Türkiye'de ve dünyada göç, göçmen ve sığınmacılar konusunda gündemde öne çıkan başlıklar…

 

Rapor: ABD, Sınırlarda Yakalanmış Yasadışı Göçmen Çocuklar için Askeri Üsleri Kullanmayı Düşünüyor

İki devlet yetkilisinin Associated Press'e verdiği demeçte, birkaç ABD askeri üssü yakınında yasadışı göçmen çocukların yakalandığını ifade edildi. Sağlık ve İnsan Hizmetleri (Healthand Human Services – HHS) yetkilileri yasadışı yollardan ülkeye girerken ebeveynlerinden ayrılan çocukların barınması için ABD üslerini kullanmayı düşünüyor. Yasadışı göçmen çocukların genellikle ebeveynlerinden kendi refahları için ya da ebeveynleri suçlamalarla karşı karşıya oldukları için ayrıldıkları söyleniyor. Sağlık ve İnsan Hizmetleri, sınırda ele geçirilen çocuklar için bir düzineden fazla eyalette yaklaşık 100 barınağı denetleyen federal bir kuruluştur. Kuruluşun görevi Amerikanların sağlığını sağlamak ve kritik hizmetler sunmaktır. HHS geçmişte konut için geçici olarak askeri üsleri kullandı. 2014 yılında Orta Amerika'dan gelen bir dalgada HHS geçici olarak Kaliforniya, Oklahoma ve Teksas'taki askeri üsleri çocuklara ev sahipliği yapmak için kullandı. Bu süreç birçok eleştiriyi beraberinde getirmişti. 2014 yılında Teksaslı yetkililer,  ABD’nin Meksika sınırının güvenliğini sağlamak için Obama yönetimine başvurdu, ABD üslerinin etkin bir şekilde ele geçirileceğini söyleyerek sistemi çökertti. R-Texas, Home Askeri Güvenlik Komitesi Başkanı Michael McCaul, “Askeri üslerimiz mülteci kamplarına dönüşüyor. Bunu Amerika Birleşik Devletleri'nde görmeyi hiç düşünmedim.” dedi. Bunun yanı sıra, The Department of Homeland Security, bir arada tutulan ailelere ev sahipliği yapmak için sınırlı bir alana sahip. Teksas ve Pensilvanya’daki merkezlerinde 2700 yatak bulunmasına karşın sadece nisan ayında 10 bin aile ve 4.300 refakatsiz çocuk bu merkezlere gelmiştir.

(Fox News, 16 Mayıs 2018)

 

‘Mülteci Bakmayan Doktor’ Yalan mı Söyledi?

Almanya’nın Bavyera Eyaleti’nde bir doktorun, mülteciler “Sağlık turisti” diye eleştirmesine ve “Artık mültecilere bakmıyorum” sözlerine meslektaşları tepki gösterdi. Dünya Doktorları Birliği Başkanı Heinz Jochen Zenke, doktorun açıklamaları için “Kabul edilemez” dedi. Doktorun dışlayıcı bir tutum takındığını belirten Zenke, “Doktorun anlattıkları, bizim uzun yıllardır mülteciler arasında yaptığımız çalışmalardaki tecrübelerimize tamamen ters” diye konuştu. Bazı münferit olayların olabileceğini kaydeden Zenke, genellikle mültecilerin sağlık hizmetlerinden dolayı doktorlara minnettarlıklarını her fırsatta dile getirdiklerini söyledi.

Sözcüden 15 Ay Hatırlatması

Dünya Doktorlar Birliği sözcüsü Ute Zurmühl de “Biz mülteci yurtlarındaki çalışmalarımızda ve bize başvurularda, bir sağlık turizmine rastlamadık” dedi. Yasaların sığınmacılara hangi durumlarda sağlık hizmeti verilmesi gerektiğini açıkça belirlediğini kaydeden Zurmühl, sığınmacıların bazı tıbbi hizmetlerden zaten 15 ay boyunca yararlanamadığına dikkati çekti.

