Türkiye'de ve dünyada göç, göçmen ve sığınmacılar konusunda gündemde öne çıkan başlıklar…

 

Almanya'daki Rüşvet Karşılığı İltica Skandalı Büyüyor

Alman medyasında yer alan haberle göre Almanya Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF), Bremen şubesinde yaşanan iltica başvurularına rüşvet karşılığında onay verilmesi skandalı hakkında açıklanandan daha önce bilgi sahibiydi. Der Spiegel, BAMF'in Başkanı Jutta Cordt'un Bremen'deki skandalla ilgili bilgilendirildiği yönünde Şubat 2017 tarihli e-postalar olduğunu bildirdi. NDR ve Süddeutsche Zeitung'da yer alan haberlere göre iç yazışmaların BAMF Başkanı'nın konudan haberdar olduğunu, ancak bununla ilgili bir girişimde bulunma konusunda çekimser kaldığını gösterdiğini bildirdi. İç yazışmaların birine yer verdikleri haberlerinde fazla büyütmeden konu hakkında sorumlu bölümün çok detaylı olmayan bir soruşturma yapması tavsiye ediliyor. Haberlerde cuma günü Cordt'un, federal parlamentodaki içişleri komitesine Bremen olayı ile ilgili ifade verdiği ancak Şubat 2017'nin yazışmalarından bahsetmediği de yer aldı. Federal Göç ve Mülteciler Dairesi ise basında yer alan iddiaları yalanladı. BAMF sözcüsü BAMF Başkanı'nın haberde geçen e-postayı almadığını söyledi.

Ne Olmuştu?

Geçen ay sığınmacılardan rüşvet almakla suçlanan BAMF’ın Bremen şubesinin eski yöneticisi dahil beş kişi hakkında soruşturma başlatılmıştı. Bremen'de 2013-2016 yılları arasında iltica için gerekleri şartların sağlanmamasına rağmen, en az bin 200 kişiye sığınma hakkı verdiğinden şüpheleniliyor. Şubeye yapılan yaklaşık 4 bin 500 başvurunun yeniden incelemeye alınacağı belirtiliyor.

(Deutsche Welle Türkçe, 21 Mayıs 2018)

 

90’larda Kadın ve Çocuklar Geldi, Şimdiki Mülteciler Genç ve Erkek

Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz, AB Dönem Başkanı olarak önceliklerinin kaçak göç olacağını söyledi. 1990’lı yıllarda mültecilerin niçin bugünkülerden kolay uyum sağladığı sorusuna Macaristan ve eski Yugoslavya’dan gelen mültecilerin Afganistan, Suriye ve Irak’tan gelenlerle kıyaslanamayacağı yanıtını veren Kurz “1990’lı yıllarda gelenler daha çok kadın ve çocuklardı. Şimdikilerin hemen hepsi genç erkek” dedi. Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz, Avrupa’da mülteci göçüne karşı sert önlemler yanlısı. Balkan güzergahını mültecilere kapatan Kurz, Avrupa’nın dış sınırlarının daha sıkı korunmasını istiyor. Alman Focus dergisinin sorularını yanıtlayan Kurz’un büyük annesi İkinci Dünya Savaşı mültecilerinden. Büyükannesi genç yaşta bugün Sırbistan’daki Novi Sad kentinden kaçarak, Avusturya’ya geliyor. Mülteciliğin ne olduğunu bilen ailesi 1990’lı yıllarda Yugoslavya iç savaşından kaçan mülteci bir aileyi evlerine alıyor. O zaman mültecilerin niçin bugünkü mültecilerden daha kolay uyum sağladığı sorusuna Kurz’un yanıtı şöyle: “Önemli olan sayı. İkincisi ne tür göçmen geliyor? Hangi kültürden? Eğitim dereceleri ne? Dil biliyorlar mı? Hangi dine mensuplar? Macaristan ve eski Yugoslavya’dan gelen mülteciler bu nedenle Afganistan, Suriye ve Irak’tan gelenlerle kıyaslanamaz. 1990’lı yıllarda gelenler daha çok kadın ve çocuklardı. Erkekler cephede veya ölmüşlerdi. 2015 mülteci krizinde gelenlerin hemen hepsi genç erkek.”

