Türkiye’de ve dünyada göç, göçmen ve sığınmacılar konusunda gündemde öne çıkan başlıklar…

 

AB’de Göçmen Krizi: Dört Ülkeden Brüksel’deki Zirveye Boykot

Avrupa Birliği ülkeleri Avrupa Komisyonu başkanı Jean-Claude Juncker’in daveti üzerine 24 Haziran Pazar günü iltica ve göç konusunu Brüksel’de masaya yatıracak. Resmi olmayan toplantı ay sonunda 28 Avrupa Birliği devlet ve hükümet başkanlarını bir araya getirecek olan zirveye günler kala yapılıyor. Pazar günü yapılacak mini zirveye Almanya başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un yanı sıra İtalya, Yunanistan, Malta, İspanya, Avusturya, Bulgaristan, Belçika, ve Hollanda liderlerinin katılması bekleniyor.

Vişegrad Grubu Ülkeleri Zirveye Katılmıyor

Kaçak göçmenlere yardım edenlere ceza verilmesini öngören yasa paketini onaylayan Macaristan ve diğer Vişegrad grubu ülkeleri (Polonya, Çek Cumhuriyeti, Slovakya) zirveye katılacak ülkeler arasında bulunmuyor. Macaristan Başbakanı Viktor Orban göç konusunun Avrupa Komisyonu tarafından değil Avrupa Birliği Konseyi tarafından yönetilmesi gerektiğini söyledi. Üye ülkeler arasında tansiyonun düşmesi için iltica talebinde bulunan kişilere yönelik kuralların sertleştirilebileceği belirtiliyor.

“Avrupa’ya Özel Çözüm Üretilmeli”

Juncker “Avrupa’ya özel çözümler” üzerinde çalışılması gerektiğini ifade etti. 2015 yılından bu yana Avrupa’ya ulaşan kaçak göçmen sayısında önemli düşüş yaşandı ancak konu AB ülkelerini bölmeye devam ediyor. 2015 yılında 1 milyon sığınmacı Avrupa Birliği ülkelerine ulaşmıştı. 2018 yılında bu rakam 40 bine düştü.

İtalya Zirveye Katılmayabilir

Brüksel’de yapılacak mini zirvenin sonuç bildirgesinin önceden hazırlanması ve basına sızması Avrupalı yetkilileri kızdırdı. İtalyan yetkililer önceden hazırlanmış bir raporu imzalamanın bir anlamı olmayacağını belirtiyor. 2013 yılından bu yana İtalya’ya 700 bin sığınmacı ulaştı. İtalya Avrupa Birliği’nin kendilerine yardımcı olmamasından şikayetçi.

Portekiz Bin Mülteciye Kapılarını Açmaya Hazır

Yeniden yerleşim programı kapsamında Portekiz Temmuz ayında mülteci adaylarını seçmek için Mısır’a ekip gönderecek. Avrupa Birliği Komisyonu daha önce Türkiye, Ortadoğu ve Afrika’dan en az 50 bin mülteci almayı planladığını açıklamıştı. Portekiz 2015 – Mart 2018 yılları arasında 1552 sığınmacıya kapılarını açtı.

“AB Dışında Kurtarılan Göçmenler İçin Platform Kurulabilir”

Avrupa Komisyonu’nun göçten sorumlu üyesi Dimitris Avromopoulos Avrupa Birliği’nin dışında, diğer ülkelerde kaçak göçmenlerin götürülebileceği bölgesel platformlar kurulabileceğini ifade etti. Bu platformların “Göçmenler için Guantanamo” olmaması gerektiği belirtildi. Denizlerde kurtarılan göçmenlerin böylece geri gönderilebileceği ifade edildi. Bu platformların kurulması için Tunus veya Arnavutluk’a işaret ediliyor. Ancak Avramopoulos hiç bir ülkenin bu yönde isteğini belirtmediğini söyledi.

AB’den Türkiye’ye Para Yardımı Devam Edecek

Avrupa Birliği Türkiye’ye Suriyeli mülteciler için aktarılacak 3 milyar Euro’luk ikinci yardım diliminin kullanım alanlarını belirlemeye çalışıyor. 2016 yılında Türkiye ile AB arasında sığınmacı anlaşması imzalanmıştı. Anlaşmanın ardından Türkiye üzerinden Yunanistan’a geçişler büyük ölçüde azaldı. Avrupa Birliği bu kapsamda Ankara’ya yardımlarını sürdüreceğini ifade etti. Avrupa Komisyonu’nun Genişleme ve Komşuluk Politikasından Sorumlu Üyesi Johannes Hahn “Avrupa Birliği Türkiye’de bulunan Suriyeli mültecilere yönelik sorumluluklarını yerine getirmeye devam edecek. Projeler bu şekilde tamamen hayata geçirilecek. Türkiye 3 buçuk milyon Suriyeliyi topraklarında kabul ederek inanılmaz çaba sarf ediyor. Avrupa Birliği zaman kaybetmeden ikinci yardım dilimini serbest bırakmalı.” şeklinde konuşmuştu.

(Euro News, 21 Haziran 2018)

 

Melania Trump Teksas Sınırındaki Göçmen Çocukları Ziyaret Etti

Perşembe günü devlet başkanının eşi Melania Trump, Trump yönetiminin “sıfır toleranslı” göç politikası nedeniyle ailelerinden ayrılan göçmen çocukları ziyaret etmek için Teksas’a gitti. Ziyaret, Başkan Trump’ın aileleri ayırma uygulamasını sona erdirmek için bir yürütme emri imzalamasından bir gün sonra gerçekleşti. Beyaz Saray yetkilileri devlet başkanı eşi Melania Trump’un aileleri bir arada tutmak için çağrı yaptığını ve bunun Trump’ın fikrini değiştirmesinde önemli rol oynayabileceğini söyledi. Melenia Trump sınırda çocuklar için çalışanlara şunları söyledi: “Göçmen çocukları görmek için sabırsızlanıyorum. Hepimiz aileleri olmadan burada olduklarını biliyoruz ve sizlere bu zor zamanlardaki sıkı çalışmanız, şefkatiniz ve merhametiniz için teşekkür etmek istiyorum”. Barınak şu anda çoğunlukla Guatemala’dan olmak üzere yaşları 5 ila 17 yaşlarında olan 55 çocuğa ev sahipliği yapıyor. Üst düzey yetkililere göre, çocukların altısı ebeveynlerinden ayrıldı ve geri kalanı refakatsiz olarak geldi. Melania Trump, sığınak elemanlarından “Bu çocukların aileleriyle yeniden bir araya gelmelerine olabildiğince çabuk yardım etmelerini” istedi. İdare, aileleriyle birlikte gözaltı tesislerindeki 2.300’den fazla çocuğu yeniden bir araya getirmek için resmi bir süreç oluşturmamıştır. Ancak Melania Trump’ın, Teksas’a giden uçağa binerken “I really don’t care” (Gerçekten umurumda değil) yazılı bir ceket giymesi eleştirmenler tarafından çok konuşuldu. Melania Trump, yardımcısına verdiği demeçte ‘‘Bu bir ceket. Gizli bir mesaj yoktu, bugün Teksas’da gerçekleşen önemli ziyaretimden sonra medyanın gardırobuma odaklanmayacağını umuyorum’’ dedi. Gündemini çocuklara odaklayan Melania Trump, daha sıkı sınır güvenlik önlemleri alınmadığı takdirde göçmenlerin “ülkemizi istila edeceği” konusunda uyarmış olan cumhurbaşkanına tam tersi bir duruş sergilemektedir.

(The Hill, 21 Haziran 2018)

 

‘AB, Türkiye’ye Verilecek İkinci 3 Milyar Avro Konusunda Anlaşmalı’

AB Komisyonunun Göç, İçişleri ve Vatandaşlıktan Sorumlu Üyesi Dimitris Avramopoulos, Türkiye ile AB arasında varılan sığınmacı mutabakatının olumlu sonuçlar verdiğini belirterek birliğin Türkiye’ye vaad ettiği ikinci 3 milyar avroyu bir an önce aktarması gerektiğini söyledi.

Avramopoulos, AB Komisyonunda düzenlediği basın toplantısında, “İki yıl önce kabul edilen Türkiye-AB sığınmacı mutabakatı, Doğu Akdeniz’den mülteci akışını yüzde 97 azalttı. Türkiye ile mutabakatımız sayesinde Avrupa’ya geçmek isterken hayatını kaybeden göçmen sayısında da ciddi düşüş oldu.” dedi. Türkiye ile AB arasındaki sığınmacı mutabakatında tarafların üzerine düşeni yapmaya devam etmesi gerektiğini vurgulayan Avramopoulos, “AB, en kısa sürede Türkiye’deki Suriyeli sığınmacıları desteklemek için verilecek ikinci 3 milyar avro konusunda anlaşmalı.” diye konuştu. Avramopoulos, Türkiye ve Libya ile varılan mutabakatların ardından Orta Akdeniz’den sığınmacı akışının yüzde 77 azaldığına işaret etti. Halen bin 300 sınır muhafaza görevlisinin aktif olarak AB sınırlarını yasa dışı göçe karşı koruduğuna dikkati çeken Avramopoulos, “AB üyesi ülkelerin yasa dışı göçe karşı alacağı tek taraflı önlemler çözüm değildir. Bunlar sadece işlememekle kalmayacak aynı zamanda AB’nin geçen 60 yılda inşa ettiği her şeye zarar verecektir.” ifadelerini kullandı.