(Hürriyet, 15 Mayıs 2018)

 

Mülteci Skandalını Ekimde Fark Etmişler

Almanya Göç ve Mülteciler Dairesi'nin (Bamf) Bremen şubesinde bir memurun para karşılığı Yezidilere sığınma hakkı tanımasıyla ilgili skandalın geçen yıl fark edildiği açıklandı. Bamf Baskanı Jutta Cordt, skandalla ilgili ilk kanıtların kendilerine 25 Ekim 2017 günü ulaştığını söyledi. Cordt, doğru işlem yapılıp yapılmadığı yönünde incelemenin sürdüğünü belirtti. Der Spiegel dergisi, işlemlerdeki düzensizliği 2014 yılından beri fark ettiğini ileri sürmüştü. Bamf'ın Bremen şubesinde 2013 ile 2016 yılları arasında yaklaşık 1200 mültecinin kabul işlemlerinde iki avukatla anlaşılarak sahtekarlık yapıldığı belirlenmişti.

(Sabah, 15 Mayıs 2018)

 

Almanya'da İnsan Kaçakçılarına Operasyon Düzenlendi

Almanya'da insan kaçakçılığı yapan bir çeteye yönelik operasyon düzenlendi. Evlere yapılan baskınlarda üç çete üyesinin yakalandığı bildirildi. Almanya'da Salı sabahı ülke genelinde insan kaçakçılığı yapan bir çeteye yönelik operasyon düzenlendi. 200’e yakın polis Berlin, Saksonya, Bremen ve Kuzey Ren Vestfalya eyaletlerinde yaklaşık 20 eve baskın düzenledi. Baskınlar sonucu çetenin üç üyesinin yakalandığı bilgisi verildi. Çete üyelerinden ikisi Berlin'de, biri de Saksonya eyaletindeki Bad Muskau'da yakalandı. Çetenin Almanya ve Vietnam bağlantılı ve her iki ülkede de aktif olduğu belirtildi. Almanya’da ocak ayında da geniş çapta bir operasyon düzenlenmişti. Balkan rotası üzerinden mültecileri tır içinde kaçıran bir çetenin üyeleri yakalanmıştı. Kapalı bir tırın içinde günlerce süren yolculuklar mülteciler için büyük bir hayati riske yol açıyor. 2015 yılında Avusturya A4 otobanında terk edilmiş bir soğutucu kamyonunun içinde 71 mültecinin cansız bedeni bulunmuştu.

(Deutsche Welle Türkçe, 15 Mayıs 2018)

 

Sırbistan'da Mahsur Kalan Sığınmacılar

Sırbistan'a ayak basan sığınmacılar genelde Belgrad'ın merkezinde bulunan bu parkta bir araya geliyor. İnsan kaçakçıları ise büfelerin önünde toplanıyor. Belgrad'ın göbeğinde bulunan bu park sığınmacıların buluşma yeri olarak biliniyor. Yüzlerce sığınmacı geceyi burada geçiriyor. Burada yaşayan insanlar bu bölgeyi sığınmacı parkı olarak adlandırıyor. Bu insanlar bu parka artık gelmiyor. Sırp yetkililer sığınmacıların açık alanlardan uzaklaştırılması için harekete geçti. Sığınmacılar kamplara veya otellere yerleştirildi. Birçok sivil toplum örgütü sığınmacılara yardımcı olmaya çalışıyor. İnfo Park adlı sivil toplum örgütü sığınmacılara internet erişimi sağlıyor ve hakları konusunda bilgi veriyor. Sivil toplum örgütü yetkilisi Stefan Tatalovic Sırbistan'ın sığınmacılara yardımcı olmaya çalıştığını belirtti: "Sığınmacılar genelde Macaristan, Hırvatistan ve bazen Romanya'da polisin sert müdahalesi ile karşı karşıya kaldıklarını belirtiyorlar. Sırbistan'ı transit ülke olarak değerlendirmek, yolculuklarına devam etmek isteyen mültecilerin işine geliyor. Sırbistan'ın da işine geliyor zira bu politikayı organize etmek kendileri için çok daha kolay. Böylece Avrupa Birliği ile ilişkilerini koruma altına alıyorlar. Göç konusunu ve sınırları kontrol etmek durumundasınız, Bu sığınmacılara yönelik şiddete başvurmayarak, Sırbistan'ın yaptığı gibi insan haklarına uyularak yapılabilir." Mart 2016 tarihinde AB ve Türkiye sığınmacı krizi ile mücadelede anlaşmaya vardı. Balkan güzergahı da kapatıldı ancak sığınmacılar Türkiye üzerinden Sırbistan'a akın etmeye devam ediyor.

