Türkiye’de ve dünyada son günlerde göç, göçmen, mülteciler ve sığınmacılar konularında 1 Şubat 2019 tarihinde gündemde öne çıkan başlıklar…

 

Ramsgate Göçmen Kaçakçılığı Girişimi Nedeniyle İki Kişi Hapse Atıldı

Hamile bir kadın ve küçük bir çocuk da dahil olmak üzere dört Iraklı göçmeni Kent bölgesine kaçırmak için komplo kurduklarını kabul eden iki şahıs hapse atıldı. 38 yaşındaki Bradley Turner ve 67 yaşındaki John Sheppard, Ramsgate’te bir balıkçı teknesinde bulunduktan sonra tutuklandı. Hakim Simon James, ikilinin başkalarının çaresizliğinden yararlanmaya çalıştığını söyledi. Daha önce Canterbury Mahkemesi’nde, Turner ve Sheppard, dört buçuk yıl hapse mahkum edilmişti. Turner ve Sheppard daha önceden göçmenlik yasasını ihlal eden bir komplo kurmak suçundan yargılanmışlardı. Savcı John Livingston, Kent limanına çekilen teknede Turner ve Sheppard dışında başka bir adamın daha bulunduğunu söyledi. Livingston, daha sonra bir erkek, hamile bir kadın ve altı yaşındaki bir çocuktan oluşan üç kişilik bir ailenin sınır güvenlik gücü görevlileri gelmeden önce tekneyi terk ettiğini söyledi. Savcı, Sheppard’ın saldırgan tavırlar içinde olduğunu ve sınır gücü görevlilerini suya atmakla tehdit ettiğini söyledi. Sheppard ve Turner suçlamaları inkar etse de teknede bulunan başka bir Iraklı göçmenin tanıklığı sonucunda suçlu bulundular. Hakim, bu iki kişinin bir suç örgütünün liderleri olmadığını, ancak bu kişilerin o suç örgütünde önemli bir rol oynadığını ve zincirdeki diğer kişiler tarafından açıkça güvenildiğini belirtti. Ayrıca göçmenlerin kendileri için yeni bir yaşam alanı aradıklarını söyledi. Bu çerçevede insan kaçakçılığının ciddi ve sömürücü bir suç olduğu mesajının verilmesi gerektiğinin altını çizdi.

(BBC News, 31 Ocak 2019)

 

Trump, Meksika Sınırına Binlerce Asker Gönderiyor

ABD,  gelmekte olan göçmen kervanını engellemek için Meksika sınırına binlerce askerden oluşan birlik gönderiyor. ABD’nin Savunma Bakanı Vekili Patrick Shanahan Salı günü ABD-Meksika sınırına güney eyaletlerinde halihazırda bulunan yaklaşık 2.350 kişilik kuvvete ek olarak birkaç bin askerin daha gönderileceğini söyledi. Trump, yasadışı göçmenleri dışarıda tutmak için ABD-Meksika sınırının büyük bir bölümünde inşa etmeye çalıştığı duvarı referans alan bir tweet paylaştı. Bu paylaşımında “Büyük Kervanlar yoluyla ülkemize karşı yapılan yasadışı istila girişimini durdurmak için güney sınırına daha fazla asker gönderiliyor. Önceki Kervanları durdurduk ve bunları da durduracağız. Bir duvar ile bu çok daha kolay ve ucuz olurdu. İşte duvar bu yüzden inşa ediliyor!” dedi. İlerleyen saatlerde Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi Başkanı Adam Smith, sınırda bulunan toplam asker sayısının 3.500 olduğunu söyledi. Göçmenler, şu anda Amerika Birleşik Devletleri’ne olan yolculuklarını gerçekleştirirken Meksika’nın Niltepec kentindeki bir karayolu üzerinde yürümekte…

(Daily Mail, 31 Ocak 2019)

 

Suriyeli 5 Kişi Tarafından Dövülüp Bıçaklandı

Şanlıurfa’da, Suriyeli Muhammed Avas, sokak ortasında Suriyeli 5 kişi tarafından dövülüp, 3 yerinden bıçaklandı. Saldırganlar olay yerinden kaçarken, Avas tedavi altına alındı. Olay, öğle saatlerinde Sırrın Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre; Muhammed Avas evine gittği esnada sokakta karşılaştığı kimlikleri öğrenilemeyen ve Suriyeli olduğu belirtilen 5 kişiyle tartıştı.

