Türkiye’de ve dünyada göç, göçmen ve sığınmacılar konusunda gündemde öne çıkan başlıklar…

 

Kuşadası Körfezi’nde 28’i Çocuk 63 Kaçak Göçmen Yakalandı

Kuşadası Körfezi’nde yasa dışı yollardan yurt dışına kaçmaya çalışan 28’i çocuk, 11’i kadın 63 kaçak göçmen sahil güvenlik ekiplerinin düzenlediği iki ayrı operasyonla yakalandı. Edinilen bilgiye göre, Kuşadası Körfezi’nde devriye görevi yapan Sahil Güvenlik helikopteri tarafından, Kuşadası açıklarında lastik bot içerisinde bir grup kaçak göçmen tespit edildi. Kuşadası Sahil Güvenlik Bot Komutanlığı’ndan görevlendirilen Sahil Güvenlik Botu tarafından söz konusu lastik bot durdurularak, içerisindeki 29 Suriye, 13 Filistin, 8 Irak, 6 Afganistan, 3 Hindistan, 1 Mısır, 1 Eritre uyruklu olmak üzere 28’i çocuk, 11’i de kadın toplam 61 düzensiz göçmen yakalandı. Sahil Güvenlik ekipleri tarafından gerçekleştirilen ikinci operasyonda ise lastik bot ile yasa dışı yollardan Yunanistan’ın Sisam adasına kaçmaya çalışan İran uyruklu 2 kaçak göçmen yakalandı. 2 ayrı operasyonda ele geçirilen toplam 63 kaçak göçmen sağlık kontrolünden geçirilip, işlemlerinin tamamlanmasının ardından il göçmen bürosuna teslim edildi.

(Karar, 11 Temmuz 2018)

 

Suriyeli İş İnsanları Şanlıurfa’da 10 Fabrika Kuracak

Ülkelerindeki iç savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan Suriyeli iş insanları, Şanlıurfa’da 80 milyon yatırımla bin 540 kişinin istihdam edeceği 10 fabrikayı açmak için Vali Abdullah Erin başkanlığında protokol imzaladı. Türkiye’de en fazla Suriyeli sığınmacıların yaşadığı kentlerin başında yer alan Şanlıurfa’da Organize Sanayi Bölgesinde ayakkabı, plastik ambalaj, inşaat malzemeleri, triko, tekstil ve geri dönüşüm gibi farklı alanlarda 10 ayrı fabrika kurmayı amaçlayan Suriyeli iş insanları ve Girişimciler Derneği (SİAD) ile Şanlıurfa Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü arasında düzenlenen arsa tahsis protokolü, Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin tarafından imzalandı. Şanlıurfa Valiliği toplantı salonunda gerçekleşen imza törenine, Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin, Vali Yardımcısı Ufuk Akıl, Şanlıurfa OSB Müdürü Yunus Emre Aksu ve Gaziantep SİAD Yönetim Kurulu Başkanı Khaled Bablli ile dernek üyesi işadamları katıldı. Suriyeli işadamları tarafından Şanlıurfa’da yapılacak olan fabrikalar için çok mutlu olduğunu ifade eden Vali Abdullah Erin şunları söyledi: “Bu, ticari iş olmakla birlikte hem Suriyeli kardeşlerimize hem de Şanlıurfalı insanlarımıza hem istihdam hem de üretim anlamında büyük katkısı olacak büyük bir girişim ve yatırımdır. Her zaman Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi, Suriyeli kardeşlerimizin içinde bulundukları durumu gönülden ve kalben hissediyoruz ve yaşıyoruz. O kardeşlerimizin tamamının kendilerini güven içinde hissedeceği güne kadar hiçbir zaman bu azalmadı ve azalmayacak. Suriyeli kardeşlerimize her zaman gönlümüzü ve kapılarımızı açtık. Bunu yapmanın maliyeti hiçbir zaman gündemimizde olmadı. Çünkü biliyoruz ki bütün hazineler Cenab-ı Allah’ındır, Allah için yapılacak işlerin karşılığını da verecek olan O’dur. Keşke daha fazlasını yapabilsek, daha fazla sahip çıkabilsek.” Protokol imza töreninde konuşan Gaziantep SİAD Yönetim Kurulu Başkanı Khaled Bablli ise altı ay önce görüştükleri konuyu bugün gerçeğe dönüştüren protokolü imzalama aşamasına geldiklerini ifade ederek, “Siz size düşeni yaptınız, bizlere gönüllerinizi ve kapılarınızı açtınız. Biz de üzerimize düşeni yapacağız” diyerek Vali Erin’e, Vali Yardımcısı Ufuk Akıl’a, OSB Müdürü Yunus Emre Aksu’ya ve emeği geçenlere teşekkür etti. Konuşmalar ve protokol imzasının ardından, OSB Arsa Tahsis Belgesi Vali Erin tarafından Gaziantep SİAD Başkanı Khaled Bablli’ye verildi.

