Türkiye’de ve dünyada son günlerde göç, göçmen, mülteciler ve sığınmacılar konularında 11 Şubat 2019 tarihinde gündemde öne çıkan başlıklar…

 

Kuşadası Körfezi’nde Can Pazarı: 36’sı Çocuk 69 Kaçak Göçmen Kurtarıldı

Bindikleri lastik botun motor arızası yapmasıyla Kuşadası açıklarında sürüklenmeye başlayarak, batma tehlikesi geçiren 39’u çocuk, 17’si kadın toplam 69 kaçak göçmen sahil güvenlik ekipleri tarafından boğulmaktan kurtarıldı. Kuşadası Körfezi’nde yasa dışı yollardan Yunanistan’ın Sisam adasına kaçmaya çalışan kaçak göçmenlerin bindiği lastik bot, Kuşadası açıklarında motor arıza geçirerek sürüklenmeye başladı. Botları batmak üzere olan ve boğulma tehlikesi geçiren çoğunluğunu çocukların oluşturduğu kaçak göçmenler yardım talebinde bulundu. Yardım çağrısı üzerine görevlendirilen Sahil Güvenlik Uçağı ve Sahil Güvenlik Botu tarafından önce Kuşadası Körfezi’nde sürüklenen lastik bot tespit edildi. Sahil güvenlik ekiplerinin havadan ve denizden yaptığı operasyonun ardından botları batmak üzere olan ve boğulma tehlikesi yaşayan lastik bot içerisindeki Afganistan uyruklu 69 kaçak göçmen kurtarılarak, sahil güvenlik botuna alındı. Sağlık kontrolünden geçirilen ve yemek verilen kaçak göçmenler, ifadelerinin alınmasının ardından il göçmen bürosuna teslim edildi.

(NTV, 11 Şubat 2019)

 

Suriyeli Sığınmacılar Hurda Satarak Geçimlerini Sağlamaya Çalışıyor

Suriye’deki iç savaştan kaçarak Türkiye’nin çeşitli bölgelerine sığınan savaşzede Suriyeliler, Kırşehir’de hurdaları satarak geçimlerini sağlamaya çalışıyor. Suriye’deki iç savaştan kaçarak Kırşehir’e yerleşen ve sayıları resmi olmayan rakamlara göre 12 bini bulan sığınmacılardan bazıları çöplerdeki hurdaları toplayarak Hurdacılar Sitesindeki esnafa satıyor. Sığınmacılar bu şekilde ekmek paralarını kazanmaya çalışıyor.

(İHA, 9 Şubat 2019)

 

Çanakkale’de 62 Mülteci Yakalandı

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde yasa dışı yollarla Yunanistan’ın Midilli Adası’na gitmek isteyen 62 mülteci yakalandı. Edinilen bilgiye göre, saat 06.50’de Ayvacık’ın Ahmetçe açıklarında görevli sahil güvenlik botu tarafından tespit edilen hareketli lastik bot durdurularak, içerisinde kadın ve çocukların da bulunduğu Afganistan uyruklu 62 mülteci yakalandı. Mülteciler, Küçükkuyu beldesinde bulunan Sahil Güvenlik Karakolu’na getirildi. Daha sonra mülteciler, işlemlerinin tamamlanmasının ardından Ayvacık Yabancılar Geri Gönderme Merkezi’ne teslim edildi.

(Haber Türk, 10 Şubat 2019)

 

Afgan ile Suriyeli Grup Arasında Bıçaklı Kavga: 3 Yaralı

Karaman’da Afgan ve Suriyeli iki gurubun arasında çıkan bıçaklı kavgada 1’i ağır 3 kişi yaralandı. Olay, öğle saatlerinde Hamidiye Mahallesi Yeni Sanayi Sitesi 727. sokak üzerinde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, sokak içerisinde karşılaşan 9 kişilik Afgan ile Suriyeli grup arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma başladı. Tartışmanın bir süre sonra bıçaklı kavgaya dönüşmesi üzerine 2’si Afgan olmak üzere 3 kişi yaralandı. Yaralılar olay yerine gelen ambulansla kaldırıldıkları Karaman Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı. Yaralılardan Afganistan uyruklu olan Gias Ali Nazari’nin (30), sırtına aldığı bıçak darbesi nedeniyle hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi. Polis, kavgaya karışan diğer 6 şahsı kısa sürede yakalayarak gözaltına aldı.

