Türkiye'de ve dünyada göç, göçmen ve sığınmacılar konusunda gündemde öne çıkan başlıklar…

 

BM Mülteciler Direktörü: “Mülteci Almak Milli Menfaattir”

Birleşmiş Milletler Mülteciler Teşkilatı Genel Direktörü William Lacy Swing, dünya genelinde göçmen ve mülteci karşıtı korkulara karşı uyarıda bulunarak bunun "asılsız, yanlış kalıplaşmış korkular"a dayandığını söyledi. William Lacy Swing, “Nüfusu azalmasıyla karşı karşıya kalan ülkeler için, yenilikçi mülteci politikalarının uygulanması şartıyla, mülteci kabulü yalnızca bir gereklilik değil aynı zamanda arzulanacak bir şeydir” dedi. Güney Kore Birleşmiş Milletler Mülteciler Ofisinde bir gazetesine mülakat veren Willam Lacy Swing, “İnsanlar diyor ki biz hiç mülteci istemiyoruz. Sınırlarına büyük duvarları örüyor ve köprüleri yakıyorlar. Onları muhacir, ‘ötekisi’ diye tanımlıyorlar. Bu büyük bir korku” dedi. Swing, "Bu aslında çok zehirli bir düşünce. Onlar işleri elimizden almaya geliyor ve suç elamanları getiriyor, belki de hastalık getirecek şeklinde yanlış kalıplar üzerine inşa ediliyor. Bunların hiçbiri ispatlanmış değil. İnsanları suçlayamazsınız. İnsanların doğru bilgiye ihtiyacı var” dedi. 2008’de göreve gelen ve Haziran ayında görevi sona erecek olan Swing bu konuşmayı Güney Kore’ye dört günlük ziyareti sırasında yaptı. Swing, Güney Kore adalet bakanlığı, Dışişleri bakanlığı yetkilileri ve göçmen destekçisi kuruluşlarla görüştü. Süregelen silahlı anlaşmazlıklar ve iklim değişikliği ile dünyanın, iş gücü ihtiyacı olan Kuzey Küre ve işe, eğitime ve fırsatlara ihtiyacı olan Güney Küre olarak ikiye bölünmesi sebebiyle göçün kaçınılmaz olduğunu söyleyen Swing, "Geçmişe takılıp kalmaktan daha çok doğru politikalarımız olursa göçmen kesinlikle istenen bir şeydir" dedi. William Lacy Swing sözlerine şöyle devam etti: “Geçen yıllardan biliyoruz ki göçmenler hep ekonomimize katkıda bulundu. Onlar çoğunlukla kendi vatandaşlarımızdan daha motive durumunda oluyor. Çoğunun ülkelerinde destekleyecekleri ve eğitecekleri aileleri bulunuyor. Vergi de ödüyorlar. Göçmenler gelişmenin nihai ajanslarıdır. Fakat göçmenleri gelişmeye katma konusunda zorluklarımız oldu.” Mckinsey Enstitüsü tarafından 2016’da yayımlanan rapora göre, dünya nüfusunun yüzde 3,4’üne tekabül eden, sınırı göçü yapan 247 milyon göçmen dünya üretimine yüzde 9,4 katkıda bulundu. Bu da yaklaşık 6,7 trilyon dolara denk geliyor. Bu meblağ kendi ülkelerinde 2015 yılında ürettiklerinden 3 trilyon dolar daha fazladır. Swing, “Güney Kore’nin daha fazla göçmene ihtiyacı var. Robotlar vergi ödemez” dedi. Birleşmiş Milletlerin verilerine göre, 2017’de ülkeleri dışında yaşayan insanların sayısı 244 milyon idi. Bu sayı 2000 yılından beri yüzde 40 daha fazla arttı. BM Mülteci Ajansı, 2016 sonu itibariyle 65, milyon 6 yüz bin insanın zorla ülkelerinden çıkarıldığın açıkladı. Göç esnasında toplam 5 milyon 376 bin insan göç esnasında hayatını kaybettiği, 3 bin 116 göçmen Akdeniz'i geçerken hayatını kaybettiğini kaydetti. Swing, “Bu konuda ümidimizi kaybetmememiz gerekiyor. Yapılacak çok zor işler var. Göçmenler dünyada hiç istenmeyen bir topluluk. Bu yüzden onlara karşı daha çok insani sempati duymalıyız. Hep ümit var kalmalıyız” diye konuştu. 