(Euronews, 15 Mayıs 2018)

 

Libya: Utanç Verici AB Politikaları Göçmenlerin ve Mültecilerin Gözaltı Sayısında Artışa Neden Oldu

Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International) bugün yaptığı açıklamada, Libya yetkilileri tarafından denizde yakalanan göçmen ve mültecilerin son iki ay içerisinde işkence ve gasp ile karşılaştıklarını ve bakımsız gözaltı merkezlerine transfer edildiğini gördüklerini söyledi. Uluslararası Af Örgütü Orta Doğu ve Kuzey Afrika Direktörü Heba Morayef “Avrupalı liderler, Libya Sahil Güvenliği’nin mümkün olduğu kadar çok insanı yakaladığından emin olmak için hiçbir çaba sarf etmediklerinden, bu göçmenleri ve mültecileri doğrudan taciz ve işkenceye ithaf edilen Libya'nın gözaltı merkezlerine gönderiyorlar. Kimse Libya'ya kimseyi geri göndermemeli ” dedi. En az 7000 göçmen ve mülteci kötü gıda ve su koşulları sebebiyle Libya gözaltı merkezlerinde yok oluyor. Libya yetkililerine göre, bu rakam 4 bin 500 tutuklu göçmen ve mültecinin bulunduğu Mart ayında keskin bir artış gösterdi. Mayıs 2018'in başlarında Medecins Sans Frotieres, Libya’nın batısındaki Zuwara kentindeki kalabalık bir gözaltı merkezinde tutulan 800 kişi için insani durum hakkında alarm veren bir basın açıklaması yayınladı. Tıbbi Sivil Toplum Kuruluşu, gözaltındaki kişilerin yiyecek veya suya erişemediklerini ve bu nedenle insanların zor durumda kaldığı alanlarla sınırlı kaldıklarını söyledi.

(Amnesty International, 16 Mayıs 2018)

 

Yemen'den Tahliye Edilen Somalililerin Sayısı Bin 64'e Ulaştı

Uluslararası Göç Örgütü (IOM), 2018'in başlangıcından bu yana Yemen'den tahliye edilen Somalili mülteci sayısının bin 64 olduğunu açıkladı. IOM, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 124 Somaliliyi kapsayan son tahliye işleminin Pazar günü 8 kısımda gerçekleştirildiğini belirtti. IOM, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) ile işbirliği içinde yapılan tahliyelerin, Yemen'in Aden Limanı'ndan Somali'nin Barbara Limanı'na yapıldığını ifade etti. Uzun süredir siyasi istikrarsızlığın yaşandığı Yemen'de Suudi Arabistan ve Husilerin liderliğindeki Arap Koalisyon güçleri tarafından desteklenen Cumhurbaşkanı Hadi'ye bağlı hükümet güçleri ve geçtiğimiz yıl öldürülen eski Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih yanlıları arasında yaşanan çatışmalar devam ediyor. Çatışmaların insani ve sağlık koşullarını zorlaştırması sonucu nüfusun çoğunu gıda yardımına ihtiyaç duyuyor. Ülkenin koşulları Afrika'dan gelen göçmenleri de olumsuz yönde etkiliyor.

