespit edildi. Cezaevinde yatmasına rağmen uslanmayan sürücü Adem Ö.’nün bir hafta önce cezaevindeki süresini tamamlayıp tahliye edildiği öğrenildi.

(Haberler.com, 16 Ocak 2019)

 

‘Türkiye’de Göç Bakanlığı Kurulmalı’

Mülteci Hakları Derneği Başkanı Av. Uğur Yıldırım, 4 milyonun üzerinde sığınmacının bulunduğu Türkiye’de göç bakanlığının kurulması gerektiğini söyledi.

VOA Türkçe muhabirine konuşan Yıldırım, Türk vatandaşlarının farklı konularla ilgilenen bakanlıklara ihtiyacı olduğu gibi göçmenlerin de göç bakanlığına ihtiyacı olduğunu ifade etti.

Yıldırım sözlerine şöyle devam etti:

“Bugün dünyanın birçok ülkesinde göç bakanlığı bürokratik olarak kurulmuş durumda. 60 bin civarında mülteciye ev sahipliği yapan Yunanistan’ın bile göç bakanlığı var. Yine İngiltere, Almanya gibi Avrupa’nın birçok ülkesinde göç bakanlığının mevcut olduğunu söylemek mümkün. Türkiye şu anda dünyanın en çok mültecisini ağırlayan ülke. Bu noktada alınan göçün uyum ve entegrasyonu, onlardan azami katkı sağlanması, yine onlara yaşam anlamında artık yardım almaktan kurtulup kendi ayakları üzerinde durabilecekleri hem mesleki hem eğitim kazanımlarının sağlanması anlamında bir bakanlığa ihtiyaç mevcuttur.”

“Bakanlık Kurulursa Çelişkiler Ortadan Kalkar”

Sorunların politik ya da siyasi olarak değerlendirilmemesi nedeniyle hedefi olmayan bir göç yönetiminin söz konusu olduğunu belirten Yıldırım, “Göç bakanlığının olmamasından dolayı her kurum kendi içinde ayrı bir göç politikası oluşturmuş durumda. Bu politika sebebiyle sığınmacılar kimi yerde hizmet alırken kimi yerde hizmet alamıyorlar. Yani bu sorun bürokraside birbirini tanımayan ya da tamamlamayan işlemler silsilesi olarak tezahür ediyor. Eğer bakanlık kurulursa bu çelişkiler ortadan kalkacaktır” dedi.

“Suriyeliler Türklerin Çalışmak İstemedikleri İşlerde Çalışıyorlar”

Türkiye’deki sığınmacı kamplarında sadece 224 bin Suriyeli sığınmacının olduğuna dikkat çeken Yıldırım, 3,5 milyon Suriyeli’nin ise şehirlerde, Türkiyeliler’le iç içe yaşadığını söyledi. Suriyeliler’in iddia edildiği gibi devletten herhangi bir barınma ya da para yardımı almadığının altını çizen Yıldırım, “Suriyeli sığınmacılar gecekondularda, bodrum katlarında bizimle birlikte hayata başladılar. Suriyeliler, Türkler’in genelde tercih etmediği, sigortası olmayan işlerde çalışıyorlar” ifadesini kullandı.

“Entegrasyon Her İki Taraf İçin De Önemli”

Entegrasyonun sadece Suriyeliler için değil aynı zamanda Türkiyeliler için de önemli bir konu olduğunu söyleyen Mülteci Hakları Derneği Başkanı Av. Uğur Yıldırım, bunun nedenini şöyle açıkladı:

“Savaştan ve yokluktan çıkmış, ailelerini kaybeden insanların tekrar aynı savaş ortamına geri gönderilmeleri mümkün değil. Onlarla beraber yaşayacaksak da onları anlamamız gerekiyor. Ne anlatırsak anlatalım, mülteciye dokunmak diye bir sloganımız var. Yani onlara kalben yakınlaşmak, onlarla dertleşmek, onların dertlerini dinleyip acılarına ortak olmak. Mültecilerin her birinin ayrı bir hikayesi var. Siz bunları onlarla konuşup dinlediğinizde algınızın değiştiğini, onlarla ilgili algınızın açıldığını hissediyorsunuz.”

