Türkiye’de ve dünyada göç, göçmen ve sığınmacılar konusunda gündemde öne çıkan başlıklar…

 

Hindistan-ABD Terörle Mücadelede ve Göçmen Konusunda İşbirliğini Geliştirmeye Karar Verdi

Hindistan ve ABD’nin üst düzey yetkilileri Çarşamba günü, terörle mücadele, göçmenlik ve havacılık güvenliği gibi alanlarda işbirliğini geliştirmek için Yeni Delhi’de bir toplantı düzenlediler.

Toplantıda güvenlik işbirliği, gümrük ve göç, havacılık güvenliği, kapasite geliştirme gibi konulara odaklanıldı. Her iki taraf da bu konulara yönelik yöntemler üzerinde çalışmayı kabul etti.

Tartışmalar dostane bir ortamda gerçekleştirildi ve iki ülke arasındaki güvenlik işbirliğini geliştirmek için sürekli etkileşimlerin sürdürülmesine karar verildi.

Toplantı Hindistan heyeti hükümeti, İçişleri Bakanlığı Rajni Sekhri Sibal’ın Ek Sekreteri tarafından yönetildi. ABD tarafını, İç Güvenlik Bakanlığı Departmanı Başkan Yardımcısı James McCament temsil etti.

(ANI, 18 Temmuz 2018)

 

Eski Ukrayna Savunma Bakanı Yezhel Belarus’ta Mülteci Statüsüne Kavuştu

Ukraynalı yasa uygulayıcıları tarafından yetki ve görevi kötüye kullanmakla suçlanan eski Ukrayna Savunma Bakanı Mykhailo Yezhel, Belarus’ta mülteci statüsü aldı ve Minsk’te ailesiyle birlikte yaşıyor.

Yargı kararlarının tek sicilinde yayınlanan 5 Temmuz 2018 tarihinde Kiev’deki Solomiansky Bölge Mahkemesi’nin bir kararına göre, savcının Yezhel’e karşı açılan suçlamalarla ilgili olarak ceza davalarında özel bir adli kovuşturma açılması için mahkemeye bir dilekçe sunması gerektiğini belirtmişti. İktidarın ve büronun suistimal edilmesinden dolayı (2. Bölüm, Ukrayna Ceza Kanunu’nun 364. Maddesi) savcı, 5 Şubat 2016 tarihinde, şüphelinin bulunduğu yeri tespit etmemesi nedeniyle aranan listeye alındığına dikkat çekti.

Savcı, tüm bunların, şüphelinin bir suç işlediğinden şüphe duyduğunun farkına vardığını ve kendisine karşı bir soruşturma yapıldığını iddia etmek için yeterli gerekçelere sahip olduğuna karar verdi. Bu bağlamda, mahkeme savcının Yezhel davasında özel bir mahkeme davası açma talebini kabul etmişti.

5 Temmuz Solomiansky Bölge Mahkemesinin sonucuna göre Yezhel Belarus’tan mülteci statüsüne erişti.

(Interfax Ukrain, 19 Temmuz 2018)

 

Fildişi Sahili: Ekonomik Büyüme Yasadışı Göçü Engellemez

Dünya Bankası’nın son dönemlerdeki tahminlerine göre, Fildişi Sahili 2011 yılından bu yana yüzde 8 büyüme kaydetti ve önümüzdeki yıllarda yüzde 7 ile 7,5 arasında seyrine devam edecektir.

Ancak, kişi başına düşen gelir 1980’lerdeki seviyesinden daha düşüktür, aynı zamanda yüzde 45 olan yoksulluk oranı o dönemlerin yüzde 10 oranına göre oldukça yüksektir.

Son ekonomik yükselişe rağmen, Fransa’daki fildişli sığınmacıların sayısı 2016’da olduğu gibi 2017’de (3745) iki kat daha yüksekti. Aynı yıl, 14 ve 24 yaş arası Fildişi Sahili’nden 8,753 göçmen, İtalyan bir STK olan Uluslararası Gönüllülük Merkezi (CEVI) ‘ e göre 1,263 kadın ve 1,474 refakatsiz küçük de dâhil olmak üzere, İtalya’ya geldi. Fildişi Sahili, Uluslararası Göç Örgütü’ne (IOM) göre, Nijerya ve Gine’den sonra Avrupa’ya ulaşmaya çalışan göçmen sayısı açısından Batı Afrika’daki üçüncü en büyük ülkedir.