(İhlas Haber Ajansı, 17 Mayıs 2018)

 

Belçika’da Mülteci Taşıyan Minibüs ile Polis Arasındaki Kovalamaca Sırasında İki Yaşında Bir Kız Öldü

Belçika’da 30 civarında Kürt mülteciyi taşıyan bir minibüsü polisin fark ederek, aralarında çıkan kovalamaca esnasında 2 yaşında bir kız çocuğu hayatını kaybetti. Polis, Belçika’nın Mons kasabası yakınlarındaki bir köyde minibüsü durdurduktan hemen sonra kız çocuğunun öldüğünü söyledi. Polis, minibüsün tuhaf bir şekilde kullanıldığını söylerken, yanlış sayı plakaları taşıdığını tespit ettiğini ekledi. Bunun üzerine yaşanan kovalamaca esnasında minibüs başka bir araçla çarpıştı ve minibüsün mülteci taşıdığı ortaya çıktı. BBC’nin haberine göre çıkan arbedede polis tarafından durumu kontrol etmek adına bir el silah ateşlendi. Savcılık raporunda kızın ateşli silahlarla vurulmadığı vurguladı. Belçika’da çıkan haberlere göre annesi ile beraber olan kız polisi caydırmak için camdan dışarı çıkarılmıştı. Polis 26 yetişkin ve 3 çocuk ile beraber bir de 2 yaşındaki kızın cesedini buldu. Olay sonrası yolcular tutuklandı ve yerel bir polis karakolunda sorgulanacak.

(The Independent, 18 Mayıs 2018)

 

Yemen Hükümetinin Operasyonunda Binlerce Kişi Göç Edecek

Uluslararası Af Örgütü, Yemen hükümetinin Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonla birlikte gerçekleştireceği El Hudeyde’ye yönelik askeri operasyonunda on binlerce kişinin evlerini terk etmek zorunda kalacağını duyurdu. Örgüt, “en kötünün henüz gelmemiş olduğu” uyarısında bulundu. Koalisyonun hava ve kara desteğiyle gerçekleştirilmesi planlanan hükümetin operasyonunda sivillerin Kızıldeniz boyunca kuzeye doğru hareket edecekleri öngörülüyor. Uluslararası Af Örgütü raporunda gerçekleştirilecek yolculuğun maliyetli olacağını ifade etti. Kıyı kesimlerde hükümet karşıtlarının kontrolündeki bölgelerden hükümetin kontrolündeki güvenli bölgelere kaçışın tehlikeli olduğunu da vurgulayan örgüt, sivilleri taşıyan otobüslerin daha önce döşenmiş mayınlara çarparak patlama riski ile karşı karşıya olduğunu dile getirdi. Suudi Arabistan, 2015 yılında Yemen’deki Husilere yönelik operasyon başlatmıştı. Yemen hükümeti adına Suudi Arabistan önderliğindeki koalisyonun da Yemen’deki iç savaşa yaklaşık 3 yıl önce müdahil olmasından bu yana 10 bin kişi hayatını kaybetti. İş savaşın yanı sıra kolera salgınının da etkili olduğu Yemen’de 2 binden fazla kişi de kolera nedeniyle hayatını kaybetti.

(Posta, 17 Mayıs 2018)

 

