Türkiye’de ve dünyada son günlerde göç, göçmen, mülteciler ve sığınmacılar konularında 15 Şubat 2019 tarihinde gündemde öne çıkan başlıklar…

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 4 Milyon Suriyeli, Dönmek İçin Gün Sayıyor

Rusya’nın Soçi kentinde düzenlenen Rusya – İran – Türkiye Üçlü Zirvesi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin misafir ettiği 4 milyona yakın Suriyeli, evlerine dönmek için gün sayıyor.” dedi.

Rusya’nın Soçi kentinde düzenlenen Rusya – İran – Türkiye Üçlü Zirvesi’nin ardından 3 lider kameraların karşısına geçerek açıklamalarda bulundu.

“Türkiye’deki 4 Milyon Suriyeli Ülkelerine Dönmek İçin Gün Sayıyor”

Putin ve Ruhani’nin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye halkı bizden sevindirici haberler bekliyor. Provokasyonlara rağmen Astana ruhunu muhafaza ettik” dedi.

Suriye’nin toprak bütünlüğüne vurgu yapan Erdoğan, “8 yıldır bomba ve silahların gölgesinde hayata tutunmaya çalışan Suriye halkı kalıcı çözüm konusunda haber bekliyor bizden. 4 milyona yakın Suriyelinin Türkiye’de misafir edildiğini düşününce vatan hasretiyle yanan Suriyeliler evlerine dönmek için gün sayıyor. Siyasi sürecin ilerletilmesi, atreşkesin tahkimi ve terör konusunda önemli mesafeler aldık. Görüş ayrılıklarına ve aramızı açmaya çalışmalarına rağmen Astana ruhunu kararlılıkla ifade ettik.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Sahada birçok olumlu gelişmeye bu platform imza atmıştır. Biz nasıl akan kanı durdurmak için mücadele veriyorsak başkaları da sürmesi için çalışıyor. Bu çevrelere bekledikleri fırsatı vermedik. Önümüze çıkartılan engelleri diyalog yoluyla aşmayı başardık. Türkiye olarak Suriye halkının en zor zamanlarında yanında olduk. Şu ana kadar 35 milyar dolar gibi bir yardımı mültecilere her alanda yaptık.”

“Suriye’nin bir an önce huzura kavuşması için elimizden geleni yaptık ve devam ediyoruz. Bugün bir kez daha umutlarını bu toplantıya bağlamış kardeşlerimize müjdeler vereceğimize inanıyorum.”

Putin: Rusya, Türkiye ve İran; Suriye İçin Çalışıyor

Açılış konuşmasını yapan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “Bugünkü görüşmelerimizin Suriye’nin birliğine katkı yapmasını umuyorum. Rusya, Türkiye ve İran ortak çabalarla Suriye’deki hayatın normale dönmesi için çalışıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in katılımıyla üçlü zirve başladı. Zirvenin açılış konuşmasını yapan ev sahibi Putin, üç ülkenin işbirliği sayesinde Suriyelilerin evlerine dönmeye başladığına dikkat çekerek, “Son 6 ay içerisinde çok sayıda Suriyeli mülteci kendi evlerine dönebildi. ve çatışmadan etkilenen bölgelere insani yardım da yapılabildi” dedi.

“Ön Koşul Olmadan Herkese Yardım Eli”

Üç ülkenin koordinasyonunun uluslararası camiaya örnek olması gerektiğinin altını çizen Putin, “Hala birçok insanın insani yardıma ihtiyacı olduğunu biliyoruz. Birçok insana Suriye içerisinde insani yardım yapılmasına rağmen, hala birçok insanında bu yardıma ihtiyacı var. Bu noktada uluslararası camia da herhangi bir ön koşul koymadan bu yardımları yapmalı” ifadelerini kullandı.