“Büyüme meyvelerinin eşitsiz dağılımı nedeniyle sosyal göstergelerde durgunluk söz konusudur,” diye açıklıyor ekonomist nüfus istatistikleri araştırmacısı Gervais. Örneğin, Daloa (Merkez-Batı, Abidjan’ın 385 km Kuzey-Batısı), Avrupa’ya yasadışı göç açısından bir merkez olarak kabul edilir, “Hiçbir iş, işsizlik oranını karşılayabilme yeteneğine sahip bir fabrika ölçeğinde değildir”. Ekonomist Yves Ouya, “Fildişi’nin ekonomik büyümesi, işletmelerin ve servetin yaratılması yerine yerel ekonomik faaliyet üzerinde çok az etkisi olan inşaat ve doğrudan yabancı yatırımlar ile yönlendiriliyor” diyor.

Sosyal Medyanın Rolü

Sosyo-ekonomik zorluklar kitlesel göç olgusunun ana nedeni olmakla birlikte, sosyal ağlar onu güçlendirmeye yardımcı olur. “Senin arkadaşın İtalya’ya göçünden sonra kendini buldu ve sosyal başarılar kazandı (araba, ev) vurgulamaktadır. O zaman hiçbir şey sizi taklit etmekten alıkoyamaz”, diyor, Daloa’nın Toplumsal Gençliği’nin Başkanı, Chérif Aziz Haidara. 

(Geopolis Afrique, 19 Temmuz 2018)

 

Yunanistan Almanya’dan 1.500’den Fazla Sığınmacıyı Devralacak

VOA Afrique’e göre, Yunanistan Göçmenlik Politikası Bakanı Dimitris Vitsas, Haziran ayında Yunanistan’ın göç yönetimi konusundaki zirve toplantısından sonra bu iki ülke arasında varılan anlaşmanın bir parçası olarak Yunanistan’ın 1.500 sığınmacıyı alacağını belirtti.

Basın toplantısında “2018’in ilk yarısında, Almanya tarafından aktarılacak 1.500 göçmen vardı, kabul edilecekler” dedi.

Atina, sürgünlerin Avrupa zirvesinden sonra Almanya, Yunanistan ve İspanya arasındaki “geçici” ikili anlaşmaların bir parçası olarak dönüşünü kabul etti.

Bu anlaşmalar, gelecekte Avrupa EURODAC veri tabanlarına kayıtlı olmaları halinde, Avusturya-Almanya sınırında tutuklanacak olan sığınmacı adaylarının Yunanistan ve İspanya tarafından kabul edilmesini öngörmektedir.

Bay Vitsas, bu anlaşmanın amacının, “Göç akımını yerleştirmek adına Avrupa için ortak bir çözüm bulmak ve tek taraflı eylemleri sınırlamak” olduğunu belirtti.

Yunanistan, üç yıl önceki büyük göçten ve 2016 yılında Avrupa’da sınırlarını kapatmasından bu yana topraklarında bulunan yaklaşık 60 bin göçmeni ve mülteciyi desteklemeye devam ediyor.

Yetkililere göre Türkiye’den gelen göçmenler 2015 yılına oranla “yüzde 96” azalsa da, “entegrasyon veya barınma sorunları” devam etmekte, bu durum 2.000 sürgün adına yeni konutlar inşa edeceğini belirten Bakan için, hala endişe barındırıyor.

(VOA Afrique,19 Temmuz 2018)

 

Macaristan Güvenlik Endişelerinden Dolayı Birleşmiş Milletler Göçmen Paktı’ndan Çekildi

Express’in haberine göre Macaristan, Birleşmiş Milletler (BM) Küresel Göç Paktı’ndan, “tehdit” oluşturduğu ve “güvenlik çıkarlarına tamamen” ters düşmesi nedeniyle nihai anlaşmadan önce çekilecek.

Güvenli, Düzgün ve Düzenli Göç için Küresel Sözleşme, geçen yıl çekilen Amerikan Birleşik Devletleri dışında tüm Birleşmiş Milletler üye ülkeleri tarafından onaylandı.

