Türkiye’de ve dünyada son günlerde göç, göçmen, mülteciler ve sığınmacılar konularında gündemde öne çıkan başlıklar…

 

Suriyeliler, Taksim Meydanı’nda Bayrak Açıp Slogan Attı

Binlerce yabancı yılbaşı kutlamaları için Taksim Meydanı’na geldi. Özellikle Suriyelilerin bayrak açıp slogan atmaları dikkat çekerken, bölgede hiç Türk vatandaşının bulunmaması dikkat çekti.

Taksim Meydanı’nda yabancı uyruklu binlerce kişi yeni yılı kutlamak için bir araya geldi. Burada toplananlar Pakistan, Afganistan ve Suriye bayrakları açtı.2019 yılının ilk dakikaların Taksim Meydanı’nda bir Türk genci tarafından çekilen görüntüler ise sosyal medyada yeni yılın en çok izlenen videosu oldu.Saatler içinde binlerce kişi tarafından paylaşılan görüntüde, Taksim Meydanı’nda halay çekip Suriye bayraklarıyla sloganlar atarak yeni yılı coşkuyla kutlayan Suriyeliler yer alıyor. Ancak kutlama yapan kalabalığın arasında hiç Türk vatandaşının olmaması dikkat çekiyor.

(Yeniçağ, 1 Ocak 2019)

 

Taksim’de Suriyeli Şahıs İki Kadını Taciz Etti

2019’un ilk dakikalarında Taksim Meydanı’nda Suriye uyruklu bir şahıs 2 kadını taciz etti.

2019’un ilk dakikalarında Taksim Meydanı’nda taciz olayı yaşındı. İddiaya göre, Suriye uyruklu olduğu öğrenilen 23 yaşındaki M.Z. isimli şahıs 2 kadını taciz etti. Şahıs, Meydanda bulunan Güven Timleri tarafından gözaltına alındı.

(İHA, 1 Ocak 2019)

 

Denizdeki 300 Mülteci Liman Krizinin Ardından İspanya’ya Ulaştı

Libya açıklarında kurtarılan 300 mülteciyi taşıyan gemi, yaşanan liman krizinin ardından İspanya’nın Algeciras kentine ulaştı.

Malta ve İtalya’nın liman açmayı reddetmesi üzerine sivil toplum kuruluşu Open Arms’ın gemisi bir haftadan fazla denizde beklemek zorunda kaldı.

Akdeniz’de mahsur kalan göçmenleri kabul etmesi için Fransa, Yunanistan ve Tunus ile yapılan görüşmelerden de sonuç çıkmamıştı.

Madrid hükümeti tartışmalara son noktayı koyarak mültecilere kapılarını açtı.

Sivil toplum örgütleri Somali, Nijerya ve Mali’den gelenlerin de aralarında olduğu mültecilere yolculukları boyunca gıda, giyecek ve ilaç yardımında bulundu.

Salvini: Mültecilere ‘Taksi Hizmeti’ Sunuyorlar

Libya açıklarında 21 Aralık’ta aralarında hamile kadınlar, çocuklar ve bebeklerin olduğu göçmenler üç gemiyle kurtarılmıştı.

Geçtiğimiz cumartesi günü de yeni doğan bir bebek ve annesi ile 14 yaşında deri hastalığı bulunan bir çocuk helikopterle İtalya’nın Lampadusa adasına götürüldü.

Ülkelerinden kaçıp Avrupa’ya ulaşmaya çalışanları gemilerle taşıyan sivil toplum örgütlerini mültecilere ‘taksi hizmeti’ sunuyor diyerek eleştiren ve göçmen karşıtı politikasıyla bilinen İtalya İçişleri Bakanı Matteo Salvini, bu gruplara kapılarının kapalı olduğunu duyurmuştu.

(Euronews, 28 Aralık 2018)

 

90 Bin Mülteci Sel Mağduru

Suriye’deki iç savaştan kaçarak İdlib ve Lazkiye kırsalındaki kamplara yerleşen mülteciler sel felaketiyle mücadele ediyor.