(Amerika’nın Sesi, 17 Ocak 2019)

 

100’den Fazla Hint Göçmeni Taşıyan Balıkçı Teknesi Denizde Kayboldu

100’den fazla Hindistanlı göçmeni taşıyan balıkçı teknesi denizde kayboldu. Hint polis yetkilileri kayıp geminin Yeni Zelanda’ya doğru yola çıkmış olabileceğini aktardı.

Yetkililer, Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’den ve güneydeki Tamil Nadu bölgesinden yüzden fazla insanı taşıdığı düşünülen balıkçı teknesinin 12 Ocak’ta Kerala’daki Munambam limanını terk ettiğini belirtti.

Soruşturma kapsamında tutuklanan Prabhu Dhandapani, Hindistanlı yetkililere teknenin Yeni Zelanda’ya doğru yola çıktığını söyledi.

Güvenlik güçleri, kayıp teknede kadın ve çocuklar dahil 100 ila 200 kişi bulunduğunu kaydetti. Polis memuru MJ Sojan, arama çalışmaları ile ilgili “Gemi ve tekne denizde bir yerlerde kayıp. Sahil güvenlik dahil bir çok Hindistanlı ekip tekneyi arıyor.” dedi.

Yeni Zelanda’dan konu ile ilgili henüz bir yorum gelmedi.

Sığınmacılar, Hindistan’dan Yeni Zelanda’ya ulaşmak için dünyanın en dalgalı deniz yollarından birisi olan güzergahta 11 bin kilometreden fazla yol yapmak zorunda.

(Euronews, 21 Ocak 2019)

 

Akdeniz’de 170 Göçmen “Ölü Ya Da Kayıp”

Alman yardım kuruluşu Sea Watch, İtalya açıklarında batan teknedeki göçmenleri kurtarmak için çalışıyor.

Akdeniz’i geçerek Avrupa’ya ulaşmaya çalışan göçmenlerin bulunduğu iki teknenin batması sonucu 170 kişinin öldüğünden endişe ediliyor. Açıklama, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nden (UNHCR) geldi.

UNHCR’nin sivil toplum kuruluşlarından aldığı bilgiye dayanarak yaptığı açıklamaya göre batan iki tekneden birinde 53, diğerinde ise 117 kişi Akdeniz sularında kayboldu.

İlk teknenin Batı Akdeniz’de battığı ve bir kişinin 24 saat boyunca denizde kaldıktan sonra bölgeden geçen bir balıkçı teknesi tarafından kurtarılarak Fas’a götürüldüğü belirtildi. Kayıp olan 53 kişiyi arama çalışmaları İspanya ve Fas’a ait kurtarma gemileri tarafından yürütülüyor.

Libya’dan yola çıkan ve Orta Akdeniz’de seyrederken batan diğer tekneden ise 3 kişi kurtarılarak İtalya’nın Lampedusa adasına götürüldü. Kurtarılan kişilerin verdiği ifadeye göre bu teknede yaklaşık 120 kişi bulunuyordu.

“Kurtarma Çabaları Engellenmemeli”

BM Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi, “Akdeniz’deki trajedinin böyle sürüp gitmesine izin verilemez. Avrupa’nın eşiğinde bu kadar insanın ölmesine gözlerimizi kapatamayız. Denizde tehlikeye giren hayatları kurtarmak için hiçbir çabadan kaçınılmamalı ve bu çabalar engellenmemelidir” dedi.