80 Milyon TL Yatırım,  Bin 540 İstihdam

Suriyeli İşadamları ve Girişimciler Derneği (SİAD) üyesi müteşebbisler, Şanlıurfa Organize Sanayi Bölgesinde yatırım yapmak amacıyla 150 bin metrekarelik arsa talebinde bulunmuşlar ve 207 bin 500 TL başvuru bedelini OSB Müdürlüğü hesabına yatırmışlardı. OSB Müteşebbis Heyeti yapılan başvurunun uygun olduğuna kanaat getirerek, Gaziantep SİAD’ın talebini değerlendirmeye koydu. Alınan karar doğrultusunda Şanlıurfa OSB’de ilave alan batı kısmında yer alan ve toplamı yaklaşık 150 bin metrekare olan 110 ada 7-8-9-10 nolu parseller ile 111 ada 2-3 ve 4 nolu parsellerin Gaziantep SİAD üyeleri için tevhid ve ifraz işlemleri başlatıldı. Yapılacak tevhid ve ifraz işlemleri sonucu 3 bin metrekare ile 10 bin metrekare büyüklüklerde toplam 20 adet parsel oluşturulacak. Tahsis edilen arsa altyapı bedeli karşılığı Gaziantep SİAD, arsa tahsis sözleşmesinin imzalanmasını müteakip 4 milyon 497 bin 778 TL bedelin yüzde 15’ini peşin, kalan kısmını ise üç yıl içinde Şanlıurfa Organize Sanayi Bölge hesabına ödeyecek. Gaziantep SİAD üyesi on yatırımcı şirketin Şanlıurfa’da yapacağı toplam yatırım tutarı 80 milyon TL’yi bulacak. Ayakkabı imalatı sektöründe 3, inşaat malzemeleri sektöründe 1, poşet üretimi 1, triko üretimi 1, plastik ambalaj 2, tekstil 1 ve geri dönüşüm 1 olmak üzere 10 ayrı yatırımda 1540 kişi istihdam edilecek.

(Hürriyet, 11 Temmuz 2018)

 

Suriyeli Çocukları Gülümseten Proje

Uluslararası bir vakıf tarafından hayata geçirilen proje ile Gaziantep ve Şanlıurfa’da yaşayan Suriyeli çocukların ağız ve diş sağlığı, hijyeni konusunda bilinçlendirme çalışmaları başlatıldı. Uluslararası Mavi Hilal İnsani Yardım ve Kalkınma Vakfı (International Blue Crescent Relief and Development Foundation -IBC), Gaziantep ve Şanlıurfa’da koruma altındaki Suriyelilerin ağız ve diş sağlığı ve hijyeni ile ilgili bilinçlenmeleri konusunda önemli çalışmalar yapıyor. Vakfın Güneydoğu Anadolu Bölge Koordinatörü Asuman Tongarlak, Sağlık Bakanlığı ile yapılan görüşmelerde ülkelerindeki iç savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan Suriyelileri diş hijyeni ve sağlığında bilgilendirme ve farkındalık arttırılması konusunda bir projeye ihtiyaç olduğunun belirlediklerini kaydetti. Vakıf tarafından koruma altına alınan Suriyeli çocuklar ve yetişkinlere yönelik proje hazırlandığını belirten Asuman Tongarlak, Gaziantep ve Şanlıurfa’da uygulamaya konulan proje kapsamında ağız ve diş sağlığı ve hijyeni konusunda bilgilendirme çalışmalarına başlanıldığını kaydetti. Tongarlak, yapılan kontrollerde tedavi ihtiyacı olan çocuk ve yetişkinlerin ilgili devlet sağlık kurumlarına yönlendirildiğini söyledi. Vakfın Relief International ortaklığı ile gerçekleştirdiği proje kapsamında bin 750 adet ağız ve diş sağlığı kiti dağıtımı da yaptıklarını anlatan Tongarlak, “Yetişkinlere yönelik ağız ve diş hastalıkları, hijyen sağlama yöntemleri ve önemi bilinçlendirme toplantıları yapıyoruz. Proje özellikle çocukların bilincini arttırmayı hedefliyor. Çocuklara yönelik oyun tabanlı aktiviteler ile ağız bakımı konusunda bilgilendirmeler yapıyoruz. Eğitim toplantılarının bitiminde ise diş sağlığı taraması yapılarak, gerekli vakalar kamu hastanelerine yönlendirilerek ve takibi yapılmaktadır. Ayrıca proje kapsamında diş fırçası, diş macunu ve diş ipi içeren diş hijyeni kiti dağıtımı yapıyoruz. Suriyeli sığınmacılara yönelik bu projemiz Eylül ayının sonuna kadar sürecek” dedi.

