Alman milletvekillerinin İncirlik Üssü'nü ziyaret etmesini yasaklayan Ankara, Konya'daki üs için gelen talebi de kabul etmedi. Milliyet’in haberine göre; İncirlik'teki üsten taşınma kararı alan Almanya'ya Türkiye'den bir darbe daha geldi. Ankara, Alman milletvekillerinin Konya'daki NATO üssünü ziyaret etme talebini reddetti.

 

Alman Der Spiegel dergisi, milletvekillerinin Konya'daki Alman askerlerini 17 Temmuz'da ziyaret etmeyi planladığını bildirilmişti. Habere göre, Almanya Dışişleri Bakanlığı ziyarette bulunacak milletvekillerini telefonla bilgilendirdi. Türkiye'nin İncirlik'teki ziyaretlere izin vermemesi sonucunda Almanya askerlerini çekme kararı almıştı. Alman askerlerinin yeni adresi Ürdün'deki Muvaffak Salti Hava Üssü olacak. Suriye sınırına yakın Azrak'da bulunan Muvaffak Salti Hava Üssü Amman'a 150, Suriye sınırına ise 50 kilometre uzaklıkta bulunuyor. IŞİD karşıtı koalisyondaki ABD ve Hollanda da aynı üssü kullanıyor.

 

İncirlik’ten Konya’ya Türkiye – Almanya arasındaki gerginliği TÜRKSAM için Doç. Dr. O. Can Ünver değerlendirdi.

 

Almanya ile Türkiye arasında son 1,5 yıldır devam eden ve gittikçe derinleşen bir anlaşmazlık ve bir husumet yaşanmaktadır. Gün geçmemektedir ki, yeni bir sorun ortaya çıkmasın. Fakat sorunların büyük bir kısmı neredeyse hepsi Almanya kaynaklıdır. Bakıyorsunuz, Türkiye’de yargı tarafından gözaltına alınan tutuklanan Türk vatandaşı bir gazeteci vardır. Bunun üzerinden Türkiye’ye karşı ciddi bir propaganda savaşı yürütülmektedir. Özellikle FETÖ darbe girişiminden sonra Türkiye’den kaçmış, gitmiş olanlar vardır. Bunların iadesi hiçbir şekilde söz konusu olamamaktadır. İade konusunda Türkiye’nin bütün taleplerine karşı diğer ülkelerde olduğu gibi Almanya’da da ciddi bir direnç vardır. Tam da bu noktada, bundan kısa süre önce İncirlik’le ilgili olarak ciddi bir uyuşmazlık ortaya çıkmıştır. Türkiye İncirlik’e üstelik de aralarında teröre açık destek vermiş olan Alman parlamento üyelerinin de olduğu bir heyetin gelmesine izin vermemiştir. Bunun üzerine, Almanya hem hükümette hem de parlamentoda karar almış ve İncirlik’teki askerlerini şimdi Ürdün’deki bir üsse çekmeye başlamıştır. Eylül ayı itibariyle de bu çekme işlemi sona ermiş olacaktır.

 

Türk Hükümeti Böyle Bir Ziyaretin Uygun Görülmediği Yanıtını

 

Almanya’nın AWACS uçakları, yaklaşık 20-30 kadar Alman personel aynı zamanda Konya’da NATO çerçevesinde bulunmaktadır. Bu defa Alman parlamento heyeti Konya’daki askerlerini ziyaret etme talebini Türk hükümetine iletmiştir. Ancak bir iki hafta evvel Hamburg’da yapılan G-20 zirvesi sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türk vatandaşları ile bir araya gelmesine ve onlara hitap etmesine karşı çıkan Almanya’ya karşı bu defa da Türk hükümeti böyle bir ziyaretin uygun görülmediği yanıtını iletmiştir. İşte bu şekilde gerginlik devam etmektedir. Aslında burası bir NATO üssüdür, Almanların İncirlik’teki askerlerinden farklı bir misyonla, aynı işi yapsalar da neticede bir NATO üssünde, bir NATO misyonu çerçevesinde orada bulunmaktadırlar. O nedenle de NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’in devreye girdiğini görüyoruz.