Macaristan Dışişleri Bakanı Peter Szijjarto, “Pakt Macaristan’ın güvenlik çıkarlarına tamamen aykırı” dedi. Szijjartoayrıca, BM’nin göçmen paktının olağanüstü derecede tehlikeli, aşırıcı, ön yargılı ve göçe teşvik edici olduğunu öne sürdü. Macaristan Başbakanı Viktor Orban ise göçmenlere karşı sert bir tavır aldı.

Pakttan çekilme, Budapeşte ile Brüksel arasında gerginliğe neden oldu ve 2015 yılında mülteci krizinin yükseldiği sırada, Macaristan AB’yi “harekete geçemeyecek kadar yavaş” olmakla suçlamış, daha sonra Sırbistan sınırına dikenli teller örmeye başlamıştı. Macar halkı alınan bu kararın yasadışı göçmen oranını yüzde 100 düşürdüğünü belirtmişti.

Dış İşleri Bakanı Szijjarto, BM anlaşmasının göçün “iyi ve kaçınılmaz bir fenomen” gibi göründüğünü iddia etti. Fakat Macaristan göçü “son derece ciddi güvenlik çıkarları açısından kötü bir süreç” olarak görüyor.

Polonya, Çek Cumhuriyeti ve Avusturya’da göçe karşı sert bir tutum içerisine girdi.

(Express, 19 Temmuz 2018 )

 

Kıbrıs Açıklarında Kurtarılan 102 Göçmen Mersin’e Getirildi

Kıbrıs açıklarında batan tekneden kurtarılan 102 göçmen ile ulaşılan 19 kişinin cenazesi Mersin’in Silifke ilçesine getirildi. Kıbrıs’ın yaklaşık 30 kilometre açıklarında meydana gelen olay sonrası sahil güvenlik komutanlıkları unsurları ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na ait bir helikopter, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı’na ait bir helikopter ile Emniyet Genel Müdürlüğü’ne ait bir uçağın katılımıyla yapılan çalışmalar sonrası kurtarılan 103 göçmen için bölgeden tahliye işlemleri gerçekleştirildi. Göçmenlerden hayati tehlikesi bulunan biri Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı helikopteri ile Girne’ye götürülürken, 102’si ise Türkiye’ye gönderildi. Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanlığı’na bağlı botlarla Mersin’in Silifke ilçesindeki Taşucu Limanı’na getirilen göçmenlerden bazıları liman sahasında bekleyen ambulanslarla hastaneye ulaştırıldı. Durumu iyi olanlara ise Türk Kızılayı tarafından alanda kurulan masalarda yemek ikram edildi. Limana getirilen 19 göçmenin cenazesinin ise olayla ilgili görevlendirilen 6 cumhuriyet savcısının yapacağı incelemenin ardından otopsi için Adana Adli Tıp Kurumu’na götürüleceği öğrenildi. Kıbrıs’ın yaklaşık 30 kilometre açıklarında 150 kişilik bir göçmen grubu tarafından yapılan yardım çağrısıyla bölgeye giden ekipler, 103 göçmeni sağ olarak kurtarmış, 19 göçmenin ise cansız bedenine ulaşılmıştı.

(Sputnik Türkiye, 19 Temmuz 2018)

 

Çanakkale’de Zeytinlikte 48 Kaçak Göçmen Yakalandı

Çanakkale’de, yasa dışı yollarla Yunanistan’ın Midilli Adası’na geçiş yapmaya hazırlanan 48 kaçak göçmen yakalandı. Yasa dışı geçişleri önlemek için kontrollerini sürdüren Ayvacık İlçe Jandarma Komutanlığı’na bağlı ekipler, Koyunevi Köyü, Sokakağzı Koyu’ndaki zeytinlik alanlara operasyon düzenledi.Midilli Adası’na gitmek için hazırlık içinde olan, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu Afganistan uyruklu 48 kaçak göçmen, yakalanarak İlçe Jandarma Komutanlığı’na götürüldü. Kaçak göçmenler, jandarmadaki işlemlerinin ardından Ayvacık’taki Yabancıları Geri Gönderme Merkezi’ne teslim edildi.

