Türkiye ekonomisinde geçen hafta TÜİK tarafından açıklanan GSYİH ile İşsizlik İstatistikleri ile Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantısı öne çıkmıştır. Diğer taraftan Kasım ayı Bütçe Gerçekleşmeleri Raporu, Tarım Ürünleri ÜFE ile Sanayi Ciro Endeksi açıklanmıştır.

 

Gayri Safi Yurtiçi Hasıla

 

  • Türkiye’nin 2017 yılı üçüncü çeyrek GSYİH büyümesi yüzde 11,1 olarak açıklanmıştır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, 15 Temmuz menfur darbe girişimi sonrasında ekonominin büyümesi büyüme oranlarından bağımsız olarak önemlidir.
  • Söz konusu büyüme, oran itibarıyla da önemli olmakla birlikte bu durumun ortaya çıkmasında 2016 yılının baz etkisi de etkili olmuştur. Zira büyüme oranları bir öneki yıl baz alınarak hesaplanmaktadır.
  • 2017 yılı üçüncü çeyrek büyümesi mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak yüzde 1,2 oranında gerçekleşmiştir.
  • 2017 yılı üçüncü çeyreğinde Türkiye’nin GSYİH cari fiyatlarla 827,2 milyar TL ve TCMB efektif satış kuruna göre yaklaşık 234,6 milyar Dolar olarak gerçekleşmiştir.
  • Üçüncü çeyrekte, sanayi sektörü toplamda yüzde 14,8 oranında büyürken sanayi sektörü altında imalat sanayi büyümesi yüzde 15,2 olarak gerçekleşmiştir.
  • Hizmetler ile tarımın katkısı ise sırasıyla yüzde 20,7 ve 2,8 olarak gerçekleşmiştir.
  • Gayrisafi sabit sermaye oluşumunda en yüksek artış yüzde 15,3 ile makine-teçhizatta olmuş bunu yüzde 12 ile inşaat izlemiştir.
  • Makine ve teçhizattaki 4 çeyrek dönem devam eden azalış seyrinin 2017 yılı üçüncü çeyreğinde sona ermesi önemli görülmüştür.
  • Diğer taraftan büyümenin unsurları arasında nihai tüketim harcamaları ile inşaat sektörünün katkısı büyük olup bu durum büyümenin sağlıklı olmadığını göstermektedir.
  • TÜİK tarafından yapılan büyüme yöntemi revizyonu, söz konusu büyüme oranları göz önüne alındığında hesaplamanın doğruluğunu tekrar gündeme taşımıştır.

 

İşgücü Göstergeleri

 

  • Eylül 2017 dönemine ilişkin işgücü verilerine göre işsizlik oranı bir önceki aya göre değişmeyerek yüzde 10,6 olarak gerçekleşmiştir.
  • İşsiz sayısı geçen yılın aynı ayına göre yaklaşık 104 bin kişi azalarak 3 milyon 419 bin kişi olmuştur.
  • İşgücüne katılma oranı yüzde 53,6, istihdam oranı ise yüzde 47,9 olarak gerçekleşmiştir.
  • İşsizlik oranı 15-24 yaş arası genç nüfusta yüzde 20 olarak gerçekleşmiştir.  
  • Genç nüfustaki işsizlik sorunun yanında toplam genç nüfusun yüzde 28’i ne çalışmakta ne de eğitim görmektedir.
  • Türkiye’nin temel yapısal problemlerinden biri olan kadın istihdamı incelendiğinde kadınların işgücüne katılım oranı, genel itibarıyla çok düşük olmakla birlikte 2016 yılı Eylül ayında yüzde 33,5 iken 2017 yılı Eylül ayında yüzde 34,5 düzeyine çıkmıştır. İstihdam oranı ise yüzde 29,4 olarak gerçekleşmiştir.
  • Kadınlarda işsizlik yüzde 14,9 seviyesinde gerçekleşmiştir. Kadın işsizlik oranı lise, mesleki ve teknik lise ile yükseköğretim eğitim gruplarında sırasıyla yüzde 19,8, yüzde 22,7 ve yüzde 21,1 olarak gerçekleşmiştir.
  • Kadın istihdamı yükseköğretim görenlerde yüzde 57,7 ile nispeten olumlu gerçekleşmiş ancak diğer tüm eğitim gruplarında çok düşük düzeyde kalmıştır.
  • Diğer taraftan istihdam edilenler kapsamında yer alan kadınların yüzde 25’inden fazlasını ücretsiz aile işçileri oluşturmaktadır.

 

Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi

 

  • Tarım Ürünleri ÜFE, 2017 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 2,97 oranında, yılbaşından bu yana yüzde 15,74 oranında, bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 19,79 oranında artmıştır.
  • Sektörel bazda bakıldığında Ormancılık bir önceki aya göre yüzde 2,90, tarım ve avcılık ürünleri yüzde 12,48, balıkçılık ise yüzde 6,98 oranında artmıştır.
  • Balıkçılık sektöründe bir önceki yıla göre yüzde 8,44 oranında artış dikkat çekmiştir.

