Türkiye’de son dönemde ekonomiyle ilgili tartışmalar gündemin ilk sırasına yerleşti. Ar-Ge’nin Türkiye’deki durumunu TÜRKSAM Ekonomi ve Enerji Çalışmaları Merkezi Uzmanı Ekonomist Şevket Apuhan Milli Gazete’ye değerlendirdi.

 

“Üretme Derdi Olmayan Ülkelerin Ar-Ge İle Arası Bozuktur”

 

Ekonomist Şevket Apuhan, Ar-Ge’nin bir üretim kültürü olduğunun altını çizerek, “Öncelikle belirtmeliyiz ki Ar-Ge bir üretim kültürüdür. Piyasada en çok paya sahip olan organizasyonları incelediğimizde bu başarılarının altında Ar-Ge harcamalarının yattığını görürüz. Üretmek gibi bir derdi olmayan ülkelerin, Ar-Ge harcamalarıyla da arası bozuktur. Türkiye’nin 2023 yılı için 500 milyar dolar ihracat hedefi vardı ve bu hedefin çok gerisinde kaldık. Bunun sebebi, bu hedefin altyapısını oluşturacak harcamalardan kaçınmamızdır. Örneğin yerli savunma sanayimizin büyüklüğü 60 milyar dolara dayanmış durumda ve bu alanda gerçekten başarılı çalışmalar yapılıyor. Bu alanda 1 milyar 250 milyon dolarlık bir Ar-Ge yatırımı söz konusu. Bu kaynak 5 milyar dolara çıkarıldığında, savunma sanayimizin büyüklüğü de 100 milyar dolar seviyesine çıkacaktır” ifadelerini kullandı.

 

“Türkiye’de Öncelikle Bir Zihniyet Devrimi Şart”

 

Apuhan, “Bir kez daha belirtmeliyiz ki, bu rakamlar aslında çok küçük rakamlar. Bunu görmeyip bu küçük rakamlarla övünürsek çağın gerisinde kalacağımız aşikâr. İçerisinde bulunduğumuz çağda 3 kuruşa 5 köfte yememiz mümkün değil. Ar-Ge yoksa teknoloji; teknoloji yoksa ihracat da yok. Türkiye’yi yöneten irade bunun neresinde diye sorarsanız şunu söyleyebilirim: Hiçbir yerinde değiller. Zira Türkiye’nin geleceğini kendilerine dert edinen insanlar; ülkenin ekonomik yapısını beton üzerine kurmazlardı. Türkiye’de öncelikle bir zihniyet devrimi şart” şeklinde konuştu.