(Aydınlık, 18 Temmuz 2018)

 

Elazığ’da 42 Kaçak Göçmen Yakalandı

Elazığ’da, Afganistan uyruklu 42 kaçak göçmen yakalandı. Alınan bilgiye göre, Elazığ-Malatya Karayolu’nun Kelmahmut köyü mevkisinde yabancı uyruklu kalabalık bir grup gören vatandaşlar, durumu jandarmaya bildirdi. Bölgeye gelen jandarma ekipleri, Afganistan uyruklu oldukları tespit edilen 42 kaçak göçmenin izin belgelerinin bulunmadığını tespit etti. İnsan kaçakçıları tarafından İstanbul’a götürülmek üzere Ağrı’dan minibüslerle alınan kaçak göçmenlerin, Elazığ’a getirilerek karayolunda terk edildiklerinin belirlendiği belirtildi. Afganistan uyrukluların, jandarmadaki işlemlerinin ardından Elazığ Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edileceği öğrenildi.

(Time Türk, 18 Temmuz 2018)

 

Kolombiya’da Göçmen Krizi Büyüyor

Ekonomik krizle mücadele eden Venezuela’dan bir aydan kısa bir süre içinde 50 binden fazla göçmen Kolombiya’ya gitti. Kolombiya Göç Dairesi Başkanı ChristianKruger, haziran ayında ülkede 819 bin Venezuelalı göçmen bulunurken bu sayının üç hafta sonra 870 bine çıktığını belirtti. Kruger, bir aydan kısa sürede 50 binden fazla Venezuelalı’nın Kolombiya’ya geldiğini ve yetkililerin, yaklaşık yarım milyon Venezuelalı’ya yasal statü kazandırmaya çalıştığını söyledi. Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Programı (WFP) İcra Direktörü David Beasley mart ayında Venezuela’da yaşanan insani kriz nedeniyle ülkelerinden kaçan göçmenler için “Bu durum Batı yarımkürede daha önce hiç görülmemiş bir felakete dönüşebilir” dedi.

4 Milyon Kişi Ülkesini Terk Etti

Beasley, başta ABD olmak üzere uluslararası topluma Venezuelalı göçmenlere ev sahipliği yapan Kolombiya’ya maddi yardımda bulunma çağrısı yapmıştı. Sivil toplum kuruluşlarının verilerine göre, Venezuela’da hızla artan enflasyon, gıda ve ilaç eksikliği yüzünden her geçen gün daha fazla kişi ülkesini terk ediyor. Bu durum, bütün Latin Amerika’yı alarm durumuna geçiren toplu göçlere sebep oluyor. Son yıllarda yaklaşık 4 milyon Venezuelalı’nın ülkesini terk ettiği belirtildi.

(TRT Haber, 18 Temmuz 2018)

 

NBA’in Ünlü Oyuncusu Mülteci Kurtarma Görevi Üstleniyor

Akdeniz’de bir mülteci teknesinin batırılması sonucu 158 kişi ölümden son anda kurtarılmıştı. Kurtarma faaliyetine NBA yıldızı Marc Gasol’ın da katıldığı öğrenildi. Mülteciler yeni bir yaşam kurma hayaliyle Avrupa’ya kaçmaya çalışıyor ancak oldukça güvensiz tekneler ve tehlike dolu rotalardan geçerek, hayatlarını hiçe sayarak yolculuk yapıyor. O yolculuklardan biri de hafta içinde meydana geldi. 158 kişi Kamerun’dan yola çıkarak Avrupa’ya ulaşmaya çalıştı ancak tekneleri Libya açıklarında sahil güvenlik tarafından batırıldı.

Libya Sahil Güvenliği Batırdı

Pazartesi günü Libya sahil güvenliği, uluslararası deniz kurtarma faaliyetlerinin koordine edildiği merkeze 158 mülteciyi kurtardığı raporunu geçti. Ancak tekneden inmeyi reddeden iki kadın ve bir çocuk geride bırakıldı. İspanyol Proactiva Open Arms isimli yardım örgütü, o kadınlardan birini salı günü Libya sahiline 80 deniz mili ötede kurtardı.Yerel basına göre kurtarılan kadının adı Josephine’di, Kamerun asıllı olan kadının gözlerinde ki korku ve dehşet, aslında yaşadıklarının birer göstergesiydi. Zira STK’ların raporlarına göre tekne Libya sahil güvenliği tarafından kasten batırılmıştı.

