Türkiye'de ve dünyada göç, göçmen ve sığınmacılar konusunda gündemde öne çıkan başlıklar…

 

Almanya 10 Bin Mülteci Alacak

AB üyeleri mültecilere daha güvenli ve yasal bir Avrupa’nın yolunu açmak üzere başlatılan programla yeni mültecileri kabul ediyor. 10 binin üzerinde mülteci Almanya’ya yerleştirilecek. AB Komisyonu, Almanya'nın Avrupa Birliği'nin (AB) yeni yerleştirme programı kapsamında 10 binin üzerinde mülteci kabul edeceğini açıkladı. Mültecilerin Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerinden olacağı belirtildi. Açıklama, AB Komisyonu Göç, İçişleri ve Vatandaşlık Yetkilisi Dimitris Avramopoulos tarafından yapıldı. Avramopoulos, Funke Medya Grubu'na bağlı gazetelere yaptığı açıklamada, Federal hükümetin mülteci kabulüne yönelik onayının bu hafta içinde ellerine ulaştığını belirtti. Avramopoulos "Uluslararası dayanışma söz konusu olduğunda Alman hükümeti yine yerini aldı" dedi. Avrupa Komisyonu yetkilisi, programın geçen yaz aylarında özellikle de korunmaya muhtaç mültecilere Avrupa'ya yasal ve güvenli bir yol açmak için başlatıldığını ifade etti. Avrupa Komisyonu yetkilisi Avramopoulos, diğer AB üyesi ülkelerden de onay geldiği ve program kapsamında 40 bin mültecinin kabul edileceğini ifade etti. Avramopoulos, AB içinde 50 bin yeni yer açma hedefine ulaşıldığını ve hatta bu hedefin geçildiğini söyledi. 2019 yılının sonbahar aylarına kadar başta Kuzey Afrika ülkelerinden olmak üzere en az 50 bin mültecinin AB ülkelerine yerleştirilmeleri hedefleniyor. Avrupa Birliği, mültecileri kabul eden ülkelere 500 milyon euro mali destek sağlayacak.

(Deutsche Welle Türkçe, 19 Nisan 2018)

 

Avusturya'da İltica Başvurularında Ciddi Düşüş

Avusturya'da bu yılın ilk çeyreğindeki iltica başvurularının geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 40 civarında gerilediği bildirildi. İçişleri Bakanlığının paylaştığı verilere göre, 2018'in ilk çeyreğinde büyük çoğunluğu Suriyelilerden oluşan 3 bin 992 kişi iltica başvurusunda bulundu. Bu sayı, 2017'nin aynı döneminde 6 bin 581 olarak gerçekleşti. Buna göre, ülkeye bu yıl iltica başvurusu yapan sığınmacıların sayısı geçen yıla oranla yaklaşık yüzde 40 oranında azaldı. Öte yandan, başvurular 2013'den itibaren en düşük seviyeye geriledi. Avusturya'da bu yılın ilk 3 ayında mülteci statüsü kazanmak isteyen sığınmacıların büyük bir kısmını Suriyeliler oluşturdu. Suriyelilerin yüzde 90'ının başvuruları olumlu sonuçlandı. Buna karşın Afganistan uyruklu sığınmacıların başvurularının sadece yüzde 47'si onaylandı. Uzmanlar, başvurulardaki gerilemede, Avusturya'da artan aşırı sağ söylem ve sığınmacıların yanı sıra yabancılara yönelik hayata geçirilen katı kuralların etkili olduğuna işaret ediyor. Avrupa'da 2015'te yaşanan sığınmacı krizinin ardından Avusturya, yabancılar yasasında köklü değişiklikler yaparak, başta sığınmacılar olmak üzere ülkede yaşayan yabancılara yönelik katı kurallar hayata geçirdi.