Arakanlı Tecavüz Kurbanları İçin Mülteci Kamplarında Araştırma

Yardım çalışanları, Müslüman azınlıktan kadınlara ve kızlara karşı “cinsel şiddet çılgınlığı”na maruz kalınmasından dokuz ay sonra beklenen doğumlar doğrultusunda dünyanın en büyük mülteci kampını Arakanlı hamile tecavüz kurbanları için temizliyorlar. Uzmanlar ve Arakan gönüllüleri, dev kamplarda utançtan saklandıkları düşünülen kadınları bulmak için zamana karşı yarışıyorlar, çünkü yeni doğanların terk edilebileceği korkusu ve yeni annelerin önümüzdeki haftalarda bakıma muhtaç olmaları onları öldürebilir. Kendisi bir Arakan mültecisi olan Bayan Tosminara, aylarını bu kadınları gölgelerden arındırmak için harcadı. Tosminara, Arakanlı mağdurlara bir hastaneye ya da sağlık merkezine geldiklerinde kullanabilecekleri bir şifre söylediklerini ve görevlinin de kadınları doğrudan doğruya bu noktaya götürdüklerini söylüyor. Bu kampta yaklaşık 48.000 kadının doğum yapması bekleniyor. Tecavüze uğrayana Bangledeş-Myanmar sınırına yakın bambu kulübelerin zeminlerinde ve çoğunlukla tıbbı bakım olmadan doğum yapacaklar. Tosminara, bu kadınları bulmak için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığını söyledi. Kamptakilerden birçoğu hamilelikleri sonlandırmak için klinik yardım istedi. Bangladeş'e kaçan Arakan Müslüman halkının yarısından fazlası kadın ve kızlar. Bangladeşli bir ebe olan Bayan EmuRoy, analık uzmanlarının yetersizliklerinin kampta kaç kadının acı çekeceğini bilmesini zorlaştırdığını söyledi. Uzmanlar, ailelerin genç kızları gebeliklerini örtmek için zorla evlendirebileceklerinden endişe ediyorlar. Diğerleri yeni doğanların terk edilebileceğinden korkuyor. 

(The Straits Times, 18 Mayıs 2018)

 

Kırmızı Halıda Sığınmacılarla Birlikte Yürüdü

Sığınmacıları sınırdan kaçak yollarla geçirdiği için 4 ay hapis cezasına çarptırılan Fransız çiftçi Cedric Herrou, Cannes Film Festivali'ne sığınmacılarla gelerek kırmızı halıda birlikte yürüdü. Bu yıl 71'incisi düzenlenen Cannes Film Festivali'nde yarışma dışı kategorisinde, Michel Toesca'nın yönettiği Libre (Özgür) belgeselinin gösterimi yapıldı. Eylül ayında gösterime girecek belgeselde sığınmacılara yardım amaçlı faaliyetleri ele alınan zeytin üreticisi Herrou, gösterime Eritre, Sudan ve Afrika ülkelerinden Fransa'ya kaçak yollarla geçen sığınmacılarla gelerek kırmızı halıda fotoğrafçılara poz verdi. Gösteri öncesi gazetecilere açıklamalarda bulunan Herrou, festivalin yapıldığı Cannes kenti ve Cote d'Azur bölgesinin gösteri, zenginlik ve lüks yaşamı akla getirdiğini kaydederek, "Siyahilerin kovulması, ırkçılık, Cote d'Azur'un bütün kokuşmuş taraflarını festivale getiriyoruz ve bu haliyle İçişleri Bakanı'nı öfkelendiriyor, valiyi rahatsız ediyor. Bu rahatsızlığı vermemden ötürü memnunum." şeklinde konuştu. Sığınmacılar için Fransa'dan İtalya'ya ana geçiş noktasında bulunan Roya Vadisi'nde oturan 38 yaşındaki Herrou'nun sığınmacıların bölgeden geçişlerine ve Fransa'da barınmalarına yardımcı olduğu gerekçesiyle açılan dava Fransız kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı. Sığınmacıların sınırdan geçmesine yardım eden ve 50 kadar Eritreliyi devlet demiryollarına ait eski bir binaya yerleştirerek yasaları ihlal etmek suçundan yargılanan Herrou, savcının suçlamalarını kabul etmiş ve "Evet mültecilere yardım ettim çünkü o insanların problemi vardı. Evet, yaptım çünkü yardım etmem gerekiyordu. İnsanlar otoyol üzerinde ölüyordu. Acı çeken aileler vardı. Sınırları yerleştiren fakat sonuçlarıyla uğraşmayan bir devlet var." şeklinde konuşarak dünya kamuoyunda dikkati çekmişti. Herrou hakkında Fransız kanunlarındaki "dayanışma kabahati" suçundan çok sayıda dava açılırken, geçen yaz hakkında 4 ay hapis cezası verilmişti. Şubat ayında ise mahkeme, sığınmacılara yasa dışı yardım ettiği gerekçesiyle Herrou'yu 3 bin avro para cezasına çarptırmıştı.