Kavgaya dönüşen tartışmada Avas, grup tarafından dövüldü ve ardından bıçaklandı. 3 yerinden bıçaklanan Avas, kavgayı görenlerin çağırdığı ambulansla hastaneye kaldırıldı. Polis ekipleri kaçan şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı.

(Bursa’da Bugün, 1 Şubat 2019)

 

Cep Telefonuyla Kitap Yazan Mülteci, Avustralya’nın En Prestijli Edebiyat Ödülünü Kazandı

2013 yılından beri Pasifik’te yer alan Manus Adası’nda bir gözaltı merkezinde tutulan İranlı Kürt mülteci Behrouz Boochani, cep telefonuyla yazdığı kitabıyla Avustralya’nın en prestijli ödüllerinden Victoria Edebiyat Ödülü’nü kazandı.

Boochani, Farsça olarak yazdığı kitabın bölümlerini İngilizceye çevirmesi için WhatsApp üzerinden Avustralya’daki İranlı bir mütercime gönderdi ve girmesine izin verilmeyen Avustralya’da ülkenin saygın ödüllerinden Victoria Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü.

Yazar ayrıca katıldığı yarışmada birinci olduğu için 100 bin Avustralya dolarının (72 bin Amerikan doları) da sahibi oldu.

“No Friend But the Mountains: Writing from Manus Prison” (Dağlardan başka dost yok: Manus cezaevinden notlar) isimli kitabıyla dikkatleri üzerine çeken Boochani, hayat hikayesiyle de kamuoyunda şaşkınlık yarattı.

Avustralya’ya Alınmadı

2013 yılına kadar İran’ın İlam kentinde yaşayan 36 yaşındaki Boochani, kurucusu olduğu Kürtçe edebiyat dergisi Werya’nın bürosuna İran rejimine bağlı paramiliterler tarafından baskınlar gerçekleştirilip, hakkında tutuklama kararı çıkartılınca ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.

Boochani, bunun üzerine Avustralya’ya gitmek için yola çıktı ancak sığınma başvurusu Melbourne yönetimi tarafından kabul edilmeyince Avustralya hükümeti tarafından Manus Adası’ndaki gözaltı merkezine gönderildi.

Adada mülteciler, işlemleri tamamlanıncaya kadar bu ve benzeri denizaşırı gözaltı merkezlerinde dünyadan soyutlanmış bir şekilde tutuluyor.Bazı mültecilerin başvurusu reddedildiği için tekrar geldikleri ülkelere geri gönderiliyorlar.

Ödülünü Almaya Gidemeyecek

Melbourne’deki ödül törenine katılamayan Boochani, “Ne diyeceğimi bilmiyorum. Bu kitabı ödül kazanmak için yazmamıştım” diye konuştu.

“Benim hedefim her zaman için Manus ve Nauru’da bu sistemin masum insanlara son altı yıldır sistematik bir şekilde işkence ettiğini Avustralya ve dünyadaki halkların derinden anlamasını sağlamaktı” diyen Boochani, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu ödülün içinde bulunduğumuz duruma daha fazla dikkat çekeceğini, değişim yaratacağını ve bu barbar politikayı sonlandıracağını umuyorum.”

WhatsApp’ın adete ofisi gibi olduğunu söyleyen yazar “Kağıtlara yazmıyordum çünkü gardiyanların almasından ya da başka bir şekilde yazdıklarımın kaybolmasından korkuyordum” dedi.

2017 yılında ise Behrouz Boochani’nin, Arash Kamali Sarvestani ile birlikte Manus Adası’ndaki günlerini konu alan “Chauka, Please Tell Us the Time” adlı bir belgesel yayınlanmıştı.

Boochani’nin ayrıca daha önce İngiliz gazetesi The Guardin’a yazdığı da biliniyor.