(Time Türk, 21 Haziran 2018)

 

İtalya Başbakan Yardımcısı Salvini: Ya AB Kuralları Değiştirir ya da Hayır Diyeceğiz

İtalya Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Matteo Salvini, Avrupa Birliği’nin (AB) göç ve sığınmacılar konusundaki politikasına ilişkin “(İtalya Başbakanı Giuseppe) Conte, Brüksel’e gidecek. Ya orada sığınmacıları savunmak için bile olsa yararlı bir teklif sunulur ya bu kuralları değiştiririz ya da biz hayır diyeceğiz.” dedi. İtalyan ANSA ajansının haberine göre, hükümet ortaklarından aşırı sağcı Lig partisinin lideri Salvini, RAI devlet televizyonundaki bir programda yaptığı açıklamada, Conte’nin, Brüksel’e gideceğini hatırlattı. Salvini, “Ya orada sığınmacıları savunmak için bile olsa yararlı bir teklif sunulur ya bu kuralları değiştiririz ya da biz hayır diyeceğiz. Güvenliğimize fayda sağlayacak şeyleri konuşması için hem ben hem de hükümet Conte’ye tam destek veriyoruz.” ifadelerini kullandı. İtalya’nın her yıl AB’ye 6 milyar avro katkıda bulunduğunu belirten Salvini, ancak ülkesinin bu parayı “gözüne parmak sokulması” karşılığı gönderemeyeceğini anlattı.

“İnsani Koruma Konusunu Gözden Geçireceğiz”

Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın “dış sınırların korunması konusunda haklı olduğunu” dile getiren Salvini, ancak İtalya’nın yalnız bırakılmasının haksızlık olduğunu söyledi. Salvini, “Durum gerçekten ağır ve Avrupa’da kimse bizi dinlemiyor. Gelen 100 kişiden sadece 7’si gerçek sığınmacı. İnsani koruma konusunu gözden geçireceğiz. Bu konuda objektif kriterler gerekiyor.” diye konuştu. Denizde kurtarılan göçmenlerin kuzeye veya güneye gitmek gibi iki seçeneği bulunduğunu vurgulayan Salvini, örneğin Tunus’ta herhangi bir savaş olmadığını kaydetti.

“Göçmenlere Vatandaşlıkta Daha Fazla Taviz Kaos Oluşturur”

İtalya’da yasal şekilde ikamet eden göçmenlerin çocuklarına doğduğu toprak esas alınarak vatandaşlık hakkı verilmesini içeren “Jus soli” isimli yasa tasarısıyla ilgili Salvini, “Biz kesinlikle Avrupa ülkeleri arasında daha fazla vatandaşlık veren ülkeyiz. Bu konuda daha da fazla taviz vermek kaosa yol açar.” ifadelerini kullandı. Kontrolden çıkmış göçün, sosyal çatışmaya yol açarak hem İtalyanlara hem de yabancılara zarar vereceğini dile getiren Salvini, sadece “kurallara uymayı ve yasa dışı göç ticaretini sonlandırmayı” istediğini aktardı.

“Çocukları Okula Göndermezseniz, Onları Sizden Alırım”

Pazartesi günü açıkladığı ve çok tepki çeken ülkedeki Roman nüfusuna yönelik sayım yapma planıyla ilgili ise Salvini, “Çocukları okula göndermezseniz, onları sizden alırım. Roman tasarımcılar, eczacılar, sahne sanatçılarını memnuniyetle karşılıyoruz ama çok fazla suç işleyen de var.” şeklinde konuştu. Salvini, ülkedeki Roman nüfusunu tespit ederek İtalya’da yasa dışı bulunanları sınır dışı edeceklerini duyurmuştu. AB ülkelerinin liderlerini Belçika’nın başkenti Brüksel’de 28-29 Haziran’da bir araya getirecek zirve öncesinde 24 Haziran Pazar günü sığınmacı konusunu görüşmek üzere “mini zirve” düzenlenecek. Mini zirveye İtalya, Fransa, Almanya, İspanya, Yunanistan, Bulgaristan, Avusturya ve Malta’nın katılması bekleniyor.

(Anadolu Ajansı, 21 Haziran 2018)

 

Amerika Göçmen Çocukları Aileleriyle Cezaevinde Buluşacak

ABD’de Meksika sınırını yasadışı şekilde geçen göçmen ailelerinden çocuklarının ayrı tutulması uygulaması, tüm dünyanın tepkisini çekmesi üzerine terk edildi. Başkan Donald Trump, “Çocukların ailelerinden ayrıldıklarını görmekten hoşlanmadım” diyerek uygulamayı kaldıran kararnameyi önceki gün imzaladı. Ancak sayıları en az 2 bin 300 olan göçmen çocuklarının dramı ailelerine kavuşmalarıyla son bulmayacak. Çünkü çocukların aileleri ABD sınırını yasadışı aşmaktan yargılanırken tutuklu bulunuyor. Trump’ın imzaladığı kararnamede, gözaltına alınan ailelerin en az 20 gün boyunca çocuklarıyla birlikte tutulmasını öngörüyor. Sonrası ise meçhul. Ailelerin çocukları ile birlikte kalabilecekleri barındırma merkezlerinin kurulup kurulmayacağı konusunda henüz açıklama yapılmadı.

Ailelerini Hiç Bulamayabilirler

ABD’nin göçmen uygulaması nedeniyle çocukların aileleriyle hiç buluşamayabileceği de belirtiliyor. İngiliz Guardian Gazetesi’nin haberine göre, ailelerinden koparılan çocukların bir dosya numarası bulunuyor. Ancak çocuklar bir kez ailelerinden ayırıldıktan sonra “Sınırdan eşliksiz geçen çocuklar” ile aynı muameleyi görüyor ve kamu kuruluşları çocukların izini takip edemiyor. Sivil toplum örgütleri ve ailelerin çocukları takip kabiliyetleri de sınırlı. Bu durumda özellike 5 yaşından küçük çocukların ailelerine bir daha kavuşması mucizelere kalmış durumda.

Vali, Eyaletindeki Çocuklardan Habersiz

ABD’nin en kalabalık kenti New York’ta Dünya Mülteciler Günü dolayısıyla biraraya gelen binlerce kişi, Donald Trump yönetimini hedef alan bir yürüyüş gerçekleştirirken, New York Valisi Bill de Blasio’nun kentte göçmen çocuklarının tutulduğu bir kampın bulunduğunu medyadan öğrendiği ortaya çıktı. De Blasio, Meksika sınırında yakalanan göçmen ailelerinden koparılan 239 çocuğun New York Harlem’de tutulduğunu basından öğrendiğini ve bunun kendisini şoke ettiğini açıkladı. De Blasio’nun açıklamalarına göre çocukların büyük bölümü ergen ama aralarında 9 aylık bir bebek de var.

Clooney’lerden 100 Bin Dolar

ABD’li aktör George Clooney ve insan hakları avukatı eşi Amal Clooney, Meksika sınırında ailelerinden koparılan çocuklar için Clooney Adalet Vakfı aracılığıyla “Young Center for Immigrant Children’s Right” adlı kuruma 100 bin dolar bağışta bulundu.

Time Dergisi’ne Kapak Oldu

ABD’nin TIME Dergisi, göçmen çocuklarının ailelerinden koparılması sorununu son sayısının kapağına taşıdı. Kapakta dev boyutlardaki ABD Başkanı Donald Trump gözü yaşlı bir minik göçmen çocuğuna “Amerika’ya hoş geldin” diyor.

(Time Türk, 22 Haziran 2018)

 

Birleşmiş Milletler: Afrika Mülteci Kampı Guantanamo Körfezine Benzemeyecek

AB, denizde kurtarılan göçmenleri Kuzey Afrika’daki gözaltı merkezlerine geri getirme planlarının insanlık dışı koşullar yaratmayacağını söylüyor. İnsan hakları grupları ise mültecilerin Libya’daki göçmen kamplarına atıfta bulunarak onurla muamele görmeyeceğinden endişeleniyor. Avrupa Komisyonu, Kuzey Afrika’daki sığınmacıların iltica taleplerini dikkate almaları için alınan Akdeniz’de toplanan göçmenleri gözetecek bir “karaya çıkarma şeması” için plan düşünmektedir. AB Göç Komiseri Dimitris Avramopoulos perşembe günü, Kuzey Afrika’nın İtalya ve İspanya kıyılarını dengesiz botlara bırakanların işlenmelerinin hızlı bir şekilde başlaması için yola çıktıklarını söyledi. Şimdiye kadar, Kuzey Afrika ülkelerinden önerilen hiçbir anlaşma olmamasına rağmen, Brüksel’in bölgedeki, özellikle Cezayir, Mısır, Libya, Tunus, Nijer ve Fas ile işbirliğini yoğunlaştırmaya istekli olduğunu söyledi ve Scheme, planın Arnavutluk gibi Avrupa dışındaki AB ülkelerinde bile kabul edilebileceğini ekledi.

Sert Şartlar Yok

Göçmenlerin, Avrupa’da olduğu gibi, aynı sığınmacı hakları olmaksızın, korkunç koşullarda tutulabileceği endişelerine yanıt veren Avramopulos, “Bu konuda çok açık olmak istiyorum. Göçmenler için bir Guantanamo Körfezi’ne karşıyım.” Onun yorumları, yüzlerce terör zanlısının zor şartlarda yıllarca tutulduğu Guantanamo Körfezi Küba’daki ABD deniz üssüne atıfta bulundu. Avramopulos, BM kurumlarının merkezlerin mültecilerin kalması için güvenli yerler olmasını sağlayacağını söyledi. Doğruca kaçan savaş ya da zulme Avrupa’ya yerleşmek için bir şans verileceğini ve ekonomik hassasiyetle hayatlarına yeniden başlamaları için yeterli kaynakları sağlayacaklarını söyledi.

