14 Aralık 2008 tarihinde Türkmenistan’da Parlamento seçimleri yapıldı. SSCB’nin dağılması ile bağımsızlığına kavuşan Türkmenistan’da demokratik seçim geleneğinin pek fazla olmadığını belirtmek yerinde olur. Bu seçimler 21 Aralık 2006’da kalp krizi sonucu vefat eden Türkmenistan’ın ilk Devlet Başkanı Saparmurad Türkmenbaşı’ndan sonra iktidara gelen ve ülkede kısmi demokratikleşme adımları atan Gurbangulu Berdimuhammedov döneminde yapılan ilk parlamento seçimleri niteliğindedir. Dördüncü dönem milletvekillerinin belirleneceği bu seçimlerde birçok yeniliğin bir arada yaşandığına şahit olmaktayız.

 

Bu seçimlerde Türkmenistan'ın daveti üzerine ilk defa Birleşmiş Milletler, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ile Bağımsız Devletler Topluluğu'ndan (BDT) gelen Yabancı Gözlemciler de seçimleri izlemektedir. Her üç gözlemci heyetinden bu saatlere kadar seçimlerde ciddi seçim yolsuzluklarının yapıldığına dair herhangi bir şikayet gelmemiştir. BDT gözlemcileri ise ilk açıklamalarında seçimlerin mükemmele yakın bir düzeyde geçtiğini belirttiler. Yaklaşık 3 milyona yakın seçmenin bulunduğu Türkmenistan’da seçime katılımın yaklaşık yüzde 94 civarında olduğu belirtilmektedir. Türkmenistan Yüksek Seçim Kurulu seçimlere yeterli iştirakin olduğunu ve bu sebeple seçimlerin “geçerli” sayıldığını açıklamıştır.

 

Bağımsızlığından bu yana ülkenin Parlamento’nun da üzerinde olan ve toplumun her kesiminden temsilcilerin yer aldığı (atandığı) 2 bin 507 üyeli Halk Maslahatı Meclisi 26 Eylül 2008’de yaptığı 21. Olağanüstü Halk Maslahatı toplantısında meclis üstü bir kurul olan Halk Maslahatı'nın yetkileri Devlet Başkanı'na ve Yüksek Meclise (Parlamento) devretti.

 

Öncelikle ülkede daha önce 50 olan Parlamenter sayısı 125’e çıkarılmıştır. Seçilecek bu 125 kişi ise ilk önce ülkenin 5 vilayetinde yapılan ön seçimden (ön değerlendirmeden) çıkan 288 aday arasından seçilmiştir. Adayların tamamına yakını yüksekokul mezunu iken, yaklaşık 56’sı kadınlardan oluşmaktadır. 5 yıl görev yapacak milletvekilliği için Başkent Aşkabat'tan 37, Ahal vilayetinden 46, Balkan vilayetinden 25, Daşoğuz vilayetinden 63, Lebap vilayetinden 56 ve Mari vilayetinden 61 aday yarışmıştır.

 

Diğer önemli değişiklik ise yurtdışında yaşayan Türkmen vatandaşları bu seçimlerde oy kullanabilmişlerdir. Türkmenistan’ın büyükelçiliklerinin ve konsolosluklarının bulunduğu Türkiye dahil yurtdışındaki 27 noktada sandıklar kurularak Türkmen vatandaşların oy kullanmaları sağlanmıştır. Ülke genelinde ise 2 bin 118 seçim sandığı oluşturulmuştur. Yine bu seçimlerde ilk kez milletvekili adayları seçim propagandası yapabilmişlerdir.

 

Bu genel bilgilerden sonra bu seçimlerin Türkmenistan için ne anlam ifade ettiğini ve bu ülkede yaşanan değişimi irdelemek gerekir. Herşeyden önce şunu ifade etmek gerekir ki, Türkmenistan bugün dünyanın üçüncü “daimi tarafsız” ülkesi konumundadır. Her ne kadar Berdimuhammedov iktidara geldikten sonra dış ilişkilere Türkmenbaşı’ndan daha fazla önem verse de “tarafsızlık” politikasından fazla bir taviz vermemiştir. 12 Aralık 1995 tarihinde BM üyesi 185 ülkenin onayıyla tarafsızlık statüsü alan Türkmenistan bu yıl bu statünün 13. yılını “Tarafsızlık Bayramı” olarak kutlamıştır.