(Haberler.com, 15 Mayıs 2018)

 

Bangladeş'teki Mülteci Kamplarında Yetersiz Beslenme Krizi

Bangladeş'teki mülteci kamplarında yaşayan Myanmarlı Arakan Müslümanları, son sekiz aydır yardım kuruluşlarının yoğun çabalarına rağmen yetersiz beslenme kriziyle karşı karşıya. Yardım gönüllüleri mültecilere sıcak yemek dağıtıyor ve beslenme yetersizliği olan çocukları tedavi ediyor. Ancak kampta yaşayan annelerin çocuklarını iyi besleyebilmeleri için daha çok desteğe ihtiyacı var. Bu mutfakta her gün Bangladeş'te yaşayan Arakanlı Müslümanlar için binlerce öğün yemek çıkıyor. Mülteciler Bangladeş'e geçen yıl yokluk içinde geldi. Myanmar Ordusu'nun köylerine saldırması üzerine kaçan Arakanlılar, açlık içinde günlerce süren yolculuktan sonra Bangladeş'e vardı. Ancak dokuz ay sonra, düzenli gıda dağıtımlarına rağmen açlık, hala 700 bin mültecinin en büyük sorunu. Çok sayıda mülteci aile, yardım örgütlerinin dağıttığı sıcak yemekler sayesinde karın doyuruyor. Abdu Sobee, buraya her gün kardeşinin çocuklarıyla geliyor: ”Gıda satın alıp pişirmek için paraya ihtiyacım var. Ama para yok. Peki nereden bulacağım? Buraya ücretsiz yemek dağıttıkları için çocuklarla birlikte geldim. Bize bisküvi de verdiler.” Ancak ücretsiz öğle yemekleri, sağlıklı beslenme için yeterli değil. Yardım örgütlerine göre Arakanlı çocukların beşte biri, yetersiz besleniyor. Sadece bu klinikte her hafta 120 çocuk, akut gıdasızlık tedavisi görüyor. Roşida adlı bu kadın, altı aylık bebeğini tedavi için kliniğe getirmiş. Bebeğin kol boyunu ölçen uzman, aşırı yetersiz beslenme teşhisi koyuyor. Arankanlı mülteci Roşida, ”İki ay boyunca emzirdim ama artık yeterli sütüm yok. Bebeğim bu nedenle iyi beslenemedi. Ben de beslenemediğim için sütüm yok. Sadece bize verilen pirinçle idare ediyorum. Böyle bir durumda nasıl sütüm olsun?” diyor. Roşida'nın bebeği, güçlenip kilo alıncaya kadar her gün destek gıda alacak. Roşida'ysa gelir sahibi olsa çocuklarına çok daha iyi bakacağını söylüyor. Ancak Bangladeş Hükümeti, Arakanlı mültecilerin çalışmasına izin vermiyor. Roşida, bir zamanlar yaşadıkları Myanmar'a geri dönmeninse bir seçenek olmadığını söylüyor: ”Myanmar'a geri dönmeyeceğim çünkü eğer dönersek başımıza yine iş açacaklar. Önce haklarımızı elde etmeliyiz. Bangladeş'e adalet için geldik. Adalet olmadan nasıl geri gideriz?” Şiddet eylemleri, bebeklerin yetersiz beslenmesini farklı şekillerde de etkiliyor. Geçen yılki saldırılar yüzünden zihinsel travma yaşayan anneler, çocuklarına bakmakta zorlanıyor. Doktor Jashim Akon, ”Annelerin psikolojik durumu iyi değil. Travma yaşıyorlar. Evlerini, ülkelerini, akrabalarını kaybettiler. Annelerin psikolojik durumu olumsuz etkilendiğinde bebeklerine gerektiği gibi bakamıyorlar,” diyor. Arakanlı annelerin çocuklarını beslemeleri için gıda yardımından çok daha fazlasına ihtiyaçları var.