IBC’nin Hedefi

Tongarlak, amacın hayatları iyileştirmek ve çocukların yüzünü güldürmek olduğunu belirterek, bu amaçla hazırlanan proje ile Gaziantep ve Şanlıurfa’da kurulan bilgilendirme ofisleri ile iki kentte 10 bin kişiye ulaşmayı hedeflediklerini kaydetti. Tongarlak, “Diş sağlığı saha çalışanlarının ofis olarak kullandıkları ofislerimizde, bilgilendirme materyalleri de hazırlıyoruz. Ayrıca ön muayene ve gerekli vakaların kamu hastanelerine yönlendirilmesi gerçekleştirilirken, bu vakaların takibi de sağlanmaktadır. Ağız ve diş sağlığı tedavileri yapılan Suriyeli çocukların mutluluğunu ve yüzlerindeki o gülümseyen ifadeyi görmek bizleri de çok mutlu ediyor” diye konuştu. Aynı hizmeti Bursa ve İstanbul’da da veren projeyi hayata geçiren Uluslararası Mavi Hilal İnsani Yardım ve Kalkınma Vakfı (IBC), felaket ve sıkıntı yaşayan insanların, özellikle de dünya nüfusunun en dezavantajlı kesiminin hayatlarını iyileştirmeyi hedefliyor. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (UN-WFP) ile 1999 yılının Arnavutluk’ta gerçekleştirilen işbirliği kapsamında kurulan IBC’nin Kosova’da başlayan çalışmaları, daha sonra Türkiye’de deprem bölgelerinde ardından da savaş bölgelerinde devam etti. IBC’nin “Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi Özel Danışmanlık Statüsü” de 2006 yılı Temmuz ayında onaylandı.

(Gazete Ekspres, 11 Temmuz 2018)

 

Halı Saha Tartışması Satırlı Saldırıyla Bitti! Hatay’da Suriyeli Mülteciler İle Bir Esnaf Arasındaki …

Hatay’ın merkez Antakya ilçesinde Suriyeli mülteciler ile bir esnaf arasında dün halı saha maçında çıkan tartışma satırlı saldırıyla bitti. Olayda, kuruyemişçi genç yaralanarak hastanelik oldu. Halı saha tartışması satırlı saldırıyla bitti. Hatay’da Suriyeli mülteciler ile bir esnaf arasındaki halı saha maçında çıkan tartışma satırlı saldırıyla bitti. Kuruyemişçi genç yaralanırken, iş yeri dağıtılan baba mağduriyetlerinin giderilmesini istedi. Hatay’ın merkez Antakya ilçesinde Suriyeli mülteciler ile bir esnaf arasında dün halı saha maçında çıkan tartışma satırlı saldırıyla bitti. Olayda, kuruyemişçi genç yaralanarak hastanelik oldu. Edinilen bilgiye göre, Haraparası Mahallesi, Abdurrahman Melek Caddesi’nde babası ile birlikte kuruyemiş dükkanı işleten Sezgin Cingöz (30), önceki gün Suriyelilerle beraber oynadığı halı saha maçında ayağına darbe almasının ardından Suriyelilerle tartıştı. Cingöz, dün akşam tartıştığı Suriyeliler araçlarıyla iş yerinin önünden geçerken bakışlarından rahatsız olup “Ne bakıyorsunuz” diye teki gösterdi. İddiaya göre, eli satırlı 4 Suriyeli bir süre sonra iş yerine gelerek Sezgin Cingöz’e saldırdı. İş yerini dağıtan 4 kişi olay yerinden uzaklaştı. Satır darbesiyle yaralanan Sezgin Cingöz, çevredekiler tarafından hastaneye kaldırıldı. Sağlık durumunun iyi olduğu belirtilen Cingöz, açıklama yapmaktan kaçındı. Baba Necati Cingöz, oğlu ile beraber iş yerinde otururken 4 Suriyeli mültecinin araçlarından inerek satırlarla saldırıp oğlunu yaraladıklarını, ortalığı savaş alanına çevirdiklerini iddia etti. Mağduriyetinin giderilmesini isteyen Necati Cingöz, “Biz burada Türk vatandaşıyız. Her konuda devletimize destek veriyoruz. Milletimiz için devletimiz için canımızı feda ederiz. Ama Suriyeliler gelip bize burada saldıramaz” dedi. Necati Cingöz her şeye rağmen kendilerine saldıran Suriyelilerden şikayetçi olmadıklarını söyledi.

(Haber Türk, 11 Temmuz 2018)

 

Sakarya’da Suriyeli Sayısı Artıyor

İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi’ne kayıtlı mültecilerin sayısı her geçen gün artarken, verilere göre Sakarya’da 14 bin 60 Suriyeli yaşıyor. Zaman zaman yaşam tarzlarıyla gündeme gelen ilimizdeki Suriyeli ve Iraklı mültecilerin sayısı günden güne artıyor.

Suriyeli Mülteci Sayısı 14 Bin

İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü kayıtlarına göre, 5 Temmuz 2018 itibariyle Geçici Koruma kapsamında Sakarya’da yaşayan Suriyeli mülteci sayısı 14 bin 60. İkamet izni verilen yabancı sayısı ise 6 bin 696. Bu rakam komşu Kocaeli’de 46 bin 907 olarak yer alırken, diğer bir komşumuz Düzce’de ise bin 275… Verilere göre, ilimizdeki toplam kayıtlı yabancı sayısı 20 bin 756…

Geçen Yıl 8 Bindi

İlimizde yaşayan Suriyelilerin sayısı geçen yıl 8 bin 467 olarak açıklanmıştı. Bir yıl içerisinde bu sayı 5 bin 593 kişi daha artarak, 14 bin 60 kişiye ulaştı.

