Türkiye’de ve dünyada göç, göçmen ve sığınmacılar konusunda gündemde öne çıkan başlıklar…

 

AB’den İngiltere’ye Göç En Düşük Rakamda

2017 yılında AB ülkelerinden İngiltere’ye gelen kişi sayısı, son dört yılın en düşük seviyesindeydi. Ancak, Ulusal İstatistik Bürosu’nun belirttiği üzere, AB dışından gelenlerin göçü, 2011’den bu yana en yüksek net göç olma özelliği taşımaktadır. Genel göç bir önceki yıla göre 33.000 artarken, istatistikçiler rakamın “geniş çaplı” olduğunu belirtti.

Ulusal İstatistik Bürosu, geçen yıl AB’den 101 bin, AB dışından ise 227 bin göçmenin İngiltere’ye geldiğini belirtti. Buna ek olarak AB vatandaşı olup İngiltere’den ayrılan kişi sayısı 2017 yılı için 139 bindir.

(BBC, 16 Temmuz 2018)

 

İtalya’dan AB’ye Göçmen Uyarısı: “Artık Dünya’nın Mülteci Kampı Değiliz”

AB’nin yeni göçmen yeniden dağıtım politikasının yürürlüğe girmesini, İtalya’nın İçişleri Bakanı Salvini kıvançla karşıladı.

Bu hafta 500 Libyalı göçmen Avrupa’ya geldi. Göçmenler Almanya, Fransa ve Malta tarafından kabul edilecek.

İçişleri Bakanı Matteo Salvini bugün şemayı bir başarı olarak nitelendirerek, yeni teklifler sayesinde ülke üzerindeki yükün hafifletildiğini söyledi. Salvini, “İtalya artık dünyanın mülteci kampı değil, şimdi vatandaşların çıkarlarını koruyan bir hükümet var ve şimdi AB’deki herkes göçmenleri kabul eden tek ülke olamayacağımızı fark etti.” ifadelerini kullandı.

“Ama amaç, Avrupa içerisinde bölünmeyi sağlamak değil, mülteci kabulünü durdurmaktır” şeklinde sözlerine devam eden Salvini Roma’nın göçmenleri reddetmesinde kararlı olacağını ve ülkenin sadece kabul edilen kotalara sadık kalacağını belirtti. Bakan Salvini şöyle dedi; “Sıkılık ve tutarlılık sonuç üretir, korkarak karar veren hükümetlerin zamanı sona erdi. Kadınları ve çocukları kurtardık.”

Libya’ya dönen iki Open Arms gemisine gönderme yaparak şunları söyledi: “Zaman, çaba ve paradan tasarruf edin. İtalyan limanlarının müsait olmadığını hatırlayın”.

Salvini’nin yaptığı açıklamadan, hafta sonu düzenlenen bir anlaşmanın ardından, bloğun geri kalanının uygun olması halinde İtalya’nın ülkeye 450 göçmenden 50’sini almayı kabul edeceği anlaşıldı. İtalya Başbakanı Guiseppe Conte ve İçişleri Bakanı, Fransa ve Almanya gibi ülkelere pazar günü göçmen sorumluluğu paylaşmayı kabul ettikleri için teşekkür etti.

(Express, 16 Temmuz 2018)

 

Göçmen İşgücü İnovasyon Sağlıyor

Yüksek vasıflı yabancı işçilere ABD şirketleri tarafından istihdam edilmesine izin veren geçici H-1B vizesiyle ilgili yeni federal kısıtlamalar, programın ekonomik etkileri konusunda tartışmaları artırdı, ancak şimdiye kadar ürün yenilikleri üzerindeki etkisi hakkında çok az şey biliniyor.

Kaliforniya Üniversitesi San Diego Küresel Politikalar ve Strateji Okulu’ndan yapılan yeni araştırmalar, yüksek vasıflı işçilerin yurt dışından işe alınmasının, yeni ürünlerin doğumu ve daha büyük firmaların işlenmesi üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olabileceğini göstermektedir.