(Haberler.com, 19 Nisan 2018)

 

Avusturya’da İçişleri Bakanına Protesto

Avusturya İçişleri Bakanı Herber Kickl, meclise sunulan sığınmacı ve yabancı karşıtı katı kuralları içeren güvenlik yasa tasarılarından dolayı protesto edildi. Viyana Üniversitesinin önünde toplanan göstericiler, şehir merkezindeki Ring Caddesi'ni trafiğe kapatarak, İçişleri Bakanlığı binasına yürüdü. Polisin geniş güvenlik önlemi aldığı gösteride “Kickl istifa", "Müslümanlar ve sığınmacılar hoş geldiniz", "Yönetimde Nazilere hayır” yazılı pankartlar açıldı. Gösteri sırasında sivil toplum kuruluşları temsilcileri tarafından yapılan konuşmalarda, Avusturya’da ırkçı saldırıların her yıl ciddi artış gösterdiği vurgulanarak, özellikle Müslümanların ve başörtülü kadınların hedef alındığı belirtildi. Davit Holzer adlı bir konuşmacı “Avusturya’da her yıl bir şekilde başörtüsü tartışması alevlendiriliyor. Aşırı sağcı Avusturya Halk Partisi (FPÖ) bunun bayraktarlığını yapıyor. Ancak Kickl ve diğer aşırı sağcıların anlamadığı, Müslüman kadınların kendi tercihini yapmakta serbest oldukları.” ifadelerini kullandı. Sığınmacılara destek veren bir STK'nin sözcülüğünü yapan Olga Weinbeger de İçişleri Bakanı tarafından meclise sunulan yabancılar yasa tasarısını eleştirerek, “Kickl’ın istediği gibi hayatımızı düzenlemeyeceğiz, savaştan ve öldürülmekten kaçarak bize sığınan insanları yalnız bırakmayacağız, onları savaşın sürdüğü ülkelere geri göndermeyeceğiz.” diye konuştu. Avusturya İçişleri Bakanı Herber Kickl’ın kuzeni Daniela Kickl da yaptığı konuşmada, söz konusu güvenlik paketiyle sıradan vatandaşlara terörist muamelesi yapıldığını vurguladı. Kickl, kuzeni olan İçişleri Bakanının muhalefette iken yoğun denetimleri içeren güvenlik paketlerine tepki gösterdiğini ancak yönetime gelir gelmez çok daha sıkı denetimleri öngören yasa tasarıları hazırlattığını söyledi.

(Anadolu Ajansı, 20 Nisan 2018)

 

Myanmar Hükümeti, Arakanlı Müslümanlara Yardımı Engelliyor

Burma İnsan Hakları Ağı'ndan (BHRN) yapılan açıklamada, Myanmar ordusunun Arakan eyaletindeki saldırılarının ardından bölgede kalanlara ulaştırılan yardımın, sivil toplum örgütleri ve hayır kurumlarına yönelik kısıtlamalar nedeniyle son derece sınırlı olduğu belirtildi. Açıklamada, "Kızıl Haç bu yerlerden bazılarına erişim sağlarken, ulaşılamayan diğer yerlerin gıda ve tıbbi malzemeye aşırı ihtiyacı oluyor." ifadesine yer verildi.

"Hiç Kimse Bangladeş’ten Myanmar’a Gönüllü Olarak Dönmeyecek’’

BHRN Başkanı Kyaw Win de AA muhabirine yaptığı açıklamada, hiç kimsenin Bangladeş'ten Myanmar'a gönüllü dönmeyeceğini belirterek, "Bu şartlar altında dönüş, nasıl güvenli ve onurlu şekilde olabilir ki?" dedi. Bangladeş ve Myanmar yönetimlerinin, gördükleri zulüm nedeniyle Bangladeş'e sığınan Arakanlı Müslümanların topraklarına geri dönmeleri konusunda geçen yıl kasım ayında anlaşmaya vardığı açıklansa da Dakka hükümetinden, tek bir sığınmacının geri dönmediği belirtildi. Birleşmiş Milletler (BM) yetkilileri de Myanmar hükümetinin, Arakanlılar için güvenli geri dönüşü sağlayamadığını ve tüm köylerde kalan evlerin kalkınma çalışmaları adı altında yerle bir olduğunu ifade etti.

Yardımlar Askıya Alınmıştı

Dünya Gıda Programı (WFP), geçen yıl eylül ayında, Arakan'daki gıda yardımı faaliyetlerini güvenlik sorunları nedeniyle askıya aldığını bildirmişti. WFP'nin Roma'daki merkezinden Frances Kennedy, AA'ya demecinde, "Biz, güvenlik problemlerinden ötürü gıda yardım operasyonlarını bir süredir durdurmuş durumdayız. Biz işimizi yapmak üzere halen oradayız ancak orada devam etmekte olan çatışma nedeniyle Arakan'a ulaşma imkanımız yok." ifadelerini kullanmıştı.