(Gündem Arifiye, 11 Temmuz 2018)

 

Oxfam: Binlerce Suriyeli Yardımlardan Mahrum

İngiliz Yardım Kuruluşu Oxfam dün yaptığı açıklamada, Dera’daki binlerce Suriyelinin ihtiyaç duyduğu yardıma ulaşamadığını bildirdi. Açıklamada, insanların aşırı sıcaklar altında barınma, su ve tıbbi desteğe ihtiyaç duyduğu ancak insani yardım kuruluşlarının bölgeye ulaşamadığı ifade edildi.

330 Bin Kişi Evlerinden Edildi

Son çatışmalar, Suriye savaşının başlangıcından bu yana gerçekleşen en büyük ve en hızlı göçlerin yaşanmasına neden oldu. Bölgede iki hafta boyunca devam eden hükümet saldırılarında 330 bin kişi evlerinden edildi.

“Binlerce Aile Göç Etmek Zorunda Kaldı”

Suriye’deki Oxfam Ofisi Müdürü Muğtaz Adham “Binlerce ailenin evleri harap edildi ve göç etmek zorunda kaldılar. Acilen su, gıda ve tıbbi destek sağlanmaz ise durumları çok daha kötüleşecek” ifadelerini kullandı. Birleşmiş Milletler’in (BM) raporuna göre Ürdün sınırında hala mahsur kalan yüzlerce Suriyeli bulunurken, bu kişilerin acil yardıma ihtiyaç duyduğu ifade edildi.

Mülteciler Endişeli

Ürdün gibi civar birçok ülkeye göç eden mülteciler, güvenlik tehlikesi, tutuklama ve tehditlere maruz kalma korkusu ile ülkelerine geri dönme konusundaki endişelerini dile getirdiler. Oxfam’ın Ürdün Ofisi Başkanı Nicky Monga konu hakkında yaptığı açıklamada, “Ürdün’ün yüzbinlerce Suriyeliyi barındırarak çok büyük bir yük yüklenmiş durumda olduğunu biliyoruz, ancak biz ondan son kez şiddetten kaçan bu insanlara kapılarını açmasını ve sınır ötesi yardımların ulaşmasına izin vermesini istiyoruz. Aynı zamanda uluslararası toplumun mülteciler hakkında üzerine düşeni yapması ve Ürdün’e daha fazla yardım sağlaması gerekiyor” dedi.

Oxfam’dan Çatışan Tüm Taraflara Çağrı

Oxfam, çatışan tüm tarafları; ölümlere, tıp merkezlerinin ve okullarının yıkılmasına sebep olan Dera’daki şiddet olaylarını durdurmaya çağırdı.

(Şarkul Avsat, 12 Temmuz 2018)

 

“Sahiller Suriyeliler Tarafından İşgal Altında…”

Suriyeli vatandaşlar Türkiye’de zevk yapmaya devam ediyor. CHP Meclis Üyesi S. Nadir Ataman Suriyelilerle ilgili görüntüleri yerinde inceleyerek fotoğrafladı ve hazırladığı yazılı soru önergesini Meclis toplantısında sözlü okudu ve İstanbul’un sahillerinde yaşanan gürültü ve görüntü kirliliğini gündeme getirerek “Bisiklet ve yürüyüş yollarında mangal ve çadırlar olağan karşılanır hale geldi. İlçelerde yaşayan yerel halk artık sahillere inemez oldu. Neredeyse sahillerde Türkiye vatandaşı görmek imkânsız hale geldi. Bakırköy sahilleri Suriyelilerin, iç kısımları TC vatandaşlarının, bu bölge adeta kurtarılmış bölge görünümünde, anlayacağınız Yeşilköy olmuş Arapköy!”cümlesine dikkat çekti ve önergesinde şunlara değindi: Önemli miraslarımızdan ve tarihi eserlerimizden olan Florya Atatürk Deniz Köşkü de dahil İstanbul’un sahilleri işgal altında; Kadıköy, Maltepe, Kartal, Beşiktaş, Avcılar gibi Bakırköy’ünde Florya başta olmak üzere Suriyeliler ve göçmenler tarafından işgal edilmiş durumda. Kentli kentinin nimetlerinden faydalanamıyor, korkudan sahile inemiyor, kentli azınlıkta kaldı. Civarda emlak fiyatları gerileşti, esnaf şikâyetçi hırsızlık olaylarında büyük artış mevcut.

Kentli ailesi ile sahillere inemiyor, sanki bilerek yol veriliyor. Buradan uyarıyorum; Suriyeliler ile yerel halk, esnaflar arasında gerginlik çıkarsa ki bu konuşuluyor sorumlusu kim olacak?

