"Böyük Ehtimalla İlin Sonuna Geder Danışıglar Prosesinde İrelileyiş Olacag"

 

TÜRKSAM-ın Prezidenti Sinan OĞAN: “Serhedlerin Azerbaycan Torpagları Azad Oldunmadan Açılması Yahşı Neticeler Vermez”

 

Türkiyenin Ermenistanla barışıg cehdinin növbeti merhelesi davam edir. Aparılan danışıglarla bağlı Türkiye ictimaiyyetinin mövgeyi birmenalı deyil. "525"in hazırda Türkiyede olan emekdaşı tanınmış politolog, Türkiye Beynelhalg Münasibetler ve Strateji Araşdırmalar Merkezinin (TÜRKSAM) prezidenti Sinan Oğan ile görüşerek danışıglar prosesi barede müsahibe alıb.

 

– Sinan bey, hazırda ne baş verir – Türkiye hökumetinin Ermenistanla barışıg cehdleri neye hesablanıb ve Sizce, ilk cehdden fergli olarag indi ictimai ajiotajın olmaması ne ile bağlıdır?

 

– Evvelki durumda – yeni 22 aprel gecesi Türkiye ile Ermenistan arasında Yol Heritesi imzalandığı zaman Azerbaycan ictimaiyyetinin etirazı çoh böyük oldu. Türkiye de, Türkiyeni idare edenler de bu geder böyük etirazı gözlemirdi. Bir bu geder etiraz da Türkiyeden oldu – ölke ictimaiyyeti buna böyük etiraz etdi. Çünki ilk addımlar atılırdı. İkincisi de, o zaman ne Türkiyenin ictimaiyyetine, ne de Azerbaycanın idareçilerine ve ictimaiyyetine çoh detallı melumat vermemişdiler. Keçen defe bu geder böyük bir işin altına girilir, amma Türkiye ve Azerbaycan prezidenleri en son sentyabr ayında görüşmüşdüler. Yeni, bele mühüm danışıglardan 7 ay evvel Türkiye ve Azerbaycan prezidentlerinin heç bir görüşü olmamışdı. Bu da o demekdir ki, bir elage gopukluğu vardı. Bu defe ise sanki o böhrandan ders alındı. Türkiye Azerbaycanın hem ictimaiyyetini, hem de igtidarını bu barede bilgilendirdi. Bu defe hem de işleri sanki bir az gizli yürütdüler. Çünki baş nazir Recep Tayyib Erdoğan Bakıda melum açıglamanı verdikden sonra heç kim gözlemirdi ki, bele bir şey bir daha olacag. Amma gördüyünüz kimi danışıglar yeniden başlandı.

 

– Gizli siyasetin işirakçıları kimler idi – Türkiye ile Ermenistan, yohsa Türkiye-Ermenistan-Azerbaycan?!

 

– Eslinde, Türkiye ve Ermenistan. Azerbaycanın bu işin ne geder içinde, ne geder haricinde olduğunu deye bilmerem. Türkiyenin ve Ermenistanın harici işler nazirleri daha tecrübeli iş yürüderek danışıglar prosesini gizli sahladılar. Başga mesele de var – artıg ictimaiyyetde bele bir fikir formalaşır ki, Garabağ meselesinde ne ise olmalıdır. Bütün bu addımların bir terefinde Garabağ problemi var. Çünki Türkiyenin baş naziri Bakıya geldiyi zaman çoh konkret bir mesaj verdi. Dedi ki, Garabağ meselesinde bir irelileyişin elde olunmadan biz Ermenisanla serhedlerimizi açmayacağıg. Buna da Azerbaycan inandı, güvendi, hele de inanır ve güvenir. Eyni zamanda, Türkiye halgı da öz baş nazirinin bu sözüne inanır ve güvenir. Eger bu açıg garantiyaya bahmayarag, her hansı addım atılarsa, o zaman Türkiye üçün de, Azerbaycan üçün de çoh gözlenilmez hadiseler ortaya çıha biler. Ona göre de biz indilik inanmag isteyirik ki, Türkiyenin baş nazirinin sözü güvvesinde galacag.