(BBC Türkçe, 20 Ocak 2019)

 

Soylu: Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş İçin Soruşturma Başlatıldı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş hakkında soruşturma başlatıldığını açıkladı. Konuyla ilgili Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Savaş ise, “Elimize ulaşan resmi bir tebligat yok” dedi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, CHP’li Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş hakkında soruşturma başlatıldığını bildirdi.

Soylu, “Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı çıkıp neler söylüyor. Madem böyle toplumu tahrik etmeye gidiyorsun, sana cevap verdik. Adam ol, sen de cevap ver. Ben bakan olarak yalan söylediğini söylüyorum. Neymiş, Altınözü, Yayladağı ve Reyhanlı’da şu anda Suriyeli kardeşlerimiz belediye başkanı adayı olsa kazanacakmış. Böyle milleti tahrik eden, millete yanlış bilgi veren, kamu sorumluluğundan uzak bir adamsın sen. Bunun için gerekli soruşturmayı başlattığımızı da söylemek istiyorum. Öyle tahrik etmeye çalışacaksın, yanına kalacak? Kamu sorumluluğu olan bir kişi olacaksın, böyle yanlışlar da yanına kalacak? Ben yanlış yapıyorsam benim de yanıma kalmasın. Bu tip manipülasyonlara hiçbirimizin hakkı yok. Halkı böyle bölmenin, yalanlarla halkın değerleri üzerinden istismar edecek bir anlayışın, hukuk açısından elbette ki gerekli değerlendirmeleri yapılıp, ortaya konacaktır” ifadelerini kullandı.

Soruşturmanın Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Savaş’ın, “Reyhanlı, Yayladağı, Altınözü ilçelerimizde bir Suriyeli çıkıp ben başkan adayıyım dese şu an kazanabilecek durumda. 5 sene sonra Kırıkhan’ı kazanabilecek durumda olacak. 10 sene sonra Hatay’ı kazanabilecek durumda olabilecek” sözleri üzerine açıldığı öne sürüldü.

Savaş’tan İlk Açıklama Geldi

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı CHP’li Lütfü Savaş’tan da konuyla ilgili ilk açıklama geldi. Soruşturma başlatıldığını basından öğrendiğini belirten Savaş, “Şu an elimize ulaşan resmi bir tebligat yok” dedi.

Adres Değişiklikleri

İçişişleri Bakanı Süleyman Soylu, “26 Doğu ve Güneydoğu ilimizde 37 bin 710 adres değişikliği haksız, gerçeğe uygun olmayan şekilde yapılmıştır” dedi.

Bakan Süleyman Soylu, “Bugün hala parmak boyasının geri gelmesini önerenler, buna gerekçe olarak da milletimizin demokrasi kültürüne hakarete varacak sözde tahliller ortaya koyan modası geçmiş kalemler var. Bu kafaların Türkiye’yi geriye döndürme takıntısını anlayabilmek mümkün değildir. Bu bir gericiliktir” ifadesini kullandı.

Bakan Soylu, “Önceki seçimlere ilişkin yaptığımız analizler gösteriyor ki yerel seçimler diğer seçimlere göre güvenlik ihlallerinin daha fazla olduğu seçimlerdir. Burada özellikle muhtarlık seçimlerinin de kendine ait bir rekabeti söz konusudur. Şu ana kadar seçimlerle ilgili yaklaşık 40 hadisenin 23’ü, muhtar adayları arasında cereyan etmiştir. Dolayısıyla bu noktada tedbirlerimize ve yönlendirmelerimize ağırlık veriyoruz” açıklamasını yaptı.

Sosyal medyadaki paylaşımlara dikkat çeken İçişleri Bakanı Soylu, “Sosyal medyadan provokasyon oluşturmaya, toplumu manipüle ederek kitlesel hareketlilik hedefleyenlere karşı, seçime özel oluşturacağımız ‘Bilişim Suçları ile Mücadele Ekiplerimiz’ seçim sürecince görev yapacaklardır” diye konuştu.

(Sözcü, 20 Ocak 2019)