Türkiye'de ve dünyada göç, göçmen ve sığınmacılar konusunda gündemde öne çıkan başlıklar…

 

Mülteciye Yumruk Atan Siyasetçi, Göçmen Bakanı Oldu!

Norveç Adalet ve Göçmen Bakanı olarak atanan Per Sandberg’in, 1997 yılında bir sığınmacıya yumruk attığı belirtildi. Norveç devlet televizyonu NRK’nin haberine göre, dün istifa eden Adalet ve Göçmen Bakanı Sylvi Listhaug’in yerine popülist İlerleme Partisinden Per Sandberg getirildi. Haberde Sandberg’in, 1997 yılında eski Yugoslavya’dan gelen bir sığınmacıya yumruk attığı için 400 euro para cezasına çarptırıldığı belirtildi. Eski Adalet ve Göçmen eski Bakanı Sylvi Listhaug, El Kaide ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle terör örgütleri listesinde gösterilen Eş-Şebab terör örgütünün bir militanının fotoğrafını sosyal medya hesabından paylaşarak “İşçi Partisi teröristlerin haklarını ulusal güvenliğimizin üzerinde tutuyor” diye yorum yazmış ve muhalefet partilerinin, sağ azınlık koalisyon hükümeti hakkında gensoru verme tehdidi üzerine özür dileyip istifa etmişti.

(Hürriyet, 22 Mart 2018)

 

Dünya Bankasından Türkiye'ye 45 Milyon 450 Bin Avro Hibe

Dünya Bankası, Türkiye'ye Suriyeli sığınmacılar ve Türk vatandaşlarının istihdamı için 45 milyon 450 bin avro hibe verecek. Dünya Bankası, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına, Türkiye'deki Suriyeli sığınmacılar ve Türk vatandaşlarının istihdamı için 45 milyon 450 bin avro tutarını geçmeyecek şekilde hibe verecek.

"Avrupa ve Orta Asya Bölgesi İçin Avrupa Komisyonu-Dünya Bankası Ortaklık Programı Çerçevesinde (Türkiye Cumhuriyeti-Geçici Koruma Sağlanan Suriyeliler ve Türk Vatandaşları İçin İstihdam Desteği Projesi İçin) Türkiye Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Avrupa Komisyonu ile Dünya Bankasının Orta Asya ve Avrupa Bölgesine İlişkin Ortaklık Programı Kapsamındaki Program Odaklı Tek Donörlü Vakıf Fonunun Yöneticisi Sıfatıyla Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası Arasında Hibe Anlaşması" onaylanarak Resmi Gazete'de yayımlandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Avrupa Komisyonu ve Dünya Bankasının Orta Asya ve Avrupa Bölgesine ilişkin Ortaklık Programı Kapsamındaki Program Odaklı Tek Donörlü Vakıf Fonunun yöneticisi sıfatıyla Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası arasında 21 Aralık 2017'de imzalanan anlaşma çerçevesinde, Dünya Bankası, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına 45 milyon 450 bin avro tutarını geçmeyecek şekilde hibe sağlayacak.

(Anadolu Ajansı, 21 Mart 2018)

 

Merkel: AB – Türkiye Sığınmacı Mutabakatını Her Zaman Savunacağım

Almanya Başbakanı Merkel, iki yıl önce Avrupa Birliği ile Türkiye arasında sığınmacılar konusunda varılan mutabakatı her zaman savunacağını söyledi. Almanya Başbakanı Angela Merkel, 171 gün sonra kurulan hükümetin programını, Federal Meclis'te okudu.