Kaliforniya Üniversitesi Küresel Politika ve Strateji Okulu’nda iktisat profesörleri olan Gaurav, Khanna ve Munseob Lee’nin Ulusal Ekonomik Araştırma Bürosu’nda çalışma verilerini bir araya getiren çalışmasında inovasyon etkisinin göz ardı edildiği belirtiliyor. Khanna, “H-1B işçilerinin, yeni ürün yaratma ve eskimiş olanları değiştirme yeteneği ile şirketlerin satışını artırdığını gördük” dedi. “Bu söylem, ABD politikası, firmaların karlılığı, işçilerin refahı ve ekonomide bir bütün olarak inovasyon potansiyeli için çok fazla etki yaratabilir. Çalışmada, H-1B verilerini, H-1B çalışanlarını işe almak istedikleri her zaman, Nielsen Retail Scanner’dan ürün hakkında bilgi veren firma düzeyinde verilerle her zaman dosyalamak zorunda oldukları İş Hukuku Uygulamaları (HCA) verileri bir araya getirildi. Bir kez birleştirildiğinde, 2006-2015 yılları arasındaki bu yeni veri seti, yabancı işçilerin firma üretimi üzerindeki etkilerinin kapsamlı bir şekilde incelenmesine olanak sağlamıştır. Yazarlar ayrıca göç akışları ile artan patent arasındaki bağlantıyı ortaya koyan önceki çalışmalara da işaret ediyorlar. Bu bulgular, birlikte, ABD ekonomisine H-1B göçünün genel sonuçları açısından çarpıcı sonuçlar doğurmaktadır. Örneğin, yurtdışından daha fazla mühendis ve programcı istihdam etmek, belki de daha düşük bir maliyetle, firmaların pazarda daha yeni ürünlere yol açabilecek, karlılığı ve tüketici refahını artırabilecek artan yenilikleri uygulamaya koymalarını sağlayacaktır. Ürünün yeniden tahsisi – ürünlerin girişi ve çıkışı– uzun bir süre firma düzeyinde inovasyonun önemli bir belirleyicisi olarak görülmüştür.

Yazarlar, “Bir firmanın üretim portföyündeki değişikliklerin hem yüksek vasıflı göç hem de karlılığa bağlı olduğunu gösteriyoruz” diye yazdı.

(Euroasia Review, 17 Temmuz 2018)

 

“Türkiye Suriyeli Sığınmacıları Kayıt Altına Almayı Durdurdu”

Independent gazetesinin haberine göre, İnsan Hakları İzleme Örgütü, mültecilerin Suriye’ye geri dönüşlere zorlandığına, sağlık ve eğitim gibi temel haklardan yararlanamadıklarına dair açıklama yaptı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün en son yayınladığı rapora göre, Türkiye’deki birkaç şehirde yeni gelen Suriyeli mültecilerin kayıtlarının askıya alındığını belirtti.

Gözlemcinin pazartesi günü yaptığı açıklamaya göre, “yaşanan problemlerden dolayı ülkelerinden kaçan ve sığınmacı olarak kayıt altına alınan bir avuç insan, Suriye’ye zorla gönderilmelere ve sağlık, eğitim gibi temel hizmetlerin reddedilmesine karşı savunmasız bırakıldı” dedi. Araştırmacılar, bu hareketin, daha fazla Suriyeli almamak için 3,5 milyon mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye tarafından tasarlandığını belirtti.

Türkiye yayınlanan yeni rapordaki iddiaları reddetti ve bir Türk yetkili Fransız haber ajansı AFP’ye verdiği demeçte, “Suriyelileri her zaman memnuniyetle karşıladıklarını ve karşılamaya da devam ettiklerini söyledi ve “Türkiye’de olan insanlar ihtiyaç duydukları tüm hizmetlere erişebilir” dedi.

(The Independent, 17 Temmuz 2018 )

 

AB Göçmenlik Rakamları 2004’ten Bu Yana Yarım Milyon Az Sayılmış Olabilir

The Sun gazetesinin haberine göre Göç İzleme Örgütü, rakamların Ulusal İstatistik Bürosu’nun resmi rakamlarına kıyasla 2005’ten 2017’ye 2.21 milyon yükseldiğini gösteriyor.

Ulusal İstatistikler Dairesi tarafından derlenen resmi rakamlar arasında büyük bir tutarsızlık olduğunu ortaya koydu ve Göç İzleme Örgütü, Theresa May’i kendi “kırmızı çizgileri” karşısında dur demeye çağırdı.

Ancak resmi göçmenlik rakamları – havaalanlarında ve sınırlarda yapılan binlerce ankete dayanarak – AB net göçünün 2004’ten 2016’ya kadar 1,7 milyon arttığını gösteriyor.

