Türkiye ekonomisinde geçen hafta TÜİK tarafından açıklanan büyüme verileri, işgücü göstergeleri, sanayi ciro endeksi ile tarım ürünleri üretici fiyat endeksi öne çıkmıştır. Diğer taraftan Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplanmış, Maliye Bakanlığı Ağustos 2017 ayına ilişkin bütçe gerçekleşmelerini yayınlamıştır. Hazine Müsteşarlığı ise Ağustos 2017 dönemine ilişkin Nakit Gerçekleşmelerini açıklamıştır.

 

Gayri Safi Yurtiçi Hasıla

 

  • Türkiye’nin 2017 yılı ikinci çeyrek GSYİH büyümesi yüzde 5,1 olarak açıklanmıştır.
  • 2017 yılı ikinci çeyreğinde Türkiye’nin GSYİH cari fiyatlarla 734,2 milyar TL ve TCMB efektif satış kuruna göre yaklaşık 215,5 milyar Dolar olarak gerçekleşmiştir.
  • İkinci çeyrekte, sanayi sektörü toplamda yüzde 6,3 oranında büyürken imalat sanayinin büyümesi yüzde 6,0 olarak gerçekleşmiştir.
  • Hizmetler ile tarımın katkısı ise sırasıyla yüzde 5,7 ve 4,7 olarak gerçekleşmiştir.
  • Büyümede gayrisafi sabit sermaye oluşumu ile mal ve hizmet ihracatı artışları sırasıyla yüzde 9,5 ve 10,5 olarak gerçekleşmiş, borçlanmadaki önemli artışa rağmen devletin nihai tüketim harcamaları kalemindeki yüzde -4,3 oranındaki azalma dikkat çekmiştir.
  • Gayrisafi sabit sermaye oluşumundaki artış inşaattan kaynaklanmış olup zincirlenmiş hacim endeksi üzerinden makine ve teçhizattaki yüzde -8,6 oranında azalma önemli bulunmuştur.
  • Makine ve teçhizattaki 4 çeyrek dönemdir devam eden azalış seyri ekonomi için önemli risk oluşturmaktadır.
  • Diğer taraftan açıklanan büyüme rakamları ile geçmiş dönem büyümeleri de revize edilmiş bu kapsamda 2016 yılı büyümesi yüzde 2,9’dan yüzde 3,2’ye 2017 yılı ilk çeyrek büyümesi ise 5,2’ye yükseltilmiştir.

 

İşgücü Göstergeleri

 