(Sabah, 18 Mayıs 2018)

 

Dünyaca Ünlü Uygur Tıp Profesörü Halmurat Gafur, Çin'in Toplama Kampında Öldürüldü

Tıp alanında dünyaca ünlü Uygur bilim adamı Prof. Dr. Halmurat Gafur'un toplama kampında öldürüldüğü kesinleşti. Ürümçi Üniversitesi'nin rektörlüğünü yapmış olan Prof. Dr. Halmurat Gafur'un toplama kampında öldürüldüğü kesinleşti. Halmurat Gafur, dünyaca ünlü bir tıp profesörü olarak biliniyordu. Edinilen bilgilere göre Ürümçi yakınlarındaki bir toplama kampında Abdurrehim Heyit gibi ünlü diğer tutuklu Uygurlar ile beraber tutulan Halmurat Gafur geçtiğimiz günlerde vefat etti. Gafur'un Avustralya'da yaşayan yakınları vefatı teyit etti. Gafur'un toplama kampında yoğun işkenceye maruz kaldığı belirtiliyor.

Doğu Türkistan’ın Kaderi: Toplama Kampları

Ağustos 2016'da Doğu Türkistan'a sömürge valisi olarak atanan Chen Quanguo, 2017 yılının başından itibaren bölgede "yeniden eğitim kampları" adı altında toplama kampları oluşturdu. Yüz binlerce insan mahkemeye çıkartılmadan bu kamplara atıldı. Bu kapsama bir süre sonra Uygur toplumunun ileri gelen sanatçıları ve Gafur gibi bilim adamları da alındı. Gafur'un ise Kasım 2017'de tutuklanıp toplama kampına atıldığı öğrenildi. Özgür Asya Radyosu (RFA) Uygur servisinin yaptığı haberde Halmurat Gafur'un "milliyetçi eğilimler" taşıdığı için tutuklandığını bildirdi. Tutuklandığı sırada Gafur, Xinjiang Besin ve İlaç Yönetimi'nin Denetim ve Kontrol Departmanı başkanlığını yürütüyordu.

Yurtdışındaki Öğrencisi ile Konuşması Suç Delili

Norveç'te yaşayan Zümret Tursun adlı Uygur aktiviste göre "devlet karşıtı faaliyetler" suçu ile gözaltına alındı. Tursun'a göre Gafur, ofisindeyken kişisel bilgisayarına da el konularak tutuklandı. Gafur'un yurtdışındaki bir öğrencisi ile yazışmalarını silmeyi unuttuğu için suçlandığı da belirtiliyor. Çin'de geçtiğimiz sene başlatılan "İkiyüzlü devlet görevlilerine dikkat" adı altındaki ispiyonlama kampanyasının sonucu olarak Xinjiang Tıp Üniversitesi yöneticilerinden etnik Han Çinlisi Li Bing'in, Gafur'u yetkililere ihbar ettiği düşünülüyor. Li Bing öğrencilere herhangi bir başörtüsü ve İslami kıyafet giymelerinin yasak olduğunu belirtmiş ancak Halmurat Gafur ise buna itiraz etmişti. Gafur'a göre bu giysiler Uygurların geleneksel kıyafetleriydi. Bu anlaşmazlığın Gafur'u toplama kamplarına götüren sürecin başlangıcı olduğu belirtiliyor. Doğu Türkistan'da 1 milyona yakın insan toplama kamplarında esir tutuluyor. Hiçbiri herhangi bir mahkeme sürecine tabi tutulmamış durumda. İbadet etmek, yurtdışına gitmiş olmak, sakal uzatmak gibi komik nedenlerle insanların hayatına kastediliyor. 2018 yılında Stalin'in Gulag kamplarını andıran zindanlar Doğu Türkistan'ın geneline yayılıyor.

(Kırım Haber Ajansı, 17 Mayıs 2018)

 

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Çerkes ve Kırım Tatar Sürgünlerinin Yıl Dönümü Nedeniyle Açıklama Yaptı

Türkiye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Çerkes ve Kırım Tatar sürgünlerine ilişkin, "Bu sürgünler sırasında hayatını kaybedenleri rahmetle anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz." dedi. Aksoy, Çerkes ve Kırım Tatar sürgünlerine yönelik soruya verdiği yanıtta, şu ifadeleri kullandı: 1944 yılının 17-18 Mayıs gecesi yaklaşık 250.000 Kırım Tatarı anavatanlarından kopartıldı. Binlerce kilometre uzağa sürüldü. Gayrı-insani koşullarda gerçekleşen bu yolculuk sırasında maalesef on binlerce Kırım Tatarı hayatını kaybetti. Birçoğu ise maruz kaldıkları ağır sürgün hayatında vatanlarından uzakta yaşamını yitirdi. Bugün yüz bini aşkın Kırım Tatarı ana yurduna hasret, gurbette hayatını sürdürüyor. Bilindiği gibi, 21 Mayıs günü tarihe “Çerkes Sürgünü” adıyla geçen trajedinin yıl dönümü olarak anılıyor. Çarlık Rusyasının Kafkasları istilası döneminde Kafkas halkları yüz binlerce kayıp verdi. Sağ kalanlardan pek çoğu ana yurtlarından sürgün edildi ve Anadolu’ya sığınmak zorunda kaldı. Bu trajedinin acısı bugün dahi hafızalarda yaşıyor. Bu sürgünler sırasında hayatını kaybedenleri rahmetle anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz.