 

– Bele fikirler de var ki, Ermenistanla serhedlerin açılması bu ölke üzerinde tesir imkanı yaratmış olar…

 

– Men "Ermenistanla danışıglara gedilmesin" fikrinde deyilem. Danışıglara gedilsin, ancag danışıglar tekterefli olmasın – ikiterefli ve ya üçterefli olsun. Yeni eger Türkiye serhedlerini açacagsa, bu serhedleri bağlayarken ortaya goyduğu şertlerin heyata keçmesini esas götürmelidir. Hemin şertler yerine yetirilibse, serhedlerini açmasında problem yohdur. Bu şertler ise Dağlıg Garabağdan ve etrafındakı 7 rayondan Ermenistan goşunlarının çıharılması ile bağlı idi. Danışıglar olmadan bundarı heyata keçirmek mümkün deyil, ancag bunlar olmadan da serhedler açılmamalıdır. Çünki serhedler açıldığı zaman, Ermenistan goşunlarını çekmeden serhedler açılarsa, cinayet cezasız galmış olur. Eger biri bir cinayet töredirse, onun cezasını mütleg ödetmek lazımdır. Ona göre de serhedlerin Azerbaycan torpagları azad oldunmadan açılması yahşı neticeler vermez. Dağlıg Garabağda bir irelileyiş olandan sonra Türkiye serhedleri açmalıdır. Azerbaycan da Ermenistan işğal etdiyi torpaglardan geri çekildikden ve Barış anlaşması imzaladıgdan sonra serhedlerini aça biler. Yeni men hesab edirem ki, heç bir blke öz gonşusu ile küsülü galmamalıdır, amma gonşunun da başgasının torpağında gözü olmamalıdır.

 

 – Sizce, hazırkı durum ne ile neticelenecek – serhedler geyd-şertsiz açılacag, yohsa Azerbaycanın ve Türkiyenin milli maraglarına uyğun bir sonuc elde olunacag?

 

– Hazırkı durum sadece Türkiye ile Ermenistan ve ya Ermenistanla Azerbaycan arasındakı problem deyil. Bu meselenin beynelhalg terefleri de var. Amerika Birleşmiş Ştatları, Avropa Birliyi, Rusiya kimi ölkeler ve onların maragları var. Ona göre de bu meseleni daha geniş düşünmek lazımdır. Türkiyeye Ermenistanla serhedlerini açmag üçün tezyigler var. Bu tezyiglerin NABUKKO ve diger energetika layiheleri ile birbaşa elagesi var. Türkiye de özüne göre bir hereket planı hazırlayıb. Bu plana esasen, Türkiye protokolu imzalayır, amma protokolun güvveye minmesini Garabağ problemi hell olunana geder Parlamentde gözledecek. Yeni sened Böyük Millet Meclisine tegdim olunanda tesdig edilmeyecek. Mence, bu yanlış hereket terzidir. Çunki bununla Türkiye özünü künce sıhışdırmış olur. Türkiye evvelden Ermenistana deye bilerdi ki, protokolu da imzalaya, serhedleri de açaram – amma önce işğalçı emellerinden el çek ve işğal etdiyin torpaglardan geri çekil. Amma bütün bunların yanında sanki açıglanmayan Azerbaycan-Türkiye-Ermenistan arasında üçterefli gizli danışıglar var. Bu da Dağlıg Garabağla bağlı 2009-cu ilin sonuna geder bir irelileyişin olacağı ile bağlıdır. Böyük ehtimalla bu ilin sonuna geder danışıglar prosesinde bir irelileyiş olacag. Eks halda, Türkiye Ermenistanla serhedlerini aça bilmez.

 

İlhame GASIMLI Ankara

 

http://www.525.az/new/2009/09/15/read=47400