Cazibeli Sosyal Sistem Arıyorlar

Kaçak gelen mültecilerin ya Avrupa dışındaki mülteci kamplarına yerleştirilip bakılmasını ya da kendi ülkelerine geri gönderilmesini savunan Kurz, vatandaşını geri almayan ülkelere mali yardımın kısılmasından yana. Mültecilerin gidecekleri ülkeyi hangisinin sosyal sisteminin daha cazip olduğuna bakarak seçtiğini belirten Kurz, 2015’te 90 bin mültecinin Avusturya’ya sığındığına, ancak komşu Slovenya’ya bin mültecinin bile gitmediğine işaret etti. Kurz, yılın ikinci yarısında AB dönem başkanı olarak Avusturya’nın, AB’nin dış sınırlarını korumasına ve kaçak göçün önlemesine öncelik vereceğini söyledi.

(Hürriyet, 21 Mayıs 2018)

 

Kuzey Kore, Ülkeden Kaçanların Telefonlarını Hack’liyor

Güvenlik araştırmacıları, Google Play’de ülkesinden kaçan Kuzey Koreli ilticacılardan veri çalmak için özel olarak geliştirilen bir virüs bulduklarını açıkladı. Virüsün Kuzey Kore rejimi destekli gruplar tarafından oluşturulduğu ve dağıtıldığı iddia ediliyor. McAfee güvenlik araştırmacıları, Kuzey Kore rejimiyle bağlantılı olan siber korsanların Google Play’de yayınladıkları bir virüs üzerinden ülkeden kaçan insanların verilerini çaldıklarını keşfetti. Kuzey Kore’nin yazdığı virüsü toplam 3 farklı uygulama üzerinden Google Play’de yayınladıkları, bunlardan ikisine güvenlik, üçüncüsüne ise yemek tarifi uygulaması süsü veriliği belirtildi. Üç uygulamanın da yüklendikleri cihazlardan veri çaldıkları, siber korsanlara fotoğraflardan rehbere kadar çok çeşitli verilere erişim izni verdikleri fark edildi. McAfee uzmanları, uygulamaların spesifik olarak hedeflenen kişilere Facebook üzerinden gönderildiğine ve bugüne kadar 100 kişi tarafından yüklendiğine dikkat çekiyor. Güvenlik şirketinin uzmanları bu yılın başında Kuzey Koreli ilticacılar ve muhabirlerin telefonlarına giren başka bir virüs keşfetmişti. McAfee, Kuzey Kore rejimiyle bağlantılı olduğunu iddia ettiği Sun Team isimli bir siber suç örgütünün hem ocak ayındaki hem de yeni hack operasyonunun arkasındaki grup olduğunu belirtiyor. McAfee uzmanları, Android cihazlara virüsü gönderen IP adresinin takip edildiğini ve saldırıların Kuzey Kore’den yönetildiğini fark ettiklerini açıkladı.

(Haber Türk, 21 Mayıs 2018)

 

Afrikalı Atletler Yarışma için Gittikleri Avustralya'ya Sığındı

Gold Coast 2018 Commonwealth Games adlı uluslararası spor müsabakalara katılmak için Avustralya'ya giden yaklaşık 250 atlet ve takım personeli vize süreleri bitmesine rağmen ülkeyi terk etmedi. Avustralya İçişleri Bakanlığı yetkililerinden Malisa Golightly parlamentoda yaptığı açıklamada 205 atletin "aynı tip vize için başvuru yaptığını ve dolayısıyla ülkede yasal olarak bulunduğunu" söyledi. Söz konusu kişilerden 190'ının "koruma vizesi" için başvuruda bulunduğunu belirten Golightly 10 ile 15 kişinin ise farklı tipte vizeler için başvuru yaptığını söyledi. Golightly Avustralya'ya giden yaklaşık 50 atletin ise vize süresinin dolduğunu ancak bu kişilerin tekrar vize başvurusu için yetkili makamlarla irtibat kurmadığını söyledi. Avustralya resmi makamları iltica başvurusunda bulunan atletlerin hangi ülkelerden olduğunu açıklamadı ancak atletlerin Kamerun, Uganda, Ruanda, Gana ve Sierra Leone ülkelerinden geldiği belirtiliyor. Gold Coast 2018 Commonwealth Games 4-15 Nisan tarihlerinde düzenlendi.