(Kırım Haber Ajansı, 18 Mayıs 2018)

 

TDV Ramazanda Etiyopyalıları Unutmadı

TDV, Afar'daki 2 bin 500 aileye temel gıda maddelerinden oluşan ramazan paketi dağıttı. Türkiye Diyanet Vakfı (TDV), “Kardeşlerini unutma, beklenen sensin” sloganıyla başlattığı ramazan programı çerçevesinde Etiyopya’nın Afar eyaletindeki 2 bin 500 aileye gıda yardımı ulaştırdı. Son yıllarda kuraklık ve susuzlukla boğuşan ve komşu Eritre'den gelen mültecileri misafir eden eyaletteki binlerce ihtiyaç sahibi, TDV’nin götürdüğü yardımlar sayesinde ramazan ayı başında rahat bir nefes aldı. Dağıtım, bölgedeki mülteci kamplarına yakınlığı nedeniyle eyaletin eski başkenti Asaita’da yapıldı. Temel gıda maddelerinden oluşan yardım paketlerini alan aileler, Türkiye'ye dua etti.

“Vefa borcumuz var”                    

TDV Proje Yöneticisi Yüksel Sezgin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 10 yıldır Etiyopya’da ramazan ve kurban organizasyonları yaptıklarını belirterek tüm Müslümanların Etiyopya'ya Hz. Necaşi sebebiyle vefa borcu olduğunu vurguladı. Yaklaşık 50 tonluk gıda yardımından 12 binden fazla kişinin faydalanacağını aktaran Sezgin, mübarek ayın bereketinin Türk hayırseverler eliyle Afrika’ya da uzandığını dile getirdi. Sezgin, “Amacımız buradaki Müslümanlarla ramazan sevincini paylaşmak ve onların duasını alarak ülkemize götürmek. Bu insanların mutluluğunu görmek bizler için büyük bir gurur kaynağı.” diye konuştu.

“Allah Cennetine Kavuştursun

Bölgedeki mülteci kamplarından birinde yaşayan Hikme Havnasım, aldığı paketin kendisini çok mutlu ettiğini söyleyerek, “Tek istediğim, Allah'ın bu yardımı gönderenleri cennetine kavuşturması.” dedi. Yardım çuvalını sırtına alarak konakladığı kampın yolunu tutan Haydar Mahi de yardımı gönderenlere minnettar olduğunu belirterek “Allah da Türkiye’nin ve Türk halkının yardımcısı olsun.” ifadesini kullandı. Bu ramazan 84 ülke ve 326 bölgede “iyiliğin sesi” olmak için yola çıkan TDV, 90 binden fazla aileye gıda paketi ulaştırmayı, yaklaşık 250 bin kişiye de iftar vermeyi amaçlıyor.

(Anadolu Ajansı, 17 Mayıs 2018)

 

TİKA Ramazanda Dünya Mazlumlarının Yanında Olacak

Dünyanın farklı coğrafyalarında faaliyetlerde bulunan TİKA, ramazan boyunca 50'den fazla ülkede binlerce kişiye iftar verecek. Balkanlar, Doğu Avrupa, Afrika, Asya, Latin Amerika ve Ortadoğu'daki 58 ülkede 60 ofisiyle faaliyet gösteren Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), ramazan boyunca 50'den fazla ülkede 150 şehirde binlerce kişiye iftar verecek ve ihtiyaç sahiplerine gıda yardımında bulunacak. Faaliyet gösterdiği coğrafyalarda ihtiyaç sahipleri, soydaşlar, terör mağdurları ve yetimlere dil, din ve ırk ayrımı gözetmeden hizmet götüren TİKA, Balkanlarda Karadağ, Bosna Hersek, Arnavutluk, Kosova, Romanya, Makedonya, Macaristan, Moldova, Hırvatistan, Ukrayna ve Slovenya'da vereceği iftarların yanı sıra ihtiyaç sahibi ailelere gıda kolisi dağıtacak. Orta Doğu ve Afrika'da başta Filistin, Irak, Somali, Yemen ve Libya olmak üzere savaş ve terör mağdurlarına gıda yardımları yapılacak ve iftarlar verilecek. Afrika'da da Namibya, Çad, Cibuti, Lübnan, Yemen, Kenya, Mısır, Mozambik, Sudan ve diğer ülkelerde yardım faaliyetleri ve iftar programları yapılacak.

