Türkiye’de ve dünyada 10 Ekim 2018 tarihinde göç, göçmen, mülteciler ve sığınmacılar konularında gündemde öne çıkan başlıklar…

 

Suriyelilerin Dönmesi Zor Türkiye’de Mutlular

İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi (İGAM) ile Gazeteciler Cemiyeti’nce “Mülteci Hakları için Medya ve Sivil Toplum İş Birliği Projesi” kapsamında yapılan toplantıda, Türkiye’de yaşayan Suriyeli mültecilerin ülkelerine geri dönmeleri yönündeki beklentilerin mümkün görünmediği belirtildi.

İGAM Başkanı Metin Çorabatır, Türkiye’deki farklı hukuki tanımlamalara rağmen, zulüm ve şiddet yüzünden göçle Türkiye’ye gelen Suriyelilere ‘mülteci’ denilmesinde sakınca olmadığını söyledi.

Günde 395 Bebek

Türk-Alman Üniversitesi Göç ve Uyum Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Murat Erdoğan ise Türkiye’de yaşayan Suriyeli mültecilerin ‘geri döneceği’ yönündeki beklentinin yapılan saha araştırmalarına göre “pek mümkün görünmediğini” vurguladı: Türkiye’de doğan Suriyeli bebek sayısı 350 bini aştı. Günde ortalama 395 Suriyeli bebek dünyaya geliyor. 2019’da ülkemizde yaklaşık 140 bin Suriyeli bebek doğacağı tahmin ediliyor. Sadece yüzde 15’i kayıt altında olan

1 milyondan fazla Suriyeli Türkiye’de çalışıyor. 600 binden fazla çocuk okula gidiyor.

Yarısı Eğitimsiz

Araştırmalara göre, Suriyelilerin yarıdan fazlasının Türkiye’de kendini mutlu hissettiğini kaydeden Prof. Dr. Erdoğan, “Bu nedenle Türkiye’de kendilerine yeni hayatlar kurmaya çalışıyorlar” diye konuştu. Araştırmalarda Türk toplumunun yaklaşık yüzde 80’ini Suriyelilerin kalacağını düşündüğünü söyleyen Erdoğan, “Suriyeli sığınmacıların ciddi bir bölümünün, Türkiye’de kalıcı olduğu gerçeğiyle yüzleşilmeli” dedi. Prof. Dr. Murat Erdoğan Suriyeli mültecilerin yaklaşık yarısının eğitimsiz olduğunu belirtti: Türkiye gelen Suriyelilerin yüzde 33’ü okur yazar değil. Yüzde 13’ü ise ‘okur-yazarım ama okul görmedim’ diyor. Gelenlerin yarısı eğitim görmemiş. Lübnan, Ürdün’deki okur yazar olmayan Suriyelilerin oranı yüzde 10’larda.

Suç Oranı Şimdilik Düşük

Suriyeli mültecilerin, suça karışma oranlarını Şanlıurfa’dan örnek vererek anlatan Erdoğan, “Şanlıurfa’da güvenlikle ilgili rakamlara baktığımızda Suriyeliler yaşanan olayların yüzde 1’ine karışmış. Nüfusa oranları ise yüzde 25. Ancak suça karışmada yükseliş var, bu giderek artacak. Gelen insanların travmatik olduğunu, bombalardan kaçıp geldiğini, sokakta hakarete uğradıklarını, ekonomik sıkıntılar içinde yaşadıklarını unutmayalım” dedi.

(Vatan, 8 Ekim 2018)

 

Çareyi Suriyeli Tercümanda Buldular

Salihli Devlet Hastanesi’ne gelen Suriyeliler ile doktorların daha rahat iletişim kurabilmeleri amacıyla Omar Calkama (22), sözleşmeli tercüman olarak görevlendirildi.

Salihli Devlet Hastanesi Başhekim Gökhan Gürsoy, Suriye uyruklu kişilerle daha sağlıklı iletişim sağlanması için hastaneye kazandırılan Suriyeli tercüman konusu hakkında bilgi verdi.

