Ekspress: Türkiye Ermənistan ilişkilərinin normalizisyon sürəcinini şimdiki durumunun nasıl deyerlendiriyorsunuz?

 

Sinan OĞAN: Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşme süreci Türkiye’nin son yıllarda hayata geçirdiği komşularla sıfır sorun politikasının bir devamı olarak hayata geçirilmektedir. Bu süreç 2007 yılında İsviçre’nin hakemliğinde başlamış ve ABD Başkanı Barack Obama’nın 6 Nisan 2009 tarihinde gerçekleştirdiği Türkiye ziyareti ile fiili olarak artık uygulanmaya konmaya başlamıştır. Bu çerçevede 23 Nisan 2009 tarihinde Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesi sürecini tanzimleyen “Yol Haritası” imzalanmıştır. Ardından 31 Ağustos 2009 tarihinde iki ülke ilişkilerini tanzimleyecek ve normalleştirecek protokollerin paraflanması ve 10 Ekim 2009 tarihinde de paraf edilen protokollerin imzalanması hayat geçirilmiştir. Şimdi bu protokollerin hayata geçebilmesi ve sınırların açılabilmesi için her iki ülkenin parlamentoları tarafından onaylanması gerekmektedir. Türkiye gerek protokollerin imzalanması öncesi ve gerekse de imzalaması sonrasında yaptığı açıklamalarda Dağlık Karabağ sorununda bir ilerleme olmadan Türkiye’nin imzalanan protokolleri mecliste onaylamayacağı ve sınırlarını açılmayacağını ifade etmiştir. Bugün geldiğimiz noktada ilişkilerin normalleşmesi için imzalanan protokollerin hayata geçirilmesi gerekmektedir. Ancak Türkiye Dağlık Karabağ’da yaşanacak ilerlemeleri beklemektedir. Kısacası normalleşme süreci Dağlık Karabağ sorununa paralel olarak kilitlenmiş durumdadır. Bu sürecin Nisan 2009 tarihine kadar değişmesi beklenmemektedir. Türkiye dış politikasını oluştururken Ermenistan açılımını “iyi niyet” üzerine kurmuştur. Ermenistan’dan da iyi niyet beklemektedir. Kanaatimce bu politika içerisinde “naiflik” unsurunu barındırmaktadır. Ermenistan’ı yakından tanıyanlar ondan iyi niyet beklemenin buşuna bir bekleyiş olduğunu bilirler. Ermenistan bu süreçte uzlaşmaz bir tutum sergileyerek Nisan 2009 tarihine kadar uluslararası baskıları Türkiye üzerine çekerek Türkiye’nin sınırlarını Dağlık Karabağ şartı olmadan açtırmak ve bu sayede de Azerbaycan ile türkiye’nin “Bir millet iki devlet” anlayışına zarar vermek isteyeceklerdir.

 

Ekspress: Nisan yakınlaşdığında Türkiyə-Ermənistan protokolarının TBMM-də kabul ediləbilirmi?

 

Sinan OĞAN: Nisan ayı yaklaştıkça Türkiye üzerindeki baskılar da yoğunlaşmaktadır. Türkiye üzerine “Dağlık Karabağ şartını ileri sürmeden bundan bağımsız olarak sınırını aç” baskısı hem Avrupa ve hem de Amerika’dan gelmektedir. Türkiye sonuna kadar bu baskılara dayanmaya çalışacaktır. Ancak şunu da unutmamak gerekir ki, ABD senatosundan “sınırını aç yoksa Ermeni soykırımını tanırım” tehdininin etkili olması mümkündür.

 

Ekspress: Türkiyə cumhurbaşkanı diyor ki, Yukarı Karabağ müzakirələrində gelişme var. Ama Azərbaycanın dış ilişkilər bakanı diyor ki, Ermənistan müzakirələrdə konumunu sertleşdirib və bunun nedeni Türkiyə-Ermənistan ilişkilərində son gəlişmələrlə bağlıyor. Fikirlər arasında farqlılığın nedeni sizce nedir?