Avro Bölgesi'ndeki kriz, uluslararası terörizm ve Suriye, Irak ve Afganistan’dan gelen sığınmacılardan dolayı Almanya'nın son yıllarda sınamalardan geçtiğini belirten Merkel, bu gelişmelerin üstesinden gelinmesi konusunda yapılan tartışmaların ülkeyi ayrıştırdığını ve kutuplaştırdığını ifade etti. Suriye'de 7 yıl önce iç savaşın başladığını, yüz binlerce insanın hayatını kaybettiğini ve ülke nüfusunun yarısının sığınmacı olduğunu belirten Merkel, tüm bunların Avrupa Birliği’nin kapısının önünde yaşandığına dikkati çekti. AB ile Türkiye arasındaki sığınmacı mutabakatı Merkel, Avrupa'nın, Türkiye’nin 3 milyon sığınmacıyı kabul etmesine ilişkin konuyla çok geç ilgilendiğini söyledi. İnsan kaçakçılığı ile mücadele etmek için AB-Türkiye mutabakatını sağladıklarını ve sığınmacıların bakımı için Türkiye’ye maddi yardımda bulunduklarını belirten Merkel, Türkiye’ye verilecek 3 milyar avronun ikinci bölümünün AB tarafından gelecek aylarda sağlanması gerektiğini kaydetti.

Türkiye ile İlişkiler

Avrupa’nın komşusu ve NATO ortağı olan Türkiye ile ilişkilerin zor olduğunu savunan Merkel, "Türkiye ile bizi çok şey birleştiriyor. Ülkemizde 3 milyondan fazla insanın Türk kökeni var. Ekonomilerimiz yakından bağlantılıdır. Uluslararası terörizmle mücadelede birlikte duruyoruz. Göç konusunda güvenilir bir şekilde çalışıyoruz ancak yakın geçmişteki ilişkilerimiz ağır yüklere maruz kalmıştır." diye konuştu.

Almanya'daki Müslümanlar

Almanya’ya 1960’lı yıllarda İtalya, İspanya, Yunanistan, Türkiye ve başka ülkelerden çalışmak için insanların geldiğini ve çalışkanlıklarıyla ülkenin refahına katkı sağladıklarını anlatan Merkel, “Onların çocukları ve torunları bugün tüm Almanya’nın refahına katkı sağlıyorlar.” şeklinde konuştu. Merkel, Almanya’da yaklaşık 4,5 milyon Müslümanın yaşadığına dikkati çekerek, bunların büyük bölümünün radikalizmi ve terörü reddettiğini söyledi. Almanya’nın Hristiyan ve Yahudilikle şekillendiğini yineleyen Merkel, "Ancak burada yaşayan 4,5 milyon Müslümanın dini İslamın, Almanya’nın bir parçası olduğu da doğrudur." ifadesini kullandı.

ABD İle Ticari İlişkiler

ABD’nin çelik ve alüminyum ithalatına ek vergi getirilmesine ilişkin değerlendirmede bulunan Merkel, bu ek vergilerin hukuka aykırı ve zararlı olduğunu belirtti. Merkel, ABD ile yapılacak müzakerelerle çözüm aranacağını ancak gerektiğinde karşı önlemlerin de alınabileceğini sözlerine ekledi. 

(Anadolu Ajansı, 22 Mart 2018)

 

İklim Değişikliği 143 Milyon Kişiyi Ülke İçi Göçe Zorlayabilir

Dünya Bankasının raporuna göre, iklim değişikliği nedeniyle Güney Asya, Sahraaltı Afrika ve Latin Amerika'da 2050'ye kadar 143 milyon kişi ülke içinde göç etmek zorunda kalabilir.

Dünya Bankası, iklim değişikliğinin göçe etkilerinin araştırıldığı “Ani Artış: İç İklim Göçüne Hazırlanmak” başlıklı rapor yayımladı. Raporda, Sahraaltı Afrika, Güney Asya ve Latin Amerika bölgelerinde iklim değişikliğinin iç göçe etkileri ortaya konuldu. Buna göre, 2050 yılına kadar 86 milyonu Sahraaltı Afrika'da, 40 milyonu Güney Asya'da ve 17 milyonu Latin Amerika'da olmak üzere 143 milyon kişi, iklim değişikliğine bağlı olarak su ve tarım mahsulü kıtlığının yaşandığı, deniz seviyesinin ve gel-gitlerin giderek arttığı bölgelerden ülke içinde daha uygun yerlere göç etmek durumunda kalabilir.