İtalya’yı Suçladılar

Libya Avrupa’ya geçişlerde mülteciler için önemli bir güzergah. Özellikle 2011 Libya devriminden sonra popülerleşen bu güzergah, İtalya’ya geçişlerde kullanılıyor. Günümüzde ise İtalya’da iktidar olan popülist yönetimin de Libya’ya mültecileri engellemesi için yardımda bulunduğu, geri çevrilen mültecilerin burada şiddete maruz kaldığı öne sürülmüştü. Open Arms isimli STK’nın başkan yardımcısı Erasmo Palazzatto, ana, oğulun ölümünden Libya ile işbirliği yapan Roma’yı sorumlu tuttu.

Gasol: Düş Kırıklığı Öfke ve Çaresizlik

Akdeniz’deki kurtarma faaliyetine Amerikan NBA ligindeki Memphis Grizzlies takımından basketbolcu MarcGasol’ın da katıldığı ortaya çıktı. Gasol, Twitter’dan yaptığı paylaşımda, “Düş kırıklığı, öfke ve çaresizlik. Bu kadar çok savunmasız insanın denizde ölüme terk edilmesi inanılmaz. Şu an ekip arkadaşlarım dediğim kişilere büyük hayranlık duyuyorum.” dedi.

(En Son Haber,19 Temmuz 2018)

 

15 Kişilik Tekneden 54 Mülteci Çıktı

Muğla’nın Bodrum ilçesinden Yunanistan’ın İstanköy adasına kaçmak isteyen 54 kaçak mülteci Sahil Güvenlik ekipleri tarafından kıskıvrak yakalandı. Muğla’nın Bodrum ilçesinden Yunanistan’ın İstanköy adasına kaçmak isteyen 54 kaçak mülteci Sahil Güvenlik ekipleri tarafından kıskıvrak yakalandı. 15 kişilik fiber tekneden 54 kişinin çıkması ise ekipleri şok etti. Bitez sahilinden denize açılan 54 kaçak mülteci sahil güvenlik ekipleri tarafından Karaada açıklarında kıskıvrak yakalandı. Sahil Güvenlik ekipleri denizde devriye görevi yaparken 7 metre uzunluğundaki ‘Nerissa 1’ isimli fiber tekneyle karşılaştı. ‘Dur’ ihtarına uymayan tekne Karaada açıklarında durduruldu. Tekne içerisinde arama yapan Sahil Güvenlik ekipleri, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu Irak, Suriye, Filistin uyruklu 54 mülteci ile karşılaştı. 15 kişilik fiber teknenin içerisinde 54 mülteci gören ekipler de şaşkınlıklarını gizleyemedi. Tekne içerisinde balık istifi dizilen mülteciler Sahil Güvenlik botuna alındı. Bodrum Sahil Güvenlik Komutanlığına getirilen mültecilere yiyecek içecek ikram edildi. İşlemleri tamamlanan mültecilerin Muğla Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edileceği öğrenildi.

(Haberler, 18 Temmuz 2018)

 

Arap Birliği’nden Mülteci Sorununa Çözüm Çağrısı

Arap Birliği, mülteci sorununu çözmek için güçlü bir Arap anlaşması taslağının etkinleştirilmesi çağrısında bulundu. Arap Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Fadıl Cevad, Arap ülkelerinden adalet ve içişleri bakanlıklarının temsilcileri ile uzmanlardan oluşan 5. Ortak Komite Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, mülteciler sorununu çözmek için yapılmasını istedikleri anlaşmanın önemli olduğunu söyledi. Cevad, anlaşmanın, mültecilerin sığınma başvurusunda bulunmalarına izin veren, en fazla tehlikeye maruz kalanların yeniden yerleştirilmelerini, onlara güvenli yollar ve sığınaklar açmayı öngören maddeler içermesi gerektiğini belirtti. Anlaşmanın, bazı Arap ülkelerinde yaşanan terör olayları ve silahlı çatışmalar nedeniyle milyonlarca kişinin kitlesel göçünün risklerini ve zorluklarını ele almak için atılacak önemli bir adım olduğunu dile getiren Cevad, tüm dünyanın çeşitli kurumları, örgütleri, organları ve bireylerinin en önemli endişesinin yeni bin yılda benzeri görülmeyen Arap mülteci akını sorunu olduğunu kaydetti. Cevad, anlaşmanın, ailelerin yeniden bir araya gelmeleri, eğitim ve sağlık hizmetleri gibi iyi bir yaşam esaslarının sağlanmasını içermesinin zorunlu olduğuna işaret etti. Genel Sekreter Yardımcısı Cevad, toplantıda Arap ülkelerindeki mültecilerle ilgili Arap anlaşması taslağının kabul edilmek üzere bir sonraki oturumda Arap Adalet Bakanları Konseyi’ne sunulmasının tavsiye edildiğini aktardı.