Seyyar köfteci yasak, sebzeci yasak, simitçi yasak, pilavcı yasak ama hiç biri hijyeni olmayan binlerce mangal serbest. Sahiller neredeyse çöp tarlası oluyor, sahillerin temizlenip halkın kullanımına uygun duruma getirmek için yapılan çalışmaların maliyetleri kimin cebinden çıkıyor?

Bakırköy sahilleri Suriyelilerin, iç kısımları TC vatandaşlarının, bu bölge adeta kurtarılmış bölge görünümünde, anlayacağınız Yeşilköy olmuş Arapköy!

Bu çerçevede;

1-   Bu sorunların çözümü yönünde hangi tedbirler alınmıştır? Alınan tedbirler yeterli midir?

2-   Başka alınmasını düşündüğünüz tedbirler var mıdır? Varsa nelerdir?

3-   Bu konuda bu güne kadar intikal etmiş şikâyetler var mıdır? Varsa kimler tarafından yapılmıştır? Ayrıntıları nedir? Sonuçları nedir?

Kısaltarak okuduğum önergemizin tamamının tutanaklara geçirilmesi kaydı ile Başkanlık Makamına havalesini arz ederiz. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi 2018 yılı Temmuz ayı Meclis toplantılarında İBB Meclisi CHP Üyeleri Nadir Ataman, Doruk Bulut ve Deniz Erzincan’ın imzaları ile önerge meclise sunuldu, oy birliği ile Başkanlık Makamına havale edildi.

(Yön Gazetesi, 11 Temmuz 2018)

 

Suriyeli Çocuklar, Sinemayla Buluştu

Batman Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü bünyesindeki Gençlik Merkezi, Suriyeli çocuklara sinema keyfi yaşattı. Batman Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü bünyesindeki Gençlik Merkezi, Suriyeli çocuklara sinema keyfi yaşattı. Gençlik Merkezi Müdürü Musab Baran; “Gençlik Merkezinde Türkçe dil kursu alan Suriyeli öğrencileri ve merkezimizin faaliyetlerine katılım sağlayan gençleri sinemaya götürdük. Sinemada öğrencilere film izlettirdikten sonra, ikramlarda bulunduk. Çocukların mutluluğu görülmeye değerdi. Bu tür farklı kültürel ve sanatsal etkinliklerimiz devam edecek” diye konuştu.

(Batman Çağdaş, 11 Temmuz 2018)

 

Ramazan Bayramını Ülkesinde Geçiren 34 Bin Suriyeli Dönüş Yaptı

40 dereceyi aşan sıcaklarda Ramazan Bayramı’nı geçirmek için gittikleri ülkelerinden dönen Suriyelilerin sayısı 34 bini buldu. Kilis Öncüpınar Sınır Kapısı üzerinden Ramazan Bayramı için Suriye’ye giden 52 bin 114 kişinin Türkiye’ye dönüşü devam ediyor. 34 bin Suriyeli Öncüpınar Sınır Kapısı üzerinden Türkiye’ye giriş yaptı. Suriyeliler, 40 dereceyi aşan sıcağa rağmen Halep’in Azez ilçesi Babul Selam Sınır Kapısı’nda gelerek sıraya giriyor. Burada uzun kuyruklar oluşturan Suriyeliler, işlemleri yapıldıktan sonra Öncüpınar Sınır Kapısı’na geliyor. Göç İdaresi ile Emniyet Müdürlüğü Pasaport Şubesi tarafından işlemler yapıldıktan sonra Suriyeliler otobüslerle Öncüpınar Sınır Kapısı çıkış noktasına getiriliyor. Burada Gümrük Muhafaza Müdürlüğü tarafından son kontrolleri yapılan Suriyeliler, Kilis üzerinden Türkiye’nin dört bir tarafına gidiyor.

(Yeni Çizgi Haber, 11 Temmuz 2018)

 

Kaçak Göçmenleri Trafik Kazası Yakalattı

Erzincan’ın Üzümlü ilçesinde jandarma ekipleri tarafından yurda yasa dışı yollardan girdikleri tespit edilen yabancı uyruklu 5 kişi yakalandı. Alınan bilgiye göre, Erzincan-Erzurum karayolu Üzümlü ilçesi Sansa Deresi mevkisinde meydana gelen trafik kazasına müdahale eden Üzümlü Tanyeri Jandarma Komutanlığı ekipleri, yol güvenliği nedeniyle trafiği ulaşıma kapattı. Kaza yapan aracın kaldırılma çalışması sürerken durdurulan trafikteki araç konvoyunda bulunan 25 TT 519 plakalı ticari araçtan şüphelenen jandarma ekipleri, araç içerisinde bulunan şahısların kimlik kontrollerini yaptı. Yapılan kimlik kontrolünde Afganistan uyruklu 5 kişinin yasa dışı yollardan yurda girdiği belirlendi. Kaçak göçmenleri taşıyan ticari araç sürücüsü Erkan Z. (32) gözaltına alındı. Yakalanan yabancı uyruklular Üzümlü İlçe Devlet Hastanesinde sağlık taraması yapıldıktan sonra kimlik kayıtlarının yapılması amacıyla İlçe Jandarma Komutanlığına götürüldü.