BM, Myanmar Ordusunu "Utanç Listesi”ne Ekelemişti

BM'ye göre, yalnızca 25 Ağustos 2017'den sonra Arakan'dan kaçmak zorunda kalıp Bangladeş'e sığınanların sayısı 700 bini aştı. Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayınladıkları uydu görüntüleriyle yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtladı. BM, bu hafta, ''Arakanlı kadın ve kız çocuklarına tecavüz ve cinsel şiddet uygulayan'' Myanmar ordusunu ''utanç listesine'' eklemişti. Arakanlıların topraklarına dönüşü için Myanmar ve Bangladeş hükümetleri arasında imzalanan anlaşma, yerinden edilenlerin durumlarını belgelendirmeleri mümkün olmadığı için uygulamada işlevsiz kalıyor. BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti "etnik temizlik" ya da "soykırım" olarak adlandırıyor.

(Dünya Bülteni, 19 Nisan 2018)

 

Arakanlı Müslümanlara Yönelik Gıda Yardımları Devam Ediyor

Kazakistan Cumhuriyeti’nin Bangladeş’e sığınan Arakanlı Müslümanlara yönelik yardımları Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) koordinasyonunda, Arakanlı Mültecilere ulaştırılmaya başlandı. TİKA, dağıtım noktasında, pirinç, yağ, mercimek vb malzemelerin yer aldığı gıda paketleri ile hijyen paketleri 2.000 Arakanlı aileye ulaştırıldı. Gıda dağıtımlarına Kazakistan Cumhuriyeti İslamabad Büyükelçisi Barlybay Sadykov tarafından katılım sağlandı. Ramazan ayı boyunca devam edecek dağıtımlarla toplam 20.000 aileye yardımların ulaştırılması hedefleniyor. 25 Ağustos 2017 tarihinde Myanmar’da yaşanan olaylardan kaçarak Bangladeş’e sığınan Arakanlı Müslümanların sayısı 671.500’e ulaşmış bulunuyor. Bangladeş’in Cox’s Bazaar eyaletinde bulunan çeşitli mülteci kamplarında yaşam mücadelesi veren Arakanlı Müslümanların sayılarının daha önce bölgeye yerleşenlerle birlikte bir milyon yüz bini aştığı tahmin ediliyor. Bangladeş’e göç dalgalarının başladığı ilk dönemlerde bölgeye birçok uluslararası yardım kuruluşu tarafından yardımlar ulaştırılmasına rağmen Bangladeş Hükümeti yetkilileri donörlerin bölgeye ilgilerinin giderek azaldığını ifade ediyor. 

(TİKA internet sayfası, 19 Nisan 2018 )

 

El Caf: Irak'ta 3.5 Milyon Göçmen Evine Geri Döndü

Terör örgütü DEAŞ’tan kurtarılan bölgelere geri dönüşler devam ediyor. Göç ve Göçmenler Bakanı Casim Muhammet El Caf, toplam 5 milyon göçmenden 3 milyon göçmenin terk ettiği yerlerine geri döndüğünü açıkladı. Göç ve Göçmenler Bakanı El Caf, federal hükümetin ve uluslararası toplumun sunduğu destekler nedeniyle Irak bu göçmenler krizini zararsız bir şekilde çözdüğünü belirtti. Göç ve Göçmenler Bakanı, ülkenin genelinde ve yurtdışında toplam göçmenlerin ve sığınmacıların sayısı 5 milyon olduğunu belirterek 3.5 milyonun terk ettiği yerlerine geri döndüğünü açıkladı. Casim Muhammet El Caf, göçmen ailelere sunduğumuz hizmetler nedeniyle bu yıl 1 milyon göçmenin daha terk ettiği bölgelere döneceğini açıkladı.