(Amerika’nın Sesi, 15 Mayıs 2018)

 

Arakan Müslümanları Ramazanda Mülteci Kamplarında Zorluklarla Karşı Karşıya

Arakan Müslümanları için Ramazan ayının başlangıcı, artık Myanmar'dan kaybettikleri her şeyin acı bir hatırlatıcısı oluyor. Birleşmiş Milletler zulüm gören azınlığa karşı yapılan kıyımı etnik temizlik olarak değerlendirdi ve geçen Ağustos ayında başlayan soykırımda binlerce Arakanlı Müslümanın katledildiğine kanaat getirildi. Yaklaşık 700.000 Arakanlı, şiddetten kaçarak buraya gelmişti. Burada ise yiyecek, para kıtlığı ve yükselen sıcaklıklarla birlikte gelen Ramazan, Arakan için bir kaygı kaynağı olarak tezahür ediyor.

Kavurucu Sıcak

Pek çok genç Arakanlının kamptaki kavurucu sıcaklıklar arasında yiyecek ve su verme konusunda endişeli olduğunu söylendi.

(The Nation, 16 Mayıs 2018)

 

Gazimağusa Limanı'nda Mülteci Operasyonu

Muhaceret işlemlerini yaptırmadan KKTC’ye kanunsuz giriş yaptıkları tespit edilen 5 Suriye uyruklu tutuklandı. Polisten yapılan açıklamaya göre, dün saat 16:30 sıralarında, Gazimağusa’da, Suriye uyruklu S.A.A.N.(E-29), H.A. H.(E-35), T.M.S.(E-32), J.A.M.(E-29) ve K.A.N.(E-26)’nın, henüz tespit edilemeyen bir araç içerisinde bindikleri gemi ile Gazimağusa Limanı’na geldikten sonra muhaceret işlemlerini yaptırmadan KKTC’ye kanunsuz giriş yaptıkları tespit edildi. Muhaceret işlemlerini yaptırmadan KKTC’ye kanunsuz giriş yaptıkları tespit edilen 5 Suriye uyruklu tutuklandı.

(Gündem Kıbrıs, 15 Mayıs 2018)

 

BM Eski Genel Sekreteri Ban Ki-Moon: Türkiye Büyük İş Yapıyor

Birleşmiş Milletler eski Genel Sekreteri ve Güney Kore eski Dışişleri Bakanı Ban Ki-moon’dan Türkiye’nin mülteci politikasına övgü geldi. Ban Ki-moon, Türkiye'nin, 3 milyon 500 bin mülteciyi misafir ettiğini duyunca "Bu inanılmaz, Türkiye büyük iş yapıyor" dedi. Güney Kore’nin başkenti Seul’e bir dizi temaslarda bulunmak üzere giden Dünya Uluslararası Pediatri Kurumu Dış İlişkiler Direktörü Kerem Hasanoğlu ile Ban Ki-moon, ikili temasları öncesinde programlarında olmayan bir görüşme gerçekleştirdi. İkili, dünyadaki mültecilerin durumu üzerine sohbet etti. Dünya üzerindeki çocuklara yönelik çalışmalardan söz edilirken konu Türkiye’ye geldi. Ban Ki-moon, birkaç sene önce Türkiye’ye gittiğini ve Gaziantep Islahiye’deki mülteci kampına ziyarette bulunduğunu söyledi. Ki-moon, "O dönem Türkiye’de 2 milyon mülteci vardı" dedi. Kerem Hasanoğlu ise "Şu an Türkiye 3 milyon 500 binin üzerinde mülteciye ev sahipliği yapıyor. Üstelik bunun yarısını da çocuk mülteciler oluşturuyor" diyerek son rakamları belirtti. Duyduğu rakam karşısında şaşıran Ban Ki-moon, "3 milyon 500 bin… Bu gerçekten inanılmaz bir sayı. Türkiye büyük bir iş yapıyor" dedi.

