Türkiye ekonomisinde geçen hafta TÜİK tarafından açıklanan Tüketici ve Sektörel Güven Endeksleri, Yurtdışı Üretici Fiyat Endeksi ile Konut Satış İstatistikleri ve Hazine Müsteşarlığı tarafından açıklanan Merkezi Yönetim Brüt Borç Stoku istatistikleri öne çıkmıştır. Diğer taraftan TÜİK Nüfus tahminleri ile 2017 yılı Yaşam Memnuniyet Araştırması sonuçlarını açıklamıştır.

 

Tüketici Güven Endeksi

 

  • Tüketici güven endeksinin 100 değerinin altında olması tüketici güveninde kötümser durumu ifade etmektedir.
  • Tüketici Güven Endeksi, bir önceki aya göre 0,1 puan azalışla 2018 yılı Şubat ayında 72,2 seviyesine gerilemiştir.
  • Alt endekslerden hanenin maddi durum beklentisi ile genel ekonomik durum beklentisi bir miktar artmış işsiz sayısı beklentisi ile tasarruf etme ihtimali ise gerilemiştir.
  • Ancak tüm alt endeksler hala 100 baz puan değerinin altında kalmış olup negatif görünüme işaret etmektedir.

 

Sektörel Güven Endeksi

 

  • Sektörel güven endeksleri 2018 yılı Şubat ayında gerilemiştir.
  • Hizmet ve Perakende Sektörü Güven Endeksleri hala 100 baz puan değerinin üzerine kalarak olumlu bir görünüme işaret etmekle birlikte Hizmet Sektörü Güven Endeksi 1,3 puan azalışla 100,7 seviyesinde, Perakende Sektörü Güven Endeksi ise 1,5 puan azalışla 104,7 seviyesinde bulunmaktadır.
  • Ekonomi açısından kritik öneme sahip İnşaat Sektörü Güven Endeksi ise Şubat ayında 3,2 puan azalışla 83,8 puan seviyesine gerilemiş olup 100 baz puan değerinin altında kalarak negatif görünüme işaret etmektedir.

 

Merkezi Yönetim Brüt Borç Stoku

 

  • 2018 yılı Ocak ayı itibarıyla merkezi yönetim brüt borç stoku bir önceki aya göre yaklaşık 16,1 milyar TL artarak 892,5 milyar TL olmuştur.
  • Merkezi yönetim brüt borç stoku bir önceki yılın aynı ayına göre yaklaşık 92 milyar TL artış göstermiştir.
  • Ocak ayında 2017-2018 dönemindeki artışın 25,7 milyar TL’si dış borç stokundan, 66,3 milyar TL’si iç borç stokunda meydana gelmiştir.
  •  

Yurtdışı Üretici Fiyat Endeksi

 

  • Yurt Dışı ÜFE, Türkiye içinde üretimi yapılarak yurt dışına ihraç edilen malların üretici fiyatlarındaki değişimi ölçmekte olup 2018 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 0,4 oranında, bir önceki yıla göre ise yüzde 12,1 oranında artmıştır.
  • Sektörel bazda bir önceki aya göre enerji grubunda yüzde 3,4 oranında artış yaşanmıştır. Bir önceki yılın aynı ayına göre ise enerji grubu yüzde 12,3 oranında artış göstermiş imalat sanayi artış oranı ise yüzde 12,2 olmuştur.
  • Ana sanayi grupları bazında bir önceki yılın aynı ayına göre en yüksek artış yüzde 14,1 ile ara malında gerçekleşmiş bunu 12,9 ile sermaye malı takip etmiştir.
  • Artış eğilimi devam etmekte olduğundan 12 aylık ortalamalara bakıldığında enerji grubundaki artış yüzde 40,8, imalat sanayindeki artış yüzde 22,8 seviyesinde gerçekleşmiştir.
  • Mal grupları bakımından ise 12 aylık otalamalara göre aramalı yüzde 25,6, sermaye malı ise yüzde 20,7 oranında artmıştır.

 

Konut Satış İstatistikleri

 

  • 2018 yılı Ocak ayına ilişkin Konut Satış İstatistikleri açıklanmıştır.
  • Buna göre 2018 yılı Ocak ayında konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yaklaşık yüzde 1,7 oranında artarak 97.019 adet olmuştur.
  • Ocak ayında yapılan satışların yüzde 29,6’sını ipotekli satışlar oluşturmuştur. İpotekli satışlar kapsamında 28.678 adet konut el değiştirmiştir.
  • Ocak ayında yabancılara 1.742 adet konut satışı yapılmıştır. En çok satın alma sırasıyla Irak, Suudi Arabistan ve Afganistan vatandaşları tarafından yapılmıştır.