(Time Türk, 18 Temmuz 2018)

 

Bombalardan Kaçan Çocuklar Nasıl Doktor Olacak? -Yunan Adalarındaki Mülteci Çocukların Eğitim Sorunu

Dünya üzerinde yaklaşık 28 milyon çocuk savaş, açlık, kuraklık, maddi imkansızlıklar gibi sebeplerle doğup büyüdüğü topraklardan uzakta yaşıyor. Toplam mülteci sayısının neredeyse yarısını oluşturan çocuklardan yaklaşık 10 milyonuysa sınır ötesinde, başka ülke topraklarında yaşam mücadelesi veriyor. Avrupa’da İtalya ile birlikte en çok mülteci barındıran ülke Yunanistan. Zorlu şartlarda hayata tutunmaya çalışan ailelerin bu çocuklarının karşılaştığı en büyük sorunsa eğitim. 11 yaşındaki Leyla ve 12 yaşındaki ablası Magdoulin Yunanistan’a iltica ettikleri andan itibaren hiç okula gidememiş. Daha önceden Halep’te yaşayan ve savaş sebebiyle hiç okula gidemeyen bu kardeşlerin aldığı tek eğitim, özel bir hocanın onlara İdlib’deki mülteci kampında verdiği bazı dersler olmuş. İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne konuşan Leyla büyüyünce doktor olmak istediğini söylüyor ve ekliyor: ” Diğer çocuklar okula gidiyor ancak biz gidemiyoruz. Bu bizi üzüyor.” Dokuz kişilik aile 2017 Nisan ayında Türkiye üzerinden Sakız Adası’na iltica etmiş. Burası Ege Denizi’ndeki mültecilerin Avrupa Birliği sınırlarına giriş yaptığı beş temel noktadan biri. Ancak geçen bir seneyi aşkın süreye rağmen çocukların eğitimi konusunda hiçbir gelişme yaşanmamış. Bulundukları Souda Kampı’nda ve civarda okul yok. Kızların ağabeyi Ömer kardeşlerinin durumunu düşünmenin kendisini hasta ettiğini söylüyor. “Zaten Suriye’yi terk etme sebebimiz eğitim imkânlarının olmamasıydı.” diyor. Yunan yasalarına göre 5 ila 15 yaşındaki çocuklar okula gitmek zorunda. Ülkedeki mülteci ve göçmenlerin çocukları da bu imkânlardan yararlanma hakkına sahip. 2018 Temmuz’unda beş bin 300’ü 18 yaşın altında ve okul çağında olmak üzere 17 bin 700 kişi Yunan adalarında yaşıyor. Hükümetin kamplardaki imkânlarıysa sadece altı bin 300 kişiyle sınırlı.