“Astana Süreci Barışa Vesile Oldu”

Putin yaptığı açıklamada, “Şimdi Suriye’nin topraklarının hemen hemen tamamında çatışmasızlık rejimi muhafaza ediliyor. Bu bizim somut ve pozitif ortak neticemizdir. Astana, Suriye için kalıcı bir siyasi çözüm sürecine vesile oldu. Rusya, Türkiye ve İran ortak çabalarla Suriye’deki hayatın normale dönmesi için çalışıyor. İdlib’de gerginliğin azaltılması konusunda anlaşmamız gerekiyor. Bu da teröristlerin varlığına katlanmamız gerektiği anlamına gelmiyor” ifadelerini kullandı.

(Haberler.com, 14 Şubat 2019)

 

Afrika’daki Mültecilere Yardım

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), 2017 yılında son yılların en yüksek rakamı olan dünya genelinde toplam 68,5 milyon zorla yerinden edilmiş insan kaydetmişti. Bu rakam, şimdiye kadarki en büyük yıllık artışı temsil etmektedir ve 2016’daki rakamlardan 2,9 milyon kişi daha fazla mülteciyi içermektedir. Bu mültecilerin yaklaşık yüzde 85’i gelişmekte olan ülkelere ve beş kişiden dördü de kendilerine komşu olan ülkelere göç etmektedir. Bu durum, mültecilere karşı daha adil bir sorumluluk paylaşımını teşvik etmek ve onları barındıran gelişmekte olan ülkelere mali ve diğer kaynakların sağlaması için uluslararası yardımların temin edilmesine yol açmıştır.

Afrika, en çok etkilenen bölgelerden biridir, çünkü 2017’deki zorla yer değiştirmenin en büyük sebeplerinden ikisi, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki kriz ve Güney Sudan’daki savaşlardı. Bunu ele almak amacıyla, Afrika Birliği(AU) 2019’u ‘Mültecilerin, Geri Dönenlerin ve Yerinden Edilen Kişilerin Yılı’ olarak kabul etti. Bu, 10 ve 11 Şubat’ta Addis Ababa’daki AU zirvesinin temasıydı. Afrika ülkeleri genellikle çok sayıda mülteciye ev sahipliği yapacak finansal ve teknik kaynaklardan yoksundur. Birçok hükümet, mülteci topluluklarına sağlık ve eğitim gibi temel sosyal hizmetleri sağlama konusunda mücadele etmektedir.

Ayrıca, sosyal gerilimler mültecilerin entegrasyonunu engelleyebilir veya onlara karşı şiddet uygulanmasına neden olabilir. Örneğin, Güney Afrika’da, yerel politikacılar tarafından çalışmakta olan mülteciler ve göçmenler, yerel vatandaşların işsiz kalması nedeniyle günah keçileri ilan edilmişti. Genel olarak, birçok Afrika ülkesi mültecilerin varlığı konusuna kendi sınırları dahilinde insan hakları yaklaşımı getirmiyor. Ancak Afrika’dan iyi örnekler de çıktı. 2010’lu yılların başlangıcında, Tanzanya nihayet 1972’de oraya kaçmış olan on binlerce Burundi mültecisine vatandaşlık vermeye karar verdi. Daha yakın bir zamanda Uganda, mültecilerin çalışmasına, toprağını büyütmesine ve serbestçe hareket etmesine izin verdiği için uluslararası övgü alan bir ülke oldu.

AU, ulusal hükümetlerle birlikte, mülteci krizlerinin temel nedenlerini ele almalıdır. Bu, iç savaşları sona erdirmek, krizleri önleme planları yapmak, ekonomik büyümeyi arttırmak ve iş sağlamak, mültecileri yerel topluluklara daha iyi entegre etmek ve bölgesel entegrasyonu derinleştirmek için oluşturulacak çalışmaları içerir.

(The New Times, 15 Şubat 2019)

 

Trump’ın Duvarı Göçmenlik Sorunlarını Çözecek mi?

ABD Başkanı Trump, ne olursa olsun Meksika ile sınır duvarı inşa etmeye devam ediyor. Asıl göç argümanı, Amerika’ya ait olmayan 11 milyon yasadışı göçmenin ABD’de olduğu ve sınırı güvenceye alana kadar, göç yasalarının yeniden düzenlenemeyeceği şeklindedir. Kısa bir zaman önce, Yale’de profesör olan Edward H. Kaplan ve Jonathan S. Feinstein, yalnızca 11 milyon değil, büyük olasılıkla 20 milyona yakın yasadışı göçmenin ABD’de bulunduğunu belirten bir çalışma yaptı.