 

Nüfus Projeksiyonları

 

  • TÜİK, 2017 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerini baz alarak ve demografik göstergelerdeki mevcut eğilimlerin devam edeceği varsayımı ile nüfus tahminlerini yenilemiştir.
  • Buna göre, Türkiye nüfusunun 2023 yılında 86,9 milyon kişi olması 2040 yılında ise 100 milyonu geçmesi tahmin edilmektedir.
  • Mevcut eğilimler çerçevesinde ülke nüfusunun 2069 yılına kadar artarak 107,1 milyon kişiye ulaşması sonrasında ise azalışa geçmesi öngörülmektedir.
  • Nüfus tahminleri ülke nüfusunun yaşlanma eğiliminde olduğunu göstermekte olup nüfusun yaş yapısının önemli göstergesi olan ortanca yaş 2018 yılında 32, 2023’te 33,5, 2040 yılında 38,5, 2060 yılında ise 42,3 olması beklenmektedir.
  • Benzer şekilde 65 yaş ve üzeri yaşlı nüfus da 2018 yılında toplam nüfusun yüzde 8,7’si seviyesinde iken 2023’te yüzde 10,2, 2040 yılında ise yüzde 16,3 seviyesine yükselmesi beklenmektedir.
  • Nüfus tahminlerinin ekonomik etkisi değerlendirildiğinde yaşlanma eğilimi, sosyal güvenlik ve sağlık gideri bakımından önemli bir risk oluşturmaktadır.
  • Çalışma çağındaki nüfusun da yüzdesel olarak gerilemesi ekonomik büyümenin önüne sorun olarak çıkabilecektir.
  • Bu kapsamda kadınların işgücüne katılım oranının ve istihdamının yükseltilmesi zorunluluğu kendisini göstermektedir.

 

Yaşam Memnuniyeti Araştırması, 2017

 

  • Yaşam memnuniyeti araştırması TÜİK tarafından bireylerin genel mutluluk algısını, toplumsal değer yargılarını, temel yaşam alanlarındaki genel memnuniyetini ve kamu hizmetlerinden memnuniyetini ölçmek, memnuniyet düzeylerinin zaman içindeki değişimini takip etmek amacıyla, 2003 yılından itibaren düzenli olarak gerçekleştirilmektedir.
  • 2017 yılı araştırma sonuçlarına göre mutlu olduğunu beyan edenlerin oranı bir 2016 yılına göre 3,3 puan azalarak yüzde 58 seviyesine gerilemiştir.
  • Cinsiyet itibarıyla bakıldığında kadınların erkeklerden daha mutlu olduğu görülmektedir. Erkeklerin memnuniyet oranında geçen yıla göre 4,5 puan azalma görülmüştür.
  • Yaş grupları bakımından değerlendirildiğinde en mutlu kesimi 65 yaş üzeri grup oluşturmaktadır. en az mutlu kesim ise 45-54 yaş grubudur.
  • Medeni durum bakımından evliler evli olmayanlara göre daha mutlu iken evlilerin mutluluk oranı geçen yıla göre 4,1 puan azalmıştır.
  • Kamu hizmetlerinden memnuniyete bakıldığında ise tüm kamu hizmetlerinde memnun oranlarının azaldığı görülmektedir.
  • En az memnun olunan hizmetler adli hizmetler ile eğitim hizmetleri olmuştur. Adli hizmetlerden memnun olanların oranı yüzde 54,1 olup geçen seneye göre 3,8 puan azalmış, eğitim hizmetlerinden memnun olanların oranı ise 54,6 olup geçen seneye göre 10,5 puan azalmıştır.
  • En yüksek memnuniyet düzeyi ise asayiş hizmetlerinde görülmüş ancak asayiş hizmetlerinde dahi geçen seneye göre gerileme yaşanmıştır.
  • Araştırma kapsamında umut düzeyi de incelenmiş olup umutlu bireylerin oranı yüzde 73,4 olarak gerçekleşmiştir. Umutlu bireylerin oranı geçen seneye göre 3,4 puan azalmıştır.
  • Araştırma genel olarak değerlendirildiğinde memnuniyet düzeyinin genel olarak düştüğü, kamusal hizmetlerin ihtiyacı karşılamaya düzeyinin azaldığı ve bireylerin geleceğe umutlu bakma konusunda bir gerileme yaşandığı görülmüştür.