Günlerdir aralıksız olarak devam eden yağışların sele dönüşmesinin ardından bölgede bulunan 11 kamp sular altında kaldı. 90 bin kişinin etkilendiği sel felaketinde yüzlerce çadırın kullanılamaz hale geldiği öğrenildi. Sel sonrası kamplarda yaşayan çok sayıda insanın da kaybolduğu belirtildi. Sel sularına kapılan insanları bulmak için arama çalışmaları başlatıldı.

Türk Kızılayı, AFAD, TDV ve İHH gibi Türk yardım kuruluşları da, selin çadırsız bıraktığı 25 bin sivile çadır ve insani yardım malzemesi göndermeye başladı.

(Yeni Şafak, 28 Aralık 2018)

 

KKTC’de Mülteci Operasyonu

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) Mersin Limanı’ndan Gazimağusa Limanı’na gelen Via Famagusta yük gemisinde, 21 mülteci tespit edildi.

KKTC’de Mersin Limanı’ndan Gazimağusa Limanı’na gelen Via Famagusta yük gemisine mülteci operasyonu düzenlendi. KKTC polisi gemideki 2 tırda bulunan 10 Suriyeli kaçak göçmeni gözaltına aldı. Gemide halen yaklaşık 11 kaçak göçmenin bulunduğu aramaların devam ettiği belirtildi.

Kapalı tırda uzun süre kalmasından dolayı rahatsızlanan 2 göçmen ise Gazimağusa Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

(Hürriyet, 30 Aralık 2018)

 

İzmir’de 109 Kaçak Göçmen Yakalandı: 3 Tutuklama

İzmir’in Urla ilçesinde, yasa dışı yollarla yurt dışına çıkmaya çalışan 109 kaçak göçmen yakalandı. Organizatör A.Ç, M.T. ve Filistin uyruklu M.Y. ise tutukladı

Urla İlçe Jandarma Komutanlığı, yasa dışı yollardan yurt dışına geçme hazırlığı yapan grubun Demircili Mahallesi sahil kesiminde olduğu bilgisi üzerine harekete geçti. Jandarma, bölgeye operasyon düzenleyerek, 109 kaçak göçmen ve 3 organizatörü gözaltına aldı.

DHA’nın haberine göre; operasyonda yakalanan ve organizatör oldukları iddia edilen A.Ç, M.T. ve Filistin uyruklu M.Y., jandarmadaki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede tutuklandı.

Kaçak 109 göçmen ise işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne gönderildi.

(Haber Türk, 30 Aralık 2018)

 

Belçika Göç ve Mülteci Bakanı de Block: “Brüksel Mahkemesinin DAEŞ Kararına İtiraz Edeceğiz”

Belçika Göç Bakanı de Block, Brüksel Mahkemesinin DEAŞ militanlarıyla evli 2 kadının ve 6 çocuğun ülkeye geri getirilmesi kararına itiraz edeceklerini açıkladı.

Geçtiğimiz hafta Belçika Mahkemesi, DEAŞ militanlarıyla evli olan 2 kadın vatandaşı ve 6 çocuğunun Suriye’de YPG’nin kontrolündeki kamptan alınarak ülkesine getirilmesi için hükumete talimat vermişti. Belçika Göç ve Mülteci Bakanı Maggie de Block, Brüksel Mahkemesinin kararına itiraz edeceklerini açıkladı. “Çocukların sorumluluğunu üstlenebiliriz ancak annelerinin sorumluluğunu üstlenemeyiz” diyen de Block, “Karara itiraz edip 6 çocuk için ne yapabiliriz bunu görüşeceğiz” açıklamasında bulundu.

“Çocukları Geri Getireceğiz”

Çocukların içinde bulunduğu durumu seçme gibi şansı olmadığını söyleyen Bakan de Block, “Böyle bir durumun içinde doğmayı seçmeyen çocuklar ile anneler arasında bir ayrım yapmalıyız. Altı çocuktan dördünün, burada büyükannesi ve büyükbabası da bulunan Belçikalı çocuklar. Çocuklardan biri de çok hasta. Bu konudaki sorumluluklarımızı almak zorundayız” diye konuştu.