Irak'ta 5 Bin Aileye Gıda Yardımı

TİKA, Irak'ta 5 binden fazla aileye gıda kolisi dağıtacak ayrıca Kerkük, Musul ve Bağdat'ta 5 binden fazla kişiye iftar verilecek. Orta Asya'da ramazanı soydaşlarla geçirecek TİKA, ramazan faaliyetlerine Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan'da devam edecek.

Başkanlığın Afganistan ve Pakistan'daki yardımları da ramazan ayında artarak devam edecek.

TİKA, Güney Kore, Japonya, Laos, Vietnam, Şili, Meksika, Kolombiya, İtalya ve Polonya gibi Müslüman azınlıkların olduğu ülkelerde de ramazan programları düzenlenecek.

27 Mülteci Kampına 13 Bin 500 Gıda Kolisi Dağıtılacak

Filistin'de farklı alanlarda önemli projelere imza atan TİKA, ramazanda Gazze'ye yapılacak acil yardım projeleri kapsamında 12 bin gıda kolisi dağıtacak. Bu gıda kolilerinden 100 bin kişinin faydalanması hedefleniyor. TİKA, bunun yanı sıra ramazan boyunca günde bin aileye sıcak yemek çıkaracak. Yaklaşık 200 bin kişi sıcak yemek ve gıda kolilerinden yararlanacak. Başkanlık, Filistin'e ilaç ve tıbbi malzeme desteğinde de bulunulacak ve Gazze'ye 1 milyon dolarlık insani yardım desteği ramazan ayında temin edilmiş olacak. TİKA, Filistin genelindeki 27 mülteci kampına 13 bin 500 gıda kolisi yardımında bulunacak. Mülteci kampları ve yetim aileler için bin gıda kolisi de Kudüs'te dağıtılacak. Ayrıca, Kudüs tarihi bölgede tespit edilen 50 dükkandan toplam 700 Kudüslü aile kuponla alışveriş yapacak. TİKA, böylelikle Kudüs eski şehir esnafını kalkındırma ve aynı zamanda Kudüslü ihtiyaç sahibi ailelerin de kendi ihtiyaçlarına göre alışveriş yapmasına destek olacak.

Arakanlılara Yardımlar Ramazanda da Sürecek

Bangladeş'te sıcak yemek dağıtımı ramazan boyunca da devam edecek. Böylelikle her gün 30 bin kişiye iftarlarda sıcak yemek ulaştırılacak. Ramazan ayı boyunca 2 milyon 100 bin kişiye iftarlık sıcak yemek ulaştırılması hedefleniyor. Temizlik ihtiyaçları için 30 bin kişiye sabun, deterjan, diş macunu ve diş fırçasının yanı sıra çocuk ve yetişkinler için hijyen paketi ve şemsiye dağıtılacak. Şeker, tuz, bisküvi, hurma, çay, nohut, soğan, patates ve biber gibi malzemelerden oluşan ramazan paketleri 30 bin kişiye dağıtılacak. Öte yandan, Arakanlı Müslümanlar ile yerel halkın katılabileceği iftar programlarının düzenlenmesi planlanıyor. Başkanlık, Myanmar'ın Rakin eyaletindeki kamp ve köylerde kalan Müslüman nüfustan öncelikle acil ihtiyaç sahibi 5 bin aileye gıda paketi dağıtmayı hedefliyor. Bölgede muson mevsiminin yaklaşması nedeniyle barınaklarda zorlu koşullarda yaşayan 180 ihtiyaç sahibi aile için yeni barınaklar inşa etmeyi planlayan TİKA, Arakan'daki kamplarda yaşayan çocuklara yönelik sağlık taraması ve beslenme yardımı yapacak.