Göç İzleme Örgütü Eş Başkanı Alp Mehmet, farkın 508 bin ile aynı büyüklükte bir kent olan Sheffield’e eşit olduğunu söyledi. Eş Başkan Alp Mehmet, Brexit’i daha önce düşünüldüğünün aksine göç hareketini azalmak için etkili bir araç olabileceğini de ekledi.

(The Sun, 16 Temmuz 2018 )

 

Aile Birleşimi İçin 28.000 Başvuru Bekliyor

1 Ağustos tarihinden itibaren geçici koruma altındaki mülteciler ailelerini Almanya’ya getirebilecekler. Bunun için başvurular oldukça yoğun.

1 Ağustos geçici koruma altındaki mülteciler için oldukça önemli bir tarih. Çünkü bu tarihten itibaren mülteciler aile üyelerini tekrar Almanya’ya getirebilecekler. Almanya Dışişleri Bakanlığı’nın verilerine göre sadece Suriye çevresi, Türkiye, Ürdün, Lübnan ve Kuzey Irak’tan alınan başvurular 28.000 civarında…

(RP Online, 17 Temmuz 2018)

 

Sahil Güvenlik, Kamyonda Yaklaşık 100 Göçmen Buldu – Sekizi Ölü

Libya’nın Zuvara şehri, Akdeniz’i yasadışı yollardan geçmek isteyen mülteciler için bir ana geçiş noktası niteliğinde kabul ediliyor. Orada bir kamyonda yaklaşık 100 göçmen bulundu, bulunanlardan altı çocuk ise ölü.

Libya’da bir kamyonda yaklaşık 100 göçmen bulundu. Altı çocuk ve iki yetişkin yolculuktan sağ çıkamadı. Libya Sahil Güvenlik, kendi yaptığı açıklamalara göre 90’dan fazla insanı kurtardı. Kurtarılanlar hastaneye kaldırıldı.

Kamyon, Zuvara şehrinin yakınlarında bulundu. Bölge, Libya’daki mültecilerin Akdeniz’den Avrupa’ya yasadışı yollardan geçmeye çalıştığı ana geçiş noktası olarak kabul ediliyor.

Zuvara’daki yerel güvenlik güçlerinin çektiği fotoğraflar mültecilerin yanı sıra can yeleklerinin ve bir dizi yakıt deposunun da bulunduğu kamyonun iç kısmını gözler önüne serdi. Sahil Güvenlik’e göre insanlar Afrika ve Arap ülkelerinden geliyordu, ancak Pakistan ve Bangladeş’ten gelen göçmenlerin de aralarında bulunabileceği düşünülüyor.

Bu bulgu, üç yıl önce Avusturya’da yaşanan olayı anımsatıyor. O zaman da Almanya’ya giden bir kamyondaki 71 mülteci ölü bulunmuştu. Bunun üzerine mültecileri dolandıran, kamyondaki dört dolandırıcı Macar mahkemesi tarafından 25 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Uzun süredir Libya’da hüküm süren iktidar sahibi Muammer el-Kaddafi’nin düşmesinden sonra Libya kaosa sürüklendi. Sayısız silahlı güç iktidar için savaşta… Ayrıca Kuzey Afrika’nın iç savaş yaşayan bu ülkesi insan ticareti için de uygun bir yer haline geldi.

(Spiegel, 16 Temmuz 2018)

 

İtalya’dan 450 Sığınmacıya İzin Çıktı

Akdeniz açıklarında kurtarılan ve İtalya ile Malta arasında krize sebep olan 450 sığınmacının Sicilya’da karaya çıkmasına izin verildi.

İtalya İçişleri Bakanı Matteo Salvini, Akdeniz’de yer alan İtalyan adası Lampedusa yakınlarında kurtarılan 450 sığınmacının karaya çıkmasına izin vereceklerini açıkladı. Sığınmacılar geçtiğimiz günlerde Avrupa Birliği’nin sınır koruma teşkilatı Frontex ve İtalyan sınır polisine ait gemilerce kurtarılmıştı. Ancak Libya’dan demir alan bir gemide bulunan sığınmacıların hangi ülkede karaya çıkacağı Malta ve İtalya arasında krize neden olmuştu.

İtalya’nın sığınmacıların Sicilya adasında karaya çıkmasına izin vermesine ilişkin kararı; Almanya, Fransa, Malta, İspanya ve Portekiz’in söz konusu mülteci adaylarının bir kısmını almaya yanaşmasının ardından geldi. Bu ülkeler 50’şer sığınmacı almayı kabul etti. İtalya Başbakanı Giuseppe Conte, Cumartesi günü 27 Avrupa Birliği ülkesine mektup yazarak, sığınmacılar konusunda Birlik üyesi diğer ülkelere yönelik sorumluluk alma çağrısında bulunmuştu.