  • Haziran 2017 dönemine ilişkin işgücü verilerine göre işsizlik oranı yüzde 10,2 olarak gerçekleşmiştir.
  • İşsiz sayısı geçen yılın aynı ayına göre yaklaşık 124 bin kişi artarak 3 milyon 251 bin kişi olmuştur.
  • İşgücüne katılma oranı yüzde 53,4, istihdam oranı ise yüzde 48 olmuştur.
  • İşsizlik oranı 15-24 yaş arası genç nüfus için geçen yılın aynı ayına göre 1,2 puan artarak yüzde 20,6 seviyesine yükselmiştir.
  • Genç nüfustaki işsizlik sorunun yanında toplam genç nüfusun yüzde 20’si ne çalışmakta ne de eğitim görmektedir.
  • Türkiye’nin temel yapısal problemlerinden biri olan kadın istihdamı incelendiğinde kadınların işgücüne katılım oranı, 2017 Mayıs ayında yüzde 33,9 iken Haziran ayında yüzde 34,1 düzeyine çıkmıştır. Söz konusu oran 2016 yılı Haziran ayının ise 1,1 puan üzerinde gerçekleşmiştir.
  • İşgücüne katılım oranının düşük olmasının yanı sıra kadın istihdamında da sorunlar bulunmaktadır. Kadın istihdam oranı 2017 Haziran ayında yüzde 29,5 olarak gerçekleşmiştir.
  • Kadın istihdamı yükseköğretim görenlerde geçen yılın aynı ayına göre 0,8 puan azalmasına rağmen yüzde 59,3 ile nispeten olumlu gerçekleşmiş ancak diğer tüm eğitim gruplarında çok düşük düzeyde kalmıştır. Diğer taraftan istihdam edilenler kapsamında yer alan kadınların yaklaşık yüzde 25’ini ücretsiz aile işçileri oluşturmaktadır
  • Kadınlarda işsizlik 2016 yılı Haziran ayına göre 1,1 puan artarak yüzde 13,5 seviyesinde gerçekleşmiştir. Kadın işsizlik oranı lise, mesleki ve teknik lise ile yükseköğretim eğitim gruplarında sırasıyla yüzde 20,6, yüzde 20,5 ve yüzde 18,4 olarak gerçekleşmiş, eğitim düzeyi ile işsizlik oranı arasındaki ters yönlü ilişki dikkat çekmiştir.
  • Yükseköğretim görmüş kadınlarda işgücüne katılma oranı geçen seneye göre 1,5 puan artışla yüzde 72,7 seviyesine yükselirken yükseköğretim görmüş kadınların işsizlik oranı aynı dönemde 2,8 puan artmıştır.
  • Hükümet işsizliğin azaltılması amacıyla bir seferberlik başlatmış ve istihdama yönelik teşvik uygulaması 9 Şubat 2017 tarihinde 687 sayılı OHAL KHK’sı ile yürürlüğe girmiştir.
  • Söz konusu teşvik uygulamasının sonuçlarına yönelik hükümet kanadından çok olumlu açıklamalar olsa da TÜİK istatistikleri baz alınarak hesaplama yapıldığında Ocak-Haziran 2017 döneminde 2 milyon 31 bin kişilik istihdam sağlanmış iken, 2016 yılının aynı döneminde ise 1 milyon 363 bin kişilik istihdam sağlandığı görülmektedir. Buna göre Ocak-Haziran 2017 döneminde istihdam teşviki paketi ile geçen seneye göre yaklaşık 670 bin kişilik istihdama katkıda bulunulmuştur.

 

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu

 

  • Merkez Bankası Para Politikası Kurulu 2017 yılının altıncı toplantısını gerçekleştirmiş ve faiz oranlarını sabit tutma kararı vermiştir.
  • Para Politikası Kurulu, ekonomideki iyileşmeye, yapısal reformların önemine ve enflasyonun bulunduğu yüksek seviyelerin fiyatlama davranışlarını bozma ihtimaline dikkat çekmiştir.
  • Kurul, para politikasındaki sıkı duruşun devam edeceğini ve ihtiyaca göre ilave sıkılaştırma tedbirlerine başvurulabileceğini ifade etmiştir.
  • Merkez Bankasının orta vadeli, enflasyon hedefi yüzde 5 olup, Ağustos ayında yayımladığı Enflasyon raporunda 2017 yılsonu hedefini yüzde 8,7 olarak açıklanmıştır.
  • Yıllık enflasyon Ağustos ayında bir önceki yıla göre yüzde 10,68, 12 aylık ortalamalara göre yüzde 9,66 seviyesinde bulunmaktadır.
  • Mevcut durumda Merkez Bankası politika faiz oranı olarak bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını açıklamaya devam etse de fiili durumda geç likidite penceresi kullanılmaktadır.
  • Buna bağlı olarak ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti, yüzde 8 olan politika faiz oranının yüzde 50 üzerinde yüzde 12 düzeyinde gerçekleşmektedir.

 

Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi

 

  • Tarım Ürünleri ÜFE, 2017 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde -0,63 oranında azalış gösterirken yılbaşından bu yana yüzde 8,39 oranında, bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 10,53 oranında artmıştır.
  • Tarım Ürünleri ÜFE, geçen yılın yaklaşık 2 katı oranında gerçekleşmiştir.
  • Sektörel bazda bakıldığında Ormancılık bir önceki aya göre yüzde 1,58 oranında 2016 yılı Ağustos ayına göre yüzde 27,34 oranında artmıştır. Ürün bazında en yüksek artış yüzde 17,39 ile incirde, en yüksek düşüş ise yüzde -11,51 ile sivribiberde olmuştur.