İklim Değişikliğinin Etkileri Yoksul Ülkelerde Daha Çok Hissedilecek

İklim değişikliğinin etkilerinin yoksul ülkelerde daha çok hissedileceği belirtilen raporda, iç göçün önlenmesi için sera gazı emisyonlarının azaltılması ve bölgelerin kalkınması için gerekli adımların atılmasının elzem olduğu vurgulandı. Raporda, en çok göç verecek yerlerin tespit edilmesi için veri ve analiz yatırımlarının yapılması, kalkınma planlarına iklim göçünün entegre edilerek bu konularda kanun ve düzenlemeler hazırlanması ve stratejilerin belirlenmesi alınacak önemler arasında sıralandı. Bu önlemler sayesinde iç göçün yüzde 80'e kadar azaltılabileceği belirtildi.

Bu Yeni Gerçeğe Hazırlanmak İçin Az Zamanımız Var

Raporda görüşlerine yer verilen Dünya Bankası Üst Yöneticisi (CEO) Kristalina Georgleva, iklim değişikliğinin her geçen gün ülkeler ve insanlar için daha önemli bir tehdit haline geldiğini kaydetti. İklim değişikliğinin insanları daha yaşanabilir ve dayanıklı bölgelere göç etmeye zorladığına işaret eden Georgleva, “Küresel ve ulusal çapta alınacak önlemlerle bu insanların sayısı azaltılabilir. Etkileri daha da derinleşmeden, bu yeni gerçeğe hazırlanmak için az zamanımız var.” değerlendirmesinde bulundu.

(Anadolu Ajansı, 22 Mart 2018)

 

Türkiye ve Suriye’den 27 Bin Göçmen Ülkeye Geri Döndü

Göç ve Göçmenler Bakanlığı, terör örgütü DEAŞ’tan bölgelerin kurtarılmasından sonra, geçen yılın ortasından bu yana Türkiye ve Suriye’den yaklaşık 27 bin göçmenin ülkeye geri döndüğünü duyurdu. Bakanlık sözcüsü Settar Nevruz yaptığı bir açıklamada, Suriye’nin kuzeydoğusundaki El Haska şehrindeki El Hol kampından 22 bin Iraklı göçmenin döndüğünü belirterek, çoğunun Musul kentinden olduğunu söyledi. Nevruz açıklamasında bakanlığın ayrıca terör örgütü DEAŞ’tan kurtarılan bölgelerin de güvenlik durumunun iyileşmesinden sonra Türkiye’den beş bin Irak göçmeninin dönüşünü de kaydettiğini sözlerine ekledi.

(Türkmeneli TV, 22 Mart 2018)

 

Çocuklarını Öldürdüğü İddia Edilen Suriyeli Çiftin Davası

İzmir'de 8 yaşındaki çocuklarını hortumla döverek öldürdükleri iddia edilen Suriyeli çiftin yargılanmasına devam edildi. İddia makamı, haklarında "canavarca hisle çocuğu öldürmek" suçlamasıyla dava açılan çiftin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması yönünde mütalaa verdi.

İzmir'in Buca ilçesinde, 8 yaşındaki çocuklarını hortumla döverek öldürdükleri iddia edilen Suriyeli çiftin yargılanmasına devam edildi. İzmir 9'uncu Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar Fatima Sukri ve Muhammed Dunya ile avukatları ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı Pınar Melli katıldı. Tanık G.Z. sanıkların kiracıları olduğunu belirterek, olay günü alt kattan çocuk ağlama ve vurma sesleri duyduğunu ifade etti.