Ülkelerin kabul kararı üzerine İtalyan Başbakan Pazar günü Facebook hesabından yapmış olduğu paylaşımda “Avrupa’dan her zaman beklediğimiz dayanışma ve sorumluluk budur ve son Avrupa Konseyi zirvesinde varılan kararlar şimdi gerçeğe dönüşüyor” dedi.

Çekya’dan Olumsuz Yanıt

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez 50 mülteci kabul edeceklerini Twitter üzerinden duyururken, “göçmen akınına karşı çözüm sunmadaki kararlılıklarını ve insani trajediye karşı dayanışma gösterdiklerini” ifade etti. Almanya hükümet sözcüsü de Cumartesi günü yapmış olduğu açıklamada “mülteci politikaları konusunda İtalya ile devam eden yoğun işbirliği kapsamında 50 mülteciyi almayı kabul ettiklerini” kaydetti. Çekya Başbakanı Andrej Babiş ise çağrıya olumsuz yanıt verdi. “Bu tür bir yaklaşım sadece insan ticareti yapanlara yarar ve onların gelirlerini artırır” diyen Babiş, ülkesine “hiçbir sığınmacı almayacaklarını” söyledi.

Uluslararası hukuk kuralları uyarınca güvenli olmayan bir ülkeden gelen sığınmacıların aynı ülkeye geri gönderilmesi mümkün değil. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler Libya’yı güvenli olmayan ülkeler arasında sınıflandırıyor.

(Deutsche Welle, 16 Temmuz 2018)

 

“Her Yeri Titriyordu…”

Polis ekipleri, Almanya’nın Hessen eyaleti Wiesbaden şehrinde Susanna F. (14) cinayetinin ardından kaçan katil zanlısı mülteci Ali Bashar’ı Almaya’daki sorgulamasının ardından hapishaneye götürecek olan helikoptere bindirdi. Kıyafetlerine el konulduğu için kağıttan beyaz bir kıyafet giydirildi.

Almaya’nın Hessen eyaleti Wiesbaden şehrinde Susanna F.(14)’in cesedi bulunduğunda, katili Ali Bashar (21) ailesiyle birlikte Irak’a kaçmıştı. Orada, Kürt polisi onu takip etti, ifadesini aldı ve Alman Federal Polisine teslim etti. İfadesi alınırken Ali Bashar en büyük korkusunu Irak polisine şöyle söyledi: “Yeter ki beni Almanlara vermeyin, ne istiyorsanız anlatırım.”

Die Welt gazetesi Zaho (Irak) şehrindeki cinayet masası dedektifleriyle Susanna F. (14)’in öldürülmesi ve Almanya Frankfurt/Main şehrinde on bir yaşındaki bir çocuğun tecavüzünden dolayı yargılanmayı bekleyen mültecinin tutuklanması hakkında konuştu.

Polis şefi Dilbreen Hassan Mustafa ve polis memurları Musab Halid ile Ayad Tarek Ahmed, 8 Haziran 2018 tarihinde Bashar’ı amcasının evinde yakalamışlardı. Polis memurları onu yakaladıklarında korkudan her yerinin titrediğini ifade ettiler.

(Bild, 16 Temmuz 2018)

 