(Anadolu Ajansı, 12 Temmuz 2018)

 

Kırklareli’de 17 Kaçak Yakalandı

Kaçaklar, jandarmadaki işlemlerinin ardından, Kırklareli Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi. Kırklareli’de, yasa dışı yollardan yurtdışına çıkmaya çalışan 17 kaçak yakalandı. Alınan bilgiye göre, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Kofçaz ilçesinde yasa dışı yollardan Avrupa’ya gitme hazırlığı yapan iki ayrı grubu tespit etti. Operasyonda, Pakistan ve İran uyruklu 17 kişi yakalandı.

(Haber 7, 12 Temmuz 2018)

 

Muğla’da “Göçmen Kaçakçılığı” Operasyonu: 9 Gözaltı

Muğla’nın Bodrum ilçesinde düzenlenen göçmen kaçakçılığı operasyonunda 9 şüpheli yakalandı. Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Grup Amirliği ekipleri, göçmen kaçakçılığı yaptığı öne sürülen grupla ilgili çalışma başlattı. Toplanan delillerin ardından harekete geçen ekipler,  Bodrum, İzmir ve Çanakkale’de belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda, 9 şüpheli gözaltına alındı. Bodrum Adliyesine sevk edilen şüphelilerin, 255 yabancı uyrukluyu yurt dışına çıkartmaya çalıştıkları öğrenildi. Ayrıca şüphelilerin kullandığı belirlenen bir bot, iki minibüs ve bir tekne motoruna el konulduğu bildirildi.

(Star, 12 Temmuz 2018)

 

Yine Suriyeliler… İzmit’in Göbeğinde Kaçak Taksi..!

Ankara ve İstanbul’un ardından kentimizde de Suriyeli kaçak taksiciler piyasaya çıktı. Suriyelilerin yoğun yaşadığı İl Göç İdaresi çevresinde Hyundai marka minibüs ve taksilerle kaçak hizmet veren Suriyelilere “dur” diyen yok

Suriye’de yaşanan iç savaş sonrasında ülkemize gelen binlerce mültecinin hatırı sayılır bir kesimi de kentimizde yaşamaya başladı. Geçtiğimiz her yıl kentimize daha da yerleşen Suriyeliler İzmit Baç bölgesinde adeta kendi yaşam alanlarını yarattı. Suriyelilerin bölgede yalnızca kendilerine hizmet veren tavuk dönercileri, marketleri ve telefoncuları var. Her biri yasal olan bu işletmelere ek olarak şimdiler yasadışı bir faaliyetle de gündemdeler; Korsan Taksi. 5-10 bin lira para ile satın aldıkları araçlarda taksicilik yapmaya başlayan Suriyeliler pek çok kuralı çiğniyor. Taksi plakası olmayan, vergi ödemeyen, rengi sarı olmayan Suriyelileri korsan taksileri İstanbul ve Ankara’da uzun süredir faaliyetteydi. Suriyeliler Kocaeli’de de bu açığı fark etti. İzmit Baç mevkiinden 200 metre ilerisinde Kocaeli Valiliği’ne bağlı olarak hizmet veren İl Göç İdaresi Müdürlüğü var. Suriyeliler bu müdürlüğün hemen altında yer alan otobüs durağını mesken tuttu. Hyundai marka minibüs ve taksilerle bu durakta yolcu bekleyen Suriyeliler taksimetre ücretlerinin bir hayli altında fiyatlara taşımacılık yapıyor. Henüz kimse bu durumun farkında değil. Suriyelilerin bu korsan ticareti taksi esnafının dikkatini çektiğinde asayiş sorunları yaşanabilir. Suriyelilere kim “dur” diyecek merak konusu…

(Kocaeli Barış Gazetesi, 11 Temmuz 2018)

 

İskoçya Hükümeti Ülkenin Ekonomik Beklentilerini Karşılamak İçin Göçün Önemini Vurguladı.

İskoç hükümeti ‘We are Scotland’ kampanyası dahilinde ülkenin ekonomik beklentilerinde göçün önemini vurguladı.

İskoçya’nın Inverness kentinde lider bir bakım kuruluşu olan Meallbore Lodge, bölgeye yeterli göç olmazsa sektörün yakın zamanda çökeceği konusunda uyarılarda bulundu. İskoçya’daki 23 bakım evini Dağlık Bölgesi’ndeki üssünden işleten şirket, işgücünün yaklaşık yüzde beşinin başta Avrupa Birliği olmak üzere yurt dışından geldiğini tahmin ediyor.