Başhekim Gökhan Gürsoy, “Suriyeli vatandaşlara sağlık konusunda gerekli hizmeti yeterince veremiyorduk. Çünkü doğru iletişim kurmakta zorlanıyorduk. Bir tercüman görevlendirilmesi herkesi rahatlattı. Hasta derdini anlatabildiği için mutlu. Hekim hastasının derdini bilince derman olmakta zorlanmıyor. Daha kısa sürede doğru sonuca ulaşıyor. Ameliyat vakalarında hasta neye imza attığının bilinci ile huzur içinde ameliyata giriyor. Omar Calkama ile daha iyi hizmet verdiğimiz bir gerçek. Başarılar diliyorum” dedi.

Suriye’nin Lazkiye kentinde doğan ve lise mezunu olduğu açıklanan Calkama’nın, Türkiye’ye geldiği günden beri birçok ilde tercümanlık yaptığı belirtildi.

(Oda TV, 9 Ekim 2018)

 

Kaçak Avlanan Suriyeliler, Yakaladıkları Şahinlerin Gözlerini Dikti

Mersin’in Tarsus ilçesinde yasa dışı şahin avcılığı yapan Suriye uyruklu 3 kişi suçüstü yakalandı. Yapılan incelemede hayvanların gözlerinin dikildiği görüldü.

İhbar üzerine jandarma ekipleri ile birlikte Baharlı Mahallesi’ndeki denetimde çıkan Tarsus Avcılar Kulübü Başkanı ve Fahri Av Müfettişi Tufan Dokucu, yasdışı şahin avlayan 3 kişiyi suçüstü yakaladı.Konuyla ilişkin bir açıklama yapan Dokucu, “Maalesef yine görmek istemediğimiz sahnelerle karşılaştık. Bizlerin amacı ülkemizin değerlerine sahip çıkmak. Ülkemizde misafir olarak kalanlar ülkemizin kurallarına uymalarını istiyoruz. Şahıslar hakkında gerekli 4915 sayılı kara avcılığı kapsamında idari yaptırım tutanağı düzenlendik ve Tarsus Doğa Koruma ve Milli Parklar Şefi Özlem Kökçü’ye teslim ettik. Olay yerinde yaptığımız tespitlere göre kuşların gözlerini dikmişler bir kısmını bantlamışlar. Olayda yaralı halde bulduğumuz kuşları ise daha önce yaptığımız gibi tedavisi yapılıp doğaya geri bırakılmak üzere Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarsus Hayvanat Bahçesi görevli veterinerlerine teslim ettik. Vatandaşlarımızın ihbarlarını değerlendirmeye devam edeceğiz” dedi. Şahin avcılığı yapan Suriyeliler Türkiye’de bu kuşları avlamanın yasak olduğunu bilmediklerini ifade ederken, ‘Suriye’de yasak yok’ diyerek kendilerini savundu.

(Yeniçağ, 9 Ekim 2018)

 

Bayram İçin Ülkesine Giden 27 Bin Suriyeli Döndü

Kurban Bayramı’nı ülkesinde geçiren 27 bin Suriyeli, Kilis’teki Öncüpınar Sınır Kapısı üzerinden Türkiye’ye döndü.

Kilis Valiliği’nin izniyle 118 Ağustos günlerinde 35 bin 840 Suriyeli, Kurban Bayramı için ülkesine gitti. Dönüşleri süren Suriyelilerden şu ana kadar Türkiye’ye ulaşanların sayısı, 27 bini buldu. Kurban Bayramı’nı ülkelerinde geçiren ve halen Suriye’de bulunanların ise yıl sonuna kadar Türkiye’ye dönmesi gerekiyor.

(Haber Türk, 8 Ekim 2018)

 

İtalya Diğer AB Ülkelerinden Mülteci Geri Kabul Etmeyecek

İtalya Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Matteo Salvini, “Limanları kapattığımız gibi havaalanlarını da kapatıyoruz” diyerek, diğer Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden mülteci geri kabul etmeyeceklerini bildirdi.

Sosyal medya sitesi Twitter’daki hesabı üzerinden paylaşımda bulunan Salvini, son günlerde gündeme gelen “mültecilerin Almanya’dan İtalya’ya tarifesiz uçak seferleriyle gönderileceği” yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı.

