Türkiye ekonomisinde geçen hafta TÜİK tarafından açıklanan Tüketici Güven Endeksi, Sektörel Güven Endeksleri ve Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksleri ile Merkez Bankasının Türk lirasındaki değer düşüklüğüne karşı müdahaleleri öne çıkmıştır. Diğer taraftan Hazine Müsteşarlığı Merkezi Yönetim Brüt Borç Stoku İstatistiklerini, TÜİK Yapı İzin İstatistiklerini açıklamıştır.

 

Tüketici Güven Endeksi

 

– Tüketici güven endeksinin 100 değerinin altında olması tüketici güveninde kötümser durumu ifade etmektedir.

– Tüketici Güven Endeksi, Mayıs ayında bir önceki aya göre 2 puan azalışla 69,9 seviyesine gerilemiştir.

– Alt endekslerin tamamında düşüş yaşanmış düşüş oranı tasarruf etme ihtimalinde yüzde -5, genel ekonomik durum beklentisinde yüzde -4,2 oranında gerçekleşmiştir.

– Alt endekslerin tamamı 100 baz puan değerinin altında bulunmaktadır.

 

Sektörel Güven Endeksi

 

– Sektörel güven endekslerinin tamamı 2018 yılı Mayıs ayında gerilemiştir.

– Hizmet sektörü güven endeksi yüzde -5,3 ile en fazla düşüşün yaşandığı sektör olmuştur.

– Perakende Ticaret Sektörü Güven Endeksi 97,1, inşaat sektörü güven endeksi ise 77,2 seviyesine gerilemiştir.

– Tüm endeks değerleri 100 baz puan değerinin altında bulunmaktadır.

 

Yurtdışı Üretici Fiyat Endeksi

 

– Yurt Dışı ÜFE, Türkiye içinde üretimi yapılarak yurt dışına ihraç edilen malların üretici fiyatlarındaki değişimi ölçmekte olup 2018 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 4 oranında, bir önceki yıla göre ise yüzde 21,72 oranında artmıştır.

– Sektörel bazda bir önceki aya göre madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 4,4 oranında imalat sanayinde ise yüzde 4 oranında artış gerçekleşmiştir.

– Ana sanayi grupları bazında bir önceki yılın aynı ayına göre en yüksek artış yüzde 24,9 ile sermaye malında gerçekleşmiş bunu 22,3 ile ara malı takip etmiştir.

– Yurtdışına ihraç edilen fiyatların artışı, katma değeri yüksek ürün üretimi ve ihracı şeklinde gerçekleşmesi durumunda oldukça olumlu bir gelişmedir.

– Ancak mevcut durum itibarıyla yurtdışı fiyat endeksindeki artışın dış ticaret istatistikleri ile endeksleri de göz önünde bulundurulduğunda TL’nin değer kaybından kaynaklandığı değerlendirilmektedir.

 

Merkez Bankası Müdahaleleri

 

– Merkez Bankası geçtiğimiz hafta TL’deki değer kaybını engellemek amacıyla piyasaya müdahalelerde bulunmuştur.

– Merkez Bankası Para Politikası Kurulu geçen hafta olağanüstü toplanarak uzun zamandır fiili olarak politika aracı olarak kullandığı geç likidite penceresi faiz oranını yüzde 13,5 seviyesinden yüzde 16,5 seviyesine yükseltmiştir.

– Merkez Bankası ek olarak TL uzlaşmalı vadeli döviz satım ihalelerine ilişkin takvimi güncellemiş ve Haziran sonuna kadar vadeli döviz satım tutarı 6,15 milyar Dolardan, 8 milyar Dolara yükseltilmiş toplam tutarın 10 milyar Dolara kadar artırılabileceği belirtilmiştir.

– Merkez Bankası son olarak 25 Mayıs 2018 tarihinde önce kullanılmış 31 Temmuz 2018 tarihine kadar vadesi dolacak ihracat ve döviz kazandırıcı hizmetler reeskont kredileri için krediyi vadesinde ödemek şartıyla Dolar için 4,20 TL, Euro için 4,90 TL ve Sterlin için 5,60 TL üzerinden geri ödeme imkanı sağlanmıştır.

– Merkez Bankası müdahaleleri genel itibarıyla değerlendirildiğinde müdahale için geç kalındığı açıktır. Gelinen nokta itibarıyla TL’nin değer kaybını önlemeye yönelik hareket olumlu karşılanarak bir miktar değerlenme sağlanmıştır.

– Ancak kısa vadeli dış borç ödemeleri ile cari açığın finansmanı gibi sorunların yanı sıra özellikle genişleyici maliye politikası yönündeki seçim vaatlerinin etkisiyle henüz yeterli iyileşme sağlanamamıştır. Merkez Bankasının bağımsızlığına ve gerekli müdahaleleri yapma kabiliyetine ilişkin tereddütler devam etmektedir.

 

Merkezi Yönetim Brüt Borç Stoku

 

– 2018 yılı Nisan ayı itibarıyla merkezi yönetim brüt borç stoku bir önceki aya göre yaklaşık 8 milyar TL artarak 921,1 milyar TL olmuştur.

– Merkezi yönetim brüt borç stoku bir önceki yılın aynı ayına göre yaklaşık 126 milyar TL artış göstermiştir.

– Nisan 2017 – 2018 dönemindeki artışın 66,1 milyar TL’si iç borç stokundan, 59,9 milyar TL’si dış borç stokundaki artıştan meydana gelmiştir.

 

Yapı İzin İstatistikleri

 

– 2018 yılı Ocak-Mart döneminde belediyeler tarafından verilen yapı ruhsatlarında önemli gerileme yaşanmıştır.

– Buna göre 2018 yılının ilk 3 ayında bina sayısı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde -23,5 oranında, daire sayısı yüzde -41,9 oranında azalmıştır.

– Yapı ruhsatları yapımına başlanacak yapılar için verilmekte olup yapı ruhsatlarında yaşanan gerileme inşaat sektöründeki olumuz görünüme işaret etmektedir.

– Yapı kullanma izin belgesi, tamamen veya kısmen biten yapılar verilmekte olup yapı kullanma izin belgesi verilen bina sayısı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,4 oranında, daire sayısı ise yüzde 2,4 oranında artış göstermiştir.

– Ancak yaşanan artış bir önceki yılda yaşanan artışların çok gerisinde kalmıştır.