Hudeyde’den Yaklaşık 35 Bin Aile Göç Etti

Birleşmiş Milletler (BM), bir aydır çatışmalara sahne olan Yemen’in Hudeyde kentinden yaklaşık 35 bin ailenin göç etmek zorunda kaldığını bildirdi. BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisinin (OCHA) Hudeyde’de insani yardım alanında çalışan gruplarla iş birliği yaparak hazırladığı raporda, haziran ayı başından bu yana Hudeyde’den kaçarak güvenli bölgelere sığınan ailelerin sayısının 35 bine ulaştığı belirtildi. Söz konusu ailelerden 20 bin kişiye insani yardım ulaştırıldığı aktarılan raporda, kentteki Hudeyde Limanı ile Salif Limanı’nın çalışmaya devam ettiği ancak Zebid ve Et-Tuhayta ilçelerine yönelik yoğun hava saldırıları ile top atışlarının sürdüğüne dikkat çekildi. İnsani yardım faaliyetlerinde bulunan grupların ulaştığı yere kadar yardımların yapıldığı vurgulanan raporda, Hudeyde şehir merkezindeki durumun geçen haftalara oranla kısmen sakinleştiği, su şebekesinde iyileşme olduğu ve bazı esnafların dükkanlarını açmaya başladığı aktarıldı. Raporda, havalimanı ve limanlara giden yolların hala beton bariyerlerle kapalı tutulduğu aktarıldı. OCHA, 5 Temmuz’da yayımladığı raporunda, Hudeyde’den göçlerin devam ettiği ve haziran ayı başından bu yana 17 bin 350 aileye mensup göçmen sayısının 121 bini geçtiği belirtilmişti. Yemen hükümet güçleri, Hudeyde kenti ve limanını Husilerden almak için 13 Haziran’da koalisyon güçlerinin desteğiyle operasyona başlamıştı. Bu kapsamda ilerleyişini sürdüren hükümet güçleri, 19 Haziran’da Hudeyde Uluslararası Havalimanı’nın tamamında kontrolü sağlamıştı.

(Akşam, 16 Temmuz 2018)

 

İngiltere’de Başörtülü Şoförün Kullandığı Otobüs İslam Karşıtlarınca Kuşatıldı

İngiltere’nin başkenti Londra’da, hafta sonunda aşırı sağcı ve İslam karşıtı İngiliz Savunma Birliği (EDL) adlı örgütün gösterisinde, başötülü bir otobüs şoförünün, protestocular tarafından kuşatıldığı anlar sosyal medyada büyük tepki çekti. Independent gazetesi, yolcuları tahliye edilmesine rağmen aracından ayrılmayan sürücü için “Gemisini terk etmeyen kaptan gibi protestoculara cesaret ve hoşgörüyle karşılık verdi” dedi. EDL’nin, yasak olmasına rağmen Facebook üzerinden bir mahkemeden görüntüler yayımladığı için 13 ay hapis cezasına çarptırılan eski liderleri TommyRobinson’ın serbest bırakılması talebiyle düzenlediği gösteriye, binlerce kişi katıldı.

ABD’li Aşırı Sağcılar da Destek Verdi

ABD merkezli aşırı sağcı bir örgütün de destek verdiği eylemde göçmen karşıtı Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi’nin (UKIP) lideri GerardBatten, “Muhammed bir pedofildi” dedi. Gösteride Londra’nın Müslüman Belediye Başkanı SadiqKhan’ın maskesinin iliştirildiği domuz şeklinde bir balon taşındı, “Trump’ı Seviyoruz” sloganları atıldı. Gösteri dağılırken, protestocular Trafalgar Meydanı’nda kalabalığın arasından geçmeye çalışan, başörtülü bir kadının kullandığı otobüsün önünü kesti. Kalabalık, yumrukladığı aracın ön camına “İngiltere Trump’ı seviyor” yazılı bir poster yapıştırdı.

(BBC News, 16 Temmuz 2018)

 

Edirne’de 385 Göçmen Yakalandı

Edirne’de yasa dışı yollardan yurt dışına çıkmaya çalışan 385 göçmen yakalandı. İl Jandarma Komutanlığı ekipleri ve 54. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı’na bağlı hudut askerleri, Edirne’ye bağlı Bosnaköy, Yenikadın ve Orhaniye köyü ile İpsala, Uzunköprü, Havsa, Meriç ilçesinde denetim yaptı. Denetimlerde Suriye, Fas, Irak, Afganistan, Filistin, Libya, Pakistan, Cezayir, İran ve Mısır uyruklu 385 göçmen yakalandı. Göçmenler, işlemlerinin ardından Edirne Göç İdaresi Müdürlüğü’ne gönderildi.

(TRT Haber, 16 Temmuz 2018)

 

Suriyeli Taciz Şüphelisinden ‘Hacıyım’ Savunması

Antalya’da sokak ortasında yürürken bir kadına cinsel organını gösterdiği iddiasıyla gözaltına alınan Suriyeli A.M., “Ben teşhirci değil, hacıyım” dedi. A.M., şikayetin geri alınması üzerine serbest kaldı. DHA’nın aktardığı habere göre, Antalya’nın Kepez ilçesinde yaşanan olay şöyle gelişti: Sokakta yürüyen Suriyeli A.M., bir taraftan cep telefonuna bakarken, iddiaya göre diğer eliyle de fermuarını açıp cinsel organını pantolonundan çıkardı. Bunu gören bir kadın, telefonla durumu polise bildirdi. İhbar üzerine kısa sürede bölgeye çok sayıda ekip sevk edildi. Şüpheli A.M., Kepez İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Araştırma ve Asayiş ekipleri tarafından kısa sürede yakalandı. Polis ekip otosunun arkasında bulunan özel bölmeye oturtulan A.M., sözlü ifadesinde cinsel organını kimseye göstermediğini iddia ederek, “Ben teşhirci değil, hacıyım” dedi. A.M., cinsel organını gösterdiği kişinin şikayetinden vazgeçmesi üzerine sorgusunun ardından serbest bırakıldı.