 

Bütçe Gerçekleşmeleri

 

  • 2017 yılı Kasım ayına ilişkin Bütçe Gerçekleşmeleri Raporuna göre Kasım ayında merkezi yönetim bütçe gelirleri 65,2 milyar TL, bütçe giderleri ise 56,7 milyar TL olmuş bütçe yaklaşık 8,5 milyar TL fazla vermiştir.
  • Ocak-Kasım 2017 döneminde ise 574,6 milyar TL bütçe geliri elde edilirken 601,1 milyar TL bütçe gideri gerçekleşmiştir.
  • 2016 yılının ilk 11 ayında -2,1 milyar TL bütçe açığı verilmiş iken 2017 yılının aynı döneminde -26,5 milyar TL bütçe açığı verilmiştir.
  • 2016 yılı Ocak-Kasım döneminde 46,3 milyar TL faiz dışı fazla verilmişken 2017 yılının aynı döneminde faiz dışı fazla 28,8 milyar TL düzeyine gerilemiştir.
  • 2016 yılı Ocak-Kasım döneminde 48,4 milyar TL faiz gideri gerçekleşmiş iken 2017 yılının aynı döneminde faiz gideri 55,3 milyar TL olmuştur.
  • Ocak-Kasım döneminde en büyük harcama kalemi yaklaşık 243,8 milyar TL ile cari transferler olmuştur. Cari transferler kalemi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 21,3 oranında artış göstermiştir.
  • Göstergeler mali yapıda bozulmaya işaret etmektedir.

 

Sanayi Ciro Endeksi

 

Sanayi Ciro Endeksi sanayi faaliyetlerindeki ciro değişikliği ile pazar büyüklüklerine ilişkin fikir vermesi bakımından önemlidir.

  • Sanayi Ciro Endeksi, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak 2017 yılı Ekim ayında, bir önceki aya göre yüzde 4,1 oranında artmıştır.
  • Geçen yılın aynı dönemine göre ise 15 Temmuz menfur darbe girişiminin oluşturduğu düşük baz etkisi nedeniyle yüzde 31,7 oranında artış göstermiştir.
  • Enerji yıllık bazda yüzde 44 ile en yüksek artışı gösterirken ana sanayi grupları bazında ara malı yüzde 34,3, imalat sanayi 31,8, sermaye malı ise 31,4 oranında artış göstermiştir.

 

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu

 

  • Merkez Bankası Para Politikası Kurulu 2017 yılının sekizinci toplantısını gerçekleştirmiş ve politika faiz oranlarını sabit tutarken geç likidite penceresi faiz oranlarının üst sınırını 50 baz puan artırmıştır.
  • Söz konusu karar ile Merkez Bankası, ülkede para politikası olmadığını göstermiş oldu. Şöyle ki, politika faiz oranı hala sabit tutulurken marjinal fonlama aracı üzerinden aylardır piyasaya müdahale edilmesi basiretli bir politika uygulaması değildir. Gelinen nokta itibarıyla Merkez Bankasının para politikası uygulamadığı/uygulayamadığı tekrar ortaya çıkmıştır.
  • Diğer taraftan Hazine Müsteşarlığı’nın ihtiyaç fazlası borçlanma eğilimi devam etmekte olup bu durum Merkez Bankası’nın etkisizliği de göz önünde bulundurulduğunda para politikasının örtülü bir şekilde hükümetin kontrolü altında bulunan Hazine Müsteşarlığı eliyle yürütülmesi durumunu ortaya çıkarmaktadır.
  • Hazine Müsteşarlığı, piyasa faiz oranına yakın seviyeden diğer bir ifadeyle Merkez Bankası’nın geç likidite için ilan ettiği üst sınırdan daha yüksek orandan borçlanma imkanına sahiptir. Bu nedenle piyasa düzenlemeye yönelik borçlanma Merkez Bankası eliyle değil Hazine Müsteşarlığı eliyle gerçekleştirilmektedir.

 

Dış Ticaret Endeksleri

 

  • 2017 yılı Ekim ayına ilişkin dış ticaret endekslerine göre ihracat birim değer endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,9 oranında, ithalat birim değer endeksi ise yüzde 8 oranında artış göstermiştir.
  • Miktar endeksleri bakımından ise ihracat miktar endeksi bir önceki yılın Ekim ayına göre yüzde 5,8 oranında artarken, ithalat miktar endeksi ise yüzde 15,7 oranında artmıştır.
  • İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan dış ticaret haddi ise 2017 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre 1,4 puan azalarak 105,2 olmuştur. Dış ticaret haddi 2016 yılına göre ise 5,3 puan gerilemiştir.