Belçika vatandaşı olan Tatyana Wielandt (26) ve Büşra Abouallal (25) adlı iki kadın ve 6 çocuğu YPG’nin kontrolünde olan bir kampta yaşadığı tespit edilmiş, hükumetin 40 gün içinde aileleri getiremezse çocuk başına günlük 5 bin Euro, toplam 1 milyon Euro tazminat ödemesi yönünde karar verilmişti.

(İHA, 30 Aralık 2018)

 

Göç Arttı Cinayet Oranları Azaldı… Venezuela’dan İlginç Rapor!

Venezuela, ekonomik krizle boğuşurken ülkedeki suç oranları araştırıldı. Dünyanın en fazla suç işlenen ülkelerinden biri olan Venezuela’da suç oranı azaldı nedeni olarak ise devasa göç gösterildi.

Dünyanın en fazla suç işlenen ülkelerinden biri olan Venezuela’da bir sivil toplum kuruluşu, 2018 yılında cinayet oranında azalma görüldüğünü duyurdu. Kuruluş, işlenen cinayetlerin azalmasında bazı suçluların, ekonomik krizden etkilenerek ülkeyi terk eden halkın arasına karışmasının etkili olduğu düşünüyor.

Birleşmiş Milletler rakamlarına göre, dünyadaki petrol fiyatlarının düşmesiyle ekonomisi zor bir dönemden geçen Güney Amerika kıtasının sosyalist ülkesi Venezuela’da 2015 yılından beri yaklaşık üç milyon kişi şiddet, yüksek enflasyon ve temel malların noksanlığı nedeniyle ülkeyi terk etti.

Venezuela Şiddet İzleme Örgütü, yıllık raporunda her 100 bin kişiden 81’inin cinayete kurban gittiğini belirtti. Bu rakamların Venezuela’yı hala dünyanın en çok cinayet işlenen ülkelerin arasında tuttuğunu belirten örgüt, ancak son iki yılda işlenen cinayet sayılarında bir azalma görüldüğüne dikkati çekti.

Örgütün rakamlarına göre, 2017 yılında her 100 bin kişiden 89’u, 2016’da ise her 100 bin kişiden 92’si cinayete kurban gitti.

Örgütün direktörü Roberto Briceno, cinayet oranındaki azalmada ülkeden göçün etkili olduğunu kaydetti. Briceno, “Göç eden Venezuela halkının büyük bir çoğunluğu başka ülkelerde iş aramaya mecbur edilen namuslu kişiler, ancak birçok suçlu da onların arasına karışmış durumda.” ifadesini kullandı.

Bazı isim yapmış yerel çetelerin Venezuela’da artık aktif olmadıklarını işaret eden Briceno, bölgedeki diğer ülkelerde suçların artmasında bu çetelerin etkili olduğunun görüldüğü bilgisini verdi. Polis verilerine göre Venezuela’da 2017 yılında 26 bin 616 cinayet işlenirken, bu rakam 2018’de 23 bin 47’ye geriledi.

Dünya Bankası’nın rakamları ise Venezuela’da 2016 yılında her 100 bin kişiden 56’sının cinayete kurban gittiğini ortaya koyuyor. Bu oran Venezuela’yı El Salvador ve Honduras’ın ardından dünyada en çok cinayet işlenen üçüncü ülke yapıyor.

(İnternet Haber, 28 Aralık 2018)

 

Fas’ın Savaşı: Sosyal İstikrar ve Göç Akını

Faslı analistler, geçtiğimiz yıl gençlere iş fırsatı sağlamayı, kalkınma projelerini teşvik etmeyi ve yaşam düzeyini iyileştirmeyi talep etmek için bazı bölgelerde ortaya çıkan olaylar da dâhil yeni protesto gösterilerinin patlak vermesini önlemek amacıyla toplumsal sorunlara yönelik hızlı çözümlerin uygulamaya konulması gerektiğini söyledi.

Analist ve gözlemcilere göre Fas Başbakanı Sadettin Osmani, gelecek yıl, protestoları engelleme, vaatleri yerine getirme, 2018 yılı boyunca karşı karşıya kaldığı çöküş hipotezinden kaçınma kabiliyetini göstermek için zor bir sınavla karşı karşıya kalacak.