(Sözcü, 8 Şubat 2019)

 

Kızılay’ın Suriye Sınırında Kurduğu Serada Ürün Hasadına Başlandı

Mardin Kızılay Toplum Merkezi tarafından Suriye sınırında kurulan serada, ürün hasadına başlandı. Ekipman ihtiyaçları Kızılay tarafından karşılanan seradan elde edilecek gelir, aralarında Suriyelilerin de bulunduğu 21 kişiye dağıtılacak.  Mardin Kızılay Toplum Merkezleri ile Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından ‘Türk Kızılay Geçim Kaynağını Geliştirme Programı-Tarımda İstihdam Projesi’ kapsamında, sınır köylerinde yaşayan geçici koruma altındaki Suriyelilere yönelik verilen tarım eğitiminin ilk hasadı yapıldı.  Suriye sınırındaki Artuklu ilçesine bağlı Küçükköy’de hayata geçirilen projede, verilen teorik ve uygulamalı mesleki eğitimleri sonunda kurulan serada ekilen sebzeler toplandı. Malzeme ve ekipman ihtiyaçları Kızılay tarafından karşılanan sera ve tarlalarda sebzenin yanında ayrıca lavanta ve çilek fide ekimleri de yapıldı.

‘Bu, Pilot Bir Uygulama’

Aralarında Suriyelilerin de bulunduğu 21 kişinin istihdam edildiği projenin Mardin’de pilot uygulama olduğunu anlatan Türk Kızılay Mardin Toplum Merkezi Yöneticisi Semra Karaboğa Taşkıran, serada marul, çilek, lavanta gibi birçok ürünün yetiştirildiğini söyledi. Projenin ilk etabında Tarım ve İl Müdürlüğü ile yapılan protokolle gerçekleştiğini anlatan Taşkıran, “Çeşitli araştırmalar yaptık. Bu araştırmalar kapsamında bölgemizde şu ana kadar yetiştirilmeyen çeşidi az ürünler üzerine odaklanmaya ve bu konuda hem Suriyelileri hem de vatandaşlarımızı eğitmeyi amaçladık. Proje kapsamında şimdi 21 kişi çalışıyor. 15’i Suriyelilerden,6’sı Türk vatandaşlardan oluşuyor. Nitelikli tarım işçisi yetiştirmeyi düşünüyoruz. Hasadı yapılan 4 bine yakın marul satışı gerçekleştirilecek. Bahar aylarında da çilek ve lavantaların hasadı ve satışları yapılacak. Bu, pilot bir uygulama. Bu tarz ürünlerin yetirilmesi ve nitelikli tarım işçilerin yetiştirilmesine amaçlıyoruz. Aynı zamanda buradaki çiftçilerimizin de bu topraklarda farklı ürünlerin yetirileceğini göstermek. Küçük fakat etkisi büyük olacak diye düşünüyoruz.  Bulunduğumuz köy Suriye sınırına çok yakın. Dolayısıyla benzer kültürleri barındırıyoruz. Bizim ülkemizde de kendi ülkelerin de gibi hissediyorlar. Bu yüzden çalışırken de daha azimliler. Bu şekilde hem ülkemize hem de kendilerine bir gelir kapısı elde etmiş olacaklar. İnşallah ilerleyen zamanlar da daha büyük projelerle insanları topluma entegre etmeye birlikte yaşamaya devam etmelerini sağlayacağız” dedi.

Terapi ve Meslek Edinme Bir Arada

Bu çalışmayla Türkiye’de kamp dışında geçici koruma altında yaşayan Suriyelilere yönelik psikolojik ve sosyal alanlarda da destek olduklarını ifade eden Taşkıran, yeniden toparlanma ve yerel toplum ile uyum içerisinde birlikte yaşama kültürünün geliştirilmesini sağlayarak kriz sonrası iyileştirme yardım faaliyetleri yürüttüklerini kaydetti.

‘Suriyelilerin Topluma Entegrasyonunu Amaçlıyoruz’

Mardin Tarım ve Orman İl Müdürü Özkan Önen ise projeyle Suriyeli mültecilerin topluma entegrasyonunun sağlanmasının amaçlandığı belirterek, “Suriye sınırındaki köyde Türk Kızılay Toplum Merkezi tarafından finanse edilen projemizde bölgemize katma değeri yüksek yeni ürünlerin girişini amaçlıyoruz. Aynı zamanda da Suriyelilerin topluma entegrasyonu ve ülkemizin ekonomik direncini artırmayı amaçlıyoruz. Şimdi marulun hasat zamanı, oldukça güzel verim elde edildi. İnşallah Türk Kızılay’ı ve diğer kurumlarımızla bu tarz projeler devam etmeyi düşünüyoruz” diye konuştu.