(Deutsche Welle Türkçe, 21 Mayıs 2018)

 

6846 Kişi Kazakistan’dan Göç Etti

KC Ulusal Bakanlığı’nın İstatistik Komitesi, 2018’in ilk çeyreğinde 6846 kişinin yurtdışına göç ettiklerini açıkladı. Bunlardan Almanya’ya 500, ABD’ye 60, diğer kısmın ise Rusya’ya taşındıkları ifade edildi. Bunun yanı sıra büyük şehirlere yerleşen vatandaşların sayısında artış yaşandığı kaydedildi. Öte yandan, 2018’in ilk çeyreğinde, yurtdışından ülkeye yerleşenlerin sayısı 3468 olup, geçen yıla göre, %23,3 oranda azalma kaydedilmiştir. Son verilere göre nüfus sayısının 1815000 olduğu Almatı’ya yerleşen yerli ve yabancı vatandaşların sayısında genel artış seyredilmektedir.

(Kazakistan Haber, 21 Mayıs 2018)

 

Esed, Suriyelileri Mal Varlıklarıyla Tehdit Etti

Suriye'de yıllardır devam eden iç savaşta milyonlarca insan katledildi. Kanlı saldırılardan kaçmayı başaran milyonlarca Suriyeli ise komşu ülkelerde mülteci durumuna düştü. Terör örgütlerinin yuvası haline gelen ülkede Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in desteğini alan Esed yönetimi, katliamlarına ara vermedi.

Geri Dönün

Ülkede yeni bir anayasa hazırlama çalışması başlatan Esed, Suriyelilerin ülkelerine geri dönmesini istedi. Esed Suriyelilere dönün çağrısı yaptı

Her Şeye El Koyacak

Rejim yönetimi, çıkarılacak yasalarla birlikte geri dönmeyen Suriyelilerin mallarına devlet tarafından el konulacağını duyurdu. Rusya'nın desteğiyle yapılacak anayasaya göre; devletin el koyduğu mallar, ülkede kalan Suriyelilere dağıtılabilecek.

(Akşam, 22 Mayıs 2018)

 

Nijerya'da 4 Ayda 100 Çocuk Kaçırıldı

Batı Afrika ülkesi Nijerya'da son 4 ayda 100'den fazla çocuğun, Avrupa'ya götürülme vaadiyle Libya'ya kaçırıldığı bildirildi. Nijerya Haber Ajansının (NAN) verdiği habere göre, Nijerya İnsan Kaçaklığı ve Yasa Dışı Göçmenlik Benin Koordinatörü Godwin Obaseki, yaptığı açıklamada, son 4 ayda 100'den fazla çocuğun Libya'ya kaçırıldığını belirtti. Obaseki, çocukların Avrupa'ya götürülme vaadiyle kaçırıldığını ifade ederek çocukların çoğunun nereye götürüleceğinden habersiz olduğunu kaydetti. Ailelerin ve çocukların insan kaçakçılığına karşı uyanık olmaları çağrısında bulunan Obaseki, "Bundan sonra sizi Avrupa'ya götürmeyi teklif eden herkesi polise bildirin. Çünkü onlar sizi sadece Sahra Çölü ve Akdeniz'e götürüyorlar ve sonunda kendinizi Libya'da bulabilirsiniz." dedi. Obaseki, yasa dışı seyahatler nedeniyle binlerce kişinin hayatını kaybettiğini vurguladı. Raporlara göre, son 6 ayda yaklaşık 3 bin 400 Nijeryalı göçmen gönüllü olarak Libya'dan ülkelerine döndü. Avrupa'ya gitmek için Libya üzerinden Sahra Çölü ve Akdeniz'i geçmeye çalışan göçmenlerin bazıları, insan kaçakçılarının eline düşüyor, çölde ya da denizde hayatını kaybediyor.