2019 Vurgusu

Öte yandan Rabat’taki 5. Muhammed Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler Profesörü olan Tacettin el-Huseyni, Fas’ın 2019 yılında karşılaşacağı zorlukların sosyal, politik ve ekonomik olacağını vurguladı.

El-Huseyni, çeşitli faktörlerle yaşanan çatışmalardan dolayı hükümetle ilgili iç sorunların var olduğunu, durumun “hükümetin denetlenmesine veya Osmani hükümetinin 2019’da karşılaşabileceği bazı zorlukların üstesinden gelmek için teknolojik yapıda değişikliklere” neden olabileceğini söyledi.

Öte yandan el-Huseyni, siyasi partilerin sivil toplum hareketliliğinin seyrini kontrol etmeye devam edemediği uyarısında bulunarak söz konusu durumun, güvenlik ve sosyal istikrar için tehlike oluşturduğunu söyledi.

‘Girişim Başarısız Oldu’

El-Huseyni, gelecekteki zorlukların başta Cezayir olmak üzere çevre ülkelere de yansıyacağını belirtti. Fas Kralı 6. Muhammed’in Cezayir’e askıdaki meselelerin ve çözümlerin tartışılması için ortak bir mekanizma aracılığıyla ikili müzakerelere girme çağrısı yaptığını belirten analist, “Ancak bu girişimin başarısız olduğu görülüyor. Cezayir, Mağrib ülkelerinin dışişleri bakanları toplantısı önererek, Fas’ın talebine cevap verdi. Bu önerinin, başarılı olmayacağı biliniyor. Çünkü ülkelerin dışişleri bakanları 34 defa bir araya geldi ve toplantılar herhangi bir şey ortaya koymadı” dedi. El-Huseyni, bölgenin bu dengesiz durumdan kaynaklanan komplikasyonlara şahit olduğunu belirtti.

Fas’a Göç Dalgası

Tacettin el-Huseyni, Fas’ın 2019 yılında göç dalgası dolayısıyla yaşadığı zorlukların devam edeceğini belirtti. Avrupa ülkelerinin Fas’ı göç dalgasının önündeki bir engel olarak gördüğünü ve ülkenin bu sorundan mustarip olacağını söyleyen el-Huseyni, Fas’ın artık bir geçiş koridoru değil, alıcı bir devlet olduğuna dikkati çekti. Analist, Avrupalıların, Fas’a “maddi yardım karşılığında topraklarına göçmenler için göç merkezi kurulmasını” önerdiğini, ancak Fas’ın bu öneriyi reddettiğini, göçmenlerin Avrupa’ya geçmek için Fas sahiline yönelmesi sonrasında da 2019’da göç sorunuyla mücadeleye devam edileceğini vurguladı.

Toplumsal Meseleler

Ülkenin kuzeyindeki Tetuan şehrinde bulunan Abdul Melik el-Saadi Üniversitesi Siyasal Bilimler ve Uluslararası İlişkiler Profesörü Muhammed el-Umrani Bohubza ise Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Fas’ın 2019 yılında karşılaşacağı asıl zorlukların toplumsal meselelerle ilgili olacağını belirtti. Toplumsal hareketliliğin güçlendiğini ve birçok bölgede şiddetli çatışmalara yol açan protestolara dönüştüğüne dikkati çeken Bohubza, hükümetin 2019 bütçesine orta ve alt tabakaya mensup ailelerin alım gücünü korumak amacıyla sosyal programlar uygulamak için fon tahsis etme taahhüdünde bulunduğunu söyledi.

Fas hükümeti, gelecek yıl “vatandaşların meşru taleplerine cevap vermek ve yaşam koşullarını denge- sosyal istikrar ufkuna ulaştırmak için” çok sayıda sosyal program uygulama sözü verdi. Başbakan Osmani ayrıca, protestocuların taleplerini karşılamak üzere hükümetin yoksul ve orta sınıfın lehine sosyal korunmayı teşvik eden “cesur ve benzeri görülmemiş” uygulamalar ortaya koyacağını belirtti.