‘Yıllar Sonra Kızılay Sayesinde Yüzüm Güldü’

Proje kapsamında tarım eğitimi alan kursiyerlerden Müslime Derbesi, yıllar sonra ilk defa Kızılay sayesinde yüzünün güldüğünü belirterek kızı ile birlikte çilek yetiştiriciliğini öğrenmek için kurslara katıldığını söyledi. Savaşın etkisi ile yerini ve yurdunu terk ederek Mardin’e geldiğini anlatan 56 yaşındaki Derbesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a önce evlerini açtıkları için şimdi de meslek sahibi olma imkanı verdikleri için teşekkür etti.

‘Allah, Türk Devletinden De Vatandaşlarından Razı Olsun’

Aldığı eğitimle marul yetiştirmeye başlayan 67 yaşındaki Suriyeli Fethiye Mehmet Ali, “Biz Suriye’de iyi bir hayat yaşıyorduk. Savaş olmadan güzel bir yaşantımız vardı. Savaş olduktan sonra Türkiye’ye geldik. Burada bu işe başladık. Türk Kızılay’ından Allah razı olsun. Bize öyle bir imkan sağladı. Tarımla çalışıyorum. Allah Türk devletinden de vatandaşlarından razı olsun. Başkan Erdoğan, bizim elimizden tuttu. Bütün mazlumların elinden tuttu.  O olmasaydı gidecek bir yerimiz olmazdı. Türkiye olmasa gidecek bir yerimiz olmazdı. Allah herkesten razı olsun” diye konuştu.

(Hürriyet, 10 Şubat 2019)

 

Belçika’da Sığınma Talebinde Rekor Artış

Belçika’da geçtiğimiz Ocak ayında 2 bin 765 kişinin sığınma talebinde bulunması mecliste tartışmalara yol açtı. Yeni Flaman İttifak (N-VA) Partisi’nin hükümet ortaklığından çekilmesiyle bakanlık koltuğuna veda eden eski Göç ve Mülteci Bakanı Theo Francken ile yeni Göç ve Mülteci Bakanı Maggie de Block arasında sığınmacılar tartışması yaşanıyor. Son üç yıla göre çok sayıda sığınma talebiyle karşılaşılması nedeniyle Göç ve Mülteci Bakanı Maggie de Block’u eleştiren Francken, “Sığınma talebinde bulunan mültecilerin oranında artış kaydedilmesi elbette düşündürücü ve endişe vericidir. Aralık ayına kıyasla Ocak ayında mülteciler yüzde 120 daha fazla sığınma talebinde bulunmuştur. Bunun tek sorumlusu şu andaki Göç ve Mülteci Bakanı de Block’tur” dedi.

En Çok Sığınma Talebinde Bulunanlar Arasında Türkler De Yer Alıyor

Türkiye’deki 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Belçika’ya sığınma talebinde bulunan Türklerin sayısında da büyük artış kaydedildiği belirtildi. Göç ve Mülteci Bakanı de Block, “En çok sığınma talebinde bulunanlar arasında Filistinliler yüzde 15,4 ilk sırada yer almakta. Ardından gelen Afganistan ve Suriye uyrukluların oranı ise yüzde 8, Iraklı uyruklular yüzde 7 oranında. Ayrıca Gine, Iran, Türkiye, Somali, Burundi ve Eritre ilk 10 içinde yer alıyor” diye konuştu.

Anvers Belediye Başkanı: “Hamas’a Telefon Açıp Filistinlileri Geriye Alın Mı Demeliyiz?”

N-VA Partisi Genel Başkanı ve Anvers Belediye Başkanı Bart de Wever ise, “Son aylarda Filistinlilerde sığınma talebinde bulunanların oranında artış kaydedildiği belliydi. Belçika’da bir kere sığınma talebi kabul edilen Filistinlileri geriye göndermek çok ama çok zor. Hamas’a telefon açıp Filistinlileri geriye alın mı demeliyiz? Kimse kusura bakmasın ama Filistinliler savaş mağduru mülteciler değildir. Filistinlilerin Belçika’ya giriş yapmaları için en az 3-4 güvenli ülkeden geçiş yapmaları gerekiyor. Buna göz yumamayız” dedi. De Block da, “Filistinlilerin sığınma talepleri geçtiğimiz yıllarda daha kolay kabul ediliyordu. Fakat Filistin’de savaş yok. İsrail, kendisini savunduğu için Gazze şehrinde saldırı düzenliyor. Filistinliler, İsrail’e yönelik hiçbir saldırı eylemi düzenlemedikleri takdirde daha da rahata kavuşurlar” dedi.