 

Sinan OĞAN: Ermenistan’ın protokoller sonrasında yaptığı görüşmelerde daha sert bir tutum sergilediği doğrudur. Ancak şunu da unutmamak gerekir ki, Türkiye’nin girişimlerinden sonra Dağlık Karabağ konusunda görüşmeler hızlanmaya başlamıştır. Ermenistan Kişinyev görüşmelerinde sert tutum sergilerken Münih görüşmelerinde daha olumlu bir rurum sergilenmiştir. Bu sebeple de az da olsa bazı ilerlemelere nail olunmuştur. Ancak bu ilerlemelerin Dağlık Karabağ konusunda nihai çözüme gidilmesinde daha alınacak çok yol olduğunu da bilmek gerekir. Türkiye ABD, AB ve Rusya nezdinde girişimlerde bulunarak bu ülkelerin Ermenistan’a baskı yapmalarını istemektedir. Bunun için 7 Aralık 2009 tarihinde Başbakan Recep tayyip Erdoğan’ın ABD ziyareti ve Başkan Barack Obama ile yapacağı görüşmelerin de ana maddelerinden birisi Dağlık Karabağ konusu olacaktır.

 

Ekspress: Türkiyənin İranla yaptığı doğal qaz anlaşması Azeri qazının önəmin hangi formada etkiliye bilir?

 

Sinan OĞAN: Azerbaycan gazının en önemli özelliklerinden birisi onun Nabucco Projesinin ana unsurlarından birisi olmasıydı. Ancak şimdi Nabucco Projesi’nin çerçevesi ve ruhu değişmektedir. İlk planlanlandığında Nabucco Projesi Azerbaycan ve Hazar Bölgesi gazına dayalı bir projeydi. Ancak şimdi Nabucco Projesi daha çok İran üzerinden alınacak Türkmen gazı, İran gazı, Irak ve Mısır gazına dayanan bir proje haline gelmektedir. Ancak bu durum Azerbaycan gazının önemini azaltmayacaktır. Zira Azerbaycan gazını Türkiye ve Batıya taşıyacak Şahdeniz-Erzurum gazı zaten mevcuttur ve Azerbaycan gazı bu kemerle taşınabilir. İleride ise Azerbaycan’ın gaz üretimi arttıkça Azerbaycan Nabucco Projesi’ne bağlanabilir.

 

Ekspress: İranını “Nabukko” projesinə qoşulması iygili fikirlər səslənir. Bu nə qədədr realdır?

 

Sinan OĞAN: İran’ın Nabucco Projesi’ne katılması fikri artık sadece bir fikir değildir. Bunun hayata geçme şansı artık son derece günceldir. AB’nin enerji güvenliğinin İran gazı olmadan sağlanması pek mümkün gözükmemektedir. ABD’nin de eskiden olduğu gibi bu fikre çok sert karşı çıkmadığı görülmektedir. Şimdi sorun sadece buna nasıl bir formül bulunacağı sorunudur.

 

Ekspress: “Nabukko” projesinin hayata kecməsi ile iygili hangi prolemlər var?

 

Sinan OĞAN: Nabucco Projesi’nin en büyük sorunu hazırda bu projeye gaz bulunamamasıdır. Bir tek Azerbaycan gazı mevcuttur. Ancak bu gaz tek başına yeterli değildir. Bu projenin hayata geçmesi için daha fazla gaza ihtiyaç vardır. Ayrıca en başından planlanan Trans-Hazar geçişinde de sorunlar giderilememiştir. Diğer taraftan Rusya Nabucco Projesi’ni hayata geçirmemek içiçn elindeki bütün imkanları kullanmaktadır.

 

Ekspress: Bu proje hangi diger proje ile evezlene bilir mi?

 

Sinan OĞAN: Nabucco Projesi’nin başka herhangi bir proje ile evezlenmesi bugünkü şartlarda mümkün gözükmemektedir. Rusya bu projeyi kendi desteklediği Güney Akım Projesi ile evezlemek istemektedir. Ancak Nabucco Projesi’nin ana fikri onun enerji güvenliği açısından farklı kaynaklara sahip olmasıdır. Güney Akım projesi gerçekleştiğinde bu farklı hat olacak ama farklı bir kaynak olmayacaktır. Ayrıca Güney Akım 2 Projesi de gündemdedir.

 

Ekspress: Türkiye ile Azerbaycan arasında doğal qaz konusunda anlaşamamasınını nedenleri nedir?

 

Sinan OĞAN: Türkiye ile Azerbaycan arasında doğalgaz konusunda sürdürülen görüşmelerin bir neticeye varamamasının en önemli sebebi fiyat konusunda anlaşılamamasıdır. Daha önce yapılan anlaşmaya göre mevcut fiyatlar 2008 yılının Nisan ayına kadar geçerliydi. Şimdi üzerinde anlaşılacak fiyat ise geriye doğru işletilecek ve fiyat farkı 2008’den bugüne kadar olan kısmı da kapsayacaktır.