Salvini, “Berlin veya Brüksel’de birileri düzinelerce göçmeni izinsiz tarifesiz uçak seferleriyle İtalya’ya getirmeyi düşünüyorsa, şunu bilmeliler ki müsait havaalanı yok ve olmayacak da. Limanları kapattığımız gibi havaalanlarını da kapatıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Söz konusu kişilerin Almanya’dan İtalya’ya gönderilmesi durumu, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri arasındaki Dublin Sözleşmesi’nden kaynaklanıyor. Dublin Sözleşmesi uyarınca mültecilerin iltica başvurusunu AB’ye giriş yaptığı ilk ülkede yapması gerekiyor.

Eğer mülteci başka bir AB ülkesine giderse o ülke, mültecinin haklarını ihlal etmeden kişiyi AB’ye ilk giriş yaptığı ülkeye gönderme hakkına sahip bulunuyor.

Akdeniz’den Avrupa’ya ulaşmaya çalışan mültecilerin çoğunlukla karaya ilk ayak bastığı ülke olan İtalya, uzun zamandır Dublin Sözleşmesi’nin güncellenerek bu durumun değiştirilmesi gerektiğini savunuyor.

(CNN Türk, 7 Ekim 2018)

 

Gazze’deki Mülteci Kampında Su Krizi

Gazze’deki Al-Shata Mülteci Kampında yaşayan yüzlerce aileden biri olan al-Natour ailesi 3 günde sadece 2 saat su kullanım hakkına sahip.

54 yaşındaki Muhammed, 40’lı yaşlarındaki eşi Hitam, dördü kız, ikisi erkek altı çocuğu ile Gazze’nin kuzeyindeki kampta, musluklardan su akıyorken ellerindeki bütün kapları su ile doldurmak zorunda.

Sadece Natours ailesinin değil, Al-Shata Mülteci Kampında su sıkıntısı çeken binlerce ailenin gündelik hayatının bir parçası bu.

Dünya Sağlık Örgütü, Gazze’de insanların günde en az 100 litre suya erişimi olması gerektiğini söylüyor.

Gerçek ise su krizinin had safhaya ulaştığı Gazze’de, insanların çoğunun günde ancak 20 ila 30 litre suyla erişebilildiği.

İsrail Han el-Ahmer Köyüne kanalizasyon suyu pompalıyor

Öte yandan Gazze’de halkın erişebildiği sular da sağlıksız. Gazze’de yer altı suları ise içerdiği klorür ve nitrat nedeniyle insan tüketimine uygun değil.

Nüfusun her yıl yüzde 3,8 oranında artış gösterdiği Gazze’de, su krizi de her geçen yıl daha da büyüyor.

Mülteci kampında uzun süredir yaşayan 70 yaşındaki İbrahim Osman, “Çok uzun olmayan bir zaman önce, insanların evlerindeki musluklardan su içtiğini hatırlıyorum” diyerek su sıkıntısının her geçen gün arttığına dikkat çekiyor.

Natours ailesi her ay 11 dolarlık içme suyu satın alıyor ve her iki günde bir iki saat yararlanabildikleri suyu en iyi şekilde depolamaya çalışıyor.

Bazen kıyafetlerini komşularının evinde yıkamak zorunda kalan aile, bu seçeneğin de her zaman mevcut olmadığını belirtiyor.

Uzmanlar ise Gazze’de yaşanan su krizini birçok farklı nedene bağlasa da, krizin sonuçları itibarıyla insan hakları ihlali olarak değerlendirilmesi gerektiği konusunda hemfikirler.

(TRT Haber, 9 Ekim 2018)

 

Almanya’ya Bu Yıl Beklenenden Az Göçmen Geldi

İçişleri Bakanı Seehofer, Almanya’ya 2018’de şu ana kadar yaklaşık 100 bin mülteci ve göçmenin geldiğini belirterek, bu rakamın beklenenden az olduğunu ifade etti.

Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer, Almanya’ya bu yıl tahmin edilenden daha az göçmen ve mülteci geldiğini açıkladı. Salı günü partisinin meclis grup toplantısında yaptığı açıklamada Seehofer, yılın başlangıcından bu yana Almanya’ya yaklaşık 100 bin mülteci ve göçmenin geldiğini belirtti. Geçen yılların Kasım ve Aralık aylarında ülkeye daha az sayıda sığınmacının geldiği bilgisini hatırlatan Seehofer, partisinin daha önce dile getirdiği yıllık 200 bin sığınmacı sınırının aşılmasını beklemediklerini kaydetti.