 

Orta Doğu'da, Kafkaslar’da ve Balkanlar'da Ciddi Bir Güç Olma Heveslisi Bir Almanya

 

Türkiye ile Almanya arasındaki gerginlik bu şekilde devam ederken bir şeyin altını çizerek söylemek lazımdır. Aslında ortada neredeyse suni denebilecek bir sorun vardır. Hiç kuşkusuz ülkelerin, özellikle Almanya'nın bir takım stratejik hedeflerinde kaymalar olduğunu biliyoruz. Avrupa'da ciddi bir güç odağı olma çabası içerisinde. Avrupa Birliği’ni kullanarak bunu yapmaktadır. Özellikle İngiltere'nin Avrupa Birliğinden çekilmesi ile birlikte Avrupa'nın yegâne gücü haline gelmiştir. Avrupa Birliği içerisinde de lokomotif pozisyondadır. Fransa ile çok yakın ilişkileri var ve birlikte o güç odağını oluşturmaktadırlar. Ancak bunu yaparken de Avrupa sınırlarının ötesine de gözlerini dikmiş gibi gözükmektedir. Dolayısıyla, küresel bir güç olma yolundaki bir devletten söz ediyoruz. Bu devletin, bu stratejik kaymalar nedeni ile de bir takım hedeflerinde değişiklikler söz konusu olabilir. Bizim bölgemizde de yani Türkiye'nin yakın bölgesinde; Orta Doğu'da, Kafkaslar’da ve Balkanlar'da ciddi bir güç olma heveslisi bir Almanya ile karşı karşıyayız. Dolayısıyla bu çekişmenin, bu sürtüşmenin biraz da bu yönü bulunmaktadır.

 

Sorunlar Almanya Kaynaklı

 

Biraz da böyle duygusal yürüyor ve biraz manasız işlerle de karşı karşıyayız. Yani basın üzerinden devam eden algı operasyonlarıyla devam eden bir çekişme görülmektedir. Aslında iki ülkenin birbirine ihtiyacı vardır, bizim üç buçuk milyon insanımız Almanya'da yaşamaktadır. Almanya tabi bu gerçeği göz ardı etmemeli ve edemez diye düşünmekteyim. Yani üç buçuk milyon Türkün yaşadığı bir ülkeniz var ve bu ülkede bu insanlarla neredeyse altmış seneye yakın bir zamandan beri birlikte yaşıyorsunuz ve birçoğu toplumun içerisinde önemli mevkilerdelerdir. Ayrıca ekonomiye de ciddi katkıları vardır, genellikle işveren sayımızda da artış olmuştur. Alman toplumunda birçok alanda da artık Türkler kendilerini iyiden iyiye hissettirmektedirler. Ona rağmen Türkiye ile olan münasebetlerini de çok iyi şekilde yürütmektedirler. Entegre vaziyettelerdir, o ülkede yaşamaktadırlar ama Türkiye'den kopmuş değillerdir. Almanlarda işte bu kopmamışlığın da belki verdiği bir asabiyet vardır. Bütün bunların aslında artık oturup karşılıklı konuşarak diyaloglarla, akil insanlarla çözülebileceğini düşünüyorum. Çünkü böyle bir çekişmenin kimseye faydası yoktur. Eğer çekişme ve gerginlik devam ederse bu rahatsızlıkların kolay atlatılamayacağı anlaşılmaktadır. O nedenle aslında Almanya ve Türkiye'nin yeni yeni bahaneler çıkarmadan meseleyi biraz da daha uhuletle ve suhuletle çözmeye gayret etmesi lazımdır. Ama bu noktada tekrar vurguluyorum; çıkan sorunların çok büyük bir bölümü, neredeyse tamamına yakını Almanya kaynaklıdır. Yani Türkiye durup dururken ortaya sorun çıkarmamaktadır.