(Anadolu Ajansı, 17 Mayıs 2018

 

Yardımeli Derneğinden Ramazan Yardımı

Yardımeli Derneği, Bangladeş'in farklı bölgeleri ile Arakan'daki mülteci kamplarında 50 bin kişilik iftar vereceğini duyurdu. Yardımeli Derneğinden yapılan açıklamada, Myanmar zulmünden canlarını kurtaran Arakanlı Müslümanların kamplarda yaşam mücadelesi verdiği bildirildi. Yardımeli Derneğinin 2010'dan bu yana devam eden çalışmalarının ramazanda da aratarak devam ettiği belirtilen açıklamada, Yardımeli Bangladeş ofisince kamplarda ve Bangladeş’in farklı bölgelerinde yapılacak çalışmalara ilişkin hazırlıkların tamamlandığı kaydedildi. Bu kapsamda, 7 farklı mülteci kampında 50 bin kişilik iftar, ailelere gıda ve temizlik malzemesi, 5 bin koli kumanya, Yetimler Külliyesinde her gün 4 bin kişilik iftar, kardeş ailelere ve yetimlere nakit yardımlar yapılacağı ifade edildi. Yardımeli Bangladeş ofisinin Arakanlı Müslümanların kaldığı kamplarda da proje ve faaliyetlerine devam ettiği, Kardeş Aile Projesi kapsamında acil gıda, banyo ve tuvalet kabinleri, su kuyusu, mescit ve toplantı mekanları, sıcak yemek dağıtımları, adak ve şükür kurbanları dağıtımı, sağlık taramaları ile sağlık paketleri dağıtımının sürdüğü bildirildi.

(Anadolu Ajansı, 17 Mayıs 2018)

 

Ege Denizi'nde 174 Kaçak Göçmen Yakalandı

İzmir ve Aydın'da düzenlenen 3 operasyonda yasa dışı yollarla yurt dışına geçmeye çalışan 174 Suriyeli yakalandı. Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, Aliağa Arka Plaj Park mevkisi açıklarında lastik bot içerisinde bir grup olduğu bilgisi üzerine harekete geçti. Ekipler, durdurdukları lastik botta, kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 68 Suriyeli olduğunu belirledi. İhbarı değerlendiren Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, Dikili açıklarında lastik bottaki 54 Suriye uyrukluyu yakaladı. Aydın'ın Didim ilçesinde de Sahil Güvenlik ekipleri, Tekağaç mevkisinde bir grubun yasa dışı geçiş hazırlığı yaptığını tespit etti. Düzenlenen operasyonda aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 52 Suriye uyruklu ekiplerce yakalandı. Yabancı uyruklular, işlemlerin ardından İl Göç İdaresi Müdürlükleri'ne teslim edilecek.

(Deniz Haber Ajansı, 18 Mayıs 2018)

 

Çorum'a Getirdikleri 150 Göçmeni Köprü Altına Bırakıp Gittiler

Çorum'a barınmaları için Erzurum'dan gönderilen çoğunluğu Pakistan uyruklu 150 göçmen, kendilerini getiren otobüs sürücüleri tarafından kara yolunda köprü altında bırakıldı. Erzurum Göç İdaresi Müdürlüğü, Pakistan, Bangladeş ve Somali uyruklu 150 göçmeni, barınmaları için üç otobüsle Çorum'a gönderdi. Otobüs sürücüleri, dün saat 23.30 sıralarında çoğunluğu Pakistanlı göçmenleri Çorum-Samsun karayolunda, Çimento kavşağı köprü altında araçlardan indirip, uzaklaştı. Nereye gideceklerini bilmeyen göçmenler, köprü altında beklemeye başladı. Gruptaki bazı kişiler ise kent merkezine doğru yürümeye başladı. Göçmenleri gören vatandaşlar, polisi arayıp ihbarda bulundu. Gelen ihbar polis ekipleri, dağılmaya başlayan göçmenleri tek tek durdurup, kimlik ve evrak kontrolü yaptı. Polisin çalışması sonucu 150 göçmen, bölgeden alınarak konaklayacakları yere götürüldü. Göç İdaresi'nde işlemlerini yaptırdıktan sonra göçmenlerin Çorum'da kalabilecekleri öğrenildi.

(Cumhuriyet, 17 Mayıs 2018)