Manus Adası’nda kaldığı süre içerisinde mülteci haklarıyla ilgili Avustralya hükümetini eleştiren yorumlarıyla öne çıkan gazeteci Boochani, Twitter hesabından kaldığı adayı ‘Manus Cezaevi’ olarak tanımlıyor.

​Avustralya’nın sert mülteci politikaları sık sık diğer ülkeler tarafından da eleştiriliyor. Zira,yasalara göre, ülkeye deniz yoluyla gelmek ‘ülkeye ulaşmak için tehlikeli girişimde bulunmak’ olarak değerlendiriliyor ve bu şekilde gelen mülteciler Avustralya’ya asla yerleştirilmiyor.

(Sputnik, 1 Şubat 2019)

 

Etiyopya Başbakanı: Demokrasi ve Adalet Mücadelesi Etnik Çatışmayı Beraberinde Getirdi

Etiyopya’nın yeni başbakanı Abiy Ahmed’in getirdiği reformlar ülkedeki ticari tekelleri hedef alıyor ve güç dengelerini sarsıyor. Ahmed daha demokratik ve adil bir ülke için savaşırken Etiyopya’da farklı etnik gruplar arasındaki şiddet olayları kayda değer artış gösterdi. Yaklaşık 3 milyon kişi yaşadığı yeri terk etmek zorunda kaldı. Göçe zorlananların üçte ikisi çatışmalardan kaçtı, diğerleri kuraklık ve su baskınından. Ülkede yaklaşık 8 milyon kişi yiyecek yardımına muhtaç. Qoloji, Etiyopya’nın Somali Eyaleti’nde bulunan en büyük göçmen kampı. Kampta yaşayan 80 bin kişinin büyük çoğunluğu Somali etnik grubundan ve etnik şiddet olayları nedeniyle yaşadıkları Oromia Eyaleti’nden buraya gelmek zorunda kalmış. Kamp yeni gelen ailelerle her gün biraz daha kalabalıklaşıyor. Fakat burada yaşayan kişilerin önemli bir kısmı hayatını bir yılı aşkın süredir kampta sürdürüyor. Su ve sağlık önlemleri kamptaki en acil ihtiyaçlar arasında yer alıyor. Kamptakilerin kullanımı için tuvalet ve duş inşa eden Avrupa Birliği İnsani Yardım Bürosu’nun finanse ettiği Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü aynı zamanda hijyen farkındalığını arttırmaya çalışıyor. Örgüt çalışanlarından Halimo Hassen farkındalığı arttırmak için kendileri de zorla yerinden edilmiş 16 kişiye hijyen teşvikçisi olmaları için eğitim verdiklerini anlatıyor: “Her biri 30 kadını eğitecek. Hastalıklara karşı alınacak önlemleri anlatacaklar. Eğitim sonrasında kadınlar yaşadıkları yerde bilgileri uygulamaya koyarken teşvikçiler de onları izleyecek.” Kamplarda en büyük sorunlardan biri salgın hastalıklar, temel hijyen kuralları hayat kurtarabilir. Uluslararası Göç Örgütü operatörleri her hafta kapı kapı gezerek eğitimin nasıl uygulamaya konulduğunu kontrol ediyor. Qoloji Kampı’nı gezen İnsani Yardım ve Kriz Yönetiminden sorumlu Avrupa Birliği Komiseri Christos Stylianides birliğin 2018-2019 döneminde çeşitli nedenlerle göç etmeye zorlanan kişilere yapılacak insani yardıma 89 milyon Euro bütçe ayırdığının altını çiziyor: “Para ve makbuz şemasında ısrar ediyoruz çünkü bizim için bu, insanların yeniden kendilerine güvenmesini sağlamada, içinde yaşadıkları zor şartlarda itibarlarını geri kazanmalarını temin etmede en etkili yöntem. Etiyopya oldukça köklü siyasal değişimler içinde. Avrupa Birliği bu reformlara destek vermek ve bölgede istikrarı sağlamak için burada.” Etiyopya’da yaşadığı yeri terketmek zorunda kalan kişileri ağırlamak üzere oluşturulan 600 kamp mevcut. Oromia Eyaleti’nde bulunan Deder Köyü’nde yaşadığı yeri terk etmek zorunda kalan 8000 kişi yaşıyor. Köydeki devlet binaları insani krize cevap vermek için göçmenlerin başlarını sokacakları bir çatıya dönüştürülmüş durumda. İdari binalardan birinde 1,5 yıldır 200 aile yaşıyor. Buradaki göçmenlerden Hajo Ahmed Osso, binadaki insani krizin ciddiyetini şu ifadelerle anlatıyor: Sayımız artıyor. 150 çocuk bu binada doğdu. Nerede uyuduğumuza bakın. Betonun üzerinde yatıyoruz, doğru düzgün kıyafetimiz yok. İhtiyaç artıyor, ama gelen yardım oldukça sınırlı. Uluslararası Göç Örgütü operatörleri son teknolojiyi kullanarak her ay kamplardaki göçmen sayısını güncelliyor, ihtiyaçlarını yeniden hesaplıyor. Göçmen sayısını hesaplamak, bu kişilerin yaşlarını, nereden geldiklerini ve hayat şartlarını kayıt altına almak zorlu bir görev. Uluslararası Göç Örgütü operatörleri topladıkları verileri Veri Takip Matrisi adı verilen bir programa yüklüyor. Örgüt çalışanlarından Dario Poddighe’e göre bu veri bankası yardım kuruluşlarının daha etkili çalışmasını sağlıyor: “Bu veri bankası göçe zorlanan kişilerin temel ihtiyaçlarına dair bilgileri içeriyor. Böylece Birleşmiş Milletler Ajansları ile sivil toplum kuruluşlarının ve tabi hükümetlerin müdahalesini kolaylaştırıyor. Bu da daha etkili yardım anlamına geliyor. “Etiyopya hükümeti krize çözüm bulmak için insani yardım kuruluşlarıyla birlikte çalışıyor. Bununla beraber kuruluşlar hassas bölgelerdeki ihtiyaçları belirlemede bağımsız değerlendirme yapmayı talep ediyor.

