TRT Avaz: Evet, siz bir dış politika uzmanı olarak ve yıllardır Ermeni sorunuyla ilgilide araştırmalar, çalışmalar yürütende bir milletvekili olarak nasıl değerlendiriyorsunuz son durumu? Fransa, Türkiye arasında ilişkilerde gelinen son durumu, sözde Ermeni soykırımını inkârını suç kabul eden bu yasa tasarısının yasalaşması durumunu ve bundan sonra neler olacak? İtiraz hakkı var; ama sizce böyle bir durum ihtimal söz konusu mu? Değerlendirmelerinizi alabilir miyiz kısaca?

 

Sinan OĞAN*: Çok teşekkür ederim. Şimdi, biraz önce siz daha soru sormadan önce çok önemli bir konuya değindiniz aslında. Pazartesileri, Fransız senatosunda normalde senatör bulmak çokta kolay değil. Çünkü hafta sonu bütün senatörlerin kendi seçim bölgeleri var ve seçim bölgelerinden veyahut da hafta sonu tatilinden sonraki ilk gün çok fazla kimse gelmez. Bu özellikle belirlenmiş bir tarihtir. Bu şekilde ciddi bir konunun pazartesine alınması, işte Türkiye’ye destek verecek milletvekillerinin, senatörlerin sayısını azaltmak amacı gütmüştür. Hatta bununla da yetinmemişler her iki partide grup kararı almışlar ki bu mutlaka geçsin. Dolayısıyla da burada Fransız hükümetini, Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin ve onun rakibi olan François Hollande’ın tam bir anlaşması var. Tabi meseleye sadece iç siyaset boyutuyla bakmamak lazım. Yani bu meselenin bir boyutunda iç siyasette Ermeni kökenli Fransız vatandaşlarının oylarının alınması varsa, diğer boyutunda da özellikle Sarkozy’nin başkanlığındaki Fransa’nın, Türkiye’yi Avrupa’dan ve Avrupa Birliği’nden dışlama girişimi var. Bakınız, Ortadoğu’da bir şey olduğu zaman Türkiye zaten orada; ama o bölgeye ilk koşan isimlerden birisi Sarkozy’dir ve orada kendisine tek rakip Türkiye’yi görmektedir. İşte Gürcistan’da savaş oldu, Türkiye burada tabi hem arabulucu oldu hem de ciddi oranda etkili bir ülke oldu, ilk koşan bölgeye yine Sarkozy oldu ve Türkiye’yi orada kendisine yine rakip gördü. Zaten Avrupa Birliği’ne üye olduğu taktirde Türkiye’nin, bundan en çok ve olumsuz etkilenecek ülke Fransa olacaktır. Çünkü Fransa bu kadar rahat hareket etmeyecektir. Dolayısıyla bu meselenin sadece ve sadece Fransa’daki iç seçimlerle değerlendirilmesi eksik bir değerlendirme olur.

 

Bununla beraber Fransa’nın, Türkiye’yi Avrupa Birliğinden, Avrupa’dan, Avrupa kültüründen ve Avrupa’daki yerinden dışlama girişimi var. Bizi bu sebeple tepkilerimizi bu çevrede ortaya koymamız lazım ve tepkilerimizin de artık alışılagelmiş bir takım diplomatik adımların ötesinde daha çok etkili olması beklenen ticari meseleler üzerinden yürütmemiz lazım. Çünkü bu mesele sadece Fransa’dan ibaret değil bakınız, Ermeni diasporasının yüz yıllık bir stratejisi var. Olmayan bir şeyi, 1915’te savaş şartlarında bir yer değiştirme hadisesini bugün “soykırım” olarak addetmektedirler. Bunu dünyaya “soykırım” olarak kabul ettirmeye çalışmaktadırlar. Birinci ve ikinci aşamasını bu hadisenin tamamlamışlar, üçüncü aşama; “yoktur” diyenin cezalandırılması aşamasıdır ki, bunu Fransa’dan sonra diğer Avrupa ülkelerine de kabul ettirmek için ciddi çaba içerisinde olacaklardır ve önümüzdeki 2015 sürecine doğru Türkiye aleyhinde ki bu faaliyetlerin ben daha da hızlanacağını düşünüyorum. Bu sebeple özellikle bir Türk diasporasının mutlaka içerisinde Azerbaycan’ın, Kazakistan’ın, Özbekistan’ın, Türkmenistan’ın, Kırgısiztan’ın, Irak Türkmenlerinin, Balkan Türklerinin, Avrupa Türklerinin olacağı bir, birleşmiş Türk diasporasını mutlaka oluşturmamız lazım. Avrupa’da belki Türkiye’nin ekonomik ambargoların çok daha etkili olacak, oradaki vatandaşlarımızın; Fransa vatandaşı olan, Almanya vatandaşı olan Türk kökenli insanların orada yapacakları faaliyetler olacaktır. Zaten bu konuda yürütülen çalışmalar vardır; ama bunu güçlendirmek, hızlandırmak gerekmektedir.

 

TRT Avaz: Çok teşekkür ediyoruz Sayın Oğan görüşlerinizi bizimle paylaştığınız için, iyi akşamlar diliyoruz.

 

Sinan OĞAN: İyi akşamlar.

 

* Sinan OĞAN: Uluslararası İlişkiler ve Stratejik Analizler Merkezi – TÜRKSAM Başkanı ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Iğdır Milletvekilidir.