(Deutsche Welle, 21 Haziran 2018)

 

Libya, AB’nin Kuzey Afrika Göç Merkezi Planı İçin Bir Engel Oluşturuyor

Libya petrol kaynakları için mücadele, göç krizinde AB’nin acil durum planlarının önüne geçiyor. Üst düzey Avrupalı diplomatlar, Avrupa göç krizinin sona ermesi için Libya’yı istikrara kavuşturma planlarını kabul ettiler. Avrupalı liderler Pazar günü, İtalya’nın aşırı sağcı İçişleri Bakanı Matteo Salvini’nin STK kurtarma teknelerinin ülkelerine girişine izin vermemesi konusunda bir araya gelecekler. AB, Kuzey Afrika’da bölgesel iniş merkezleri kurmayı umuyor, böylece Avrupa’ya giden arama ve kurtarma görevlileri tarafından toplanan tüm iltica talepleri İtalya’ya transfer edilmeyecek ama teklifler Libya’da daha fazla güvenlik için siyasi uzlaşma gerektiriyor. Ancak diplomatlar, cumhurbaşkanlığı seçimlerini gerçekleştirme planlarının ülkenin petrol terminallerinin kontrolüne yönelik bir savaş oluşturacağını ve bunun ülkenin kritik petrol altyapısına ciddi zarar vereceğini düşünüyorlar. Ras Lanuf Liman Terminali’ndeki iki depolama tankının, eski Petrol Tesisleri Muhafızı (PFG) yerel komutanı İbrahim Jadhran liderliğindeki milisler tarafından, diğer tankları tehdit eden yangının yayılmasının sonra haftalarca el koyulduktan sonra imha edildiğini söyledi. Kavgadan önce, Ras Lanuf beş ham petrol depolama tankı işletti. Ham petrol depolama kapasitesi 950.000 varilden 550.000’e düştü. İngiltere’nin Libya Büyükelçisi Frank Baker, saldırıyı Libya halkı için bir trajedi olarak nitelendirdi. Libya’nın iki rakip hükümeti var – biri doğudaki Haftar tarafından kontrol ediliyor, diğeri ise BM’nin desteklediği, batıda bulunuyor. Ülkenin çoğunda etkin güç yerel milislerin elinde bulunuyor. Haftar’ın Libya Ulusal Ordusu, saldırının Trablus’taki BM destekli hükümet tarafından desteklendiğini iddia etti ve onu, Haftar’ın kontrolünü ele geçirmek için doğudaki son kıyı kenti olan Derna’ya yapılan uzun vadeli saldırısından uzaklaştıracak şekilde tasarladı. Avrupalı diplomatlar, bu mücadelenin Libya’nın siyasi bir çözümden ne kadar uzakta olduğunu belirttiğini söyledi. 6.5 milyon Libyalı arasında uzlaşmaya varma ihtiyacı, Avrupalı politikacılar için, popülist ve aşırı sağ hareketlerin, göç konusundaki rahatsızlığı vurgulayarak güç toplamaması açısından önemlidir. Avrupa Parlamentosu İnsan Hakları Komitesi Başkanı Antonio Panzeri, gelecekteki işbirliğinin ancak mevcut tutuklama merkezlerinin kapatılmasıyla olabileceğini söyledi. Zorluklardan biri herhangi bir Afrika işleme merkezinde nispeten az sayıda sığınmacının verileceği. Bir kez değerlendirildiğinde, İtalya’daki iltica taleplerinin büyük bir çoğunluğu, başvurucunun ekonomik bir göçmen olduğu ve aynı şekilde Nijer gibi ülkelerde yaşanabileceği gerekçesiyle reddedilmektedir. Bu, reddedilen mültecinin kendi ülkesine gönüllü olarak dönüp dönmeyeceği veya başka yollarla Avrupa’ya ulaşıp ulaşmayacağı konuları belirsiz.

(The Guardian, 22 Haziran 2018)

 

İtalya’dan Göçmenleri Kurtaranlara Tutuklama Tehdidi

İtalyan ANSA ajansının haberine göre, Alman sivil toplum kuruluşu Mission Lifeline, Libya açıklarında 224 göçmeni kurtardı. Kurtarma işleminin ardından güvenli bir liman için izin çağrısında bulunan kuruluşa, İtalya Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Matteo Salvini ile Altyapı ve Ulaştırma Bakanı Danilo Toninelli tepki gösterdi. Kuruluşu, “Libya sularında kurallara ve uluslararası hukuka aykırı davranmakla” suçlayan İtalya, Mission Lifeline’ın “yetersiz teknik kapasitesine rağmen haddinden fazla göçmeni gemiye alarak hem onların hem de ekibin hayatını tehlike attığını” savundu.

“İtalya’ya Gelirlerse Ekibi Yasa Dışı Göçe Yardımdan Yargılayacağız”

Başbakan Yardımcısı Salvini, “Hollanda bayrağı taşıdığı için uzun yolu seçip bu ülkeye gitmesi gerektiğini” söylediği gemiye, İtalya’ya gelirse el koyacaklarını açıkladı. Salvini, “İtalya’ya gelirlerse gemiye el koyacağız ve ekibini de yasa dışı göçe yardım etmekten yargılayacağız. İtalyan limanlarında hayalet gemiler istemiyorum.” dedi. Öte yandan, İçişleri Bakanlığı kaynakları, İtalya’nın gemide bulunanların hayatını kurtarmak istediğini ve Libya ya da Malta’da karaya çıkmaları gerektiğine inandıklarını aktardı. Kaynaklar, her iki ülkeyle de bu konuyu müzakere etmeyi sürdürdüklerini belirtti.

“Lifeline, Korsan Gemisi Olarak Değerlendirilmeli”

Facebook hesabı üzerinden açıklama yapan Altyapı ve Ulaştırma Bakanı Toninelli ise şunları kaydetti: “Lifeline hareket edemiyor, 50 kişilik kapasitesi var ama Libya’ya vermek istemediği için gemiye 224 göçmeni aldı. Libya sularında bulunmalarına rağmen onları İtalyan Sahil Güvenlik Komutanlığının gemilerinde İtalya’ya getirme sorumluluğunu alıyoruz ancak burada gemiye el koyacağız, bu uluslararası sularda seyretmemesi gereken vatansız bir gemi. Lifeline, oraya kayıtlı olmamasına rağmen yasa dışı şekilde Hollanda bayrağı takıyor. Korsan gemisi olarak değerlendirilmeli. “Avrupa Birliği Nezdinde Hollanda Daimi Temsilciliğinin sosyal medyadaki Twitter hesabından konuya ilişkin yapılan açıklamada, Lifeline’ın Hollanda’da kayıtlı olmadığı ve bu gemiye herhangi bir talimat verilemeyeceği duyurulmuştu.

(Anadolu Ajansı, 22 Haziran 2018)

 

Pentagon’dan Göçmen Çocuklar İçin 20 Bin Yatak Talebi

ABD’ye yasa dışı yollarla girerken yakalanan göçmen ailelerden alıkonulan çocuklarla ilgili tartışmalar Amerikan kamuoyunu meşgul etmeye devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü bir başkanlık kararnamesi ile ebeveynleri yakalanan göçmen çocukları alıkoyma uygulamasını durdururken, Sağlık ve İnsani Hizmetler Bakanlığının Pentagon’a askeri tesislerde söz konusu çocuklar için 20 bin yatak hazırlama talebinde bulunduğu ortaya çıktı. Konuyla ilgili AA muhabirine açıklama yapan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir Pentagon yetkilisi, yasa dışı göçmenlerden alınan çocukların yerleştirilmesi için 20 bin yatak talebinin bugün alındığını ve talebi incelediklerini söyledi.

20 Bin Çocuk Askeri Tesislere Nakledilebilir

Yetkili, Pentagon’a iletilen taleple ilgili detaylara girmezken, Amerikan medyasına yansıyan haberlerde, temmuz ile aralık ayları arasında yaklaşık 20 bin göçmen çocuğun askeri tesislere nakledilmesinin beklendiği kaydedildi. New York Senatörü Demokrat Chuck Schumer de söz konusu talebi teyit etti. Ancak Schumer, Pentagon’a iletilen 20 bin yatak hazırlama talebininin uygulanabilirliği konusunda soru işaretleri olduğunu belirtti. Trump yönetimi, geçen ay ülkenin güney sınırılarından yasa dışı yollarla içeri girerken yakalanan göçmenlerin çocuklarını yargılama sürecinde alıkoyma uygulamasını başlatmıştı.

6 Haftada 2 Bin 500 Çocuk

Mart-nisan aylarında 6 hafta boyunca devam eden uygulama kapsamında toplam 2 bin 500 çocuk ailelerinden alınarak Teksas eyaletinde McAllen bölgesindeki tesislere yerleştirildiği belirtiliyor. Çoğunluğu Latin Amerika ülkelerinden gelen göçmen çocuklar, geçen hafta sonu ilk kez Teksas’ın McAllen bölgesindeki bir tesiste görüntülenmişti. Teksas eyaletinin güneyinde yer alan tesislerden birine giren kameralar, yüzlerce çocuğun yaş ve cinsiyetlerine göre tel örgüden yapılmış ayrı “kafesler” içinde tutulduğunu tespit etmişti.