Türkçe Teşekkür Etti

Kerem Hasanoğlu, Ban Ki-moon’u 10 yıl boyunca gerçekleştirdiği BM Genel Sekreterliği görevi sırasındaki başarılarından ve çabalarından dolayı kutladı. Bunun üzerine Ban Ki-moon’un, Hasanoğlu’na birkaç kere Türkçe teşekkür etmesi etrafta keyifli anların yaşanmasına neden oldu. Ban Ki-moon, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri olduğu dönemde de Türkiye’ye mültecilere karşı göstermiş oldukları muhabbet, cömertlik ve konukseverlik için teşekkür etmişti.

(Doğan Haber Ajansı, 16 Mayıs 2018)

 

Astana'da Türkiye'nin Çekinceleri Kayda Geçirildi

Dışişleri Bakanlığı, Suriye konulu 9. Astana Toplantısı'nda, Suriyeli mülteciler ile yerlerinden edilmiş kişilerin Suriye'deki gayrimenkullerinin müsadere edilmesinin yolunu açan kanuna ilişkin çekincelerin kayda geçirildiğini vurguladı. Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Suriye konulu yüksek düzeyli Astana toplantılarının dokuzuncusunun dün ve bugün yapıldığı belirtildi. Toplantıda ağırlıklı olarak gerginliği azaltma muhtırasının ve Suriye Ulusal Diyalog Kongresi'nde kurulacağı ilan edilen Anayasa Komitesi'nin hayata geçirilmesini teminen atılan adımların seyrinin değerlendirildiği ifade edilen açıklamada, Suriye'den kaynaklanan terörle mücadele ve insani erişimin iyileştirilmesi konularının ayrıca ele alındığı vurgulandı. Açıklamada, şunlar kaydedildi: "Toplantıda, Doğu Guta ve Humus'un kuzeyinde gerçekleştirilen zorunlu tahliye operasyonlarına ve Suriyeli mülteciler ile yerlerinden edilmiş kişilerin Suriye'deki gayrimenkullerinin müsadere edilmesinin yolunu açan kanuna ilişkin çekincelerimiz kayda geçirilmiştir. Toplantı marjında ayrıca, zorla alıkonan kişilerin serbest bırakılmasını teminen kurulan Çalışma Grubu'nun ikinci toplantısı da düzenlenmiştir. Çalışma Grubu'nun müteakip toplantısına ülkemiz ev sahipliği yapacaktır. Astana formatında düzenlenen yüksek düzeyli toplantıların onuncusunun önümüzdeki Temmuz ayında Soçi'de yapılması kararlaştırılmıştır."

(Anadolu Ajansı, 15 Mayıs 2018)

 