(İHA, 8 Şubat 2019)

 

Helikopterden Tespit Edilen Lastik Bottaki 48 Kaçak Göçmen Yakalandı

İzmir’in Dikili ilçesinden bindikleri lastik bot ile yasa dışı yollarla Yunanistan’ın Midilli Adası’na gitmeye çalışırken, Sahil Güvenlik helikopterinden tespit edilen 48 kaçak göçmen, yakalandı. Sahil Güvenlik helikopteriyle, cumartesi günü saat 07.30 sıralarında, Dikili açıklarında çoğu çocuk olan kaçak göçmenlerin yasa dışı yollarla yurt dışına çıkmaya çalıştığı tespit edildi. Bilgilendirilen Sahil Güvenlik Botu ekibi, bölgeye yönlendi. Ekipler, durdurulan lastik botta 12’si erkek, 9’u kadın ve 27’si çocuk olmak üzere Afganistan uyruklu 48 kaçak göçmeni yakaladı. Yunanistan’ın Midilli Adası’na gitmeye çalışan kaçak göçmenler, kıyıya getirildi. Kaçaklar, kimlik tespitlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi.

(Sabah, 11 Şubat 2019)

 

Yunanistan’da Alarm

İçişleri Bakanlığı’nın, 15 Temmuz darbe girişiminden bir gün sonra askeri helikopterle Yunanistan’ın Dedeağaç (Aleksandrupolis) şehrine kaçan FETÖ’cü 8 asker için toplam 32 milyon TL (darbeci asker başına 4 milyon TL) ödül koyması üzerine, Yunan güvenlik birimlerinin ‘alarm’ durumuna geçtiği ileri sürüldü.

Yunan medyasında (Real News ve Proto Thema gazeteleri) yer alan haberlerde, darbeci 8 askerin korunması ile ilgili planların yeniden gözden geçirildiği ve yeni önlemler alındığı iddia edildi.

İçişleri Bakanlığı, geçtiğimiz günlerde darbeci askerler Gençay Böyük, Ahmet Güzel, Abdullah Yetik, Feridun Çoban, Süleyman Özkaynakçı, Uğur Uçan, Bilal Kurugül ve Mesut Fırat’ı 4’er milyon TL ödül konulan ‘kırmızı kategori’ye dahil etmişti. Yunanistan bugüne kadar darbeci askerlerden dördüne mülteci statüsü tanıdı. Darbeciler, yaklaşık 8 aydır 80-100 güvenlik personelinin koruması altında gizli yerlerde barındırılıyor.

(Hürriyet, 11 Şubat 2019)

 

Göçmen Kaçakçılığı Şebekesinin Kasası Dansçı Çıktı

Yeni bir hayat, yeni bir yaşam umuduyla kaçak yola koyulan göçmenleri, para kazanma hırsıyla Ege Denizi’nde tehlikeli yolculuğa çıkaran kaçakçılık şebekesinin “emanet kasa” olarak kullandığı kişinin, dansçılık yapan Mali uyruklu bir kişinin olduğu belirlendi. İzmir polisinin operasyonu kameralara yansıdı.  İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti ile Mücadele Şubesi ekiplerinin, İzmir ve Konya’da düzenlediği ve 4’ü yabancı uyruklu 12 şüphelinin yakalandığı operasyonun detayları ayrıntılarıyla ortaya çıktı. Şebekeyi takibe alan polisler, İzmir ve Konya’da 14 adrese eş zamanlı baskınlar yaptı. Ekiplerin gözaltına aldığı M.S. (35) ve N.S. (34) kardeşlerin, İzmir Basmane’deki otellerinde yabancı uyrukluların konaklamasını sağladıkları, Buca ilçesinde gözaltına alınan İ.G.’nin (35) ise lastik bot imalatı yaptığı tespit edildi. Gözaltına alınan 4 yabancı uyruklu şüpheliden Mali uyruklu Boubacar D.’nin (36) de, şebekenin üst düzey isimlerinden olduğu ortaya çıktı.