Trump, Uygulamayı Durdurmuştu

Görüntüler ülkede ve dünyada sert tepkilere neden olurken, Trump söz konusu uygulamayı durduran Başkanlık Kararnamesini imzalamış ve Kongre’ye kapsamlı bir göçmenlik yasası çıkarması çağrısında bulunmuştu. ABD İç Güvenlik Bakanı Kirstjen Nielsen ise basına yansıyan görüntülerin aksine bu çocuklara iyi bakıldığını, sağlık durumlarının yerinde olduğunu öne sürerek şartları uygun olanların iltica başvurusunda bulunabileceğini dile getirmişti. ABD İç Güvenlik Bakanlığı, “yasa dışı olarak ülkeye girmeye çalışan göçmenlerin yargı sürecinde çocuklarından ayrılmalarının yasal bir zorunluluk olduğuna” açıklamasında bulunmuştu. Bakanlık, çocukların ebeveynleri gibi yargılanmadığını, bu süreçte onlardan ayrı değerlendirildiğini, birçok çocuğun da iddia ettikleri ebeveynleriyle aralarında ispat edilebilir bir bağ bulunmadığını iddia etmişti.

(Time Türk, 22 Haziran 2018)

 

Erdoğan’dan Gaziantep’te Suriyelilerle İlgili Flaş Mesajlar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Gaziantep’te konuştu. Erdoğan, “Kararımızı kendimiz veririz. İşte seçimin hemen ardından sınırlarımıza yakın yerlerden başlayarak tüm Suriye topraklarını güvenli hale getirmeyi ve misafirlerimizin tamamının evlerine dönmelerine sağlamayı hedefliyoruz” diye konuştu. İşte Erdoğan’ın konuşmasından satır başları: Hükümet İran’la anlaştı mı? Amerika’yla anlaştı mı? Bay Muharrem sen bu işlerden anlamazsın. Biz attığımız her adımı bilerek atarız. Biz bak Fırat’ın batısında Rusya ve İran ile işlerimizi götürdük. Doğusunda ise Irak ile İran ile çalışmalarımızı sürdürdük. Şimdi de koalisyon güçleriyle bunu sürdürüyoruz. Buyrun dışişleri bakanımı ayın 4’ünde Amerika’ya gönderdim. Oturdular konuştular, karar verildi. Neydi o? PYD YPG Münbiç’ten çıkacak, Fırat’ın doğusuna gidecek. Şimdi başladılar mı? Başladılar. Bizim zırhlı taşıyıcılarımız şu anda Münbiç’e girdi mi? Girdi. Nerede yatıyorsun sen ya Muharrem? Sen bunları görmüyor musun? Bunlarda göz var, görmez. Kulak var duymaz. Bakın bizim şu anda sadece İdlib’de gözlem kulelerimiz var. Bu gözlem kuleleriyle oraları kontrol altına aldık. Şu anda Münbiç’te biz devriye geziyoruz, bu noktaya geldik. Ama bunların haberi yok. Niye? Dert başka. Girdik mi Afrin’e? Girdik. Şu anda 4 bin 700’e yakın teröristi etkisiz hale getirdik Afrin’de. Cerablus’ta 3 bine yakın DEAŞ’lıyı derdest ettik. Şimdi de neredeyiz? Kandil’de. Kandil’de ilk etapta 20 uçakla 10 noktayı vurduk. Dedik yetmez, ikinci bir operasyon yaptık. İkinci operasyonda uçaklarımız 35 lider kadrodan toplantı halinde evet PKK’lıyı yerinde vurduk; 35 .Biz öyle izne tabii değiliz. Kararımızı kendimiz veririz. İşte seçimin hemen ardından sınırlarımıza yakın yerlerden başlayarak tüm Suriye topraklarını güvenli hale getirmeyi ve misafirlerimizin tamamının evlerine dönmelerine sağlamayı hedefliyoruz. Ama bunun için önce 24 Haziran’ı sağ salim geçirmemiz gerekiyor. Suriye’nin istikrarı Türkiye’nin güçlü olmasına bağlıdır. Aksi takdirde Suriye’yi paramparça edecekler. Kuracakları terör devletiyle bizi de sürekli rahatsız edecekler. Edebim müsaade etmez şeyler var ki, bu insanlara Türkiye teslim edilir mi? Gençler bunu sosyal medyadan takip ediyordur. Ama benim edebim buna müsaade etmez. Gazetelerin bazılarında çok farklı şeyler de var. Bunlarda edep adap böyle şeyler de yok. Bunlara biz Türkiye’yi nasıl teslim ederiz? Ben CHP’ye gönül veren kardeşlerime sesleniyorum. Her şeyden önce Türkiye’nin yönetimini biz ahlaki değerler noktasında, ideal olanlara vermek durumundayız. Ahlaki noktada kendini ispat edemeyenlere benim bu ülkem teslim edilemez. Ben inanıyorum ki hep birlikte el ele bu terör örgütüne karşı en ufak bir tavır koyamayan ve daha aday olduğu anda Edirne’ye gidip icazet alan Bay Muharrem’e benim halkım oy vermez. Hale bak. Oraya gidiyor, oradan icazet alacak. Neymiş? Yani diyor ki “tutuklu olan da velev ki şu anda cezaevinde olsun çıkıp propagandasını yapabilmeli” Kendine gel, kendine gel. Her şeyden önce Diyarbakır’da 53 Kürt kardeşimin ölümüne neden olan böyle bir insanın vicdanın el verecek vicdanın. Cumhurbaşkanı adayı olmasına sen nasıl olur da göz yumarsın? Kusura bakmasınlar partilerinin içinde başka adam mı yoktu? Başka adam mı bulamadılar? Gözümüzü nereye diktik biliyor musunuz? Amanoslar’a. 4 adet tünelin, 1 adet viyadüğün, 4 adet köprünün olduğu dev bir proje hazırlıyoruz. Hatay Dörtyol’dan başlayacak Payas Çayı vadisini kullanarak Hassa Kırıkhan yoluna bağlanacak. Böylece Gaziantep ile İskenderun Limanı arasındaki mesafeyi 85 km kısaltıyoruz. Maliyeti 1,7 katrilyon lira olan Dörtyol Hassa Yolu projesiyle bölgemizde yeni bir sanayi ve ticaret aksı oluşturmayı hedefliyoruz.

(Hürriyet, 21 Haziran 2018)

 

Göç Dalgası AB’yi Batırıyor

Artan göç dalgası, AB’nin sözde değerlerini alabora etti. Brüksel’de toplanacak AB zirvesinin taslak metninde, mülteci akınını engellemek için birbirinden ırkçı önerilere yer verildi. Afrika ve Ortadoğu’dan Avrupa’ya göçün geometrik artışı ile birlikte Macaristan’dan sonra İtalya’da da popülistlerin iktidara gelmesi, Brüksel’de dengeleri değiştirdi. Popülistlerin İtalya’nın sınırlarını mültecilerden koruma politikasından taviz vermemesi, Avrupa Birliği’ni (AB) savunduğu sözde insani değerlerden yeniden faşizm maskesini takmaya itti. Brüksel’de Pazar günü AB üyesi 10 ülkenin liderinin katılımıyla gerçekleştirilecek göç zirvesinin sızdırılan taslak sonuç metninde; askeri sınır gücü kurulması, koordineli sınır kapatma, Afrika ülkeleri ile göç pazarlığı ve Avrupa’ya gelenlerin fişlenmesi gibi bir dizi ırkçı önerinin yer aldığı öğrenildi.

10 Bin Kişilik Özel Birlik

Almanya, Fransa, İtalya, Yunanistan, İspanya, Malta, Bulgaristan, Belçika ve Hollanda liderlerinin katılması beklenen toplantıda görüşülecek maddelerden ilkinin göç konusunda ‘AB ile koordineli hareket etme’ zorunluluğu olduğu bildirildi. Taslak metinde yasa dışı göçü azaltmak için 2020’ye kadar 10 bin kişiden oluşan bir sınır polis gücü kurulması zorunluluğu vurgulanırken, Birliği daha güvenli hale getirmek için güvenlik harcamalarını artıracağı kaydedildi.

Kamplar Sınır Dışına

Mülteci akının durdurmak adına Cezayir, Mısır, Libya, Fas, Nijer ve Tunus gibi ülkelerle masaya oturulmasının önerildiği zirve metninde ayrıca, AB üyesi bir ülkeden kabul alan sığınmacıların ikinci bir AB ülkesine hareketleri ile mücadele için, havalimanlarının, otobüs ve tren istasyonlarındaki kontrollerin artırılması da yer aldı. Sığınmacı kamplarının AB toprakları dışında kurulması önerisinde bulunan taslak bildirgeye göre, 2018 sonbaharında zirvenin devamı niteliğinde bir toplantı daha düzenlenmesi planlanıyor. 28-29 Haziran’da yapılacak AB Liderler Zirvesi’nde de aynı konu geniş biçimde ele alınacak.

Salvini Rest Çekti

İtalya Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Matteo Salvini, Avrupa Birliği’nin (AB) göç ve sığınmacılar politikalarının görüşüleceği Pazar günkü zirveye ilişkin “Başbakan Giuseppe Conte, Brüksel’e gidecek. Ya orada sığınmacıları savunmak için bile olsa yararlı bir teklif sunulur ya bu kuralları değiştiririz ya da biz hayır diyeceğiz” dedi. Devlet televizyonu RAI’de bir programa katılan Salvini, İtalya’nın her yıl AB’ye 6 milyar avro katkıda bulunduğunu belirtti ve bu parayı “gözüne parmak sokulması” karşılığı gönderemeyeceklerini ifade etti. Sınırların korunmasının bir zorunluluk olduğunu kaydeden İtalyan Bakan, “Durum gerçekten ağır ve Avrupa’da kimse bizi dinlemiyor. Gelen 100 kişiden sadece 7’si gerçek sığınmacı. İnsani koruma konusunu gözden geçireceğiz” ifadelerini kullandı.