(Anadolu Ajansı, 21 Mayıs 2018)

 

"Dağlık Karabağ Anlaşmazlığı İstihdamda Sorunlara Yol Açıyor"

Azerbeycan Başbakan Yardımcısı Ali Ahmadov, Ermenistan-Azerbeycan Dağlık Karabağ anlaşmazlığının istihdamı sağlamlaştırma konusunda önemli sorunlara yol açtığını söyledi. Bakü’de katıldığı “Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine Doğru" başlıklı uluslararası konferansta, Dağlık Karabağ anlaşmazlığının bir sonucu olarak Ermenistan’daki birçok Azerbaycanlının “etnik arındırmaya” maruz kaldığını söyledi ve ekledi: “Sonuç olarak bir milyondan fazla insan sığınmacı ve yerlerinden edilmiş insanlar haline geldi. Bir milyondan fazla insana iş sağlamanın ne kadar büyük bir iş gerektirdiğinin farkındasınızdır.” Ahmadov ayrıca Ermenistan tarafından meskun tutulan Azerbaycan bölgesinde tarım yapılmadığını ve bunun problemlere yol açtığının altını çizdi. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki anlaşmazlık 1988 yılında Ermenistan’ın Azerbaycan’a karşı bölgesel iddiasıyla başlamış ve bu sebeple çıkan savaşın sonucunda Ermenistan Dağlık Karabağ da dâhil olmak üzere Azerbaycan’ın yedi bölgesini işgal etmişti. Savaşın ardından 1994 yılında yapılan ateşkes anlaşmasını izleyen barış görüşmelerinde varılan ve Ermenistan Avrupa Birliği Güvenlik Konseyi’nin Ermenistan askerlerini Dağlık Karabağ ve diğer bölgelerdeki askerlerini geri çekmeye ilişkin çözümünü uygulamadı.

(CNN Türk, 21 Mayıs 2018)

 

Kuzey Irak'taki Mülteci Kampında Yeşeren Umut Bahçesi

"Suriye yemyeşildi. Buralar ise çöle dönmüştü. Ta ki biz burada ağaç ve bitkiler yetiştirmeye başlayana kadar." Bu sözler Suriye savaşından kaçarak Kuzey Irak'taki Domiz mülteci kampına yerleşen 35 yaşındaki Aveen İsmail'e ait. Aveen İsmail, 2012'de ailesiyle beraber Şam'ı terk etmiş. Artık Dohuk kenti yakınlarındaki kampta yaşıyor. Limon ağaçlarından gül ve kadife çiçeklerine tozlu betonların arasından yeşeren bitkilerle ilgileniyor. "Burada bir bahçe kurmak bizi hem iyileştiriyor, hem de evde hissettiriyor" diyor.

Zaman Algısı

Bahçe, 3 yıldır mülteci kamplarıyla çalışan Lemon Tree (Limon Ağacı) yardım kuruluşunun katkılarıyla açılmış. Kuruluş, kamplarda yaşayanlara farklı bitki tohumları ve ağaçlar dikmeleri için cesaret veriyor, ufak yarışmalar düzenliyor. Lemon Tree'nin gönüllülerinden Alfonso Montiel, kampta küçük yeşil alanlar yaratmış. "Bazen güllerle doluyor burası. Ama kendine sorduğun soru şu oluyor: Neden gıda değil?" diyor Montiel. Ona göre çiçekler hem "zaman algısını" güçlendiriyor, hem de insanlara umut duygusunu aşılıyor. Bir yandan da çevrelerini kontrol edebilme yetisini güçlendiriyor.