Amerikalıların çoğunun duvarı genişletmekten yana olmadıklarını öğrenmek sizi şaşırtabilir ve aslında, son zamanlarda yapılan bir çalışmada bu uygulamaya karşı nüfusun yüzde 58’inin muhalif olduğu görülüyor. Duvar, göçmen karşıtı duyguları sembolize ediyor. Demokratik Parti’nin argümanı duvarın gerekli olmadığına işaret ediyor çünkü Amerika’nın güney sınırını güvence altına almak için başka seçeneklere güvenebileceğine inanıyorlar. Cumhuriyetçiler ise duvarın gerekli olduğu ve onun sağlayacağı güvencenin başka hiçbir şey tarafından yapılamayacağı konusunda ısrar ediyorlar.

Sınır duvarı sorunu birçok göç konusunu da gölgeledi. Bunlar arasında sınır denetimi, aile birliği, yakalama ve serbest bırakma, göç zincirleri, vatandaşlığa giden yol, vize reformu, mülteci hukuku reformu ve Latin Amerika’nın ABD sınırına gelen göçmen sayısını azaltmasına yardımcı olmak vardır. Bunların tümü göçmenlik sorununa katkıda bulunuyor ve sınır duvarı gibi bir yöntem bu sorunları çözmeyebilir. Kapsamlı bir göç reformu gerekiyor ve bu da iyi niyetli olunmasını gerektiriyor.

(Forbes,14 Şubat 2019)

 

Mülteci Kadınlara Erken Teşhis Semineri

İzmir’de Kanserle Mücadeleyi Destekleme Derneği, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) ve Kızılay Toplum Merkezi iş birliğinde, mülteci kadınlara tercüman eşliğinde kanserden korunma yollarının anlatıldığı erken teşhis seminerine, Suriyeli kadınlar da ilgi gösterdi. İzmir’in Buca ilçesinde, Kanserle Mücadeleyi Destekleme Derneği’nde, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi ve Kızılay Toplum Merkezi iş birliğinde, ‘Kızılay Faydacı İlişkiler Uyum ve Aktivite Merkezi’nin ilgilendiği Suriyeli kadınlara kanser semineri verildi. Buca Halk Sağlığı Merkezi doktoru Handan Yılmaz tarafından rahim ağzı, meme ve kolon kanseri hakkında bilgilerin aktarıldığı seminerde Kızılay’da görevli tercümanlar da bunları tercüme etti. 35 Suriyeli kadının katıldığı seminerde, kanserde erken tanının önemi vurgulandı. Çocuklarıyla seminere katılan Suriyeli kadınlar da, sunum sırasında merak ettikleri konuları doktora sordu. Seminerin ardından dernek yetkilileri tarafından Suriyelilere erzak yardımı yapıldı.

(Hürriyet, 14 Şubat 2019)

 

Uyum Buluşmaları 8’in Durağı Sakarya Oldu

Sakarya Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünün ev sahipliğinde, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü ve Uluslararası Göç Örgütü (IOM) iş birliğinde gerçekleştirilen, Uyum Buluşmalarının 8’incisi Sakarya’da düzenlendi. Orhan Gazi Kültür Merkezindeki programa Vali Ahmet Hamdi Nayir’in yanı sıra; Göç İdaresi Genel Müdür Yardımcısı Dr. Gökçe Ok Diyanet İşleri Başkanlığı ile Genel Müdürlük Bürokratları, Vali Yardımcısı Erdoğan Ülker, Uluslararası Göç Örgütü (IOM) temsilcileri, İl Göç İdaresi Müdürlüğü yetkilileri, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile yabancı uyruklu vatandaşlar katıldı.