Brüksel Türkiye’ye Muhtaç

AB Komisyonunun Göç, İçişleri ve Vatandaşlıktan Sorumlu Üyesi Dimitris Avramopoulos, Türkiye ile AB arasında varılan sığınmacı mutabakatının olumlu sonuçlar verdiğini belirterek birliğin Türkiye’ye vadettiği ikinci 3 milyar avroyu bir an önce aktarması gerektiğini söyledi. AB Komisyonunda düzenlediği basın toplantısında konuşan Avramopoulos, “İki yıl önce kabul edilen Türkiye-AB sığınmacı mutabakatı, Doğu Akdeniz’den mülteci akışını yüzde 97 azalttı. Türkiye ile mutabakatımız sayesinde Avrupa’ya geçmek isterken hayatını kaybeden göçmen sayısında da ciddi düşüş oldu. AB, en kısa sürede Türkiye’deki Suriyeli sığınmacıları desteklemek için verilecek ikinci 3 milyar avro konusunda anlaşmalı” dedi.

TIME Trump’ı Mülteci Kızla Buluşturdu

ABD’de sarsıcı birinci sayfa tasarımlarıyla bilinen TIME dergisi, haftaya damga Teksas’taki toplama kamplarında tel örgülü kafeslerde ailelerinden ayrı tutulan vuran mülteci çocukların dramını kapağına taşıdı. Ödüllü foto muhabir John Moore’un çektiği 2 yaşındaki Honduraslı göçmen kızın ailesinden koparıldıktan sonra polislere bakarak ağladığı fotoğrafı kullanan dergi, Trump’ı minik mültecinin karşısına koyarak “Amerika’ya hoş geldin” manşetiyle çıktı. TIME’ın kapağı sosyal medyada büyük ilgi görürken, derginin ilgili haberinde Trump’ın önceki gün imzaladığı kararname sonrası minik göçmenin annesinden koparılmadığı ifade edildi.

(Star, 21 Haziran 2018)

 

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği, Milyonlarca Afgan Mülteciye Ev Sahipliği Yaptığı İçin Pakistan’ı Tebrik Etti

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (United Nations High Commissioner for Refugees – UNHCR) Pakistan halkının ve Pakistan hükümetinin son 40 yıldır, milyonlarca Afgan mülteciyi ağırladıklarından ötürü tebrik ettiğini Radyo Pakistan’daki yayında belirtti. UNHCR Temsilcisi Ruvendrini Menikdiwela İslamabad’da katıldığı bir etkinlikte uluslararası toplumu, Afgan mültecileri ve Pakistan’daki ev sahibi toplulukları destekleme çağırısında bulundu. Etkinliğe hitaben, Bakan Roshan Khursheed Bharucha, Pakistan’ın ülkede Afgan mültecileri korumak için adımlar attığını söyledi. ‘‘Dünya çapında giderek artan yer değiştirme ve insani yardım odağı Pakistan’ı etkiliyor’’ dedi. Uluslararası alanda ise, Almanya’da, Alman Kalkınma İşbirliği Ülke Direktörü Tobias Becker, Almanya’nın dünyadaki en uzun mülteci durumlarından birinin yönetiminde Pakistan’a olan desteğini sürdürmeye kararlı olduğunu belirtti.

(The Nation, 22 Haziran 2018)

 

Filistinli Mültecileri Zor Günler Bekliyor

Fon yetersizliği nedeniyle UNRWA’nın Filistinli mültecilere sağladığı hizmetler sonlanma riskiyle karşı karşıya. BM Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu (UNRWA) Sözcüsü Christopher Gunness, fon yetersizliği nedeniyle ajansın birçok faaliyetini askıya alabileceğini belirterek, Filistinli mültecileri zor günlerin beklediğini söyledi. Gunness, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ajansın fon sıkıntısı nedeniyle Filistin ve komşu ülkelerde yaşayan Filistinli mültecilere sağladığı eğitim sağlık ve acil yardım hizmetlerini sonlandırmak zorunda kalabileceği uyarısında bulundu. Filistinli mültecilere yardım amacıyla 1949’de kurulan UNRWA, başta Filistin olmak üzere Ürdün, Lübnan ve Suriye’de yaşayan 5,2 milyondan fazla kayıtlı Filistinli mülteciye yardım sağlıyor. Bu mültecilerin 1,3 milyona yakını abluka altındaki Gazze’de, 800 bine yakını ise işgal altındaki Batı Şeria’da yaşarken, geri kalan Filistinli mülteciler ise komşu ülkeler Suriye, Lübnan ve Ürdün’de bulunuyor. Başta eğitim ve sağlık hizmetleri olmak üzere birçok alanda yardım faaliyetinde bulunan kuruluş, Filistinli mülteciler için büyük önem arz ediyor.

Filistinli 515 Binden Fazla Mülteci Çocuk UNRWA’ya Ait Okullarda Eğitim Alıyor

UNRWA’nın verilerine göre, Filistin, Ürdün, Suriye ve Lübnan’da ajansa bağlı 702 okul bulunuyor ve bu okullarda 515 binden fazla Filistinli mülteci çocuk eğitim görüyor. Büyük bir bölümü Gazze ve Ürdün’de yer alan bu okullarda 21 binden fazla öğretmen ve hizmetli görev yapıyor. UNRWA bünyesindeki 143 sağlık kuruluşunda 3 milyondan fazla Filistinli mülteciye sağlık hizmeti veriliyor. Bunun yanı sıra ajans, yoksulluk sınırının altında bir gelirle yaşayan yüz binlerce Filistinli mülteciye bulundukları ülkenin ekonomik koşullarına göre aylık nakit ve gıda yardımında bulunuyor.

Filistin’deki 320 Binden Fazla Mülteci Çocuk Eğitimden Mahrum Kalabilir

UNRWA sözcüsü Gunness, ajansın yeterli fona sahip olmaması nedeniyle başta abluka altındaki Gazze ve Batı Şeria olmak üzere birçok bölgedeki yardım faaliyetine son vermek zorunda kalabileceğini dile getirdi. Filistinli mülteci sayısında önümüzdeki yıl artış yaşanabileceği ve UNRWA’ya duyulan ihtiyacın daha da artabileceğini belirten Gunness, yakın gelecekte işlerin Filistinli mülteciler için daha da zor bir hal alabileceğine dikkati çekti. Fon yetersizliği nedeniyle ajansa ait Gazze, Batı Şeria ve Suriye’deki okulların kapanma riskiyle karşı karşıya kaldığını söyleyen Gunness, şu ifadeleri kullandı:”Ağustos ayında yeni eğitim ve öğretim yılı başlayacak ancak yeterli fon bulunmaması nedeniyle ajansa ait birçok okul açılmama riskiyle karşı karşıya. Bu nedenle Gazze’de 270 bin, Batı Şeria’da 50 bin çocuk bu yılki eğitimlerini UNRWA’ya ait okullarda alamayabilir. “Yaklaşık 2 milyon kişinin yaşadığı Gazze’de nüfusun üçte ikisinin UNRWA yardımlarına ihtiyaç duyduğunu ve ajansın kaynak yetersizliği nedeniyle Gazze’deki faaliyetlerinin bir kısmını askıya almak zorunda kaldığına işaret eden Gunness, bu durumun Gazze’de yaşayan Filistinli mülteciler için felaket olabileceği uyarısında bulundu. Gunness, UNRWA’nın fon yetersizliği nedeniyle Ürdün, Lübnan ve Suriye’deki Filistinli mültecilere sağladığı başta eğitim, sağlık ve acil yardımlarda kesintiye gitmek zorunda kaldığını sözlerine ekledi.

ABD UNRWA’ya Yapacağı Yardımı Askıya Aldı

Zor şartlar altında hayatlarını sürdürmeye çalışan Filistinli mülteciler için yaşam koşulları UNRWA’nın bazı hizmetlerini askıya almak zorunda kalmasıyla daha da güç bir hal alacak gibi görünüyor. Filistin meselesinde İsrail’e verdiği açık destekle tepki toplayan ABD yönetimi, yardım kozuyla Filistin yönetimini baskı altına almaya çalışıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın geçen yıl aralık ayında Kudüs’ü “İsrail’in başkenti” olarak tanıdığını duyurmasının ardından ABD Dışişleri Bakanlığı 16 Ocak’ta yaptığı açıklamada, UNRWA’ya verilecek 125 milyon dolarlık yardımın 65 milyon dolarlık bölümünün “tekrar gözden geçirilmek üzere” askıya alındığını bildirmişti. Uzmanlar, Washington’un bu kararı Filistin yönetiminin “ABD’nin Tel Aviv’deki büyükelçiliğini Kudüs’e taşımasına” gösterdiği tepki nedeniyle aldığını dile getiriyor.

Türkiye Yardım İçin Devrede

Bu arada Türkiye, mali kriz yaşayan UNRWA’ya 10 milyon dolar ek yardımda bulundu. Türkiye ayrıca Gazze’ye 26 ton un yardımı yapma kararı aldı. Bunun mali karşılığı da yaklaşık 10 milyon dolara tekabül ediyor. Türkiye, Filistinli mültecilere yapılan yardımların kesintiye uğramaması için uluslararası arenadaki yeni donör arayışına da hız verdi. Bunun yanı sıra “Filistin’e Umut Ol” sloganıyla Başbakanlık tarafından başlatılan kampanyadan Filistinli mülteciler de istifade edecek.