Ancak yasalara göre iltica başvurusundan 3 ay sonra ailelerin çocukları okula yazdırması gerekiyor ya da farklı bir dille eğitime ihtiyacı varsa ailelere tanınan süre en fazla bir yılla sınırlandırılmış. Ancak Yunan adalarındaki çoğunluğu Suriyeli ve Afgan olan mülteci çocukların büyük bir kısmı okula gidemiyor ve temel eğitimden mahrum durumda. İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün Sakız, Midilli ve Sisam adalarında yaptığı araştırmaya göre yaşları 5 ile 17 arasında değişen neredeyse hiçbir çocuk, bir sene boyunca herhangi bir eğitim almamış. Yunanistan’ın Göçmenlikten Sorumlu Devlet Bakanı IoannisMouzala, Alman Der Spiegel’e verdiği röportajda adalardaki durumun bu şekilde olmasını şöyle açıklıyor: “Eğer adaların imkânlarını genişletirsek, kaçakçıların ekmeğine yağ sürmüş oluruz. Ve 2015’te yaşadığımız kriz tekrarlanabilir.” 2015’te modern Yunanistan, tarihinin en büyük göç dalgasına maruz kaldı. Bu dönemde 10 milyon nüfuslu ülkeye bir sene içerisinde 800 bini aşkın göçmen ve mülteci giriş yaptı. Yunanistan bu göç dalgası karşısında elbette hazırlıksızdı. Barınma ve temel ihtiyaçlarda yaşanan sıkıntı bir yana bu durum mülteci çocukların eğitim sorununu da beraberinde getirdi.

Yunanistan’ın Kaynakları Yetersiz

Teoride, aşı olan her mülteci çocuk okula kayıt yaptırabiliyor. Ancak Yunan adalarında bu durum pratiğe dökülemiyor. Yunan hükümeti bu konuyla ilgili Önceliği Olan Eğitim Bölgeleri (ZEP/Zones of Educational Priorities) ve DYEP adında “Yunanca okuyup yazamayan çocuklar için öğleden sonra eğitimi” adlı programlar geliştirmiş. Bunlar yeterli olmayınca ZEP programı daha da geliştirilmiş.

 

Mülteci kamplarından dışarı çıkartılan bazı çocuklar, bu programlar sayesinde sivil toplum örgütlerinin de yardımıyla okula gidebilmiş ve Yunanca öğrenmeleri için ek ders almış. Ancak bu uygulama da yetersiz kalıyor. 2016-2017 arası birkaç yüz çocuktan sadece 47 mülteci öğrenci bu sisteme dâhil edilebilmiş. Yunanistan Eğitim Bakanlığı bu sayıyı artırmak için konuyla ilgili son iki yıldaki çalışmalarını hızlandırdı.

STK’lardan Eğitime Gayri-Resmi Çözüm

Mülteci çocuk ve gençlerin büyük bir çoğunluğu resmi eğitimden faydalanamadığı için sivil toplum örgütleri (STK’lar) Yunan adalarında farklı yöntemler geliştirmiş. Açtıkları dersliklerde çocuklar STK’ların sağladığı öğretmenlerle eğitimlerini sürdürüyor. Ancak bu derslikler de sınırlı sayıda ve bölgeye göre kaliteleri değişiyor. Örneğin Sisam Adası’nda okul çağında olan 525 mülteci çocuktan yaklaşık 100 kadarı 2018 yılı itibariyle STK’ların bu derslikleri sayesinde eğitim hayatlarına devam edebildiler. Midilli Adası’nda ise durum biraz daha farklı. Yaklaşık 170 çocuk mülteci kampı dışındaki bu dersliklerden faydalanabiliyor. Ancak bu çocuklara verilen eğitim süresi de yetersiz ve günlük 1,5 saatle sınırlı. Ayrıca bazı aileler kamp dışına çıkamıyor ve çocuklarına refakat edemedikleri için onları okula gönderemiyor. Bazı mülteci çocuklarsa dersleri anlamadığı için eğitimi bırakıyor. Çünkü eğitim dili İngilizce veya Yunanca… Çoğunluğu Arapça ve Farsça konuşabilen çocukların anadillerinde eğitim alabilme imkânları yok. İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün verilerine göre STK’ların gayrı-resmi dersliklerinde haftada 4 ila 18 saat eğitim yapılıyor. Resmi Yunan okullarında bu süre 30 saatin üstünde… Çoğunluğu prefabrik dersliklerin öğrenci sayısı 50’den yüksek. Yunanistan’daki okullarda sınıflara ait öğrenci sayısıysa ortalama 18 civarında. Sivil toplum çalışanları sağladıkları eğitimin, resmi okullarda verilen eğitim kadar yeterli olamayacağını belirtiyor.