(Euronews, 31 Ocak 2019)

 

‘Dur’ İhtarına Uymayan Minibüste 32 Göçmen Çıktı

Van İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince yapılan çalışmalar sonucunda ‘dur’ ihtarına uymayan minibüsten 32 göçmen yakalandı.

Gürpınar ilçesindeki Güzelsu Jandarma Karakol Komutanlığı ekiplerince Güzelsu-Gürpınar karayolu üzerinde devam eden yol emniyet ve kontrol faaliyeti esnasında bir minibüste arama yapılmak istenildi. Jandarma ekiplerinin “Dur” ihtarına uymayarak kaçan şüpheli minibüs, olay yerinde bulunan jandarma ekiplerince yapılan takip neticesinde Zernek Barajı mevkiinde durduruldu. Minibüs içerisinde yapılan kontrol ve aramada, yasadışı yollardan Türkiye’ye girdiği tespit edilen 19 Afganistan, 12 Pakistan ve 1 Kamerun uyruklu olmak üzere toplamda 32 yabancı uyruklu göçmen yakalandı. Olayla ilgili olarak yakalanan 32 yabancı uyruklu göçmen, işlemlerinin bitmesinin ardından Van İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi. Minibüs sürücüsü ise sevk edildiği adli makamlarca tutuklandı.

(CNN Türk, 1 Şubat 2019)

 

Kırklareli’de Göçmen Kaçakçılığı Operasyonu

Kırklareli’de göçmen kaçakçılığına yönelik düzenlenen operasyonda 22 kaçak göçmen ile organizatörlük yapan 6 şüpheli yakalandı. Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü göçmen kaçakçılığı soruşturması kapsamında İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Kırklareli ve İstanbul’da düzenledikleri operasyonlarda 22 kaçak göçmen ile bu şahıslara organizatörlük yapan 6 Türk uyruklu şüpheli yakalandı. Soruşturmaların ardından 1 organizatör çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Göçmen kaçakçılığı olaylarında kullanıldığı tespit edilen 3 araca el konuldu.

(Milliyet, 31 Ocak 2019)