(Anadolu Ajansı, 21 Haziran 2018)

 

Avusturya Hükümetinin Mülteci Politikalarına Protesto

Avusturya’nın başkenti Viyana’da, Dünya Mülteciler Günü dolayısıyla düzenlenen gösteride, aşırı sağcı hükümetin mülteci politikaları protesto edildi. Avrupa’da 2015 yılında yaşanan sığınmacı krizi sırasında çok sayıda sığınmacının gittiği Viyana tren garı, Dünya Mülteciler Günü’nde protestoların merkezi oldu. Tren garı önünde toplanan göstericiler, aşırı sağcı hükümetin mülteci politikalarına karşı “İnsanları kurtar”, “Nazilere hayır”, “Hiçbir insan yasa dışı değildir” yazılı pankartlar açtı. Polisin geniş güvenlik önlemi aldığı gösteriye katılanlar, Favoriten Caddesi’ni trafiğe kapatarak Karls Kilise Meydanı’na yürüdü. Sivil toplum kuruluşu Volkshilfe’ın sözcüsü Erich Fenniger, hükümetin sığınmacılara karşı hayata geçirmek istediği yasaları eleştirerek, “göçmenlerin ve Müslümanların suçlu ilan edilerek, şeytanlaştırılmaya çalışıldığını” söyledi. Fenniger, Avrupa genelinde sığınmacı, yabancı karşıtı yasaların yürürlüğe sokulmak istendiğini vurguladı.”İnsanların temel hakları ihlal edilmek isteniyor. Bu nedenle temel hakların korunması, sığınmacıların ve yabancıların haklarını savunmak için bugün ayağa kalkmak ve protestolar yapmak zorundayız.” Gösteriyi organize eden sivil toplum kuruluşlarından Müslüman Sivil Toplum Ağı’nın (NMZ) sözcüsü Abdülhamit Kwieder de, hükümetin Ramazan ayında camileri kapatma ve imamları sınır dışı etme kararına tepki gösterdi. Kwieder, ülkenin gerçek sorunlarının Müslümanlar üzerinden örtbas edilmeye çalışıldığını ifade etti. Kwieder, hükümetin bir dini grup üzerinden toplumu kutuplaştırmaya çalıştığını belirterek, “Avusturya’da 80 yıl önce başka bir dini azınlığa yapılanların tekrarlanmasını istemiyoruz. Bugün kim Müslümanlara karşıysa yarın Budistlere de karşı olacaktır. Nefret, din ayrımı yapmaz” dedi.

(Anadolu Ajansı, 21 Haziran 2018)

 

Libya Açıklarında 237 Göçmen Kurtarıldı

Libya’nın Karaboli kenti açıklarında 237 kaçak göçmenin daha kurtarıldığı bildirildi. Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne (UMH) bağlı Deniz Kuvvetleri’nden yapılan yazılı açıklamada, sahil güvenlik ekiplerinin iki ayrı kurtarma operasyonunda, şişme botlarda bulunan 2’si çocuk, 3’ü kadın 237 kaçak göçmeni kurtardığı ifade edildi. İlk operasyonun Karaboli’nin 20 kilometre kuzeyinde ikincisinin ise 36 mil kuzeyde gerçekleştirildiği, kurtarılanların büyük kısmının Sudan uyruklu olduğu kaydedildi. Kurtarılanların yapılan insani ve tıbbi yardımların ardından Tacura kentindeki barınma merkezine nakledildikleri aktarıldı. Son operasyonla birlikte Karaboli açıklarında kurtarılanların sayısı 680’e yükselmiş oldu. Deniz Kuvvetlerinden daha önce yapılan açıklamada, 142 kaçak göçmenin kurtarıldığı, 3 kişinin ise cesedine ulaşıldığı belirtilmişti. Avrupa’ya gitmek için Libya üzerinden Sahra Çölü ve Akdeniz’i geçmeye çalışan göçmenlerin bazıları insan kaçakçılarının eline düşüyor, bazıları da çölde ya da denizde hayatını kaybediyor. UMH Başkanlık Konseyi Başkanı Fayiz es-Serrac, geçen kasım ayında yaptığı açıklamada, yasa dışı göç amacıyla Libya’da bulunan göçmen sayısının yarım milyonu aştığını kaydetmişti. Yerel ve uluslararası resmi kaynaklara göre, Libya’da 24 ülkeden göçmen bulunuyor. Bunların yüzde 95’ini Akdeniz üzerinden Avrupa’ya ulaşmaya çalışan Afrikalılar oluşturuyor.

(NTV, 22 Haziran 2018)

 

Sözlü: “Adana Türkiye’deki Mültecilerin Yüzde 10’una Ev Sahipliği Yapıyor”

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, Adana’nın Türkiye’deki mültecilerin yüzde 10’una ev sahipliği yaptığını söyledi. Adana Büyükşehir Belediyesi, Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD) tarafından Dünya Mülteciler Günü nedeniyle Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda düzenlenen etkinlikte mültecilerin sorunlarından söz edilirken son günlerde Suriye’den gelen mültecilerin ön planda olmasına rağmen Türkiye’nin Afgan, İranlı, Iraklı olan pek çok mülteciye ev sahipliği yaptığı belirtildi. Etkinlikte konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, dünyada yaşanan en önemli çözülmesi gereken sorunlardan birinin mülteciler sorunu olduğunu belirterek, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türk halkı bu meseleye iyi insan olabilmek ve iyi insan olmanın şerefine nail olabilmek açısından bakmaktadır. Medeni Avrupa kendilerince ‘mülteciler aman size kalsın, siz onlara bakın’ diye yalvarmaktadır. Maalesef bir üzücü durumda şudur ki Ortadoğu’nun Müslüman devletleri de büyük kaynaklarını iktidarlarını korumak için büyük ülkelerin büyük şirketleri ile silah alışverişi ile kendi menfaatlerini ve kendi iktidarlarını korkmak için harcamaktadırlar. Ülkemiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti 4.4 milyonun üzerinde mülteciye ev sahipliği yapmaktadır. Şehrimiz Adana bu toplam mülteci sayısının yüzde 10’una yakınına ev sahipliği yapmaktadır. Ülkemizin güney kuşağı buradaki şehirler Şanlıurfa, Gaziantep, Kilis, Hatay, Osmaniye, Adana ve Mersin ülkemizdeki mülteci sayısının yarısına hatta yarısından fazlasına ev sahipliği yapmaktadır. Özellikle Türkistan coğrafyasından Ortadoğu’ya doğru batıya açılan ilk özgürlük kapısı olarak Türkiye’yi tercih etmektedirler” dedi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk halkının kendi topraklarına özgürlük ve çocuklarının geleceği için bir arayışla adım atan insanlara insan olmanın gereğini yapmaya çalıştığını ifade eden Sözlü, “Tabi ki bu işin esas çözümü insanları göç etmeye zorlayan şartların düzeltilmesidir ülkelerinde bu meselenin hallolmasıdır. En azından yeni mülteciler yeni göç dalgası oluşturacak şiddet ve demokrasi dışı yöntemlere ülkeler müracaat etmemelidir” diye konuştu. SGDD tarafından çocukların hazırlamış olduğu koro, dans gösterisi, tiyatro gösterisi gerçekleştirilirken, SGDD anaokullarında eğitim gören mülteci öğrenciler tarafından da yapılan el işleri sergilendi.

(Haber Türk, 22 Haziran 2018)

 

ABD’de ‘Yasa Dışı Göçmen’ Tartışması Sürüyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın eşi Melania Trump, Teksas’ta yasa dışı göçmen ailelerden ayrılan çocukların kaldığı bir tesisi ziyaret etti- Amerikan Time dergisinin, Trump’ı göçmen bir çocuğa tepeden bakarken gösteren bir kapakla çıkması kamuoyunda gündem oluşturdu- Beyaz Saray’da kabinesini toplayan Trump, göçmenler konusunda Demokratları ve Meksika’yı suçladı. ABD’de ülkeye yasa dışı giren göçmen çocuklarının ebeveynlerinden ayrılması tartışmaları sürerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın eşi Melania Trump göçmen çocukların kaldığı bir tesisi ziyaret etti. ABD Başkanı Trump’ın eşi Melania Trump, Teksas’ın McAllen bölgesinde göçmen çocukların kaldığı bir tesise sürpriz ziyarette bulundu. Burada basın mensuplarına açıklamalar yapan Melania Trump, kamuoyunda tartışmalara neden olan “göçmen çocukların ebeveynlerinden ayrılması” uygulamasının sonuçlarını yerinde görmek için Teksas’a geldiğini söyledi.

“Trump’ın Eşi Ve Kızı Etkili Oldu” İddiası

Yetkililerden bilgi alacağını dile getiren Trump, “Ailelerinden ayrılan çocukların en hızlı şekilde yeniden ebeveynleriyle buluşabilmesi için ne yapabileceğimi sormaya geldim.” şeklinde konuştu. Öte yandan Amerikan medyasına yansıyan haberlerde, göçmen çocukların ailelerinden ayrılmasına neden olan uygulamadan Trump’ın vazgeçmesinde Melania ile kızı Ivanka’nın, etkili olduğu iddia edildi. Söz konusu haberlerde, dün bir başkanlık kararnamesi imzalayarak göçmen çocukların aileleriyle bir arada kalması yönünde talimat veren Trump’ın, eşi ve kızının sözlerinden etkilendiği öne sürüldü.