Meallmore’un operasyon direktörü Mary Preston konuyla ilgili şunları söyledi: ‘İskoçya’da yeterince hemşire bulunmuyor ve biz de her zaman yerel nüfusu işe almaya çalışmamıza rağmen, aynı zamanda AB’den ve diğer bölgelerden gelen başvuru sahiplerinin ilgisini çekmek için yoğun bir şekilde yatırım yapıyoruz, sonra da buralara yerleşmeleri ve yerel topluma entegre olmalarını destekliyoruz.’

Scottish Care, Avrupa ve diğer yerlerden yetenekli ve kendini adamış personelin bakımlarımız için yanımızda çalışmak üzere toplumlarımıza gelmesini gerektireceğimize inanmaktadır. Bunun ancak esnek ve ihtiyaçlarına cevap veren bir göç sistemi tarafından sağlanabileceği görüşünde.

(The Inverness Courier, 12 Temmuz 2018)

 

“Göçmenler Göçmen Kampında Yaşamalı”

Güney Amerika’nın ‘Congress of the People’ partisinin lideri Mosiuoa Lekota dün ülkesindeki yabancı nüfus üzerine bir konuşma yaptı. Lekota, ülkesindeki yabancı uyruklu kişilerin akınından ve ülkedeki etkisinden şikayet etmeden konuşmasına “yabancı düşmanı değiliz” diyerek başladı.

Koalisyon liderlerinden biri olan Lekota, “Hükümet, ulusal düzeyde insanların Güney Afrika’yı sular altına almasına izin veriyor. Binaları işgal edenlerin çoğu ülke dışından gelen insanlar” açıklamasında bulundu.

Ayrıca dikkatini, yabancı uyrukluların dükkanlar kurduğu ilçelere odaklayarak, bunun da ele alınması gerektiğini sözlerine ekledi. “Bu ülkede yabancı dükkanlarımız var, yabancı şirketler KDV ödemeden ticaret yapıyor. Bu noktada Yerel Güney Afrika halkı istihdam dışı kalıyor” sözleriyle devam eden Lekota, bir koalisyon hükümetinde buna izin vermeyeceğini belirtti. Yaptığı konuşmada göçmenlerin göçmen kamplarında barınması soruna en uygun çözüm olacağı belirten Lekota, göçmenlere bakacağız ancak yerli halkın önünde engel oluşturmayacağı yerlerde bulunmalılar açıklamasında bulundu.

Son olarak Freedom Front Plus partisi lideri Pieter Groenewald, Dünya’nın bütün ülkelerinde sınır kontrolü önlemlerinin en etkin şekilde alındığını ancak Güney Afrika’nın bu konuda çok yetersiz kaldığını belirtti.

(News 24, 12 Temmuz 2018)

 

Microsoft, ABD göçmenlik politikaları nedeniyle bazı işlerini yurtdışına taşıyabilir.

Trump İdaresinin göçmenlik konusundaki sert duruşu, dünyanın dört bir yanından gelen yetenekli yabancı işçilere dayanan büyük teknoloji şirketlerinden çok eleştiri almıştı. Microsoft  şirketinin başkanı  ve  hukuk görevlisi  Brad Smith  de, Washington’dan alınan, yabancı yeteneklerin çalışma vizesiyle ilgili yasalardan şikayetçi oldu.

Smith, CNBC’den Akiko Fujita’ya çarşamba günü verdiği bir röportajda, “Washington’da görevlilerin tartıştığı birkaç özel göçmenlik sorusu hakkında endişeleniyoruz.” Açıklamasında bulundu. Microsoft, ABD şirketlerinin yetenekli kişileri işe aldığından emin olmak için bir Obama dönemi politikası olan DACA isimli programın (Çocuk Göçmenlere İstisnai Muamele)  ve daha geniş çapta desteklenen göçün korunmasını savundu.

“İşleri Amerika Birleşik Devletleri dışına taşımak istemiyoruz ve Washington’da bunu yapmaya zorlanacağımız bir karar vermeyeceğini umuyoruz.” sözleriyle devam eden Smith, yabancı kökenli elemanlarını kaybetmeyeceğini, onların arkasında duracağını belirtti.

Konuşmasına çıkarlarımızı tehlikeye atacağını hissettiğimiz göç gibi konular için ayağa kalkacağımızı göstermeliyiz diyerek devam eden Smith, bu ülkenin neye ihtiyacı olduğunu anladığını ve bu ihtiyaçları karşılamak için çabalarken hükümetten gelen somut adımlara ihtiyacı olduğunu da konuşmasına ekledi.

(CNBC, 12 Temmuz 2018)

 

Afgan Mültecinin İntiharı Alman İçişleri Bakanı Horst Seehofer’e İstifa Baskısını Artırdı

Almanya’dan sınır dışı edilerek Afganistan’a gönderilen mültecilerden biri intihar etti. Söz konusu gelişme, dün bu kişinin de aralarında bulunduğu 69 mülteci hakkında espri yapan İçişleri Bakanı’na tepkileri artırdı.