Tanık H.D. ise çocuğun kollarında yara izi gördüğünü ve izleri babaya sorduğunu dile getirerek, sanığın da "çocuğunu hortumla dövdüğünü" söylediğini belirtti. Tutuklu sanık Fatima Sukri, tercüman aracılığıyla yaptığı savunmasında, olaydan 15 gün önce eşinin Ali Dunya'yı dilenirken gördüğü için dövdüğünü iddia ederek, "Babası ayağına hortumla vuruyordu. Dövme tarzı falakaydı. Olaydan önceki gece uyuduk. Uyandığımızda yataktan düşüp ölmüş olduğunu gördüm. Bu sırada babası evde değildi." dedi. İddia makamı, sanıkların imam nikahıyla evli olduğu, maktulü birlikte hortumla dövdükleri, maktulün aldığı darbeler sonucu vefat ettiği, Adli Tıp Raporu'na göre çocuğun kafa travmasına bağlı beyin kanaması sonucu öldüğünü belirterek, sanıkların ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması yönünde mütalaa verdi. Tutuklu sanık Dunya hakkındaki suçlamaları reddederek, olay günü işte olduğunu, çocuğunu dövmediğini iddia etti. Mahkeme heyeti, mütalaaya karşı savunma yapmak için sanık avukatlarına süre verilmesine, tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

Olay

İzmir'in Buca ilçesinde, 6 Temmuz 2017'de Suriye uyruklu 8 yaşındaki Ali Dunya'nın üvey annesi Fatima Sukri (32) ve babası Muhammed Dunya tarafından dövülerek öldürüldüğü iddia edilmiş, tutuklanan zanlılar hakkında "canavarca hisle çocuğu öldürmek" suçlamasıyla dava açılmıştı.

(Milliyet, 22 Mart 2018)

 

Edirne'de 213 Kaçak ve Sığınmacı Yakalandı

Edirne'de yasa dışı yollardan yurt dışına çıkmaya çalışan 213 kaçak ve sığınmacı yakalandı.

Alınan bilgiye göre, 54. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'na bağlı hudut askerleri ile İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, merkeze bağlı Bosnaköy ile İpsala ve Uzunköprü ilçelerinde denetim yaptı. Denetimlerde, yasa dışı yollardan yurt dışına çıkmaya çalışan Libya, Cezayir, Filistin, Irak, Pakistan, Afganistan, Bangladeş, Eritre ve Suriye uyruklu uyruklu 213 kişi yakalandı. Kaçak ve sığınmacılar, işlemlerinin ardından Edirne Göç İdaresi Müdürlüğü'ne gönderildi.

(Haber Türk, 21 Mart 2018)

 

Sığınmacı Çocuklar Şehitler İçin Fidan Dikti

Çorum'da ikamet eden sığınmacı ailelerin çocukları, ilkokul öğrencileriyle birlikte Zeytin Dalı Harekatı'nda şehit olan askerler için 250 fidan dikti. Çorum Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği üyeleri tarafından düzenlenen etkinlikte, kentteki sığınmacı ailelerin çocukları ve Şehit Onur Babak ilkokulu öğrencilerinden oluşan 120 çocuk, Hitit Üniversitesi Kuzey Kampüsü'nde 250 tane fidan dikti. Okul müdürü Cemalettin Tunç, 50'si sığınmacı olmak üzere 120 öğrenci ile Orman Haftası'nda şehitler için fidan diktiklerini söyledi. Zeytin Dalı Harekatı'na hep birlikte destek verdiklerini ifade eden Tunç, "Öğrencilerimizin hem sığınmacı çocuklarla kaynaşması hem de şehitlerimizi hatırlaması amacıyla bu etkinliği düzenledik. Bugün ayrıca Nevruz Bayramı. Baharla birlikte kardeşlik, dostluk, daha çok gelişsin istiyoruz. Bu nedenle öğrencilerimiz kaynaşsın istedik." dedi. Fidan dikme işleminin tamamlanmasının ardından öğrencilere ikramda bulunuldu.

(Milliyet, 21 Mart 2018)