 

Yaklaşık 2 yıldır iktidarda olan Berdimuhammedov ismini adeta Türkmen tarihi ile özdeşleştiren Türkmenbaşı kültünün izlerini yavaş yavaş ortadan kaldırmaya başlamıştır. Takvimde yaptığı değişikliklerden sonra şimdi önceki Cumhurbaşkanı Saparmurat Türkmenbaşı’na göndermeler içeren Türkmen Milli Marşı’nda değişiklik gündeme gelmiştir. Zira mevcut marşta Türkmenistan'dan "Türkmenbaşı'nın büyük eseri" olarak söz ediliyor.

 

Gurbangulu Berdimuhammedov her ne kadar ülkesinin “daimi tarafsızlık” statüsünü sürdürmeye devam etse de özellikle “Enerji Diplomasisi” konusunda ciddi girişimlerde bulunmaktadır. Berdimuhammedov daha önce Rusya, Çin ve İran ile anlaşmalar imzalamıştı. Geçtiğimiz ay içerisinde ise AB ülkelerini ziyaret ederek enerji ağırlıklı görüşmeler sürdürmüştü. Son olarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile 29 Kasım 2008 tarihinde Türkmenistan’da “Aşgabat Enerji Zirvesi”nde bir araya gelmiştir. Berdimuhammedov’un Mart 2009’da yaklaşık 6 milyar dolar ticaret hacmine ve önemli enerji anlaşmalarına sahip olduğu Rusya’ya resmi bir ziyaret gerçekleştirmesi beklenmektedir. Zengin doğalgaz kaynaklarına sahip olan Türkmenistan (dünyanın en büyük dördüncü rezervi) enerji ağırlıklı bir dış politika izlemektedir. Bu çerçevede özellikle Nabucco Projesi açısından Türkmenistan bizim için hayati önem taşımaktadır.

 

 

Bu şartlar altında seçime giden Berdimuhammedov’un Türkmenistan’da genel bir değişim gözlemlenmektedir. Ancak bu değişimin pek yeterli olduğu söylenemez. Özellikle muhalefet bundan pek memnun değildir. Muhalefetle beraber ülkenin ikinci büyük azınlığı (yaklaşık 300-400 bin) Özbeklerin rahatsızlığının ciddi boyutlarda olduğu söylenebilir. Aday adayları arasında bu kesimi temsil edecek etnik Özbeklerin olmaması bu rahatsızlığı büyütmektedir. 12-13 Eylül 2008 tarihleri arasında Türkmenistan’ın Başkenti Aşgabat’ın değişik yerlerinde bir anda çıkan ve en az 50 güvenlik görevlisi ile isyancının öldüğünü, onlarca kişinin de yaralandığı çatışmalar ülkedeki dengelerin aslında ne kadar hassas bir zeminde olduğunu da göstermektedir. Gurbagunlu Berdimuhammedov bu seçimlerle aslında bu seçimlerle Saparmurat Türkmenbaşı’nın sadece ülke kültüründe ve tarihindeki etkisini değil, aynı zamanda Türkmenistan siyasetindeki etkisinin “kırıntılarını” da temizlemiş olacaktır.

 

Bu seçimlere liderliğini Devlet Başkanı Gurbangulu Berdimuhammedov’ın yaptığı “Galkınış” Örgütü ve bu örgütün etkisi altındaki ülkenin neredeyse tek siyasi partisi konumundaki Demokratik Parti dışında hiçbir parti veya grup katılamamıştır. Bu durum ise genelde yurt dışında ikamet etmekte olan muhalefet arasında rahatsızlığa sebep olmaktadır. Muhalefet seçimleri boykot etmiş ve katılımın resmi ifadelerin aksine oldukça düşük olduğunu beyan etmiştir.

 

Türk yatırımlarının eski Sovyet Coğrafyası içerisinde önemli bir paya sahip olduğu ve zengin enerji kaynakları açısından da vazgeçilmez nitelikte olan Türkmenistan’da bu seçimler oldukça önemlidir. Türkmenistan, petrol ve doğal gaz programına göre, 2010 yılında 120 milyar metreküp, 2020 yılında 175 milyar metre küp, 2030 yılında ise, 250 milyar metre küp doğal gaz üretmeyi hedeflemektedir. Türkmenistan ürettiği doğal gazın yaklaşık yüzde 80’ini ihraç etmeyi hedeflemektedir. 2030 yılına kadar, Türkmenistan’ın üretmek istediği toplam doğal gaz miktarı ise, 4.1 trilyon metreküptür. Enerji açısından böylesine ciddi bir potansiyeli bulunan Türkmenistan’da bir yandan ciddi bir değişim süreci yaşanırken, diğer yandan da sağlanan istikrar devam ettirilmek istenmektedir. Dost olmanın ötesinde kardeş bir ülke olan Türkmenistan’da bu seçimlerin ülkeye getireceği istikrar ve değişim sadece bu ülke için değil, Türkiye ve bölge için de son derece önemlidir.