Göçmen Sağlığı Merkezi Açıldı

Geçici koruma altındaki Suriyelilerin sağlık statüsünün ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından sunulan sağlık hizmetlerin geliştirilmesi projesi kapsamında hayata geçirilen Göçmen Sağlığı Merkezi’nin açılışı yapıldı. Açılışa Vali V. Ali Nazım Balcıoğlu, İl Genel Meclisi Başkanı Muzaffer Bağcı, Sağlık Müdürü Reha Sermed Aygören, daire müdürleri ve sağlık personeli katıldı. Konak Mahallesi’ndeki Göçmen Sağlık Merkezinin açılışında yaptığı konuşmada, Ortadoğu Coğrafyasında yaşanan sorunları gündemine alan Vali V. Ali Nazım Balcıoğlu, “Coğrafya bir ülkenin kaderidir. Komşularımızla birlikte olumsuz bir coğrafyada bulunuyoruz. Daha önce Irak’ta yaşanan olaylar şimdi Suriye’de yaşanmakta. Komşularımız zor bir süreçten geçiyor. Bizde gerçekten bölgenin güçlü bir devleti olmanın sorumluluk ve anlayışı içerisinde yıllardan bu yana mağdur insanları misafir ettik. Bütün olumsuz gelişmelere rağmen Avrupa’nın verdiği sözleri tutmamalarına rağmen kendi imkanlarımızla kendi gücümüzle büyük bir insanlık örneği gösterdik. Suriyeli vatandaşlarımızı ülkemizin çeşitli yerlerinde misafir ediyoruz. Bunun yanında değişik tedbirler almamız gerekiyor. Hem onların geleceği için hem bizim geleceğimiz için tedbirler almamız gerekiyor. Sağlık tedbiri bunlardan bir tanesidir. Diğer kurumlarımıza da önemli görevler düşüyor. Geleceğe sağlıklı toplum bırakabilmek için eğitim, güvenlik ve sosyal içerikli bir takım önlemler almamız gerekiyor. Tesisin açılışında başta İl Sağlık Müdürümüz olmak üzere katkısı olanlara teşekkür ediyorum” dedi. Açılış konuşmasını yapan Sağlık Müdürü Reha Sermed Aygören, “Uzun süredir ülkemizde misafir olan Suriyeli vatandaşlarımıza yönelik böyle bir çalışmanın hazırlığındaydık. İlimiz envanterine kayıtlı yaklaşık 3 bin 500 misafirimizin birinci basamak sağlık tedavilerinin yapılacağı merkezimizi ilimize kazandırmış olduk. Bakanlığımız tarafından görevlendirilecek 2 hekim ve tercüman beklentimiz de var.” dedi. Açılış sonrası merkezi gezen Vali V. Balcıoğlu, İl Sağlık Müdürü Aygören’den kurum hakkında bilgi aldı.

(Burdur Gazetesi, 15 Mayıs 2018)

 

Deniz Aslanı Tatbikatı Sırasında 213 Göçmen Yakalandı

Tatbikat sırasında, İzmir Bademli açıklarında 38, Dikili Salihleraltı mevkisinde 83, Karaburun ilçesi Küçükbahçe önlerinde 44, Ayvalık'ın Adalar bölgesi önlerinde 48 olmak üzere 213 kaçak göçmen yakalandı. Sahil Güvenlik Komutan Vekili Tuğamiral Bülent Olcay, "Düzensiz göç konusunda üzerine düşen sorumluluğu büyük bir kararlılıkla yerine getiren, yaklaşık 4 milyon göçmeni misafir eden ülkemiz, göçmen hayatlarının korunması konusunda da tüm dünyaya örnek olacak şekilde büyük bir hassasiyet göstermektedir." dedi. Tuğamiral Olcay, Genelkurmay Başkanlığı tarafından planlanan Deniz Aslanı – 2018 Arama Kurtarma Davet Tatbikatı'nın fiili bölümünün başarıyla tamamlanmasının ardından, tatbikatın koordine edildiği "TCSG Güven" gemisinde tatbikata ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tatbikatın Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Deniz Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi ile Türk Silahlı Kuvvetleri Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi arasındaki koordinasyonu ve Türk Arama Kurtarma unsurlarının imkan, kabiliyetlerinin denenmesini hedeflediğini ifade eden Tuğamiral Olcay, "Tatbikat ayrıca müşterek arama kurtarma faaliyetlerinde iş birliği ve koordinasyonun üst düzeye çıkarılması, Türkiye'nin arama kurtarma imkan ve kabiliyetleri ile Türk Arama Kurtarma Bölgesindeki uygulamaların uluslararası camiaya duyurulması, tatbikata katılan tüm unsurların arama kurtarma usullerinin uygulanmasına yönelik eğitimlerini geliştirilmesi ve arama kurtarma komuta kontrol sistemlerinin denemesi hedeflerine yönelik icra edilmiştir." şeklinde konuştu.