Türkiye’de bulunan ve kaçak olarak otellerde dansçılık yapan Boubacar D.’nin, Afrikalı olması ve dil bilmesi nedeniyle gelen teklif üzerine şebekeye katıldığı öğrenildi. Yasa dışı yollardan yurt dışına çıkmak isteyen ve “yolcu” diye adlandırılan göçmenlere ulaşan Boubacar D.’nin, bu kişilerden topladığı paraları “emanet kasa” olarak tuttuğu belirlendi. Boubacar D.’nin adresinde yapılan aramalarda karton çantalara doldurulmuş 95 bin 755 ABD doları ile çok sayıda pasaport ve kimlik ele geçirildi. Evde misafir edilen, yasa dışı geçişi bekleyen çok sayıda yabancı uyruklu da polis ekiplerince yakalandı. Diğer şüphelilerin adreslerindeki aramalarında da 9 bin 600 avro ile 500 Kongo frangı ele geçirildi. El konulan paraların bu yıl tek operasyonda ele geçirilen en yüksek meblağ olduğu bildirildi. Operasyonda çeşitli ülkelere ait 242 pasaport, 38 kimlik ve 5 kredi kartı ele geçirildi. Poşete sarılı, uyuşturucu olduğu sanılan maddeler incelenmek üzere narkotik ekiplerine, kimlik ve pasaportlar ise sahte olup olmadığının tespiti için kriminal laboratuvarına gönderildi.

(Haber Türk, 9 Şubat 2019)

 

Berlin Polisi, Genç Göçmen Kızlara Zarar Veren Kişiyi Yakaladı

Berlin’de pazar günü polisler, göçmen genç kızlara yönelik olarak göçmen nefreti ve karşıtlığı ile gerçekleştirildiği düşünülen iki ayrı saldırıyı soruşturmaktaydı. Kimliği bilinmeyen bir adam, kaçmadan önce Berlin’in Marzahn semtinde 15 ve 16 yaşlarında iki Suriyeli kızı yumrukladı. Her iki kız da yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Bir polis memuru tarafından adamın her iki kıza da yabancı karşıtı yorumlarda bulunup hakaret ettiği iddia edildi.

Berlin polisi, başkentin Neukölln bölgesinde Cuma akşamı meydana gelen ikinci olayda ise, kimliği belirsiz bir kadının 12 yaşındaki bir kızın başörtüsünü çıkarmaya çalıştığını söyledi. Polis olay yerine varmadan önce kadın kaçmayı başardı. Şansölye Angela Merkel Avrupa’nın göçmen krizinin doruğunda olduğu 2015’te, çatışma ve zulümden kaçan ülkelere sınırlarını açma konusundaki kararı Alman vatandaşlarını derinden kutuplaştırdı. O zamandan beri, başta Suriye, Irak ve Afganistan olmak üzere bir milyonun üzerinde gerçekleşen sığınmacı akını, sağcı İslam karşıtı AfD partisinin yükselişine yol açtı. Göçmenleri içeren üst düzey suçlar son yıllarda öfkeli protestolara yol açtı. 50 yaşında bir Alman geçen ay arabasını Bottrop ve Essen kentlerinde bulunan yabancı grupların üstüne sürdükten sonra cinayet girişiminde bulunmakla suçlandı.

(The Local, 10 Şubat 2019)

 

Avustralya’da Göçmenlerin Tedavi Geçişi Yasasına Karşı Kampanya

Avustralya hükümeti, göçmenlerin tedavi amaçlı olarak ülkeye girebilmesi için sunulan yasa tasarısını engellemek adına kampanya başlattı.

Avustralya Başbakanı Scott Morrison önderliğindeki bazı hükümet çalışanları, göçmenlerin sadece tedavi amaçlı olarak ülkeye girebilmesine imkan sağlayacak yasa tasarısını engellemek için kampanya başlattı.

Morrison bir basın toplantısında yaptığı açıklamada, Avustralya’nın sınır güvenliği konusundaki kararlarının tıp uzmanlarına bırakılamayacağını söyledi.

Avustralya Tabipler Birliği (AMA) söz konusu tasarıyı desteklediğini açıkladı ancak hükümet, göçmenlerin yararlanabileceği bir açığın olmasından korkuyor.

Savunma Bakanı Christopher Pyne ve Göç Bakanı David Coleman da tasarıya karşı olduklarını açıkladı.

Yasa Tasarısı

Avustralya’nın göçmen politikası kapsamında, denizde yakalanan göçmenler, Papua Yeni Gine ve Nauru’daki kamplara gönderiliyor ve mülteci olsalar bile Avustralya’ya ayak basamıyor.

Hükümetin göçmen politikasına karşı olanlar ise, Papua Yeni Gine ve Nauru’daki göçmenlerin tedavi amaçlı olarak ülkeye girebilmesine imkan sağlayacak bir yasa tasarısı hazırlamıştı.

(TRT Haber, 11 Şubat 2019)