Programda bir konuşma yapan Göç İdaresi Genel Müdür Yardımcısı Dr. Gökçe Ok, hoşgörüyle muhacirlere ev sahipliği yapan, onlara toprak ve vatan verip ekmeğini paylaşan Sakaryalılar ile kamu kurum-kuruluş yetkililerine teşekkür ettiğini ifade ederken, Ülkemizin zor bir coğrafyada yer aldığını, bir-iki kuşak geriye gittiğimizde hepimizin bir veya birkaç göçe maruz kaldığı için aslında birer göçmen olduğunu belirtti. Bugün 126 farklı ülkeden tüm dünya insanlarını barındıran Sakarya’nın bu konuda çok önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen Genel Müdür Yardımcısı Ok, Ülke olarak da; dili, dini, ırkı, cinsiyeti ne olursa olsun herkesi Allah’ın bir emaneti gören muhteşem bir Cumhuriyetin sahibi olduğumuzu da ifade etti.

(Sakarya’dan Haber, 15 Şubat 2019)

 

Soçi’de Umut Dolu Mesajlar: Hiç Bu Kadar Filizlenmemişti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya lideri Putin ve İran Cumhurbaşkanı Ruhani’nin katılımıyla Suriye konulu Türkiye-Rusya-İran Üçlü Zirvesi dün Soçi’de gerçekleşti. Üç lider de olumlu mesajlar verirken, ortak basın toplantısında konuşan Erdoğan, “Çözüm umudu hiç bu kadar filizlenmemişti. 5. zirveyi Türkiye’de yapabiliriz” dedi.

‘Mülteci Sorunu’

Zirvede Suriyeli mültecilerin ülkelerine geri dönüşü konusunun da görüşüldüğünü kaydeden Erdoğan, “Mültecilerin gönüllü ve güvenli biçimde BM ile eşgüdümlü halde geri dönüşlerine olumlu bakıyor, destekliyoruz. Nitekim Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatı bölgelerine bugüne kadar 310 bin kardeşimiz bu şekilde geri dönmüştür. Hastanelerinden okullarına kadar alt yapı, bütün bunların restorasyonlarına kadar adımları attık. Bu insanlar ülkemizin güvenli hale getirdiği alanlarda artık terör korkusu duymadan, kendi vatanlarında özgür bir şekilde hayatlarını sürdürüyorlar. Geri dönüşlerin önünü açan bu modelin terörden arındırılmasını müteakip Münbiç’e ve Fırat Nehri’nin doğusunda da tatbik edileceğine inanıyorum. Geri dönüşleri kolaylaştıracak insani alt yapının hazırlanması için üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Ancak adil yük paylaşımı çerçevesinde uluslararası toplumun da bu konuda elini taşın altına koymasını bekliyoruz. Maalesef bu noktada ciddi zafiyet yaşanıyor. Mülteci meselesini gündemde tutanlar iş sorumluluk yüklenmeye gelince ne yazık ki ortada görünmüyorlar. Bugünkü zirveden çıkan sonuçların Suriye’de barış ve istikrarın tesisine katkıda bulunmasını özellikle temenni ediyorum. Üç garantör olarak Suriye ihtilafının BMGK 2254 sayılı kararı temelinde çözüme kavuşturulmasına yönelik çabalarımızı sürdürmekte kararlıyız. Zirve toplantılarını devam ettirmek hususunda da sayın Ruhani ve Putin ile mutabıkız. Bu vesile ile bir sonraki toplantımıza önümüzdeki aylarda zirveye Türkiye’de ev sahipliği yapma arzumuzu da kendileri ile paylaştık” dedi.

(Sözcü, 14 Şubat 2019)

 

Hatay’da 2’si Çocuk 12 Mülteci Yakalandı

Hatay’ın Yayladağı ilçesinde jandarma tarafından durdurulan hafif ticari aracın içinden 2’zi çocuk, 12 mülteci yakalandı. İlçede jandarma ekipleri şüphelendikleri 31 E 34 60 plakalı aracı durdurmak istedi. Ancak jandarmanın ‘dur’ ihtarına uymayan araç, Karacurun mahallesinde yakalandı. Araçta 2’si çocuk 12 mülteci yakalandı. Mülteciler ve aracın sürücüsü M.B., gözaltına alındı. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