İçişleri Bakanlığı’nın aktardığı verilere göre, sene başından Eylül ayına kadar toplam 124 bin kişi Almanya’da iltica başvurusunda bulundu. Ayrıca yılın ilk altı ayında iltica başvuruların sıklıkla geldiği ülkelerin vatandaşlarına aile birleşimi için toplam 19 bin vize verildi.

Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) partili Seehofer, henüz Haziran ayında yaptığı açıklamada, Alman hükümeti tarafından 2018 için belirlenen 180 ila 220 bin kişilik mülteci kotasının “dolabileceğini, hatta aşılabileceğini” söylemişti. Sol Parti İç Politika Sözcüsü Ulla Jelpke, Seehofer’i sert bir şekilde eleştirerek kendisini “panik yaratmaya çalışmakla” suçlamıştı. Mevcut Alman hükümeti, CSU ve Hristiyan Demokrat Birlik’in (CDU) oluşturduğu Hristiyan Birlik partileri ile Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) koalisyonundan oluşuyor.

Seehofer Eylül ayında “Göç sorunu, bu ülkedeki tüm siyasi sorunların anasıdır” açıklamasında bulunarak tepkileri üzerine çekmişti. Başbakan Angela Merkel ile mülteci politikası nedeniyle görüş ayrılığı yaşadığı bilinen Seehofer, Almanya’nın farklı bir göç politikası izlemesi gerektiğini savunuyor. Seehofer daha önce “mülteci sayısı sınırlandırılmadığı takdirde Hristiyan Birlik partilerinin halkın desteğini kaybedeceğini” söylemişti. Seehofer’in partisi CSU’nun faaliyet gösterdiği tek eyalet olan Bavyera, hafta sonunda seçime gidiyor.

(Deutsche Welle, 9 Ekim 2018)

 

TSK’nın Harekatlarının Ardından, 260 Bin Suriyeli Ülkesine Döndü

Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından düzenlenen Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatları ile terör örgütlerinden arındırılan bölgelere Türkiye’ye göç eden 260 bin kişi geri döndü.

Suriye iç savaşının ardından 4 milyona yakın Suriyeli, evlerini terk ederek güvenli liman gördükleri Türkiye’ye sığındı. Türkiye’de kurulan kamplara ya da kendi kiraladıkları evlere yerleşen Suriyeliler, doğdukları topraklardan uzakta yaşamlarını sürdürmeye başladı. İç savaşın sürmesi nedeniyle ülkelerine gidemeyen Suriyeliler, TSK tarafından düzenlenen Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatları ile Fırat Nehri’nin batısının güvenli hale gelmesi ile umut buldu. TSK’nın harekatları ile 4 bin kilometre kareden daha fazla alanın terör unsurlarından arındırılması ve hızla yeniden inşa sürecine girmesinin ardından Türkiye’deki binlerce Suriyeli de yavaş yavaş Gaziantep, Hatay ve Kilis’teki sınır kapılarından gönüllü olarak geri dönmemek üzere ülkelerine gitti.

Göç İdaresi yetkilileri TSK’nın huzura kavuşturduğu Cerablus, Azez, El Bab ve Afrin ile çevresine bugüne kadar 260 bin kişinin geri döndüğünü bildirdi. Ülkelerine geri dönmek isteyenlere Göç İdaresi ve bulundukları kentlerin valilikleri de kolaylık sağlıyor. Yetkili makamlara geri dönmek istediğini ileten Suriyeliler, tahsis edilen araçlar ile sınır hattına taşınıyor ve burada işlemleri yapıldıktan sonra ülkesine uğurlanıyor.

(DHA, 8 Ekim 2018)

 

Türkiye’ye Kaçak Girmeye Çalışan Suriyeli Çocuklar Yakalandı

Hatay’ın Altınözü ilçesinde, yasa dışı yollarla Türkiye’ye girmeye çalışan 7’si çocuk 9 Suriyeli yakalandı.