(Sputnik Türkiye, 16 Temmuz 2018)

 

BM İyi Niyet Elçisi Jolie, Suriyeli Mültecilerin Yaşadığı Kampı Ziyaret Etti

Birleşmiş Milletler İyi Niyet Elçisi Angelina Jolie, Irak’taki Domiz mülteci kampını ve Suriyeli bir mülteci aileyi ziyaret etti. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği İyi Niyet Elçisi Angelina Jolie, Suriye’deki iç savaştan kaçıp Irak’taki Domiz mülteci kampında yaşayan mültecileri ziyaret etti. Kampta yaşayan Ronia ve çocuklarıyla tanışan ABD’li dünyaca ünlü oyuncu Jolie, çocukların özel bakıma ihtiyacı olduğunu belirtti. Çocuklarına bakmaya çalışan dul bir anne olan Ronia, “Çocuklarım hasta olmasaydı o zaman iyi olurdum. Fakat bu hastalık bize büyük bir zarar verdi” dedi. 5 genç kızı tek başına yetiştiren Ronia, 2 çocuğunun talasemi hastası olduğunu belirtti. Kocasının talasemi hastalığı, halk arasında Akdeniz anemisi olarak bilinen kalıtsal kan hastalığından hayatını kaybettiğini ve burada tedavi olamadığını aktardı.

“Tek Umursadığım Şey Çocuklarım”

Ronia ve ailesi 6 yıl önce Suriye’den kaçtı. Kızları Roshda ve Leila’yı kan nakli için her hafta hastaneye götürdüğünü aktaran Ronia, ihtiyaçları olan tedaviyi göremediklerini açıkladı. “Tek umursadığım şey çocuklarım” diyen Ronia, “Korkuyorum, babalarını kaybettiğim gibi onları da kaybedeceğim” dedi. Öte yandan, 2001’den beri Jolie’nin Irak’a gerçekleştirdiği beşinci ve Domiz kampına gerçekleştirdiği üçüncü ziyaret.

(Haberler, 17 Temmuz 2018)

 

Ege’de Mülteci Akını Katlanarak Devam Ediyor

Mültecilerin Balıkesir, İzmir, Çanakkale’nin sahil ilçelerinde Yunan adalarına kaçak geçişleri artarak devam ediyor 2017 yılının ilk 6 ayında 6 bin 517 kaçak göçmen yakalanırken, 2018’in aynı tarih aralığında 11 bin 677 kaçak göçmen yakalandı. Mültecilerin Balıkesir, İzmir, Çanakkale’nin sahil ilçelerinde Yunan adalarına kaçak geçişleri artarak devam ediyor 2017 yılının ilk 6 ayında 6 bin 517 kaçak göçmen yakalanırken, 2018’in aynı tarih aralığında 11 bin 677 kaçak göçmen yakalandı.

Ortadoğu, Afganistan, Pakistan, İran ve Afrika ülkelerinden Avrupa’ya geçmek isteyen bir çok mülteci, kaçak göçmen Ege Denizini geçiş kapısı olarak kullanmak istiyor. 2018 yılında Yunan adalarına kaçak geçişlerde Ege Denizinde 26 kişi hayatını kaybetti. Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından açıklanan rakamlara göre 2017 yılının ilk 6 ayında 6 bin 517 kaçak göçmen Ege Denizinde yakalanırken 2018’in ilk altı ayında bu rakam neredeyse iki katına çıkarak 11 bin 677’ye yükseldi. Temmuz ayının ilk 15 gününde yakalanan kaçak göçmen sayısı ile istatistiklere 767 olarak geçti. 2018 yılında toplamda 12 bin 444 kaçak göçmen Ege Denizinde Yunan adalarına geçmek isterken Sahil Güvenlik Komutanlığınca olası bir ölüm tehdidinden kurtarıldı.

(Haberler, 17 Temmuz 2018)