(Euro News, 18 Temmuz 2018)

 

Suriyeli Subay Esaretten Kurtuluş Hikâyesini Sputnik’e Anlattı

Suriye’nin güneyindeki operasyonlar sırasında birçok asker esaretten kurtarıldı. Aralarında, 4 yıldan fazla bir süredir teröristler tarafından esir tutulan Yarbay Tarvan Said de var. Sputnik’e konuşan Said, Dera bölgesindeki çatışmalardan birinde yaralanarak esir alındığını ve Tafas yerleşimindeki cezaevinde tutulduğunu anlattı. Dera sakinlerinin, teröristlerin yönetimi sırasında sürekli korku içinde yaşadığını belirten Said, militanların sivil halkın her türkü protestosunu acımasızca bastırdığını, bu yüzden insanların bir şeyler yapmaktan korktuğunu aktardı. Yarbay Tarvan Said, “Şöyle bir duruma şahit oldum: militanların liderlerinden biri Tafas’a geldi ve Rus ateşkes izleme merkezi temsilcileriyle anlaşmaya vardıklarını söyledi. Tüm insanlar çok sevindi. Gerçi sonra aşırılık yanlıları tehditler savurmaya başladı, Suriye hükümetiyle işbirliği yapacak her bir militana idam sözünü verdi” diye konuştu. Dera’nın kurtuluşu için canını riske atan Suriyeli ve Rus askerlere teşekkür eden Said, ülkenin çeşitli bölgelerinde ateşkesin sağlanması için büyük çalışmalarda bulunan Rus ateşkes izleme merkezine de teşekkür etti.

(Sputnik Türkiye, 18 Temmuz)

 

Rusya Suriyelilerin Dönmesi İçin Çalışıyor

Rusya Savunma Bakanlığı, yabancı ülkelerden Suriye’ye dönen mülteci ve göçmenler için Suriye’de özel bir merkez kurduğunu açıkladı. Rusya Savunma Bakanlığı, yurtdışından ülkelerine dönen Suriyeli mülteciler için uluslararası çabaların bir parçası olarak, Rusya Federasyonu ve Suriye Rejimi koordinasyonuyla karşılaşma, dağıtım ve barındırma merkezinin kurulduğunu duyurdu. Bakanlık açıklamasında merkezin insani yardım, temel ihtiyaçlar, yapı malzemeleri ve gerekli tüm ihtiyaçlarının Suriye’ye taşınması ve teslim edilmesi görevini yerine getireceği ifade edildi. Merkezin ayrıca, ülkede sağlık sistemi ve diğer kamu hizmetlerinin yeniden düzenlenmesine yardımcı olacağı belirtildi.

(Sözcü, 18 Temmuz 2018)

 

Suriyeli Maya Protezine Kavuştu

Suriyeli Maya protezine kavuştu Protezi takılan Maya’nın mutluluğu gözlerinden okundu. Yürüme engelli babasının teneke kutu ve plastik borulardan yaptığı protezlerle yürümeye çalışan doğuştan bedensel engelli Suriyeli Minik Maya, protezine kavuştu. Yürüme engelli babasının teneke kutu ve plastik borulardan yaptığı protezlerle yürümeye çalışan doğuştan bedensel engelli Suriyeli Minik Maya, protezine kavuştu. Minik Maya ve babasının mutluluğu gözlerinden okundu. Yürüme engelli babasının teneke kutu ve plastik borulardan yaptığı protezlerle yürümeye çalışan Suriyeli Maya Meri’nin durumunu öğrenen protez uzmanı Mehmet Zeki Çulcu, geçtiğimiz aylarda Maya ve babasına protez yapabileceğini duyurmuştu. Maya’nın getirilmesi için Kızılay Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık da harekete geçmiş ve Maya geçtiğimiz ay İstanbul’a getirilmişti. İstanbul’a getirilen Maya’nın tedavisine başlanarak yürüyebilmesi için protez ayak yapıldı. Yapımı tamamlanan protez ayaklar Maya’ya takıldı. Protezine kavuşan Maya’nın babasının mutluluğu gözlerinden okundu. Yürüyebilmek için biraz zamana ihtiyacı olan Maya, protez ayaklarına alışmaya çalışıyor.

(Haberler, 18 Temmuz 2018)