 

Sanayi Ciro Endeksi

 

  • Sanayi Ciro Endeksi, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak 2017 yılı Temmuz ayında, bir önceki aya göre yüzde 3,4 oranında artmıştır.
  • Madencilik ve taşocakçılığı bir önceki aya göre yüzde 7,1 oranında artarken imalat sanayindeki artış yüzde 3,3 olarak gerçekleşmiştir.
  • Takvim etkisinden arındırılmış toplam sanayi ciro endeksi bir önceki yılın Temmuz ayına göre yüzde 36 oranında artmıştır. Ana sanayi grupları bazında en yüksek artış ise yıllık yüzde 49,5 ile enerji malı grubunda gerçekleşmiştir.

 

Hazine Nakit Gerçekleşmeleri

 

  • Hazine Müsteşarlığı Ağustos ayına ilişkin nakit gerçekleşmelerini açıklamıştır. Buna göre Ağustos ayında 63,8 milyar TL gelir elde edilirken 61,6 milyar TL gider gerçekleşmiştir.
  • Özelleştirme ve Fon Gelirlerinden 0,75 milyar TL gelir elde edilmiş ve nakit dengesi yaklaşık 3 milyar TL fazla vermiştir.
  • Ağustos ayında toplam 8 milyar TL net borçlanma yapılmıştır. Borçlanmada yine iç borçlanma tercih edilmiştir.
  • 2016 yılının ilk 8 ayında toplam 22,6 milyar TL net borçlanma yapılmışken 2017 yılında aynı dönemde net borçlanma tutarı yüzde 136,5 oranında artarak 53,4 milyar TL olmuştur.

 

Bütçe Gerçekleşmeleri

 

  • 2017 yılı Ağustos ayına ilişkin Bütçe Gerçekleşmeleri Raporuna göre Ağustos ayında merkezi yönetim bütçe gelirleri 57 milyar TL, bütçe giderleri ise 57,9 milyar TL olmuş bütçe yaklaşık 1 milyar TL açık vermiştir.
  • Ocak-Ağustos 2017 döneminde ise 408,7 milyar TL bütçe geliri elde edilirken 433,8 milyar TL bütçe gideri gerçekleşmiştir.
  • 2016 yılının ilk 8 ayında 4,9 milyar TL bütçe fazlası verilmiş iken 2017 yılının aynı döneminde -25,1 milyar TL bütçe açığı verilmiştir.
  • 2016 yılı Ocak-Ağustos döneminde 40,3 milyar TL faiz dışı fazla verilmişken 2017 yılının aynı döneminde faiz dışı fazla 13 milyar TL düzeyine gerilemiştir.
  • 2016 yılı Ocak-Ağustos döneminde 35,4 milyar TL faiz gideri gerçekleşmiş iken 2017 yılının aynı döneminde faiz gideri 38,2 milyar TL olmuştur.
  • Ocak-Ağustos döneminde en büyük harcama kalemi yaklaşık 183,9 milyar TL ile cari transferler olmuştur. Cari transferler kalemi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 26,4 oranında artış göstermiştir.

 

Dış Ticaret Endeksleri

 

  • 2017 yılı Temmuz ayına ilişkin dış ticaret endeksleri açıklamıştır. Buna göre ihracat birim değer endeksi 2017 yılı Temmuz ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,9 oranında, ithalat birim değer endeksi ise yüzde 6 oranında artış göstermiştir.
  • Miktar endeksleri bakımından ise ihracat miktar endeksi bir önceki yılın Temmuz ayına göre yüzde 27,2 oranında artarken, ithalat miktar endeksi ise yüzde 37,9 oranında artmıştır.
  • İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan dış ticaret haddi ise 2017 yılı Temmuz ayında bir önceki aya göre değişmeyerek 107,1 olmuştur. Dış ticaret haddi 2016 yılına göre ise 5,4 puan gerilemiştir.