"Operasyonlar Kamuoyunun İlgisini Giderek Daha Fazla Çekiyor"

Tatbikatın başarıyla tamamlandığını aktaran Olcay, insan hayatının önemi göz önünden bulundurulduğunda denizdeki yardım çağrılarına en kısa sürede reaksiyon gösterilmesinin ve bu maksatla sürekli hazır halde bulunulmasının önemini vurguladı. Son bir kaç yıldır tüm dünyayı etkileyen bir krize dönüşen düzensiz göç olayına bağlı yaşanan arama kurtarma operasyonlarının kamuoyunun ilgisini giderek daha fazla çektiğini ifade eden Olcay, şöyle konuştu: "Bu ilgi tüm ülkeleri denizde arama kurtarma konusunda sürekli hazır halde olmaya zorlamaktadır. Düzensiz göç konusunda üzerine düşen sorumluluğu büyük bir kararlılıkla yerine getiren, yaklaşık 4 milyon göçmeni misafir eden ülkemiz, göçmen hayatlarının korunması konusunda da tüm dünyaya örnek olacak şekilde büyük bir hassasiyet göstermektedir. Çevre denizlerimizde insan hayatını riske edebilecek her türlü tehlike durumuna karşı sürekli hazırlıklı olmak üzere ülkemizin tüm kurumları, imkan ve kabiliyetlerini geliştirmek maksadıyla çaba harcamaktadır. Türk arama kurtarma bölgesinde 7 gün 24 saat görev yapabilen arama kurtarma unsurlarımızın bugün başarıyla gerçekleştirdiği tatbikat ülkemizin çevre denizlerinde meydana gelen arama kurtarma olaylarına hızlı reaksiyon gösterebilen etkin bir arama kurtarma teşkilatına sahip olduğunun ve kurumlar arasında en üst seviyede koordinasyon bulunduğunun göstergesidir." Tatbikatın ardından tüm katılımcı unsurlar, TCSG Güven gemisinin sancak tarafında tören geçişi yaptı. Ayrıca kısa süre önce kullanılmaya başlanan ve mevcut kıyafetlere ilave olarak giyilecek yeni sahil güvenlik kolluk görev kıyafetleri tanıtıldı.

Tatbikat Sürerken 162 Kaçak Göçmen Yakalandı

Öte yandan Sahil Güvenlik Komutanlığı unsurları, yasa dışı geçişlerle ilgili çalışmalarını tatbikat sırasında da sürdürdü. Dün akşam ile tatbikat öncesi saatlere kadar İzmir ve Balıkesir'de 4 harekat düzenlendi. İzmir'in Dikili ilçesi Bademli açıklarında 38, Dikili ilçesi Salihleraltı mevkisinde 83, Karaburun ilçesi Küçükbahçe önlerinde 44, Balıkesir'in Ayvalık ilçesi Adalar bölgesi önlerinde 48 olmak üzere 213 kaçak kaçak göçmen yakalandı. Tatbikat başladıktan sonra da Çanakkale ve İzmir'deki kaçak geçişlere müdahale eden Sahil Güvenlik ekipleri, Çanakkale'nin Ayvacık ilçesi Kadırgaburnu önlerinde durdurulan lastik bottaki 41 yabancı uyrukluyu, İzmir'in Dikili ilçesi Bademli önlerindeki operasyonda iki lastik bottaki 121 kaçak göçmeni kurtardı.

(Deniz Haber Ajansı, 15 Mayıs 2018)

 

Sivas'ta 14 Kaçak Yakalandı

İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Sivas-Erzincan karayolundaki kontrol noktasında durdurdukları yolcu otobüsünde, yasa dışı yollardan yurda girdikleri belirlenen Afganistan uyruklu 14 kaçak tespit etti. Emniyete götürülen göçmenlerin, işlemlerinin ardından Sivas Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edilecekleri öğrenildi. Göçmen kaçakçılığı yaptığı öne sürülen iki kişi hakkında ise işlem başlatıldı.

(Star, 16 Mayıs 2018)