'Suriye'den Kaçarken İlk Aldıkları Ülkeden Tohumlar'

Domiz, 30 bin mülteci ile Irak Kürdistanı'ndaki en yoğun nüfuslu kamp olarak biliniyor. Kampta yaşayanların büyük çoğunluğu Suriye'den kaçanlar. "Suriyeliler ülkesini terk ederken yanlarına aldıkları ilk şey, tohumlar oluyor" diyen Montiel, mültecilerin kendi yaşamları, alanları ve ailelerine ait bu tohumları yanlarında istediklerini söylüyor. Bahçedeki tohumları getirenler, Suriyeli mültecilerin kardeşleri, teyze ve amcaları, kuzenleri ve diğer yakınları. Kamptaki bahçeden sorumlu bir grup mülteci, daha sonra bu tohumları kullanarak kabartılmış tarla yüzeyini sebze ve çiçeklerle donatıyor. Suriyelilerin "umut bahçesi", bazı çevreci kuruluşların da desteğini aldı. İngiltere'de yeşil alanları koruyan Kraliyet Bahçıvanlık Topluluğu RHS (Royal Horticulture Society), onlardan biri. RHS, bir bitki sergisi için Suriyeli mültecilerden yardım isteyince, onlar da etkinlikte yer alacak bitkileri seçti. Bitkibilim alanında doktora yapan Suriyeli Sami'nin bahçe tasarımındaki rolü büyük. Sami, iki çocuğunun elinden tutup Suriye'den Domiz kampına 10 gün boyunca yürümüş bir mülteci.

Burada yaşam kurduktan sonraysa, bahçe çalışmalarının parçası olmuş. RHS'nin etkinliğinde İngiliz yetkililerle beraber bitkileri seçmiş, bahçenin tasarlaması konusunda fikir vermiş. RHS geçen ay Domiz kampına biber, salatalık ve çiçekler dahil 2 bin paket tohum yollamış. Kuruluşun mülteci kampındaki bahçeye olan ilgisi ise, tarihin 100 yıl önceki sayfalarına dayanıyor. 1918 yılında da İngiliz vatandaşları Almanya'daki Ruheleben toplama kampında tutulurken RHS, onlara zorlu koşullarda hayatta kalabilmeleri için tohumlar yollamıştı. RHS'nin başkanı Sue Biggs, kampa yardım etme isteklerini şöyle açıklıyor: "100 yıl arayla, biri Almanya'da biri Irak'ta iki grup insan ve dehşet verici koşullarda hissettikleri aynı insani arzu: Bir şey büyütme ve bir şeyleri besleme ihtiyacı…" Biggs, "Kurak, tozlu topraklardan hayatlar yeşerir" diyor ve ekliyor: "En sonunda kendi sağlıklı gıdalarını üretip yiyebilecek, çevrelerini aydınlatabilecek ve birer birey gibi hissedebilecekler."

(BBC Türkçe, 21 Mayıs 2018)

 

Arakanlı Müslüman Mülteci Manus Adası'nda İntihar Etti

Avustralya'ya teknelerle gelen sığınmacıların alıkonulduğu Papua Yeni Gine'nin Manus Adası'nda Arakanlı Müslüman mültecinin, hareket halindeki otobüsten atlayarak yaşamına son verdiği bildirildi. Radyo Yeni Zelanda'nın haberine göre, Manus Polis Komutanı David Yapu, adı açıklanmayan 32 yaşındaki erkek mültecinin, hareket halindeki otobüsten atlayarak intihar ettiğini söyledi. Mültecilerin alışveriş için otobüse bindiğini belirten Yapu, "Seyahat esnasında otobüsten atlayarak yaşamına son vermesi trajik bir durum. Otobüste başka mülteciler ve güvenlik görevlileri de vardı. Arkadaşlarımız araştırmaya devam ediyor." ifadelerini kullandı.