Analistler, birleşik bir sosyal kayıt oluşturulmasının, gelecek yıl uygulanacak en önemli girişimlerden biri olacağını ifade etti. Fas’ta ilk kez uygulanacak bu girişimin, “kesin ve objektif kriterlerin benimsenmesiyle” sosyal programlar için uygun kişilerin belirlenmesini sağlayacağı belirtildi.

Söz konusu girişim öncesinde ise hükümet, bağımsızlıktan bu yana benimsenmiş olan kalkınma modelini yeniden gözden geçirme beklentileri ortasında birçok defa yoksul grupların kalkınma meyvesinden faydalanamadığını aktarmıştı.

Osmani Hükümetinin Çökme Krizi

Diğer taraftan Prof. Muhammed el-Umrani Bohubza, 2019 yılında Osmani hükümetinin çökme ihtimalinin bulunmadığını söyledi. Hükümetin istikrarını veya çöküşünü yöneten çok sayıda husus olduğunu belirten el-Umrani, “Mevcut hükümet, tanık olunan güçlü çatışmalara dayanabildi” dedi. Profesör, erken seçimlerin siyasi ve mali açıdan pahalı olduğunu ve bu sebeple ortaya atılan seçeneğe başvurulmadığını vurguladı.

El-Umrani, 2019 yılında herhangi bir seçim ihtimalinin olmaması dolayısıyla Osmani hükümetinin açık projeleri tamamlama mücadelesiyle karşı karşıya kalacağını söyleyerek, bu seçeneklerin ne yazık ki Fas’taki siyasi aktörlerin ana yönelimi olduğuna dikkati çekti.

(Şarkul Avsat, 28 Aralık 2018)

 

İngiltere’de ‘Sığınmacı Alarmı’: İçişleri Bakanı Noel Tatilini Yarıda Kesti

İngiltere’nin doğu kıyısına 6 İranlı sığınmacının botla ulaşması üzerine İçişleri Bakanı Sajid Javid, Noel tatilini yarıda keserek işbaşı yaptı.

İngiltere’nin doğu kıyısındaki Kingsdown’da bir plajda bu sabah bulunan İran uyruklu 6 sığınmacının ülkeye botla ulaştığı bildirildi. İranlı sığınmacılarla birlikte kasım ayından bu yana Manş Denizi’ni geçerek İngiltere’ye ulaşmaya çalışan sığınmacı sayısı 220’yi buldu.

Gelişme üzerine Noel tatilini yarıda keserek işbaşı yapan İçişleri Bakanı Javid’in konuyla ilgili Fransız mevkidaşı Christophe Castaner ile telefonda görüştüğü açıklandı. Javid, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda da Castaner’e teşekkür ederek, İngiltere ve Fransa’nın yasa dışı göçe karşı birlikte hareket edeceğini belirtti.

İngiltere’ye ulaşan sığınmacıların çoğunluğunu İran ve Suriye vatandaşlarının oluşturduğu belirtiliyor.

‘Brexit ile Birlikte Sınır Kontrolleri Sıkılaşacak’ Diyerek Sığınmacıları İkna Etmişler

Suriye’nin Türkiye sınırındaki sığınmacı kamplarını vuran sel, 25 bin sivilin çadırsız kalmasına neden oldu.

İngiliz basınında yer alan haberlerde, Fransa’da insan kaçakçılarının İngiltere’nin Avrupa Birliğinden ayrılmasının (Brexit) ardından sınır kontrollerinin sıkılaşacağını öne sürerek sığınmacıları Manş Denizi’ni geçmeye ikna etmeye çalıştıkları ileri sürüldü.

Cuma günü ülkenin doğusundaki liman kenti Dover açıklarında 12 sığınmacı yakalanmıştı.

İngiltere 2015’te Avrupa’da yaşanan büyük sığınmacı krizi sırasında ülkeye ulaşacak sığınmacıları kabul etmeme, buna karşılık Suriye’ye komşu ülkelerdeki kamplardan sığınmacı seçerek almaya karar vermişti.

İngiltere’nin bu kapsamda 2020’ye kadar kabul edeceği açıklanan toplam 23 bin sığınmacıdan şu ana kadar sadece 11 bini ülkeye ulaştı.

(Sputnik Türkiye, 31 Aralık 2018)