Türkiye ekonomisinde geçen hafta TÜİK tarafından yayımlanan 2016 yılına ilişkin Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması öne çıkmıştır. Diğer taraftan TÜİK, tüketici güven endeksi ile yurtdışı üretici fiyat endeksini, Hazine Müsteşarlığı ise Merkezi Yönetim Brüt Borç Stokunu açıklamıştır.

 

Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması

 

  • 2016 yılında gelir dağılımı 2015 yılına göre biraz daha bozulmuştur.
  • Toplumun en yoksul kesimi 2016 yılında gelirin yüzde 6,2’sini elde ederken en zengin kesim yüzde 47,2’sini elde etmiştir.
  • Gelir dağılımı eşitsizliği ölçütlerinden biri olan Gini Katsayısı 2016 yılında 0,404 değerine yükselmiştir.
  • Toplumun en yüksek gelire sahip yüzde 20’lik kesiminin en düşük gelire sahip kesim ile arasındaki fark 7,7 kat düzeyine yükselmiştir.
  •  Fert gelirleri içinde en büyük payı maaş ve ücret gelirleri oluşturmuştur.
  • Gelir grupları üzerinden bakıldığında, müteşebbis gelirleri, en yüksek gelir elde eden grup içinde önemli bir yer tutmaktadır. Sosyal transferler ise diğer gelir grupları için oldukça önemli bir gelir türüdür.
  • Gelir türleri içinde dağılıma bakıldığında ise toplam gelirin yüzde 50,4’ünü en yüksek geliri elde eden kesim almaktadır. Toplam müteşebbis gelirlerinin yüzde 60,3’ü, gayrimenkul gelirlerinin yüzde 69’u, menkul kıymet gelirlerinin ise yüzde 70,2’si en yüksek geliri elde eden grup tarafından alınmaktadır.
  • Yoksulluk ile eğitim arasında ters yönlü ilişki bulunduğu bu araştırma ile de ortaya konmuştur. Okur-yazar olmayanların yüzde 26,2’si yoksul iken yükseköğretim görmüş olanlarda bu oran yüzde 1,7 olmuştur.
  • Eğitim durumu, erkek ve kadın arasındaki esas iş geliri arasındaki farkın kapanmasında da rol oynamaktadır. Bir okul bitirmeyen kadınların ortalama esas iş gelirleri aynı eğitim düzeyindeki erkeklerin yüzde 56’sı düzeyinde iken yükseköğretim görmüş kadınların ortala geliri aynı durumdaki erkeklerin yüzde 75,3’ü seviyesindedir.
  • Yoksulluk oranlarında toplamda bir miktar iyileşme gerçekleşmiştir. Yoksulluk oranı 2015 yılında yüzde 14,7 iken yüzde 14,3 seviyesine gerilemiştir.
  • Yoksulluk oranı en yüksek kesim iki yetişkinli, üç ve daha fazla bağımlı çocuğu olan grup olmuştur.

 

Tüketici Güven Endeksi

 

  • Tüketici güven endeksinin 100 değerinin altında olması tüketici güveninde kötümser durumu ifade etmektedir.
  • Tüketici Güven Endeksi, Ağustos ayındaki düşüşün ardından 2017 yılı Eylül ayında da düşüşe devam ederek 68,7 seviyesine gerilemiştir.
  • Alt endeksler olan hanenin maddi durum beklentisi, genel ekonomik durum beklentisi, işsiz sayısı beklentisi ile tasarruf etme ihtimalinde de gerileme görülmüştür. Bunun yanı sıra tüm alt endeksler 100 baz puan değerinin altında kalmıştır.

 

Yurtdışı Üretici Fiyat Endeksi

 

  • Yurt Dışı ÜFE, Türkiye içinde üretimi yapılarak yurt dışına ihraç edilen malların üretici fiyatlarındaki değişimi ölçmekte olup 2017 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre 0,87 oranında, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 9,04 oranında, bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 23,98 oranında artmıştır.
  • Sektörel bazda bir önceki aya göre enerji grubunda yüzde 7,08 oranında artış yaşanmıştır. Bir önceki yılın aynı ayına göre ise enerji grubu yüzde 43,84 oranında artış göstermiştir.
  • Ana sanayi grupları bazında ise bir önceki yılın aynı ayına göre en yüksek artış yüzde 26,15 ile ara malında gerçekleşmiştir.

 

Merkezi Yönetim Brüt Borç Stoku

 

  • 2017 yılı Ağustos ayı itibarıyla merkezi yönetim brüt borç stoku bir önceki aya göre yaklaşık 3,2 milyar TL artarak 820,5 milyar TL olmuştur.
  • İç borç stoku bir önceki aya göre 8,6  milyar TL artarken, dış borç stoku -5,4  milyar TL azalmıştır.
  • Borçlanmada araç olarak devlet tahvili tercih edilmiştir.