 

Genel Değerlendirme

 

  • Büyüme rakamları, ekonomideki toparlanmaya işaret etmektedir. Üçüncü çeyrekten itibaren baz etkisinin de katkısıyla çok daha yüksek büyüme rakamlarına ulaşılabilecektir.
  • Ancak toparlanma sağlıklı görünmemekte ve sürdürülebilirliği konusunda sorunlar bulunmaktadır. Özetle;
  • Büyümeye ihracat ve hizmet sektörü etkisi olumlu bulunmuşken gayrisafi sabit sermaye oluşumundaki artış inşaattan kaynaklanmış, makine ve teçhizatta 3 çeyrektir devam eden gerileme bu çeyrek de sürmüştür.
  • İşgücü piyasasına ilişkin sorunlar devam etmekte, büyümenin istihdama katkısı sınırlı kalmaktadır.
  • İstihdam politikalarına destek, bütçeye yük oluşturmaya başlamaktadır.
  • Enflasyon çok yüksek seyretmekte ve yakın zamanda makul seviyelere indirilmesi olası görülmemektedir.
  • Kredi Garanti Fonu aracılığıyla kredi genişlemesi bir hükümet tercihi olmakla birlikte bu durum, gerek talep artışı gerek finansman olanaklarının rahatlaması nedeniyle fiyatlama davranışlarında bozulma eğilimini desteklemektedir.
  • Uluslararası piyasalardaki ülke lehine seyir uzun süre devam etmeyebilir.
  • Politik risk, kırılgan bir ekonomik yapı oluşturmaktadır.
  • Büyüme oranları, TÜİK’in hesaplamaya ilişkin revizyonu ile oldukça tartışmalı hale gelmişken, TÜİK güncelleme yaparak 2015 ve 2016 yılı büyümesini bir miktar daha yükseltmiştir. Güncelleme ihtiyacı kabul edilebilir bir durum olmasına rağmen maalesef artık TÜİK tarafından yapılan güncellemeler tereddüt oluşturmaktadır.
  • Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, para politikasında sıkı duruş vurgusu yapmıştır. Yukarıda da ifade edildiği üzere politika faiz oranının yüzde 50 üzerinde finansman sağlayan, enflasyon hedefini yıllardır tutturamayan ve yakın zamandaki politik tercihler ve siyasi baskı ile bundan sonraki dönemde de tutturması pek olası olmayan bir Merkez Bankasının sağlıklı bir para politikası uygulaması da mümkün görünmemektedir. Akla gelen soru şudur; inandırıcılığı olmayan bir Merkez Bankası, sağlıklı bir para politikasını nasıl uygulayacaktır.
  • Diğer taraftan ekonomi yönetiminde bir koordinasyon sorunu bulunmaktadır. Kamu kesimi nihai harcamaları ikinci çeyrek GSYİH verilerine göre azalmışken bütçe açığı ve nakit açığı artmaya devam etmiştir.
  • Ne olduğu çok bilinmeyen, bilinmesi de pek istenmeyen Varlık Fonu muamması devam etmektedir. Fon tarafından Sıkça Sorulan Sorular başlığı altında yapılan bilgilendirmeye göre bu güne kadar varlıkların satılması, teminat verilmesi, ipotek edilmesi ve rehin ve kefalet gösterilmesi yönünde alınmış herhangi bir karar bulunmadığı ve Varlık Fonu tarafından kurulduğu günden bu yana herhangi bir kredi kullanılmadığı ifade edilmiş ayrıca alt fonların tarafından bu güne kadar herhangi bir işlem ya da faaliyet yapmadığı belirtilmiştir. Bu durumda Varlık Fonu neden OHAL KHK’sı ile alelacele kurulmuştur?