İntihar Eden Mülteci Epilepsi Hastasıydı

Manus Adası'nda mültecilerin tutulduğu kampta kalan İranlı Behruz Buçani, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, canına kıyan Arakanlı Müslüman mültecinin epilepsi hastası olduğunu ve daha önce Avustralya'da tedavi gördüğünü söyledi. Manus'ta hayatını kaybeden mültecilerin sayısının 7'ye yükseldiğini ifade eden Buçani, 'Mülteciler, bir başka ölüm haberini duymanın derin üzüntüsü içindeler. Hepimiz onu tanıyorduk ve hastalığının farkındaydık. Zaman zaman acil tıbbi tedaviye ihtiyaç duyuyordu. Fakat Avustralya göçmenlik yetkilileri, görmezden gelmeyi seçti.' dedi. Hayatını kaybeden mültecinin 2013'ten bu yana Manus Adası'ndaki gözaltı merkezinde tutulduğunu ve epilepsi nöbetleri geçirdiğini belirten mülteci hakları savunucusu İan Rintoul da "2014'te tedavi için Avustralya'ya gönderildi. Manus Adası'na geri gönderilmemeliydi." diye konuştu. Avustralya teknelerle gelen mülteci ve sığınmacıları ülkeye kabul etmeyerek Papua Yeni Gine'nin Manus Adası ve Nauru'da kurduğu gözaltı merkezlerine gönderiyor. Bu mültecileri hiçbir zaman Avustralya'ya almayacaklarını her fırsatta vurgulayan yetkililer, kamplarda kalanlara geldikleri ülkeye geri dönmeleri, Avustralya'nın belirleyeceği üçüncü bir ülkeye gitmeleri ya da Papua Yeni Gine ve Nauru'da kalmaları seçeneklerini sunuyor.

(Time Türk, 22 Mayıs 2018)

 

Suriyelilerin Bayram için Ülkelerine Girişi Başladı

Ramazan ayını ve bayramı Suriye'de geçirmek sığınmacılar isteyenler Hatay'ın Reyhanlı ilçesindeki Cilvegözü Sınır Kapısı'nın karşısındaki Babü'l Hava Sınır Kapısı'ndan İdlib'e giriş yapıyor. Bugün başlayan geçişler, 13 Haziran'a kadar sürecek. Yaklaşık 3 bin kişi bugün Suriye'ye geçiş yaptı.

Geri Dönüşler 18 Haziran'dan İtibaren Başlayacak

Suriye'den Babü'l Hava Sınır Kapısı üzerinden Türkiye'ye dönüşlerin ise 18 Haziran'dan itibaren başlayacağı bildirildi. Babü'l Hava Sınır Kapısı Göç İşleri Emniyet Müdürü Abdullah Şammat, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ramazan nedeniyle Türkiye'den gelen Suriyelilerin ülkeye girmeye başladığını söyledi. Bab'ül Hava Sınır Kapısı'ndan giriş yapan İyyad İbrahim, Türkiye'nin verdiği özel izinle Suriye'ye giriş yaptığını belirterek, "Türkiye'nin gözlem noktaları kurmasıyla güvenli bir ortam oluştu. Bu nedenle ramazanı ve bayramı ailemin yanında geçirmek için döndüm." dedi.

Gözlem Noktaları Güven ve Huzur Getirdi

Suriyeli Hammud Halid ise 3 yıl önce Türkiye'ye geldiğini ve o günden beri ülkesine ilk defa gittiğini belirterek, "(İdlib bölgesinde) öğrendiğimize göre saldırılar çok azalmış. Ben ülkeme temelli dönmek istiyorum. Hava saldırıları biterse ve okullar açılırsa ailemle memleketime döneceğim." diye konuştu. Hamdo el Ömer de Türkiye'nin kurduğu gözlem noktalarının ardından hava saldırılarının azıldığını belirterek, "Bölgede güven ve huzur ortamı oluştu. Böyle olunca ramazanı ve bayramı Suriye'de geçirmek istedik." ifadelerini kullandı.