(Hürriyet, 14 Şubat 2019)

 

Avrupa Sığınma Ajansı: 51 Bin 225 FETÖ’cü Sığınma Talebinde Bulundu

Malta merkezli Avrupa Sığınma Ajansı (EASO) tarafından yayınlanan raporda, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Avrupa Birliği ülkelerine sığınma talebinde bulunan FETÖ’cülerin sayısını açıklandı. EASO raporunda, 51 bin 225 FETÖ’cünün Avrupa Birliği ülkelerin genelinde sığınma talebinde bulunduğunu bildirdi. Yunanistan’a yaklaşık 6 bin 500 FETÖ’cünün sığınma başvurusunda bulunduğunu bildiren EASO, AB ülkelerine sığınma talebinde bulunan FETÖ’cülerin Suriyeliler, Afganlar ve Iraklılardan sonra AB’deki en büyük grup olduğunu belirtti. Raporda, AB ülkelerine sığınma talebinde bulunan FETÖ’cüler arasında akademisyenler, asker, doktor ve hakimlerin olduğu ifade edilirken özellikle Yunanistan’a sığınan FETÖ’cülerin oranının da giderek arttığı kaydedildi.

‘Yunanistan Üzerinden Almanya’ya Sığınmaya Çalışıyorlar’

EASO Avrupa Sığınma Ajansı raporunda, “Birçok Türk (FETÖ’cü), Avrupa’ya Yunanistan’dan kaçak olarak, özellikle de Almanya’ya gitmek için girmeye çalışıyor. Geçtiğimiz yıl bin 300 FETÖ’cü Hollanda’ya iltica başvurusunda bulundu. Hollanda’ya sığınma talebinde bulunan Türklerin oranı 2016 yılında yapılan başvuruların 5 katı oldu” ifadeleri yer aldı. Hollanda’da Danıştay, reddedilen bir Türk sığınmacı tarafından Hollanda Göç ve Vatandaşlık Dairesi’ne (İND) karşı açılan bir davada, bütün FETÖ’cülerin Türkiye’de kovuşturma tehlikesi altında olduğuna karar verdi. Hollandalı Avukat Wil Eikelboom, “Danıştay’ın FETÖ’cülerin Türkiye’de kovuşturma tehlikesi altında olduğuna dair yaptığı açıklama önemli bir açıklama oldu” dedi.

‘FETÖ’cülerin Sığınma Talebi Kabul Görüyor’

Hollanda Göç ve Vatandaşlık Dairesi (İND), Türklerin sığınma başvurularını uzun süre raflarda bıraktı ve yalnızca insanların kovuşturulması veya işkence gördüğüne dair güçlü kanıtlar bulunması halinde sığınma hakkı tanıdı. İND, 2017’de Türkiye’den 481 iltica başvurusu yapıldığını açıklarken, bu sayının 2018’de bin 382 olarak belirlendiğini duyurdu. Rakam neredeyse üçe katladı.  İND’den yapılan açıklamaya göre, 2018’de çoğunluğu FETÖ’cülerden oluşan 350 kişinin iltica başvurusu kabul edildi. FETÖ’cülere Hollanda devleti oturma izni verdi. Hollanda’ya dünya genelinde yapılan sığınma başvuruları ise 30 bin 380 olarak belirlendi. 2018 iltica rakamları, 2017’deki 31 bin 327 başvurunun altında kaldı. 2018’de Hollanda’ya iltica başvurusu yapanlarda 5 bin 203 kişiyle Suriyeliler birinci, 3 bin 953 kişiyle Eritreliler ikinci, 2 bin 422 kişiyle İranlılar üçüncü, bin 588 ile de Iraklılar dördüncü sırada yer aldı.