Altınözü ilçesi sınır karakolu görevi yapan ve 12 mahalleye bakan Babatorun Jandarma Karakolu ekiplerince yapılan takip sonucunda sınırı kaçak yollarla geçmeye çalışan 7’si çocuk toplamda 9 Suriyeli yakalandı. Yakalanan 9 kaçak Suriyeli, jandarma ekiplerince sorguları için Altınözü Adliyesine getirildi.

Suriye’de yaşanan iç savaştan kaçmaya çalışan Suriyeliler, Hatay’a kaçak yollarla girmeye çalışıyor. Suriyeli şahıslar, yakalanmamak için önden çocukları kaçak geçirmeye çalışırken, devriyeleri sıkı tutan ve kaçak geçişlere izin vermeyen jandarma ekipleri de çocukların önden kullanılmasıyla işleri daha da sıkı tutmaya başladı.

(İHA, 9 Ekim 2018)

 

Suriyeli Öğrenciler Erbil’de Gösteri Düzenledi

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ndeki (IKBY) Suriyeli öğrenciler, Arapça eğitim aldıkları okulların kaynak kesintisi nedeniyle kapatılmasını protesto etti.

Erbil’deki Birleşmiş Milletler (BM) ofisi önünde toplanan Suriyeli öğrenciler ve onlara destek veren aileleri, Suriye’deki müfredata göre Arapça eğitim verilen Erbil ve Duhok’taki okulların kapatılmasına tepki gösterdi.

AA muhabirine konuşan Suriyeli öğrenciler, IKBY’ye geldiklerinde kendileri için özel olarak açılan okulların BM’nin sağladığı fonu kesmesinin ardından bu öğretim yılında kapandığını söyledi.

Göstericiler arasında yer alan IKBY Eğitim Bakanlığı Sözcüsü Saman Suviyli de düzenlediği basın toplantısında, mağdur olan öğrencilerin çoğunlukla Kürtçe eğitim veren devlet okullarına gitmeleri dışında başka bir alternatiflerinin olmadığını ifade etti.

BM, 2011 yılında IKBY’ye gelip eğitimlerine burada devam eden farklı sınıflardaki yaklaşık bin öğrenci için Duhok ve Erbil’de özel okullar açılmasına destek vermişti.

Suriye’de iç savaşın patlak verdiği 2011 yılından bu yana IKBY’de yaklaşık 250 bin mülteci, çadır kamplarda ya da kendi imkanlarıyla kiraladıkları evlerde ikamet ediyor.

(Haberler.com, 9 Ekim 2018)

 

 

Suriyeli Sığınmacıdan Tek Kişilik Eylem

Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde Suriyeli Ali Silo, sınırda tek kişilik eylem yapıp ülkesine gitmek istediğini söyledi.

Suriye’de devam eden iç karışıklık nedeniyle Türkiye’ye sığınan Ali Silo, Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesine gelip, sınır hattında tek kişilik eylem yaptı. Terör örgütü PYD’nin denetiminde olan Rasulayn kentinde evinin teröristler tarafından işgal edildiğini ve ailesinden hiç kimseden haber alamadığını anlatan Silo, ”Bende Kürdüm, ama evimden yurdumdan edildim. Ailemden kimseden haber alamıyor ve hayatlarından endişe ediyorum’. Derdim, vatanıma toprağıma dönmek istiyorum. PYD’li teröristlerden dolayı vatanıma dönemiyorum” dedi.

(DHA, 9 Ekim 2018)

 

Çanakkale’de 44 Mülteci Yakalandı

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde yasa dışı yollarla Yunanistan’ın Midilli Adası’na kaçmak isteyen 44 mülteci yakalandı.

Edinilen bilgiye göre, Ayvacık İlçe Jandarma Komutanlığı’na bağlı ekipler, Bademli köyü Acıdere mevkiinde bulunan zeytinlik alana operasyon düzenledi. Operasyonda aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu Afganistan uyruklu 44 mülteci yakalandı. Yakalanan mülteciler 2 minibüs vasıtasıyla Ayvacık Jandarma Komutanlığı’na getirildi. Mülteciler buradaki işlemlerinin ardından Ayvacık Yabancılar Geri Gönderme Merkezi’ne teslim edildi.

(İHA, 8 Ekim 2018)