(Türkmeneli Haber, 19 Nisan 2018)

 

Türkiye ve İran “Düzensiz Göç”ü Görüşecek

İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdür Vekili Ayaz, "Son durumu konuşmak için İran'a bir ziyaret gerçekleştireceğiz. Düzensiz göç konusunu İranlı mevkidaşlarımızla değerlendireceğiz." dedi. Yılın başından beri Türkiye'nin Afganistan'dan yoğun bir düzensiz göç akımına maruz kaldığını söyledi. Göç akımının başlamasıyla İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun Afganistan'daki muhataplarıyla görüştüğünü anlatan Abdullah Ayaz, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü olarak da Afganistan'ın Ankara Büyükelçiliğiyle yapılan değerlendirmeler sonucunda, Afganistan'dan gelen düzensiz göçmenlerin ülkelerine dönüşleriyle ilgili iyi bir çalışma başlattıklarını kaydetti. Bugüne kadar 6 bin 846 Afganistan uyruklu düzensiz göçmenin ülkelerine dönüşlerini sağladıklarını belirten Ayaz, şu bilgileri verdi: "Önümüzdeki 2 hafta içinde ülkesine dönen Afganistanlıların sayısının 10 bini geçeceğini düşünüyoruz. Bu 2 hafta içinde 10 charter uçuşumuz var. Bu hafta Ağrı ile Van'dan 4 charter uçağı kalkacak. Daha sonra Erzurum ve Adana'dan kalkacak uçaklar var. Edirne ve Kırklareli'den ise tarifeli uçuşlar olacak. Afganistan Büyükelçiliği ile konsolosluk yetkilileri de gerekli seyahat belgelerini tarafımıza göndermeye devam ediyor. Geri dönüşler önümüzdeki dönemde artarak devam edecek."Abdullah Ayaz, Başbakan Binali Yıldırım'ın Afganistan ziyaretinde ifade ettiği gibi yasal olarak Türkiye'ye gelen Afganistanlıların başlarının üstünde yeri olduğunu ancak düzensiz göçmen olarak gelenlerin ülkelerine güvenli şekilde dönmeleriyle ilgili çalışmalara devam edeceklerini aktardı.

"Türkiye İle Afganistan Arasındaki İşbirliği Devam Edecek"

Başbakan Yıldırım'ın Afganistan ziyaretinde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile kendisinin de heyette olduğunu belirten Ayaz, ziyaret kapsamında heyetler arası görüşmeler gerçekleştirildiğini söyledi. Görüşmelerin olumlu geçtiğini vurgulayan Abdullah Ayaz, "Afganistan ziyaretimizde, Türkiye ile Afganistan arasındaki iş birliğin önümüzdeki dönemde devam etmesi yönünde mutabakata vardık. Şu anda bu 2 ülke arasında iyi bir iş birliği var." diye konuştu.

"Göçteki Son Durumu Konuşmak İçin İran'a Gideceğiz"

Ayaz, Afganistan uyruklu düzensiz göçmenlerin İran üzerinden Türkiye'ye geldiklerini dile getirdi. İran ile son dönemde düzensiz göç konusunda görüştüklerini belirten Abdullah Ayaz, şöyle devam etti:"Yakın zamanda İran Göç Genel Müdürü, Genel Müdürlüğümüze bir ziyarette bulundu. Genel olarak göçle ilgili konuları konuştuk. Önümüzdeki dönemde göçteki son durumu konuşmak için İran'a bir ziyaret gerçekleştireceğiz. Genel Müdürlük olarak düzensiz göç konusunu İranlı mevkidaşlarımızla değerlendireceğiz. Ayrıca yine Bakanlığımızdaki farklı heyetler İran'daki muhataplarıyla da yoğun olarak görüşüyor. Biz şuna inanıyoruz; Afganistan'da yaşananlar ve Afganistan'dan ülkemize gerçekleşen göç, Afganistan, İran ve Türkiye'nin bir krizi değil, bir insanlık krizidir. Esas sorumluluk Afganistan'da 40 yıldır devam eden iç savaşa sebep olan ülkelerdir."

"Duvarlar Sınır Güvenliğinin Alınması İçin Önemli"

Ayaz, sınır güvenliğiyle ilgili yoğun bir çaba gösterdiklerini ifade ederek, Iğdır'da yapımı devam eden duvar inşasında sona yaklaştıklarını aktararak, "İnşallah bu yıl da Ağrı'da yapılan duvarın bitirilmesi amaçlanıyor. Bu duvarların sınır güvenliğinin alınması adına önemli bir adım olduğunu değerlendiriyoruz." ifadelerini kullandı.