Demokratları ve Meksika’yı Suçladı

Göçmen tartışmaları sürerken Beyaz Saray’da kabinesini toplayan Trump, göçmenlerle ilgili yeni yasal düzenlemenin henüz yapılamamasında bir kez daha Demokratları suçladı. “Onların çocukları umursadığı yok, Demokratların bu konuda hiçbir fikri yok.” değerlendirmesini yapan Trump, “Bu ülkede göçmenlikle ilgili bir şeyler yapabiliyor olmamız, yasal bir adım atabilmemiz lazım.” şeklinde konuştu. Trump ayrıca Meksika yönetiminin de söz konusu göçmenler konusunda hiçbir şey yapmadığını savunarak, “Meksika bizim için hiçbir şey yapmıyor. Onlar (göçmenler/mülteciler) Meksika’dan öylece geçip geliyorlar, sanki Central Park’ta yürür gibi.” ifadelerini kullandı.

Time’ın Kapağı Gündem Oldu

Diğer yandan Amerikan Time dergisi son sayısında, ABD’deki yasa dışı göçmen ailelerin çocukları tartışmasına gönderme yapan bir kapakla çıktı. Trump’ı göçmen bir çocuğa tepeden bakarken gösteren kapakta “Amerika’ya hoş geldin” ifadesine yer verildi. Trump yönetiminin göçmen aileleri ve çocukları “değersiz” gördüğü şeklinde yorumlanan kapak, medyada ve kamuoyunda büyük ilgi gördü.

Uygulama Nasıl Değişecek?

Diğer yandan Amerikan Washington Post gazetesine konuşan ve adının açıklanmasını istemeyen üst düzey bir yetkili, dünkü kararnamenin ardından artık sınırda yasa dışı geçerken yakalanan çocuklu ailelerin yargılanmaya gönderilmeyeceğini açıkladı. Ancak bu açıklamadan kısa bir süre sonra Adalet Bakanlığı, söz konusu haberin gerçeği yansıtmadığını ve ilgili yasaların uygulanmaya devam edeceğini bildirdi. Bakanlık, kararnamenin, ilgili ailelerin çocuklarından ayrılmamasını sağlayacağını ancak yasa dışı geçişlerde yargılama süreçlerinin devam edeceğini vurguladı.

Trump Geri Adım Atmıştı

ABD Başkanı Trump, ülkeye yasa dışı yollardan giren göçmenlerin çocuklarının ebeveynlerinden ayrılmasını engelleyecek bir başkanlık kararnamesine dün imza atmıştı. Ülke genelinde ve hatta uluslararası kamuoyunda tepkilere yol açan uygulamayı sona erdirmek için ABD Kongresi de harekete geçmişti. Temsilciler Meclisi Başkanı Paul Ryan, sorunun çözümüne yönelik bir yasa tasarısının perşembe günü oylamaya sunulacağını kaydetmişti. Daha sonra oylama cuma gününe ertelenmişti. Beyaz Saray’da önceki gün düzenlenen basın brifinginde gündemi değerlendiren ABD İç Güvenlik Bakanı Kirstjen Nielsen, nisan-mayıs aylarında ABD’ye yasa dışı olarak getirilen yaklaşık 2 bin çocuğun tesislerde tutulduğunu açıklamıştı. Nielsen, basına yansıyan görüntülerin aksine bu çocuklara iyi bakıldığını, sağlık durumlarının yerinde olduğunu ve şartları uygun olanların iltica başvurusunda bulunabileceğini dile getirmişti.

(Time Türk, 21 Haziran 2018)

 

 UNRWA, Filistin’deki Çalışanlarının Maaşlarını Azaltma Kararı Aldı

Birleşmiş Milletler, Filistin ile ABD arasındaki gerilim nedeniyle yaşanan mali krizin çözümü için çağrıda bulundu. Birleşmiş Milletler Yakındoğu Filistin Mültecilerine Yardım Ajansı (UNRWA), ABD’nin Filistin ile yaşanan krizin ardından, geçen ocak ayında maddi desteğini durdurmasıyla birlikte yaşanan mali çöküntünün üstesinden gelebilmek için bir dizi karar aldı. Birleşmiş Milletler Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Nickolay Mladenov, Gazze’de insani krizin ele alındığı Güvenlik Konseyi toplantısı sırasında UNRWA’nın önümüzdeki haftalarda Gazze ve diğer bölgelere yönelik yardımlarını azaltacağını ifade etti.  UNRWA, temmuz ve ağustos aylarında, özellikle Gazze Şeridi’ndeki çalışanlarının maaşlarının azaltılacağını ve temel hizmetlerinin askıya alınacağını bildirdi.

250 Milyon Dolara İhtiyaç Var

UNRWA, ABD’nin yardımlarını durdurmasından sonra ciddi bir mali krizle karşı karşıya olduğunu ve açığının 250 milyon dolara ulaştığını duyurdu. Bu yılın sonuna kadar BM’nin temel hizmetleri ve acil yardımları sürdürmek için 250 milyon dolar desteğe ihtiyacı olduğunu belirten UNRWA Genel Komiseri Pierre Krahenbühl 2018’in Ajans için zorlu geçtiğine işaret etti. Krahenbühl, Ürdün’deki UNRWA Danışma Komitesi toplantıları sırasında krizin devam ettiğini ve bunun öğrencilerin eğitiminin yanı sıra UNRWA’nın hizmet verdiği 58 mülteci kampındaki sağlık hizmetini de etkileyeceğini bildirdi. Filistinli mültecilerin onuruna ve umutlarına saygı gösterilmesi gerektiğini belirterek tüm devletlere desteklerini sürdürmeleri çağrısında bulundu. BM yeni finans kaynakları bulmak için önümüzdeki pazartesi günü bir bağış konferansı düzenleyecek. Bir sonraki konferans önümüzde gelecek 3 ay içinde yapılacak. Geçen mart ayında Roma’da düzenlenen konferansta UNWRA için gereken 446 milyon dolarlık ihtiyacın 100 milyon doları toplanabilmişti. UNRWA hizmet vermeye devam edebilmek için önümüzdeki ayın sonuna kadar 250 milyon dolara ihtiyaç duyuyor. Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ve Filistinli gruplar, UNRWA krizinin Filistin sorunun çözümü yolunda uydurulmuş suni bir sorun olarak değerlendirdiler. BM Genel Kurulu’nun kararı ile 1949’da kurulan UNRWA, Ürdün, Suriye, Lübnan, Batı Şeria ve Gazze Şeridi olmak üzere beş bölgede kayıtlı 5 milyon Filistinli mülteciye hizmet veriyor.

(Şarku’l Avsat, 22 Haziran 2018)

 

‘Türkiye Dünyanın En Misafirperver Ülkesi Olmayı Sürdürüyor’

Yeryüzü Doktorları Derneği, “Türkiye, 3,5 milyon mülteciye ev sahipliği yaparak dünyadaki en misafirperver ülke olma konumunu sürdürüyor.” açıklamasında bulundu. Yeryüzü Doktorları Derneği, dünyada en çok mülteci veren 3 ülkenin Suriye, Afganistan ve Güney Sudan olduğunu, Türkiye’nin 3,5 milyon mülteciye ev sahipliği yaparak dünyadaki en misafirperver ülke olma konumunu sürdürdüğünü bildirdi. Yeryüzü Doktorları Derneği’nden 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü dolayısıyla yapılan yazılı açıklamada, savaşlar, çatışmalar, zulüm, yoksulluk gibi sebeplerle birçok kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldığı belirtildi. Açıklamada, 2001 yılından beri her yıl 20 Haziran’ın Dünya Mülteciler Günü olarak kabul edildiği ve bu günde savaşlar, çatışmalar, zulüm, yoksulluk gibi sebeplerle göç etmek durumunda kalan insanların anıldığı kaydedildi. Dünyada en çok mülteci veren 3 ülkenin Suriye, Afganistan ve Güney Sudan olduğu aktarılan açıklamada, Türkiye’nin 3,5 milyon mülteciye ev sahipliği yaparak dünyadaki en misafirperver ülke olma konumunu sürdürdüğü vurgulandı. Yarısından fazlasını 18 yaş altı çocukların oluşturduğu mülteci nüfusunun en büyük problemlerinden birinin sağlık hizmetlerine yetersiz erişim olduğuna işaret edilen açıklamada, Yeryüzü Doktorları’nın mülteci sağlığına yönelik çalışmalarına muhtelif coğrafyalarda devam ettiği belirtildi. Açıklamada, bu kapsamda yapılan çalışmalar şu şekilde sıralandı:”Suriye iç savaşının ilk günlerinden itibaren Suriyeli mültecilere yönelik birinci basamak sağlık hizmetleri, psiko-sosyal destek sağlamış; Suriye içerisindeki hastaneler desteklenmiş, ekipman ve tıbbi malzeme katkısında bulunulmuştur. Azez’e bağlı Soran ilçesinde hizmete başlayan klinikte ise ilk günden 50 hastaya hizmet verilmiştir. Orta Afrika Krizi’nden kaçarak Çad’da Sido Kampı’na sığınan mültecilere sağlık hizmeti veren tek kurum olan Yeryüzü Doktorları 2017 yılı boyunca sadece bu kampta 7 bin 107 hastaya tamamen ücretsiz tedavi sağlamıştır. En çok mülteci veren ülkelerden olan Afganistan’da medikal kamplar, katarakt operasyonları, gıda dağıtımı gibi çalışmalar düzenli olarak devam ettirilmektedir. Somali’de ise iç mültecilerin bulunduğu kampın yanında anne, çocuk ve beslenme sağlığı merkezi hizmete yeni başlamıştır.”