(Anadolu Ajansı, 21 Mayıs 2018)

 

İzmir ve Aydın'da 364 Kaçak Göçmen Yakalandı

Dikili, Seferihisar ve Çeşme ilçesi ile Aydın'ın Didim ilçesinden yasa dışı yollarla yurt dışına çıkmaya çalışan, çoğunluğu Suriye uyruklu toplam 364 kaçak göçmen, başta sahil güvenlik ekipleri olmak üzere güvenlik güçlerince yakalandı. Güvenlik güçleri, havaların ısınmasıyla birlikte kaçak geçişte olası artışa karşı devriye görevlerine aralıksız devam ediyor. Geçen pazar günü saat 10.45'te İzmir'in Dikili ilçesi Bademli mevkii Pisa Koyu'nda bir grup kaçağın lastik botla yasa dışı yolculuğa çıktığını öğrenen sahil güvenlik ekipleri harekete geçti. Tespit edilip durdurulan lastik bottaki 1'i Burundi, 2'si Eritre, 5'i Gambiya, 7'si Orta Afrika Cumhuriyeti, 2'si Senegal, 10'u Somali, 29'u Suriye, 1'i Togo ve 1'i Yemen uyruklu olmak üzere toplam 58 kaçağı yakaladı. Dün saat 04.49'da ise Dikili'nin Madra Çayı açıklarında bir lastik botta kaçakların bulunduğu öğrenildi. Bölgeye giden sahil güvenlik ekipleri, 47'si Suriye, 7'si Afganistan uyruklu toplam 54 kaçağı yakaladı. Aynı gün saat 03.30'ta, Seferihisar Doğanbey önlerinde göçmen botu olduğu bilgisini öğrenen sahil güvenlik ekipleri, bölgeye gitti. Durdurulan lastik bottaki 7'si Suriye, 1'i Togo, 5'i Angola, 16'sı Orta Afrika Cumhuriyeti, 8'i Senegal ve 1'i Güney Afrika Cumhuriyeti uyruklu olmak üzere toplam 38 kaçağı yakaladı. Aydın'ın Didim ilçesi Tekağaç mevkisi açıklarında ise geçen pazar günü, sahil güvenlik ekiplerince Suriye uyruklu 80 kişi, lastik bot içinde yakalandı. Dün, Didim'in Taşburun Balıkçı Barınağı açıklarında bu kez lastik botta Suriye uyruklu 42 kişi, yine sahil güvenlik ekiplerince yakalandı. Ayrıca sahil güvenlik uçak ve helikopterlerince İzmir ve Aydın kıyılarından denize açılmak için hazırlık yaptığı belirlenen 87'si Suriye, 5'i Cezayir uyruklu toplam 92 kaçak, polis ve jandarmayla yapılan ortak operasyonlarla yakalandı.

(Hürriyet, 22 Mayıs 2018)

 

Edirne'de 568 Kaçak ve Sığınmacı Yakalandı

Edirne'de, yasa dışı yollardan yurt dışına çıkmaya çalışan 568 kaçak yakalandı. Edinilen bilgiye göre, 54. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'na bağlı hudut askerleri ile İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Edirne merkeze bağlı bazı sınır köyleri ile Uzunköprü, İpsala, Lalapaşa ve Meriç ilçesinde denetim yaptı. Denetimlerde Suriye, Irak, Cezayir, Filistin, Pakistan, Libya, İran ve Fas uyruklu 568 kaçak ve sığınmacı yakalandı. Kaçak ve sığınmacılar, işlemlerinin ardından Edirne Göç İdaresi Müdürlüğü'ne gönderildi.

(Milliyet, 21 Mayıs 2018)

 

TIR Dorsesinde 7 Afgan Yakalandı

Edirne'de, İpsala Sınır Kapısı'na Yunanistan'a çıkış yapmak üzere gelen bir TIR'ın dorsesinde, yasadışı yollarla yurtdışına çıkmak isteyen Afganistan uyruklu 7 kaçak yakalandı. Yunanistan'a çıkış yapmak için İpsala Sınır Kapısı'na gelen TIR'ın sürücüsü A.M, aracının mühürlü halatının kopuk olduğunu görerek, durumu polise bildirdi. TIR, polis ve gümrük muhafaza ekiplerince x-ray taramasına sevk edildi. Tarama sonrası yapılan aramada, TIR'ın dorsesine gizlenmiş Afganistan uyruklu 7 kaçak yakalandı. Sürücü A.M. gözaltına alınırken, kaçaklar işlemlerinin ardından Edirne İl Göç İdaresi Müdürlüğü'ne gönderildi. 

(CNN TÜRK, 21 Mayıs 2018