(Anadolu Ajansı, 19 Nisan 2018)

 

Sağlık Bakanlığı İle DSÖ Arasında İş Birliği Anlaşması

Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, Türkiye'ye sığınan göçmenlere 7 yıldır birçok konuda güçlü bir destek verildiğini belirterek, "Avrupa Birliği ülkeleri başta olmak üzere, bu konuda taahhütleri olan ülkeler, taahhütlerini maalesef yerine getirmedi." dedi. Demircan ile Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Bölge Direktörü Zsuzsanna Jakab, "Teknik İşbirliği Anlaşması" imza töreninde bir araya geldi. İş birliği yapılacak çalışma alanlarının çerçevesini belirleyen protokolün imzalanmasının ardından konuşan Demircan, DSÖ'nün sağlık alanındaki önemini bildiklerini dile getirdi. Demircan, yapılan çalışmaları takdirle izlediklerini ifade ederek, Sağlığın küresel ve bütün insanlığı ilgilendiren bir mesele olduğunu kaydetti. Bakan Demircan, "Dünya Sağlık Örgütünü dışımızda bir örgüt olarak görmüyoruz. Biz kendimiz o örgütün içerisindeyiz, örgütün bir parçasıyız ve birlikte hareket ediyoruz. Ülkemiz halen icra kurulunda daimi komitede üyedir. DSÖ nezdinde güçlü bir temsiliyettir bu. Teknik iş birliğimiz uzun süredir başarılı bir şekilde devam ediyor. 2 yıllık iş birliği anlaşmasını imzalamamız için de bu ziyaret iyi bir fırsat oldu." diye konuştu. Sığınmacılarla ilgili Türkiye'nin yaptığı çalışmaları da aktararak, Türkiye'ye sığınanların sayısının şu an 4 milyona ulaştığını dile getiren Demircan, şunları kaydetti: "Ülkemize sığınan göçmenlere, gerek sağlık hizmeti gerek barınma, beslenme, ülke içerisinde mobilizasyon ve hareket konusunda Türkiye güçlü bir destek verdi. Başarılı bir şekilde 7 senedir bu hizmeti sağlıyor. Avrupa Birliği ülkeleri başta olmak üzere, bu konuda taahhütleri olan ülkeler, taahhütlerini maalesef yerine getirmedi. Şu anda İran üzerinden de Afgan göçmen dalgası ile karşı karşıyayız. Türkiye şu anda, Doğu illerimizde giderek artan sayıda göçle karşı karşıya. DSÖ elinden geleni yapacaktır, buna inanıyoruz. Ülkeleri bu konuda uyarma noktasında da gereken mesajı onlara ulaştırma noktasında da DSÖ'nün çalışacağına inanıyoruz. Türkiye'nin bu kadar sayıda göçmeni ülke içerisinde problemsiz, sorunsuz barındırabilmesi büyük başarı. Diğer ülkelerin örnek alması gereken bir husus. Bu örneği sunan ülkeye de gereken insani desteği sağlamak lazım. " Demircan, DSÖ'nün, Türkiye'de genişletilmiş bir ofis açması yönündeki çalışmalara da değinerek, "Ofis açılmasıyla ilgili, anlaşma süreci Meclise indi, komisyonlardan geçti. Bu ara erken seçim kararı alındı. Takdir ederseniz, seçim öncesi süreç çok hızlı ve kısa. Biz elimizden gelen gayreti göstereceğiz." dedi. "Türkiye'nin başarı hikayesini örnek göstermeye gayret gösteriyoruz" Jakab da Türkiye'nin sağlık alanında gösterdiği başarının dünya açısından çok önemli bir örnek olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti: "DSÖ olarak, mümkün olan bütün platformlarda, Türkiye'nin bu muhteşem başarı hikayesini paylaşmaya ve örnek göstermeye gayret gösteriyoruz. Türkiye'nin özellikle büyük başarı gösterdiği alanlar var. Bunlardan bir tanesi de Suriyeli mülteciler konusu. Gerçekten Suriyeli tıp personeline burada verdiğimiz intibak eğitimleri, bizim açımızdan çok önemli bir proje. Bu konuda Türkiye'yi örnek gösteriyoruz. DSÖ olarak da Suriyeli sağlık çalışanlarını sağlık sisteminize tamamen entegre etme çabanız, takdirle karşıladığımız ve tüm dünyaya örnek gösterdiğimiz bir girişim ve çalışma. Bu açıdan da sizi tekrar tebrik ederim." Jakab, Bakan Demircan'dan bir ricasının da olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "İş birliğimizi genişletmek için, Türkiye'de genişletilmiş ofis dediğimiz bir ofis tesis etme arefesindeyiz. Bu ofisin maksadı da tamamen acil durum ve insani yardım faaliyetleri noktasında olacak. Bu konu TBMM Dış İlişkiler Komisyonuna geldi ve imzalandı. Şu anda konunun Meclis Genel Kuruluna getirilmesi aşamasındayız. Bu noktada önemli bir destek bekliyoruz Sayın Bakan. Özellikle Türkiye'de erken seçim dönemine girilen bu kısa zaman zarfında bu konunun Meclis gündemine getirilip onaylanması sağlanırsa, bu noktada mali anlaşmanın tamamlanmasını halledebiliriz. Böylelikle yakın zamanda hazırlayacağımız başarılarla ilgili raporu bölgesel komiteye sunarken, Türkiye'de kaydettiğimiz bu gelişmeyi de memnuniyetle sunabiliriz." İmza törenin ardından Demircan, Jakab'a hediye takdim etti.