“Çalışmalarımız Devam Edecek”

Açıklamada görüşlerine yer verilen Yeryüzü Doktorları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Yahyahan Güney, mülteci sağlığına yönelik çalışmalarını devam ettireceklerini kaydetti. Halihazırda raporlara göre 65 milyondan fazla insanın zulüm, çatışma, yaygın şiddet ya da insan hakları ihlalleri sebebiyle yerlerinden edilmiş durumda olduğunu aktaran Güney, şöyle devam etti: “Yerlerinden edilmiş bu kişiler arasında sağlık hizmeti alamayan birçok mülteci bulunmaktadır. Yeryüzü Doktorları olarak mülteci sağlığını temel çalışma alanlarımızdan biri olarak görüyor ve çalışmalarımızı bu yönde sürdürüyoruz. Verdiğimiz tıbbi sağlık hizmetinin yanı sıra mültecilere psikososyal destek sağlamayı, onlara karşı empati geliştirmeyi de önemsiyoruz. Evini, yaşadığı şehri, belki ailesini dahi geride bırakmayı kim ister ki? Herkesi bu sorunun yanıtını düşünmeye ve mültecilere karşı duyarlılığımızı arttırmaya davet ediyoruz.”

(Anadolu Ajansı, 21 Haziran 2018)

 

Kuşadası Körfezi’nde 38 Kaçak Göçmen Yakalandı

Kuşadası Körfezi’nde yasa dışı yollardan yurt dışına kaçmaya çalışan 15’i kadın 38 kaçak göçmen yakalandı. İHA’nın haberine göre, Aydın Kuşadası Körfezi’nde devriye görevi yapan Sahil Güvenlik Botu tarafından Özdere açıklarında içinde kaçak göçmenlerin bulunduğu bir lastik bot tespit edildi. Durdurulan sahil güvenlik botu içerisindeki 12 Orta Afrika, 8 Mali, 4 Kongo, 4 Angola, 2 Somali, 2 Gine, 2 Irak, 1 Suriye, 1 Eritre, 1 Senegal ve 1 Gabon uyruklu olmak üzere toplam 38 kaçak göçmen yakalandı. 15’i kadın 38 kaçak göçmen ifadelerinin alınmasının ardından il göç idaresine teslim edildi.

(Haber Türk, 22 Haziran 2018)

 

Çanakkale’de Lastik Botta 47 Kaçak Göçmen Yakalandı

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinden yasadışı yollarla Yunanistan’ın Midilli Adası’na lastik bot ile gitmek isteyen 47 kaçak göçmen, Sahil Güvenlik ekiplerince yakalandı. Ayvacık ilçesi, Müsellim Boğazı’nda devriye görevi yapan Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, saat 07.00 sıralarında Kadırga Burnu 2 mil açıklarında bir grup kaçağın lastik bot ile Midilli istikametine gittiğini tespit etti. Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı TCSG 6 Bot Komutanlığı ekiplerince düzenlenen operasyonla aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu Afganistan, Eritre, Suriye ve Nepal uyruklu 47 kaçak yakalandı. Küçükkuyu’daki Sahil Güvenlik Karakolu’na getirilen kaçaklara burada eşofman, ayakkabı, temizlik malzemeleri ve yiyecek verildi. Kaçaklar, işlemlerinin ardından Ayvacık Yabancılar Geri Gönderme Merkezi’ne teslim edildi.

(Hürriyet, 21 Haziran 2018)

 

Kuşadası Körfezi’nde 38 Kaçak Göçmen Yakalandı

Kuşadası Körfezi’nde yasa dışı yollardan yurt dışına kaçmaya çalışan 15’i kadın 38 kaçak göçmen yakalandı. Kuşadası Körfezi’nde yasa dışı yollardan yurt dışına kaçmaya çalışan 15’i kadın 38 kaçak göçmen yakalandı. Edinilen bilgiye göre, Kuşadası Körfezi’nde devriye görevi yapan Sahil Güvenlik Botu tarafından Özdere açıklarında içinde kaçak göçmenlerin bulunduğu bir lastik bot tespit edildi. Durdurulan sahil güvenlik botu içerisindeki 12 Orta Afrika, 8 Mali, 4 Kongo, 4 Angola, 2 Somali, 2 Gine, 2 Irak, 1 Suriye, 1 Eritre, 1 Senegal ve 1 Gabon uyruklu olmak üzere toplam 38 kaçak göçmen yakalandı. 15’i kadın 38 kaçak göçmen ifadelerinin alınmasının ardından il göç idaresine teslim edildi.

(Haber Türk, 22 Haziran 2018)

 

Mülteci Çocukların Tutulduğu Gözlem Merkezinde ‘Porno Suçlusu’ Çalışmış

Trump yönetiminin tartışmalı “mülteci çocuklar için gözaltı kampları” uygulaması bizzat Trump tarafından sona erdirilse de haberler ve eleştiriler dinmiyor. Bu defa çocuk pornosu yüzünden işinden istifa eden eski bir sınır görevlisinin bir kampta görevlendirildiği ortaya çıktı. Amerika’da göçmen çocukların ailelerinden alınarak gözaltında tutulduğu merkezlerden birinde, 2010 yılında çocuk pornosundan hüküm giyen ve tutuklandıktan sonra istifa eden eski bir sınır görevlisinin işe alındığı belirtildi.

Texas Monthly Skandalı Ortaya Çıkardı

Ernesto Padron’un tutuklanması medyada yaygın bir şekilde haber olurken şahıs hakkında çok rahat bilgiye ulaşılabildiği ifade edildi.Buna gööre bu merkezlerin idarecisi olan firma “Southwest Key” birkaç yıl önce Padron’u işe aldı. Şahsın geçmişini yeterince incelemeyen firma, böylece yüzlerce korumasız çocuğun her gün bu şahsa yakın olmasını sağlamış oldu. Olay ise “Texas Monthly” adlı yayın organı tarafından ortaya çıkarıldı.

Çocuk Pornosundan 10 Yıl Hapis Yattı

Padron, bahsi geçen suçtan 10 yıl hapis yattı. Southwest Key firmasından Padron’un geçmişiyle ilgili bilgiler edinilir edinilmez işten atıldığı duyurulsa da şahsın göçmen çocuklarla ne kadar süreyle çalıştığı ve ne zaman görevine son verildiği belirtilmedi.

Firma “İşten Çıkardık” Diyor Ama…

Ancak olayı ortaya çıkaran Texas Monthly’nin haberinde Padron’un 2017 Mayıs’ında işine geçmişi nedeniyle değil ihtiyaç fazlası iş gücü olması nedeniyle son verildiğini aktardı. Buna göre azalan göçmen çocuk sayısıyla birlikte firma o dönem 965 kişiyi daha işten çıkarmıştı.

Göçmen Çocuk Ve Ergenlerle Çalıştı

Padron, Amerika-Meksika sınırında Brownsville’deki Casa Padre merkezinde çalıştı. Merkezin halen 10-17 yaşları arasında 1500 erkek çocuğa ev sahipliği yağtığı ve 250 bin metrekare büyüklüğünde olduğu ifade edildi. 2015 Aralık ayında yayınlanan bir reklam videosuna göre Padron merkezin tam kalbinde, vaka yöneticisi olarak velisi olmayan çocuklarla doğrudan temas yetkisiyle çalıştı.

Korunmasız Çocukların Dibindeydi

Habere göre Padron, vaka yöneticisi iş sorumluluğu gereği, velisiz çocukları yakınlarıyla buluşturma, küçüklerle röportaj, çocukların yakınlarını merkezin hizmetlerinden faydalandırma, mahkemelere ve avukat ziyaretlerine götürme gibi işler yaptı.

Söz Konusu Firma, Ülke Çapında 26 Merkezi Daha İdare Ediyor

Padron’un geçmişinden haberdar olmadan onu göreve alan firmanın ise ülke çapında 26 merkezi bulunuyor. Bu yıl Amerikan hükümetinden merkezlerin masrafları ve idaresi için 500 milyon dolar alan Southwest Key firması, Dallas Morning’in haberine göre Texas, Arizona ve Kaliforniya’da 5000 göçmen çocuğa hizmet veriyor. Yine Texas Monthly’nin haberine göre ise çalışanlarının işe alımı öncesi süreçlerde uyuşturucu kullanımı testlerinin atlanması gibi fahiş hatalar firmanın sicilinde var.

(Time Türk, 22 Haziran 2018)

 

Akdeniz’de 6 Ayda 914 Göçmen Yakalandı

Sahil Güvenlik Komutanlığı, Akdeniz’de bu yılın başından 21 Haziran’a kadar gerçekleşen 16 olayda 914 göçmen ve 15 göçmen kaçakçısının yakalandığını, 9 göçmenin cansız bedenine ulaşıldığını açıkladı. Sahil Güvenlik Komutanlığı, 2018 yılı Akdeniz’de göçmen olaylarının istatistiklerini açıkladı. İlk 6 aya ait istatistiklere göre; ocak ayında 1, Şubat ayında 3, Mart ayında 4, Nisan ayında 2, Mayıs ayında 4, Haziran ayında 2 olmak üzere toplam 16 düzensiz göç olayı yaşandı.

 

914 Göçmen Yakalandı

7 gün 24 saat esasına göre devam eden düzensiz göçle mücadele faaliyetleri kapsamında, Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanlığı sorumluluk sahasında bu yılın ocak ayında 6, Şubat ayında 317, Mart ayında 315, Nisan ayında 58, Mayıs ayında 214, Haziran ayında 4 olmak üzere toplam 914 göçmen yakalandı.

Haziran Ayında 9 Göçmen Hayatını Kaybetti

Verilere göre, Haziran ayında 9 göçmenin cansız bedeni ekipler tarafından denizden alındı.

Ayrıca ocak ayında 3, Şubat ayında 5, Mart ayında 1, Nisan ayında 2, Mayıs ayında 1, Haziran ayında 3 olmak üzere toplam 15 adet göçmen kaçakçısı organizatör yakalandı.

(Hürriyet, 21 Haziran 2018)