(NTV Haber, 15 Şubat 2019)

 

Kayseri’de PKK/PYD Şüphelisi 2 Suriyeli Adliyede

Kayseri’de PKK/PYD terör örgütüyle irtibatları oldukları belirlenen kişilere yönelik yapılan operasyonda gözaltına alınan 6 şüpheliden Suriye uyruklu 2 şüpheli adliyeye sevk edildi. Kayseri Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ve Polis Özel Harekatı tarafından dün sabah terör örgütü PKK/PYD ile irtibatları olduğu belirlenen kişilere yönelik operasyon düzenlendi. Operasyonda, bölücü başı Abdullah Öcalan’ın yakalanıp, Türkiye’ye getirilmesinin yıl dönümünü bahane ederek, eylem hazırlığı yaptıkları belirlenen 2’si Suriye uyruklu 6 şüpheli gözaltına alındı. Sorguları tamamlanan Suriye uyruklu A.E.B. ve M.M., Kayseri Devlet Hastanesi Adli Tabiplik’te sağlık kontrolünden geçirilip adliyeye sevk edildi. Diğer 4 şüphelinin emniyetteki sorguları ise devam ediyor.

(Hürriyet, 14 Şubat 2019)

 

Otomobilin Çarptığı Suriyeli Genç Hayatını Kaybetti

Şanlıurfa’da yolun karşısına geçmeye çalıştığı sırada otomobilin çarptığı Suriyeli genç hayatını kaybetti. Edinilen bilgiye göre kaza, Eyyübiye ilçesine bağlı Harran Kapı Caddesi’nde yaşandı. Yolun karşısına geçmeye çalışan Suriye uyruklu Seyit Muhsin’e (22) henüz sürücüsünün kimliği ve plakası belirlenemeyen otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç, çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahaleden sonra ambulansla Mehmet Akif İnan Devlet Hastanesine kaldırıldı. Seyit Muhsin yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

(Haber Türk, 14 Şubat 2019)

 

“Türkiye Modeli Dünya’ya Örnek Oluyor”

Başkanımız Abdullah Eren, Türkiye’nin 2023’ye kadar 200 bin uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapmayı hedeflediğini söyledi.

Başkanımız Abdullah Eren, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi’nde katıldığı bir etkinlikte, YTB’nin çalışmalarından ve yabancı öğrencilere Türkiye’de yükseköğrenim fırsatı sunan ”Türkiye Bursları”ndan bahsetti.

YTB’nin 2010 yılında kurulduğunu ve kurumun önceliklerinden birinin yurt dışında yaşayan vatandaşlarla bağları geliştirmek ve onları korumak olduğunu anlatan Başkan Eren, YTB’nin kültürel ve sosyal aktiviteleri yayarak ortak tarih ve kültürel mirasa sahip coğrafyalardaki toplumlar arasındaki bağları güçlendirmeyi hedeflediğini belirtti.

Türkiye’de eğitim gören uluslararası öğrenciler hakkında da bilgi veren Eren, uluslararası öğrencilere sunulan yükseköğrenim ve burs imkânına da değindi.

Türkiye’de 150 Binden Fazla Yabancı Öğrenci Bulunuyor

Küresel anlamda 2019 itibarıyla 7 milyon uluslararası öğrenci olduğunu, Türkiye’de ise 150 binden fazla uluslararası öğrenci bulunduğunu kaydeden Başkan Eren, bu rakamın son 10 yılda 7 kat arttığını söyledi.

Türkiye’deki uluslararası öğrencilerden 17 binine YTB tarafından burs verildiğini ifade eden Eren, ”Türkiye, 2023 yılına kadar 200 bin yabancı öğrenciye ev sahipliği yapmayı hedefliyor. Türkiye’nin yükseköğrenim alanında küresel merkez olmasını hedefliyoruz.” dedi.

Uganda’da bir köyde yaşayan Cemil isimli bir öğrencinin eğitimine ailesinin finansal durumu nedeniyle devam edemediğini ancak Cemil’in Türkiye’nin Kampala Büyükelçiliğinin duvarında gördüğü ”Türkiye Bursları” ilanıyla ekonomi alanında eğitim aldığı ve köyü için bir umut olduğu örneğini anlatan Eren, bu burslarla aynı zamanda dezavantajlı ülkelerin geleceği için kalifiye kişiler yetiştiğine dikkati çekti.

(YTB, 14 Şubat 2019)