Almanya’dan geçen hafta sınır dışı edilerek Afganistan’a geri gönderilen 69 mülteciden birinin Kabil’e vardıktan kısa bir süre sonra intihar ettiği açıklandı. Almanya İçişleri Bakanlığı sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, Hamburg’dan Afganistan’a gönderilen 23 yaşındaki Afgan erkeğin, Kabil’de geçici süreliğine yerleştirildiği yerde ölü bulunduğu belirtildi. Sözcünün verdiği bilgiye göre, Afganistan’daki yerel yetkililer ölüm sebebinin intihar olduğunu bildirdi. Mültecinin Almanya’da hırsızlık ve adam yaralama suçlarından hüküm giydiği kaydedildi.

Almanya’daki mültecilere yardım örgütü “Pro Asyl” ise intihar eden mültecinin sekiz yıl Almanya’da yaşamış olduğunu belirtti. Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer, Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ile hükümet krizine neden olduğu için ertelediği göç planını Salı günü Berlin’de açıklarken, “tam da” kendisinin 69’uncu doğum günü olan 4 Temmuz tarihinde 69 mültecinin sınır dışı edilerek Afganistan’a gönderildiğini söylemişti. Seehofer’in bunu bir şaka olarak sunmaya çalışıp gülümsemesi, kamuoyunda, muhalefette ve koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti’de (SPD) yoğun tepkilere neden olmuştu.

Seehofer’e istifa çağrıları artıyor

Afganistan’dan gelen intihar haberinin ardından Seehofer’e tepkiler daha da arttı. SPD’nin gençlik örgütü Jusos’un başkanı Kevin Kühnert Twitter’da yaptığı paylaşımda “Seehofer’in karakter olarak bu makamı dolduramadığını” belirtti ve istifa vaktinin “çoktan geldiğini” kaydetti. Die Welt gazetesine konuşan SPD’li Federal Meclis Başkan Yardımcısı Thomas Oppermann da sınır dışı uygulamasının ciddi bir olay olduğunu vurgulayarak “Bununla şaka yapılmaz” dedi.

Sol Parti ve Hür Demokrat Parti (FDP), Seehofer’in görevden ayrılması yönünde çağrıda bulunurken, Yeşiller de bakanın bu göreve uygun olup olmadığının tartışılması gerektiğini belirtip Afgan mültecilerin ülkelerine geri gönderilmesinin durdurulmasını istedi.

“Olay tabii ki derinden üzücü, bu yüzden de konuyu nesnel ve saygılı bir şekilde ele almalıyız” diyen İçişleri Bakanı Seehofer ise, sınır dışı edilen Afgan mültecinin intiharından sonraki istifa taleplerini reddetti. Avusturya’nın Innsbruck kentinde gazetecilere konuşan Seehofer, hangi mültecinin sınır dışı edileceğine federal makamların değil, eyaletlerin karar verdiğini belirterek, istifa taleplerini anlamadığını söyledi. Seehofer, intihar haberini bugün duyduğunu, tartışma yaratan açıklamaları sırasında haberi bilmediğini sözlerine ekledi.

(Deutsche Welle, 11 Temmuz 2018)

 

Trump Yönetimi Aile Birleşmelerini Geciktirmek İle Suçlandı

Trump Yönetimi’nin yasadışı göçmen olan ebeveynleri çocukları ile ayıran göç düzenlemesi büyük eleştirilere maruz kalmaya devam ediyor.

Sığınmacı bir baba, elektronik bileklik şartı ile serbest bırakılmasının ardından New York Karşılama Merkezi’ne gönderilen çocuklarını alması engellendi.

Göçmen savunucuları, politikanın sonuçlarına rağmen, Trump Yönetimi’ni çocukları kasten ailelerinden ayrı tutmak ile suçladı. Yaklaşık 20 New York siyasetçisi, dini temsilciler, avukatlar ve dernek aktivistleri Trump ile savaşmak ve ICE (Göçmenlik ve Gümrük Muhafazası) sınır polisinin kaldırılması için Doğu Harlem’deki Cayuga Merkezleri’nin önünde mücadele çağrısında bulundu.

Sığınma arayan babanın avukatlarına göre, kimliği Honduras ülkesinden Hector olarak tanımlandı, Cayuga hala dokuz ve beş yaşında iki kızını tutuyor.

Avukatlarından Michael Avenatti’ye göre, Çarşamba günü New York’ta olması gerekirken göç yetkilileri seyahat izni almasını engelledi. Çarşamba günü, Michael Avenatti, Trump’ı ‘’kısır bir mesaj göndermeye devam etmek istemek’’ ile suçladı. Avenatti ‘’Beyaz (Amerikan) erkeklerin başarılı olabilmesi için kadınların, Müslümanların, göçmenlerin haysiyetlerinden mahrum bırakılması gerektiğini söyledi. Fakat, onlar da bizim.’’ dedi.

Cayuga Merkezi, Mayıs ayından bu yana Meksika sınırından alınmış 250 çocuğu ailelerine ve yetkililere hiçbir bilgi vermeden binlerce kilometre uzağa götürdü.

(Liberation, 11 Temmuz 2018)