(Haberler.com, 19 Nisan 2018)

 

Cilvegözü'nden 3,5 Ayda Yaklaşık 10 Bin Suriyeli Ülkesine Döndü

Cilvegözü Sınır Kapısı'ndan son 3,5 ayda 9 bin 880 Suriyeli ülkesine döndü. Suriye'deki iç savaştan kaçarak Türkiye'ye sığınan ailelerin güvenli bölgelere dönüşleri sürüyor. Türkiye'nin farklı illerinde yaşamlarını sürdüren Suriyeliler, ülkelerine gitmek üzere Hatay'ın Reyhanlı ilçesine geliyor. Burada Cilvegözü Sınır Kapısı'nı kullanan Suriyeli aileler önce gümrük kapısında işlemlerini yaptırıyor. Daha sonra yanlarına aldıkları eşyalarla güvenli bölgeler ile Zeytin Dalı Harekatı kapsamında PYD/PKK ve DEAŞ'tan temizlenen güvenli bölgelere geçiş yapıyor. Yetkililerden alınan bilgiye göre, Cilvegözü Sınır Kapısı'ndan son 3,5 ayda 9 bin 880 Suriyeli ülkesine döndüğü öğrenildi.

(Anadolu Ajansı, 19 Nisan 2018)

 

Kaçak Göçmenler TCG Martı’dan Kaçamadı

Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı TCG Martı Taraf 49 düzensiz göçmenin tespitini yaparak yakalanmasını sağladı. Alınan bilgiye göre, 19 Nisan 2018 tarihinde TCG Martı tarafından Çeşme Boğazı’nda düzensiz göçmen botu tespit edildi. Botta bulunan 41 Suriyeli, 5 Somalili ve 3 Filistinli olmak üzere toplamda 49 düzensiz göçmenin sağ olarak Sahil Güvenlik botlarınca yakalanması sağlandı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bağlısı gemi ve deniz hava vasıtaları tarafından düzensiz göçle mücadele kapsamında Sahil Güvenlik Komutanlığına destek olunmaya devam edileceği bildirildi.

(CNN TÜRK, 19 Nisan 2018)

 

İstanbul ve Diyarbakır'da “VIP Göçmen” Operasyonu: 58 Gözaltı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti İle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, göçmen kaçakçılığına yönelik çalışma başlattı. Polis ekipleri, yüksek meblağlara göçmen kaçakçılığı yaptığı iddia edilen şüphelileri 6 ay boyunca fiziki ve teknik takiple izledi. Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti İle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, şüphelilerin VIP göçmen kaçakçılığı yaptığını tespit etmesi üzerine İstanbul ve Diyarbakır'da sabah saatlerinde eş zamanlı operasyon düzenledi. Yapılan operasyonda hakkında gözaltı kararı bulunan 66 kişiyi yakalamaya yönelik Diyarbakır ve İstanbul'un 30 ilçesinde bulunan çeşitli adreslere baskın düzenledi. Operasyon kapsamında 58 şüpheli gözaltına alınırken, 8 şüphelinin yakalanması için çalışmaların devam ettiği öğrenildi. Şüphelilerin adreslerinde arama yapan polis ekipleri çok sayıda sahte pasaport, bilgisayar, yazıcı, vize sayfaları, kimlik kartları, sürücü belgesi, ikamet tezkeresi, farklı ülkelere ait vize, uçak biniş kartı ve silikon mühürler ele geçirdiği öğrenildi.

(Hürriyet, 19 Nisan 2018)